SES, 50 uydusu ile dünya nüfusunun yüzde 99’unu kapsıyor


Baykan Çallı

Küresel pazarda sunmakta olduğu çözümler ile fırsatlar yaratan SES, ileri teknoloji hizmetlerini Türkiye pazarına sunmak için çalışmalarına devam ediyor.
Küresel uydu ve yayıncılık operatörlerinden SES, sunmakta olduğu yeni kapasite ve fırsatlarını Türkiye pazarına taşımak adına çalışmalarını sürdürüyor. Güçlü ağ yapılanması ile ileri teknoloji ürünleri kullanıma sunan SES, Türkiye pazarı için de birçok avantaj yaratmayı amaçlıyor. Çalışmalarını hız kesmeden sürdürmeye devam etmekte olan SES, 50 uyduluk filosuyla ve Astra uydularının güçlü kapasite imkanlarıyla dünya nüfusunun yüzde 99’una ulaşıyor.

Dünya çapında yüksek teknoloji
Dünya çapında öncü telekomünikasyon uydu operatörü olduklarını ve küresel alana sahip oldukları 50 uydu ile dünya nüfusunun yüzde 99’una ulaştıklarını belirten SES Orta Avrupa ve Türkiye’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Norbert Willems, “Kapsama alanımız ve sunmakta olduğumuz hizmetler ile dünya nüfusuna ulaşıyoruz. Geliştirmiş olduğumuz teknolojiler insanların daha kaliteli ve hızlı haberleşmelerini en yüksek şekilde karşılıyor. Erişimin öneminin giderek daha da önem kazandığı günümüzde, küresel olarak sunmakta olduğumuz teknolojiler herkesin hayatını daha da kolaylaştırıyor. Odaklandığımız alanda her zaman daha iyi sonuçlar elde etmek için hummalı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çeşitli pazarlarda birçok yenilik ile yer alıyoruz. Dünyada en fazla izleyici kitlesine erişim sağlayan firmayız. Tüm dünyada 258 milyon eve ulaşıyoruz. Kuzey Amerika’da 1,841 kanal, Avrupa ve BDT’de 2,414 kanal, Afrika’da 526 kanal, Ortadoğu, Hindistan, Asya Pasifik bölgesinde 796 kanal, Latin Amerika ve Karayipler’de 496 kanal olmak üzere toplam 6,200 TV ve radyo kanalını taşıyoruz” dedi.

1200 adet yüksek çözünürlüklü kanal
Kuzey Amerika’da 918 kanal, Avrupa ve BDT’de 271 kanal, Afrika’da 2 kanal, Ortadoğu, Hindistan, Asya Pasifik bölgesinde 50 kanal, Latin Amerika ve Karayipler’de 19 kanal olmak üzere toplamda 1200 adet yüksek çözünürlüklü kanalı izleyicilerin hizmetine sunduklarını ifade eden Willems, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sunmakta olduğumuz 1200 adet yüksek çözünürlüklü kanal ile rakiplerimizden tamamen farklılaşıyoruz. Farklılaşmamızdaki en büyük etken, kullanıcılara doğrudan ulaşabiliyor olmamızdan ileri geliyor. Sahip olduğumuz 43 DTH (Doğrudan yayın) yayın platformumuz ile dünya geneline ulaşıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalar ile tüketicilere daha kaliteli hizmetler sunmayı amaçlıyoruz. Astra 5B uydumuzda dahil olmak üzere en büyük ticari filo yatırım programına sahibiz. Yatırım programımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 2012 yılı ile 2014 yılları arasında 7 adet uydumuzu devreye almayı planlıyoruz. 2011 yılı sonundan 2014 yılına kadar yapılacak olan kapasite artırım oranı yüzde 19 olacak. Sağlamakta olacağımız bu artırım önemli gelişmelere sahne olacak. Yapmakta olduğumuz yatırım ve çalışmalar ile Türkiye’de de önemli bir konumda sahip olacağız. Astra 5B uydumuza yapmış olduğumuz 350 milyon TL’lik yatırım ile hem Türkiye’ye hem de çevre ülkelere hizmetlerimizi daha kapsamlı sunuyor olacağız.”

Değer zincirinin tamamında inovasyon

İnovasyonu değer zincirlerinin tamamında aktif bir şekilde kullandıklarını vurgulayan Willems, “İnovasyonu değer zincirimizin en üst seviyelerinde tutmaktayız. Gelişen teknolojiler için olmazsa olmaz olan bu kavram bizim gibi ileri teknoloji üreten bir firma için çok önemli. Kullanıcılara sadece teknolojiyi sunmak yeterli değil. Sunmuş olduğumuz teknolojinin inovatif bir çerçeveye sahip olması başarıdaki en büyük faktör. SAT IP teknolojisi ile biz bu inovasyonu tüketicilere sunuyoruz. SAT IP ortamında tablet bilgisayarlar, diz üstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar, İnternet TV, oyun konsolu ve medya oynatıcıları gibi çeşitli IP özellikli cihazlara uydu programları iletilebilecek. Bu sayede birçok avantaj kullanıcıların hizmetine sunulmuş olacak. Tüketiciler her türlü ekrandan farklı programları diledikleri gibi izleme şansına sahip olacaklar. HD kanallarının da aralarında bulunduğu çok sayıda uydu programına, IP özellikli cihazları ile İnternet bağlantısı kullanmaksızın en yüksek orijinal uydu görüntü kalitesinde erişme olanağı sağlanmış olacak. SAT IP tüm üreticilere açık resmi bir standart haline gelecek ve çok sayıda cihazı bir arada kullanabilecekleri bir ortam yaratmalarına olanak tanıyacak. SAT IP teknolojisine yönelik yapmış olduğumuz ilk örnek denemeler bize; aynı evde bulunan sekiz farklı ekranda sekiz programa kadar yayın alınabildiğini gösterdi” dedi.

