Telepati 200. sayısını kutladı

Baykan Çallı

Türkiye’nin ilk yansız ve bağımsız aylık bilişim ve haberleşme teknolojileri dergisi ‘Telepati’, 200’üncü sayısını yayınlayarak bir ilke daha imza attı.
Türk yayıncılık sektöründe 1995 yılından günümüze kadar tarafsız ve yansız şekilde faaliyetlerine devam eden Telepati Dergisi, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi’nde gerçekleştirdiği törenle 200’üncü sayısını kutladı.
Bilişim ve haberleşme sektöründeki gelişmeleri yıllarca ilk elden okuyucuları ile buluşturan Telepati, 200 sayılık geçmişinin haklı gururunu; başta Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Suat Yeldener ve sektörün seçkin BHT yöneticileri ile paylaştı.
İki Alman uydu kanalı, TR1 ve Mobility Channel’dan da tüm dünyaya naklen yayınlanan ve sunuculuğunu Banu Sağnak’ın üstlendiği etkinliğin girişinde, bu güne kadar birçok reklam müziğine söz yazarı besteci ve yorumcu olarak imza atan Dilek Kavraal’ın Telepati dergisinin 200. sayısı kutlaması için hazırladığı, "kimler geldi kimler geçti" şarkısının özel bir sürümü kulaklara hitap ediyordu: 
“Ordaydık biz hayaller gerçek olurken,
Tek bir tuş tüm özlemleri bitirken,
Teknoloji hayatları değiştirirken,
Dünya bambaşka bir yer olurken,
Kimler geldi, sayfalardan kimler geçti…
Sözcük sözcük satır satır mühürlendi.
Her adımın tek tanığı telepati.
Kimler geldi kimler geçti…
Hiç birisi akıllardan silinmedi.
Kimler geldi, sayfalardan kimler geçti…”
Etkinliğin gerçekleştirildiği Bahçeşehir Üniversitesi B Konferans Salonu Fuayesinde, Telepati dergisinin sayfalarından seçilmiş nostaljik görüntülerle hazırlanan ‘Zaman Tüneli’ panosunun önünde, misafirleri ‘Sanal Sunucu’ karşıladı. Sanvizyon tarafından hazırlanan hologram sanal sunucu, etkinlikle ilgili kısa bir hoş geldin konuşmasıyla birlikte misafirlere kısa bilgiler verdi.
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Telepati Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Merih Işın konuşmasında: “Bugün burada 200’üncü sayımızı kutlamakta olduğumuz etkinlik kapsamında bizlerle birlikte olduğunuz için teşekkürlerimi sunuyorum. Telepati Dergisi olarak, 1995 yılında bilişim dergisi çıkarmak için çalışmalarımıza başlarken telekom sektörünün oluştuğunu gördük. Tabi ki, o zamanlar telekom bir sektör değil, tekel konumundaydı. Fakat GSM’in gelişiyle birlikte, telekom bir sektör konumunu aldı. Başlangıçta kaçak olarak çalışmalarına başlayan GSM operatörlerimiz, bir süre sonra lisanslarını alarak yasal düzenlemeler ışığında yapılanarak faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiler. Yaklaşık olarak 10-15 yıllık bir sürece baktığımızda inanılmaz gelişmelere tanıklık ettik. Bu süreçler hızlı bir şekilde hayatlarımızın içerisinde yerini alırken; baktık ki, geldiğimiz noktada günümüz itibariyle ülkemizin ‘2023 hedeflerini’ konuşur olmuşuz. Ben kişisel olarak, ‘2023 hedeflerimize’ ulaşacağımız inancındayım. Ülkemizin gelişimde göstermiş olduğu başarıları göz önüne aldığımızda, 2023 hedeflerimizi yakalayacağımıza ve hatta geçeceğimize inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

17 yıl aralıksız hizmet
