Avea ve Sanovel birlikte geliştirdikleri SanPAD sağlık sektöründe devrim yaratacak

 

Avea’nın Sanovel için geliştirdiği uygulama ile tıbbi satış temsilcileri tüm işlerini IPad kanalı ile gerçekleştirebilecek.
Gerçekleştirilen uygulama sayesinde basılı materyaller tarihe karışıyor. Avea, Toksöz Holding bünyesindeki Sanovel ile gerçekleştirdiği işbirliğinin detaylarını ve ilaç sektöründe bugüne kadar yapılmış en geniş çaplı tablet bilgisayar projesinin detaylarını bir basın toplantısında paylaştı. Toplantıya Avea Kurumsal İş Birimi Kıdemli Direktörü Tunç Taşman, Toksöz Holding ve Sanovel İlaç Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Toksöz, Toksöz Holding ve Sanovel İlaç Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Toksöz katıldı.

“Avea teknoloji gücünü sağlık sektörü için harcıyor.” (Tunç Taşman)
Avea’dan Kurumsal İş Birimi Kıdemli Direktörü Tunç Taşman’ın konuşması ile başlanan toplantıda Taşman, dünyadaki M-sağlık uygulamalarının giderek arttığını ve bu oranın önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte daha da artarak ciddi boyutlara ulaşacağını belirtti. SanPAD uygulamasının Türk ilaç sektöründe bir ilk olduğunu belirten Taşman, iki kurumun da ARGE çalışmaları ile ilaç sektörünü teknolojiyle bütünleştirerek sağlıkta mobil devrimi başlattıklarını açıkladı.
Tunç Taşman yaptığı konuşmada Avea’nın teknoloji gücünü sağlık sektörüne harcadığını belirtti ve devam etti: “İşi teknoloji olan Avea, teknoloji geliştirdiği alanlarda özellikle insana dokunan alanlara pozitif ayrımcılık yapıyor. Bu alanların başında da sağlık sektörü geliyor. Sağlık ve ilaç sektörü teknolojiden, bilimden, inovasyondan en fazla yararlanan sektörlerin başında geliyor. Biz de Avea olarak gücümüzü sağlığa harcıyoruz. Tıpkı telekomünikasyon sektöründe olduğu gibi odağında insan olan sağlık sektörü doğal olarak tüm yeni teknolojik gelişmelerin merkezinde olmak zorundadır. Bizce geleceğin sağlık sektörü ilaç şirketleri her an her yerden mobil olarak izlenebilir, yönetilebilir olacaktır. Avea için sağlık sektöründe yapmak istediğimiz de tam olarak bu. Akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar sayesinde artık neredeyse kendi kendimizin doktoru olduk. Mobil teknolojilerle hastanemizi, sağlık kayıtlarımızı, doktorumuzu da cebimizde taşır hale geldik. Atalarımız ‘kendi kendinin doktoru ol’ derlerdi. Akıllı telefonlarımızla bu gerçekten mümkün oluyor.”
Sağlık ve ilaç sektörünün teknolojiden, bilimden inovasyondan en fazla yararlanan sektörlerin başında geldiğinin altını çizen Taşman, sözlerine şöyle devam etti: “Avea olarak bu sahanın en iyi şekilde değerlendirilmesi için her şirket ve alana yönelik özel ürün ve çözümler geliştiriyoruz. Avea finansla başlayan ve lojistik ile devam eden mobil devrim artık hayat kurtaran sağlıkta yaşanıyor… Gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği bu alana en güzel örneklerden birini teşkil ediyor. Sanovel ile birlikte Avea, teknolojisini sağlıklı kullanıyor çünkü tıpkı telekomünikasyon sektörü gibi odağında insan olan sağlık sektörü, doğal olarak tüm teknolojik gelişmenin de merkezinde durmak zorunda… Sanovel geleceği gören ileri görüşlülüğü ile sektörde bu sisteme geçen ilk şirket oldu. Biz de bu ileri görüşlülüğü ARGE gücümüzle destekliyoruz.”
Mobil teknolojilerin sağlık konusunda en büyük getirisinin kişiye özel sağlık hizmeti olduğunu vurgulayan Taşman, hastaların doktorlarıyla, değerleri, verileri, tedavi ve kontrol zamanlaması gibi konuları birebir ve özel bir biçimde akıllı telefonlar üzerinden görüşmeden yönetebildiklerini söyledi. Taşman sözlerine şöyle devam etti:
“Yapılan araştırmalar sektörün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sağlık sektörünün mobil sağlık uygulamalarındaki pazarı 2011 yılında 2010’a oranla 7 kat büyüyerek 718 milyon dolara ulaşmış. Global mobil sağlık uygulamaları pazarının 2014 yılı itibariyle 4,1 milyar Amerikan doları büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Avea olarak hastaların hayatını mobil teknolojilerle kolaylaştıracak önemli çalışmaları yürütmekteyiz. Örneğin; AloDoktorum Servisi’mizi kullanan Avea Müşterileri, 0 555 758 99 11 numarasını arayarak doktora canlı olarak bağlanıyor ve sağlık konularında danışmanlık, acil durumlarda ise yönlendirme alabiliyor. Sağlık Bakanlığı Kamu Genelde SMS paketi, bayilerimizdeki Medisana marka IPhone uyumlu mobil sağlık ürünleri, Acıbadem Mobil Sağlık’la işbirliği yaparak geliştirdiğimiz Anne Oluyorum, Diyabet ve Sağlıklı Yaşam olmak üzere toplam üç ayrı bilgi servisi bunlara sadece birkaç örnek. Mobil sağlık hizmetlerinin kullanımı, bu alanda hizmet veren şirketlerin operasyon maliyetlerini düşürüp, verimlilik artışı sağlarken; hasta memnuniyetini de beraberinde getiriyor. Buradan elde edilen tasarruf ise, insan sağlığı için daha fazla ARGE ve daha fazla inovasyon anlamına geliyor. Doktora zaman ve alan, hastaya afiyet ve sıhhat kalıyor.”

