Dünya Telekomünikasyon Günü Türkiye'de de kutlandı

Fatma Ağaç – Cenk Yapıcı / Fotoğraflar: Baykan Çallı

Telekomünikasyon Kurumu (TK) Üçüncü Karadeniz ve Hazar Düzenleyici Konferansı'nı 22–23 Mayıs 2008 tarihleri arasında İstanbul'da Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirdi. Dünya Telekomünikasyon ve Bilgi Toplumu Günü kutlamaları da konferans kapsamında yapıldı. Konferansın açılışını, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C) Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar, ITU Genel Sekreteri Dr. Hamedoun Touré ve Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer yaptı.
Konferans kapsamında, İşletmecilerin Bilgi Toplumu Perspektifi, Telekomünikasyon Düzenleyici Politikasında Küresel Eğilimler, Karadeniz ve Hazar Bölgesi'nde Düzenleyici Gelişmeler, Sabit Geniş bant Uygulamaları ve Gelişmeler, Sabit Geniş bant Uygulamaları Türkiye Örneği oturumları yapıldı.
Konferansın açılışında konuşan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, dünya nüfusunun yüzde 40'dan fazlasının mobil erişime sahip olduğunu hatırlatarak, İnternet geniş bant uygulamalarında ise, 1 milyar seviyesinin geçildiğini söyledi. Geniş bant erişime kıtalar bazında bakıldığında durumun iç açıcı olmadığını dile getiren Yıldırım, “Kuzey Amerika'da erişim yoğunluğu, nüfusun yüzde 70'ine varırken, dünya ortalaması yüzde 17 ve Afrika'da yüzde 4. Sayısal uçurum BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojilerinin en büyük sorunlarından birini oluşturuyor” diye konuştu. Görevlerinin toplumun bütün kesimlerini bilgi toplumuna dönüştürmek olduğunu anlatan Yıldırım, Türkiye'nin her tarafına geniş bant İnternet erişimi için alt yapının yüzde 89 oranında hazır olduğunu kaydetti. Yıldırım, evinde telefonu olan her vatandaşın geniş bant İnternet erişim imkanına sahip hale geldiğini belirtti. Yıldırım, bundan sonra yapılması gerekenin ise bilgisayar sahipliğini artırmak olduğunu vurguladı. İnternet Evrensel Hizmet Fonunu devreye sokarak bugün bütün il, ilçe, belde ve askeri kışlalarda İnternet Erişim Merkezleri kurulduğunu dile getiren Yıldırım, üçüncü nesil lisansları vermeden önce, aynı şekilde GSM operatörlerinin de yurdun her tarafında alt yapıyı tamamlamalarını istediklerini, alt yapı tamamlanır tamamlanmaz da üçüncü nesil lisanlarının verileceğini bildirdi.
 
Telekomünikasyon Kurumu gelirlerinin yüzde 20'si ARGE'ye
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Telekomünikasyon Kurumu gelirlerinin yüzde 20'lik bir kısmının (en az 300 milyon YTL) ARGE harcamaları için kişi ve kuruluşlara tahsis edileceğini bildirdi. Kapsamlı bir ARGE Kanunu çıkardıklarını hatırlatan Yıldırım, bununla gerek bireysel gerek kurumsal anket çalışmalarına önemli bir kaynak ayıracaklarını kaydetti. Bakan Yıldırım, ürün geliştirme, yazılım ve donanıma devletin gerekli desteği vermeye devam edeceğini vurguladı.
Ulaştırma Bakanlığının engelli vatandaşlar için “Gören Göz” Projesi başlattığını belirten Yıldırım, projenin 1,5 milyon görme engelli vatandaşın dış yardım almadan BHT imkanlarıyla her türlü işini yapmasını sağlayacağını anlattı. Yıldırım, pilot uygulamaya kısa süre içinde İstanbul'dan başlanacağını ifade ederek, “Görme engelli vatandaşlarımız, üzerinde bulunan cihazla, yardım almadan, ister vasıta ister yaya olarak kendi yolunu kendi bulmak şartıyla başarılı bir şekilde hayatını sürdürecek” dedi. Yıldırım, vatandaşa tek kapıdan hizmet verilmesini sağlayacak olan e-Devlet Kapısı'nı bu yıl içinde açacaklarını söyledi.
Yıldırım, İnternet'in çocuk istismarı, uyuşturucu madde bağımlılığı, fuhuş, kumara yönelme gibi zararlı etkilerinden toplumu korumak için 5651 Sayılı Yasa'nın uygulamaya geçirildiğini hatırlatarak, Türkiye'nin dünyada bu düzenlemeleri yapan 5-10 ülke arasında yer aldığını vurguladı. Binali Yıldırım, konuşmasının ardından, İnternet'in güvenli kullanımı konusunda toplumu bilgilendirmesi ve İnternet şikayetleri için hazırlanan GuvenliWeb.org.tr sitesinin açılışını da yaptı.
Konferansta konuşan K.K.T.C Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar da, Kıbrıs Türk halkının 250 bin nüfusa sahip olduğunu, bunun 43 binini üniversite öğrencilerinin oluşturduğunu belirtti. Usar, dünya üniversitelerinde var olan 12 süper bilgisayardan birinin K. Kıbrıs'taki bir üniversitede kurulduğunu ve üniversitenin yararına sunulduğunu söyledi.

