Telekom'da kamu yansımaları


GSM’de Aycell-Aria birleşmesi

Geçtiğimiz aylarda ulusal dolaşım anlaşması yapılamaması nedeniyle Türkiye’den çekileceğini açıklayan Aria’nın, büyük yatırımlar yapmasına karşın başarılı olamayan Aycell’le birleşmesiyle Türkiye GSM piyasasındaki operatör sayısı üçe iniyor.
Mevcut durumun sürmesi halinde Türkiye piyasasından çekileceğini ve piyasada güçlenebilmesi için Aycell’e birleşmesi gerektiği niyetini son zamanlarda sık sık gündeme getiren Aria, Nisan ayı içerisinde de Türkiye aleyhine 2,5 milyar dolarlık tahkim davası açmıştı.
Daha önce Aria krizine el atan ve sorunu çözecekleri açıklaması yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin geçen hafta Türkiye’yi ziyareti sırasında da sorunun çözümü için somut adım attı. Her iki başbakan konuyu enine boyuna görüşürlerken, Başbakan Erdoğan, Aycell, Aria ve İş Bankası’nın birleşeceklerini açıkladı. İstanbul’da Türk-İtalyan İş Konseyi tarafından İtalya Başbakanı Berlusconi onuruna verilen yemekte, Başbakan Erdoğan bir müjde olarak nitelendirdiği gelişmeyi aktardı. Erdoğan, “Bildiğiniz gibi, Türkiye’de Aria’nın ciddi bir yatırımı vardı ve Aycell, Aria ile İş Bankası üçlü

olarak birleşmek suretiyle yeni bir dönemi başlatmış olacaklar. Her iki ülke için de bu adımın hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Uzun zamandır zarar etmesi nedeniyle Aycell’i başka bir GSM operatörü ile birleştirmeyi planlayan hükümet, Erdoğan’ın açıklamasıyla derin bir nefes aldı. Turkcell’in de Aycell’e talip olduğunu açıklamasına karşın hükümet Aria’yla birleşmeyi tercih etti.
Birleşmenin maliyetine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmazken, hükümet kararında ticari kaygılardan çok uluslararası politikanın etkili olduğu görüldü. Aycell-Aria birleşmesinde İtalya’nın AB dönem başkanlığını alacak olmasının da etkili olduğu söylendi.
Geçen yıl hükümete bir mesaj göndererek, Aycell’in kapatılmasını isteyen Turkcell, bu yıl Nisan ayı içerisinde de Aycell’le birleşme teklifinde bulunmuştu.
Yeni şirketin GSM hizmetlerine Aria olarak devam edeceği, ortaklık yapısında Aycell ve Aria’nın yüzde 40, İş Bankası’nın ise yüzde 20 hisseye sahip olacağı belirtiliyor. Yeni şirketin abone sayısının da Aycell’in 500 binin üzerindeki abone sayısı ile Aira’nın 1,5 milyonun üzerindeki abone sayısının birleşmesiyle 2 milyona ulaşacağı kaydediliyor.
Öte yandan, Aycell’in Aria ile birleşmesinin yanlış olduğu ve ihale edilmesi gerektiği de bazı kesimlerce dile getiriliyor.

Birleşme ve sonrası için söylenenler
Aria Genel Müdürü Giuseppe Farina, yaptığı yazılı açıklamada, Aria ve Aycell şirketlerinin faaliyetlerinin birleştirilmesi konusunda mutabakat sağlandığını ve bir ön anlaşma yapıldığını belirtti. Farina, kısa süre içinde Türkiye’yi kapsama alanına alacak olan yeni oluşumun, yenilikçi servislerden, ileri teknolojiden ve müşteri odaklı yaklaşımdan aynı anda tüketicilerini yararlandıracağını ileri sürdü. Aria’nın İtalyan ortağı Telecom İtalia Mobile’nin (TİM) İcra Komitesi Başkanı (CEO) Marco De Benedetti, Aria-Aycell birleşmesinde hedefin, Haziran ayı sonuna kadar son anlaşmayı imzalamak olduğunu söyledi. De Benedetti, “Türkiye’de en büyük GSM operatörü pazarın yüzde 70’ine sahip. Biz, 2’inci büyük operatör olmaya oynuyoruz” dedi.
Öte yandan İş Bankası, şirket iştiraklerinden İşTim ile Aycell’in ortaklık çalışmalarına başladığını duyurdu. İş Bankası tarafından Borsa’ya gönderilen açıklamada, şirket iştiraklerinden İşTim ile Aycell’in GSM 1800 mobil telefon hizmetleri sektöründe faaliyetlerinin ortak bir yapı altında toplanması ve güçlerinin birleştirilmesi hususunda söz konusu şirketlerin ortakları arasında mutabakat sağlandığı, ön bir anlaşma tesis edildiği ve konuyla ilgili çalışmalara başlandığı bildirildi.
Aycell Genel Müdürü Cahit Paksoy, birleşme sonrası oluşacak yeni şirketi yeni bir isimle dile getirirken, iki şirketin en güçlü olduğu yönlerin ön plana çıkarılacağını kaydetti. Paksoy, altyapı çalışmalarının gelecek üç ayda tamamlanacağını ifade etti.

