Bulut Bilişim dosyası

Alper Uygun

Artık birçoğumuz bir belgeyi İnternet’e yükleyip, bambaşka şehirde ya da ülkede bu dosyalara rahatlıkla erişebiliyor, işlerimizi başka bir ülkeden bile idare edebiliyoruz.
Bulut bilişim teknolojileri, dünyada yeni olan; fakat kısa geçmişine rağmen bütün dünyayı etkisine alan ve belki de yaşadığımız çağa ismini verecek olan İnternet’e, sayısal dünyaya dayalı teknolojilerdir.
Elbette bu her ne kadar görünmez bir ağ gibi görünse ve bulut diye tanımlansa da, birçok fiziksel yatırım gerektirmektedir. Bu aşamada operatörlerin ve birçok şirketin yaptıkları yatırımlar ile günümüzün olanaklarıyla inanılması güç büyüklükte sanal depolama alanları yaratıldı. Artık birçoğumuz bir belgeyi İnternet’e yükleyip, bambaşka şehirde ya da ülkede bu dosyalara rahatlıkla erişebiliyor, işlerimizi başka bir ülkeden bile idare edebiliyoruz. İşyerleri için geliştirilen farklı servisler, bulut bilişimin olmazsa olmazı olan İnternet’e bağlı cihazlar olan akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar yardımı ile olanaksızlık kavramı anlamını yitirmeye başlıyor. Uluslararası arenada bilinen adı ile “Cloud computing” yani bulut bilişim, bilişim aygıtları arasında ortak bilgi paylaşımı sağlayan hizmetlere verilmiş genel bir tanımlama olarak karşımıza çıkıyor. Bulut Bilişim Teknolojisi’nin günümüzde bu kadar konuşulmasının temel nedenlerinden biri verilerin depolandığı onlarca sürücüden ve onların bozulma ihtimallerinden kurtulma olanağı sağlaması. Bilgilerinizi İnternet’te saklama yöntemiyle bu risklerden ve fiziki yatırımlardan kurtulabilmemiz mümkün. Dergimizin bu sayısında, gündemde uzunca bir süre daha kalacak gibi görünen bulut bilişimi yenilenen teknolojileriyle biraz daha detaylı inceledik. Şimdi sizlere bu konuda büyük yatırımları olan firmalardan önemli isimlerle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle oluşturduğumuz bu dosyayı sunuyoruz.

Başlı başına bir bulut: Google
Zaten tek başına bir bulut olan servislerinin çokluğu ve yaygın kullanımı ile Google, bulutta en dikkat çekici kuruluşlardan biri olarak yer alıyor. Böyle olunca da Google’ı dosyamıza dâhil etmeden edemezdik. Google’ın faaliyetlerini dergimize konuk olan Google Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Pazarlarından Sorumlu Bölge Pazarlama Müdürü Mustafa İçil’den dinledik.

“Bulut bizim işimizin temelini oluşturuyor.”
Bulut bilişim platformu bizim temel iş alanlarımızdan biridir. Web’deki milyonlarca bilgiyi dizinlemek ve bu bilgileri cihazdan bağımsız kullanıcının erişebileceği teknolojiyi oluşturmak temel hedefimiz. Sunduğumuz birçok hizmet bulut bilişim teknolojisi altyapısı üstüne kurulu. Örneğin posta kutusu hacmi 16TB’a ulaşan Gmail e-posta hesabından, İnternet’te ofis belgelerinizi görüntüleyebilmenizi ve görüntülerken aynı zamanda paylaşarak çalışabilmenizi ve dosyalarınızı depolayabilmenizi sağlayan Google Drive, Picasa gibi hizmetler bunlar arasında sayılabilir. Google kurumsal iş çözümlerinde işletmelere Google Cloud Platform başlığı altında da alt yapı maliyetlerini en aza indiren çözümler sunulmaktadır. Google Cloud Platform ile işletmeler ve içerik geliştiriciler sunulan Google App Engine; Google Depolama Hizmeti ve işletmelerin etkin iş süreçleri yönetmesine imkân tanıyacak birçok araç sunulmaktadır.
Günümüzün rekabetçi iş dünyasında hız ve verimlilik işletmelerin başarısında önemli kıstaslardır. Bulut bilişim çalışanların hızlı ve verimli iş süreçlerini yönetmelerine imkân tanıyan altyapıyı sunmaktadır. Çalışanlar diledikleri zaman istedikleri cihazdan İnternet bağlantısı ile e-postalarına erişebilir, takvimlerini kontrol edebilirler. Bulut bilişim yardımı ile paylaşılan bir doküman üzerinden birden fazla kişi aynı anda yorum ve düzeltmeler yaparak, geri dönüşlerini paylaşabilir ve projenin hızlı bir şekilde tamamlanmasını sağlayabilirler. Bilgilerin bulutta tutulması; herhangi bir cihazın kaybolması, çalınması gibi durumlarda, veri kaybı ve güvenliği riskini de ortadan kaldırmaktadır. Kullanıcı kendi hesabına şifresi ile herhangi bir cihazdan giriş yaptığı anda tüm mevcut bilgilere erişim sağlayabilmektedir. Özet olarak bulut bilişimin şirketlerin günümüzün hızlı iş koşullarına ayak uyduracak şekilde süreçlerini esnetmesini ve maliyetlerini düşürmesini sağlıyor.

Bulut güvenlik sağlıyor
Bulut bilişimin faydalarından biri de, risklere karşı dosyalarınızın güvenliğini çok daha profesyonel önlemler almış bir servis sağlayıcıya emanet ediyor olmanız. Kişisel ya da şirket olarak tutmanız gereken dosyaların güvenliğini sağlamak bireyler için anlaşılması zor ve karışık, şirketler içinse maliyetli olabiliyor. Her bir şirket bilgisayarına veri koruma, antivirüs yazılımları almak yerine çok daha az maliyetle bulut bilişim hizmetini aldığınız servis sağlayıcıdan daha yüksek bir güvenilirlik almak mümkün.
Bulut bilişim en yalın hali ile uygulama ve servislerin İnternet’teki bir sunucuda (bu sunucuya “bulut” diyebiliriz) bulunup, İnternet’e bağlı herhangi bir cihaz ile bu uygulama ve servislerin ulaşılabilir ve çalışabilir olmasıdır. Bu erişim bilgisayar dışında gerektiğinde mobil cihazlardan da yapılabilmektedir. Erişimdeki bu sınırlamanın kalkması kullanıcılara büyük kolaylık getirmekle birlikte herhangi bir yazılım ya da donanım ihtiyacı gerektirmediğinden bazı giderlerin oluşmasını da ortadan kaldırmaktadır. Bireysel kullanıcıların yanı sıra bu durum işletmeler içinde büyük avantajları beraberinde getirmektedir. Öncelikle bulut bilişimi ile bilgiye zamandan ve mekândan bağımsız, karışık süreçlerden geçmeden erişim imkânı bulunmaktadır. İşletmeler, yazılım ve teknik altyapıyı oluşturacak ekibin kurulması gibi bazı genel giderlerden tasarruf edebilmekte, mevcut haberleşme sektörü ekiplerinin iş verimliliğini artırmaya yönelik yeni teknoloji altyapılarına odaklanması için gerekli zamanı ayırmalarına imkân tanımaktadır. Yazılım bulut üzerinden sağlandığı ve herhangi bir sürüm limiti ile sinirli olmadığı için, çalışanların son teknolojiye hızlı bir şekilde erişmesini ve böylelikle işletmenin büyüme hızını destekleyici teknoloji ihtiyacına cevap vermektedir.
Bilgilerin bulutta tutulması; herhangi bir cihazın kaybolması, çalınması gibi durumlarda, veri kaybı ve güvenliği riskini de ortadan kaldırmaktadır. Kullanıcı kendi hesabına şifresi ile herhangi bir cihazdan giriş yaptığı anda tüm mevcut bilgilere erişim sağlayabilmektedir.
Özet olarak bulut bilişimin şirketlerin günümüzün hızlı iş koşullarına ayak uyduracak şekilde süreçlerini esnetmesini ve maliyetlerini düşürmesini sağlıyor.

Cisco bulutlara çıkarıyor
Cisco Veri Merkezi ve Sanallaştırma İş Geliştirme Yöneticisi Aytuğ Sayın da bu sayımıza konuk oldu ve bizlerle Cisco’nun bulut bilişim teknolojileri üzerine yaptıkları çalışmaları ve bu teknolojiler üstüne öngörülerinden bahsetti.

Bulut için akıllı ağ
Cisco olarak biz akıllı bir Ağ’ın bulut için temel gereklilik olduğuna inanıyoruz. Ağ, programları veri merkezinde, bulutlar arasında birleştirir ve son kullanıcıya bulut deneyimini taşır. Cisco’nun bulut için ana çözümü CloudVerse. Cisco CloudVerse bulutun üç kurulum ayağını tam ve net olarak bütünleştirir: Bulut uygulama hizmetleri, birleştirilmiş veri merkezi ve akıllı ağ. CloudVerse Cisco’nun veri merkezi ve ağ ürünlerinin en iyilerinden birisi ve kullanıcılara buluta olan yolculuklarında ihtiyaçları olan platformu sağlıyor. CloudVerse, birbirine bağlı bulutlar dünyasında kullanıcıların ihtiyaçlarına özel bulut platformunda bulut uygulamaları ve hizmetlerini sağlıyor. CloudVerse’in önemli diğer farkları ise, bulut hizmetlerinin taşınması ve yönetilmesinde kolaylık, daha kapsamlı bir yaklaşımla daha güçlü güvenlik ve kullanıcılar için güvenli bulut deneyimidir. Kasım 2011’de yayınlanan ilk Cisco Global Bulut Endeks’inde Cisco uzmanları 2010-2015 yılları arasında küresel bulut trafiğinin 12 katına çıkacağını ve 2015 yılında tüm dünyadaki veri trafiğinin üçte birinin bulut üzerinden gerçekleşeceğini ön gördüler. Veri merkezi trafiği ve iş yükü üzerindeki etkisinin yanı sıra bulut hem teknoloji hem de iş modellerinde birçok yenilik için kapı açacak.

Bulutun geleceği ve Türkiye
Araştırmalarımız veri merkezi kapasite kısıtlılığı ya da bulut uygulamalarını gerçekleştirmek için bilgi eksikliği gibi sorunların olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bulut hakkında en sık görülen sorun güvenlik endişesi. Bulut, bilişim maliyetlerini sabit yatırımdan kullandıkça öde modeline dönüştürüyor: Servis anlaşmaları ihtiyacınız olan yetkinlikleri ihtiyacınız olduğu zaman almanızı sağlıyor. Maliyetler de kullanım ve ihtiyaçlarınızı tam olarak yansıtacak şekilde ölçekleniyor. Bulut, güçlü BT kaynaklarına erişimi sağlıyor. Bulut ile dünyanın her yerinden her ölçekteki organizasyon daha önce erişemedikleri bilişim teknolojilerine ulaşabilir. Dünya standartlarında uygulamalar ve bilişim altyapısı yüksek yatırım bedellerine ihtiyaç olmadan herkesin erişimine açık olacak. Bu iki önemli imkânın bir sonucu olarak bulut yeni iş modelleri yaratacak. Şirketler yeni pazarlara girebilecek, değişen müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilecek, yenilikleri ve iş değerlerini yönetmek için daha verimli işbirlikleri yapabilecek ve eskiden maliyet açısından etkin görülmeyen stratejileri yürütebilecek. Bulut bilişiminin verimli kullanılması için alt yapının güçlü ve güvenilir olmasının yanı sıra verilecek hizmetin içeriği de çok önemli. Türkiye ekonomisinin bel kemiğini orta ve küçük çaplı işletmelere oluşturmaktadır ve bu işletmelerin birçoğu maliyet ve kaynak eksikliğinden bilişim teknolojilerini işlerini daha verimli hale getirecek şekilde kullanamamaktadır. Bulut bilişimle doğru içerik ve çözümler sağlayarak bu orta ve küçük işletmelerini teknolojiden daha fazla faydalanmasını sağlayıp işlerini daha verimli ve etkin hale getirilmesi sağlanabilir.

Huawei’den bulut bilişim
Huawei Türkiye adına, Haberleşme Sektörü Çözümleri Müdürü Güray Alaaddinoğlu dergimizin bu sayısına konuk oldu. Güray Alaaddinoğlu’undan Huawei’nin bulut bilişim hizmetlerini dinledik.

SingleCloud
Huawei bulut bilişim çözümü, ‘SingleCloud’ olarak adlandırılmaktadır. Bu platformun sunduğu Bulut Bilişim servisleri arasında Bulut Veri Merkezi, Masaüstü Sanallaştırması, Bulut işletim sistemi, Bulut yönetimi, Bulut Depolama Sistemi (Dağıtık Dosya Sistemi ve Dağıtık Veri Tabanı) çözümlerini sayabiliriz. Bunun yanı sıra; Medya Bulutu, Sağlık Bulutu ve Telekom Bulutu gibi uygulamalarımız da dünyada kullanılan bulut uygulamalarımız arasında yer almaktadır. SingleCloud platformu, aynı zamanda telekom operatörlerine de servis bulutu, bulut tabanlı tümleşik haberleşme, içerik dağıtım ağı ile medya erişim gibi çözümler sunmaktadır.
Sağladığımız bulut bilişim servisleri kullanıcılara daha iyi performanslı ve daha büyük kapasiteli sistemleri, yüksek güvenilir ve bakımı daha kolay bir şekilde kullanabilmelerine olanak sağlamaktadır. Bunun yanı sıra, bilişim kaynaklarının daha etkin kullanılması, akıllı kontrol ile bakım maliyetlerinin düşürülmesi ve veri merkezlerinin soğutma ve enerji tüketimlerini düşürecek etkin tasarımların kullanılması ile işletmelerin toplam sahip olma maliyetlerini önemli ölçüde düşürmektedir.

Türkiye bulut bilişimde ne durumda
Bulut bilişimi halen olgunlaşmakta olan ve bilişim teknolojilerinin en son ve en güçlü bağımlılığı olmaya başladığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bulut kavramının tümüne bakmak yerine değişik bakış açılarından bulut bilişimi oluşturan olgulara teker teker bakmak yanlış anlaşılmalara ve kafa karışıklıklarına neden olmaktadır. Bulut bilişim, gelişim evresi içerisinde bazı olgularında tepe noktalarına gelmiş ancak sürecini henüz tamamlamamış durumdadır. Bu bağlamda olgunlaşmış olan bulut çözümlerinin ülkemizde de kullanılabilecek uygulamaları mevcuttur.
Bulut bilişimin etkin bir şekilde gelişmesi ve yaygın kullanılması hükümetlerin bulut bilişime verdikleri destekler ölçüsünde olmaktadır. Dünyada bulut bilişimin ulusal strateji haline geldiği ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de bulut bilişim hızlı bir şekilde gelişmekte ve bu altyapıdaki gelişmelere paralel bir şekilde ilerlemektedir.
Bulut bilişimin tanımında yer alan ve “kaynaklara İnternet üzerinden erişmek” olgusundan hareketle, Huawei’yi diğer bilişim şirketlerinde ayıran en büyük fark hem bilişim hem de haberleşme teknolojilerinde çözümler üreterek bulut bilişim için gerekli olan telekom altyapısındaki tecrübelerini Türkiye bilişim sektörüne sunmasıdır.

Bulutta güvenlik
Bulut bilişimin güvenlik tehditleri arasında verinin coğrafi olarak dağıtık tutulması ve yerel mevzuatların farklı olması, kaynakların başka kiracılar ile paylaşılmaya başlanması ile veri güvenliği ve bütünlüğünün sağlanmasının zorlaşmasını sayabiliriz. Bulut bilişim ile birlikte uygulamanın ve verinin güvenliğinin sağlanması için yapılan yatırımlar, diğer bileşenlerin (Ağ güvenliği, sunucu güvenliği, kullanıcı ve yetki güvenliği…) güvenliğinin sağlanmasının önem olarak önüne geçti ve ilk sıraya yerleşti.
Bulut bilişimin başlıca tehdit unsurlarını, veri kaybı ve sızıntıları, güvensiz uygulama programlama arabirimlerinin mevcut olması, paylaşım teknolojilerinde bulunan açıkları, , hesap, hizmet ve trafik hırsızlıkları, bulut bilişimin kötü bir şekilde veya kötüye kullanılması ve bilinmeyen risk görünüşlerinin bulunuyor olması şeklinde sıralayabiliriz.
Huawei olarak, bulut güvenliğine katmanlı bir yaklaşım sunmaktayız. En içte uygulama ve veri güvenliğini ve sırasıyla sanallaştırma güvenliği, yönetim güvenliği, ağ güvenliği, altyapı güvenliği ve fiziksel güvenlik ile yönetmeliklere uygunluk şeklinde çemberin genişlediğini düşünmekteyiz. Huawei SingleCloud güvenlik ürünlerimizi, çözümlerimizi ve bilgi birikimimizi müşterilerimiz için ihtiyaç analizinden uygulanmasına kadar olan tüm aşamalarda hizmetine sunmaktayız.

