Ankara'dan Kısa Kısa

Bilişim suçlarına yeni yasa

Adalet Bakanlığı'nın bilişim suçlarına ilişkin hazırladığı yasa tasarısında, bilgisayar korsanlarına 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası verilmesi öngörülüyor. Bakanlık, “Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun Tasarısı”nı görüşlerini almak üzere diğer bakanlıklar ve bakanlıklara bağlı kuruluşlar ile yüksek mahkemeler, üniversiteler, barolar, adli tıp, noterlik, bankalar, adli komisyon başkanlıklarının aralarında bulunduğu 100'den fazla kurum ve kuruluşa gönderdi. Bakanlık, bu kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda değişiklik yaparak tasarıya son şeklini verecek.

Tasarıya göre, bir bilişim ağı aracılığıyla; bilişim sisteminde bulunan verileri veya programları hukuka aykırı olarak bozan, silen, değiştiren, yok eden, erişilmez kılan veya sisteme veri veya program yerleştiren, ekleyen, veri veya programlara zarar veren kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası alacak. Tasarıda, bir bilişim ağı aracılığıyla; bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı giren veya her hangi bir şekilde sistemde kalmaya devam eden kimseye 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya 2 yüz günden 8 yüz güne kadar adli para cezası verilmesi öngörülüyor. Ayrıca, bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girerek, veri veya program elde eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 2 yüz günden aşağı olmamak üzere adli para cezası alacak. Bu suçların soruşturma ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlı olacak. Bilişim ağına bağlanmak suretiyle, ağdaki verileri hukuka aykırı olarak herhangi bir şekilde izleyen kimseye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası, bilişim ağına bağlanmaksızın herhangi bir yöntemle bilişim sistemindeki verileri hukuka aykırı izleyen kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilecek. Tasarıya göre, bir bilişim ağı aracılığıyla; bilişim sisteminde bulunan verileri veya programları hukuka aykırı olarak bozan, silen, değiştiren, yok eden, erişilmez kılan veya sisteme veri veya program yerleştiren, ekleyen, veri veya programlara zarar veren kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası alacak. Bir bilişim ağı üzerinden hukuka aykırı olarak bir bilişim sisteminin çalışmasını veya işleyişini tamamen veya kısmen engelleyen, erişilmez kılan veya bozan kişiye 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası verilecek. Tasarıdaki, suçların işlenmesi amacıyla donanım ve yazılım üreten, uyarlayan, satan, sağlayan, ithal eden, dağıtımını yapan veya bu amaçla bilişim sisteminin tamamına veya bir kısmına erişimi mümkün kılan parola, erişim kodu veya benzer veriyi sağlayanlar, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası alacak.

Bilgiye erişim özgürlüğü

Tasarıya göre, kişilerin ifade ve bilgiye erişim özgürlüğü esas olacak. Bu özgürlükler ancak kanunlarda belirtilen hallerde sınırlandırılabilecek. Bilişim ağı hizmetlerine ilişkin faaliyetler serbest olacak. Bu faaliyetlere başlama, yürütme ve sona erdirme, izne, bildirime veya başka bir koşula bağlı yapılmayacak.

Hukuk alanında sonuç doğurabilecek bir belgeyi sahte olarak düzenlemek amacıyla, bilişim sisteminde bulunan verileri silen, değiştiren, yok eden veya yeni veri giren kişiye, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 3 yüz günden bin güne kadar adli para cezası verilecek. Bilişim ağı aracılığı ile kendisi veya başkası lehine haksız yarar sağlayan kişi, fiilin başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden iki bin güne kadar adli para cezası, bilişim ağı üzerinden, kendi kimliğini gizlemek suretiyle bir başkası gibi davranarak, kendisi veya başkası için yarar temin etmek veya başkasına zarar vermek amacıyla kişileri yanıltarak bilgi toplayan kişi ise fiili başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 1 yıla kadar hapis veya 2 yüz günden az olmamak üzere adli para cezası alacak. Halkı yanıltacak şekilde, kamu kurum, kuruluş ve kurulları ile gerçek ve tüzel kişilerin bilişim ağındaki hizmetlerini veya kimliklerini taklit eden kişiye, fiili başka bir suç oluşturmadığı takdirde 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası verilecek.