SanPAD kullanarak çevreyi korumaya yardımcı olun
Avea ile gerçekleşen SanPAD projesi hakkında bilgi veren Toksöz Holding ve Sanovel İlaç Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Toksöz, SanPAD uygulamasını 8 aydır aktif bir şekilde kullandıklarını ve bu sürede aldıkları geri dönüşlerin çok olumlu olduğunu kaydetti. Toksöz, Sanovel’in çevre konusunda oldukça duyarlı bir şirket olduğunu belirtirken, sadece 2012 yılında 15 bin tondan fazla temiz su, 540 bin kilovat saat elektrik enerjisi tasarruf edeceklerini anlatan Toksöz, 8 binden fazla çam ağacının da kesilmekten kurtulacağını sözlerine ekledi. Ahmet Toksöz, proje uygulamaya başlandıktan sonra toplam basılı materyallerin satın alınması, depolanması, saha ekibine ulaştırılması gibi lojistik parametrelerde ilk 3 ayda yüzde 20 oranında tasarruf sağlandığını, projenin ikinci döneminde ise bu oranın 3 kat artarak yüzde 60 a ulaştığı belirtti. Tokgöz konuşmasını şöyle sürdürdü: “İlaç pazarındaki rekabet her geçen gün daha zorlu bir hal alıyor. Hekimle yüz yüze buluşmanın maliyeti geçmişe göre katbekat artarken, verimlilikte ise ciddi düşüşler yaşanıyor. Dolayısıyla bu alanda yaşanan sıkıntıları aşmak için SanPAD Projesi’ni hayata geçirdik. Sanovel markasına ait 60 ilaç için basılı tanıtım malzemelerinin tamamının dijital ortama geçirildiği proje ile sadece kağıttan değil, lojistik, ihale, ulaşım, işgücü, matbaa giderleri gibi birçok maliyet kaleminden de tasarruf sağladık. 3 yıl içinde sadece bu kalemlerden elde edeceğimiz tasarrufun basılı malzeme oranının yüzde 75’ini oluşturacağını öngörüyoruz. Tamamen çevreci bir yaklaşımla basılı malzeme maliyetlerini düşüren ve teknoloji ile birlikte etkili sunumlar yapılmasını sağlayan SanPAD uygulaması; Avea ile gerçekleştirilen işbirliği çerçevesinde kullanılan tablet bilgisayarların kolay taşınabilmesi, bilgiye anında ve hızlı ulaşımın sağlanması ile birlikte yenilikçi özelliklerin bulunması, melez ile iletişim hızlarının artması tıbbi tanıtım temsilcilerinin de motivasyonunu artırarak onların, performanslarına katkı sağlıyor.”

