Kenan CAVNAR

 

Danışmanın dediği

Teknoloji üreten tarafa geçmek!

Bir öğrenci için bütün yıl dersler, sınavlar ve dershanelerle geçen yoğun bir dönemin ardından yılsonu karne sevinci neyse, Telepati ailesi olarak 1 Haziran Cuma günü 200. Sayı kutlamamızdaki sevincimiz de aynıydı. Merih ve Demet’in 200. sayıya ulaşmalarının verdiği haklı gurur, sevinç ve heyecan biraz kaygıyla birleşse de; yıllarca birlikte çalıştıkları sektörün duayenlerinin aynı ortamda olması tüm yorgunluklarını unutturuyordu.
İşte bu duygularla başlayan Zaman Tüneli konulu toplantıda neler konuşulmadı ki; sektörün 95’li yıllarda ne durumda olduğunu, bugüne kadar nelerin değiştiğini, Telepati Dergisi’nin nasıl kurulduğunu birbirinden değerli konuşmacılardan öğrenme fırsatı bulduk.
Toplantıda dile getirilen konular içerisinde benim en çok dikkatimi çeken bir konuyu bu yazımda sizlerle paylaşmak istedim. Hepinizin bildiği gibi, hükümetimiz 2023 yılı ihracat hedefini 500 milyar dolar olarak açıkladı. Toplantıda söz olan konuşmacılar, bu hedefe ulaşabilmek için Bilişim ve Haberleşme sektörünün geleceği nasıl olacak? ihracatta bilişime düşen pay nasıl arttırılacak? Sektörü bekleyen sıkıntılar neler? vb. konular hakkında kendi düşüncelerini ifade ettiler.
Toplantı sırasında not ettiğim ve birazdan vereceğim örnekler yukarıda dile getirdiğim hedefe ulaşabilme konusunda sizleri biraz karamsarlığa itebilir. Ancak buna rağmen önümüzde çok önemli fırsatların olduğu da kaçınılmaz bir gerçek. 2010 yılı verilerine göre Türkiye’de Bilişim Pazarı 8,5 milyar dolar ve bu pazarın neredeyse tamamını ‘Donanım Teknolojileri’ oluşturuyor. Toplam yazılım ihracatımız ise sadece 250 milyon dolar. Hindistan’da 2008 yılı yazılım ve hizmetler ihracatı 47 milyar dolar, 2007 verilerine göre İrlanda’da bu rakam 16,8 milyar dolar. Hindistan’da 2007 yılında yazılım üretiminden elde edilen gelir Gayri Safi Milli Hasıla’nın % 5,2’sini oluşturmakta. Bu oran, 1998 yılında 1,2 civarındaymış!
Sanırım son örnek bizi bir kendimize getirdi ve yüreklendirdi. 500 milyar dolar ihracat hedefinden Bilişim ve Haberleşme sektörü olarak daha fazla pay kapabilmek için önümüzde gerçekleşmiş başarılı bir model de bulunuyor. O zaman bunu nasıl başaracağız, hangi adımları atacağız.
Bu hedefe ulaşabilmek için ülkemizin dolayısı ile, sektörün sahip olduğu bazı avantajları mevcut. Bunları sırasıyla genç nüfus, nitelikli yetişmiş insan gücü, jeopolitik konum ve Gümrük Birliği üyeliği, son olarak da Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve Ortadoğu pazarı ile olan ticari ilişkiler olarak ifade edebiliriz.
Ancak burada daha önemli bir husus var. Sektörün sıçrama yapabilmesi Bilişimin içinden yazılımı ayırıp; yazılım teknolojileri konusunda stratejik adımlar atmak gerekiyor. En önemli stratejik adım yazılımda iç pazardan ziyade dış pazara odaklanmak. Hiç şüphesiz devlet teşvikleri bunu gerçekleştirmenin önemli koşullarından biri. Ancak yukarıdaki avantajlarımızı ve yazılım sektörüne odaklanmayı masaya yatıracak olursak, ciddi bazı eksiklerimizin olduğu görülüyor.
Üniversitelerde okutulan bilişim kitapları hala 10 yıl öncesi teknolojileri kapsamaktadır. Sektöre nitelikli insan gücü yetiştirecek eğitim kurumlarının başta üniversitelerin laboratuar, ARGE faaliyetlerine daha fazla yatırım yapması ve yabancı dile ağırlık vermeleri gereklidir. Bu yıl kariyer günleri kapsamında birçok teknik üniversiteyi ziyaret etme fırsatı buldum. Öğrencilerle yaptığım görüşmelerin özeti olarak şunu söyleyebilirim; öğrencilerin yabancı dil konusunda ciddi sıkıntıları var. Özellikle teknik üniversitelerde dil sorununun mutlaka çözülmesi gerekiyor.
Artık iki arkadaşın biraraya gelerek kurduğu yazılım şirketleri yerine; güçlü firmalar tarafından desteklenen, kamu ve özel sektörden kuruluşların sponsor olacağı, üniversitelere hedeflerin verileceği daha organize çözümlere gitmek gerekiyor. Belki devlet tarafından birçok büyük kuruluşa bünyelerinde bir yazılım şirketi kurup iş yapmaları konusunda özel teşvikler de verilebilir.
Sonuçta binlerce araba üretiyoruz ve arabalardan elde ettiğimiz kar ortada, birçok sektörde üretimde maliyetler yükselmiş ve karlar erimiş durumda. Ülke olarak katma değerli ürünler üretmede istediğimiz noktada değiliz. Oysa Hindistan’da bir çocuk elinde 100 dolara sokakta bir oyun programını veya çipi satabiliyor. Artık ülke olarak daha katma değerli ürünlere yönelmemiz gerekiyor. Teknolojiyi hızlı tüketen toplumlar arasından sıyrılıp teknolojiyi üreten tarafa geçmek gerekiyor. Bunu yapabilmenin en iyi yolu da İnovasyon. 201. sayıda “Yok Edici İnovasyonlar” ile karşınızdayım.
Sevgiyle kalın...