Alcatel siparişi geçici olarak durduruldu
Aycell, Aria ile aldığı birleşme kararı sonrasında Alcatel’e daha önce vermiş olduğu siparişleri geçici olarak durdurdu. Alcatel Teletaş Telekomünikasyon Endüstri Ticaret A.Ş.’den yapılan açıklamada şunlara yer verildi:
“Aycell Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş. RAN Direktörlüğü tarafından şirketimize gönderilen 14 Mayıs 2003 tarihli yazıda Aycell A.Ş. ile Aria’nın birleşmelerine yönelik çalışmalara başlandığı, bu nedenle Aycell ile şirketimiz arasında imzalanmış olan GSM 1800 Mobil Telekomünikasyon Projesi (BSS) sözleşmeleri kapsamında verilen siparişlerle ilgili çalışmalarımızın 18 Mayıs 2003 tarihinden itibaren geçici olarak durdurulması istenmiştir. Teknik çalışmalar tamamlanarak, proje çalışmaları sonucunda yaklaşık bir ay içinde şirketimize yazılı bilgi verileceği bildirilmiştir”.

Aycell’den kurumsal abonelik
Türk Telekom’un GSM Operatörü Aycell, başlattığı “Kurumsal Abonelik” çalışmaları kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü ile abonelik sözleşmesi imzalamıştı.
Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner ile Aycell Genel Müdürü Cahit Paksoy’un katılımıyla Emniyet Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen törende imzalanan sözleşmeyle, Emniyet Genel Müdürlüğü 10 yıl süreyle Aycell’in “Kurumsal Abonesi” oldu.
Sözleşmeye göre, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün görevli 180 bin personeli ile personel ailelerinden birer yetişkin Aycell’in “Kurumsal Abonelik” hizmetinden yararlanabilecek. Sözleşme kapsamında 360 bin yeni aboneye daha hizmet verecek olan Aycell, “Kurumsal Abonelik”çalışmalarını hızlandırmayı hedefliyordu.
Kurumsal abonelerine sanal özel ağ (Virtual Private Network-VPN) ile farklı ve avantajlı hizmetler sunmayı planlayan Aycell, uygun konuşma ve çok amaçlı kullanım alternatifleriyle diğer kamu ve özel kuruluşlara kurumsal alanda hizmet vermek amacıyla çalışmalarını sürdürüyordu. Personel sayısı 50-250 bin arasında bulunan kurumlar için özel tarifeler geliştiren Aycell, kamu ve özel kurumların “Kurumsal Abonelik” talepleri doğrultusunda özel hizmet ve servisler de sunacaktı.
Öte yandan, Aycell, başlattığı “Kurumsal Abonelik” çalışmaları kapsamında TBMM, Sağlık ve Adalet Bakanlıkları ile Vakıfbank’ı da aboneleri arasına katmıştı. TBMM, Sağlık ve Adalet Bakanlıkları ile Vakıfbank, imzalanan sözleşme gereği, Mayıs ayının ikinci yarısından itibaren 10 yıl süreyle Aycell’in kurumsal abonesi olmuşlardı.
Aycell, yeni kurumsal aboneleri ile yaklaşık 700 bin yeni aboneye daha hizmet verecekti. Aycell’in bu hizmetinden TBMM, Sağlık ve Adalet Bakanlıkları ile Vakıfbank çalışanlarının ailelerinden birer yetişkin de yararlanabilecekti.
Aycell Genel Müdürü Cahit Paksoy yaptığı açıklamada, Aycell’in başlattığı kurumsal abonelik çalışmalarına yönelik büyük bir ilgi olduğunu belirterek, hedeflerinin 2003 yılı sonunda 5 milyon aboneye ulaşmak olduğunu belirtmişti.
Üst düzey devlet kurumlarının bu aboneliklerinin nedeni %100’ü Türk Telekom’a yani bir Türk firmasına ait olan Aycell ile yapılması idi. Yeni yapılanmada bu abonelerin durumunun ne olacağı tartışılır.

Türkiye GSM 1800 operasyonu
Dergimize göre; Aycell ve Aria’nın birleşmesi mevcut yasalar ve yönetmeliklere göre şu an için olanaksızdır. Yeni yasa ve düzenlemelere ihtiyaç vardır. Ancak herşeye rağmen akıllara takılan birçok soru var. Öncelikle birleşmenin olumlu ya da olumsuz olması değil, bir hukuk devleti olan Türkiye’ye uygun olup olmaması tartışılmalıdır. Neler olmuştu, neler olabilir?