Açılış konuşmasını müteakiben konuşma gerçekleştiren Bilgi Teknolojiler ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, 17 yıldır kesintisiz olarak hizmetlerini sürdürmekte olan Telepati Dergisi’nin çok zor bir işi başardığını söyledi. Sektöre ışık tutmanın hiç de kolay olmadığını vurgulayan Acarer, “Telepati Dergisi’nin 17 yıldır kesintisiz olarak sektöre ışık tutmasını yürekten kutluyorum. Bu süreli bir yayını kesintisiz ve yansız sürdürebilmek hiç kolay bir meziyet değil. Sektörün birçok sorununu dile getirip bizlere ışık tuttuğu için Merih Bey’in nezdinde tüm Telepati Dergisi çalışanlarına bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
Türkiye’de 1996-97 yılarında bilişim sektörünün ilk kez öneminin fark edildiğini belirten Acarer, konuşmasını şöyle sürdürdü: “1996-97 yıllarında çok önemli olduğunun farkına varılan bilişim sektörüne yatırım yapılmasının çok gerekli olduğu belirleniyor. Belirlenen bu plan dahilinde 2000’li yılların hedefi oluşturuluyor. Tartışmalar neticesinde sektörün uzmanları 4 milyar dolarlık bir sektör hacmi ön görüyorlar. Günümüze doğru yaklaştıkça 2011 yılına baktığımızda sektörün hacminin 66 milyar TL’ye ulaşmış olduğunu görüyoruz. Bu, bizlerin mevcut olanla yetinmeyip daha da ileriye hedef koymamız gerektiğini hatırlatıyor. Nitekim Sayın Bakan’ımızın yaklaşık olarak 2 yıl önce geniş bir çalıştay sonucunda aktarmış olduğu, 2023 yılı sektör hacmi hedef rakamı 160 milyar dolar. Tabi bu noktada bazılarımız olması gereken derken, bazılarımız ise ulaşabileceğimiz kanaatinde bulunuyor. Geçen yıla baktığımızda sektörün yüzde 10 büyüdüğünü gördük. Bazı alt katmanlar çok daha hızlı büyüdü. Örneğin; ses trafiğimiz yüzde 19 artış yakaladı, çağrı merkezlerimiz yüzde 22 büyüdü ve geniş bant kullanımı yüzde 88 arttı. Bütün bu artışların rağmen ben hala sektördeki bazı değerlerin eksik olduğunu düşünüyorum. Özellikle bazı büyük tedarikçilerimizin de tam rakamlarının burada yer almadığını görüyorum. Tabi ki, sorunlarımız mevcut fakat ilerlememizi sürdürerek belirlediğimiz hedeflere doğru yol alıyoruz. Hedeflerimizin arasında Sayın Bakan’ımızın da her zaman belirttiği, her eve geniş bant götürmek başta geliyor.
Bir başka hedefimiz de, ARGE çalışanlarının sayısının arttırılması. Bu hedeflerimize ulaşmamızda Kurum’umuzun ve Bakan’lığın çok önemli rolünün olduğunu düşünüyorum. Özellikle 3. Nesil şart namesindeki koşulların bu bağlamda çok yerinde olduğu görülüyor. Bu sektördeki en önemli eksikliğinde nitelikli iş gücü olduğu biliniyor ve bu konu son derece önemli. 1995 ve 2005 yılları arasında Avrupa Birliği’nde yapılan bir değerlendirmede, düşük nitelikli işlerin oranı yüzde 34’den yüzde 25’e düşmüş bulunuyor. Buna mukabil toplam istihdam içerisindeki nitelikli işlerin oranı yüzde 20’den 24’e çıkmış durumda. Ve, bilişim sektörü her yıl istihdama yüzde 0,84 oranında katkı yapıyor. Bu sebeple bilişim sektörü Türkiye için bir şans niteliği taşıyor. Sektörün stratejik sektör olarak değerlendirilmesi ve diğer sektörlere göre pozitif ayrımcılık yapılması gerekir diye düşünüyorum. Bugün ulaşmış olduğumuz rakamlar 10 sene öncesine göre tahmin edemediğim rakamlardır. Şu anda 17 milyon geniş bant abonesine sahip bir ülke konumundayız. Geleceğin bilişim ile geleceğini biliyoruz ve bunu başarabilmemiz adına herkesin bu konuda elini taşın altına koyması gerekiyor.”