Bulut bilişimde IBM
IBM Hizmetler Müdürü ve Baş Teknoloji Sorumlusu Kıvanç Uslu, bulut dosyamızda IBM’in bulut bilişim teknolojileri doğrultusunda gerçekleştirdiği çalışmaları anlattı.
Bulut Bilişim, kuruluşların bilgi ve hizmet sunma şekillerinde bir devrim yarattı. Bulut ortamları kullanarak teknoloji uygulamalarını hızlandırmak, BT-Bilişim Teknolojileri ve enerji maliyetlerini düşürmek, hizmetleri iyileştirmek ve yeni özellikler devreye almak mümkün oluyor. IBM bugüne kadar binlerce müşterinin bulutu benimsemesine yardımcı oldu ve her gün milyonlarca bulut tabanlı işlem yönetiliyor. Bugün tüm dünyada 200’den fazla IBM araştırmacısı, bulut bilişim güvenliği ve gizliliği konusunda çalışmalar yapmaktadır. Dünyada 8 milyon m²’den fazla veri merkezi olan IBM, 16 merkezinde uzmanlık-eğitim çözümleri ve bulut altyapılarını, uygulamalarını ve hizmet olanaklarını uygulamalı olarak sunar. Bulutun alt başlıkları olan sanallaştırma, güvenlik, genel ara yüzler, araçlar ve geliştirme ortamları, veri uyumu, platform, yönetişim, izleme, servis yaşam döngüsü ve haberleşme alanlarında standartların belirlenmesi alanında da liderdir.
Ayrıca IBM’in kilit bazı müşteriyle pilot çalışmaları yapılacak ve tüm kurumlar için hazır hale gelecek bir yeni nesil bulut hizmeti platformunu duyurduk. İlk kez müşteriler genel, özel ve tümleşik buluttan kendileri için gerekli olan en önemli özellikleri ayırabilecek ve basit Web altyapılarından, karmaşık iş süreçlerine kadar tüm iş yüklerini kendileri seçebilecekler.
IBM gibi bulut sağlayıcılar, politikalar aracılığıyla erişilebilirlik ve ölçeklenebilirliği işin kritikliğine göre belirlenen yüzdelerle sağlıyor.
Diğer yandan IBM, birlikte çalışma için, (http://www.lotuslive.com),
Süreç yönetimi için, (http://www.blueworkslive.com),
Web analitiği için, (http://www.coremetrics.com) gibi sitelerde yazılım kaynaklarını bulut bilişim üzerinden her büyüklükteki firmalara sunuyor.

Bulut hizmetleri
Türkiye’de yasal olarak kurumlara satılabilen ilk genel bulut hizmeti olan Smart Cloud Enterprise'ı müşterilerimize sunmaya başladık. IBM’in Smart Cloud Enterprise hizmetini benimseyen şirketler arasında KOBİ’ler, ARGE şirketleri ve IBM çözüm ortakları yer alıyor. IBM “Smart Cloud Enterprise” ortamı, IBM bulut bilişim altyapısı sayesinde aşağıdaki ortamlara esnek bir ücretlendirmeyle sahip olunmasını sağlıyor:
Web sunucusu,
Veri tabanı sunucusu,
Çevrim dışı işlemlerini yapmak için dönemsel işlem gücü ihtiyaçlarını sağlama,
Yeni projeler için kaynak ihtiyacını en hızlı şekilde karşılama,
Tanıtım ortamı hazırlama,
Uygulama geliştirme için gerekli ortamların hazırlanması.

IBM güven veriyor
Yalıtım hataları: Bir bulut ortamında önemli olan, müşterilerin birbirinden ve sağlayıcı altyapısından ayrılmasıdır. Hipervizör-tabanlı sanallaştırma bu tip bir yalıtım için kilit teknolojidir. IBM’in çeyrek asır gibi uzun yıllar geriye giden bir sanallaştırma tarihi var. IBM müşterilerimiz misafir sistemlerine uygulayabilecekleri bazı güvenlik duvarı kurallarını belirleyebiliyorlar. Bir de VLAN ayırıcı sunuyoruz, etkin bir biçimde özgülenmiş, kullanıcıya özel ağ isteyenler için. Ek olarak sistemler somut hale getirildikten ve müşteriye sunulduktan sonra misafir işletim sistemlerine IBM’in de girememesini garantiliyoruz. IBM Security Virtual Server Protection for VMware ürünü sanal altyapının her katmanı için tehdit koruması sağlıyor.
Verilerin işlenmesi: Bir müşteri verisinin sadece o müşteriye açık olması ve bir müşteri bir veriyi sildiği zaman okunamaz hale gelmesine dikkat ediyoruz. Müşteri verilerinin ayrılması için erişim kontrolü listeleri kullanıyoruz ve müşteri dosyaları yayınlandığında emniyetli bir şekilde verileri siliyoruz.
Arabirimi yönetimi uzlaşması: İşlemlerinin diğer müşterilerden ve sağlayıcıdan ayrı tutulmasını garantiliyoruz ve çok güvenli ve sağlam web arabirimleri sunuyoruz. (kimlik doğrulaması, yetkilendirme ve oturum açma gibi). IBM’in yönetim sistemlerini misafir müşteri yönetim sistemlerinden de ayırıyoruz.

Alcatel-Lucent altyapı odaklı
Bulut Bilişimin altyapı ve platform alanında çözümler sunan Alcatel-Lucent’ten dergimizin konukları arasında yer alan Orta Doğu, Türkiye ve Azerbaycan Pazarlama Yönetimi ve Kurumsal İletişim Direktörü Barış Özkök’den gerçekleştirdikleri projeler hakkında bilgi aldık.

Bulutta altyapı ve platform çözümleri Alcatel-Lucent’ten
Bulut Bilişim, Alcatel-Lucent olarak bizim küresel stratejimizin önemli parçalarından birisini oluşturuyor. Alcatel-Lucent, özellikle operatörlere ve işletmelere, gerek özel, gerekse genel bulut kullanımı için alt yapı ve platform alanında çözümler sunuyor. Alcatel-Lucent'ın bulut bilişim çözümleri ve stratejisi, endüstrinin genel yaklaşımlarını desteklerken, aynı zamanda, servis sağlayıcıların şebekelerinin de bu yeni bulut bilişim ihtiyaçlarına uygun olarak kullanılması ve bu yönde evrimleşmesini öngörüyor. Geçmişte, veri haberleşmesi altyapısının ana ihtiyacı sadece birbirinden ayrı bilgisayarların veri haberleşmesiyken, günümüzde, kullanıcıların ve işletmelerin, bulut bilişimi daha yaygın kullanmasıyla bu ihtiyaç, yoğun veri aktarımı, servis kalitesinin garantisi, güvenli, esnek ve güvenilir alt yapının sağlanması olarak karşımıza çıkıyor. Alcatel-Lucent bulut bilişim çözümleri, bu alanlara odaklanıyor.
Kurumsal olarak tüm bilişim alt yapınızı bir bulut sağlayıcıya taşıdıktan sonra, kullandığınız yazılımlara ya da verilere erişemiyor ya da belirli kalitede erişemiyor olmak, başınıza gelecek en büyük problemlerden birisi olabilir. 
Burada Alcatel-Lucent olarak "dağınık bulut mimarisinin" önemine inanıyoruz ve bulut şebekeleri son kullanıcının yakınına götürerek performansı ciddi oranda yükseltebiliyoruz. Burada Alcatel-Lucent BellLabs yeniliklerini ve karmaşık algoritmaları şebekenin performansını üst düzeye taşıyor.

“Bulut bilişimin en önemli öne çıkan avantajı, yatırım ve işletme maliyetlerini düşürmesi.” 
Bunun yanı sıra, iyi yönetilen bir bulut sağlayıcının işletim sistemi, güvenlik duvarı, anti virüs vs. gibi güvenlik yazılımlarının güncellemelerini doğru takip ediyor olması, ülkemizdeki birçok kurumsal güvenlik problemini daha aza indirebilir. Ama bu avantajlar arasında belki de en önemlisi, bulut bilişimle beraber gelen "daha çok mobilite". Bulut bilişimin veriye ve servislere her yerden erişme imkânı sunma avantajı, çok yakında daha fazla mobil cihaz ve tablet bilgisayar kullanımını karşımıza çıkaracaktır.
Alcatel-Lucent'ın CloudBand(tm) çözümü bu noktada servis sağlayıcılar için kendi servislerini de bulut mimarisine taşıma olanağı sağlıyor. Böylece servis sağlayıcılar yeni son kullanıcı hizmetleri hazırlarken ve pazara sunarken, işlemci ve depolama alanındaki yatırımları esnek bir şekilde gerçek zamanlı sağlayan bir altyapıya geçmiş oluyor. Gene CloudBand çözümümüz, hem Veri Merkezleri hem de Servis Sağlayıcı altyapı kaynaklarının yönetiminin tek elden yapılmasına olanak sağlıyor. Bu mimari ile servis sağlayıcılar pazara yeni servisleri 3 aydan daha kısa sürede ve esnek kaynak kullanımıyla daha az maliyetle sunabiliyor.
Alcatel-Lucent olarak, bulut bilişim teknolojileri sağlayıcısı konumumuzla, kendi çözümümüzü bulut sağlayıcılar ve kurumların kullanımı için pozisyonluyoruz. Bu çözümle beraber, bulut bilişimin sadece bilişim değil aynı zamanda şebeke ihtiyaçlarını da gözetiyoruz. Bunu sağlayan Cloudband çözümümüz iki parçadan oluşuyor: Cloudband Yönetim Sistemi ve Cloudband Node. Bu komple çözüm ile Bulut Bilişim'e hemen geçmek mümkün. Bu alanda yatırımlarımız devam edecek.
Bulut bilişim de, bu tür problemleri çözecek, kullanıcılarına her gün daha güvenli çözümler üretecektir. Getirdiği avantajlar ve yeni iş modelleriyle, bulut bilişim çok kısa zamanda birçok kişi ve kurumun bilişim ihtiyacının büyük kısmını gerçekleştirdiği alan olacaktır. Alcatel-Lucent'ın bu yıl içinde yaptığı Bulut Bilişim araştırmasının sonuçları da bunu destekler nitelikte. Araştırmaya göre, dünyada 3886 Telekom yöneticisi, Bulut Bilişim önündeki en büyük engellerin performans, güvenlik, maliyet ve kullanım kolaylığı olduğunu belirtti. Fakat gene aynı pazar araştırmasına göre bu yöneticilerin %44'ü önümüzdeki 3 yıl içinde bu sorunların hepsinin çözüleceğini ifade ettiler. 

NetApp bilgiyi buluta taşıyor
NetApp Türkiye Ülke Müdürü Behçet Yumrukçallı’yı bulut bilişim dosyamızda konuk ediyoruz. Kendisinden NetApp’in bulut konusunda gerçekleştirdiği uygulamaları dinledik.

“NetApp, kurumsal müşterilerin özel, açık ve karma bulut modellerine geçişini hızlandırıp kolaylaştırıyor.”
NetApp doğrudan bulut bilişim hizmetleri sunmasa da, sektördeki diğer önemli oyuncuların sunduğu çözümlerle tümleşik bir altyapı sağlayarak bulut bilişime hazır bir teknoloji altyapısı sunuyor. Bulut ortaklarının meydana getirdiği yenilikçi bir küresel ekosistem ve yeni tümleşik bulut yönetimi imkânları ile onaylanmış bulut altyapısı çözümleri sunan NetApp, kurumsal müşterilerin özel, açık ve karma bulut modellerine geçişini hızlandırıp kolaylaştırıyor. Bu alanda NetApp’ın iş ortakları arasında, Cisco, VMware, SAP, Microsoft, Oracle ve Citrix gibi firmalar bulunuyor. Aslında NetApp, 2004 yılından bu yana sağlamış olduğu tümleşik veri depolama altyapısı ve sunduğu diğer akıllı fonksiyonlarla, veri depolama sanallaştırmasının içinde bir firmadır. Bugün NetApp olarak; sunucu, masa üstü bilgisayar, ağ ve veri depolama dâhil olmak üzere sanallaştırmanın tüm alanlarında önemli bir oyuncu konumundayız. Sunduğumuz komple çözümler ile bulut bilişimin getirdiği avantajları müşterilerimize maksimum seviyede yaşatmayı hedefliyoruz. NetApp platformları üzerinden 1 milyardan fazla son kullanıcı bulut servisleri alıyor.

NetApp OnCommand
NetApp’ın NetApp OnCommand yönetim yazılımı içinde açıkladığı yeni teknolojiler, ortak depolama altyapısını daha fazla verim elde edilmesi için kontrol ediyor, otomasyonu tamamlıyor ve analizden geçiriyor. NetApp, bu özelliği sadece depolamayla sınırlı tutmayıp kurumsal bulut altyapısının tümüne yaymak için, Alliance Teknoloji Ortağı programını bulut yönetiminde liderlerle genişletiyor. Sektör lideri bulut yönetimi çözümleriyle NetApp OnCommand arasında bütünleşme sağlıyor ve bulut altyapısının tümünün baştan sona yönetilebilmesini mümkün kılıyor. 
Bilgi teknolojileri yöneticileri, işletmenin bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken bir yandan da büyüyen işlere ayak uydurabilecek alternatifler arıyor. Bu pazarda başarılı olanların düşünme, seçme ve davranma biçimleri farklı. Firmalar ve devlet kuruluşları, NetApp’ın esnek ve verimli ortak BT-Bilişim Teknolojileri altyapısıyla bulut bilişimin temelini atarak geleceğe hazır olmak yolunda çaba gösteriyorlar. NetApp, Bileşik Depolama Mimarisi ve Data ONTAP üzerinde geliştirilmiş kapsamlı depolama ve veri yönetimi olanaklarıyla, bulut bilişim için ideal depolama kapasitesi sunuyor. NetApp’ın esnek ve verimli ortak BT altyapısı, değişen talepleri karşılamak üzere dinamik olarak büyüyüp küçülebilen, güvenli, çok kullanıcılı bir çözüm oluşturuyor. Kurumsal müşteriler işleri büyüdükçe, BT altyapılarında ciddi değişikliklere gitmeden özel bulut ortamına geçişi tamamlayabiliyorlar.
NetApp’ın bulut bilişim alanındaki başarısı çeşitli ödüllerle de taçlandırılıyor. En son olarak Haziran ayı içinde Microsoft tarafından 2012 Microsoft Private Cloud Partner of the Year ödülünü aldık. Uzmanlık alanımız olan veri depolamada, artık müşteriler en ufak bir kesintiye bile tahammül etmiyorlar. Bakım için yapılan kısa ve küçük kesintiler de buna dâhil. Bu yüzden NetApp Immortal Infinitive yaklaşımı ile müşterilerine gidiyor. Yani ‘Sonsuz ve Sınırsız’ yaklaşımı ile. 7/24 anlayışının da ötesine geçen bu yaklaşımla NetApp, parçalı ve yatay genişleyebilir yapılar sunuyor.

NetApp değerlendirdi: Bulut bilişimin avantajları
Bulut bilişimin önemli avantajlarından biri sağladığı yönetim kolaylığı ve esnekliktir. BT birimleri gelişmek ve rekabet etmek açısından şirketlerde artık öncelikli bir konumdadır. Bu alanda bulut bilişim, kurum içerisinde yürütülecek bilişim faaliyetlerinden, yöneticilerin anlayabileceği temel yönetim sorunları dışında kalan teknik hususların birçoğunu kaldırıyor. Esneklik açısından baktığımızda, firmalar tarafından, bilişim hizmetlerinin istenildiğinde kullanılabilir olması, fonksiyonlardaki artma ve azalma taleplerine anında cevap verebiliyor olması işletmeye büyük bir esneklik sağlıyor.
Sektörler özelinde bakar ve birkaç örnek verirsek; Bulut bilişimin eğitim sektöründe kullanılması ülke ekonomisine büyük bir fayda sağlayacaktır. Düşünün ki müfredatta bulunan bütün kitaplar sayısal olarak tek bir kaynakta tutuluyor ve Türkiye’nin herhangi bir okulunda hizmet veren öğretmenler bu kaynaklara anında ulaşarak öğrencilerine eğitim veriyor. Öğrenciler de bu kitapları satın almak zorunda kalmadan İnternet üzerinden herhangi bir akıllı cihazla bu kaynaklara ulaşarak eğitimlerini pekiştirebiliyor. Bunu bir adım öteye de taşıyarak, uygun bulunan derslerde sınıf eğitimi yerine sanal ortamda gerçekleştirmek mümkün olacak.

