Mobil vergilendirmede Türkiye’nin üzerine yok

Baykan Çallı

Mobil cihaz kullanımı ve yaygınlığı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de oldukça hızlı sürüyor.
İnternet kullanımının giderek yaygınlaşması, bilgiye erişimin her yerden ve her zaman mümkün olmasının istenmesi, mobil kullanımın önemini gözler önüne seriyor. Gerek iş hayatımızda gerekse özel hayatımızda birden fazla mobil cihaz kullanıyoruz. Yapılan araştırmalar doğrultusunda da birden fazla cihaz kullanımının daha da artacağı ve bunun kaçınılmaz olduğu söyleniyor. Tabi ki bu durum, bir takım soru ve sorunları da beraberinde getiriyor. Bunların en başında mobil kullanım alanındaki vergilendirme ücretleri geliyor.
Dünyanın lider hücresel şebeke kuruluşu olan ve küresel çapta mobil operatörleri temsil eden GSMA tarafından, Türkiye’de mobil telefonculuğun ve mobil vergilendirmenin ekonomiye etkisini incelemek amacıyla Deloitte’e hazırlatılan “Türkiye’de Mobil Telefon Hizmeti ve Vergilendirme” raporu tamamlandı.
Rapor; Türkiye’deki mobil tüketicilerin mobil hizmet maliyetlerinin oranı olarak dünyadaki en yüksek vergiyi ödediğini ortaya koyuyor. 2011 yılındaki vergiler, % 18,2’lik küresel ortalamaya karşılık, bir Türk tüketici için toplam mobil mülkiyet maliyetinin % 48,2’sini ifade ediyor. Sonuç olarak; Türkiye'deki mobil kullanım oranı, diğer Avrupa ülkelerinin ve komşu ülkelerin gerisinde kalmıştır. 2000 yılında Türkiye’den daha düşük bir kullanım oranına sahip olan ülkelerin analizi, tüm bu ülkelerdeki oranın 2011 yılına kadar Türkiye’yi geçtiğini göstermektedir.
Türkiye’de mobil tüketiciler üzerindeki vergilendirmenin hafifletilmesi gerektiğine dikkat çeken GSMA Kamu Politikalarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Gabriel Solomon “Vergilerin düşürülmesi, tüketiciler, devlet ve endüstri için iyi olacaktır. Türkiye hükümetini bu konuda daha esnek bir yaklaşım benimseyerek, vergi stratejilerini incelemeye çağırıyoruz. Mevcut ekonomik ortamda, ekonomik büyümeyi teşvik etmek hükümetler için çok önemlidir” dedi.
Rapor, vergilerin azaltılmasının orta vadede devlet gelirlerini arttıracağını ifade etmektedir. 2012 yılında vergilerin TMMM’nin %38’ine düşürülmesinin etkisini modelleyen “Türkiye’de Mobil Telefon Hizmeti ve Vergilendirme” raporu, mobil pazar büyüdükçe ve mobil geniş bant kullanım oranı arttıkça, devletin 2015 yılında daha fazla vergi geliri elde edebileceğini göstermektedir. Rapor, ayrıca mobil telefon hizmetinin Türkiye vatandaşları ve ekonomi üzerindeki etkisinin bir analizini de sunmaktadır. Mobil haberleşme endüstrisi, 2011 yılında, Türk ekonomisine 28,8 Milyar TL yani gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) % 2,3’ü oranında katkıda bulunmuş ve yaklaşık 150,000 istihdam yaratmıştır.