Gelişmeler yaşam tarzımızı değiştiriyor
1990’lı yıllardan günümüze bilişim teknolojilerindeki gelişmelerin yaşam tarzımızı değiştirdiğini ve bilgi toplumu olma yönünde tüm insanlığı derinden etkilediğine değinen Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın, “Sanayi toplumunda ortaya çıkan fiziksel sermaye, yeni süreçte yerini zihinsel emeğe bırakmış bulunuyor. Son 10 yılda sahip olduğu siyasi ve ekonomik istikrar ile coğrafyamızdaki küresel sorunların çözümünde kilit pozisyonda yer alan ülkemizin birçok alanda olduğu gibi BT ve haberleşme sektörlerinde de yakaladığı ivme ve buna bağlı olarak bölgede yakaladığı teknolojik anlamdaki liderlik rolü de bizleri heyecanlandırıyor ve gurur veriyor. Ülkemizin BT ve haberleşme alanındaki bu büyük yükselişi, üniversitemizde de gerek bu alana yönelik bölümlerin açılmasına ve gerekse eğitim öğretim ve araştırma faaliyetlerinde belirleyici unsur olmasının yanı sıra, uluslararası bir üniversite olma hedefimize de katkılar sağlamış bulunmaktadır. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakan’lığımızın 2009-2010 stratejik planında da belirtildiği üzere, telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri sektörü gerek ülkemizde gerekse dünyada diğer üretim ve hizmet sektörlerinin gelişmelerinin tetikleyici gücü olarak kabul görüyor. Bu tespitten hareket ile; eğitim ve öğretim süreçlerine ve bilişim teknolojilerine yaptığımız yatırımlar ile bulut bilişim standartları, mobil haberleşme, fiber İnternet, geniş bant erişimi, telekomünikasyon, sayısal yakınsama, İnternet ve yenilikçi teknolojiler alanlarında en son gelişmelere odaklanmış bulunuyoruz.
Bu kapsamda, başta Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakan’lığımızın paydaşı olduğu Fatih projesinin içerik ve teknolojik altyapısına katkı sağlamak çalışmalarımız olmak üzere, kablosuz haberleşme ve ağ kurma, 3. ve 4. Nesil haberleşme, akıllı ulaşım, akıllı enerji, akıllı eğitim, kablosuz ağlarda imaj transferi, mobil hesaplama, mobil sağlık, BT ve güvelik sistemlerinde kullanılan bilişim ve haberleşme teknolojileri konularında, TÜBİTAK, Avrupa Birliği, Türk Telekom, Turkcell ve diğer birçok kuruluşlarca desteklenen çeşitli ARGE projeleri üzerinde araştırmalar yapan ve elde ettikleri sonuçlarla uluslararası bilim çevrelerinde takdir toplayan üniversitemizin öğretim üyelerinin yanı sıra, ülkemizde bu alanda yatırım yapan ve değer üreten herkesi kutluyorum. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de kısa sayılacak bir süre önce başlayan ve önemi gittikçe artan bu çalışmaların, bilginin üretildiği ve ilgili sektörlerde ticarileştirildiği bir yapıda, üniversite sanayi işbirliği kapsamında gerçekleştirilmesinin bir ihtiyaçtan öte zorunluluk olduğuna inanıyoruz. 14 yıllık genç ve dinamik bir vakıf üniversitesi olarak pek çok üniversitenin 25-30 yılda kat edeceği yolda daha fazlasını kat ettik. Yaklaşık 15 öğrenciye 1 öğretim elemanının düştüğü, her türlü teknolojik altyapı ile donatılmış ve yetkin akademisyenlerle bu nitelikli eğitim-öğretim ortamını oluşturduk. Bahçeşehir Üniversitesi istikbal hedefini Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 100. yıl dönümü olan 2023’de, genelde dünyanın ilk 5 üniversitesi arasında bazı özel alanlarda ise ilk yüz, ilk 50 hatta ilk 10 üniversitesi arasında yer almak olarak belirlemiş bulunuyor.