Touré, “Enerjiyi daha az kullanan yöntemler geliştirmeliyiz”
Antalya'da 2006 yılında yapılan Dünya Telekomünikasyon Birliği (ITU) Genel Kurulu'nda Genel Sekreter seçilen Dr. Hamadoun I. Touré de konuşmasında küresel ısınma probleminin yüzde 2,5-3'ünden telekomünikasyon sektörünün sorumlu olduğunu belirterek, “Enerjiyi daha az kullanan yöntemler geliştirmemiz gerekecektir” diye konuştu. Toure, Türkiye'deki telekomünikasyon sektörünün gelişimini yakından takip ettiğini ve Türkiye'de telekomünikasyon teknolojisi alanında çok verimli çalışmalar bulunduğunu anlattı.
Toure, bilişim ve haberleşme teknolojilerinin büyük bir eşitleyici olduğunu belirterek, engelli insanların topluma aktif katılan bireyler olarak toplumda yerlerini almalarını sağladığını kaydetti.
Bugün dünyadaki gıda krizinde de telekomünikasyon sektörünün de rolü bulunduğuna işaret eden Toure, dünyadaki gıda krizinin gıda eksikliğinden değil, gıdanın dağıtımının eksikliğinden kaynaklandığını kaydetti. Toure, bilişim ve haberleşme teknolojilerinin bu sorunun çözümü için etkili bir araç olarak kullanılabileceğinin altını çizdi.

Karadeniz ve Hazar ülkeleriyle ARGE ortaklığı
Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer ise konuşmasında, bu sene içinde yetkilendirmeyi planladıkları 3'üncü Nesil Sistemler, Geniş Bant Telsiz Erişim Sistemleri ve Sanal Mobil Şebeke İşletmeciliği ile bilişim ve haberleşme sektöründe (ICT/BHT) büyük bir canlanma ve istihdam meydana geleceğini ve sektörün daha da büyüyeceğini bildirdi. Acarer, 70 milyonu aşkın genç nüfusa sahip Türkiye'nin BHT sektörünün gelişimi ve yatırım yapılması açısından son derece uygun bir ülke olduğunu kaydetti. Acarer, 2003 yılında yaklaşık 11 milyar Dolar olan BHT kapasitesinin 2007 yılı sonunda 25 milyar Dolar'a ulaştığını belirtti. Acarer, ARGE Yasası ile birlikte sektöre büyük bir sinerji geldiğini söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“BHT sektörünü diğer pek çok sektörü sürükleyen lokomotif sektör olarak kabul ediyoruz. Türkiye gibi genç nüfusa sahip Karadeniz ve Hazar ülkelerinin de ARGE, savunma ve güvenlik konularında bilişim ve haberleşme teknolojilerini geliştirmek üzere ortak çalışmalar yapabileceğine inanıyoruz.”