Türkiye’de mobil tüketicilere uygulanan vergiler

  • Doğrudan mobil kullanıcılar tarafından ödenen ve KDV’nin yanı sıra, sesli çağrı ve kısa mesajlara uygulanan kullanım üzerindeki % 25'lik Özel İletişim Vergisi (ÖİV); sesli çağrı ve kısa mesaj kulllanımı için 43 TL’lik bir verginin (KDV + ÖİV), net fiyata ek olarak yerel tüketiciler ve iş yerleri tarafından ödenmesine neden olmaktadır.
  • Mobil cihazlar Türkiye’de ağır bir vergi yüküne tabidir. İthal edilen her bir mobil cihaz için Maliyet, Sigorta ve Nakliye (M.S.N) ücretine % 25 oranında bir Özel Tüketim Vergisi uygulanmaktadır. Özel Tüketim Vergisine ek olarak, cihaz fiyatı da, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun faydalandığı %6’lık bir bandrol ücretine tabidir.
  • İlk Abonelik Ücreti, Özel İletişim Vergisi’nin sabit bileşenidir ve yeni SIM kart satın alındığında, tüketiciler tarafından bir kere ödenecek sabit bir miktardan oluşmaktadır. Her yıl enflasyona göre değerlendirilmekte olup 2001 yılında 34 TL olarak uygulanırken, 2012 yılı için 37 TL olarak belirlenmiştir.
  • Ruhsatname ücreti, ayrıca yeni bir SIM kart satın alındığında tüketiciler tarafından ödenmektedir. Bu bir nevi kayıt ücreti olarak düşünülebilir ve bağlantı ister ses hizmetleri, isterse mobil geniş bant için kullanılsın, her durumda ödenmektedir. Her yıl enflasyona göre değerlendirilmekte olup 2011 yılında 13,2 TL iken, 2012 yılı için 14,56 TL olarak belirlenmiştir.
  • Yıllık Kullanım Ücreti, kullanıcıların aktif abonelikleri için yıllık olarak ödedikleri bir kullanım bedeli olarak uygulanmaktadır. 2011 yılında 13,2 TL iken, 2012 yılı için 14,56 TL olarak uygulanmaktadır.
  • Standart olarak kurumlar vergisi, spektrum ve numaralandırma ücretlerine ek olarak Türkiye’deki Mobil Operatörlerin, brüt cirolarının % 15’i hazine payı olarak ödenmektedir. Ancak, sabit Telekom operatörüne uygulanan hazine payı özelleştirilmesinden önce 2004 yılında kaldırılmıştır.
  • Mobil Ağ Operatörler ayrıca, düzenleyici kurumun giderlerine katkı payı olarak yıllık net satış hasılatının % 0,35’ini “Kurum Masraflarına Katkı Payı” olarak ödemektedir.

Deloitte TMT Ekonomik Danışma Ekibi İş Ortağı Chris Williams ise, rapor ile ilgili değerlendirmesinde; “Mobil operatörlere uygulanan karmaşık lisans ve vergilendirme yapısı, penetrasyon seviyeleri üzerindeki etkileri ile birlikte operatörlerin tüketicilerinin ihtiyaçlarına hizmet etme kabiliyetini ve Türkiye’deki tüketicilerin kablosuz iletişimlerden ve kablosuz İnternet’ten faydalanabilme kabiliyetini etkilemektedir” dedi.
Rapor, bir dizi ekte yer alan detaylı analizleri özetlemekte olup Turkcell ve Vodafone tarafından sunulan verilere ve ayrıca Avea ve diğer paydaşlar ile yapılan görüşmelere dayanmaktadır. Ek veri, GSMA tarafından sunulmuştur ve raporda veya eklerde atıfta bulunulan halka açık kaynaklardan alınmıştır. Bu rapor, (www.gsma.com/tax)’de bulunabilir.
Türkiye, her biri 2011 yılında, sırasıyla yaklaşık olarak % 52,8, %27,6 ve % 19,6’lık bir pazar payına sahip üç mobil operatör - Turkcell, Vodafone ve Avea – tarafından karakterize edilen bir mobil pazara sahiptir.
2011 yılın 4. çeyreğinde Türkiye’deki toplam mobil abone sayısı 65 milyondan fazladır ki, bu %88,5’lik bir mobil kullanım oranına tekabül etmektedir; Türkiye’deki mobil erişim oranı 2008 yılına kadar % 90,63 oranında artmış ve bu tarihten itibaren de kısmen düşmeye başlamıştır. Göze çarpar biçimde kullanım oranı, diğer Avrupa ülkelerinde genel oran olan % 100’lük seviyeye ulaşamamıştır.
GSM şebekeleri, nüfusun % 99’unu kapsamaktadır. Mobil telefon hizmeti, 3.Nesil (3N) hizmetlerinin 2009 yılına başlamasıyla, ayrıca toplam mobil müşterilerinin % 38,2’sine kablosuz veri ve geniş bant hizmeti sunulmaktadır. LTE’nin denenmesine ilişkin çalışmalar, bu yıl sonuna kadar açıklanacaktır.
TMMM, cihaz maliyetleri, bağlantı maliyetleri, kira maliyetleri (kullan öde tipi hizmetler) ve arama ile kısa mesaj kullanım maliyetlerinden elde edilmektedir. Türkiye’deki cihaz ve bağlantı maliyetleri, üç yıllık dönemde amorte edilmektedir.

Ülkemize ilk defa gelmiş olan GSMA Kamu Politikalarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Gabriel Solomon ile yapmış olduğumuz söyleşide, başta Türkiye olmak üzere, dünya çapındaki mobil vergilendirme ücretleri ve bu alana yönelik politikalar hakkında bilgiler aldık.

Türkiye’de mobil pazardaki vergilendirmeyi nasıl buluyorsunuz?