Bu sürece katkı sağlamak adına; lisans ve lisansüstü eğitim veren 9 fakülte, 3 enstitü ve 12 araştırma merkezimizde niteliğiyle son derece gurur duyduğumuz, yaklaşık bin kişilik uzman akademik kadromuzla, 13 binden fazla öğrencimizi, yaşadığı çevreye, ülkemizin yer aldığı coğrafyaya ve dünyaya duyarlı geleceğin bilim insanları, profesyonelleri, girişimcileri ve liderleri olarak yetiştirmekteyiz. Bu pencereden bakıldığında açıkça söylemek gerekir ki, üniversitemiz her alanda iddialı bir üniversitedir” dedi.

Bilişimde yeni adımlar
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bilişim ve haberleşeme teknolojilerindeki serüven için yeni yeni adım atmaya başladıklarını söyleyen KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Suat Yeldener, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye Cumhuriyeti’ne baktığımız zaman bilişim ve haberleşme teknolojilerindeki serüvene 10 yıllık bir süreç öncesinde başlandığını görüyorum. Ve bu süreç içerisinde birçok gelişmenin en doğru şekilde hayata geçirildiğini hepimiz biliyoruz. Biz de Türkiye’nin bize vermiş olduğu destekler ile bu alandaki zaman tüneline doğru ilerliyoruz. Bilişimin tüm dünya için çok önemli olduğunun farkındayız. Fakat KKTC olarak bizim için bilişim ve haberleşme sektörünün önemi bir seviye daha önem arz ediyor. Çünkü biz, çok uzun yıllardır ambargolar altında eziliyoruz. Ancak bilişimde sınır olmadığının farkındayız. Bilişim sektöründe herhangi bir ürün geliştirdiğiniz zaman, ülkeler arasında sınırlar kalkıyor ve ambargoları delmiş oluyorsunuz. Bu sebeple; biz bilişim sektörünün önemini herkesten daha çok hissediyoruz ve bu konuya istinaden birçok projemizi hayata geçirebilmek adına çalışmalara başlamış bulunuyoruz. Yakın zaman önce elektronik devlet çalışmalarımızı başlattık. Bu projemizde Türksat ve T.C Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının destekleriyle yol alıyoruz. Bu sayede ambargoları da yıkacağımız inancındayım. Ayrıca geçen yıl gerçekleştirdiğimiz yoğun çalışmalar neticesinde, Cebit Bilişim Fuarında ‘Partner Ülke-Ortak Ülke’ olarak yerimizi almış durumdayız. Eminim ki, burada gerçekleştireceğimiz çalışmalar ile dünyaya sesimizi dünyaya daha net bir şekilde ulaştırabileceğiz.”
Yeldener’in konuşmasından sonra söz alan İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Genel Koordinatörü Savaş Ünsal, 1996 yılında başlamış olduğu yolculuğun hali hazırda devam ettiğini belirtti. Sektöre girdiğinde, çevirmeli bağlantı ile hizmet sunduklarını söyleyen Ünsal, bugün gelinen noktanın çok ilerilerde olduğunu vurguladı. Bir şeyleri başarmak için bir takım zorlukları göze almak gerektiğinin gerekli olduğunu ifade eden Savaş Ünsal, “Yaşadığımız ilerlemeleri takip ederek ve zorlayarak bugünlere geldik. Bazı şeyleri başarabilmek için zorlamak ve yorulmak gereklidir. Ama bunun sonucunda bir ağaç gibi sağlam ve güçlü olabilirsiniz” dedi. Yaptığı konuşmayla bizleri zaman tünelinde kısa bir yolculuğa çıkartan Ünsal, izleyicilere nostaljik dakikalar yaşattı. Esprilerle süslediği konuşması, büyük alkış aldı.

Zaman tüneli
Telepati Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Merih Işın ve Telepati Dergisi Genel Müdürü Demet Zübeyiroğlu gerçekleştirdikleri ‘Zaman Tüneli’ isimli video sunumda, Telepati Dergisi’nin 17 yıllık geçmişini konuklar ile paylaştılar.
