| |
 |
|
|
Saydam
|
 |
|
Taşınabilir yaşam
Toronto Kanada, Haziran 2001 -
 |
Teknolojiye bağımlılığın ne seviyeye
ulaştığını görebilmek için yurtdışına ancak özellikle Amerika
Birleşik Devletleri tarafına ara sıra gidip gelmeniz gerekiyor.
Havaalanlarında, uçaklarda iki arada bir derede birileri çantalarından
taşınabilir bir bilgisayar çıkarıp, çalışmaya başlıyorlar. Telekomünikasyon
hizmetlerinin göreceli olarak ucuz olması, nereye giderseniz
gidin Internet erişimini elde etmenizi sağlıyor. Üstelik o kadar
basite indirgenmiş durumda ki, bilgisayarınıza takacağınız ağ
kablosu ile işlemi tamamlayabiliyorsunuz. |
Bazı ortamlar için kablo sorunu da yok, kablosuz iletişime geçilmiş
durumda. Bilgisayarınızda eğer kablosuz erişim ağ kartı varsa zaten
o tür bir ofise girdiğiniz anda yerel ağa, oradan da merkezi Internet
erişim noktası aracılığıyla Internet'e ulaşabiliyorsunuz. Erişim hizmetlerinin
hızlı ve ekonomik olması iş verimini inanılmayacak derecede artırıyor.
Internet'i yerel depolama sisteminiz olarak kullanmaya başlıyorsunuz.
Herhangi bir yazılıma mı ihtiyacınız var, tıklayın, hemen sisteminizde.
Kullandığınız yazılımın yeni bir yaması mı çıktı, yine tıklayın, hemen
sisteminizde. Bir örnek vereyim; Microsoft'un Windows 2000 işletim
sisteminin Service Pack 2'sinin büyüklüğü 100 MB'ın üstünde. Bu dosya
çıktığında biz nasıl indireceğimizi düşünür, büyük bir olasılıkla
gelecek CD'yi beklerdik. Bu altyapıyı kullananların yaptığı ise farklı,
"Service Pack 2 çıkmış, adresi de şu. Gidip, indirin" diyorlar. 10
dakika sonra sisteminizde. Türkiye 1. Futbol Ligi'nden naklen yayın
Internet üzerinden de yapılıyor. Ses mükemmel, görüntüyü de minik
bir pencerede izliyorsanız sorun yok. Bu işlemi 56 Kb çevrimli bir
telefon üzerinden yapmayı bir deneyin, bir süre sonra pes edeceğinizden
eminim. Ancak Internet ortamında dolaşan mesajlara baktığınızda bizde
de ISDN, ADSL, kablo üzerinden Net hizmetleri verilmeye başlandığını
görüyorsunuz. Fiyatlar biraz daha aşağıya çekildiğinde daha büyük
kesimler tarafından kullanılmaya başlanabilecek. Donanım fiyatlarının
da özellikle bazı ürünlerde (modem gibi) ucuzlatılması ve dünyadaki
örneklerini takip etmesi gerekiyor. Eskimiş, artık kullanılmayan teknolojilerin
getirilmemesi gerekiyor. Peki herşey güllük gülistanlık mı? Değil.
Burada da kapsama alanı çok kısıtlı mobil telefon şebekeleri var.
Arkadaşlarınız, şehrin dışına çıktığınız anda kullandığınız şebekenin
kapsama alanı dışında olacağınızı söylüyorlar ve bu konuda haklılar.
Çünkü, kırk kilometre sonra telefonu kullanamıyorsunuz. Onun için
elektronik mesaj, sesli mesaj sistemleri çok sık kullanılıyor. Yaşamdan
nasıl zevk alındığı konusunda ileride olduklarını da söyleyemeyiz.
Herşey teknoloji değil bildiğiniz gibi. Ayrıca mobil telefon sistemlerinde
de kanımca öndeyiz. Fiyatlarımız yüksek ancak rekabet ortamında bu
daha da aşağıya inecektir. Her bölge kendine özgü yaşam tarzına sahip.
İyi tarafları da kötü tarafları da var. Önemli olan iyi tarafları
artırmak, bizden sonra gelecek olan kuşaklara rahat edebilecekleri
bir ortam hazırlamak. Sadece günü ve kendinizi kurtarmak için yaşadığınızda
bu sorunların altında bizim de kalabileceğimiz unutulmamalı.
Sinan OYMACI
sinan@telepati.com.tr
|
|