|
|
Medyasör
Medyanın büyük kaybı
Başlığa bakıp da “Yine kim gitti ?” demeyin sakın. Bu da gitmiş ama, öbür tarafa değil, baba işine gitmiş. Ama gözü hala medyada! Bu da böyle bir iş işte. Giren bir pişman, çıkan bin. 
Bu kez konumuzun kahramanı Özgül Karaçavuşoğlu. 1979 İzmir doğumlu. Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü'nü bitirmiş Daha sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde, halkla ilişkiler ve tanıtım konusunda yüksek lisans yapmış. Bir süre ulusal bir tv kanalının Dış Haberler Servisi'nde çalışmış. Kendi söylemi ile, “Ülkemizde, kısıtlı olanaklardan dolayı maalesef, savaş muhabirleri dışında yurtdışına pek kimse gönderilmediği ve yalnızca haber ajanslarıyla kısıtlı kalan dış habercilik yapıldığından,” hayal kırıklığına uğramış ve bu kanaldan ayrılmış ve de bir başka kanalın istihbarat servisinde görev almış. Orada da aradığını bulamamış olacak ki, ilgi duyduğu bir başka alanda çalışmaya karar vermiş. Özgül Karaçavuşoğlu'nun ilgi duyduğu bu alan ise, otomobiller. Ve 2003 yılına gelindiğinde, Kartal Samandıra'da Hyundai As Otomotiv firmasında Müşteri İlişkileri Müdürü olarak göreve başlamış. Ogün bugündür de görevinin başında. “Şirketimizin hem halkla ilişkilerini ve hem de müşteri ilişkilerini yönetiyorum. Firmamızın bugün olduğu gibi gelecekte de, satış ve servis olarak müşterilerine en iyi hizmeti vermesi ve de müşteri memnuniyetinin en üst düzeyde sağlanması, artık benim en büyük amacım” diyor Özgül Karaçavuşoğlu ve ekliyor:
“ Ne var ki, ara ara, haber hazırlamayı ve haber mutfağında olmayı da özlemiyor değilim açıkçası.”
Ne diyelim? Medya kaybetmiş, Hyundai kazanmış. Vatana millete ve Hyundai'ye hayırlı olsun…
Utku hoca maceradan vazgeçmiyor
Utkuer Yaşar kendisini spora ve beden eğitimine vakfetmiş bir spor adamı. Hangi okulda görev yapsa, o okulun adını sporun her dalında hemen hep tepelere yazdırır. Utku hocanın en büyük tutkusu da, macera. Geçenlerde Fransa Alp'lerinde gerçekleştirilen “Raid Macera Yarışması Dünya Kupası”nda Türkiye'yi, Utku Hoca başkanlığında Bakiye Duran, Ali Rıza Bilal ve Faruk Kar'dan oluşan ve “Team Touareg Turk – Columbia” adını taşıyan ekip temsil etti. İki gün süren yarışmada ekibimiz; harita-pusula ile yönlerini ve gidecekleri kontrol noktalarını bularak, dağ koşusu, kano, dağ bisikleti, dağcılık ve tırmanma, kanyon geçişi, tekerlekli paten, rafting ve de yüzme etaplarında, dünyanın en iyi takımları ile mücadele etti. Gece gündüz demeden devam eden yarışmada takımlar, ihtiyaçları olan gıda, ilk yardım malzemesi, kıyafet ve teknik ekipman gibi tüm malzemeyi sırtlarında taşıdılar. Yarışın en önemli özelliği ise, takımda farklı cinsiyetten en az bir kişinin olması ve motorlu araç kullanılmadan yalnızca kas gücü ile yol alınması mecburiyeti idi. Yarışmanın ilk dakikalarında Bakiye Duran'ın omuzu çıktı ve el bilek kemiği kırıldı. Her şeye rağmen ekibimiz, bu ay Kanada'da yapılacak ve altı gün sürecek olan “Macera Dünya Şampiyonası”na katılma hakkı elde etti. Anlaşılan o ki, Utku Hoca pek maceradan vazgeçeceğe benzemiyor. Tebrikler Utku Hoca ve ekip arkadaşları. Şansınız bol, yolunuz açık olsun…
Ali Kırca'nın kaseti ve bir anı
Gazeteci kardeşimiz Bahhattin Çağdaş bir elektronik ileti göndermiş ve sormuş, “Bu ne sadizim? Bu ne mazoşizm?” diye. Dosyayı açtım baktım ki, Ali Kırca'nın o pek ‘reyting' yapmayan seks görüntüleri. Ve aklıma bir anı geldi. Finans Dünyası dergisinin yaratıcısı Şeref Özgencil'in sevgili oğlunun düğünündeyiz. Yer Bahçeşehir'de bir lokal. Masada bir grup eski dost birlikteyiz. Yiyip içip sohbet ediyoruz. Biri,” Bırakın konuşmayı da sahneye bakın,” diye uyardı masayı. Herkes de baktı. Ali Kırca sahnede “Bir ataş ver, cigaramı yakayım” türküsünü söylüyor. Bir başka arkadaşımız espriyi patlattı:
“ Ali Kırca düğün salonlarına kadar düşmüş!” dedi. Bu arkadaş Kırca'nın seks görüntülerini gördüyse, herhalde, “ Kırca yatağa düşmüş,” demiştir.
Ne acıdır ki, Ali Kırca'nın seks filmi de toplumdan pek ses getirmedi.
|
|