Dubai, yatırım yapmaları için Türk firmalarını bekliyor

‘Dünya Ticaretinin Yükselen Yıldızı Dubai’ tanıtım toplantısı çok sayıda firmanın katılımıyla gerçekleşti.

450 kişinin katıldığı toplantıda Expertise Global Genel Müdürü Deniz Bülbül, TECOM Bölge Direktörü Ismail Al Naqi ve Jebel Ali Bölge Direktörü Ahmad Obaid Al Falasi katılımcıları bilgilendirirken, Türk-Birleşik Arap Emirlikleri Konseyi Başkanı Sefa Gönen Konsey hakkında bir konuşma yaptı.

Expertise Global ve Dubai’deki çalışmaları
Toplantıda açılış konuşmasını yapan Expertise Global Genel Müdürü Deniz Bülbül, Dubai’de önemli yatırımların gerçekleştiğine dikkat çekti. Bölgede gerçekleşen projelerin yaklaşık 50 milyar Dolar civarında değere sahip olduğunu ancak bu çalışmalarda çok az sayıda Türk iş adamının yer aldığını söyleyen Deniz Bülbül, bu sayının gelecek aylarda artacağını düşündüklerini dile getirdi. Bölgedeki önemli yapılanmaya dikkat çeken Bülbül, Dubai’de gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi verdi:
“Expertise Global olarak yaklaşık bir sene önce Dubai’de yatırım çalışmalarımız başladı. Bu bölge, yönetimi ve vizyonuyla farklı bir yer. Dubai ile ülkemizde fazla bir bilgi akışı söz konusu değil. Bu durum Türk firmalarının bölgeyi fark edememesine neden oluyor. Expertise Global olarak Serbest Bölgeyi keşfettiğimiz zaman bu hazineyi işadamlarıyla paylaşmaya karar verdik. Bölgede son derece ilginç bir ortam oluşmuş durumda. Dünyanın her yerinden yaklaşık 2 milyon iş adamı, yılın çeşitli dönemlerinde düzenlenen 80 fuar nedeniyle Dubai’ye geliyor. Dolayısıyla 12 ay boyunca açık bir pazarda iş yapılıyor. Bu yapılanma bizi etkiledi ve çok fazla düşünmeden kendi şirketimizi kurduk. Bu gelişmelerden sonra Dubai’deki serbest bölgelerin Türkiye’deki temsilciliğini alarak tanıtımlarımıza daha profesyonel şekilde devam ettik. Zamanla gördük ki, Türkiye’de Dubai’ye karşı ciddi anlamda bir ilgi var.”
Konuşmasında Festival City’ye değinen Bülbül, Dubai içinde yeni bir şehir planlaması olan projenin özel bir şirket tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi ve keşif bedeli yaklaşık 14 milyar Dolar olan çalışmada Türk şirketlerinin yer almasını sağlamayı hedeflediklerini ekledi.
Dubai yönetiminin misyonu, bölgeyi dünyanın ticaret merkezi haline getirmek. Bu doğrultuda Dubai, dünya pazarlarında ön plana çıkıyor. Bölgede yapılan bütün çalışmaların çok büyük titizlikle

gerçekleştiğine dikkat çeken Deniz Bülbül, Dubai’nin konumu itibariyle Hong Kong ve Singapur gibi önemli pazarlara göre daha avantajlı olduğunu söyledi. Bülbül sözlerine şöyle devam etti: “Bir ticaret merkezi olmak o kadar kolay değil. Çok iyi bir altyapı gerekiyor. Bunun için de serbest bölgeler kurulmuş. Tamamıyla vergisiz bir ortam ve devlet sizin ne kazandığınızla ilgilenmiyor. Sadece ticaret yapmanız için gereken altyapıyı sağlıyor. Dubai, 2 milyar kişinin yaşadığı 1,1 trilyon Dolar’lık gayri safi milli hasılanın üretildiği bir ortamın ticari başkenti durumunda. Geçtiğimiz günlerde Amerikan Hükümeti tarafından Irak’taki yeniden yapılanma projesi için Jebel Ali Limanı’ndan sevkıyatların yapılamasına karar verildi. Bu limanın etrafında bulunan serbest bölgede bugün itibariyle 2400 şirket faaliyet gösteriyor. Bölge Körfez Savaşı’ndan bu yana % 11 büyümüş durumda. Özellikle EKT – Enformasyon ve Komünikasyon sektöründe bu oran % 25 civarında. Dubai ve çevresinde yatırımların daha geç başladı ancak çalışmalar bundan doğan açığı kapatmak yönünde hızla devam ediyor. Bölgede enformasyon ve komünikasyon alanında hızlı bir gelişme söz konusu. İnşaat pazarı ise bölgede lokomotif sektör rolü üstlenmiş durumda.”
Körfez İşbirliği Konseyi üye ülkelerine değinen Bülbül, bu konuda da katılımcılara bilgi aktardı:
“Suudi Arabistan, Umman, Katar, Bahreyn,

Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden oluşan bu bölgede, dünyada petrolünün % 50’sinden fazlası üretiliyor. Yatırımlara açık bir ortam olan yörede 31 milyon kişi yaşıyor. Milli gelirleri yaklaşık 350 milyar Dolar civarında. Serbest bölge temsilcileri olarak biz anlık gelişmelerden haberdar oluyoruz. Şu an itibariyle bu bölgede teklif verebileceğiniz proje sayısı 650 civarında. Bu ihalelerin % 70’i inşaatla ilgili olan projeler. Bunun yanı sıra diğer ihtiyaçlar da söz konusu oluyor. Bu altı ülke kendi içlerinde gümrük birliği oluşturmuş durumdalar. Bizim arzumuz bu büyüyen pazarda daha fazla Türk oyuncunun yer almasını sağlamak.”
Yatırımlar açısından Dubai’nin çok iyi fırsatlar sunduğunu belirten Bülbül, serbest bölgelerde Arap ülkelerinde geçerli olan birtakım kuralların söz konusu olmadığını söyledi. Serbest bölgede şirket kurulması halinde, firmaların bölgede yerli ortağa ihtiyacı olmuyor. Expertice Global olarak bölgede yer almak isteyen firmalara her türlü desteği ücretsiz olarak sağladıklarının altını çizen Bülbül, bu çalışmalar dışında gerçekleştirdikleri ‘İlk Adım’ çalışması hakkında bilgi verdi: “‘İlk Adım’ bölgeye yeni giden firmalara destek olmak için gerçekleştirdiğimiz çalışmalardan bir tanesi. Bu hizmet dahilinde firmalara orada bir şirket kurmadan önce pazarı tanımaları için ortam sağlıyoruz ve bu doğrultuda firma orada iş yapabileceğine karar verirse şirket kuruyor. Bu anlamda ‘İlk Adım’ın sağladığı avantajlar çok iyi. Çünkü ilk adımı atarken bir ofis kiralamak, sekreter tutmak ya da mobilya almak hem zaman kaybettiriyor hem de beklentiler üzerinde harcamalara neden oluyor. Oysa bu projede bütün bunlar sizin yerinize yapılmış oluyor. Hizmetiniz ya da ürününüz ne olursa olsun gerekli bağlantılar sizin adınıza

sağlanmış oluyor.”