Sektöre girdiğinde kimi zaman ileride kimi zaman arkada olduğunu söyleyen, fakat her zaman her yerde bulunduğunu belirten Işın, 17 yıllık serüven boyunca birçok etkinlikte katkılar yaratmak adına çalıştığını söyledi.
‘Bilginin paylaştıkça büyüdüğü’ görüşünden yola çıkarak, ödün vermeden yıllardır yayın hayatına devam ettiklerini ifade eden Merih Işın, “Geldiğimiz noktaya güzide şirketlerimiz ile hep birlikte ulaştık. Geçirdiğimiz ve hala geçirmekte olduğumuz süre zarfında, hala ilkleri okuyucularımıza ulaştırmak adına çalışıyoruz. Yıllardır vermiş olduğumuz emeklerin gerek sektör için gerekse de ülkemiz için büyük katkılar sağladığı ve sağlamaya devam edeceği inancındayım” dedi.

Bilişimin ötesine bakış
‘Hedef 2023’ konulu panel öncesi, Accenture Türkiye Ülke Müdürü Tolga Ulutaş tarafından ‘Telekom sektöründe yeni eğilimler’ başlıklı kısa bir sunun yapıldı.
Bugün gelinen noktada veri gelirlerinin ses gelirlerini geçtiğini ve bu döngünün firmaların iş yapış şekillerini tamamen değiştireceğini belirten Accenture Türkiye Ülke Müdürü Tolga Ulutaş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Eskiden ses birinci öncelikli işti ve telekomünikasyon gelirleri sesin üzerine ek gelir olarak görülüyordu. Ama artık gelinen noktada veri gelirleri ses gelirlerinin önüne geçmeye başlıyor. Dolayısıyla bu dönüşüm, bütün pazarı değiştiren bir konuma ulaşıyor. Amerikan pazarına baktığımız zaman, 2013 yılında veri ve ses gelirlerinin eşitlenmesi ön görülüyor. 2017 yılında da tüm dünya pazarındaki toplam veri gelirlerinin ses gelirlerini geçmesi ön görülmekte. Bunun sonucunda, satılan ve satılmış olan akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar bu dönüşümün hızlanmasını destekliyor. Satılan her cihaz operatörler açısından çok büyük önem teşkil ediyor. Şu anda karşılaştığımız üç büyük eğilim bulunuyor ve bu eğilimler birbirlerini destekliyor. Mobil verinin hızla büyüdüğünü ve herkesin her yerden bilgiye erişmek istediğini görüyoruz. Aynı zamanda bulut bilişim teknolojileri de bu istekleri mümkün kılan teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Tabi ki, bu gelişmeler kurumlar için büyük değişimler anlamı taşıyor. Tüketiciler artık kurumlardan daha fazla beklenti içerisindeler. Sosyal medya ile başlayan ve ardından kurumlara da sirayet etmekte olan mobil veri ve mobil kullanım gibi konular beklentileri yukarıya çekiyor.
Kurumlar tek bir noktadan beklentileri karşılamak istiyorlar ve bu noktalara doğru yöneliyorlar. Tabi bu noktada kurumların beklentilere cevap verebilme potansiyeli ortaya çıkıyor. Bu noktada karlılığın önemi çok fazla göze çarpıyor ve karlılık gittikçe düşüyor. Bu sebeple de kurumların beklentilere cevap verebilmeleri de azalıyor. Arada çok büyük bir fark oluşuyor. Tabi buradaki çözüm her zaman olduğu gibi teknoloji etrafında oluşuyor. Kullanıcıların giderek daha fazla teknoloji ile yaşaması ve kullanıcıların yaşam döngüsüne uygun teknolojilerin geliştirilmesiyle fark yaratılması mümkün.