Buluta Cloudturk altyapısı
Cloudturk Genel Müdürü Mustafa Yazıcı ile “Bulut Dosyası” çalışmamız için bulut bilişim konusunu ve bu konuda yaptıkları çalışmaları görüştük. Yazıcı bu konuda yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Cloudturk sunduğu teknolojiyle özellikle küçük, orta ve büyük işletmelere büyük avantajlar sağlıyor.
Türkiye’nin gerçek sunucu altyapı hizmeti (Infrastructure as a Service - IaaS) sağlayıcısı olan Cloudturk, sanal sunucu hizmeti ve sunucularını sürekli güncelleme kabiliyetine sahip bulunuyor. Bu sayede, şirketlerin kendi iş alanlarına odaklanmasına ve kaynaklarından tasarruf etmesine olanak tanıyor. Cloudturk sunduğu teknolojiyle özellikle küçük, orta ve büyük işletmelere büyük avantajlar sağlıyor. Şirketler, sunucu ihtiyaçları olduğu zaman yeni sunucu olmadan maliyet ve güvenlik avantajından dolayı Cloudturk altyapısını kullanma yoluna gidiyor. Birçok şirket de mevcut sunucu altyapılarını Cloudturk’ün sunucu altyapı hizmeti üzerine taşımayı tercih ediyor. Büyük ölçekli şirketler ise, koşullarına göre bazen belirli parçalarını buluta taşırken, bazen de tüm altyapılarını Cloudturk sunucu altyapısı üzerinde yarattıkları özel buluta geçiriyor. Cloudturk olarak bizim odaklandığımız iki nokta var: Güvenlik ve hizmet kalitesinde süreklilik. Yatırımımızı ise, Türkiye’nin bulut için üretilmiş ilk ve tek veri merkezi Anadolu Grubu bünyesinde bulunan Anadolu Bilişim Hizmetleri (ABH) ve HP ile birlikte gerçekleştirdik. Cloudturk’ün verdiği sunucu altyapı hizmeti ISO 9001, 20001 ve 27001 sertifikalarına sahip olan ve Türkiye’de Tier 3 sertifikası seviyesinde bulunan sayılı veri merkezlerinden ABH Veri Merkezi’nde bulunuyor. Aynı zamanda Cloud Security Alliance’ın en büyük destekçilerinden birisiyiz. Dolayısıyla platformumuz, Cloud Security Alliance’ın belirlediği standartlar doğrultusunda hazırlandı. Sağladığımız tüm bu standartları Hizmet Seviyesi Anlaşmalarımıza aynı şekilde yansıtıyoruz. Uluslararası standartlara uyduğumuz için Türk şirketlerinin artık bulut bilişim IaaS hizmetini yurtdışından almasına gerek kalmadı.

Mustafa Yazıcı’dan Türkiye’de bulut
Türkiye’de ISP sayısının az olması, bir Telekom şirketinin fiber kablolar üzerinde hâkimiyet kurması gibi faktörler dezavantajlarla beraber avantajlar da yaratıyor. Örneğin, Türkiye ağ bant genişliğinde gelişmiş ülkelere göre geri kalsa da, dünyada en iyi ağ gecikme veya tepki süresi değerlerine sahip ülkelerden biri. Otoyol örneğinden gidersek, bant genişliğini şerit sayısına, araçların gidiş hızını ise gecikmeye benzetebiliriz. Bununla beraber, mobil kullanım oranı yüzdeleri açısından Türkiye, dünyanın önde gelen ülkelerinden biri. 3.Nesil (3N) hızlarının iyi olması, aynı zamanda akıllı telefonların ucuzlaması ve yaygınlaşması altyapının gelişmesine faydası olan faktörler. Tüm bunların yanında, genç bir nüfusa sahip olan Türkiye’nin yeni teknolojileri talep etmesi ve bu sayede sektör oyuncularının arz yaratması gibi eşsiz bir avantajı var.

Cloudturk’un hedefleri
Bulut teknolojisine ve dolayısıyla sanallaştırmaya büyük bir talep var. Özellikle kurumsal müşterilerden yoğun talep alıyoruz. Hatta bu talep nedeniyle Cloudturk olarak altyapı kapasitemizi pek çok kez artırmak zorunda kaldık. Bunun sebebi, şirketlerde bilgi tüketiminin ve veri depolama ihtiyacının kayda değer biçimde artış göstermesidir. 2013’ün ilk yarısında özellikle Rusya’da planladığımız yatırımlarımız var. Yatırımlarımız tamamlandığında Rusya’nın ikinci büyük IaaS sağlayıcısı olarak pazara giriş yapmış olacağız. Cloudturk olarak hizmet verdiğimiz kurumlar IaaS altyapılarını bu ülkelerden dilediklerine dağıtabilecekler. Tüm yatırımlarımız tamamlandığında, dünyada coğrafi olarak en yaygın alanda hizmet veren IaaS sağlayıcılarından biri olacağız. Özellikle Türkiye ve yakın coğrafyada iş yapmak isteyen şirketlere, sunucularına gecikme olmadan erişme olanağını vereceğiz.

Bulutun öncü şirketi Microsoft
Microsoft Türkiye Sunucu ve Bulut Platformu Pazarlama Müdürü Kadir Şener ile yaptığımız söyleşimizde Microsoft’un verdiği hizmetler hakkında bilgi aldık.

Microsoft kendi bulut servislerin ortak kullanımını mümkün kılıyor
Microsoft, altyapı teknolojileri; Live topluluğu gibi yaygın bireysel, Office 365 gibi kurumsal Web servisleri; Visual Studio, .Net ve Azure gibi zengin uygulama, Web servisi geliştirme araçları ile buluttaki en iddialı aynı zamanda öncü şirket. Microsoft olarak avantajımız kurumlara uygulama ihtiyaçları doğrultusunda seçim yapabilme fırsatı sağlayabilmemiz. Bulut bilişimi kurumların sadece kendilerine özel altyapılar içeren ‘Özel Bulut’ veya paylaşılabilen altyapılarda yani ‘Genel Bulut’ olarak sunuyoruz. Yani uçtan uca; en büyük şirketler, KOBİ’ler ve bireysel kullanıcılar bulut bilişimin avantajlarından yararlanabiliyor. Microsoft olarak bulut bilişime geçişte ve ihtiyaca yönelik farklı servislerini kullanma konusunda kurumların işini kolaylaştırıyoruz. Örneğin, kuruluşların kendi bulut ortamları, Microsoft iş ortaklarındaki bulut ortamları ve Microsoft’un kendi bulut servisleri arasındaki ortak teknolojiler, web servislerine yumuşak bir geçiş sağlarken, gerektiğinde paylaşımlı bir şekilde bu servislerin ortak kullanımını da mümkün hale getiriyor. Office Web Apps ve SkyDrive gibi servislerimiz sayesinde bireylerin de bulut deneyiminden ve üretkenliğinden faydalanabilmelerini sağlıyoruz. Haziran ayından itibaren, buluttaki yeni nesil haberleşme ve işbirliği çözümümüz Office 365’i de Türkiye’de Türkçe olarak kurum ve bireylerin kullanımına sunduk. Öte yandan, Haziran ayı sonunda Türkiye’de de kullanıma sunduğumuz Windows Azure ve 5 Eylül’de duyurumu yapılacak olan Windows Server 2012 ile beraber tüm dünya ölçeğinde sunduğumuz bulut hizmetlerimiz ve veri merkezi tecrübelerimizi yeni nesil işletim sistemlerine taşıyor ve müşterilerimize bulut işletim sistemini sunuyoruz. Bu sayede müşterilerimizin bulut bilişimin faydalarından kolayca yararlanmasına ve bu dönüşüme kolayca ayak uydurmasına olanak sağlıyoruz.

Microsoft’un gelecek planları
Microsoft Türkiye olarak hedefimiz ülkemizdeki kurumların bulut bilişim alanında sunduğumuz tüm çözümlere ulaşımını sağlayarak rekabet güçlerini artırabilmek. Bu çerçevede son olarak Microsoft’un haberleşme ve birlikte çalışma yazılımlarının çevrimiçi sürümlerini, tanıdık Office Web Apps ve Office Professional paketi ile bulutta birleştiren Office 365’i, Türkiye’de de Türkçe olarak kurumların hizmetine sunduk. Office 365, KOBİ’lerin bugüne kadar yatırım maliyetleri nedeniyle yalnızca büyük ölçekli kurumlar tarafından kullanılan çözümleri kendi işletmelerinde de kullanmalarına olanak veriyor. Ayrıca Microsoft veri merkezlerinden sunulan, tek başına veya diğer bulut yapıları ile birlikte kullanılabilen Windows Azure platformu da geçtiğimiz Haziran ayında Türkiye’de kullanıma açıldı. Bu platform üzerinde çalışabilecek her uygulamaya ev sahipliği yapabiliyor. Dünya çapındaki Microsoft Veri merkezlerinden çok büyük kapasitelere ulaşabilen ve “kullandıkça öde” maliyetine göre kaynak kullanma, tüm dünyadaki kullanıcılara uygulamaları “marketplace” üzerinden satabilme fırsatı sunuyor. Öte yandan Microsoft Türkiye olarak iş ortaklarımız üzerinden sunmakta olduğumuz hizmetlerimizi genişletmeye de devam edeceğiz. 4 Eylül’de küresel duyurumu yapılacak olan Windows Server 2012’yi 1 gün sonra Türkiye’de de kullanıcılar ile buluşturacağız. Bulutun işletim sistemi olarak adlandırılan Windows Server küresel duyurumunu takiben Türkiye’de de tüm müşteri ve iş ortaklarımızın erişimine açılacak. Windows Server 2012 genel bulut hizmetlerimizden elde ettiğimiz tecrübeyi kullanarak özel bulut için geliştirilmiş en dinamik, sürekli ve düşük maliyetli çözümü sunuyor ve bu sayede kurumların BT bölümlerinin iş gruplarına en hızlı ve en verimli hizmetleri sunmasına olanak sağlıyor.

Microsoft ile daha az risk
Bulut Bilişim son kullanıcılara ve birçok şirkete kendi imkânları ile erişemeyecekleri güvenlik imkânı sunuyor. Dolayısıyla bulut üzerindeki veriler için daha az risk altında diyebiliriz. Bulutta saklanan verilerin güvenliği, gizliliği, bunların denetlenebilirliği, uyumluluğu ve bulut ile ilgili yapılması gereken yasal düzenlemeler tüm dünyada tartışılmakta olan önemli konuların başında geliyor. Ancak bu noktada bulutun güvenliği, bulut hizmeti sağlayanlar tarafından verilen taahhütler çerçevesinde değerlendirilebiliyor. Microsoft olarak biz bu noktada kurumlara 7/24 desteğin yanı sıra % 99,9 çalışma süresi güvencesini sağlayan servis seviyesi anlaşmaları sunuyoruz.

HP’nin bulutu
HP Satış Öncesi Destek ve Bulut Bilişim’den Sorumlu Müdür Mert Sarıkaya’dan HP’nin bulut bilişim konusundaki çalışmalarını dinledik.

HP buluta geçmiş kurumların yanında
Bulut bilişim alanında donanımdan yazılıma, danışmanlıktan hizmetlere uzanan geniş bir alanda kapsamlı ve uçtan uca çözümler ile müşterilerimizin yanındayız. Sunduğumuz çözümlere baktığımızda esas olarak üç temel alanda yoğunlaşıyoruz. Bunlardan birincisi; özel, genel veya karma bulut hizmeti vermek isteyen firmalara bulut altyapıları kuruyoruz ve mevcut altyapılarını buluta uygun altyapılara dönüştürmelerini sağlıyoruz. Bunların yanında bulut altyapısına sahip firmaların daha etkin yönetilmesi ve daha güvenli olması için HP’nin bu alandaki bilgi birikimi ve çözümlerini sunuyoruz. İkinci kategoride kurumlara sunduğumuz danışmanlık hizmetlerimizle bulut bilişimin firmalarına iş ve BT anlamında getirilerinin belirlenmesi, bulut stratejilerinin oluşturulması ve yol haritalarının çıkarılmasında rehberlik yapıyoruz. Bunun yanında kendi ortamlarında bulut altyapısını hayata geçirmiş kurumların kesintisiz operasyonlarını yürütmeleri için destek ve eğitim hizmetlerimizle yolculuklarında yanlarında yer alıyoruz. Son olarak da kurumların, HP ve iş ortaklarının kurulu altyapıları üzerinden bulut hizmetleri kullanmalarına olanak sağlıyoruz.

HP ile gelen bulut avantajları
Bulut bilişim bugüne kadar alışageldiğimiz klasik kurum içi ve dış kaynak kullanımı ile verilen BT hizmetleri için yeni bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Bulut bilişim mevcut yöntemlere göre daha fazla esneklik, çeviklik ve maliyet avantajı getiriyor. Değişen ihtiyaçlara yönelik olarak sağladığı kapasite esnekliği bulut bilişim için önemli bir avantaj. Örneğin, “Cloud bursting” sayesinde hizmet aldığımız bulut ortamında beklenmedik veya dönemsel kapasite ihtiyaçları oluştuğu durumda ek kapasitenin başka bir bulut ortamından karşılanabilmesi mümkün. Ya da tam tersi bir durumda karma bulut altyapısında atıl olan kaynakları dışarıdaki bir hizmet sağlayıcıya kullandırmamız mümkün. İstenilen hizmetin hızlı temin edilebilmesi ise doğrudan iş çevikliğini etkileyen bir unsur. Klasik yöntemlerde bir hizmeti kullanıcılara sunmak için günlerce hatta haftalarca beklemek gerekirken bulut bilişim ile bu dakikalar seviyesinde mümkün olacak. Bu da özellikle rekabetin yoğun olduğu, pazara gidiş hızının rekabet avantajı için kritik olduğu iş kolları için son derece önemli. Bütün bu yararların yanında gelen maliyeti en uygun şekle getirme de bulutun önümüzdeki dönemde tercih edilmesinde ciddi rol oynayacak. HP için öncelikli 3 stratejik yatırım alanı bulut bilişim, büyük veri ve kurumsal güvenlik. Piyasa lideri olduğumuz bu alanda bulut altyapısı teknolojilerine ciddi yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Böylece altyapıların daha kolay yönetilebilir ve daha da güvenli olması için çözüm yelpazemizi de zenginleştireceğiz. En önemli gelişmelerden biri dikey endüstrilere yönelik çözümler ile karşımıza çıkıyor olacak. Ayrıca, HP’den büyük veri ile bulut hizmetlerini bir araya getiren çözümleri daha fazla görüyor olacağız.
 
Bulutta HP güvenliği
HP Laboratuvarlarında bir bölüm sadece bulut güvenliği konusuna odaklanmış durumda ve bugüne kadar alışılagelmiş güvenlik teknikleri ötesinde farklı yöntemler ile bulut ortamlarının korunması için araştırmalar yapıyor. Örneğin, dinamik koruma (dynamic defence) projesi ile atakta bulunacak kötü niyetli kişilerin sistemi önceden takip ederek açıkları anlaması zorlaştırılıyor.
HP Bulut Güvenliği Danışmanlık Hizmetleri kurum içindeki insan, teknoloji ve süreçleri içeren güvenlik konularına odaklanarak riskleri en aza indirmeye odaklanıyor. HP Bulut Güvenliği Referans Mimarisi ile bulut ortamına yapısal ve bütünsel olarak bakarak her bir katmanda ve bileşende güvenlik tasarımını eksiksiz yapmamıza olanak sağlanıyor. Kendi ortamınıza özel uçtan uca tümleşik güvenlik çözümünün tasarımını bitirdikten sonra söz konusu tasarımı kendi ortamınızda gerçekleştirme aşamasına geçmeden önce test etmenize ve çözümün ihtiyaçlarınızı adreslediğinden emin olmanıza olanak sağlayan HP Bulut Güvenliği Uzmanlık Merkezi ise sunduğumuz diğer bir olanak. Bütün bunların yanında; TippingPoint, Arcsight, Fortify gibi endüstri lideri ürünleri içeren güvenlik çözümleri yelpazemizle de bulut ortamlarındaki birçok bileşenin uçtan uca güvenliğini sağlıyoruz.

Fujitsu’dan bulut çözümleri
“Fujitsu, geride bıraktığımız on yıl içinde endüstrinin, bugün bulut bilişimin işletme ve toplumu nasıl dönüştüreceği öngörüşünü destekleyen en geniş bulut çözüm ve hizmet yelpazesini oluşturdu.” diyor bir diğer konuğumuz olan Fujitsu Türkiye ve Balkanlar Genel Müdürü Halit Zaim. Halit Zaim’den Fujitsu’nun bulut için çözümlerini dinledik.

Fujitsu’dan sunucu sistemleri
Ürün çeşitliliğimizle müşterilerimize uçtan uca çözümlerimizi uygun maliyetlerle sunmaya odaklanıyoruz. ETERNUS DX veri depolama sistemlerimiz büyük ilgi görüyor. Veri merkezlerinde altyapıyı oluşturan sunucu sistemlerimizden geleceğin bulut teknolojilerine yönelik PRIMERGY CX1000 Cloud extension raf tipi sunucumuz, sahip olduğu çok iyi maliyet performans oranı ile beğeni topluyor. Yeni nesil ürün ailemizde bulunan ve sadece 2U yüksekliğindeki CX400 S1 çok düğümlü ve 24 adede kadar dâhili HDD destekli çözümümüz, çift soketli E5-2600 işlemci tabanlı 4 ayrı fiziksel sunucuyu barındırabiliyor. Blade bölümündeki yeni nesil BX900 S2 ile de 10U yüksekliğindeki alanda 18'e kadar çift soketli E5-2600 işlemci tabanlı blade sunucu desteği sunabiliyoruz. Veri merkezi yönetim yazılımı olarak ManageNow ile veri merkezlerinin artan yönetim ihtiyaçlarını hedeflerken, Özel Bulut Platformları'nın yönetimi için geliştirilen Server View Resource Orchestrator Cloud Edition ile de özel bulut ortamlarının gerekli yönetim ihtiyaçlarına cevap veriyoruz.