SanPAD yaşayan bir uygulama
Sanovel’in yenilikçi yapısıyla teknolojik yatırımlara ve ARGE çalışmalarına büyük önem verdiğini vurgulayan Ahmet Toksöz sözlerine şöyle devam etti: “Yakın zamanda 6 yıllık ARGE çalışmasının sonucunda, Türk patentiyle üretilen sınıfının ilk cihazı olan Sanohaler’ı Avrupa’da da patent korumasına aldırarak Astım ve KOAH hastalarıyla buluşturduk. Yine gururla paylaşabileceğimiz bir diğer önemli yatırımımız sonucu olarak 4 yıl içinde, Türkiye de üretilmiş ilk biyoteknoloji ilaçlarımızı tedaviye sunmuş olmayı hedefliyoruz. Elde edilen bu kaynağın yeni araştırma ve geliştirme projelerine aktarmayı planlıyoruz.”
Uygulamanın ikinci ve üçüncü sürümlerinde CRM, kurum içi eğitimler, çalışanların ofise uğramadan, zamanda ve mekândan bağımsız iş süreçlerini yönetebileceği uygulamaların bulunmasını hedeflediklerini ifade eden Toksöz, tıbbi mümessillerinin doktorlara zengin içerikli tanıtım belgeleri ile giderek en doğru bilgilendirmeyi, kısa sürede yapabildiklerini belirtti. Toksöz ayrıca SanPAD uygulaması ile bilgilerin kısa bir zamanda düzenli olarak güncellendiğini, SanPAD’in yaşayan bir uygulama olduğunu, bilimsel tanıtım ihtiyaçlarına göre şekillendiğini ifade etti.

AveaLabs’in hayat kurtaracak  “Orada kimse var mı?” deprem uygulaması 4 ayda 9 bin kişiye ulaştı
Sosyal medya uyumu sağlanan uygulama ile kullanıcıların deprem durumunda iyi olduklarına dair gönderdikleri mesajlar eş zamanlı olarak Facebook ve Twitter hesapları üzerinden de görülebiliyor. Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden tam 14 yıl geçti ancak acısı hala taze. Yine aynı şekilde geçtiğimiz yıl Van’da yaşadığımız deprem de yüreğimizde büyük yaralar açtı… Böylesi acıların bir daha hiç yaşanmaması dileğiyle yaptığımız bu uygulamayı tüm Türkiye’ye hediye ediyoruz” dedi.
Avea’nın, Türkiye’nin en büyük sorunlarından olan deprem felaketlerinde hayat kurtarılmasına katkı sağlamak amacıyla geliştirdiği “Orada Kimse Var mı?” mobil uygulaması 4 ayda 9 bin kişiye ulaştı.
Google Play’den ücretsiz olarak indirilebilen uygulama; olası bir deprem anında arama kurtarma ekiplerinin, enkaz altında kalan kişinin yerini anında tespit ederek, kurtarma çalışmalarını hiç vakit kaybetmeden başlatmasına katkı sağlıyor. Aynı süre zarfında daha çok insana ulaşılarak, daha fazla hayatın kurtarılmasına ve enkaz altındaki kişinin kurtulma umudunu kaybetmeyerek hayata bağlanmasında da önemli rol oynuyor. Sosyal medya ile entegrasyonu da sağlanan uygulamayla kullanıcıların deprem durumunda iyi olduklarına dair gönderdikleri mesajlar eş zamanlı olarak Facebook ve Twitter hesapları üzerinden de görülebiliyor.