İşletmecilerin ‘Bilgi Toplumu Perspektifi'
Başkanlığını, Telekomünikasyon Kurulu 2'inci Başkanı Galip Zerey'in yaptığı İşletmecilerin Bilgi Toplumu Perspektifi konulu oturumda; Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany, Vodafone Türkiye Genel Müdürü Ian Gray ve Avea Genel Müdürü Cüneyt Türktan konuştu. Avea Genel Müdürü Cüneyt Türktan, Türkiye mobil pazarının önümüzdeki 4 yıl içinde Avrupa'nın 2 katı üzerinde büyüyeceğini ve 77 milyon hat sayısına ulaşacağını belirtti.
Türktan, Telekomünikasyon Kurumu'nun sektörde rekabeti tesis etmesiyle abone sayısında artış yaşandığını, tarifelerin ucuzladığını ifade etti. Numara taşınabilirliğine Kasım ayı gibi geçileceğini dile getiren Türktan, mobil pazarın dünyada 2010'a kadar yüzde 43, Avrupa'da yüzde 22, Türkiye'de yüzde 47 büyüyeceğini öngördü. Cüneyt Türktan, Türkiye'nin hat sayısı bakımından 4 yıl sonra İngiltere'yi yakalayacağını, sadece Türkiye mobil pazarının önümüzdeki 4 yılda Dolar bazında yüzde 41 artışla 10 milyar Dolar'lık bir ciroya ulaşacağını kaydetti. Türk Telekom İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Paul Doany de, Türkiye'de kayıtlı İnternet kullanıcı sayısının 5 milyonu aştığını, bunun PC kullanım oranını da artırdığını belirtti.1 milyon öğrenciye Vitamin eğitim yazılımı paketi verdiklerini söyleyen Doany, bu ürünün bilgisayar sahipliğini artıracağını kaydetti. Doany, sayısal uçurumun da bu sene üzerine eğilecekleri alanlardan biri olduğun vurguladı.
Vodafone Türkiye Genel Müdürü Ian Gray da, geçtiğimiz Kasım ayı itibariyle Vodafone'un yıllık taşınabilir veri kullanımında yüzde 42 artış olduğunu ifade etti. İnsanların kolay kullanabilecekleri şeyleri sevdiklerini dile getiren Gray, GSM telefonunun günümüzde en fazla kişiselleşen bir aygıt olduğuna işaret etti. Gray, Vodafone olarak sadece veri taşıyan şirket olmaktan öte müşterilere değer katan bir şirket olmayı amaçladıklarını kaydetti.

Telekomünikasyon Düzenleyici Politikasında Küresel Eğilimler
Başkanlığını ITS Başkanı Erik Bohlin'in yaptığı Telekomünikasyon Düzenleyici Politikasında Küresel Eğilimler konulu oturumda; OECD Telekomünikasyon ve Bilişim Politikaları Bölümü Başkanı Dimitri Ypsilanti , piyasaya giren yeni teknolojilerden söz ederek, geniş bant sistemler ve yeni nesil haberleşme ağlarıyla ilgili gelişmeleri aktardı.
ITU-BDT Düzenleyici ve Piyasa Ortamı Birimi Yöneticisi Susan Schorr, ITU'nun dünyada 4,4 milyar insana ulaştığına işaret etti. Schorr, mobil telefon operatörlerinin yatırımlarını gözden geçirmelerinin zorunlu olduğunu ve fiber yatırımı yapanlara teşvik verilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa Komisyonu'ndan Paraskevi Michou, Avrupa Birliği'nin yaptığı çalışmaların geleceğe yönelik çalışmalar olduğunu anlattı. Michou, piyasa düzenlemelerinin fiyatları tekelcilikten uzaklaştırıp, daha rekabetçi (Daha az düzenleme daha etkin sonuç) bir yapıyı getirmesi gerektiğini kaydetti.
Colombia Üniversitesi, Tele-Information Enstitüsü Direktörü Prof. Eli Noam, İnternet üzerinden televizyon izlemenin hızlı bir şekilde ilerlediğinin altını çizerek, IPTV sunucusu olmak için lisans almak gerektiğini vurguladı.
University of Warwick Business School'dan Prof. Martin Cave, Avrupa Birliği ve diğer ülkeler için yüksek hız ve geniş bant İnternet bağlantısından söz etti.

Karadeniz ve Hazar Bölgesinde Düzenleyici gelişmeler
Başkanlığını Arnavutluk Düzenleyici Kurumu Eski Başkanı Hydajet Kopani'nin yaptığı Karadeniz ve Hazar Bölgesinde Düzenleyici Gelişmeler konulu oturuma; Romanya Düzenleyici Kurumu Başkanı Dan Georgescu, mobil sektörde çok büyük bir artış yaşandığının üzerinde durarak, Romanya'nın kendine özgü bir yapısı olduğunu söyledi. Georgescu, geniş bant hizmetlerinin geliştirilmesinin Romanya için önemli bir hedef olduğunu vurguladı.
Telekomünikasyon Kurulu Üyesi Ahmet Hamdi Atalay, Türkiye'de yetkilendirilmiş işletmecilerin sayısının 250'yi bulduğunu anlattı. Atalay, alternatif geniş bant pazarının faaliyete geçirileceğinin altını çizdi.
Gürcistan Ulusal Haberleşme Komisyonu İzleme Dairesi Başkanı Mikheil Gotoshia, Gürcistan'daki coğrafi koşullar nedeniyle çok fazla sabit telefon abonesinin bulunmadığına işaret etti.
Azerbaycan Haberleşme ve Bilişim Teknolojileri Bakanlığı Daire Başkanı Alyar Tamirov, milli stratejilerinin asıl amacının BHT'den yararlanmak olduğunun altını çizerek, devlet yönetiminde olan telefon hizmetlerinin özelleştirilmesi konusunun Bakanlar Kurulu'na sunulduğunu bildirdi.
Kazakistan Haberleşme ve Enformasyon Ajansı Başkan Yardımcısı Askar Bishigayev, ülkelerinde 4 tane mobil operatör bulunduğunu belirterek, GSM 3'üncü Nesil İhalesi'nin yapıldığını ve 2008 sonunda hizmete gireceğini belirtti.
Ukrayna Ulusal Haberleşme Düzenleme Komisyonu Başkanı Volodymyr Zvieriev, telekomünikasyon yasasını 4 yıl önce çıkardıklarını anlattı. Zvieriev, Ukrayna'da 200'ün üzerinde İnternet sağlayıcı bulunduğunu belirterek, Ukrayna'da 2 bin köye telefon hattı gitmediğini ve bu durumun aşılması için çalışma yapıldığını söyledi.