Fujitsu bulutta ortakları ile yükseliyor
Bulut Bilişim alanında Microsoft, VMware, SAP (FlexFrame), Oracle gibi dünyanın önde gelen bilişim şirketleriyle stratejik işbirliklerimiz bulunuyor. Microsoft'la olan dünya çapında bulut bilişim işbirliğimiz kapsamında yeni bulut servislerimiz ve çözümlerimiz için Windows Azure uygulamalarını kullanıyoruz. SAP çözümlerinin Fujitsu'nun bulut bilişim hizmetleriyle birleşmesi sayesinde organizasyonlar SAP uygulamalarından daha yüksek performans ve güvenlik elde ediyor. Aynı zamanda esneklik artıyor ve maliyetler azalıyor.
VMware'le olan işbirliğimiz kapsamında kullanıcılara uçtan uca sanallaştırma hizmetleri sunuyoruz. Bu hizmetlerimiz arasında sanallaştırma yazılımları ve yönetim araçları bulunuyor. Oracle ile birlikte Fujitsu'nun 'Dinamik Altyapılar'ını temel alan, bulut altyapılarını oluşturan çözümler üretiyoruz. Kullanıcılara kaynak kullanımının en etkin şekilde gerçekleştirilmesi, maliyetlerin azalması, fiziksel ve sanal katmanların kullanımının kolaylaşması gibi avantajlar sunuyoruz. Müşterilerimize, en gelişmiş bulut altyapılarını ve servislerini sunma hedefimiz doğrultusunda Platform Computing'le de işbirliği yapıyoruz. Platform Computing'in sunduğu Platform Cluster Manager (Platform Küme Yöneticisi) hizmetlerini çeşitli Fujitsu paketleriyle, PRIMERGY sunucu kullanıcılarına sunuyoruz. Küme yönetimi ve Yüksek Başarılı Hesaplama (High Performance Computing - HPC) alanlarında Platform Computing'in deneyim ve başarısından destek alıyoruz.

Bulutla tasarruf geliyor
Bulut platformları üzerinde kurulan veri merkezleri sayesinde kullanıcılar sadece enerji tasarrufu yapmakla kalmıyor, sabit giderlerinde ortalama % 80 tasarruf ediyorlar. Bu konuda Fujitsu PRIMERGY sunucular örneğini verebiliriz. Fujitsu PRIMERGY sunucularımız enerji tasarrufu alanında bağımsız kuruluşlar tarafından yapılan sıralamalarda büyük başarılara imza atıyor. Son olarak PRIMERGY TX 120 S3 sunucumuz, Standart Performans Değerlendirme Kurumu'nun (SPEC) sıralamalarında enerji verimliliği alanında rekor kırdı. PRIMERGY RX100 S7 de sınıfının 'enerjiyi en etkin kullanan sunucusu' oldu.

Firmanızın bulut bilişim konusunda geleceğe dönük ne gibi yatırımları olacak?
Fujitsu, küresel ölçekteki müşteri deneyimleri ışığında geliştirdiği Bulut Bilişim stratejisinin tüm ayrıntılarını ve kapsamlı bir yol haritasını bundan yaklaşık iki yıl önce kamuoyuna açıklamıştı. Geçtiğimiz Kasım ayında da Fujitsu Technology Solutions Başkan’ı Rolf Schwirz bu alandaki hedeflerimizi açıkladı. Bizim hedefimiz bulut bilişim hizmetleri ve buna dayalı iş çözümleri alanında dünya lideri olmaktır. Bunun için şimdiden çok önemli adımlar attık. Bugün sektöre baktığımızda alışılmış rekabet modellerinin değişmekte olduğunu görüyoruz.

VMware buluta köprü kuruyor
VMware OEM Akdeniz Bölgesi Satış Müdürü Yakup Börekcioğlu, “Temel bir dönüşümün yaşandığı günümüzde VMware gelecek nesil haberleşmenin kalbi olan bulut bilişim alanında yer alıyor. Haberleşme sektörünün karmaşıklığını ortadan kaldıran ve mevcut Telekom altyapılarından bulut ortamına geçiş için bir köprü sağlayan kapsamlı ürün yelpazemizle bulut bilişim için bir temel oluşturuyoruz” diyor. Börekçioğlu kendisi ile sohbetimizde bize bulut bilişim hizmetlerinden bahsetti.

Hızlı ve esnek bulut altyapı kurulumu
VMware bulut ürün ailemizle gerek kuruma özel gerekse kamuya açık bulutların kurulmasında en hızlı ve en esnek bulut altyapısının kurulmasını sağlıyoruz. Bunu artık tümleşik bulut teknolojileri izliyor. VMware olarak ürünlerimizle bulut bilişimin sadece işletim sistemi olmakla sınırlı kalmamasını ve bulut oluşturulması için gereken tüm ürün bölümünün oluşturulmasını sağlıyoruz. Öte yandan farklı alanlarda yakınsamalar günümüzde artık gündelik gerçeğimiz haline gelmiş durumda. Telekom, mobil haberleşme artık tek bir dünya haline geliyor, böylece bireyin özel hayatı ile iş yaşamındaki kimliklerini bir araya getiriyor. VMware kurumsal ağlara bağlı farklı cihazların yönetimi ve kurum güvenliği konusunda endişe ve sorunlar yaşayan Telekom yöneticilerine yönelik yeni bir çözüm sunuyor. VMware’in Son kullanıcı Bilişim Stratejisi’nin bir parçası olarak Horizon Mobile çözümü Telekom yöneticilerinin uygulamaları ve kullanıcı gruplarını güvenli bir kutuda yapılandırarak sanal İş Telefonu’nu kullanıcıların kullandığı cihazdan bağımsız olarak yönetmelerine olanak veriyor. PC sonrası çağda hareket halindeki çalışanların iş kimliklerinin her zaman nerde olurlarsa olsunlar yönetim ve kontrolü için önemli bir adım olma özelliği taşıyor. Bu çözüm ile VMware örneğin “Kendi cihazını getir” programlarını destekleyen yani çalışanlarının kendi cihazlarını iş için kullanmalarına izin veren isteyen kurumlar için çekici bir çözüm sunuyor.

“Sizin bulutunuz”
VMware olarak kurumlar için sunduğumuz en büyük avantaj, “Your Cloud” yaklaşımımız doğrultusunda kendi ihtiyaçlarına özel bulut çözümlerine sahip olabilmeleri. Bulut bilişim çözümleri sunan şirketler “herkese uyan tek bir bulut” yaklaşımıyla çözüm sunuyor. VMware olarak biz rekabet avantajı sunabilmek için bulut bilişim kurumların kendi özel ihtiyaçları doğrultusunda esnek biçimde şekillendirilebilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu yaklaşımımızı da “Your cloud – Sizin bulutunuz” şeklinde ifade ediyoruz. İster kendi özel bulutunuz, ister servis sağlayıcı bulutu, ister her ikisini bir araya getiren tümleşik bulut olsun, VMware kurumunuza en uygun bulutu, bu bulutu kurmak ve yönetmek için komple bir çözüm paketi ve her şeyin sorunsuz güvenli ve kesintisiz çalışmasını sağlamak için geniş bir iş ortakları ekosistemi sunuyor. Sonuçta kurumunuz herhangi bir buluta değil, hız ve esneklik kazanan haberleşme ekiplerinin işiniz için daha hızlı çözümler sunabildiği kendi bulutuna sahip oluyor.
Bulut bilişim için en temel katalizör kuşkusuz sanallaştırma. VMware olarak sanallaştırmada uzun yıllardır pazarı yönlendiren lider şirketiz. Kurumların “gelecek nesil haberleşme” olarak tanımladığımız bulut bilişimin avantajlarından yararlanmalarına olanak tanıyan dünyanın en güvenilir sanallaştırma platformunu sunuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun bulut için evrimsel bir yol sunuyoruz. Aynı zamanda mevcut yatırımlarını korumalarına ve en iyi şekilde değerlendirmelerine yardımcı olmak için seçenek özgürlüğü ve geniş iş ortakları ekosistemimizi sunuyoruz. Bulut ortamlarının kurulmasındaki esnekliğimiz, taşınabilirlik avantajımız, otomatik yönetimimiz ve tüm istenilen ihtiyaçları sağlayabilmemiz en büyük avantajımız. Ayrıca bulut bilişim platformuna geçişte mevcut yatırımların korunmasını ve güvenlik faktörünü en üst seviyede ele alıyoruz. Bu bağlamda sanal ortamda çalışan her türlü iş yükü herhangi bir değişikliğe ihtiyaç kalmadan problemsiz bir şekilde bulut bilişim platformuna aktarılabiliyor.

Şirketlerin gözünden bulut bilişim
IDC tarafından VMware desteği ile gerçekleştirilen “Tümleşik Bulut Başarısını Yükseltin: BT’nin düşünce şeklini değiştirmek” başlıklı araştırmaya göre şirketlerin üçte biri bu seneki bilgi teknolojileri stratejilerinde bulut bilişimi “hayati unsur” olarak görüyor. Araştırma, önümüzdeki 2 yıllık sürenin bulut bilişimin Avrupa’daki dönüşümü için dönüm noktası olacağını ortaya koyuyor. IDC, 2014’e kadar Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi’nde servis sağlayıcı bulutu hizmetlerine 18,8 milyar dolar harcama yapılacağını öngörüyor.
Gartner’ın Aralık 2010 tarihli “Özel bulut bilişim – Yeni sanallaştırma” başlıklı araştırmasına göre 2012 yılında kurumların yüzde 76’sı bulut bilişim stratejisini uygulamaya başlamış olacak. Yine Gartner’a göre 2015 yılında kurumlar büyük oranda tümleşik bulut altyapısına geçecek ve VMware vCloud Director çözümümüz birlikte işlerlik için standart haline gelecek.

Datateknik bulutlara çıkarıyor
Datateknik’in bulut bilişim çözümleri hakkında dosyamız kapsamında, Datateknik Bulut Bilişim ve Yazılım Çözümleri Mimarı Cengiz Kuşkaya ile görüştük.

Datateknik’ten anahtar teslim çözümler
Datateknik olarak ‘Bulut Bilişim Hizmeti’ sunmak isteyen işletmelere, uçtan uca tüm servisleri kapsayacak şekilde anahtar teslim çözümler sunuyoruz. Genel olarak bulut bilişim servisleri, faaliyet alanı bilişim olmayan birey ve işletmelere, sıfır başlangıç maliyeti ile bilişim altyapısı sağlıyor. Böylece şirketler sadece kendi faaliyet alanlarına odaklanabiliyor. Sağladığı operasyon ve lojistik maliyeti sayesinde bu model özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için hızlı, ucuz ve kaliteli bir bilişim altyapısı anlamına geliyor.
Türkiye’de orta ve büyük ölçekli firmaların bulut bilişim’e geçecek bilişim altyapısı kesinlikle var. Firmaların bu konuda ilgilerinin oldukça yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Örneğin finans sektörünün yüzde 70’inin buluta tamamen geçtiğini söyleyebiliriz.
Her şeyden önce bulut bilişim gerçek anlamda otomasyon sağlıyor. Bu da şirket içindeki bilişim teknolojileri personelinin iş yükünü ciddi anlamda hafifletiyor ve insan kaynaklı hataları azaltıyor. Bunun yanı sıra; sıfır başlangıç maliyeti (Genel Bulut), enerji tasarrufu, esneklik, ölçeklenebilirlik, verimli kaynak kullanımı ve yüksek erişilebilirlik gibi yetenekleri de avantajlar arasında sıralayabiliriz. Bulut bilişimden faydalanan firmaların haberleşme altyapı yönetim işini bırakıp asıl işlerine odaklanmaları da bulut bilişim’in getirdiği en önemli avantajlar arasındadır. Önümüzdeki dönemlerde SaaS (Software as a Service ), PaaS (Platform as a Service) ve IaaS (Infrastructure as a Service) hizmetlerini de kendi veri merkezlerimizden müşterilerimize vermeyi planlıyoruz.

Uçtan uca ‘Bütünleşik Bulut’ çözümleri
Bulut dışarıya kapalı bir sistem olduğu için ‘Özel Bulut’ çözümlerimizde güvenlik açıkları söz konusu değil. ‘Genel Bulut’ yapısında ise, yeni çıkan yazılımlarla dışarıdan veya içerden gelebilecek olası tehditlere karşı izole bir ortam oluşturarak güvenliği sağlıyoruz. Şu anda bulut bilişimdeki tek güvenlik sorununun ‘Genel Bulut’ hizmetlerinden faydalanmak isteyen şirketlerin bu hizmeti sunan işletmelere duyduğu güvensizlik olduğunu düşünüyoruz. Bulut aslında yeni bir teknoloji olmaktan çok, şirketinizdeki bilişim teknolojilerini nasıl yönettiğiniz ile ilgili olduğu için farklı bir güvenlik açığı da söz konusu değil. Datateknik olarak biz, ‘Genel Bulut’ta kritik veri saklama konusunda endişeleri olan işletmelere uçtan uca ‘Tümleşik Bulut’ çözümleri sunmaktayız. Bu sayede müşterimizin konuyla ilgili endişelerini de ortadan kaldırmış oluyoruz. Kullanıcılar günümüzde birçok farklı haberleşme cihazları kullandığı için (Notebook, Tablet PC, Smartphone) buluta geçmek artık kaçınılmaz bir gerçek. Önemli olan doğru bulut çözümünü uygulayabilmektir. Bulut Bilişim’de tümleşik yapı güvenlik açısından endişe duyan işletmeler için uygulanabilecek en ideal çözüm.

CMC ve bulut
Türkiye’nin en büyük dış kaynak çağrı merkezlerinden biri olan ve pek çok farklı sektörde hizmet sunan CMC’den bulut bilişim dosyamız için BT-Bilişim Teknolojileri Direktörü olan Meriç Ayçin ile görüştük.

“Bulut teknolojilerini sunucu ve desktop sanallaştırma projeleri için kullanıyoruz.” Kullandığımız bu servis ile müşterilerimize sunduğumuz hizmetin daha kaliteli, daha esnek ve daha hızlı olmasını sağlıyoruz. Türkiye’de teknolojik uygulamalar her geçen gün hızla gelişmekte. Bulut bilişim hizmetleri büyük ilgi görüyor, bu hizmetlere bağlı altyapı da hazır hale geliyor. Bulut bilişim hizmeti kullanan firmalar müşterilerine kurulum, bakım, genişleme, yenileme gibi konularda maliyet iyileştirmesi, esneklik ve hızlı müdahale etme avantajı sağlıyor. Ayrıca insan kaynağı ve yer anlamında da ciddi iyileştirmeler sunuyor. Bulut bilişimin parçası olan servislerin kullanımında ihtiyaç duyulan veri merkezi donanım altyapısı için gerekli yatırımları yaptık. Bu yatırımlarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz.

“Bulut bilişim zamanla daha popüler olacak.”
Bilgisayar korsanları veya kötü niyetli kişilerce oluşturulabilecek güvenlik problemleri çok ciddi operasyon sıkıntılarına neden olabilir. Bu problemler itibar ve pazar payı kayıplarına yol açabilir. CMC olarak, ISO 27001 Bilgi Güvenliği Sertifikası sahibiyiz. Sistemimizde güvenlik açığı oluşmaması için en yüksek seviyede önlemler alıyoruz. Bulut bilişimin zamanla daha da bilinir olacağını düşünüyoruz. Bu konuya benzer bir örnek vermek isterim. İnternet bankacılığı kullanılmaya başlandığı dönemde, bazı endişeler vardı. Güvenlik açıkları nedeniyle bazı kayıplar ve mağduriyetler yaşanmıştı ama yapılan geliştirmeler ve çift faktörlü güvenlik sistemleri gibi alınan önlemlerle çok yol alındı. Şu an hepimizin hayatında İnternet bankacılığı önemli bir yerde. Bulut bilişim de her geçen gün gelişecek ve güvenlik problemlerini en aza indirilecektir.

ABH bulutta öncülüğe oynuyor
Türkiye’de bulut bilişim oyuncularından biri olan Anadolu Bilişim Hizmetleri’nin(ABH) Strateji ve Pazarlama Müdürü Övgü Güneri, “Günümüzde bulut bilişim pazarının büyüklüğünün Türkiye’de 24 milyon dolar civarında olduğu tahmin edilmekte ve bu rakamın 2014 yılında 70 milyon dolar civarında bir büyüklüğe ulaşması beklenmektedir. Bu göstergeler de kurumların bu avantajları giderek daha fazla anladıklarının kanıtı olarak görülmektedir.” diyor. Övgü Güneri ile yaptığımız söyleşide ABH’nin bulut üzerine çalışmalarını konuşma fırsatı bulduk.