1- Aycell ve Aria Türkiye’de GSM 1800 hizmetinin verilmesi için kurulmuşlardı. Her iki kuruluş da yaklaşık on yıl kar beklemediklerini açıklamışlar ve lisans sözleşmesinin 25 yıl olmasının nedenine mantıki açıklama getirmişlerdi.
2- Türk Telekomünikasyon A.Ş., Aycell adına, lisans bedeli olarak 3 milyar Dolar ödemiş ve bilançosunda karşılık ayırmıştır.
3- Aria adına aynı bedelin, %51’i Türk ortak İş Bankası ve %49’u ise İtalyan ortak TIM tarafından hazineye ödenmiştir.
4- Her iki operatörün katılarak kazanmış olduğu ihaleye, şartname uyarınca Türkiye’de GSM operatörlüğü yapan Turkcell ve Telsim katılamamıştır.
5- Türkiye’de GSM operatörlüğü yapan şirketlerin ortaklık yapamaması ile ilgili aynı madde lisans sözleşmelerinde de mevcuttur.
6- Aycell, yatırımının çoğunu altyapı tesis etmeye ayırmış ve harcamalarının fazla olması nedeniyle günlük basın tarafından sürekli eleştirilmiştir.
7- Aria aynı dönemde, yatırımının çoğunu pazarlamaya ayırmış, altyapı eksikliğini, taraflar arasında ancak ticari bir anlaşma sağlanabilecek olması halinde gerçekleşebilecek ulusal dolaşım anlaşmasına bağlamıştır.
8- GSM 900 ve GSM 1800 operatörleri arasında ulusal dolaşım için bir anlaşma sağlanamamış, konu düzenleyici kurum olan Telekomünikasyon Kurumu’na intikal etmiştir. Kurum’un çalışması kısa sürede tamamlanmış, ancak taraflarca kabul edilmemiş, hatta Turkcell tarafından mahkemeye başvurularak yürütmeyi durdurma kararı aldırılmıştır.
9- Geçen süre zarfında Aycell 500 bin civarı, Aria ise yaklaşık 1,5 milyon aboneye ulaşmıştır.
10- Dünya telekom pazarındaki krizin ülkemizdeki yansımalarıyla birlikte istenilen gelişimi sağlayamayan Aria, ulusal dolaşım olanağının sağlanmadığı gerekçesiyle Türkiye’yi uluslararası platformda şikayet ederek 2,5 milyar Dolar tazminat istemiyle Tahkim’e başvurmuştur. Lisans Sözleşmesi Hazine ile imzalanmış olmasına rağmen, sözleşmeye uyulmadığı iddiası ile Hazine değil, taraf olmayan düzenleyici kurumumuz, Telekomünikasyon Kurumu mahkemeye verilmiştir.
12- Yukarıda da detaylı olarak belirtildiği gibi ulusal dolaşıma gerek kalmayacak biçimde altyapısını tamamlayan Aycell, abone alabilmek için pazarlama kampanyaları başlatmış ve hedefinin 2003 yılı sonu itibariyle 5 milyon abone olduğunu açıklamıştır. Özellikle kampanya çerçevesinde hedefin TBMM, Bakanlıklar Emniyet Teşkilatı ve Silahlı Kuvvetler gibi 50-250 bin personele sahip devlet kurumları olduğunu, on yıl süreli anlaşmalar çerçevesinde abonelerine bedelsiz telefonlar da verileceğini açıklamıştır.
13- TİM İtalya, ulusal dolaşımın sağlanmaması durumunda Türkiye’den çekilebileceğini açıklamıştır.
14- İtalya Başbakanı ülkemizi ziyaret etmiş, Başbakanlık düzeyinde yapılan görüşmeler sonucu; daha önceleri Turkcell ve başkaca kuruşların talip olduğu, ancak verilmeyen Aycell’in Aria’ya devredileceği ve yaşanılan deprem felaketinde hasar gören ve yıllardır tamamlanamayan Bolu Tüneli’nin yapımcılarından İtalyan Astaldi firmasına ödenmeyen bölüm için ödeme yapılabileceği ortaya çıkmıştır.
15- Birleşme olması halinde:
a) Devlet eliyle GSM 1800 tekeli yaratılmış olacaktır. Rekabet Kurumu bu işe ne diyecektir?
b) Aycell’in lisans bedeli 3 milyar Dolar, Hazine tarafından Türk Telekom’a iade edilecek ve bilançosunda görünecek midir? Özelleşme arifesindeki Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin karını ve değerini değiştirecek midir? 1 milyar Dolar için ABD ile görüşmeler sürerken, ödenecek olan 3 milyar Dolar devlet bütçesinde nasıl yer alacaktır?
c) Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin elindeki 3,5 milyar Dolar’lık GSM operatörünün olmayışı, şirketin özelleşme değerini, yapısını ve 2004’den itibaren karşılaşacağı serbest rekabet ortamındaki gücünü nasıl etkileyecektir?
d) Türk Telekom’un özelleşmesi sırasında sorun olan ve özellikle Silahlı Kuvvetler ve Emniyet Teşkilatı’nın haberleşmesinin özel şirket tarafından kontrol edilebilecek olması konusundaki soru işaretleri gündeme gelmişti. Aycell’in yeni abone kampanyası çerçevesinde aynı kurumlarımızla yapmakta olduğu anlaşmalar ve Aycell’in Aria’ya devri aynı sorunu tekrar gündeme getirecek midir?
e) Uluslararası platformda, şikayet geri alınsa bile, Aria’nın şikayet etmekte haklı olduğu izlenimi doğacaktır.
f) Birleşmenin olması halinde, ulusal dolaşım gerçekleşmemesine rağmen, Aria Türkiye’de kalabileceğini açıklamıştır.
g) GSM 1800 İhalesi’ne katılan, ancak çekilmek zorunda kalan konsorsiyumlar için herhangi bir hak doğabilecek midir? İtiraz etme hakları var mıdır?
h) Ya bir de Motorola ile Telsim anlaşamaz da bir ABD yetkilisi gelip bizden Telsim’i isterse…