Sabit geniş bant uygulamaları ve gelişmeler
Dünya Telekomünikasyon ve Bilgi Toplumu Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen k onferansın ikinci gününe, “Sabit geniş bant uygulamaları ve gelişmeler” konulu oturumla başlandı. Başkanlığını İtalya Düzenleyici Kurumu Elektronik Haberleşme Şebeke ve Hizmetleri Bölümü Direktörü Vincenzo Lobianco'nun gerçekleştirdiği oturuma, Mısır Düzenleyici Kurumu Araştırma Geliştirme Direktörü Dr. Fadel Digham, Alman Düzenleyici Kurumu Uluslararası Faaliyetler ve Kuruluşlarla Koordinasyon Bölümü Yöneticisi ve ERG temsilcisi Dr. Annegret Groebel ile WIK Danışmanlık Direktörü Dr. Ulrich Stumpf katıldılar.
Oturumda ilk söz alan konuşmacı Mısır Düzenleyici Kurumu Araştırma Geliştirme Direktörü Dr. Fadel Digham oldu. Mısır Ulusal Telekom Düzenleme İdaresi (NTRA) hakkında bilgiler vererek konuşmasına başlayan Fadel Digham, amaçlarının teknoloji konusunda sürekli gelişen bir Pazar olan Mısır'a yatırım çekmek olduğunu belirtti. NTRA'nın devlet, yatırımcı ve kullanıcı arasında bir köprü vazifesi yaptığını ve düzenleyici kurul gibi frekans tahsisi, ruhsatlandırma, operasyon ve denetleme işleri ve piyasa takibi gibi görevler edindiğini söyleyerek, servis kalitesinin ve dolayısıyla müşteri memnuniyetinin çok önemli olduğunu, tüketicinin korunması için özel çaba harcadığını kaydetti.
Geniş bantın ülke kalkınmasındaki önemine değinen Digham, Mısır'daki İnternet hizmetlerinin 1999 yılında serbestleşerek, 2002 yılında ulusal inisiyatiflerle gelişme evresine girdiğini, 2004 yılında ADSL hizmetinin verilmeye başlandığını ve 9 Dolar'dan başlayan uygun fiyat politikası uygulandığını açıkladı. Mısır'da yaşayan ailelerin yüzde 7'sinin bilgisayar sahibi olduğunu söyleyen Digham, 2010 yılına kadar 3 milyon aileye bilgisayar tahsisi sağlamak amacında olduklarını ve bunun için de İnternet servis sağlayıcılar, bilişim şirketleri ve devlet arasında ortaklık çalışmalarına gittiklerini belirtti. 2006 yılında düzenlemeye gittikleri kablo lisanslama konusunda çok hassas olduklarını belirten Digham, yapılacak bölgesel ortaklıklarla profesyonel bir deniz altı kablo sisteminin oluşturulacağını ve Mısır'ın coğrafi konumu da göz önünde bulundurularak ülkeyi bir geçiş ağı konuma getirme amacında olduklarını sözlerine ekledi.
Şubat 2008 verilerine göre Mısır'da 11 milyon 300 bin sabit telefon, 31 milyon 405 bin mobil telefon, 463 bin adet ADSL abonesi ve 8 milyon 970 bin İnternet kullanıcısı bulunuyor.
Alman Düzenleyici Kurumu Uluslararası Faaliyetler ve Kuruluşlarla Koordinasyon Bölümü Yöneticisi ve ERG temsilcisi Dr. Annegret Groebel konuşmasında, düzenleyici kuruluşların kullanıcıya avantaj sağlayacak ve teknolojiyi geliştirecek sağlıklı rekabet ortamını yaratmak için çalıştıklarını ve yüksek kalitede ucuz hizmetin sağlanması için tekelcilikten kaçınma politikası uyguladıklarını belirtti. Altyapı, hizmet ve rekabet dengesinin sağlanmasının önemini vurgulayan Groebel, Almanya'daki geniş bant kullanımıyla ilgili istatistiksel bilgiler de verdi. Almanya'da 19 milyon sabit geniş bant kullanıcı hattı bulunduğunu söyleyen Groebel, yerel ağın paylaşıma açılması (ULL) düzenlemeleriyle, gelişen IP teknolojisi ile sunulan VoIP (Voice over IP), IPTV, geniş bant veri aktarımı gibi birçok hizmetin özellikle kurum içi telefon ve PBX (Private Branch Exchange) donanım masraflarını daha da düşüreceğini ve bilgisayar-telefon etkileşimini kolaylaştıracağını vurguladı.
WIK Danışmanlık Direktörü Dr. Ulrich Stumpf ise yaptığı sunumda, coğrafi farklılıkların geniş bant düzenlemelerindeki rolüne değindi. Direkt olarak ya da yerel ağın paylaşıma açılması ile birlikte verilen geniş bant hizmetlerinin, coğrafi ve kültürel farklılıklarla rekabeti teşvik edebilecek bir unsur olabileceğini belirten Stumpf, farklıların belirlenmesinin ve uygulanmasının sosyoekonomik avantajların bu olgulara uygun düzenlemelerin yapılmasıyla sağlanabileceğini kaydetti. Yapılacak her düzenleme politikası için kapsamlı öngörülere ihtiyaç olduğunu söyleyen Stumpf, ulusal durumların göz önünde bulundurularak dengenin kurulmasından yana olduklarını ifade etti.