7 /24 güvenli çalışma garantisi
Anadolu Bilişim Veri Merkezi’nde sunduğumuz yenilikçi hizmetlerle Türkiye’de bulut bilişimin öncülüğünü yapmaya çalışıyoruz. Tier III uyumlu ve en üst standartlarla tasarlanmış veri merkezimizde kurumları İnternet ortamıyla tanıştıran geniş bir hizmet yelpazesine sahibiz. Bulut bilişim çözümlerimizi tasarlarken öncelikle kurumların ihtiyaçlarını ve isteklerini değerlendiriyoruz. Firmalar sunucu ve depolama alanı ihtiyaçlarını karşılayan donanım ağırlıklı çözümlerin yanında mesajlaşma, birlikte çalışma, müşteri ilişkileri yönetimi gibi yazılım çözümlerini de web üzerinden ihtiyaçları kadar kullanabilecekleri, ölçeklenebilir bir modelde sunabiliyoruz. Bu sayede şirketler, ihtiyaç duydukları altyapıyı ve uygulamaları “Kullandığın Kadar Öde” yaklaşımıyla istedikleri süre zarfında satın alma esnekliğine sahip bulunuyorlar. Ayrıca, bilgi teknolojileri yatırımlarını kontrol altında tutup, ana işlerine yoğunlaşabiliyor ve zorlu rekabet koşullarında avantaj sağlayabiliyorlar.
Veri Merkezi altyapımızın ve bu altyapı üzerinde yer alan uygulamaların bakım ve yönetiminde mühendislerimizin uzmanlığı ve çözüm odaklı yaklaşımları müşterilerimizin aldığı hizmetlerin 7 gün 24 saat boyunca kesintisiz, performanslı ve güvenli bir şekilde çalışmasını garanti altına almaktadır. Bulut bilişim teknolojileri sadece kurumlar tarafında değil, aynı zamanda bireysel kullanıcılar tarafında da bilinirliğini her geçen gün arttırmaktadır.

ABH hedef belli
Son beş yıldaki yüzde 247 büyüme hızımız, Türkiye’nin en hızlı büyüyen bilişim şirketleri arasında yer almamızı sağladı. Anadolu Bilişim Hizmetleri olarak Türkiye’de bulut bilişimin öncüsü olmak için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Özellikle veri merkezi hizmetleri tarafında iddialıyız ve şirketimizi 2020 yılında sadece Türkiye’de değil; bölgedeki lider bilişim hizmetleri şirketi olarak görüyoruz. Şu anda dünyanın önde gelen üreticileri ile iş ortaklıklarımızı geliştiriyoruz ve bu hedefimizi yeni yatırımlarla ve bölgesel açılımlar ile destekleyeceğiz.

“Müşteri memnuniyetine çok önem veriyoruz.”

Müşterilerimizin güvenini sağlamak için bulut bilişim çözümlerini uygularken müşteri memnuniyetine, hizmet yönetimine, veri merkezi altyapı yatırımlarına ve güvenliğe çok önem veriyoruz. Yedi aşamalı güvenlik sistemi ile kurumların değerli bilgilerini en son teknolojilerle koruyoruz. Anadolu Bilişim Veri Merkezi’nde jeneratörlerdeki yakıt seviyelerinden, sunucular tarafından tüketilen elektriğe ve kabindeki enerji analizörüne kadar hem fiziksel güvenlik hem de veri güvenliği yönetim merkezimizden 7 gün 24 saat takip edilmektedir. Bu sistem sayesinde herhangi bir farklılık ya da aksaklık görüldüğü zaman uzmanlarımız hemen harekete geçmekte ve gereken önlemleri almaktadır. Ayrıca tüm bu süreçlerimiz ISO 20000 BT Hizmet Yönetim Sistemi, ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi ve PCI DSS Ödeme Kartı Veri Güvenliği Sistemi standartları ile yönetilmektedir.

TurkNet buluta taşıyor
TurkNet Erişim, Veri Merkezi, Güvenlik Ürünleri Ürün Müdürü Erdem Eriş ile yaptığımız görüşmede TurkNet’in çalışmaları hakkında pek çok bilgi aldık.

Turknet’ten yüzde 99 süreklilik garantisi
Veri merkezimizde sunulan hizmetleri “Co-location Alan Hizmetleri,” “Co-location Bant Genişliği Hizmetleri,” “Yönetilen Hizmetler” ve “Bulut Hizmetler” olmak üzere 4 ana grup altında topluyoruz. 1U ile 42U (Tam Kabin) arası alan kiralamanın yanı sıra, 6/12 kabinlik kafes kiralama seçenekleri de sunuyoruz. Müşterilerimiz veri merkezinde barındırdıkları sunucuların erişimi için 256Kbps-1Gbps arasında bir limitli/aşımlı bant genişliğini tercih edebiliyor. Yönetilen hizmetler kapsamında ise güvenlik, yedekleme, ‘load balancing’ hizmetleri veriyoruz. Bulut hizmetler kapsamında müşterilerimize dağıtık ve sanal TurkNet bulutu üzerinden VPS/VDS, veri depolama ve güvenlik hizmetleri sunuyoruz. TurkNet olarak N+1 ağ seviyesinde yedekleme sayesinde %99,999 süreklilik garantisi sunabiliyoruz. UPS, jeneratör, otomatik yangın belirleme ve koruma sistemi, iklim kontrolü sistemleri tamamen yedekli olarak hizmet veriyor. Yurtiçi ve yurtdışı omurgalara kesintisiz bağlantı sağlamak için çoklu fiber çıkışı da tesis edilmiş durumda. Türkiye Ağ Altyapı Platformu’nun kurucu üyesiyiz. Veri merkezimizde barındırılan sunucuların trafikleri Türkiye içine en kısa yoldan ulaşıyor. ISO 27001 sertifikasına sahip veri merkezimiz fiziksel ve elektronik güvenlik sistemleriyle korunuyor. TurkNet olarak sağladığımız bulut hizmetiyle kurumların verilerine geniş bant erişimiyle ulaşmasını, gerekli güvenlik protokolleriyle desteklenmiş birimlerde değerli verilerini saklama, yönetme, yedekleme, işleme ve analiz etme hizmetlerini sunuyoruz. Böylece kişi ya da kurum olsun, değerli verilerini saklayıp yönetme konusunda daha ucuz bir maliyetle daha güvenli hizmet alabiliyorlar.

TurkNet’in gelecek planları
2012 yılı içerisinde en yeni nesil yedekli altyapısı üzerinden bulut hizmetlerini sunmaya başlamış olan TurkNet, önümüzdeki yıllarda bulut bilişim kapsamında hizmet yelpazesini daha da genişleterek bu alandaki yatırımlarını pekiştirecektir. ISO 27001 sertifikasına sahip, uluslararası standartlara uygun olarak tasarlanmış ve yönetilen TurkNet veri merkezi, fiziki ve elektronik güvenlik sistemleri ile korunuyor. Ayrıca müşterilerimizin veri güvenliğini sağlamak için sunduğumuz UTM hizmetlerini Yönetilebilir Güvenlik Duvarı, Yönetilebilir Özel Güvenlik Duvarı ve IPS/DoS alt başlıklarında topluyoruz. Yönetilebilir Güvenlik Duvarı hizmetinde, müşterinin cihazlarına doğru olan trafik TurkNet’in sahip olduğu yüksek kapasiteli UTM cihazları ile filtrelenir. TurkNet, müşterisinin tanımladığı ihtiyaçlar doğrultusunda güvenlik duvarı hizmetini yönetir. Yönetilebilir Özel Güvenlik Duvarı müşterilerine ayrıca, kendi kullanımları amacıyla bir arayüz sunulur ve TurkNet’in UTM cihazları üzerinde işlemci, anlık oturum sayısı gibi kaynaklar ayrılır. IPS/DoS hizmetini alan müşterilerin profillerine tüm IPS imzaları tanımlanır ve DoS koruma profili aktive edilir. IPS hizmeti sayesinde, müşterinin TurkNet Veri Merkezi’nde barındırdığı her türlü donanım ve yazılıma yönelik bilinen ya da bilinmeyen saldırılar tespit edilir, saldırı başarılı olmadan önleme şansı sunulur ve zorla içeri girişler öngörülebilir bir şekilde önlenmiş olur. DoS hizmeti sayesinde ise; ‘service overloading’, ‘message flooding’, ‘clogging’ gibi sistemleri ve bant genişliğini kullanılmaz hale getirmeye çalışan DoS saldırıları önlenir. Teknik yöneticiler süreçlerini bulut bilişime uygun hale getirmeli, göz ardı ettikleri değişkenlerin olmadığından emin olmalı ve geçişi en ince ayrıntısına kadar planlamalıdır. Dolayısıyla firmalar yeni teknolojileri hayata geçirirken, sistemlerini TurkNet Veri Merkezi gibi güvenliği ve sürekliliği yüksek bir ortamda barındırmayı düşünmelidir.

British Telecom ve bulut bilişim
British Telecom Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Kıdemli Ürün Müdürü Murat Nergiz, “British Telecom, dünyada, bulut kavramına önderlik eden hizmet sağlayıcılarından birisi. Kurumsal şirketlerin bilişim altyapılarını, yatırım ihtiyacı gerekmeksizin merkezi olarak sağlamaya uzun zaman önce başlamış ve liderlik etmiştir” diyor. Nergiz, kendisi ile yaptığımız görüşmede son dönemdeki BT’nin faaliyetlerinden bahsetti.

British Telecom ile buluttan tam verim
Veri merkezi hizmetlerinde sanallaştırmanın ve paylaşımlı platformlar üzerinden çalışmanın nasıl bir maliyet avantajı yarattığını hepimiz biliyoruz. Ancak sanallaştırmanın, paylaşımsız altyapı ihtiyacını ortadan tamamen kaldırdığını iddia edemeyiz. Bu durumda neden paylaşımsız altyapılarda bulut üzerinden sağlanamasın? BT olarak sağladığımız “On Demand Compute – İhtiyaca Göre Sunucu” hizmetinde müşterilerimize paylaşımlı sunucular üzerinden değil, adanmış ‘blade’, paylaşımsız güvenlik duvarı, paylaşımsız veri depolama hizmeti sağlıyoruz. Üstelik müşterimiz dilerse bunu İnternet üzerinden kendisi de kolayca gerçekleştirebiliyor, dilediği anda İnternet bağlantı hızını arttırabiliyor ya da kapatabiliyor. Müşterilerimiz, tamamen kendilerine adanmış bir altyapı sunuyor olmamıza rağmen Bulut Bilişim ruhuna uygun olarak herhangi bir yatırım ya da giriş ücreti ödemeksizin aylık ödemeler halinde ödeme gerçekleştiriyorlar. BT olarak; bulut üzerinden çağrı merkezi altyapısı, IP santral, güvenlik ürünleri ve uygulamalar da dâhil olmak üzere onlarca servis sunabiliyoruz. Özellikle son yıllarda yerleşik işletmeci dışındaki alternatif işletmecilerin kendi fiberoptik ağlarını oluşturması, yaygınlaştırması, kendi aralarındaki İnternet ara bağlantı anlaşmalarını sağlamış olmaları, mobil operatörlerin 3.Nesil (3N)’de hız yarışına girmesi, veri merkezi sağlayıcılarının yatırımlarını çeşitlendirmesi ile birlikte, mevcuttaki yerleşik karasal altyapımızı bir arada düşündüğümüzde Türkiye’deki kurumsal şirketlerin erişimlerinin bulut altyapısı için hazır olduğunu söyleyebiliriz.

“Bulut bilişim her kesimden kullanıcıya fayda sağlamakta.”
Bulut hizmetlerinin en önemli katma değeri, şirketlerin bilişim altyapısı için yüksek tutarlı yatırımlar gerçekleştirmemesi, bu altyapıyı idame ettirecek kalabalık ve masraflı ekipler tutmaması ya da özel bakım anlaşmalarının maliyetlerine katlanmaması. Bulut Bilişim’in özellikle orta ölçekli şirketleri adreslediği düşünülse de gerçekte her kesimden kullanıcıya fayda sağlamakta. Örneğin bireysel bir kullanıcı için kullandığı sosyal medya, veri depolama ya da e-posta alanı bir bulut servisiyken; işlemci ve depolama üniteleri olmayan bilgisayarların kullanıldığı kurumsal uygulamaların tamamı bulut servisleri. BT olarak biz tüm ürün ve servislerimizi küreselleşme sürecindeki büyük ölçekli kurumlarının iş ihtiyaçlarına hitap edecek şekilde tasarlamakta ve kullanıma sunmaktayız. Bu bizi, Türkiye’deki diğer şirketlere liderlik ederek küreselleşen şirketlerle çalışan bir hizmet sağlayıcı haline getiriyor. Bu nedenle dünyada başka ülkelerde şirketlerin kullandıkları teknolojik yenilikleri BT olarak Türkiye’ye biz getiriyoruz.
Biz bulut bilişimi ayrı bir servis kategorisi olarak görmüyoruz. Bize göre; neredeyse geleneksel tüm servisler bulut üzerinden sağlanabilir, bu nedenle biz bulut bilişimi şirketlerin ihtiyaçlarını daha kolay ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekleri bir ortam olarak, tüm ürün ailemizin içerisinde konumlandırıyoruz. En önemli katma değerimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak olan teknolojinin gerçekten bulut bilişim olup olmadığını da belirlemek. BT olarak bulut üzerinden çağrı merkezi altyapısı, IP santral, güvenlik ürünleri ve uygulamalar da dâhil olmak üzere onlarca servisi Türkiye’nin olanakları uygun olduğu sürece sunabiliyoruz.

Maya ICT’den çözümler
Telepati dergisi bulut bilişim dosyasının bir diğer konuğu ise Maya ICT kurucu ortağı Selçuk Özdoğan oldu. Maya ICT’nin sunduğu bulut üzerinden ofis yazılımlarının bütünleştirilmesi, e-posta servisleri, Web güvenliği çözümleri ve mobil güvenlik çözümlerini kapsıyor. Özdoğan, bulut bilişim konusunda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Maya ICT müşterilerine bulut servisleri konusunda çözümler sunuyor
Bulut servislerinin verimli bir şekilde kullanılabilmesi için öncelikle Telekom altyapısının yeterli olması gerekiyor. Fiber altyapıların çok yaygınlaşması ve yurtdışı çıkış alternatiflerinin çeşitlendirilmesi bu servislerin kullanımını kolaylaştırılıyor. Servis sağlayıcıların altyapılarını daha çok fiber optik bağlantılar üzerinde geliştirme çabaları da altyapının giderek daha da elverişli hale geleceğini bize gösteriyor.
Maya ICT olarak, müşterilerimizin mevcut servislerine bulut servislerini bütünleştirip tümleşik çözümler oluşturuyoruz. Böylelikle kurumsal müşterilere sistem esnekliği ve kullanıcıların ofis içinde ve ofis dışında kontrol edilebilmesini sağlayarak kurumsal verinin daha etkin bir şekilde korunmasını sağlıyoruz. Bu yolla firmalar mobil kullanıcıların şirket verilerine erişimlerini daha kolay ve daha güvenli bir şekilde yapabilmesini sağlayabiliyorlar. Bulut servislerinin verimli bir şekilde kullanılabilmesi için Telekom altyapısının yeterli olması gerekiyor. Fiber altyapıların çok yaygınlaşması ve yurtdışı çıkış alternatiflerinin çeşitlendirilmesi bu servislerin kullanımını kolaylaştırılıyor. Servis sağlayıcıların altyapılarını daha çok fiber optik bağlantılar üzerinde geliştirme çabaları da altyapının giderek daha da elverişli hale geleceğini bize gösteriyor.
Bulut servisleri konusunda bir süredir yetkinlik geliştirme çalışma içerisindeyiz. Bulut servislerinin bizim gibi bütünleştirici firmaların iş yapış şekillerini değiştireceğini öngörüyoruz. Bu değişime kendimizi hazırlamak için satıştan servise her alanda önemli bir dönüşüm içerisindeyiz. Teknik ekiplerinin tümleşik sistemler konusunda yetkinlik geliştirirken, satış ekiplerimiz ve danışmanlarımız da müşterilere bulut servisleri konusunda bilgi aktarımı yapmaktalar. Şu anda bulut servisler ve tümleşik çözümler sunan üreticilerle iş ortaklıklarımız var ve ileriye doğru bu iş ortaklıklarını arttırmayı hedefliyoruz.

Bulutun geleceği
Güvenlik zaafları bulut servisleri konusunda faaliyet gösteren firmaların kâbusu olmaya devam edecek. Bu risk, telekom güvenliğinin en temel gerçeği olarak hem servis sağlayıcıları hem de bu servislerden yararlanan firmaları endişelendirmeye devam edecektir. Temelde bu risk, sadece bulut servislerine özel bir risk olmadığı için bu riskten ötürü bulut servislerine olan eğilimin azalacağını düşünmüyorum ama güvenlik anlamında problemler yaşayacak olan servis sağlayıcıların rekabette eleneceklerini ve “güvenli” olarak bilinen servis sağlayıcıların ön plana çıkacaklarını düşünüyorum. Firmalar açısından da kullanılan servislerin güvenliği konusunda ekstra çalışmalar yapılması, güvenlik politikalarının bu yapıya uygun olarak yeniden belirlenmesi, şifreleme gibi çözümlerin daha yaygın kullanılması yakın gelecekte özellikle CSO’ların ajandalarını dolduracaktır.