Tasarıya göre, bir çocuğa veya çocuk gibi görünen veya çocuk olduğu izlenimi veren bir kişiye ait gerçek ya da temsili görüntü, yazı veya sesleri içeren pornografik ürünleri bilişim ortamında dağıtmak amacıyla üreten kişiye 8 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Bu suç kapsamına giren ürünleri, bilişim ağı üzerinden tanıtan, sunan, kiraya veren veya satışa arz eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası alacak. Bu ürünleri, bilişim ağı üzerinden kendisi veya başkaları için temin eden veya bulunduran kişiye ise 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 3 yüz güne kadar adli para cezası verilecek.

Bilişim ortamında; Türk Ceza Kanunu'nda belirlenen devletin güvenliğine karşı işlenecek suçlar ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'da yer alan ve bilişim sistemi veya bilişim ağı kullanılarak işlenen suçlara ilişkin içeriği üreten, tanıtan veya sunanlar hakkında hükmedilecek cezalar yarı oranında arttırılacak. Tasarıya göre, tehdit, şantaj, hakaret veya iftira suçlarının bilişim ağı üzerinden işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre verilecek ceza, yüzde 50 oranında artırılacak. Kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı verme veya ele geçirme suçlarının bilişim ağı üzerinden işlenmesi halinde de Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre verilecek ceza, yarı oranda artırılacak. Tasarıda, bilişim ağı üzerinde kumar oynatana 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya 2 yüz günden bin güne kadar adli para cezası verilmesi öngörülüyor.

Bilişim uzmanları bilirkişi olacak

Tasarıya göre, sadece adli bilişim uzmanı yetki belgesi olanlar bilirkişilik yapabilecek. Tasarı kapsamındaki suçlar hakkında yapılan soruşturma ve kovuşturmada suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması halinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili maddesi hükmü uygulanabilecek. Tasarıda sayılan suçların soruşturulmasında veya kovuşturulmasında suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle içeriğe erişimin engellenmesine karar verilebilecek.

Tasarı kapsamına giren suçlar dolayısıyla yapılan soruşturmada, başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve verileri ile çevre birimlerinde arama yapılmasına hâkim tarafından karar verilecek. Bilgisayar, bilgisayar programları ve verileri ile çevre birimlerine el koymaksızın, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınacak. Tasarıda yazılı suçlara ilişkin davalar, acele işlerden sayılacak ve adli tatilde de bakılacak.

Nüfus sayımında ev hapsi kalkıyor

Vatandaşların eve hapsolmadan sayılmasını sağlayacak ikamete dayalı nüfus kayıt sistemine ilişkin hazırlıklar sürüyor. Sistemin altyapısını hazırlayacak olan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) çalışmalarına hız verdi.

Bu sistemle nüfusa ilişkin ilk verilerin, gelecek yılın sonunda alınması hedefleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu, “Nüfus Hizmetleri Kanunu”nda öngörülen takvim çerçevesinde uygulamaların nasıl yapılacağı konusunda, 2 düzeyindeki 26 bölgede uygulamalar gerçekleştirdi.

Buralardan çıkan sonuçların değerlendirmesini yapan TÜİK, öncelikle belediyelerin çalışarak tüm binaların numaralamasını bitirmesini bekleyecek. Numaralama çalışmasını yapan ilin sayımı, çalışma devam eden illeri beklemeden gerçekleşecek. Bu süreçte TÜİK'in adresle, TC kimlik numarasını eşleştirip bir veri tabanında toplayarak nüfus müdürlüklerine teslim etmesi öngörülüyor. TÜİK 2006 Nisan ayında çıkan yasanın verdiği 23 aylık süreyi beklemeden sayım yapmayı hedefliyor. TÜİK, bundan böyle insanları bulduğu yerde değil, ikamete dayalı olarak sayacak.