Türkiye’deki mobil pazara yönelik olarak gerçekleştirilen vergilendirmelerin kayıp bir fırsat ortamı yarattığını söyleyebilirim. Yapmış olduğumuz araştırma gösteriyor ki, eğer vergiler şu andaki yüzde 48’lik halinden yüzde 38’e, yani yüzde 10’luk bir düşüş gösterse bile, orta vadede devletin daha fazla vergi geliri elde edeceğini görüyoruz. Hem tüketim vergisi hem de kurumlar vergisi bu sektörün ekonomiye ve üretkenliğe olan katkısını baskılıyor. Vergilerin yüksek olması kullanıcılar nezdinde mobil kullanım oranlarını da doğrudan etkiliyor. Gelişimi yavaşlatıp olumsuz sonuçlar oluşmasına sebep oluyor. Tabi ki mobil cihazların kullanımının ekonomiye olan katkısı büyük, fakat günümüzde mobil cihazlardan İnternet’e erişebilmenin önemini biliyoruz. Buradaki kullanım artışını en çok tetikleyen nokta kullanıcıların İnternet kullanabilmesinden ileri geliyor. Dolayısıyla mobil pazardaki yüksek vergiler, kullanıcıların mobil cihazlardan İnternet’e bağlanmasını olumsuz etkiliyor. Keza, bu ülkedeki İnternet kullanımının azalması ve gelişememesine neden oluyor. Bu vergilendirmelerin düşük ücretlerle olduğunu ve kullanıcılara doğrudan yansıyacağından dolayı, ne gibi faydalar yaratacağını görebilirsiniz. Düşük vergilendirme, ülkenin ekonomisine daha fazla gelir girmesini sağlayacaktır. Bunun sebebi, kullanıcılara yansıyacak olan düşük kullanım ücretleri olacaktır. Düşük ücretlerle mobil cihazların bütün kullanıcılar daha fazla erişim gerçekleştirecek. Hızlı bilgiye erişimin artık ne denli vazgeçilmez olduğunu biliyoruz. Bundan ötürü, sanayinin gelişimi hız kazanacaktır ve yatırımlarda daha çok artarak sürdürülebilirliğini yükseltecektir. Türkiye’de mobil pazara yönelik olarak düşük vergilendirmeler büyük katkılarla sonuçlanacaktır. Fakat, bunu şu anki yüzde 48’lik vergilendirme ile başarabilmek mümkün değildir.

Yüksek vergi uygulamasının sebepleri nelerdir?
Mobil pazar yaklaşık olarak 15 yıl önce faaliyete geçirildiğinde mobil cihazlar çok lüks olarak kullanılan araçlardı. Sadece zenginlerin kullanabileceği araçlar olduğundan dolayı bu cihazlar bir mücevher gibi vergilendirildi. Ama günümüzde, artık bu cihazların kullanımı bir ekonomik zorunluluk olarak yerini almış durumda. Dolayısıyla artık mobil kullanım üzerindeki vergilendirmelerinde yeniden şekillendirilip, bu gerçeğe sınıflandırılması gerekiyor.

Yüksek vergilendirmenin kullanıcılara yönelik etkilerinden bahseder misiniz?
Yüksek vergilendirmeler gerek cihaz kullanımı gerekse mobil İnternet kullanımını çok büyük oranda olumsuz etkiliyor. Kullanıcılar ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri kadar kullanım gerçekleştiremiyorlar. İhtiyaçlar ortada fakat vergilendirme etkisinin sebebinden ötürü kullanıcıların kullanım oranları ters yönde etkileniyor. Bu; tabi ki bir silsile şeklinde tedarikçilere, operatörlere ve en önemlisi de ülke ekonomisine olumsuz katkılar yaratıyor.
Bu olumsuz faktörleri gidermek için, yapmış olduğumuz araştırma gösteriyor ki; eğer vergilendirme oranları yüzde 48’lik dilimden yüzde 38’lik bir azalış gösterir ise mobil kullanım hem sesde hem kısa mesajda yüzde 5 ile 10 arasında artış gösterecek. Bunun akabinde de, mobil veri aktarımı 2 katına çıkacak. Buda demek oluyor ki; 2015 yılına gelindiğinde, devletin toplayacağı verginin çok daha fazla artacağı anlamına geliyor. Çünkü bu uygulamalar ile pazar çok daha fazla büyüme gerçekleştirecek ve rekabet ortamı oldukça fazla olacak.

Ses ve veri arasındaki fark ve aynı şekilde vergilendirilmesine yönelik görüşleriniz nelerdir?
Şebekelerden yapılan ses görüşmeleri veri sınıfında yer almıyor. Fakat, VoIP ile yapılan görüşmeler kısmen veri sınıfına giriyor. Vergilendirme; ister ses olsun isterse veri olsun, ekonomideki temel mallardan daha farklı şekilde olmamalı. Eğer böyle olursa, bu ortam kullanıcılar ve ekonomi için de daha avantajlı ve katma değerli olur.