2011 yılında 245 milyonun üzerinde HDTV satışı gerçekleşti
HD yayıncılığın giderek daha fazla önem arz ettiğinin altını çizen Norbert Willems, 2011 yılında 245 milyonun üzerinde HDTV satıldığına dikkat çekti. HD yayınların çok hızlı bir gelişim grafiği izlediğini söyleyen Willems, sözlerine şöyle devam etti: “SES, Almanya’da HD+ platformunun sahibi ve operatörü durumunda. Almanya’da SES HD+ Platformu’yla, 24 ayda 2,9 milyon evde HD+ kullanılmaya başlandı. HD+ modeli Türkiye’de de SES uyduları ve teknik platform deneyimiyle başarılı bir şekilde uygulanabilir. Almanya modelinde; teknik platform operasyonları, üretici ilişkileri yönetimi, uçtan uca platform güvenliği, HD sinyal koruma ve akıllı kart yönetimi başarıyla uygulanmakta.”

Türkiye dünya TV izleme alışkanlığında 2. sırada
Amerika’dan sonra televizyon izleme alışkanlığında 2. sırada Türkiye’nin yer aldığını ve çok genç bir nüfusun mevcut olduğunu belirten SES Batı Avrupa ve Türkiye Bölge Müdürü Ahmet Eren, “Türkiye pazarına girmek için almış olduğumuz kararın tam zamanında ve yerinde olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin giderek sayısallaştığını görüyoruz. Değişen yapılanmalar dahilinde 2015 yılında analog yayınlar kendilerini artık sayısal yayınlara teslim edecekler. Bu durum bize TV ve medya ekosisteminin ne kadar değiştiğini gösteriyor olacak. Bu vesile ile TV ve medya alanlarında kartların yeniden dağıtılacağını görüyor ve bizim rolümüzün de son derece önemli olacağını düşünüyorum. Bundan dolayıdır ki; Türkiye, TV yayıncılığı ve İnternet veri kullanımı açısından gelişmekte olan son derece önemli bir pazar. İçerik gücü gerek yerel, gerekse ulusal kanallarda uydunun gücünü de doğru şekilde kullanmayı gerektiriyor. Özellikle güçlü yerel kanallar, Türkiye uydu yayıncılığı pazarının gelişiminde ve bölgeselden yerele doğru uzanan yaygınlık ölçütü açısından büyük önem arz ediyor. Türkiye bulunduğu coğrafya ve genç nüfusu ile dış pazarlarda önemli etkiler yaratıyor. Kullanımın çok yüksek seviyelerde seyir ettiğini görüyoruz. Dizi pazarına baktığımız zaman, sektördeki ihracatın 2011 yılında 80 milyon avro olduğunu görmekteyiz. Bu tür gelişmelerin 73 milyonluk Türkiye adına çok önemli olduğu söyleyebilirim. Türkiye’de hane başına nüfus gün geçtikçe azalıyor ve TV izleme oranı artıyor. 2020’ye kadar Türkiye’de GSMH ve satın alma gücünün yüzde 56 oranında artması ve 2014 yılına kadar analog yayınlardan sayısal yayınlara geçilmesi öngörülüyor. 2012 yılı tahminlerine göre TV izleme kaynağı olarak uydu, yüzde 59’luk pazar payına sahip. Türkiye’de sayısal platformlar da IPTV platformlarıyla birlikte artmaya devam ediyor. Bu eksende SES, Türkiye’de yayın yapan kanalları tüm dünyaya ulaştıracak kapasitesiyle bu büyük pazarın öneminin daha da artmasına katkı sağlayacak kapasiteye sahip” dedi.
SES’in Türkiye için gerçekleştirdiği uydu yatırımlarına da değinen Eren, hali hazırda hizmet veren Astra 1G – 31,5° Doğu uydusunun yanı sıra, TV kanallarının 2013 yılı sonunda fırlatılacak yeni Astra 5B uydusu sayesinde, tek kapsama alanı ile Avrupa’dan Türkmenistan’a kadar olan coğrafyadaki hanelere ulaşabileceğini belirtti. Tek antenle çift uydu erişimine olanak sağlayan Dual LNB teknolojisinin önemine de değinen Eren, “SES, Avrupa’da başarıyla gerçekleştirdiği tek çanak antenle iki uydudan sinyal alma imkanını Türkiye’de de devam ettirerek pazara hareket ve ivme kazandırma amacında” dedi.