Geleceğin gelir kaynaklarına baktığımız zaman, kurumların ihtiyaçlarını dikey olarak görüp onlara bu hizmetleri verme rolü var telekom operatörlerinin. Ayrıca, kurumsal ve tüketici inovasyon alanlarını da görmekteyiz. Var olan iş kollarına baktığımızda ise; IP’nin etkisi ile birlikte iş kolları dönüşüm içerisine girmiş bulunuyor. IP hedef pazarları artık makinelerin kendi aralarında konuşması ve benzeri konuları görüyoruz. Bu noktada, operatörlerin çok büyük avantajları söz konusu. Operatörlerin her biri; müşterilerine her ay ve çok daha büyük sıklıkta erişebiliyor, fatura kesebiliyor, servis ihtiyaçlarını karşılayabiliyor ve aynı zamanda tüketicilerin erişebileceği birçok fiziksel ortama sahipler. IP dönüşümünü nasıl kullanmamız gerektiğine baktığımızda, karşımıza platform ortamlarının yaratılması gerekliliği ortaya çıkıyor. Bu platformlar, kullanıcıların günlük yaşam akışına uyum sağlayan yapılar olmalı. Var olan müşteri kitlesinin bu platformlar üzerinde daha büyük servislere doğru taşınması gerektiğini düşünüyoruz.”
Cihazların, platformların ve içeriklerin tek başlarına çözüm olmadıklarına dikkat çeken Ulutaş, “Artık sunulan servislerin organize olarak hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor. Bulut bilişim çözümlerinin de bu döngü içerisinde giderek önem kazandığını görüyoruz. Günümüzde birçok küçük kategori zaman içerisinde büyüyerek etkileşim gösteriyorlar. Telekom operatörleri açısından da bu tür kullanımların deneme maliyetlerinin düştüğünü görüyoruz” dedi.

Panel: Hedef 2023
Konferans kapsamında gerçekleştirilen ‘Hedef 2023’ adı panele birbirinden renkli ve değerli konuşmacılar katılım gerçekleştirdiler. Panelin Yöneticiliğini, Profitkar Platformu Yönetici Ortağı Şahin Tulga tarafından gerçekleştirdi.
Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerinin sektörün alt dikeyleri olarak detaylandırıldığı panele, her biri sektörün birbirinden değerli duayenleri katıldı: “Akurgal Teknoloji Yönetici Ortağı Ali Akurgal, Mobilera İcra Kurulu Başkanı Cem Erkun, Alcatel-Lucent Türkiye Azerbaycan Başkanı Cenk Kıvılcım, TİD Başkanı Füsun Nebil, Tekimed Genel Müdürü ve Eski YASAD Başkanı Gülara Tırpançeker, Grid Telekom Genel Müdürü Hakan Akan, BOTMAŞ İcra Kurulu Başkanı İhsan Mutlu, Engellerin Ötesinde Derneği adına Metin Özarslan, Metabar İcra Kurulu Başkanı Muhsin Doğrular, Bilgi Üniversitesi Bilişim Hukuku Öğretim Görevlisi ve Helyum Bilişim Genel Müdürü Murat Göçe, TESİD Başkanı Müjdat Altay, Karel Genel Müdür Yardımcısı ve TÜTED Yönetim Kurulu Üyesi Osman Duman, TÜBİFED Denetim Kurulu Üyesi Rüştü Arseven, Avaya Genel Müdürü Sinan Dumlu, Millenicom Genel Müdürü Şevki Kuyulu ve Akşam Gazetesi köşe yazarı Yurtsan Atakan.
Panelde ilk olarak konuşma gerçekleştiren Helyum Bilişim Genel Müdürü Murat Göçe: “Günümüzde gelinen noktayı hayretle karşılamamak elde değil. Her geçen gün farklı gelişmelere sahne oluyor. Fakat bu gelişmeler olurken bir takım alanlar eksik kalıyor veya geriden geliyor. Bunların en önemlisinin güvelik olduğunu söylemem mümkün. Bilgilerin güvenliğini ortaya çıkan gelişmeler kadar hızlı hayata geçiremiyoruz. Tabi ki, bu sorun sadece ülkemiz kapsamında değil tüm dünya genelinde bu durumda. Bilgi güvenliğinin en zayıf halkasını insan faktörü oluşturuyor. Bu zafiyetleri engelleyebilmemizin ve önüne geçebilmemizin yolu da eğitimden geçiyor” dedi.
