Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Yazılım’ın Birimi

Telepati dergisinin 200’üncü sayısının yayınlanması nedeniyle, İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesinde 1 Haziran 2012 tarihinde düzenlenen ve tüm sektörü biraraya getiren etkinlikte hoşça vakit geçirildi.
Özellikle ‘2023 Hedeflerimiz’ isimli panel, yöneticisi, panelistler ve değindikleri konular çok büyük beğeni kazandı. Sektörün renkli simalarından Savaş Ünsal’ın ‘zaman tüneli’ndeki gezintisi ve esprileri en çok alkışı alan bölüm oldu.
Etkinlik öncesinde olsun, etkinliğe bil fiil katılarak olsun BTK Başkanı Dr. Tayfun Acarer’in  vermiş olduğu büyük destek toplantının başarısının altında yatan en önemli etkendi.
KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Müsteşarı Dr. Suat Yeldener ise, etkinliğin bir başka ama çok önemli boyutunu gündeme getiriyordu: AB’nin kurucu ülkelerinden Almanya’nın dünya çapındaki çok büyük bir kuruluşu Hannover Messe, 2012 yılı Cebit etkinliği için KKTC’yi ‘Partner Ülke’ ilan etmişti. Yıllardır KKTC’nin bir ülke olarak tanınmasındaki uğraşlarımıza büyük bir destek sağlanmıştı. Hem de Kıbrıs Rum kesiminin AB dönem başkanlığı gündeme gelmişken… 
Editör ve Büdütör etkileşimli bir video sunum ile, 200 aydır olan bitenin kısa bir özetini yaptılar.
200’üncü sayısını yayınlaması vesilesiyle, genç sanatçı Dilek Kavraal Telepati dergisi için özel bir şarkı seslendiriyor, iki Alman uydu kanalı Mobility Channel ve TR1 ise etkinliği tüm dünyaya naklen yayınlıyordu. Misafirleri ise; fuaye alanının duvarlarındaki küçük bir zaman tüneli ve Sanvizyon tarafından hazırlamış sanal bir sunucu, bir hologram karşılıyor ve etkinlik ile ilgili kısa bilgiler veriyordu.
Terasta, nefis Boğaz manzarası eşliğinde gerçekleştirilen kokteyle katılanlara, günün anısına hazırlanan 200.sayı paraları takdim ediliyordu.
Etkinliği böyle kısa bir özetle sizlerle aktarırken, çok değerli duayenlerimizden Ali Akurgal’ın bana anlattığı ve 2023 Hedeflerimizde de bizlere yol göstericilik yapacağına inandığım bir gerçek hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum:
"1992 yılında, yâni topu topu 20 yıl önce, Netaş’ta ilk yazılım ihracatını gerçekleştirdik. Hazırlanan bir yazılım paketini; tuşa bastık, o zaman İnternet falan yok, çatıdaki çanak marifeti ile, vallahi de billahi de müthiş bir hız olan 128kb/s ile, İngiltere’ye uydu üzerinden yolladık. Faturayı da pullu posta ile yolladık. 2 milyon dolar bankaya geldi, kasaya koyduk.
Aradan 3-4 ay geçti, vergi memurları geldiler. Dediler ki: “Siz bir fatura yollamışsınız, 2 milyon dolar”. “Evet” dedik. “Bu para ödenmiş” dediler. “Evet” dedik. “Ama mal çıkışı yok, bu hayali ihracat” dediler! Bunun üzerine vergi memurlarını ARGE’ye aldık, bir bilgisayarın başına oturttuk. “Şu ‘enter’ tuşuna basar mısınız” dedik. Biri bastı. Sonra “ne oldu” diye sordu. “300 bin dolarlık’lık ihracat yaptınız, bunun da faturasını yollayacağız, o da ödenecek” dedik. Adam suça ortak olmuş olduğu için çok kötü oldu. Sonra yazılım nasıl yazılır, uydu bağlantısı nedir, bu ne kadar para eder bunları gezdirip gösterip anlattık. Adamlar, “Çok iyi anladık ama mal çıkışı olması lâzım, mevzuat böyle” dediler.
Bunun üzerine dedik ki: “Biz bu yazılımı banda kaydedelim (o zaman CD yok, hattâ kaset bile yok, ½” makaralı bant kullanılıyor) onu yollayalım”. Adamlar bir çözüm bulmuş olmanın sevinci ile “Tamam dediler, kaydedin yollayın”. İhraç ettiğimiz yazılımın kaydı iki makara etti. Bunlar paketlendi ve gümrük komisyoncusuna verildi. Komisyoncu, bunları gümrüğe götürdü ve ihracat işlemine başladı. Gümrük memuru, işlemi yapmış yapmış ve bir noktada sormuş: “Tırlar nerede?”. Komisyoncu da, “Tır mır yok.  Hepsi bu iki zarf” demiş, masanın üzerindeki teyp bantlarını göstermiş. Gümrük memuru, “Bu iki zarf 2 milyon dolar edemez, ben bu işlemi yapamam” demiş, bırakmış.
Mahkemeye gidildi, bilirkişi heyeti kuruldu, bizim o iki makaradaki yazılımın 2 milyon dolar edip etmeyeceğini (nasıl baktılarsa?) inceledi. Neyse ki, 2 milyon dolar eder dediler de, “hayali ihracat”tan kurtulduk. Bu sefer, aynı komisyoncu, aynı gümrük memuruna aynı iki makarayı “2 milyon dolar eder” mahkeme kararı  ile götürüp işlemi yeniden başlattı. Ancak, gene işlem sırasında, ihraç malının birim fiyatı, miktarı ve toplam fiyatının girilmesi gerekiyor. Mevzuat öyle… Ne yapsınlar, iş daha uzamasın diye bakmışlar zarfta teyp bandı var, bir makarada kaç metre bant vardır diye kestirmişler, makarası 1.000 metreden 2.000 metre yazılım ihraç etmiş olmuşuz. (Ali Akurgal)
2023 hedeflerimizi aşacağımıza olan sonsuz inancım ve saygılarımla.