Yeni sistemde muhtarlık kayıtları güncellenecek ve ikametini değiştirenler belli sürelerde bunu muhtarlıklara bildirmek zorunda olacak. Yeni sistemde sokağa çıkma yasağı olmayacak. Numaralama sisteminin tamamlanması ile birlikte TÜİK görevlileri, öncelikle sokak sokak sayım gerçekleştirecek, yeni taşınanların kayıtları da muhtarlıklar kanalıyla sisteme girecek. Sistemde, bina yöneticilerinden o binada oturanlara ilişkin bilgiler istenecek, tüm vatandaşlara ulaşmak için gerekirse kapısına kâğıt bırakılarak randevu verilecek. Yapılan sayımın ardından 2 ay sonra sayım listeleri, aynen seçmen listelerinde olduğu gibi muhtarlıklarda askıya çıkarılacak. Burada bir yanlışlık olduğunu veya yazılmadığını gören vatandaş kendini kaydettirebilecek.

Yeni sistemle ilk sayımın gelecek yıl yapılması hedeflenirken, burada belirleyici unsur, belediyelerin “numaralama sistemini” bitirmeleri olacak. Bunun tamamlayan illerin sayımı hemen yapılabileceği için, tek seferde ülke nüfusu yerine öncelikle illerin nüfusu ortaya çıkacak. Numaralama çalışmaları bittiğinde ise Türkiye nüfusu ortaya çıkacak

TÜBİTAK-Emniyet işbirliği

TÜBİTAK ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün geliştirdiği ortak projeler suçluların yakalanmasında bilim kurgu filmlerini aratmayacak yöntemleri hayata geçirecek.

Emniyet Genel Müdürlüğü, TÜBİTAK işbirliğinde gerçekleştirdiği “ortak akıl platformu” çerçevesinde hazırladığı ve suçla mücadelede yüksek teknoloji ürünü yöntem ve cihazların kullanılmasına olanak tanıyan projeler ile zaman ve kaynak tasarrufu sağlamayı amaçlıyor.

Gerekli maddi kaynağın sağlanmasının ardından kısa sürede hayata geçirilmesi planlanan projeler sayesinde hem suç ve suçlulukla mücadelede etkinlik arttırılacak, hem de vatandaşların günlük hayattaki bazı bürokratik işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilebilecek.

TÜBİTAK ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün işbirliği ve Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü'nün (TÜSSİDE) moderatörlüğü ile düzenlenen “Ulusal Emniyet ve İç Güvenlik Kamu Araştırma Programı Ortak Akıl Platformu”nda geliştirilen 43 proje arasında bilişim ve organizasyondan iş süreçleri, suçu önleme, suçu aydınlatma, polis ekipmanları, personel ve trafiğe kadar pek çok alanda yenilikler öngörülüyor.

Asayişi sağlamak için bazı büyük kentlere yerleştirilen kameralarla suçu önlemeye çalışan polis, kullandığı teknolojiyi geliştirerek yüz tanıma sistemi oluşturacak.

Sayısal ortamda kayıt imkanı sağlayacak yeni teknoloji ile daha net ve yakın görüntü elde edilecek. Kayıt altına alınan görüntülerde daha önceden aranan bir şahsın bulunması halinde sistem daha önceden veri bankasına yüklenen fotoğraflar arasından suçlu fotoğrafı ile söz konusu şüpheliyi karşılaştıracak. Birebir eşleştirme sonucunda arandığı tespit edilen kişinin, en yakın yerdeki polis ekiplerine haber verilerek, yakalanması sağlanacak.

Emniyetin uygulamayı planladığı yeni teknoloji, asayişin yanı sıra trafik denetimlerinde de hatalı sürücünün belirlenmesinde kullanılacak.

TARSİM, Bimel ile anlaştı

Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (TARSİM) telefon görüşme bedellerini düşürmek amacıyla eski telefon santrallarının (analog) yerini alan IP (İnternet Protokolü) santral sistemi olarak Avaya'nın IP Office çözümünü seçti.

