|
Türkiye (3G/3N) 3. Nesil'i atlamalı…
Prof. Dr.İlhan Fuat AKYILDIZ / A.B.D Atlanta Geogria Üniversitesi Geçtiğimiz yıl Ericsson tarafından organize edilen ve İş Bankası Kongre salonlarında gerçekleştirilen "Gelecek" konulu toplantıda da konuşmacı konuk olarak davet edilen, ülkemizin yetiştirdiği nadide telekom uzmanlarımızdan biri olan Prof. Dr.Akyıldız geçtiğimiz ay yine ülkemizdeydi. Yılda üç dört defa Türkiye'ye gelen Prof. Dr.Akyıldız, telekom alanındaki dünyadaki gelişmeleri aktardı, takip edilmesi gereken yol ile ilgili ipuçlarını bizlerle paylaştı. Rahatsızlığı nedeniyle kısa bir zaman içinde gerçekleştirmek zorunda olduğumuz söyleşimizden önemli bölümlerini aktarıyoruz.
Akyıldız: “Türkiye'de de mevcut olan bir ana İnternet omurgası üzerine; mash yönlendiricilerini çoklayıcı olarak kullanıp, uzun mesafelere erişimi de WiMAX kuleleri ile sağladığınız zaman karşınıza muhteşem bir haberleşme ağı çıkıyor. Basit, diğer teknolojilere göre daha hesaplı, güvenli ve etkili bir çözüm.” “İnsanların yoğun yaşadığı bölgelere mash yönlendiricileri koyup, uzak mesafe bağlantısının da WiMAX kuleleri ile sağlanması gerekiyor. Kısa mesafede, ‘grid' tabir edilen sistem ile kurulan mash yönlendiriciler yeterli oluyor. Sistemin güvenirliliği ise inanılmaz yüksek. Çoklayıcı durumundaki mash yönlendiricilerden biri arıza yapsa, kullanıcı fark etmiyor. Yönlendiricilerin kapsama alanı birbirinin içerisine geçmiş olduğu için, haberleşmede bir aksama veya kesinti yaratmıyor. Bunun yanında, kullanıcıların el terminallerinin bataryaları da daha uzun süre dayanabiliyor. Çok kısa mesafede kapsama alanına girdiğiniz için gereken enerji en aza iniyor” Diyor. Prof. Dr.Akyıldız, Türkiye'nin önce 3.N yatırımı yapıp, üç dört sene sonrada dönüp dünyanın WiMAX ve mash uygulamalarını görünce, eldekini terk edip bu yeni sisteme dönmek için olmayan olanaklarını zorlayacağından korktuğunu açıklıyor. Türkiye'nin bu lider teknolojiyi bir an önce başlatması ve dünyada telekom sistemlerinde ilk bir iki ülkeden biri durumuna gelmesi gerektiğine inanıyor. ARGE çalışmalarının bir an önce başlatılıp, inovasyon sürecinin de kısa bir zamanda tamamlanması gereken bir diğer teknolojinin de, ‘kablosuz sensör-algılayıcı' sistemi olduğunu belirtiyor. Ülkemizin teknolojide ön sıralarda yer alabilmesinin gereği olarak; yapılan yanlışların iyi değerlendirilmesi, işi yapanın ismine ya da şu anki durumuna bakmadan akılcı yolu izlemesi gerektiğini söylüyor. “Türkiye'deki ARGE merkezleri, ülkede bulunan uluslararası telekom devlerine müracaat ederek, yapacakları çalışmada elde edilecek ürünlerin patent hakları kendilerinde kalmak üzere, tüm dünya dağıtım haklarını onlara devretsinler. İçim içimi yiyor! Ülkemizden eğitimli pırıl pırıl gençlerimiz yurtdışına gidiyor ve oralarda muhteşem işler yapıyorlar. Buluş yapabiliyor, üretebiliyorlar. Demek ki olanak sağlanırsa, burada da yapabilecekler. Yurt dışına gitmek zorunda kalmayacaklar. Çok mu zor?” Teknoloji transfer denilen olgu bizim ana stratejimiz olmalı. |