Sabit geniş bant uygulamaları: Türkiye örneği
Konferansın, Telekomünikasyon Kurulu Üyesi Dr. T. Ayhan Beydoğan tarafından başkanlık edilen “ Sabit geniş bant uygulamaları Türkiye örneği” konulu son oturumunda ise; TTNet Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, Borusan Telekom Genel Müdürü Mehmet Başer, Doğan İletişim Genel Müdür Yardımcısı Çağatay Arslan, Koç.net Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca ve Tellcom Operatör İlişkileri ve Düzenlemelerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Olgu Dinçoğlu birer konuşma yaptılar.
TTNet Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, TTNet'in odaklandığı noktanın eğitimde İnternet kavramı olduğunu belirterek, ülkenin her noktasındaki okullara geniş bant İnternet'i ulaştırma amacında olduklarını söyledi. TTNet'in fiber teknolojisini kullandığı ADSL+2 ile 8 Mbit/s ve VDSL ile 32 Mbit/s veri aktarım hızlarını çok yakında duyuracaklarını belirten Yılmaz, TTNet İşyerim paketiyle de yüksek hızda erişimin ülkedeki her KOBİ'ye ulaştırma hedefi güttüklerini söyledi.
Borusan Telekom Genel Müdürü Mehmet Başer, fiyatların düşmesi ve uygulamaların artmasıyla penetrasyonun arttığına dikkat çekerek, düzenlemelerle sağlanacak gerçek rekabetin tüketiciye olumlu etkiler sağladığının altını çizdi.
Doğan İletişim Genel Müdür Yardımcısı Çağatay Arslan geniş bantın hızlı İnternet olarak değil; telekomun mecrası olarak gördüklerini, yeni dönemde bireyselleşmenin ön planda olacağını, kişinin ihtiyacı olan her türlü hizmeti tek servis sağlayıcıdan ve tek cihazdan alabileceğini belirtti. Pazarın hala rekabete açık olmadığını dile getiren Arslan, numaralandırma yeteneğinin alternatif operatörlere de verilmesi beklentisi içinde olduklarını kaydetti.
Koç.net Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca; Türkiye'de mobil İnternet, IPTV, VoIP ve ADSL'de dörtlü oyunun başlamak üzere olduğunu, Avrupa'nın doyumu yakaladığını ancak Türkiye'nin halen büyüyen bir pazar konumunda bulunduğunu ifade etti. Türkiye'deki düzenlemelerin rekabete dayalı yapılmasını beklediklerini belirten Akarca, yerel ağın paylaşıma açılması ve şehir içi görüşme gibi imkânların en kısa zamanda alternatif operatörlere de verilmesini umduklarını söyledi.