IP telefon uygulamaları firmaların ses ve veri iletişimi için ayrı ayrı yatırım yapma ihtiyacını ortadan kaldırırken, kullanıcıların verimliliğini önemli oranda arttırıyor. Ofis içi, uzak ofis ve şubeler arası uygulamalara kolay geçiş olanağı sağlayan IP telefon, geleneksel PBX teknolojileri ve IP tabanlı yeni ses santrallarıyla bütünleştirilebiliyor.

Proje kapsamında TARSİM'in İstanbul Kavacık'ta bulunan merkezinde eski nesil telefon santralı yerine sayısal santral sistemi olan Avaya IP Office 406 santralı kuruldu. Yeni sistem, ses ve veri için iki ayrı iletişim ağı ihtiyacını ortadan kaldırarak, telefon ve İnternet hatlarının tek bir İnternet Protokolü (IP) tabanlı haberleşme ağı üzerinde birleşmesini sağlıyor. Yeni santral sayesinde bütünleşik ses ve veri haberleşme sistemi hayata geçirilmiş oluyor. Proje kapsamında kullanıcılar, veri hattının ulaştığı her yerden, ayrı bir telefon kablolamasına gerek kalmadan telefon edebiliyor. Santralın sunduğu avantajlar arasında en düşük maliyetli rota üzerinden sesi taşıma zorunluluğu olması yer alıyor. Sistem sayesinde Microsoft Outlook'tan telefonunuza bırakılan sesli mesajları ve faksları alabiliyorsunuz. Ayrıca çağrı alırken aynı zamanda e-posta ve İnternet'e erişim devam ediyor. Tarafınıza ulaşan ve bırakılan mesajlar perde arkasında sunucuda saklanabiliyor.

Ayrıca bazı katma değerli servisler de ek bir yatırım karşılığında devreye sokulabiliyor. Örneğin; müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) ve kurumsal kaynak planlama (ERP) sistemleriyle bütünleştirebilmek; borsa bilgilerini, son dakika haberlerini, meteorolojik verileri, döviz kurunu ya da veritabanındaki bir veriyi telefon ekranına yansıtmak mümkün olabilecek.

Öte yandan, Hızıroğlu Holding, büyüyen yapısı doğrultusunda haberleşme altyapısı ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu yeni çözümler için Bimel'den destek alıyor.

Şirketlerin haberleşme altyapısı ihtiyaçlarına anahtar teslim hizmet ve katma değerli çözümler sunan Bimel, inşaat, tesisat ve imalat sektörünün önemli holdinglerinden birisi olan Hızıroğlu Holding A.Ş. ve bağlı şirketler arasında kesintisiz haberleşme altyapısı sağlayan bir ağ sistemi kurdu.

IBM, Intel ve Microsoft'tan güç birliği

IBM, Intel ve Microsoft, Anadolu'daki küçük ve orta ölçekli sunucu pazarının büyümesini hızlandırmak için güç birliği yapacak.
 
IBM, Intel ve Microsoft'tan yapılan açıklamaya göre, üç firma sunucu ürünleri ve teknolojileri konusunda çözüm ortaklarını eğitecekler, yeni pazarlama yöntemlerini aktaracaklar.

Üç firma, KOBİ'lerin bilişim ihtiyacının en iyi şekilde nasıl karşılanabileceğinin yollarını araştıracak. Bu amaçla, IBM, Intel ve Microsoft ortaklaşa, “Büyümek İçin El ele” toplantıları düzenliyor. IBM, toplantılarda Intel tabanlı IBM System x sunucularının teknolojisini, satış stratejilerini ve müşterilere yönelik donanım çözümlerini anlatıyor. Intel ise yeni duyurduğu Intel Core Mikro Mimarisi'ni temel alan çift çekirdekli Intel Xeon işlemci ürünlerinin özelliklerini, yol haritasını ve rekabet avantajlarını paylaşıyor. Microsoft ise küçük işletmelere yönelik girişimi “ilk sunucu, doğru sunucu” kapsamında küçük işletmelerde yatan iş fırsatlarını ve küçük işletmeler için tasarlanmış çözüm paketi Small Business Server 2003'ün yeni sürümü SBS 2003 R2'yi anlatıyor.