Göçe’nin ardından 2023 hedefleri hakkındaki fikirlerini aktaran Metabar İcra Kurulu Başkanı Muhsin Doğrular: “Hedeflere ulaşabilmemiz için iyi bir strateji belirlememiz gerekiyor. Teknolojinin gideceği noktayı iyi takip ediyor olmalıyız. 2020 gibi reklamlarda gördüğünüz robotların evlerimizin içerisinde olduğunu göreceğiz. 2020 yıllarının başlarında gerçekleşeceği söylenen bir diğer yenilikte; insan beyni büyüklüğündeki RAM hafızanın bin dolar olacağı ön görülüyor. 2022 yılında bin dolarlık bir bilgisayar gücü, insan beyni ile aynı güçte olacak. 2030 yılına gelindiğinde bir insan bilincinin bir bilgisayarın içerisine yüklenebilecek kadar kapasiteye sahip olacağı söyleniyor. Yaşanacak bu süreçlere kendimizi ve çocuklarımızı şimdiden hazırlamamız gerekiyor ve bu doğrultuda hedeflerimizi belirlemeliyiz” diyerek sözlerini noktaladı.
TESİD Başkanı Müjdat Altay, konuşmasında: “Türkiye olarak çok güzel hedeflerin belirlendiği inancındayım. Bu hedeflere doğru ilerlerken üst hedeflerin alt kısımlarına da bakmamız gerekiyor. İleri teknoloji ihracatımız şu anda 1,9 seviyelerinde. Rusya ve Hindistan’a baktığımızda bu rakamın yüzde 10 olduğunu görüyoruz. Amerika ve Japonya’da yüzde 20 civarında, Kore ve Çin’de ise yüzde 30. 500 milyar dolarlık hedefe ulaşabilmemiz için ileri teknolojiye acilen geçiş yapmamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
Millenicom Genel Müdürü Şevki Kuyulu: “GSM alanında rekabet ortamının dünya ile rekabette çok iyi bir noktada olduğunu düşünüyorum. Ama rekabetin sadece bu alanda değil aynı zamanda sabitte de olması gerekiyor. Çünkü rekabetin oluşmadığı bir ortamda gelişim söz konusu olamaz. Eğer gelişim istiyor isek, GSM’de olduğu gibi sabit alanda da rekabet ortamını etkin olarak konumlandırmamız gerek. Bu sayede hedeflerimize ulaşmada çok büyük değer yaratacaktır” dedi.
Eski YASAD Başkanı Gülara Tırpançeker, “Hedeflere ulaşabilmemiz için Türkiye’nin donanımsal yapısından, yazılımın daha fazla pay alması gerektiği düzene geçiş yapmamız gerektiğini ve yazılım alanına yönelik yasal düzenlemelerin bir an önce gerçekleştirilmesi gerektiğini” belirtti.
Akurgal Teknoloji Yönetici Ortağı Ali Akurgal, konuşmasında: “Hedeflerimize ulaşabilmemiz için üniversitelerimizdeki yetkinlikleri ürüne dönüştürmemiz gerekiyor” ifadelerine yer verdi.
TÜTED Yönetim Kurulu Üyesi Osman Duman: “Yazılım ve katma değerli servisler olmadan hedeflerimize ulaşabilmemiz çok güç. Hangi sektöre daha fazla yatırım yapacağımızı çok iyi araştırmalı ve bu paralelde çalışmalarımızı sürdürmeliyiz” dedi.
Alcatel-Lucent Türkiye Azerbaycan Başkanı Cenk Kıvılcım: “2023 hedeflerine ulaşabilmemiz için çevreci teknolojilere daha çok yatırım yapmamız doğru bir strateji olacaktır” diyerek sözlerini noktaladı.
TİD Başkanı Füsun Nebil: “2023 için sayısal içeriğe çok büyük değer ve önem vermemiz gerekiyor. Eğer bu alana yönelik yeterli değeri yermez isek bu ülkemize istihdam ve benzeri alanlarda olumsuz olarak geri dönüyor” dedi.
Akşam Gazetesi Köşe Yazarı Yurtsan Atakan, “Rekabetin önünün açılmasına yönelik başka hiçbir düzenleme ve kısıtlamamın olmamasının gerekli olduğuna” dikkat çekti.