“Uygulamamızı 17 Ağustos’un 14. yıl dönümünde tüm Türkiye’ye hediye ediyoruz”
Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden tam 14 yıl geçti ancak acısı hala taze. Yine aynı şekilde geçtiğimiz yıl Van’da yaşadığımız deprem de yüreğimizde büyük yaralar açtı… Böylesi acıların bir daha hiç yaşanmaması dileğiyle yaptığımız bu uygulamayı tüm Türkiye’ye hediye ediyoruz. Android uygulama dünyasından kolaylıkla indirilebilen “Orada Kimse var mı?” mobil uygulaması hayat kurtaran bir uygulama. Sadece Türkiye’deki kullanıcılara değil tüm dünyaya hediye ettiğimiz bu uygulamayı umuyoruz ki kimse kullanmak zorunda kalmaz. Ancak deprem anında ‘iyi ki telefonuma indirmişim’ demeleri için herkeste bulunması bizim için ayrıca önemli” dedi.

Dünyanın herhangi bir yerinde de kullanılabiliyor
Operatör bağımsız bir mobil uygulama olan “Orada Kimse Var Mı?”, sadece Türkiye’de değil dünyanın herhangi bir yerinden de kolaylıkla telefona indirilip kullanılabiliyor.
AveaLabs’te çalışan ve 1992 Erzincan depremini yaşayan genç mühendis Burak Aykut Sungur tarafından AveaLabs çatısı altında geliştirilen “Orada Kimse Var Mı?” uygulaması, Avea’nın geçen yıl mobil uygulama ekosistemini zenginleştirmek amacıyla düzenlediği “Avea Mobil Uygulamalar Yarışıyor” uygulama yarışmasında üçüncü olmuştu.

Uygulama nasıl çalışıyor
Eğer kullanıcıya zarar verebilecek bir deprem meydana gelmiş ise uygulama kullanıcıya, güvende olup olmadığına dair onay isteyen bir kısa mesaj gönderiyor. Uygulama; kullanıcıdan onay alamadığı takdirde, kişinin enkaz altında olduğu sonucuna vararak, alarm durumuna geçiyor. Çıkardığı sesler ve –varsa– yakıp söndürdüğü telefon flaşı ile kurtarma ekiplerine yardımcı olan uygulama; kullanıcının daha önceden tanımladığı acil durumda haber verilecek kişiye de, o an bulunulan koordinatları kısa mesaj ile bildiriyor.
Kullanıcı yakın zamanda olmuş depremleri harita üzerinde, konum, saat ve büyüklük gibi detayları, kolaylıkla görebiliyor. Uygulama, oluşan depremler hakkında kullanıcıyı bilgilendirmek için bildirim mesajları gönderirken, kullanıcı bilgi almak istediği depremleri konum ve büyüklük parametrelerine bağlı olarak da filtreleyebiliyor.

Uygulama; alarm durumunda bataryayı idareli kullanıyor
Uygulamada dikkat çeken bir diğer konu; programın alarm durumunu olabildiğince uzun sürdürebilmek için otomatik önlemleri alıyor olması. Telefon bataryasının idareli kullanılması amacıyla alarmın sürekli çalarak bataryayı bitirmesi yerine, 15’er dakikalık aralar ile 1 dakika boyunca çalması sağlanıyor. Diğer bir önlem ise; baştan tercih edilmesi durumunda, telefon enerjisinin tümütle alarm modunda kullanılması üzere diğer fonksiyonlarını “uçak modu”na geçirilmesi. Böylece bataryanın maksimum verimle kullanılmasını garanti altına alınıyor. Tüm bunların yanı sıra uygulama, deprem anında ve sonrasında yapılması gereken bilgilerin bulunduğu bir kısım da içeriyor.
          