IBM, Intel ve Microsoft'un “Büyümek İçin El ele” toplantıları, 31 Temmuz'da Trabzon'da, gerçekleştirilirken, 13 Eylül'de Kayseri'de yapılacak. Toplantılar, 20 Eylül'de Erzurum'da, 2 Kasım'da Denizli'de, 9 Kasım'da Gaziantep'te, 23 Kasım'da Çorlu'da ve 7 Aralık'ta Bursa'da yapılacak.

IBM'e yeni genel müdür

Öte yandan, IBM Türk Genel Müdürü Hüseyin Kızıltay Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirildi, yeni Genel Müdür Eray Yüksek oldu. IBM Türk'ten yapılan açıklamaya göre, 1998 yılının Ocak ayından bu yana IBM Türk'ün Genel Müdürlüğünü yürüten Hüseyin Kızıltay , Temmuz 2006 itibarıyla Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirildi. Genel Müdürlük görevini ise 1987 yılından bu yana IBM'de çalışan Eray Yüksek yürütecek.

Eray Yüksek 2001 - 2003 yılları arasında IBM EMEA Bölgesi eServer Satış, Sistem ve Teknoloji Grubu Lideri, 2003 - 2005 arasında ise Londra'da IBM EMEA Bölgesi Finans Sektörü On Demand Business Stratejileri Üst Düzey Yöneticiliği görevlerinde bulundu. Yüksek, son olarak Madrid'de İspanya, Portekiz, Yunanistan, İsrail ve Türkiye'den sorumlu Yazılım Grubu Direktörlüğü'nü yürütüyordu.

Eray Yüksek 1961 yılında doğdu. Yüksek öğrenimini İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde tamamladı ve Rotterdam Erasmus Üniversitesi'nde İş İdaresi Yüksek Lisansı yaptı. Yüksek, iş hayatına 1984 yılında Beko'da başladı. 1987 yılında IBM'e katılan Eray Yüksek, Türkiye'de sırasıyla Müşteri Temsilciliği, Bankacılık Sektörü Satış Müdürlüğü, Bankacılık Sektörü Bölüm Müdürlüğü, Finans, İletişim, Kamu ve Dağıtım Sektörleri Bölüm Müdürlüğü, Sistem ve Teknoloji Grubu e-Server Satış Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

Başkent'te World Cyber Games heyecanı yaşandı

Samsung Electronics'in sponsorluğunda tüm dünyadaki bilgisayar oyunu tutkunlarını bir araya getiren World Cyber Games'in (WCG) Ankara elemeleri 5-6 Ağustos tarihlerinde Karum Alışveriş Merkezi'nde yapıldı. Elemelerde Türkiye finaline katılacak 6 Ankaralı oyun sever belirlendi. Elemeler Ankara'dan sonra İzmir ve İstanbul'daki alışveriş merkezlerinde ve bu illerdeki Siberlig eleme merkezlerinde gerçekleşecek. Ayrıca oyun severler elemelere İnternet üzerinden de katılabilecekler. Eylül ayında İstanbul'da finalde kazanan 8 oyuncu ülkemizi temsil etmek üzere İtalya'daki WCG dünya finaline gidecek. Samsung Türkiye BT Ürünleri Satış ve Pazarlama Müdürü Barış Kestep, WCG'nin her geçen yıl daha büyük katılıma sahne olduğunu belirterek şunları söyledi: “Samsung, tüm dünyayı biraraya getiren Olimpiyat Oyunları'nı desteklemenin yanı sıra WCG ile bilgisayar oyun dünyasına da büyük bir organizasyon armağan ediyor. Olimpiyatların sloganı olan ‘daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü' bu oyunlarda da bize eşlik ediyor. WCG ile bilgisayar oyunlarına bir spor kimliği kazandırmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