TECOM
Dünyanın en büyük teknoloji serbest bölgesi alanları arasında yer alan TECOM, enformasyon ve komünikasyon, yazılım, medya, pazarlama, danışmanlık ve eğitim gibi alanlarda etkinlik gösteren şirketler için ortam sunuyor. Kuruluşundan bu yana 3 sene geçen bölgede 970 şirket faaliyet gösteriyor. Bölgede son senelerde e-devlet projeleri üzerinde çalışılıyor. Özellikle son yirmi yıl içinde Dubai’nin büyük ölçüde gelişme kaydettiğini belirten TECOM Bölge Direktörü Ismail Al Naqi, bölge enformasyon ve komünikasyon hakkında bilgi verdi:
“Bölgede telekom sektörünün serbestleşmesiyle 5.5 milyar Dolar’lık bir ciro elde edilmiş durumda. Diğer yandan EKT sektörünün 2002’deki 6 milyar Dolar’lık hacminin 2005’te 8 milyar Dolar’a çıkarılması hedefleniyor. E-Ticaret tarafında son dönemde 1.5 milyar Dolar’lık ciro elde edilmiş durumda ve bu sayının ise 2005 sonuna kadar 8 milyar Dolar’a çıkarılması bekleniyor. Bölgedeki kişisel bilgisayar kullanım oranı % 20. Arap Dünyası’nda mobil telefon abonesi sayısı, 2002’de bir milyona ulaşmış durumda.”
Dubai 2010 vizyonuna değinen Al Naqi, bu vizyon çerçevesinde 2010 yılına kadar belirli aşamaları geride bırakarak sağlam altyapıya sahip güçlü bir bölge olmayı hedeflediklerini vurguladı. Bu vizyon doğrultusunda bölgede bilgi ekonomisinin her geçen gün daha fazla önem kazandığını ifade eden Al Naqi, devletin bu yönde firmalara destek sağladığını söyledi. Pazar ekonomisinin bu yönde yapılandığının altını çizen Al Naqi, altyapının tamamlandığını belirtti ve serbest bölgenin firmalara sağladığı avantajları sıraladı:
“Serbest bölge olarak girişimcilere çok uluslu firmalarla iş yapma imkanı sağlıyoruz. Öte yandan yerel firmaların genişletilmesini ve kuruluşlar arasında ortaklıkların gerçekleşmesini sağlamayı öngörüyoruz. Burası açık bir Pazar ve şirketler burada küresel lider olma imkanları var. Sahip olmaları gereken iki şey ise, ürün ve yetenek. Stratejimiz bu olumlu tabloyu daha da genişletmek.”
Dubai Teknoloji ve Medya Serbest Bölgesi 2000 yılında kuruldu. Bölge üç bölümden oluşuyor. Bu bölümler: Ekim 2000’de kurulan Dubai Internet City, Ocak 2001’de kurulan Dubai Media City ve 2002’de kurulan Knowledge Village. Internet City endüstri bölümleri yazılım, iş geliştirme servisleri, Web bazlı hizmetler, e-ticaret, danışmanlık, eğitim, satış ile pazarlama ve arka ofis uygulamalarından oluşuyor. Firmalar bu bölümlerde faaliyet gösteriyor. Media City’de, müzik şirketleri, pazarlama servisleri, yayıncılar, yayımcılar, yeni medya firmaları ve prodüksiyon şirketleri yer alıyor. Knowledge City’de ise profesyonel eğitim, EKT ve medya eğitimi, Ar-Ge, e-eğitim ve iş geliştirme üzerine faaliyet gösteren şirketler söz konusu. TECOM’un altyapısı Cisco, Siemens, Sun Microsystems gibi dünyaca bilinen şirketler tarafından inşa edilmiş durumda. Doğru insanlarla doğru pazarda olabilmenin önemine değinen Al Naqi, serbest bölgenin bir yerleşkeden çok bir şehir olduğuna dikkat çekti. Bölgede bütün yapılar bina yönetim sistemi donanımına sahip. Burada şirketlere ofis ve arazi kiraladıklarını söyleyen Al Naqi, sözlerine şöyle noktaladı:
“Sonuç olarak burada firmalar istediği pazarı yakalayarak, beklediği verimi alabiliyor. Biz şirketlere çok fazla kapı açtığımıza inanıyoruz. Şu anda bu serbest bölgemizde bulunan şirketlerin toplamı 485’i aşmış durumda. bu firmaların % 19’u alt kıta (sub continent), % 4’ü Asya Pasifik, % 33’ü Avrupa, % 15’i Amerika, % 2’si Afrika ve % 27’si Orta Doğu ülkelerinden gelen firmalar. Umut ediyoruz ki, Türkiye’den gelen firmaların katılımıyla bu sayı çok daha artacak. Küba, ABD, Türkiye, Avustralya ve Japonya’nın içinde bulunduğu birtakım ülkelerle anlaşma yaptık. 2005’te 1500 şirket sayısına ulaşmayı hedefliyoruz.”