SAP ile bulutta maksimum fayda
Bulut bilişimde şirketlere donanım, geliştirme platformu ve yazılım alanlarında çözümler sunan SAP Türkiye’den Satış Destek Direktörü olan Erdem Şekeroğlu’nu üzerinde çalıştığımız bulut dosyamız için kendisinden bilgi aldık.

IaaS, PaaS ve SaaS
SAP, şirketlerin bulut bilişimin IaaS (donanımın), PaaS (geliştirme platformunun) ve SaaS (yazılımın) olmak üzere tüm alanlarından faydalanmalarını sağlayacak çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Örneğin, SAP IaaS tarafında yıllardır müşterilerinin SAP sistemlerini sanallaştırılmış özel bulut üzerinde koşturmalarına olanak tanıyor. Paralelinde, “kamu bulutu” üzerinden sunduğu çözümleri de bulunan SAP, bulut üzerinde koşturulan SAP sistemlerinin verimli bir şekilde yönetilebilmesi için gerekli yönetim araçlarını da müşterilerine sunuyor. Dahası bu çözümler SAP iş ortakları tarafından bulut üzerinden sunulan bir platform kullanılarak (PaaS) ek özellikler ile zenginleştirilebilme esnekliğine de sahip. SAP, yazılım tarafında (SaaS) ise şirketlere hem LoB (LineofBusiness) adı verilen bölümlere yönelik yazılım çözümleri (Satış, Satınalma, İş Zekâsı, İnsan Kaynakları vb. uygulamaları) hem de özellikle küçük ve orta ölçekli bir şirketin uçtan uca tüm ERP-Elektronik Kaynak Planlaması süreçlerini karşılayabilen çözümler sunuyor. Örnek olarak, SAP All-in-One (küçük ve orta boy işletmeler için ERP çözümü), SAP Sustainability Performance Management (sürdürülebilirlik çözümü), SAP Sales OnDemand (Müşteri İlişkileri Yönetimi çözümü) ve SAP BusinessObjects BI OnDemand (iş zekâsı çözümü) gibi SaaS çözümleri verilebilir.
SAP olarak, önümüzdeki dönemde ise IaaS, PaaS ve SaaS anlamında genel, özel ve tümleşik bulut çözümlerini kullanarak müşterilerine bulut bilişimden esnek bir şekilde maksimum faydayı sağlayabilecekleri çözümler sunmayı hedefliyoruz.

SAP’dan bulut değerlendirmesi
Yazılımların İnternet üzerinden kullanılmasını sağlayan “Bulut Bilişim” şirketlere büyük kolaylıklar ve avantajlar sağlıyor. Bu avantajların başında da maliyetlerin azaltılması geliyor. İster büyük şirketler olsun ister KOBİ’ler, bulut bilişimin sağladığı avantajlardan faydalanabiliyor. Teorik olarak bulut ortamına taşınan her süreç için, yazılımı ayakta tutmak adına katlanılacak maliyetten kurtulmuş olunuyor, ancak alınan bu servis için de belli bir bedel ödenmesi gerekiyor. Bulut ortamlarda sunulan çözümler, yapıları gereği çok daha kullanıcı dostu yapılardır ve bu da eğitim maliyetlerinde ciddi tasarruflar sağlamaktadırlar. Ayrıca yazılım güncellemeleri sırasında en zaman alıcı ve maliyetli süreç olan test çalışmaları ve kalite kontrol gibi süreçler, bulut ortamda sunulan servisler için katlanılması gereken bir maliyet değildir. Tüm bunları üst üste koyduğunuzda, yazılım ve donanımlara ait toplam sahip olma bedellerinde ciddi avantajlar sağlanmaktadır. Dünya üzerinde kullanım oranlarının çok yüksek bir ivmede olmasının en büyük nedeni de budur.

SAP’dan gelecek planları
Kurumsal uygulama ve yazılım alanında dünya lideri konumunda bulunan SAP, son beş yıl içerisinde bulut bilişime ciddi yatırımlar yapmış bulunuyor. Geçen sene itibariyle müşterilerimizin kullanımına önemli çözümler sunduk ve bu alanlarda önümüzdeki dönemde de çok ciddi adımlar atmayı planlıyoruz. 2015 yılında 1 milyar kişinin hayatına SAP çözümleri ile dokunmayı hedefliyoruz. Bu ölçekte bir hedefin gerçekleşmesinde se bulut bilişimin önemli bir yer tutacağına inanıyoruz. Bu yol haritasında bulut bilişime erişimde, mobil sistemlerin/gömülü teknolojilerin önemli bir yer tutacağını düşünüyorum. Buna göre herhangi bir anda sayısı 10’lara varan gömülü/mobil sistem her bireyin hayatında yer almış olacak. Bu sistemlerden toplanan verilerin işlenmesi veya bu sistemler üzerinden bulut bilişim üzerinde duran servislere ulaşılması ise son kullanıcı deneyimini derinden değiştirecek. Böylece toplam sahip olma maliyetlerinde ciddi şekilde iyileşmeler olacak. İlk etapta, finansal süreçler harici çözümlerin bulut servisler ile kullanıma sunulduğunu göreceğiz.

Caretta Yazılım bulutu değerlendiriyor
Bulut dosyamızda konuk ettiğimiz bir diğer isim ise bulut bilişimin şirket yöneticileri için önemi hakkında konuşan Caretta Yazılım Kurucu Ortağı Selçuk Kumbasar oldu.

Bulut bilişim şirket yöneticileri ve bilgi işlemciler için ne ifade ediyor
Bulut bilişimin bence en iyi özeti bilgi işlem hizmetinin bir büyük toptancıdan servis olarak alınmasıdır. Türkiye’de irili ufaklı pek çok şirket sunucu bakımlarını, yazılım hizmetlerini, sistem sürekliliği için gerekli olan hizmetleri ya kendi içinde kurduğu bir bilgi işlem çalışanları ile yapıyor veya bu hizmetleri dış kaynak kullanarak satın alıyor. Her durumda firmaların içinde önemli sayıda yazılım/donanım bulunduruluyor ve bu sistemler sürekli bakım altında çalıştırılıp güncellemeleri takip ediliyor. Bunun yanı sıra güvenlik açısından da gerekli önlemler alınıyor.
Her bir firma için ayrı ayrı kurulan ve yönetilen bu sistemlerin işlem başına maliyetleri aslında büyük sistemlerle kıyaslandığında oldukça yüksek. Ayrıca maliyetleri önceden kestirmek te o kadar kolay değil. Aniden alınması gereken bir yazılım veya bir sunucu bütçelerde delikler açabiliyor. Eğer bu sistemleri çok daha büyük bir ölçekte yöneten bir altyapı olsaydı ve bu altyapıdan her firma kullandığı ölçüde faydalansa ve ona göre bir ücret ödeseydi nasıl bir altyapı kurulması gerekirdi? İşte bulut bilişim bu konuda iyi bir yanıt olarak karşımıza çıkıyor.
Şunu hayal edelim: Çok sayıda sunucu bir veri merkezinde kurulu olsun. Bu sunucuların üzerinde aynı yazılımlar çalışıyor olsun ve bu yazılımların güvenliğini ve sürekli olarak çalışmasını sağlayan bir ekibimizin olduğunu varsayalım. İşte bu sunuculardaki yazılımı kullanan değişik boyutlardaki firmaları düşünelim. Kiminin 5 çalışanı var kiminin ise 50, her biri ayrı seviyede bu yazılımı kullanıyor ve sadece kullandığı kadar bir ücret ödüyor. Kendi bünyelerinde bir sunucuları yok, sadece İnternet’e bağlanıyorlar ve bu bağlantı üzerinden yazılıma ulaşıp yüksek seviyede bir servis alıyorlar. Sunucular durmuyor, aksamıyor, her an cevap veriyorlar, yazılımın bakımını düşünmüyorlar sadece yazılımı kullanıyorlar. Büyük bir sistemden, kaliteli ama küçük bir hizmet alabiliyorlar. Servisin kalitesi o kadar iyi ki, sistemin çalışmadığı herhangi bir anı kullanıcılar hatırlamıyor bile. Bu senaryo artık bir hayal değil, bulut bilişim sayesinde küçük ve orta ölçekli işletmeler artık büyük sistemlerin kalitesinde servis alabilecekler. Tek gereksinimleri İnternet’e çıkan bir donanım. Belki bir IPad, belki bir diz üstü bilgisayar veya bir Android işletim sistemli akıllı telefon ile kullanacaklar bu servisleri.

Bulut bilişimin temel artıları
Maliyet ve süreklilik bulut bilişimin en büyük avantajları olarak karşımıza çıkıyor. Elektrik kullanımından kaynaklanan maliyetlerin azalması, bakım gereksiniminin azalması sebebiyle daha az personel ile işlerin yürüyor olması, satın alma yerine kiralama yapılıyor olmasından dolayı maliyetlerin operasyona bağlı olarak değişmesi şirketlerin yöneticilerinin dikkatini çekecek önemli konular. Ama daha başka avantajları da ayrıca göz önüne almamız gerekir. Örneğin bir şirket büyümeye başladığında sistemin buna şimdiden hazır olması büyük bir ayrıcalık artık. Bir de bu büyümenin sadece ödeme planında oluyor olması çok daha önemli.
Bulut bilişim hizmeti veren firmaları potansiyel müşterileri nasıl seçmeli? Öncelikle büyüklük önemli bir seçim faktörü olarak beliriyor. Hizmet veren firma ne kadar büyükse o kadar maliyet avantajı sunabileceği için seçilecek firmanın büyüklüğüne ve kurulu altyapısına dikkat edilmeli. Diğer taraftan alınabilecek yazılım hizmetlerinin çeşitliliği ve potansiyel müşterinin ihtiyaçları da bir başka seçim kıstasıdır.
Bulut bilişim temelde 4 konuda şirketlere faydalı olacak:
Hız: İşlemler büyük bir altyapıda olacağı için daha hızlı olacak.
Risk: İşlemler güvenilir ve sürekli kontrol atında bir altyapıda tutulduğu için daha az riskli olacak.
Ölçekleme: Altyapının paylaşılabilir bir yapıda olması sebebiyle sistemi istediğiniz ölçekte büyütme imkânı olacak.
Maliyet: paylaşılan altyapı ve personel sistemi daha hesaplı yapacak.

Bulutta EMC
Dosyamızda yer alan bir diğer konuğumuz ise EMC Kıdemli Teknoloji Danışmanı Cenk Ersoy oldu. EMC’nin bulut bilişim alanındaki faaliyetlerini kendisinden dinledik.

“Kendimizi bir teknoloji şirketi olarak adlandırıyoruz.”
Storage şirketi olduğumuzu her zaman söylüyoruz ama bizim asıl hedefimiz iyi bir teknoloji şirketi olmak ve müşterilerin bizim, son dönemde oldukça geliştirdiğimiz yelpazemiz dâhilinde ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak. Bulut bilişime giden yolda ihtiyaç duydukları her türlü danışmanlık hizmetini sağlıyor, altyapılarını en iyi şekilde inceliyor ve beklentilerine yönelik, en uygun maliyetli, en verimli çözümü; uzman çözüm mimarlarımız aracılığıyla sunuyoruz. Aynı zamanda müşterimiz; kendi almış olduğu ürünü, hangi seviyede, ne performansta kullandığını ve ne gibi kazanımlar elde ettiğini çok rahat analiz edip görebiliyor. BT dönüşümlerinde, onlardan biri haline geliyor ve bire bir, bütün süreçlerin içinde yer alarak, kendilerine yol gösteriyoruz.
EMC, Iomega ürün serisiyle tüketicilere teknoloji, ürün ve hizmet sunuyor. Bizim teknoloji çözümlerimizin faydaları, kaynak kullanımının optimize edilmesi yoluyla işletme maliyetlerinin düşürülmesine kadar birçok sistemi sunuyor. Karmaşıklığın ve veri merkezinde kapladığı alanın azaltılmasıyla, enerji tüketiminin azaltılmasına kadar uzanıyor. Aynı zamanda, iş hayatının değişen ihtiyaçlarına karşılık verebilme ve talep üzerine çok kısa bir zaman içerisinde BT-Bilişim Teknolojileri hizmetleri sunabilme esnekliğine sahip dinamik bir ortam yaratarak şirketlere çeviklik kazandırıyor. Bütün bu faydalar sayesinde, kuruluşlar BT altyapısının bakımına daha az harcama yaparak ana işlerine daha fazla yatırım yapabiliyor. Müşterileri için yeni hizmetleri pazara daha hızlı sunabiliyor. Böylece müşterilerine sundukları hizmet kalitesini artırmalarına, yeni müşteriler kazanmalarına ve mevcut müşteri tabanlarını korumalarına yardımcı olmuş oluyoruz.

Türkiye ve dünyada bulut
Türkiye’deki bulut bilişim pazarı, dünya genelindeki pazarı ve standartlarından çok da farklı değil. Bütün servis sağlayıcıların kendi özel ve kamuya açık bulut ortamlarını geliştirme konusunda çok istekli olduklarını gözlemliyoruz. Consensus Economics çalışması, birinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 büyüyerek Çin’i ve dünyanın bütün ülkelerini geride bırakan Türkiye’nin 2001 yılı GSYİH artış tahmininin de ciddi oranda yukarı çekildiğini gösteriyor. Bu, pazarın ve ekonominin büyüme eğiliminde olduğunu gösteren önemli bir gösterge. Büyümenin çok hızlı olduğu da bir gerçek.
Bulut bilişim pazarının büyüklüğü konusunda henüz sağlıklı bir araştırma yapılmadı ama 200M – 600MTL arasında bir yerde olduğunu tahmin ediyoruz, ancak bu rakama “İnternet yayıncılığı” veya bulut bilişim tanımına girmemekle birlikte aynı şirketlerin verdiği hizmetler dâhil değil. Büyümenin çok hızlı olduğunu tahmin ediyoruz. Büyüme oranı, Türkiye’de en az yüzde 50 gibi olmalı.
2011 yılında gerçekleştirilen “Kaostan Değer Yaratmak” isimli IDC Digital Universe araştırması, dünya genelinde bilginin her iki yılda bir iki katın üzerinde artmakta olduğunu gösteriyor. Bu çalışmaya göre 2011 yılında 1,8 zettabayt tutarında bilgi yaratılacak ve türetilecek. IDC; verilerdeki bu yüksek artış hızına karşılık kaynaklardaki artışın böyle sınırlı kalacağı düşünülüyor. 2015 yılına kadar mevcut bilginin yaklaşık yüzde 20’sinin bulut bilişim hizmet sağlayıcılarının eline geçeceği tahmin ediliyor. Yani bir BIT’ın kaynağından son kullanıcısına ulaşana kadar bir bulutta saklanacağını ve hatta toplam bilgilerin yüzde 10’u kadar bilginin bulutlar tarafından idare edileceğini düşünüyoruz. Buna paralel olarak biz de; RSA ve IONIX ürün ailemize yeni yazılımlar kazandırmayı ve hem Hyper-V, hem de VMWare sanallaştırma katmanları ile bütünleştirme ve onlara katma değer kazandıracak yönetimsel ek yazımlar geliştirmeyi sürdüreceğiz.

GSM operatörleri tarafından bulut
Vodafone’dan kırmızı bulut

Vodafone Türkiye Kurumsal İş Birimi’nden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy bulut dosyamızın bir diğer konuğu oldu. Kendisinden Vodafone’un bulut hizmetleri hakkında bilgi aldık.

Bulutta Vodafone farkı
Biz, günümüz teknolojilerinin gelişimini ve ne gibi dönüşümleri gerekli kıldığını temel alarak hareket ediyoruz. Bu şekilde iş ortaklarımıza daha akıllı ve verimli iş yapma biçimlerinin kapılarını açmaya, iş süreçlerini daha pratik hale getirmeye odaklanıyoruz. Kırmızı Bulut çatısı altında sunduğumuz çözümleri kurgularken de şirketlere her yerden, her zaman ve her cihazdan çalışmalarını sağlayacak hizmetler sunmaya; böylelikle verimliliklerini artırmaya ve maliyet avantajı elde etmelerine katkı sağlamaya odaklandık. Vodafone'un küresel bilgi birikimi ve gücüyle desteklenen bu yaklaşımımızla hizmet kalitemizi yükseltiyor ve fark yaratıyoruz. Öte yandan Koç.net gibi büyük firmaları bünyemize katarak güçleniyor ve Vodafone olarak, müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını tek elden karşılayan güvenilir bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Biz kurumsal müşterilerimizin güvenilir iş ortağı olma öngörüşüyle çalışıyoruz. Bu kapsamda, Vodafone İş Ortağım müşterilerine tek elden haberleşme çözümleri sağlamak üzere Türkiye’de ve dünya çapında, alanlarının uzmanı kuruluşlarla önemli işbirliklerine imza atıyor. Microsoft ile dünya çapında işbirliğimizin en yeni meyvesi olan Microsoft Office 365 de bu yaklaşımımızın bir ürünüdür.