World Cyber Games adıyla ilk kez 2001 yılında Samsung'un sponsorluğunda düzenlenen bilgisayar oyunları olimpiyatı, sayısal eğlence kültürünü tüm dünyaya yayan en büyük küresel etkinlik niteliği taşıyor. Her yıl dünyadaki bilgisayar oyunu tutkunlarını bir araya getiren WCG ile ilgili detaylı bilgiye www.worldcybergames.org sitesinden ve Siberlig elemeleri için kayıtlarla ilgili bilgilere de www.siberlig.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Ulusal Sağlık Bilgi Sistemi ihalesi

Sağlık Bakanlığı, Sağlıkta Dönüşüm Projesi (SDP) kapsamında Ulusal Sağlık Bilgi Sisteminin Tedarik ve Kurulumu (USBS) projesi için ihaleye çıktı. Sağlık Bakanlığı, Dünya Bankası desteğiyle Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası'ndan Sağlıkta Dönüşüm Projesi'nin finansmanı için sağladığı kredinin bir bölümünü bu projeye tahsis edecek. İhalenin bedeli 1 milyon Dolar olurken, ihale duyurusuna www.saglik.gov.tr adresinden ulaşılabilir.
İhale, IBRD ve IDA kredileri altında satın almada belirtilen Uluslararası Rekabet Usulü (ICB) prosedürlerine göre yapılacak ve ihale kılavuzunda belirtilen minimum nitelik kriterlerine uygun tüm ülkelere açık olacak. İhaleye katılanların gereklilikleri karşılayabildiğini ispatlamak için gerekli dokümanları sağlaması bekleniyor. 

Öte yandan, sağlıkta dönüşüm projelerinde atılım yapan Sağlık Bakanlığı, ulusal doktor veritabanı projesini de hayata geçirdi. Güvenlik ve gizlilik ilkeleri çerçevesinde mevcut veritabanındaki kimlik ve eğitim bilgileri www.saglik.gov.tr/drbank adresinden hekimlere açılarak sorgulama yapılabilecek.

eTR Ödülleri'nde geri sayım başladı

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV)'nın bu yıl dördüncüsünü düzenlediği “eTR Ödülleri”nde geri sayım başladı.

Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde, rekabeti artırıcı, bilgiye dayalı, elektronik hizmetlere odaklanmış dönüşümü hızlandırmak amacıyla oluşturulan eTR Ödülleri'ne başvurular başladı.

eTR Ödülleri, bu yıl “Kamudan Vatandaşa eHizmetler Ödülü”, “Kamudan İş Dünyasına eHizmetler Ödülü” ve “Kamudan Kamuya eHizmetler Ödülü” olmak üzere üç kategoride düzenleniyor. Başvurular 13 Ekim 2006 Cuma akşamına kadar sürecek.

Ödüller, kamu kurumlarının (kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları dâhil) merkez veya taşra teşkilatlarındaki uygulamalarına, yerel yönetimlerin eYerel Yönetim uygulamalarına ve kamu kurumlarının diğer kamu kurumlarıyla aralarındaki uygulamalara verilecek.

eTR Ödülleri'ne başvuruda aranan diğer koşullar ise,

- Her üç kategorideki uygulamaların halen işler durumda ve kullanımda olması
- Başvuracak uygulamanın etkin (aktif) ve/veya etkileşimli bir yapıya sahip olması.

Halen tasarım ve geliştirme aşamasında bulunan uygulamalar ve pilot projeler ile yalnızca bilgi veren, edilgen (pasif) çözümler ise ödüllere aday olamayacaklar.

eTR Ödülleri'ne başvurular elektronik olarak www.etrodulleri.org adresinden de gerçekleştirilebilecek.

eTR Ödülleri kapsamında 2005 yılında “Büyük Ödüller”in sahipleri, “eDevlet” kategorisinde Adalet Bakanlığı'nın Ulusal Yargı Ağı Projesi ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün “Mobese İstanbul” Projesi; “Kamu'dan Kamu'ya eHizmetler” kategorisinde İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün Kimlik Paylaşım Sistemi ve “eYerel Yönetim Hizmetleri” kategorisinde ise Bursa Nilüfer Belediyesi'nin Nilüfer eDönüşüm Projesi olmuştu.