Türk Telekom özelleştirme planına Bakanlar Kurulu’ndan onay

Türk Telekom’un özelleştirme planının Bakanlar Kurulu tarafından onaylandığı açıklandı. Türk Telekom’un değer tespitinin ise Temmuz 2003’e kadar tamamlanacağı belirtilirken, özelleştirmeyi hızlandırmak için öncelikli olarak hisse senedine çevrilebilir tahvil çıkarılabileceği bildiriliyor.
Türk Telekom’un borçlanma açısından dünya telekomları arasında çok iyi durumda olduğu dile getirilirken, hazırlanan özelleştirme planına göre, şirketin en az yüzde 51’lik bölümünün blok satış veya halka arz veya her iki yöntemin kullanılmasıyla satışın yapılacağı belirtiliyor.
Özelleştirme sürecinin bu yıl başlatılmasına karşın özelleştirmenin 2004 yılına kalabileceği belirtiliyor. Türk Telekom hisselerinin hisse senedine dönüştürülebilir devlet tahvili şeklinde satılabileceği ifade edilirken, bunun özelleştirme olmayacağı ancak özelleştirme için uygun ortam buluncaya kadar tahvil satarak para toplamak anlamına geldiği kaydediliyor. Özelleştirmeye karar verildiğinde ise elinde tahvil bulananlara ya karı ile iade edileceği ya da hisse senedine dönüştürüleceği belirtiliyor.
Bu arada hükümetin Türk Telekom’un hisselerinin hisse senedine dönüştürülebilir devlet tahvili şeklinde satılmasına ilişkin kararı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in onayını bekliyor.

Türk Telekom ve Aycell’in Irak isteği

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir genelge yayınlayarak, Irak’ın yeniden yapılandırılması için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından çalışma yapmalarını istemesinin ardından Türk Telekom ve Aycell’in de Irak’ın yeniden yapılanmasında rol almak istedikleri belirtiliyor. Tahrip olan bir ülkenin öncelikle haberleşmeye ihtiyacının olacağı ifade edilirken, Ulaştırma Bakanlığı’nın da Irak’ın yeniden yapılanması konusunda yoğun bir hazırlık çalışması yaptığı kaydediliyor.
Başbakanın genelgesi doğrultusunda Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda ilgili bakanlıkların uzmanlarının katılımıyla Dışişleri Bakanlığı’nda yoğun toplantılar yapılırken, özel sektörün de katıldığı toplantılarda kimin ne şekilde hangi imkanlar kullanılarak, yeniden yapılanmaya katkıda bulunabilecekleri tartışıldı. Dışişleri Bakanlığı kanalıyla ABD ile yapılan görüşmelerde Türkiye’nin katkılarının ne olacağı da iletildi.
Öte yandan Dışişleri Bakanlığı’nda Irak’ın yeniden yapılandırılması konulu toplantı yapıldı.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül başkanlığındaki toplantıya MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Köksal Karabay ile üst düzey sivil ve askeri yetkililer katıldılar. Toplantıda Irak’ın yeniden yapılandırılmasına Türkiye’nin siyasi ve güvenlikle ilgili olası katkıları ele alındı.
Bu arada telekomünikasyon firmalarının da Irak’ın yeniden yapılanmasında önemli rol oynayacağı dev teknoloji ve telekomünikasyon firmalarının Irak’ı şimdiden potansiyel pazar olarak görmeye başladıkları bildiriliyor. Çok eski bir telefon şebekesi bulunan Irak’ın İnternet erişiminin de çok zayıf olduğuna işaret edilirken, kablosuz cihazların ise hemen hemen hiç kullanılmadığı kaydediliyor. Irak’ın telefon sisteminin yeniden işler hale getirilmesi için uzun dönemde en az 1 milyar Dolar’lık yatırıma ihtiyaç bulunduğu da ifade ediliyor. Telekomünikasyon sektörü bu süreçte teknoloji firmaları için büyük bir pazar olarak görülüyor.
Ayrıca Irak’ın yeniden yapılandırılmasına yönelik ilk stratejik toplantı 5 Mayıs 2003 tarihinde Washington’da yapıldı. “Irak’ın Yeniden Yapılandırılması” konferansının katılım organizasyonunun Türkiye ayağını, Dünya Ticaret Merkezleri Birliği’nin (WTCA) Türkiye’deki lisanslı temsilcisi Ankara Dünya Ticaret Merkezi (WTC) organize etti.
Washington’da Irak’ın yeniden yapılandırılması için düzenlenen toplantıya, Türkiye’den 34 firma katıldı.