Sosyal ağ uzmanı Blackberry Curve 9320 Türkiye’de ilk kez Avea’da
BlackBerry ailesinin 3N’li en uygun fiyatlı ürünü olan BlackBerry Curve 9320, uzun pil ömrü ile Facebook, Twitter gibi tüm popüler sosyal ağlarla gerçek zamanlı iletişim kurma imkanı sağlıyor.
Dünya eğilimlerini tüketiciye en cazip kampanyalar ile ulaştıran Avea, şimdi de sosyal ağ uzmanı BlackBerry Curve 9320’yi Avealıların beğenisine sunuyor. Facebook, Twitter gibi en popüler sosyal ağlarla gerçek zamanlı iletişim sağlayan BlackBerry Curve 9320, Avea İletişim Merkezleri ve Satış Noktaları’nda Avealıları bekliyor. BlackBerry ailesinin 3.Nesil özellikli ve en uygun fiyatlı ürünü olan BlackBerry Curve 9320 ile kullanıcılar, özel bir BBM tuşu sayesinde farklı uygulamalar çalışırken bile BBM üzerinden sohbet etme imkanına sahip. Cihaz aynı zamanda uzun pil ömrü ve dahili radyosu sayesinde kullanıcıların 7 saate kadar konuşmasına ve 30 saate kadar sevdikleri radyo istasyonunu dinlemelerine de olanak veriyor.
Mobile Hotspot ve Wi-Fi çağrı gibi özellikleri destekleyen yeni BlackBerry OS 7.1 işletim sistemine sahip olan BlackBerry Curve 9320, 2,44 inç büyüklüğünde ve (320x240) piksel çözünürlüğündeki ekranı, 512MB ROM ve RAM’i, 1450 mAh bataryası, 3,2 Megapiksel kamerası, 3.Nesil (3N) desteği, QWERTY klavyesi, optik trackpad’i ve BBM tuşu ile dikkat çekiyor.

Nokia N700 alan Avealılara Bluetooth kulaklık hediye
Tüketici odaklı yaklaşımı doğrultusunda en iyi cihazları müşterileriyle buluşturan Avea, Nokia'nın dünyanın en kompakt boyutlu akıllı telefonu olarak duyurduğu, NFC-Yakın alan Haberleşmesi teknolojisini de destekleyen modeli N700’ü Ağustos ayına özel fiyatı ve BH 218 Bluetooth kulaklık hediyesi ile satışa sundu. Tüm Avea İletişim Merkezleri’nde devam eden kampanya ile Avealılar N700 telefonlarını Bluetooth kulaklık ile artık daha keyifli kullanabilecek. Symbian Belle işletim sistemiyle çalışan, 3,2 inçlik AMOLED ClearBlack ekranı, 50cm küp boyutu ve sadece 96 gram ağırlığı ile Nokia N700, dünyanın en tümleşik dokunmatik monoblok akıllı telefon modeli olma özelliği taşıyor. Tümleşik boyutlarına karşılık, fonsiyonellik bakımdan da son derece gelişmiş özellikleri barındıran N700, NFC sayesinde çevre cihazlarla bilgi paylaşımına olanak sağlarken, temassız mobil ödeme için de kullanılabiliyor. Nokia N700, 5 Megapiksel çözünürlüğündeki sabit odaklama özelliğine sahip kamerası ile gece ve loş ortamlarda daha başarılı fotoğraf çekmek için LED flaş ile desteklenmiş.

*Kampanya stoklarla sınırlıdır