Kanun-e

4673 Sayılı Kanun ve Anayasa

Hiç bir ay telekomünikasyon hukuku alanında bir değişiklik olmadan geçmiyor. 4673 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapan Kanun ("4673 Sayılı Kanun") yüce Meclis tarafından 12 Mayıs 2001 tarihinde kabul edildi.
4673 Sayılı Kanun sadece Türk Telekom'un özelleştirmesini kolaylaştırmakla kalmamakta, aynı zamanda telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak verilecek olan yetki belgelerini verecek makamı Telekomünikasyon Kurumu olarak belirlemektedir. Böylece 4673 Sayılı Kanun ile hem özelleştirme, hem de liberalleşme konusunda önemli değişiklikler kabul edilmektedir.
Peki 4673 Sayılı Kanun Anayasaya aykırı mıdır? Bu son derece hipotetik sorunun cevabını vermek bizleri aşar. Bir kurum olarak çalışan Anayasa Mahkemesinin üyeleri bile tek başlarına böyle bir soruyu cevaplayamazlar. Zaten açılamamış ve dolayısıyla dava dilekçesi bile hazırlanmamış bir davanın sonucunu tahmin etmeye çalışmak ancak falcılık olarak değerlendirilebilinir. Buna rağmen Anayasa Mahkemesinin eski kararları ışığında 4673 Sayılı Kanunun Anayasa'ya aykırılık taşıdığı iddia edilebilecek iki önemli hususun tartışmaya açık olduğu görülmektedir. Bunlardan birincisi Türk Telekom'un hisselerinin %45'ine kadar olan kısmının yabancılara satışının ve geri kalan hisselerin (imtiyazlı hisse dışında) yine devletin elinden çıkmasına imkan tanıyan düzenlemedir. 4673 Sayılı Kanun, yabancıların Türk Telekom'da hiçbir zaman çoğunluğa sahip olamayacaklarını belirtmesi ve devlete imtiyazlı bir pay vermesinin Anayasa hükümlerine uygunluğu sağlayıp sağlamadığı tartışılabilir. Burada 4107 Sayılı Kanunun iptaline ilişkin kararda Anayasa Mahkemesi üyelerinden Ahmet N. Sezer, Samia Akbulut ve Yalçın Acargün'ün karşı oy yazılarında yer alan bir paragrafı hatırlatmak isterim. Anılan üyeler "Telekomünikasyon gibi stratejik öneme sahip kamu hizmetlerinin yabancılaşması, ülke savunması, güvenliği ve bağımsızlığı yönünden sakıncalıdır. ... yabancıların satın alabilecekleri paylar yönünden herhangi bir sınır getirilmemiş gerçek ve tüzel kişilere satılacak %34 payın tümünün yabancılara satılmasına olanak sağlanmıştır." şeklinde görüş belirtmişlerdir. Bugün yapılan düzenlemenin aralarında sayın Cumhurbaşkanımız da bulunan bu üyeleri ne kadar tatmin edeceği bir soru işaretidir.
İkinci bir husus ise telekomünikasyon hizmetlerinin sunulmasına ilişkin yetki belgesi verilmesi hakkının Telekomünikasyon Kurumuna devredilip edilemeyeceğidir. Bu husus da özellikle kamu hizmetinin özel kişilere gördürülmesine ilişkin usule uygun mudur? sorusu akıllara gelmektedir.

Bizce 4673 Sayılı Kanunun Anayasaya aykırı olduğu sonucuna varılmamalıdır. Türk Telekom'un stratejik özellikleri konusunda karar vermeye yetkili organ Anayasa Mahkemesi değil, yüce Meclisimizdir ve yüce Meclis 4673 Sayılı Kanunda belirtilen şartlarda Türkiye'nin stratejik çıkarlarına zarar gelmeyeceği yönünde görüş belirtmiştir. Esasen politik bir tercih olan bu hususta karar alma yetkisine sahip yüce Meclis'in bu değerlendirmesine saygı gösterilmesi gerekmektedir. 4673 Sayılı Kanunda aranan karşılıklık şartının bu konuda yeterli koruma sağladığı inancındayız. İngiltere veya A.B.D.'nin telekomünikasyon şirketlerinin Türk Telekom'dan daha az stratejik olduklarını iddia etmek mümkün görünmemektedir.
Telekomünikasyon hizmetlerinin sunulmasına ilişkin yetki belgesi verme hakkının Telekomünikasyon Kurumuna bırakılmasında da hukuka aykırı bir unsur olmadığını düşünüyoruz. Telekomünikasyon Kurumu da, Ulaştırma Bakanlığı gibi devletin yürütme organının bir parçasıdır. Bu yetkinin Ulaştırma Bakanlığında mı yoksa Telekomünikasyon Kurumunda mı olması gerektiği de bir siyasi tercih sorunudur. Geçen ayki yazımızda belirttiğimiz üzere bu yetkiye 4502 Sayılı Kanunun kabulünden 4673 Sayılı Kanunun kabülüne kadar geçen 14 ayı geçkin sürede Ulaştırma Bakanlığı sahipken bu yetkiyi iyi kullanamamış ve işletmecilere yetki belgesi verilmesi hususunda somut adımlar atılamamıştır. Bu nedenle yetki belgesi verilmesi yetkisinin Telekomünikasyon Kurumuna devredilmesinin Türk telekomünikasyon sektörünün liberalleşmesi açısından olumlu bir tercih olduğu inancındayız.

Av. Tolga İşmen
21 Mayıs 2001

Tel: 0212 270 11 45
Faks: 0212 270 11 37

tolga@telepati.com.tr