Bulut bilişim çözümleri
E-posta ve Web yönetimi, bilgi güvenliği ve iş yönetimi çözümleri olmak üzere üç ana başlık altında topluyoruz. Her bir çözümümüz firmalara, hizmet ettikleri alanlarda geniş olanaklar sağlıyor.
E-posta ve Web Yönetimi Çözümleri, firmaların İnternet ortamına taşınarak bilinirliklerini artırmalarını ve daha profesyonel bir kurumsal kimlik kazanmalarını sağlıyor.
İş Yönetimi Çözümleri, firmalara mobil uygulamalar sayesinde bilgilerini etkin şekilde yöneterek verimliliklerini artırma ve işlerini büyütme avantajı sunuyor.
Bilgi Güvenliği Çözümleri ise akıllı mobil cihaz kullanımının artmasına paralel olarak güvenliğin en kritik gündem maddelerinden biri haline geldiği günümüzde, şirketlere mobil cihazlarını uzaktan güvenle izleme ve yönetme gibi önemli bir fırsatla buluşturuyor.
‘Vodafone İş Ortağım Kırmızı Bulut’ ile mobil ve sabit haberleşmeden sonra bilişim hizmetleri de, KOBİ’lerin tüm haberleşme ihtiyacını giderecek hizmetler bütününe ekleniyor. Sadece bir İnternet bağlantısı ile erişilebilir olan ‘İş Ortağım Kırmızı Bulut’ karmaşık ve zorlu bilgi işlem süreçlerini ortadan kaldırıyor. Sunduğu çözümler sayesinde yazılım güncelleme, sunucu kapasite takibi ve yedekleme gibi konular KOBİ’lerin iş süreçlerinin bir parçası olmaktan çıkıyor. Bu süreçleri iş ortakları yerine Vodafone takip edip yönetiyor ve KOBİ’ler işlerini büyütmeye odaklanabiliyor. İş Yönetimi Çözümleri kapsamında sunulan ve Oksijen ARGE mühendisleri tarafından geliştirilerek dünyaya da ihraç edilen Lokasyon Bazlı Çözümler (Vodafone Locate), bölgesel hizmetlerine yeni bir soluk getiriyor: Türkiye’de ilk kez sadece yurt içi değil yurt dışında da mobil ekip takibini sağlıyor. Ayrıca GPS özelliği ile mobil telefona ek herhangi bir cihaza ihtiyaç olmadan mobil ekipler hakkında daha hassas bölge bilgisi sunuyor. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte akıllı mobil cihaz kullanımı artıyor. Bu artış, firmalar için cihazların güvenli şekilde izlenmesi ve yönetilmesi ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Türkiye’de ilk kez ve sadece ‘Vodafone İş Ortağım’, ‘Bilgi Güvenliği Çözümleri’ kapsamında sunulacak olanGüvenli Mobil Cihaz Yönetimi’ ile bu ihtiyaca en yenilikçi şekilde karşılık veriyor.

Turkcell ile ‘SüperBulut’
Bulut bilişimi konu edindiğimiz dosyamızın konukları arasında Turkcell Bilişim ve Haberleşme Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de yer aldı. İlker Kuruöz bize Turkcell’in bulut çalışmalarından bahsetti.

Yüzde 80 tasarruf olanağı
Turkcell, yeni nesil bulut servisleri sayesinde şirketlere uzaktan veri ve sunucu yedekleme hizmetleri sunuyor. Böylece şirketler artık donanım ve sunucu satın almak zorunda kalmıyor kiralayacakları yazılımlarla milyonlarca dolarlık yatırım yapma derdinden kurtuluyor. Bir Turkcell Superonline servisi olan ve Turkcell SüperBulut adını taşıyan İnternet platformumuz ile biz, işletmelere rekabet avantajı ve yüzde 80 tasarruf olanağı sağlıyoruz. İşletmeler, veri depolamanın da aralarında bulunduğu pek çok donanım, yazılım, lisans, işletim, İnternet ve güvenlik gibi bilişim teknolojisi hizmetlerini (www.turkcellsuperbulut.com) adresi üzerinden yalnızca birkaç dakikada alabiliyorlar. Bulut teknolojisinin getirdiği maliyet avantajı, esneklik ve hız gibi faydaların ötesinde, müşterilerimize Turkcell’in uzman haberleşme kadrosu ile çalışma imkânı sunuyoruz.
Hizmet başlıklarımızı ve içeriklerini kısaca özetleyecek olursak:
Sunucu Barındırma: Turkcell Superonline, Sunucu Barındırma hizmetiyle ek bir yatırım ve harcama yapmanıza gerek kalmadan sunucularınızı barındırıyor. Uluslararası standartlara uygun Turkcell Superonline Veri Merkezi güçlü altyapısıyla kritik uygulamalar barındıran sunucularınıza yüksek hızda güvenli erişim sağlıyor.
Uzaktan Sunucu Yedekleme: Turkcell Superonline Uzaktan Sunucu Yedekleme Servisi, önemli ve kritik gördüğünüz verileriniz ve sistemleriniz için güvenli bir ortam ve maliyet avantajı sağlayarak yedekleme ihtiyaçlarınızı karşılıyor. İstenmeyen arızalarda veya olağanüstü durumlarda, verilerinize ve sistemlerinize Turkcell Superonline Veri Merkezlerinde tutulan yedeklerinizden anında geri dönme olanağı sağlıyor. Turkcell Uzaktan Sunucu Yedekleme Servisi ile sanal (VM) ortamlarınızın, SQL, Exchange ve Oracle veri tabanlarınızın dahi yedeklerini alabilirsiniz.
Yönetilebilir Güvenlik: Turkcell Superonline müşterilerinin kurumsal ağ politikaları ve ihtiyaçları doğrultusunda İnternet üzerindeki tehdit ve saldırılara karşı güvenliğini, Paylaşımlı Güvenlik Duvarı (Firewall), DDOS Atak Önleme, Yönetilebilir Güvenlik Hizmetleri ile sağlıyor, riski kontrol altına alıyor. Turkcell Superonline kendisine ait fiber Telekom altyapısı sayesinde güvenlik tehditlerini ağınıza ulaşmadan engeller. Bu sayede yüksek bant genişliğinizi standart performansta kullanmaya devam edebilirsiniz.
Süper Ofis: Turkcell Superonline Super Ofis Paketi ile mevcut ve yeni abonelerimize 12 aylık taahhüt karşılığında avantajlı fiyatlar ile kurumsal e-posta, Web sitesi ve İnternet adresi hizmetlerine bir arada sahip olma imkânı sunmaktadır.
Çözüm paketimizin içinde bulunanlar:
-Kendinize ait bir alan adı (.com, .net, .org, .info, .mobi ya da .biz uzantılı. Örn: firmaismi.com)
-Web sitenizi barındırmak için tam 100 MB’lik alan
-Alan adınızla bütünleşmiş 5 adet, her biri 500 MB kapasiteli e-posta adresi (Örn: isim@firmaismi.com)
-WordPress web sitesi yaratma aracı.
Olağanüstü Durum Merkezi: Turkcell Superonline Olağanüstü Durum Merkezi deprem, sel vb. felaket durumlarından etkilenmeksizin iş sürekliliğinizi sağlamanıza yardımcı olur. Dünya standartlarında inşa edilmiş, Turkcell Superonline fiberoptik altyapısına tümleşik ‘Olağanüstü Durum Merkezi'nde yedeklenen sunucularınız üzerindeki tüm uygulama ve verilerinizi herhangi bir felaket durumunda hiçbir kayıp olmaksızın kullanmaya devam edersiniz.

“İşletmelerin bu değişen hayata uyum sağlaması gerekiyor.”
Bir kanuna bağlı olmaksızın tüm işletmelerin İnternet’te var olması gerekiyor. Çünkü hayat sayısallaşıyor ve işletmelerin bu değişen hayata uyum sağlaması gerekiyor. Bu değişiklik bizim yatırımlarımızı değiştirmeyecek. Biz aynı şekilde yolumuza devam ediyoruz. İşletmelerin Web sitesi dışında daha verimli hale gelmeleri ve dünya ile rekabet edebilmeleri için yazılım ve donanım ihtiyaçları da var. Bu hizmetleri buluttan almalarının daha doğru olduğunu düşünüyorum.

Dünya Ekonomik Forumu ve Accenture’ın 2009 yılında dünyada bulut bilişimin etkileyeceği sektörler üzerine yaptıkları araştırma sonuçları şu şekilde verilmiştir:
Dünya Ekonomik Forumu ve Accenture’ın yaptıkları ankette “Hangi endüstrinin bulut bilişimden daha fazla etkilenir?” sorusuna yanıt aranmış. Araştırma sonucunda yüzde 78 ile Telekom endüstrisinin, ikinci olarak yüzde 54 ile medya ve Telekom’un, sonrasında sıra ile yüzde 40 eğitimin, yüzde 33 sağlığın, yüzde 10 üretimin ve yüzde 4 tarımın etkileneceği sonucu ortaya çıkmış.

BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri alanında danışmanlık hizmetleri veren bir pazar istihbarat firması: IDC
Gerçekleştirdikleri projelerle pazarın büyüklüğünü tespit etmek, büyüme beklentilerini, eğilimleri anlamak, servis sağlayıcıların odak alanlarını tespit etmek ve son kullanıcıların bulut bilişim konusundaki yatırım düşüncelerini detaylı bir şekilde ortaya koymayı amaçlayan IDC, aynı zamanda Türkiye’de bulut bilişim pazarına yönelik araştırma ve danışmanlık projeleri gerçekleştiriyor. IDC Kıdemli Araştırma Analisti Melih Murat ve IDC Ülke Başkanı Nevin Çizmecioğulları Telepati Dergisi’nin bu sayısında bulut dosyasının konuğu oldular.

“Türkiye bugüne kadar dış kaynak kullanımı anlamında çok tutucu bir görüntü sergilemiştir.”(Melih Murat)
Bir pazarın bulut bilişime hazır olup olmadığını değerlendirirken baktığımız 3 ana kıstas vardır. Bunlar; uzaktan sunulan, dış kaynak servislerine yatkınlık, sanallaştırma konusunda kurumların olgunluğu ve tercih edilen fiyatlandırma modelleri. Türkiye bugüne kadar dış kaynak kullanımı anlamında çok tutucu bir görüntü sergilemiştir. Rekabet ve maliyet baskıları nedeni ile daha yeni yeni son kullanıcıların bu servislerin faydalarını benimsemeyi başladı. Artan maliyet baskısı, şirketin ana faaliyetlerine odaklanma isteği ve kalifiye eleman eksikliği bu servislerin artan büyüme oranlarında itici faktörler olmuştur. Bu anlamda şimdilik sınıfta kaldığımızı söylemek yanlış olmaz, fakat dış kaynak kullanım pazarındaki hareketlenme olumlu sinyaller vermektedir.
İkinci değerlendirme kıstasımız olan sanallaştırmada Türkiye diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla pozitif bir resim çizmektedir. Tedarik edilen fiziksel sunucuların yüzde 30'unu sanallaştırılmış cihazlar oluşturmaktadır. Sanallaştırma bulut bilişime geçmekte önemli bir kilometre taşı ve bu geçiş sürecinin ilk adımıdır. Bir kurum sanallaştırmayı benimsediği andan itibaren bulut bilişimi düşünmeye başlayacaktır. Bu nedenle sanallaştırma alanında iyi durumda olduğumuzu söyleyebiliriz.
En son değerlendirme ölçütümüz de yöntemleridir. Bulut bilişimi özel kılan su, elektrik gibi tüketilebiliyor olmasıdır. Bu nedenle bulut bilişimin fiyatlandırma yöntemi kullandıkça öde temeline dayanmaktadır. Türkiye' firmalar proje tabanlı fiyatlandırmayı tercih etmektedir. Bu eğilim, servis sağlayıcıların müşteri kazanmak için kısa vadede proje tabanlı fiyat sunmaları anlamında gelecektir. Fakat orta vadede, bulut bilişimin değer önerisinde faydalanmak için son kullanıcıları kullandıkça öde modeline geçirmek gerekiyor. 

IDC Ülke Başkanı Nevin Çizmecioğulları bulut bilişimdeki güvenlik sorunlarının bu teknolojinin gelişmesini ve yayılmasını engellemeyeceğini belirtti
IDC global olarak 50'den fazla ülkedeki ofislerimiz ve yaklaşık 1000 analistimiz ile BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri alanında danışmanlık hizmetleri veren pazar istihbarat firmasıdır. En büyük avantajımız çok geniş bir coğrafyada, saha da bulunan analistlerimiz ile gerek tedarikçiler, gerekse son kullanıcılar tarafında, farklı pazarlardaki gelişmeleri öngörülebilir bir şekilde takip ediyoruz.
Güvenlik problemi bundan on sene önce de vardı, on sene sonra da olmaya devam edecek. Şirketlerin kendilerini bulut bilişim ile yaşanılan değişime adapte etmeleri kaçınılmaz. Bu noktada kurumlar öngörülebilir bir yaklaşım sergilemeli ve güvenlik altyapı hizmetlerini doğru tedarikçilerden alıp kendileri tehlikelere karşı güncel tutmalı. Öte yandan şirketlerin kendi bilgi-deneyimleri ve şirket içi güvenlik tehditleri ile kıyaslayarak, asli işi bu olan firmalardan belirli servis seviyeleri dâhilinde hizmet almaları kaçınılmaz. Şirketimiz BHT alanlarında faaliyet gösteren tedarikçilere ve kurumsal BHT tüketicilerine danışmanlık veren bir firmadır ve bulut bilişim bizim öncelikli odak noktalarımızdan biri olarak yer almaya devam edecektir. Bu doğrultuda pazardaki farklı kesimlerden gelen taleplere yönelik, küresel ve yerel birikimlerimizi aktaracağımız danışmanlık hizmetlerimizi sunmaya devam edeceğiz. 

Bulut bilişim teknolojilerinde güvenlik
Bulut bilişimin günümüzde bilinirliği artarken, aynı zamanda bilgisayar korsanları, casus yazılımlar, kötü niyetli insanlar tarafından bir hedef haline geliyor. Teknolojinin gelişmesiyle doğru orantılı olarak kendilerini geliştiren kötü amaçlı kişiler tarafından oluşan bu tehditlerden bizleri koruma görevini üstlenen firmalardan birkaçı ile yaptığımız görüşmeleri burada Telepati Dergisi olarak 18. yıl özel sayımız için hazırladığımız dosyamızda sizlere sunuyoruz.

Bulutta rehber ITway VAD
Amacı, uluslararası boyutta öncülük yaparak en iyi teknolojiyi yenilikçi çözümler ve hizmetler aracılığıyla müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak olan, İnternet güvenlik teknolojileri uzamanı bir firma olan ITway VAD Türkiye’den Ürün Müdürü Korman Akman ile bulut dosyamız için gerçekleştirdiğimiz söyleşimizde kendisinden bulut bilişimin güvenliği konusunda bilgi aldık.

Güvenlik altyapısından emin olunan firmalarla çalışılmalı
Bulut bilişimde doğru ve güvenlik altyapısından emin olunan firmalarla çalışılması durumunda verileri bulutta saklamanın güvenlik ihlali yaratmayacağı açık, şirketler kendi altyapılarında belli standartlarda verilerini saklayamıyorlarsa bu daha büyük bir risk anlamına gelmektedir.
Bulut bilişim kullanımından veriler şifreli kanallarla transfer edildiği ideal şartları düşünürsek teknoloji hırsızlığı minimum seviyede yaşanabilir diyebiliriz, ancak sadece tehdidi dışarıya veri transferi yaparken algılamak ve buna göre önlemler almak tek başına yeterli olmayacaktır. En zayıf halka olan kullanıcı aygıtlarının da ideal şartlar altında güvenlik altyapısına uygun hale getirilmiş olması önemlidir.
ITway güvenlik yazılım ve donanım çözümleri katma değerli dağıtıcısı olarak sunduğumuz Check Point ağ geçidi ve son kullanıcı aygıt seviyesindeki güvenlik çözümlerimizle uçtan uca güvenliği veri transferi öncesi ve sırasında da sağlayabilmekteyiz. Bulut bilişimle kurumun merkezi arasında istenilmesi durumunda şifreli veri transferi için gerekli altyapı ortamını elimizdeki Check Point Software Teknolojileri, güvenlik duvarı, VPN-Özel Sanal Ağ ve son kullanıcı güvenlik çözümleri ile sağlayabiliriz. Örneğin; veri transferi öncesi kimlik doğrulama amaçlı yine dağıtıcılığını yaptığımız Vasco Data Security One Time Password (OTP) (tek kullanımlık şifreleme) çözümlerimizi devreye sokabiliriz.
 