“Destek istiyoruz”
Oturum son konuşmasını Tellcom Operatör İlişkileri ve Düzenlemelerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Olgu Dinçoğlu yaptı. Olgu Dinçoğlu konferansta, alternatif operatörlerin içinde bulunduğu durumu ve Türkiye'deki telekom pazarını çok sert bir dille eleştirdi. Olgu Dinçoğlu konuşmasında şunları söyledi: “Sağlıksız gelişen pazarda geniş bant bağlantı liderinin yüzde 96'lık pazar payı ile Türk Telekom olduğu görülüyor, geriye kalan yüzde 4'lük kısmı ise alternatif operatörler paylaşıyor. Ancak ne yazık ki, zamanında gereken düzenlemelerin yapılmaması ve güdülen tekelci anlayış nedeniyle alternatif operatörlerin herhangi bir şebeke altyapısı bulunmuyor. Biz de geniş bant servislerini mecburen Türk Telekom üzerinden veriyoruz, bu durumda Türk Telekom'un Pazar payı yüzde 100'dür. Pazardaki büyük dengesizlik ortamının ve uygulamaların zorluğu gelişmemizi, rekabetçi ve kaliteli hizmet vermemizi engelliyor. Tellcom ne olursa olsun, müşteriye hizmet verirken kendi altyapısını kullanacaktır. Gerekli düzenlemelerin halen yapılmaması nedeniyle şehirler arası fiber ağımızı bir türlü kuramıyoruz. Karayolları kablo döşemede sorun çıkarıyor, belediyelerden destek yok, yetkili kurumlara ulaşamıyoruz. Karşımıza sürekli engel koyuyorlar, yapılması gereken ihaleler bir türlü gerçekleşemiyor. Geniş bantın desteklenmesi için sabit telefonda şehir içi görüşme ve geniş bant altyapı lisanslamasının bir an evvel yapılması gerek. Elimiz kolumuz bağlı ve destek istiyoruz.”

Dr. Hamadoun I. Touré üniversite öğrencileriyle buluştu
Dünya Telekomünikasyon ve Bilgi Toplumu Günü etkinlikleri kapsamında ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği) Genel Sekreteri Dr. Hamadoun I. Touré , 23 Mayıs 2008 Cuma günü Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer'in de katılımıyla, “Telekomünikasyon Sektörünün Dünü Bugünü ve Yarını” konulu panelde bir konuşma yaptı.
Telekomünikasyon Kurumu, Yıldız Teknik Üniversitesi ve MOBİSAD tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryum Beşiktaş Yerleşkesi'nde düzenlenen panelin açılış konuşmasını Prof. Görün Arun yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesi'nin tarihi hakkında bilgiler veren Arun, Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin daima teknoloji ve bilişimle iç içe olduğunu ve Türkiye'nin parlak geleceğinde büyük pay sahibi olacaklarını dile getirdi.
MOBİSAD Başkanı Murat Dursun, tüm sektörün ve öğrencilerin Dünya Telekomünikasyon ve Bilgi Toplumu Günü'nü kutlayarak başladığı konuşmasında, MOBİSAD'ın sektördeki tüm iş adamlarını çatısı altında toplayan telekomünikasyon sektörünün en önemli sivil toplum örgütü olduğunu belirtti. MOBİSAD'a 2500 işyerinin üye olduğunu ve yapılan tüm etkinliklerde büyük rol oynadıklarını söyleyen Dursun, son 5 yıl içersinde sektörde rekabetten daha çok işbirliğinin söz konusu olduğunu , sivil toplum örgütleri, kamu kurumları, üniversiteler ve sektör mensuplarının ortak çalışmalarıyla olumlu işler yapıldığına dikkat çekti.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği Genel Sekreteri Dr. Hamadoun I. Touré konuşmasına; teknik üniversite öğrencilerine, teknolojiye ve bilime duydukları saygı ve mesleklerini teknik alanda seçme yolunda gittikleri için teşekkürlerini sunarak başladı. Kuruluş tarihi 17 Mayıs 1865 olan Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin, şu anda mevcut en eski uluslararası organizasyon olduğunu, genç ve evrensel haberleşmenin ilerletilmesinde geçit konumunda bulunduğunu ifade eden Touré, anne kuruluş Birleşmiş Milletler'den bile daha köklü olan kurumun tüm dünya ülkeleri ile çok yakın ilişkiler içinde olduğunu söyledi.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'ni (ITU), Birleşmiş Milletler'e bağlı olarak uluslararası frekans tahsisi, dünya çapında telekomünikasyon standardizasyonu ve telekomünikasyonun kalkınma boyutu hususlarında faaliyet gösteren, devletlerarası bir uzmanlık kuruluşu olarak açıklayan Touré, 1865 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nun da aralarında bulunduğu 20 Avrupa ülkesi tarafından kurulmuş dünyanın en eski telekomünikasyon kuruluşu olan birliğin, tarih boyunca Türk devletleriyle hep sıkı ilişkiler içinde olduğunu vurguladı. Türkiye'nin de gelişen telekomünikasyon dünyasında ciddi yer edinmeye başladığını belirten Touré, Türkiye'de geniş bant, mobil ve sabit hat penetrasyonun son 5 yılda gözle görülür şekilde arttığını ve bu gelişimin önümüzdeki yıllarda da devem edeceğini söyledi. 2015 yılına kadar tüm kamu kurumlarında, hastanelerde, koordinasyon merkezlerinde ve okullarda geniş bantın standart haline geleceğine değinen Dr. Hamadoun I. Touré, başlattıkları bilgisayar okur-yazarlığı eğitimlerinin meyvelerini bu tarihlerde gerçek anlamda toplayacaklarını ifade etti.
Dünyada yatırım yapılacak en önemli yerin insan beyni olduğunu, insana yapılacak yatırımın özellikle telekomünikasyon sektöründeki önemini kaydeden Touré, milletlerarası platformlarda yaşanan ve birliğin en önemli gündem maddelerinden olan sayısal uçurumu tamamen ortadan kaldırmak için var güçleriyle çalışmaya devem edeceklerini ve ülkelerle sürekli fikir alış verişi içersinde olacaklarını kaydetti. Telekomünikasyon Kurumu ve Ulaştırma Bakanlığı'nın birbirleriyle ilintili olarak çalıştıklarını ve Türkiye telekomünikasyon sektörünün yapılan çalışmalar neticesinde çok daha başarılı bir konuma geleceğinden şüpheleri olmadığını söyleyen Touré, Türkiye'nin sahip olduğu jeopolitik ve jeostratejik konum itibariyle, medeniyetlerin kavşak noktasında bulunduğunun, diğer birçok alanda olduğu gibi elektronik haberleşme alanında da Asya ile Avrupa, yani Doğu ile Batı arasında köprü vazifesi görmekte olduğunun altını çizdi. Dünya'yı telekom konusunda birleştirmek ve sayısal uçurumu ortadan kaldırmak konularında sürekli çalıştıklarını belirten Touré, uçurumun ortadan kalkmasın da önemli görevin ekonomik özgürlük ve refah seviyesini üst seviyeye çekecek olan hükümetlerin olduğunu belirtti.