TÜİK'ten ARGE faaliyetleri araştırması

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen 2003 ve 2004 yılları ARGE Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre Türkiye'de ARGE harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) içindeki payının 2003 yılında binde 6,1, 2004 yılında ise binde 6,7 olduğu tespit edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu'ndan (TÜİK) yapılan açıklamaya göre, kamu ve özel sektördeki araştırma birimleri ve personelini kapsayan anket sonuçları ile üniversitelerin kesin hesapları, detay yatırım programları, bütçe ve personel dökümlerine dayanarak yapılan hesaplamalara göre, Türkiye'de Gayri Safi Yurtiçi ARGE Harcaması 2003 yılında 2.197 Trilyon TL, 2004 yılında 2.898 Trilyon TL olarak gerçekleşti.

2004 yılında ARGE harcamaları satın alma gücü paritesi cinsinden ölçüldüğünde 2003 yılına göre yüzde 31,6 artarak 2 milyar 920.1 milyon Dolar'dan 3 milyar 653,4 milyon Dolar'a yükseldiği gözlendi. Kişi başına düşen ARGE harcamaları ise aynı yıllarda 41,6 Dolar'dan 51,4 Dolar'a yükseldi.

2003 yılında ARGE harcamalarının yüzde 66,3'ü yükseköğretim, yüzde 23,2'si ticari kesim ve 10,4'ü kamu kesimi tarafından gerçekleştirildi. 2004 yılında ise ARGE harcamaları içinde yükseköğretimin ve ticari kesimin payı sırasıyla yüzde 67,9 ve 24,2'ye çıkarken, kamu kesiminin payı yüzde 8'e düştü.

ARGE harcamaları, finanse eden kesimler itibarıyla incelendiğinde harcamaların 2003 yılında yüzde 57'sinin kamu kesimi, yüzde 36,2'sinin ticari kesim, yüzde 5,2'sinin diğer yurtiçi kaynaklar ve yüzde 1,6'sının ise yurtdışı kaynaklar tarafından 2004 yılında ise

yüzde 57'sinin kamu kesimi, yüzde 37,9'unun ticari kesim, yüzde 4,7'sinin diğer yurtiçi kaynaklar ve yüzde 0,4'ünün yurtdışı kaynaklar tarafından karşılandığı gözlemlendi.

2003 yılında Tam Zaman Eşdeğeri (TZE) cinsinden toplam 38 bin 308, 2004 yılında ise toplam 39 bin 960 ARGE personeli olduğu saptandı. Sektörler itibarı ile dağılıma bakıldığında, TZE cinsinden toplam ARGE personelinin 2003 yılında yüzde 63,2'sinin yükseköğretim kesiminde, yüzde 20,5'inin ticari kesimde ve yüzde 16,3'ünün kamu kesiminde bulunduğu gözlendi. 2004 yılında ise bu oranlar yükseköğretim kesimi için yüzde 61,9, ticari kesim için yüzde 22,1 ve kamu kesiminde yüzde 16 olarak gerçekleşti.TZE cinsinden 10.000 kişiye düşen toplam TZE ARGE personeli sayısı 2003 ve 2004 yıllarında 18,1 ve 18,3 olarak hesaplandı.