Vergi yükü ile kullanım oranı arasındaki bağlantı nasıl olmalıdır?
2000 yılında Türkiye’ye baktığımızda, mobil telefon yayılım oranının diğer ülkelerden daha ileride olduğunu görüyorduk. Fakat zaman içerisinde, hem Türkiye’deki vergi oranlarının yüksek olması hem de diğer ülkelerdeki vergilendirmenin düşük olması sebebi ile, 11 yıl sonra 2011 yılında Türkiye’nin sondan birinci olduğunu görüyoruz. Yaptığımız araştırma sonuçlarında vergi yükünün önemini gösterdik. Vermiş olduğum Türkiye ile ilgili örnek de bunu gayet net şekilde bize sunuyor.

Mobil hizmetlerin IP üzerinden sağlanması ne tür sonuçlar yaratacaktır?
Şu anda mevcut olan 3. Nesil teknolojinin bir kısmı ses bir kısmı ise IP olarak sunuluyor. Bir adım ilerideki LTE (4. Nesil Teknoloji) teknolojisi geldiği zaman, bu alan tamamen IP olarak sunuluyor olacak. Geleceğimiz noktada sadece insanlar insanlara değil, aynı zamanda makinelerin de insanlara bağlanması söz konusu. Öngörülere göre; 2020 yılına gelindiği zaman, 50 milyar cihaz İnternet’e bağlanmış olacak. İlerleyen zaman içerisinde mobil İnternet’in baskın bir şekilde karşımıza çıkacağını biliyoruz. Amerika’ya baktığımız zaman, geniş bandın kullanımı ile ekonomik üretkenliğin çok artmış olduğunu görüyoruz. Bu üretkenlik daha da artacak geniş bandın kullanımıyla. O yüzden, Türkiye’nin de bu alanı öncelikleri arasına alması gerektiğini düşünüyoruz. Tabi bunu yapmanın yolu yüksek vergilendirme değil.

Kamu sektörünün üzerine düşen görevler nelerdir?
Öncelikle kamu sektörünün piyasaya müdahale etmemesi gerekiyor. Ancak bir tekel oluşması durumunda veya ekonomiyi etkileyecek çok büyük bir başarısızlık ortamı oluşmuşsa, kamu sektörünün müdahil olması gerektiğini düşünüyorum. Ortaya çıkan konularla ilgili hali hazırda şu anda düzenlemeler mevcut fakat önümüzdeki günlerde bu düzenlemelerinde değişmesi gerekecek. Çünkü IP hizmetleri giderek ön plana çıkıyor. Bu hizmetlere uygun olarak düzenlemelerin şekillenmesi gerekiyor. Şu ana kadarki ses düzenlemeleri iyiydi ve bizleri bir noktaya kadar taşıdı. Ancak, artık ses çağı kapanıyor ve IP çağı başlıyor. Dolayısıyla, bu alana yönelik düzenlemelerin yapılması gerekiyor fakat henüz bu çalışmalar yapılmış değil.

Güvenlik ile ilgili görüşleriniz nelerdir?
Özellikle SIM kartlar bu ekosistemin sağlayamadığı düzeyde etkin güvenlik sağlıyorlar. Bunun mobil operatörler açısından stratejik bir avantaj olduğunu söylemem mümkün. Bunun yanında tüketicilerde mobil operatörlerine güveniyorlar. Örneğin, İnternet üzerinde alışveriş yapmak yerine SIM kart üzerinden geçerek alışveriş yapmayı tercih ediyorlar. SIM kartı güvenli bir Net kapısı olarak nitelendirmemiz mümkün. Bu Net kapısından yola çıkarak insanlar, NFS (Yakın alan haberleşmesi) çözümü ile de işlemler yapacaklar, mobil para ile satın almalar yapacaklar ve İnternet’ten de satın almalar yapabilecekler. İnsanlar güvelikte SIM kartlara diğer çözümlerden daha çok güveniyorlar ve gelecekte de bunu göreceğiz.

GSMA
GSMA, dünya genelindeki mobil operatörlerin menfaatlerini temsil etmektedir. 220'den fazla ülkeyi kapsayan GSMA, cihaz üreticileri, yazılım şirketleri, ekipman sağlayıcıları, İnternet şirketleri ve basın ve eğlence kuruluşları dahil daha geniş bir mobil ekosistemdeki 200’den fazla şirketin yanı sıra, dünyadaki mobil operatörlerden yaklaşık 800’ünü birleştirmektedir. GSMA, ayrıca Dünya Mobil Kongresi ve Asya Mobil Kongresi gibi sektörde öncü etkinlikler düzenlemektedir. (www.mobileworldlive.com) (http://www.gsmworld.com)