ITway VAD tehditleri önceden belirliyor
Saldırılar ya da eylemlere yönelik geliştirilen veya geliştirilebilecek yöntemler mevcut, önemli olan saldırıya maruz kalabilecek kaynakları önceden belirleyip, gerekli risk analizleri yapılıp kurumların kendi kaynaklarına uygun çözümleri uzmanlar yardımı ile uygulamaları olmalıdır. Sonuçta güvenliğimizi süreç içerisinde kesintisiz olarak düşünmeliyiz. Örneğin; elimizde bulunan Check Point IPS (Atak tespit sistemi), yeni çözümü olan DDoS Protection (Distributed Denial of Service), HP Tipping Point IPS, SourceFire IPS gibi çözümler yardımı ile geliştirilen bu tarz saldırılardan çok hızlı bir şekilde bertaraf olmak söz konusudur.
Bulut bilişim kapsamında standartlara uyumlu servis sağlayıcılar tarafından yapılan güvenlik yatırımları ile kurumların maliyetler açısından güvenlik yatırımlarını yapamadıkları veya uzmanlıkları olmadığı durumlara göre kıyaslama yaparsak, tehdidin azabileceğini öngörebiliriz. Ancak, yine de unutulmamalı ki kurum kendi güvenliğini ayrıca mümkün olduğunca üst düzeyde sağlamalıdır, bu nedenle KOBİ seviyesinden, veri merkezi seviyesine kadar değişik katmanlardaki güvenlik açıklarını kapatmayı amaçlayan güvenlik çözümlerinin kullanımı ile tehditler en aza indirilmeye başlayacaktır. Bu nedenlerle Check Point, Blue Coat, HP Tipping point, HP Arcsight, SourceFire gibi ürünlerin katma değerli dağıtıcılığını yapmaktayız.

Symantec’ten tam koruma
Kurumların ve bireylerin sayısal dünyalarının güvenliğini sağlayan dünyaca ünlü bilişim dünyası koruyucusu Symantec, güvenlik, yedekleme, veri koruması, depolama yönetimi, sistem yönetimi gibi konularda dünya lideri olan bir şirket olarak karşımıza çıkıyor. Biz de bulut bilişimi konu ettiğimiz bu dosyada Symantec Güneydoğu Avrupa ve Türkiye, Bölge Teknoloji Müdürü A. Burak Sadıç ile bu konudaki çalışmaları hakkında konuştuk.

Bulut bilişim alanında müşterilerinize ne gibi hizmetler sunuyorsunuz?
İlk olarak müşterilerimiz direkt Symantec.cloud hizmetlerini kullanıp yüzlerce müşterimizin yaptığı gibi kurumsal e-postalarının güvenliğini veya e-posta arşivleme işlevini bize emanet edebilirler ya da şahsi yedeklerini hali hazırda 100 petabayt’tan daha büyük bir verinin depolandığı altyapımız üzerine alabilirler. E-posta hizmetini bir bulut bilişim sağlayıcısından alıp çözümlerimiz yardımıyla kendi ortamlarında arşivlemeleri ya da çözümlerimiz yardımıyla alınan yedeklerinin bir kopyasını iş ortağımız olan bulut bilişim sağlayıcıları üzerinde tutmaları da mümkün. Ayrıca, kendi özel bulut bilişim altyapısını oluşturacak müşterilerimize de alanında lider arşivleme, depolama yönetimi, güvenlik, kümeleme, tekilleştirme ve yedekleme çözümlerimizle yardımcı olmaktayız. Symantec olarak yarattığımız en önemli fark, kurumların ihtiyaçlarına yönelik çözümleri hem maliyet hem de kolay yönetim avantajıyla birlikte sunmamız oluyor.

Bilgisayar korsanları ya da kötü niyetli kişilerce oluşturulabilecek güvenlik problemleri konusunda düşünceleriniz neler? Bu kişilerin uğraşları bu teknolojiye ne oranda zarar verebilir ve sizin bu konuda ne gibi çalışmalarınız var?
Bulut bilişim hizmetlerinin kullanılmasının sonuçlarından birisi kurumların iş uygulamaları üzerindeki kontrollerinin seçtikleri modele göre belirli bir kısmını ya da tamamını bulut hizmeti sağlayıcıya devretmeleri olacaktır. Bu sebepten ötürü her dışarıdan alınan hizmette olduğu gibi bu hizmetlerde de uygun servis seviyesi anlaşmalarının ve yine kurumun güvenlik politikalarına uygun gizlilik anlaşmalarının yapılması oldukça önemli. Bu doğrultuda kurumların güvenlik politikaları da gayet doğal olarak bilginin bulunduğu ortamdan bağımsız bir şekilde gizliliği, bütünlüğü ve erişilebilirliğini sağlamaya yönelik olmalı. Symantec’in güvenlik tehditlerine karşın kapsamlı bir çözüm yelpazesi bulunmaktadır. Araştırma merkezlerimizde mevcut ürünlerimizi geliştirip yeni ürünler yaratmaya devam ederken stratejik satın almalarla ürün gamımızı sürekli olarak zenginleştirmeye de devam ediyoruz. Bunun yanı sıra güvenlik çözümlerimiz arasında sağladığımız kapsamlı bütünleşmeler yanında, veri merkezi ve yedekleme çözümlerimizde sahip olduğumuz tecrübeyi de yenilikçi güvenlik çözümleri yaratırken kullanabiliyoruz. Symantec Yönetilen Güvenlik Servisleri altyapısında da binlerce müşteriye hizmet vererek işin mutfağında kazandığımız tecrübeyi çözüm geliştirirken kullanabiliyoruz.

Bulut bilişimin bu güvenlik problemlerine rağmen, gelecekte çok daha iyi bilineceğini söyleyebilir miyiz?                                                           
Bulutta iş uygulamalarının pazar payının kesinlikle artacağını söyleyebiliriz. Bulut bilişim kavramı hali hazırda birçok kurumun stratejilerinde yer almaktadır. Symantec olarak 2011 yılında 38 ülkedeki 5300 kurum ile yaptığımız kapsamlı anket çalışmasındaki en önemli bulgulardan birisi de bunu doğruluyor. Bu ankete katılan kurumların yüzde 80’i bulutu dikkatlice incelerken ancak yüzde 20’sinin bulutta iş konusunda somut adımlar atabilmiş durumda olduğu görülüyor.

Trend Micro bulutun koruyucusu
Bulut güvenliğinde bir başka iddialı marka olarak öne çıkan Trend Micro’dan Akdeniz Bölgesi Ülkeleri Pazarlama Müdürü Sibel Yılmaz, “Tehditler ve siber suçlu saldırıları daha önce eşine rastlanmamış hacim, çeşit ve hız seviyesine çıktı. Bu değişiklikler daha akıllı ve hızlı bir güvenlik önlemine olan ihtiyacı ortaya çıkardı.” diyor. Sibel Yılmaz ile sohbetimizde kendisinden bulut bilişim teknolojilerinde güvenlik sorunsalını ele aldık.

Bulut bilişimde teknolojilerinde oluşabilecek güvenlik problemleri konusunda ne gibi çalışmalarız var?
Trend Micro Deep Security 8 ile kurumsal uygulamaları ve verileri, pahalı acil durum yamaları olmadan, ihlallere ve iş kesintilerine karşı koruyan kapsamlı, uyarlanabilir ve fazlasıyla etkili bir sunucu güvenlik platformu sağlanmaktadır. Fiziksel, sanal ve bulut ortamlarında koruma sağlayan Trend Micro Deep Security ile hem buluttaki sunucu güvenliğini sağlayabilmekte hem de Virtual Patching Özelliği (sanal yama) ile yamaları zamanında geçilemese de sanal olarak engelleyebilmekteyiz. Bu konuda teknoloji lideriyiz. Gelişmiş ısrarlı tehditleri algılayan yenilikçi çözüm Trend Micro Deep Discovery ile de çok katmanlı güvenlik oluşturabiliyoruz.
2008 yılında veri güvenliği sahnesine adım atan Trend Micro Smart Protection Network, bugüne kadar birçok şirketin ürün ve hizmetlerine koruma sağladı. Bugün, günde 200 milyon tehdidin önüne geçen Smart Protection Network, “zero day” saldırılarını dahi bulut üzerinde engelleyerek, kullanıcılara ulaşmadan koruma sağlıyor. Bulut altyapısı sayesinde otomatik olarak koruma sağlayan Trend Micro, kullanıcıların fiziksel, mobil, sanal ve bulut ortamlarında yanında yer aldı. Tehditlerin önüne bulut ortamında geçen ‘Smart Protection Network’, yeni geliştirmelerle tehditleri engelleme hacmini, çeşidini ve süratini artırdı.
‘Smart Protection Network’ün var olan Web/e-posta/dosya itibar yönetimi yeni eklenen teknolojilerle geliştirildi:
-Mobil tehditler için, uygulama itibar yönetimi
-Zafiyet ve açıklar için, zafiyet kuralları
-Ağ haberleşmesi için, ağ inceleme kuralları
-Hatalı tespitlerin önüne geçmek için, bulut üzerinde beyaz liste oluşturma
-Yeni davranış tabanlı araçlarla, yeni tehditlerin öngörülebilir kimliklendirilmesi. Yeni çözüm, bir saldırıdaki tüm bileşenleri bir araya getirerek kritik ilişkilerin düzenlenmesi ve siber suçlu modelinin davranış ve çalıştığı çevrenin hızla saptanarak iyi ya da kötü olduğuna karar verilmesi için tasarlandı.

Bir teknoloji hırsızlığı yaşanabilir mi? Bununla ilgili ne gibi çalışmalarınız var?
Bunları iki kategoriye ayırıyoruz:
Bilgi Güvenliği: Şirket içinde veya dışında barındırılan bilginin korunmasının en etkili yöntemi, bilginin şifrelenmesi. Bilgi, herhangi bir nedenle ele geçirilse bile şifrelenmediği için kullanılamaz.
Sunucuların Güvenliği: Şirket içinde belli güvenlik standartlarına göre korunan sunucuların, şirket dışında bir veri merkezinde aynı güvenlik standartları ile korunabilmesi önemlidir. Bunun için uygulama sunucuları nerede olursa olsun, aynı seviyede güvenlik sağlayan güvenlik çözümleri yoğun olarak tercih edilir hale gelmiştir. Böylece fiziksel, sanal veya buluta taşınan sunucuların yönetimi ve güvenlik standartları ile ilgili soru işaretleri ortadan kaldırılmaktadır.

Kamuya hizmet sağlayan bazı kurumlar da engellenebiliyor bu bilgisayar korsanları tarafından. Bunların önlenememesinin nedeni nedir?
Bilgisayar korsanları kurumların zaafını tespit ederek saldırmaktadır, bu sebeple kurumlarda kullanılan hassas önemdeki verilere sahip sistemlerin güncel tutulması gerekmektedir. Eğer herhangi bir sebeple güncel tutmak ve yamaları zamanında geçmek konusunda gecikmeler yaşanıyorsa sanal yama-virtual patching çözümleri ile gecikme süresince yaşanabilecek saldırılar engellenebilir. Çoklu seviyeli güvenlik katmanları ile ve yeni hedefli saldırılara karşı gelişmiş tehdit önleme teknolojisini kullanarak bu saldırılar önlenebilir.

Kaspersky bulutun şövalyesi
Bulut bilişim teknolojilerinde güvenlik kısmında faaliyet gösteren Kaspersky Lab’den Pazarlama Müdürü Pınar Uylum Terzioğlu ile bulutun güvenliği üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşiyi burada sizlere sunuyoruz.

Bir teknoloji hırsızlığı yaşanabilir mi? Bunun nasıl önüne geçilebilir? Bunun ile ilgili faaliyetleriniz var mı?
Maalesef, bulut ortamının ya da sanal makinelerin zararlı yazılımlara karşı dayanıklılık gösterdiği bir söylentiden ileri gitmemiştir. Sanal ortamlar, fiziki ortamlar gibi her türlü siber tehdide duyarlıdır. Ayrıca, sanal ortamlarda paylaşımlı erişim kaynakları kullanmak bazı riskler taşır; çünkü fiziki bilgisayardaki tek bir virüs tüm sanal ortamı tehdit eder hale geldiği için bu ekstra riskleri ortaya çıkarmaktadır. Bu demek oluyor ki, birkaç sanal makine, tek bir fiziki bilgisayara bağlandığında, güvenlik olayları geniş kapsamları sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin, virüs bulaşmış bir sanal makine zararlı programları yaymak ve diğer bilgisayardaki trafiği kesmek için kullanılabilir. Bunun yanı sıra, siber suçlular artık hem fiziki hem de sanal ortamlar için zararlı kodlar yaratmaktadır. Bazı kötü amaçlı programlar sanal makineler aktif olmadığı zaman bile pusuya yatarak, zararlı etkinliklerini makine uyku konumundan çıktığı zaman devam ettirebilir. Zararlı programlar, alarm veren oranlarda gelişmektedir. Her geçen gün, Kaspersky Lab 70,000’i aşkın yeni tehdit kaydetmekte ve İnternet’ten indirilen her 14 dosyadan birinin etkilendiği tespit etmektedir. Nasıl ki fiziksel ortamlarda bu tür hırsızlıklar yaşanıyorsa, bulut için de ayı durum geçerli. Bunun için şirketlerin bulut servislere özel olarak tasarladığı anti virüs ve güvenlik çözümlerini kullanmalarını öneriyoruz.

Bulut bilişimde teknolojilerinde oluşabilecek güvenlik problemleri konusunda ne gibi çalışmalarız var?
Kaspersky Lab’in işletmeler için bu konuda geliştirdiği paket “Kaspersky Virtualization Security”. Bu çözümümüz, güvenlik ve performans arasındaki ideal dengeyi sağlıyor. Kaspersky Virtualization Security, bütün sanal, fiziksel ve mobil çevrelerde müşterilere tek, birleşmiş yönetim ve güvenlik platformu sunuyor. Kaspersky Lab’in karmaşık kötü amaçlı yazılım karşıtı koruması ile birleşen bu yaklaşım kullanıcılara kolay yönetim için rakipsiz karışım ve gelecek nesil koruması sağlıyor.

Şirketler bulut bilişim konusunda adımlar atarken, güvenlik konusunda ne gibi yenilikler gerçekleşiyor?
Kaspersky Lab olarak, Türkiye’de firmaların sanallaştırma süreçlerine dair bir araştırma yaptık. Çıkan sonuçlara göre, Türk şirketlerinin sadece %18’lik kısmı, sanal sunucuları için özel güvenlik çözümlerine başvuruyor. Bu durum şirketin donanım kaynaklarından en verimli şekilde faydalanmasına engel yaratırken, sanallaştırmanın anahtar niteliğindeki avantajlarından birinden vazgeçmiş olmaları anlamına geliyor. Kaspersky Lab tarafından, Türk BT-Bilişim Teknolojileri uzmanları arasında gerçekleştirilen anket tarafından ortaya konulan bulgular bununla sınırlı değil. Aynı zamanda araştırma, Türk kuruluşların sanal makinelerinde, fiziksel bilgisayarlarındakiyle aynı güvenlik çözümünü kullandıkları gerçeği de ortaya çıkarıyor. Dahası, kurumların %46’sı fiziksel ve sanal makineler için tek bir güvenlik poliçeleri olduğunu doğrularken, katılımcıların sadece %16’sı sanal altyapı için, konuya özgü bir çözüm geliştirilene kadar bunun geçici bir çözüm olduğunu düşünüyor. Bu yaklaşımın, bir sanal ortamın güvenliği ve performansı arasındaki dengeyi bozduğuna inanıyoruz. Çünkü fiziksel makineler için yaratılan standart güvenlik çözümleri, imza veri tabanlarının kopyalarını gerektiriyor. Bu durum, tarama fırtınalarına ya da sunucuda yavaşlama ve hatta çökmeye sebep olabilecek açılma/kapanma fırtınaları gibi yan etkilere yol açabiliyor.

Dünyadaki Anonymous, RedHack gibi kendilerine aktivist diyen gruplar ve ülkeler arası siber saldırılar konusunda düşünceleriniz neler?
Son zamanlarda bu tür vakalarda hızlı bir artış söz konusu... Tüm dünyada süren bu saldırılardan Türkiye de etkileniyor. Redhack ve Anonymous, bu siber saldırı gruplarından sadece ikisi. Özellikle bölgesel ve küresel ağlara yapılan saldırılarla devlet kurumlarını hedef alan bu saldırılar önümüzdeki dönemlerde de çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Küresel siber savaş tehlikesi de hızla yükseliyor. İran'ın nükleer tesislerine zarar vermek için kullanılan Stuxnet, Duqu gibi karmaşık virüslerin artacağını, çünkü bu virüslerin arkasında birbirine üstünlük kurmaya çalışan devletlerin olduğunu düşünüyoruz. Büyük devletlerin yanı sıra ekonomisi askeri harcama yapmaya yetersiz olan pek çok devlet de, caydırıcılığa sahip olmak için siber saldırı orduları kuracak. Artık ülkeler, milyarlarca dolar harcamadan; bombalar, füzeler üretmeden düşmanlarının altyapısına zarar verebileceklerini öğrendi.
Kaspersky Lab’in geçen ay Moskova’da düzenlediği “2012 İnternet Güvenliği Zirvesi”nde de esas olarak bu konu başlığı tartışıldı. Kaspersky Lab olarak öncelikle, sadece güvenlik yazılımlarının yüklenmesinin yeterli olmadığını her fırsatta vurguluyoruz. Aynı zamanda hem kurumsal hem de bireysel kullanımlarda tüm güncelleştirmelerin hızla yapılması gerekiyor.