Çevrimiçi logo yarışması

Photoshop Magazin dergisinin www.photoshopmagazin.com adresindeki İnternet sitesi, Türkiye'nin ilk Çevrimiçi Logo Yarışması'na ev sahipliği yapıyor. Yarışmayla, TRT 2'de yayınlanan Bilişim Rüzgârı Programı'nın logosu seçilecek. Kısacası, kazanan logo her Cumartesi günü TRT 2 ekranlarında yer alacak. Ayrıca tasarımcılar da birbirinden güzel hediyelerle ödüllendirilecek.
Grafik tasarımı, grafik programları ve görsel iletişimin uzman yayını Photoshop Magazin, www.photoshopmagazin.com adlı sitesi üzerinden Türkiye'nin ilk Çevrimiçi Logo Yarışması'nı gerçekleştiriyor. Amatör ya da profesyonel tüm tasarımcıların katılabildiği yarışma, TRT 2 ekranlarında her Cumartesi günü saat 17.00'de yayınlanan Bilişim Rüzgârı Programı'nın logosunu seçmek amacıyla düzenleniyor. 31 Ağustos'a kadar süren yarışmaya katılan 80'e yakın çalışma, yine www.photoshopmagazin.com sitesinden izlenebiliyor.
31 Ağustos'ta sona eren yarışmanın ardından, alanında uzman kişilerden oluşan bir jüri çalışmaları değerlendirecek ve kazanan tasarımcı 11 Eylül 2006 tarihinde www.photoshopmagazin.com ve www.bilisimruzgari.com sitelerinde açıklanacak. Yarışmanın birincisi, Pınarbaş Matbaacılık'tan 2.500 YTL değerinde baskı çeki; ikincisi Xerox lazer yazıcı; üçüncüsü ise Kodak fotoğraf makinesi kazanacak. Ayrıca Jüri Özel Ödülü'nü alan tasarımcı da Alanya'da 1 hafta boyunca 2 kişilik, herşey dâhil bir tatil ile ödüllendirilecek.

Kamu harcamalarına “otomatik” engel

IMF'nin kamuda harcamaların kısılması yönündeki uyarıları üzerine harekete geçen Maliye Bakanlığı, 1 Ağustos 2006'dan itibaren genel bütçe kapsamında bulunan Cumhurbaşkanlığı'ndan, MİT'e, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan, SHÇEK'e kadar 54 idarenin ödenek üstü harcama taleplerini anında izleyip “otomatik” olarak engelleyecek.
Bunun için Say2000i sisteminin uygulama yazılımında değişikliğe giden Maliye, artık Genel Bütçe kapsamındaki idarelerin ödenek kontrollerini otomatik olarak yapacak, 1 Ağustos'ta devreye giren yeni sistemle, ilgili idarenin harcama yapılan bütçe tertibinde yeterli ödenek olmamasına karşın yeni harcama talebi gündeme geldiğinde, sistem aracılığıyla bu talep hemen saptanacak. Bu harcamaların muhasebe kaydı ve ödeme yapılması sistem tarafından otomatik olarak engellenecek. Harcamaları yakından izleyecek olan “otomatik kelepçe” uygulamasını Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, yayınladığı genelge ile tüm idarelere duyurdu.

Bakan Unakıtan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun bütçelerden harcama yapılabilmesi ve harcama talimatı verilmesine ilişkin maddeleri ele alan merkezi yönetim bütçe kanununun uygulaması çerçevesinde, Genel Bütçe kapsamındaki idarelerin ödenek üstü harcama yapmalarını engellemek ve ödenek kullanımlarını kontrol etmek üzere Say2000i sistemi uygulama yazılımında değişiklik yapıldığını ve idarelerin harcamalarında ödenek kontrolünün otomatik yapılmasına yönelik değişikliğin 1 Ağustos 2006 tarihi itibariyle uygulamaya konulduğunu anımsattı. Yapılan bu değişikliğe göre, bütçelerin 01- Personel Giderleri, 02- Sosyal Güvenlik Kurumlarına Devlet Primi Giderlerine ait ekonomik kodlar ile 03-3-2-01 Yurtiçi Sürekli Görev Yollukları, 03-3-4-01 Yurtdışı Sürekli Görev Yollukları, 03-4-2-01 Beyiye Aidatlarına ait ekonomik kodlar hariç olmak üzere, ilgili idarelerin harcama yapılan bütçe tertibinde yeterli ödeneğinin bulunmaması durumunda; bu harcamalar için muhasebe kaydı ve ödeme yapılması, yukarıda belirtilen tarihten itibaren Say2000i sistemi tarafından otomatik olarak engellenecek. Say2000i sisteminde yukarıda belirtilen tertiplerde ödenek kontrolü yapılmayacak olması, idarelere bu tertiplerden ödenek üstü harcama yapma yetkisi verildiği anlamına geliyor.