Jebel Ali Serbest Bölgesi
Jebel Ali Serbest Bölgesi 1995 yılında 100 bin kilometre kare üzerine kurulmuş bir devlet işletmesi. Bölge dünyanın en hızlı büyüyen serbest bölgelerinden biri olarak nitelendiriliyor. Dubai’nin ekonomi ve iş hayatı anlamında gelişmesi için Jebel Ali Serbest Bölgesi’nde gerekli standartları sağlayarak, altyapıyı verdiklerini söyleyen Jebel Ali Bölge Direktörü Ahmad Obaid Al Falasi, serbest bölge hakkında bilgi verdi:
“Uluslararası bir serbest bölge olarak görevimiz; dünya standartlarında ve teknik açıdan uygun bir bölge olmanın yanı sıra firmalara artı değerler katmak ve onların iş akışını desteklemeye yönelik çalışmalar yapmak olarak özetlenebilir. Dubai’ye gemi ile ulaşım Avrupa’dan 14, Japonya’dan 20 ve Güney Afrika’dan ise 9 günde gerçekleşiyor. Dolayısıyla ticari açıdan merkezi bir noktadayız. İş alanı olarak baktığımızda, iş yapan insanların daha rahat birbirleriyle iletişime geçecekleri devlet tarafından desteklenen bir ekonomi merkezi haline gelmeyi hedefliyoruz. Petrol dışında Dubai’nin ekonomisini oluşturan faktörlere baktığımızda, % 5 otelcilik ve yiyecek, % 18 ticaret, % 17 üretim, % 13 ulaşım ve % 11 finansal gibi bir dağılımın ortaya çıktığını görürüz. Serbest bölgeden ihracat yapılan ilk on ülke İran, Hindistan, Pakistan, Suudi Arabistan, Irak, Libya, Amerika, Hong Kong ve İngiltere olarak sıralanıyor. Bu ülkelere yapılan ihracatlar toplam ihracatın % 60’ını oluşturuyor. Limanın yatırımcılarına bakacak olursak, 100 ülkeden 2400 civarında firma bölgede bulunmakta. Fortune 500 firmalarından 121 tanesinin yer aldığı limanda, 10 milyar Dolar’dan daha büyük bir ticaret hacmi söz konusu. Serbest bölgedeki firma sayılarının artışına baktığımızda, 2000’de 1831, 2001’de 2057, Nisan 2003’te ise 2423 adete gelmiş durumda. Bu firmaların 849’u Orta Doğu, 621’i Avrupa, 838’i Hindistan, 225’i Amerika, 194’ü Uzak Doğu ve 90 tanesi de Afrika’dan bölgeye gelen işletmeler. Bu firmaların % 74’ü ticaret, % 22’si üretim ve % 4’ü hizmet sektöründe çalışmalar yürütüyor.”
Bölgede Türkiye ile ticarete bakıldığında, ham metallerin en büyük ihracat kalemini oluşturduğu görülüyor. Diğer kalemler ise % 7 yiyecek, % 6 elektronik, % 8 tekstil ve % 31 oranında diğer iş grupları olarak sıralanıyor. Jebel Ali’deki en büyük Türkiye firmalarını Inco International, Ibrakom, Intersun International Sun Group., Empa Middle East ve Intertaym Mega Carpet olarak sıralayan Al Falasi, bölge firmalar için sağlanan teşviklere ve avantajlara değindi:
“Serbest bölgede, şirketin % 100’üne sahip olabilmektesiniz. Pazara girerken herhangi bir kısıtlama yok. Taşımayla ilgili çok iyi bir altyapıya sahibiz ve bu konuda size her türlü hizmeti verebiliyoruz. İnsan kaynağı konusunda herhangi bir kısıtlama söz konusu değil. Ayrıca firmaların daha başarılı olabilmeleri için onlara önerdiğimiz bazı hizmetlerimiz var. Bunlar: pazar araştırması, geleceğe yönelik kendilerini geliştirmeleri için öneriler, yatırım danışmanlığı ve kaynaklar ile ilgili yönlendirme, Dubai ve Birleşik Arap Emirliklerindeki bütün projelerle ilgili bilgilendirme, yerel ve yabancı fuarlardaki çalışmalarına destek olma, gerektiğinde uygun firmaları karşılaştırma ve gerekli delegasyonları gerçekleştirme. Limanın hizmetlerini, gerekli lisansları vermek, yönetim olarak tüm danışmanlık, Dubai Limanı’yla olan bütün işbirlikleri ve gerekli ayarlamalar, Jafza İnternet sitesiyle dünyaya açılmanızı sağlamak olarak özetlenebilir. Ayrıca Jebel Ali’de çalışanlara yaşayabilecekleri son derece modern bir yaşam alanı olan The Gardens’ı sunuyoruz. Burada çalışanların kalması için gerekli altyapı hizmetleri ve 24 saat güvenlik sağlanmakta.”