Irak’ın yeniden yapılandırılmasında ayrıca TBD’den de görüş istendi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Dışişleri Bakanlığı’nın talebi üzerine ve bakanlığın Irak’ın yeniden yapılandırılması kapsamında hazırlayacağı eylem planı için bilişim sektöründen de görüş istedi. TOBB’un Türkiye Bilişim Derneği’ne (TBD) gönderdiği yazıda plan çalışmaları ile ilgili olarak bilişim sektörünün belirlediği sorunlar, çözüm önerileri ve acil ihtiyaçların bildirilmesi önerildi. TBD Başkanı Rahmi Aktepe, Irak’ın yeniden yapılanmasında inşaat ve telekom sektöründen sonra en önceliği olan sektörün bilişim sektörü olduğuna işaret ederek, “Hem Irak’ın yakın komşumuz olması nedeniyle hem de Türkiye’de bilişim teknolojileri konusunda önemli bir bilgi birikimi olması nedeniyle Türkiye’nin bilişim alanında Irak’ta önemli şeyler yapabileceğine inanıyoruz” diye konuştu. Aktepe, bu konuyla ilgili olarak TOBB’un bilişim sektörüne hitaben yazdığı yazıdan esinlenerek bir çalışma grubu oluşturduklarını belirtti. Bu çalışma grubunun geçici bir çalışma grubu olacağını ve Irak’ta neler yapılabiliri araştıracağını söyleyen Aktepe, “Burada önemli olan bütün firmalara eşit mesafede kalınarak Türkiye’nin orada gerekli yatırımları yapmasını sağlamak” şeklinde konuştu.

Türk Telekom vergi rekortmeni

Ankara’da Kurumlar Vergisi rekortmeni 536 trilyon 376 milyar 211 milyon Lira ile Türk Telekom oldu. Ankara Defterdarlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Ziraat Bankası 415 trilyon 765 milyar 272 milyon Lira ile ikinci, TPAO 127 trilyon 829 milyar 215 milyon Lira ile üçüncü sırada yer aldı. Kurumlar Vergisi’nde ilk 25 sırada 18 kamu kurumu ve 7 özel sektör kuruluşu yer aldı.
Kurumlar Vergisi beyan döneminde Türk Telekom, 2002 yılı için 1 katrilyon 787 trilyon 920 milyar 706 milyon Lira gelir bildiriminde bulundu. Türk Telekom, 536 trilyon 376 milyar Liralık vergiyle, Ankara’nın kurumlar vergisi rekortmeni oldu.
Öte yandan, Türk Telekomünikasyon A.Ş. (TT) 2002 yılında 1 katrilyon 141 trilyon Lira net kar açıkladı. Türk Telekom’un 5 Mayıs 2003 tarihinde yaptığı olağan genel kurulunda şirketin 2002 yılı bilançosu ile kar-zarar hesapları görüşülerek onaylanırken, yönetimde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. Türk Telekom’un 2001’deki net karı ise 1 katrilyon 96 trilyon Liraydı.

Telekomünikasyon ihaleleri ihale yasası dışında bırakılacak

Hükümet 2003 Ocak ayında yürürlüğe giren Kamu İhale Yasası’nda değişiklik yapmaya hazırlanıyor.
Hükümet, İhale Yasası’nın 45’inci maddesinde yapmayı düşündüğü değişiklik için bir tasarı hazırladı. Önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu’nun gündemine gelecek tasarı mevcut yasada önemli değişiklikler içeriyor. Buna göre Hükümet, proje ödeneği olmayan iş için ihaleye çıkılamaz hükmünü değiştiriyor. Yeni düzenlemeye göre yatırım projelerinde ihaleye çıkabilmek için “yapılabilirlik etüt raporu” yeterli olacak.
Yeni düzenleme ile birçok kuruluş da İhale Yasası kapsamı dışına çıkarılıyor. Enerji, ulaştırma ve telekomünikasyon projeleri ile toplu konut projelerinin de kapsam dışında tutulacağı belirtilirken, emanet usulünün geri getirilmesi de yeni değişiklikler arasında yer alıyor.
Dünya Bankası’nın da görüşüne sunulan taslağa göre, ihale sonuçlarının imza tarihinden itibaren 15 gün içinde Resmi Gazete’nin yanı sıra Basın İlan Kurumu’nca tespit edilecek Türkiye çapında dağıtımı olan gazetelerin birinde yayınlanmak suretiyle ilanı zorunluluğu getiriliyor.