“Bilgi hazinedir”
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin uluslararası numaralandırma planı sayesinde dünyada kullanımda olan 3,1 milyar adet telefonun numarasının birbirinden farklı olduğunu ve sıkıntı yaşanmadığını söyleyen Touré, uydu frekanslarını sürekli gözden geçirdiklerini ve hem küresel hem de yerel tabanlı iyileştirme çalışmalarının aralıksız devam edeceğini vurguladı.
“Günümüz dünyasında paylaşınca artan bilgiden daha önemli bir varlık yok. Toplumlar bilişim ve haberleşme sayesinde ayakta kalabiliyor ve ekonomik güç bilgiye dayanıyor. Bilgi her ortamda paylaşılabilir ve iletilebilir olmalıdır, telekomünikasyonda lider olan ülkelerin bilişim ve haberleşme ağlarının kusursuzluğu daha güçlü olmalarına önemli etkendir. İçinde bilişim ve haberleşmeyi barındıran her türlü projeyi ve yatırımı destekliyoruz. Dünyadaki her üç kişiden ikisine istihdam sağlayan böylesine büyük bir sektöre yatırım yapmak yarınlar için büyük fırsattır” diyen Dr. Hamadoun I. Touré, bilişim teknolojilerinin kullanımının öneminin ve insan hayatına yaptığı katkının altını çizidi.

“Küresel sorunları bilişim çözecek”
Dr. Hamadoun I. Touré paneldeki konuşmasında küresel ısınma probleminin yüzde 2,5-3'ünden telekomünikasyon sektörünün sorumlu olduğunu belirterek, enerjiyi daha az kullanan yöntemlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Küresel ısınma problemine gelecek çözümlerin de yine bilişim alanından çıkacağını belirten Toure, bilişim ve haberleşme teknolojilerinin dengeleyici unsur olduğunu belirterek, engelli insanların topluma aktif katılan bireyler olarak toplumda yerlerini almalarını sağladığını ve ülkelerin gelişimlerinde de pay sahibi olduklarını kaydetti. Dünyada yaşanan gıda krizinde de telekomünikasyon sektörünün de rolü bulunduğuna dikkat çeken Toure, dünyadaki gıda krizinin gıda eksikliğinden değil, gıdanın dağıtımının eksikliğinden kaynaklandığını belirterek sorunun yine bilişim araçlarının kullanımı sayesinde aşılacağını vurguladı.