Jebel Ali’de bir Türk firması deneyimi
Toplantıda Al Falasi ardından söz alan Wellington Marketing Genel Müdürü Mehmet Savaş Uzan, 1994’ten bu yana Jebel Ali Serbest Bölgesi’nde gerçekleştirdikleri çalışmalardan bahsetti. Intersun International Şirketler Grubu hakkında bilgi veren Mehmet Savaş Uzan, çalışmalarını anlattı:
“Şu anda Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri ve Orta Doğu ülkelerinde faaliyet göstermekteyiz. Merkezimiz Birleşik Arap Emirlikleri Jebel Ali Serbest Bölgesi’nde yer alıyor. Faaliyet gösterdiğimiz ülkeler Azerbeycan, Gürcistan, Türkmenistan, Kazakistan, Rusya, İran, Irak ve Afganistan. 1992 yılında bu faaliyet gösterdiğimiz ülkelerdeki operasyonlarımızı yönlendirmek ve merkez ofisimizi seçmek için arayış içerisine girdik. Bu arayışlar sonucunda 1994 yılında Jebel Ali’de karar kıldık ve bu bölgede ilk olarak 300 metrekarelik bir ofisle çalışmalarımıza başladık. Geçen yıllar içerisinde gerek orada sağlanan güven ortamı gerekse çalışmalarımızı yürüttüğümüz ülkelere yakınlığı nedeniyle çalışma alanımızı genişlettik. Şu anda 3 bin metrekarelik ofis ve 30 bin metrekarelik kapalı alan içerisinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Jebel Ali’deki faaliyetlerimizi üretim, petrol, motor yağı rafinerisi ve diğer ticari çalışmaların yanı sıra finansal ve stratejik planlama oluşturuyor. Çalışmalarımıza başladığımız ilk günden bu yana Dubai’nin bize sağladığı en büyük kolaylık, iş ortamı güvenliği oldu. Gerek sosyal gerekse ekonomik açıdan kendimizi büyük bir güven içerisinde hissettik ve işlerimizi her geçen gün daha da büyüttük. Dubai geçtiğimiz yıllar içerisinde çok büyük bir gelişme gösterdi ve bundaki en büyük sebep, sağlamış olduğu güven ortamı. Adalet sistemi de yerleşmiş durumda. Ayrıca yatırımların karşılığında vergi serbestliğinin olması ve 50 yıl süreyle vergiden muaf işlem yapılabilmesi en büyük özellik. Bunların yanında Jebel Ali Serbest Bölgesinin yaratmış olduğu önemli lojistik imkanlar söz konusu. Konumu mükemmel. Gerek Jebel Ali’nin kendi limanı gerekse Dubai’deki limanları kullanmak suretiyle ihracatınızı kolayca gerçekleştirebiliyorsunuz. Serbest bölge içerisinde bankaların, ticaret odasının ve gümrük işlemlerinin yapıldığı bir kompleks var. Burada hiç vakit kaybetmeden ihracat işlemlerinizi bürokratik işlemler olmadan tamamlayabiliyorsunuz. Jebel Ali’de iş yapan firmalar vergiden muaf oldukları gibi getirdikleri ve getirecekleri elemanlar için de vergi serbestisi var. Gelecek personeller için de ayrıca gerek serbest bölgede gerekse Dubai’de yerleşim imkanı sağlanıyor. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında çok düşük kira bedelleri ve ücretler karşılığında lojistik işlemlerinizi yerine getirebiliyorsunuz.”
Birleşik Arap Emirlikleri’nde bundan sonraki yıllarda ağırlıklı olarak inşaat, gıda, turizm, telekomünikasyon kanallarında güçlü yatırımların yapılması beklendiğini söyleyen Uzan, Jebel Ali Serbest Bölgesi’nde 7 tane Türk firması olduğunu ve bu sayının artmasını umduklarını söyledi.