Bulgaristan Telekom’da Koç Holding-Türk Telekom şansı

Bulgaristan Telekom’un özelleştirme ihalesinde, Bulgar Özelleştirme Ajansı, ikinci sıradaki Koç Holding-Türk Telekom konsorsiyumunu satış detaylarının belirlenmesi için resmi olarak görüşmeye çağırdı.
Özelleştirme Ajansı Denetim Kurulu, ihalede birinci sırada yer alan ve toplam 15 grubun yer aldığı Viva Ventures konsorsiyumunun teklifini yetersiz buldu ve anlaşmayı bozdu.
Özelleştirme Ajansı’nın Viva Ventures’ten vazgeçmesi üzerine, ihalede ikinci sırada bulunan ve ihale sonrasında iyileştirilmiş yeni bir teklif sunan Koç Holding-Türk Telekom konsorsiyumu görüşmeye davet edildi.
Özelleştirme Ajansı tarafından konsorsiyuma gönderilen resmi davet faksında, Özelleştirme Ajansı Denetim Kurulu’nun geçen hafta ihalede birinci sıradaki Viva Ventures şirketiyle anlaşmayı bozma kararı aldığı hatırlatılarak, prosedür doğrultusunda Bulgaristan Telekom’un satışı için Koç Holding-Türk Telekom konsorsiyumu ile görüşmelere başlanacağı bildirildi. Resmi davette ayrıca Bulgaristan Telekom’un satışı konusunda iki taraf arasındaki görüşme süresinin 50 gün olduğu bildirildi.
Türk Telekom-Koç Konsorsiyumu’ndan yapılan açıklamada da konsorsiyumun, Bulgaristan Özelleştirme İdaresi tarafından özelleştirme ihalesinde müzakere sürecine resmen davet edildiği duyuruldu. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“Türk Telekom-Koç Konsorsiyumu olarak, bu ihalenin Bulgaristan’ın geleceği için ne kadar önem taşıdığının bilincindeyiz. Bu bilinçle, ihalenin Bulgaristan Özelleştirme İdaresi ve komşumuz Bulgaristan için sosyal, teknik ve ekonomik yönden en uygun koşullarla sonuçlandırılması için tüm imkanlarımızı seferber etmeye hazırız. Stratejik yatırımcı perspektifimiz ve sosyal yönleri cazip teklifimiz ile Bulgaristan Özelleştirme İdaresi’nin uzun dönemde finansal açıdan güçlü, Avrupa standartlarında rekabet edebilir bir şirket olmasını sağlamayı hedefliyoruz. Gerek Koç Holding gerekse Türk Telekom’un güçlü yönleri sayesinde, Bulgaristan Özelleştirme İdaresi ve komşumuz Bulgaristan için en kazançlı çözümü sunacağımıza olan inancımız tamdır.”
Öte yandan, görüşmelere ilk olarak çağrılan Advent şirketi (Viva Ventures), Bulgaristan Özelleştirme Dairesi’nin ön anlaşmadaki tutarsızlıkları gerekçe göstererek, Bulgaristan Telekom’un yüzde 65 hissesini, 210 milyon Euro’ya kendilerine satmaktan vazgeçmesi üzerine yargıya başvurdu. Advent’in konuyu yargıya götürecek olmasının, Koç-Türk Telekom Konsorsiyumu ile yapılacak görüşmeleri olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor

TİD Türk Telekom’u Başbakanlık’a şikayet etti

Türk Telekom’un Nisan ayında erişim ücretlerine yaptığı zama tepki olarak başlatılan protesto kampanyasının ikinci adımı olarak Başbakanlık’a başvuran TİD, Türk Telekom’un en kısa sürede liberalleşmesinin ve haksız rekabet ortamının kaldırılmasının zorunlu olduğunu bildirdi.
TİD’in Başbakanlık’a ilettiği raporda, çevirmeli 822 hatlarla İnternet’e erişimin ücretsiz olması gerekliliğine değinilirken, raporda ayrıca İnternet kullanımının oldukça fazla olduğu AB ülkeleri ve ABD’deki dağılımların tam tersinin uygulandığı ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşan ülkemizde, bilgi açlığı çeken Türk halkının İnternet’ten en yüksek faydayı en ucuza sağlamasının yollarının araştırılması gerektiği kaydedildi. Raporda yer alan diğer konular da şöyle:
İnternet servislerinden, reklamından ve bilgisayar satışlarından KDV/KKDF alınmamalıdır,
Eğitim sistemimizin daha verimli çalışabilmesi için İnternet’in en ücra köylere kadar ulaşması gerekmektedir,
Türkçe içeriğin gelişmesi için teşvik altyapısı oluşturulmalı ve İnternet, Basın Kanunu kapsamından çıkarılmalıdır,
E-ticaretin ülkemizde yaygınlaştırılmasında önemli rol oynayacak elektronik imza yönetmeliğinin en kısa sürede yürürlüğe girmesi gerekmektedir,
Sektörün mutlaka liberalleşmesi ve haksız rekabet ortamının kaldırılması hayati öneme sahiptir,
Halen özel sektördeki operatörlere açık olmayan kablo TV ve ADSL üzerinden verilen geniş bant İnternet hizmetlerinin özel İnternet servis sağlayıcılara açılarak yaygınlaştırılması ve İnternet üzerinden ses iletişimi (VoIP) servislerinde rekabeti teşvik edici uygulamaya geçilmesi gerekmektedir.

Turkcell faturaları artık Pamukbank’a ödenmiyor

Turkcell faturalarının Pamukbank üzerinden kredi kartı ile ödenebilmesi uygulamasına son verildi. Bundan sonra kredi kartı ile Turkcell faturası ödeme talimatları yalnızca Yapı ve Kredi Bankası’na yapılabilecek. YKB, banka ayrımı yapmadan bütün kredi kartları için yapılan başvuruları kabul edecek.
Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ile Çukurova Grubu bünyesinde iken Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilen Pamukbank arasında, Turkcell faturalarının kredi kartlarıyla ödenebilmesine ilişkin anlaşmanın süresi doldu. Anlaşma yenilenmediği için Mayıs ayı başından itibaren Pamukbank, İnternet ve Diyalog şubeleriyle diğer hizmet noktalarından kredi kartı yoluyla Turkcell faturası ödeme uygulaması kaldırıldı. Daha önce otomatik ödeme talimatı vermiş olan müşterilerin kredi kartlarından fatura tahsilatları devam edecek. Ancak kredi kartları değişen ya da süresi dolduğu için yenilenen müşterilerin eski talimatları geçersiz kalıyor. Müşteriler yeniden talimat için Pamukbank yerine Yapı ve Kredi Bankası şubelerine yönlendiriliyor.

Geleceğin kablosuz ağları

Kurumlar artık kablosuz ağlardan birini seçmek zorunda kalmayacaklar. Şimdi, bir taraftan maliyetlerini düşürürken, diğer taraftan da yaygın olarak kullanılan 802.11b ve 802.11a’nın yüksek iletim hızının ve daha az kalabalık olan frekanslarının avantajlarından yararlanmak için her ikisini de kurabilecekler. 3Com, kurumların kablosuz teknolojilere yaptıkları yatırımlarını korurken, ağlarda yeni 802.11a kablosuz standardına daha kolay geçme olanağı sağlayan, yeni bir modüler kablosuz yerel ağ erişim noktası serisi ile geliştirme donatılarını duyurdu. Yeni kablosuz yerel ağ erişim noktalarının modüler tasarımı sayesinde müşteriler; güç cihazları ve anten gibi ek parça gereksinimlerini bir tarafa bırakıp, kurumlarına en iyi uyabilecek kablosuz iletişim standardı konfigürasyonunu seçebilecekler.

Netaş-Aselsan sözleşmesi

Netaş, Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi Projesi (JEMUS) kapsamındaki çeşitli teçhizat ve yazılımları sağlamak üzere, projenin ana müteahhidi Aselsan ile 6 milyon 150 bin Dolar’lık sözleşme imzaladı.
Netaş, Borsa’ya gönderdiği açıklamada, proje kapsamında telsiz sistemlerinin mobil ve sabit haberleşme birimleriyle olan bağlantılarını kurmak üzere, 7 adet telsiz sistemi anahtarlama cihazı ile 38 adet mesaj aktarma ve 156 imdat telefon çağrı alma sistemi uygulama yazılımlarının sağlanacağını bildirdi.
Açıklamada, JEMUS kapsamındaki telsiz haberleşme ağının omurgasında yer alacak anahtarlama sistemlerinin sabit ve gezici birimler arasında gerçek zamanlı ses, veri ve görüntü haberleşmesi için gerekli bağlantıları gerçekleştireceği kaydedildi.
Netaş tarafından geliştirilip sağlanacak anahtarlama sisteminin, başta PRI, BRI, ATM, IP ve Ethernet olmak üzere ilgili birçok haberleşme teknolojisine sahip olduğu belirtilen açıklamada; zaman içinde gündeme gelebilecek yeni ihtiyaçlara da cevap verebilecek şekilde gelişmelere açık yapıya sahip bulundukları kaydedildi. Netaş’ın, sözleşme kapsamındaki teçhizat ve yazılımları, 2 yıl içinde tasarlayıp üreteceği ve ilgili merkezlere montajlarını yapacağı da bildirildi.