Yakınsamada olumlu eğilimler
Bilişim ve haberleşme dünyasında artık yakınsama kavramının anahtar bir role sahip olduğunu anlatan Touré şöyle devam etti: “İnsanlar geniş bant bağlantılar sayesinde yüksek hızda veri iletişimi gerçekleştirebiliyorlar, yüksek hızda yapılan veri iletişimi içinde artık büyük görüntü ve ses dosyaları da mevcut. Bu da, yıllar yılı sadece filmlerde izlediğimiz görüntülü ve sesli görüşme olanağını beraberinde getirdi. Artık iş adamları toplantılarını uzak ülkelere seyahat etmeden ofislerinde görüntülü konferans sistemleriyle gerçekleştirerek yapıyorlar, öğrenciler üniversitedeki derslerini İnternet üzerinden etkileşimli bir şekilde alabiliyorlar, bütün bu ve benzeri işlemler bir diz üstü bilgisayar ya da mobil telefonlar tarafından yapılabiliyor. Geniş bantın yaygınlaşması ve yüksek hızlara çekilmesi beraberinde bazı sorunları getiriyor. Örneğin suç işlemek isteyen kişiler için sanal ortamlar popüler hale geliyor. Virüsler, zararlı ya da casus yazılımlar yüzünden birçok kişi ve kurum yüksek kayıplar yaşıyorlar. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği Genel Sekreteri olarak şahsi dileğim, ülkelerin kendi aralarında ortak bir anlaşma imzalaması şeklinde; belki böylece kimse virüs ya da zararlı yazılım üretmez, insanlar da iletişimlerini sıkıntı yaşamadan gerçekleştirirler ve İnternet ortamdan uzak kalmak istemezler.”

“Önümüzdeki 30 yıl boyunca Spekturm sorumu yaşanmayacak”
Öğrencilerden gelen Spektrum kaynaklarının nasıl düzenlendiği ve kaynak sıkıntısının yaşanıp yaşanmayacağı hakkında gelen sorulara ilişkin Uluslararası Telekomünikasyon Birliği Genel Sekreteri Dr. Hamadoun I. Touré'nin cevabı söyle oldu: “Yeni hizmetler ve uygulamalar çok hızlı çıkıyor ve Spektrum çok önemli bir kaynak. Spektrum tahsislerini gerçekleştirirken yeni erişim tekniklerini uyguluyoruz ve frekans sayılarını mümkün olduğunca yeniden kullanıyoruz. Örneğin, aynı bölgeyi ikiye bölüp sağ-sol polarizasyonlar gerçekleştirerek tekrar kullanabiliyoruz. Sinyal almak isteyen cihazın anteni frekansları seçip, kolayca yakalayabiliyor. Spektrum konusunda bugün için sektörün içinin rahat olması gerektiğini düşünüyoruz, çünkü yaptığımız çalışmalar sonucunda önümüzdeki 30 yılda bu konuda herhangi bir sorunla karşılaşmayacağız.”

Mobilde enerji sorunu
Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin tartışıldığı günümüzde pil tüketiminin ve enerji sarfiyatının üzerine dikkatle eğildiklerini söyleyen Touré, mobil cihazlarda kullanılan tüm bataryaların çok zor olsa da standart hale getirilmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı. Batarya endüstrisinin gelişen teknolojilerle bu sorunun da üstesinden geleceğinden şüphesi olmadığını kaydeden Touré, mikroçiplere yönelen endüstrinin standardı yakalamasıyla çevre kirliliği ve küresel iklim değişiklerine neden olan olguları ortadan kaldıracağını belirtti.

ITU genç beyinlere fırsat sağlıyor
ITU'da (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği) çalışma olanakları hakkında öğrenciler tarafından gelen bir soruyu Dr. Hamadoun I. Touré şu şekilde cevapladı: “ITU her sene genç akademisyenlerin ve öğrencilerin yer aldığı forumlar düzenliyor. Bu toplantılara dünyanın farklı ülkelerinden öğrenciler geliyorlar, eğitim alma ve staj yapma şansı yakalıyorlar. Ancak talep çok fazla olduğundan dolayı çok fazla gence hizmet veremiyoruz, üstelik kurumumuza fon aktarımı yapılmadığından öğrencilere para ödeyemiyoruz. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği olarak altı yıl önce “YES” programını özel sektördeki kurumların katkılarıyla başlattık. Genç beyinlerin eğitimlerini ve stajlarını yapabilmeleri için birçok ülkedeki özel şirketle ortak eğitim fırsatı sunuyoruz. 700 özel şirketle işbirliği içindeyiz, Türkiye'den Turkcell üye kuruluşumuz. Ayrıntıları İnternet sayfamızda bulabilirsiniz.”