Numan AYDINOĞLU

@ktör

Neden ölüyoruz?

Bu nasıl başlık diyerek bana kızmayın lütfen. Yaşadığımız son bir aya veya son beş yıla, ya da isteseniz 20 yıla bakın. Yaşadığımız bayramlara, düğünlere, maç sevinçlerimize bakın. Öğrenci olaylarımızda, Güneydoğu’da başlayan ve artık tüm ülkeyi saran terör belasına bakın. Gazete başlıklarına bakarak namusunu karısının, kızkardeşinin bacakarasına kilitleyenlerin yaptıklarına bakın.
Ben son bir ayı örnek alacağım ondan sonrasını siz geriye giden her ay ile çarparak sonuca ulaşabilirsiniz.
Ramazan boyunca yaşananlara bakalım, Terör aldı başını gidiyor. Başımızda PKK denen bir illet, gözünü kan bürümüş insanlar topluluğu. Amaçlarının sadece masum insanları öldürerek yaşamlarını devam ettirmek ve bu sayede her ay onlarca insanın masum bedeni üzerinden pirim yapmak olduğu artık aşikar. Birileri onlara alkış tutarken, diğerleri PKK’yı düşman ilan ederek karşı saldırıya geçiyor ve yeni cansız bedenler üzerinden nemalanmaya çalışıyor. Bir ay boyunca yollar kesildi, karakollar basıldı ve insanlar öldü. Bu arada PKK icraatını bir adım daha ileri götürerek yollar kesip sokak eğitim seminerlerine başladı. Meclisi toplantıya çağırdılar, toplanamadılar. Benim vergilerimle maaş alan ve kendine benim vekilim diyen insanlar grubu, akan onca kan için, birkaç Mehmet diyerek tatilini yarıda kesmedi. Toplanmadı. Çünkü çağıran ile gitmeyen arasında da bir siyasi nemalanma savaşı vardı. Ülke, ölen canlar!!!!
Ne mi oldu terör örgütü tam kendi anlayışını yansıtacak bir şekilde Bayram kutladı. Birileri Mehmet sayımı yaparken, yine onlarca evin içine ateş düştü. Bu kadar kan gölüne dönmüşken ülke, bir başkası kalktı “memleketi kim rayla örmüş biz örüyoruz biz” diyerek bu meleketi kanı ile kurtaran şehitlerin ruhlarını sızlattı. Allahtan birkaç köşe yazarı bunu köşesine konu edip rakamlarla karşılaştırdı. Tabi okuma oranı ile okuduğunu anlama oranı arasındaki oranın son derece sefil durumda olduğu ülkemde yazılanlara ne kadar kıymet verildi bilemem.
Bir başka konu: Kadın şiddeti. Öldürülen eşler, kızkardeşler. Ve bir haber: “Kendisini boşamak isteyen karısını sokak ortasında bıçaklarken gazeteci kurtardı”.
Bir başka konu: Trafik Kazası ve bir başka manşet: “Bayram tatilini geçirmek üzere ailesiyle tatile çıkan ... Ailesi yaşama veda etti”.
İnsanın içinden Yeter! Diye haykırası geliyor. Ne demiştik? Ülkemizde okuma, yazma sayısının, okuduğunu anlama sayısına oranladığınızda karşımıza son derece zavallı bir durum çıkıyor. Hele buna bir de anladığını hayata geçirme dizini koyarsanız, durum iyice zavallı bir noktaya geliyor.
Sevgili Dostum Murat İyicioğlu, bu konuya merak sarmış ve Türkiye İstatistik Kurumunun Web sayfalarına girerek bir araştırma yapmış. Karşılaştığı tablonun ne kadar acı ve dayanılmaz olduğunu anlatırken, ben gözlerindeki neme şahit oldum.
Evet! Sanırım benim başlıkta attığım sorunun cevabını, Sevgili Murat en içten anlatımıyla veriyordu. Biz son derece zavallı bir eğitim düzeyine sahiptik. Okumuyorduk, okuduğumuzu anladığımızı sanıyor ama aslında yaptığımız; her okuduğumuzu doğru sanıp hap gibi yutmaktan öte değildi. Yorumlamıyor ve en acısı düşünmüyorduk... İşte rakamlar bunu gösteriyordu. Ölüm sebebimiz bu rakamlardı işte... 4+4+4 ölümlere mi çare olacak, yoksa cenaze namazlarına mı bunu da zaman gösterecek sanırım.
Ömrünüz uzun olsun!