Panelin son konuşmasını gerçekleştiren TÜBİFED Denetim Kurulu Üyesi Rüştü Arseven: “2023 hedeflerimize ulaşmamızdaki en önemli noktalardan bir tanesi de bilişim sektöründeki KOBİ’lerin düzenlenmesi ve plan dahilinde konumlandırılması olduğu inancındayım” dedi.

Etkinlik Ödül Töreni ve kokteyl ile son buldu
Panelin bitiminde ise, ödül törenine geçildi ve plaketler sahiplerini buldu.
Binali Yıldırım - Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı – Sağladığı devlet ARGE ve inovasyon destekleriyle 2023 hedeflerine hızla ilerlememiz
Dr. Tayfun Acarer - BTK – Yaptığı düzenleme ve denetlemeler ile ülkemizin dünya Telekom pazarındaki aldığı yer
Dr. Suat Yeldener - KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı – Tüm Dünya’nın tanıdığı bir devlet olma yolundaki siyasi çalışmalar
Hannover Messe– KKTC’yi uluslararası platformda bir devlet ilan ederek, dış politikamıza sağladığı destek
Accenture – Türkiye’nin en büyük firmalarının strateji dönüşüm projelerini başarıyla uygulayan Türkiye’nin en iyi Danışmanlık firması
Alcatel-Lucent – Bölgenin etkin gücü olarak özellikle 4.Nesil ve inovasyon çalışmaları
Arma Yazılım – Yazdıkları haberleşme yazılımlarıyla, yabancı donanımların ülkemize ithalatının engellenmesi ve hatta ihraç edilen ürünler içerisine konularak ülkemize döviz sağlaması
CCH – Ülkeye sağladığı büyük istihdam ve çağrı merkezi pazarına yapmış olduğu hizmetler
Ericsson - Türkiye ARGE ve inovasyon yatırımı
Gen-Pa – Telepati’nin bugüne kadar gelebilmesindeki maddi ve manevi en büyük ve sürekli destek
Huawei - Türkiye ARGE ve inovasyon yatırımı
Karel - %100 Türk mühendislerinin haberleşme yazılımı üretimi ve 30 ülkeye ihracaat
Millenicom – 1045 ile, ülkemizdeki tekele karşı alternatif telekom operasyonunu başlatan ve inatla uygulamakta olduğu seviyeli rekabeti sürdürerek, tüketici lehine yaptığı çalışmalar
Netaş- Ülkemizdeki bir mükemmeliyet merkezi olması, bütünleşik haberleşme çözümleri ve Türk haberleşme teknolojisinin ihracatı
Oksijen ARGE– Türkçe harflerin GSM kısa mesaj sisteminde tek karakter olarak tanınması, Türk tüketicisinin korunması ve Dünya’ya örnek olması
Sebit – Eğitim yazılımlarının kalitesi ve ABD başta, hem de ödüller alarak Türk yazılımının tüm Dünya’ya tanıtılma
Turkcell Teknoloji – Mobil e-imza ile Dünya’da bir ilk
TTNET – Ülkemizin ilk üçlü oyun kuruluşu – İletişim, Bilişim ve Haberleşme sektörleri arasındaki yakınsamayı, uygulamaya dönüştüren örnek kuruluş
Türk Telekom A.Ş.- Türkiye’ye Değer Kampanyası ve altyapı yatırımlarıyla
Musa Savaş - 20 yılı geçkin emekleri ve Para dergisinde yayınlanan, ‘Bilişim bir zorunluluk. Ya sonra…’ isimli yazısı nedeniyle
Yurtsan Atakan - Yine 20 yılı geçkin emekleri ve Akşam gazetesinde yayınlanan, ‘Türkçe alfabe, F klavye ile kurtulacak’ yazısı nedeniyle
Etkinlik; terasta, muhteşem Boğaz manzarası eşliğinde verilen kokteyl ile son buldu. Etkinliği terk ederken misafirlere, günün anısına özel olarak hazırlanmış ‘200.sayı’ parası takdim edildi.