Rekabet Kurulu Türk Telekom’un iddiasını reddetti

Rekabet Kurulu; Turk Nokta Net, Doğan İletişim ve Superonline’nin Net kapısı hizmetlerini ücretlendirerek 4054 Sayılı Yasa’yı ihlal ettiği iddiasını reddetti.
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin “Turk Nokta Net, Doğan İletişim ve Superonline’nin Nisan-Mayıs 2001 tarihine kadar ücretsiz olarak sundukları Net kapısı hizmetlerini ücretlendirmek suretiyle Net kapısı hizmetleri piyasasındaki hakim durumlarını kötüye kullandıkları” şeklindeki iddiası, Rekabet Kurulu tarafından incelendi. Kurul’un raporunda şu ifadelere yer verildi: “Her hizmette olduğu gibi, içerik hizmeti de işletmelere belli bir maliyet yükü getirmektedir. İşletmelerin, sundukları bu hizmet karşısında ücret talep etme hakları her zaman vardır. Şikayet konusu Net kapısı hizmetlerinde olduğu gibi, bir hizmetin bugüne kadar ücretsiz verilmesi, bundan sonra da aynı hizmetin ücretsiz verilmesi yükümlülüğünü getirmeyecektir”.

Eutelsat’ın Türkçe Web sitesi yayında

Dünyanın lider uydu operatörlerinden Eutelsat’ın Türkçe Web sitesi açıldı. Şirket ile ilgili bilgilere artık Türkçe olarak www.eutelsat.com adresinden Türkiye seçimi yapılarak ulaşılabilecek.
Yayına başlayan sitede şirket ile ilgili bilgilerden tüketicilere yönelik servislere ve profesyonel uygulamalara kadar her türlü bilgiye ulaşılabilecek. Sitede ayrıca uydu üzerinden İnternet erişimi ve çoğul ortam, IP tabanlı kurumsal çözümler, ağ çözümleri, bayi ve müşterilere yönelik servisler, basın odası, iletişim bilgileri, Eutelsat’ın Türkiye’deki iş ortakları ve Türkiye pazarına yönelik çözümleri de detaylı bir şekilde tanıtılıyor.

Pakistan kırsal alan telefon santralı ihalesi Telesis’in

Telesis Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüsnü Tokmen, Pakistan’da açılan kırsal alan telefon santralı ihalesini kazandıklarını belirterek, Mayıs ayından itibaren daha büyük sistemlerin Pakistan’a kurulmasına başlandığını söyledi.
Kırsal alan telekomünikasyon yapısını güçlendirmeye başlayan Pakistan telekom şirketine teknoloji transferi Türkiye’den gerçekleştiriliyor. İlk adım olarak Pakistan’da açılan kırsal alan telefon santralı ihalesini kazanan Telesis, Pakistan Telekom ile ikinci anlaşmayı da imzaladı. Pakistan’da kırsal alan haberleşmesine yönelik altyapı için gerekli cihazlar gönderilmeye başlandı. Pakistan’a ilk olarak 250 adet santral ihraç ettiklerini belirten Telesis Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüsnü Tokmen; yapılan ikinci anlaşmayla da, Mayıs ayından itibaren daha büyük sistemlerin Pakistan’a kurulmaya başlandığını söyledi.
Konuya ilişkin olarak ‘Telepati’ye bilgi veren Tokmen; Pakistan’da telekomünikasyon pazarındaki paylarının yüzde 50’nin üzerine çıktığını belirtti. E-iş stratejileri ve ARGE çalışmalarıyla pazarda aranan bir noktaya geldiklerine değinen Tokmen, PX24 orta boy kırsal alan telefon santrallarının modüler ve esnek yapılarının, radyolinklerle birlikte kullanılmasıyla birlikte Pakistan’ın engebeli yapısında kolay iletişim imkanı sağladıklarını anlattı. Tokmen, son dönemlerde özellikle elektronik sanayiinde atılım gerçekleştiren Türk firmalarının dış pazarlarda faaliyet alanlarını genişletmeye başladıklarına işaret ederek, bu firmaların uluslararası arenada rekabet şanslarını ARGE çalışmalarıyla arttırdıklarını kaydetti. Tokmen, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Pakistan, Suriye, Malezya, Nijerya, Endonezya,Ukrayna,Ürdün gibi ülkelerde iş imkanları kazanan firmaların şimdiki önceliklerinin ise Irak’ın yeniden yapılandırılması olduğunu söyledi.

Pakistan Telekom ile ikinci anlaşmayı da imzaladıklarını söyleyen Telesis Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Tokmen, Pakistan'da kırsal alan haberleşmesine yönelik altyapı için gerekli cihazların gönderilmeye başlandığını kaydetti.