IDC bulut bilişim konferans serisi 2012

Baykan Çallı

Değişen iş şekillerine bulut bilişim çözümleri ile yeni planlamalar yapmak artık şart.
Dünyadaki iş modelleri ve iş yapış şekilleri giderek değişmekte. Gerçekleşen değişime ayak uydurmak firmalar açısından son derece önemli. Değişimi takipte geç kalan firmalar müşteri kaybına uğramak veya yeni çözümler üretememek gibi tehlikeler ile karşı karşıyalar. Bu noktada bulut bilişim çözümlerinin firmalara sunmakta olduğu yeni yeni fırsatlar göz önüne çıkıyor. Yeni teknolojilere uyum sağlayan şirketler, müşterilerine avantajlar yaratırken, pay aldıkları sektörde de rekabet üstünlüğü elde ediyorlar. Bulut bilişim çözümleri, şirketlere iş yapış şekillerinde sağlamış olduğu kolaylık ile büyük avantajlar yaratıyor. Her yerden güvenli olarak erişebilen bilgiler ışığında şirketler hızlı ve performansı yüksek çözümler sunabiliyor. IDC tarafından gerçekleştirilen ‘Bulut Bilişim ve Veri Merkezleri 2012’ etkinliği kapsamında da yeni nesil iş süreçlerinin neler olması gerektiği ve hayata nasıl geçirileceği konuları ele alındı.
Açılış konuşmanı gerçekleştiren IDC BT-Bilişim Teknolojileri Hizmetleri Kıdemli Analisti Melih Murat, “2012 yılında Ortadoğu ve Afrika bulut bilişim pazarı yüzde 0,42 oranında bir artışa sahne olacak. Fakat bu pazarlar 2015 yılına kadar büyüyen en büyük ikinci pazar konumuna erişecek. Birincilikte ise, Latin Amerika pazarının etkilerinin devam ettiğini görüyor olmayı sürdüreceğiz. 2012 yılı içerisinde; sanallaştırma çözümleri şirketlerin çalışmaları içerisinde yer almaya devam edecek. Telekom operatörleri bilgiye odaklanmalarını sürdürecekler ve toptan bir çözüm sağlayıcı olarak rekabet ve iş birliği farklı bir boyut kazanacak. Bulut bilişim çözümlerini daha sık duyuyor hale geleceğiz. Özellikle 2012 yılı için bizim beklentimiz, altyapı hizmetlerinin çok hızlı büyüme göstereceği yönünde. 2013-2014 yılları arasında ise, daha çok uygulama hizmetlerinin büyüdüğünü göreceğiz. Altyapı ve nitelikli eleman bulmak konusundaysa bir takım sıkıntılar yaşanacak. Bu noktada alternatif iş modellerinin ortaya çıktığını görüyor olacağız. IDC olarak firmalara önerilerimiz; kurumlar ve servis sağlayıcılar birer iş ortağı gibi çalışmalılar, şirketler artık sanallaştırmanın ötesine bakmalı, müşteri tabanlı bir yaklaşım sergilenmeli, doğru yüklerin bulut sistemlerine konması ve buluttan ne beklendiğinin bilinmesi gerek ve yolun en ucunda da bulut çözümlerine bir teknoloji yatırımından ziyade bir iş modeli olarak bakılması firmalar için çok önemli” dedi.

Anahtar teslim çözümler
Açılış konuşmasını müteakiben sunum gerçekleştiren Erkan Sezgin ve Kürşat Gök, Microsoft ve HP çözümlerinin müşterilerine kattığı avantajları katılımcılar ile paylaştılar.
HP’nin müşterilerine tamamlanmış, özel sistemler için iyileltirilmiş hızlı yapılar sunduklarını belirten HP İş Geliştirme Direktörü Erkan Sezgin, konuşmasında: “Sunmakta olduğumuz çözümlerimiz ile müşterilerimizin iş yapış şekillerinde daha fazla üstünlük elde etmelerini sağlıyoruz. Çözümlerimiz şirketlerin performans ve verimlilik artışını en iyi şekilde yakalayabilmelerini sağlıyor. İhtiyaçlarınıza uygun olarak sunduğumuz uygulamalar ile iş modellerinizi daha esnek ve verimli şekilde kontrol etme imkanı elde etmiş oluyorsunuz. Anahtar teslimi çözümleri sayesinde, şirketlerin neredeyse birkaç ayını alacak olan çalışmaları birkaç güne indirerek zamandan tasarruf sağlıyoruz. HP olarak biz, her yerden erişilebilir olmanızı sağlıyoruz. Karmaşık birçok yapıyı tek bir konumdan düzgün şekilde yönetebilmenizi ve bunun sonucunda da daha az sorunla karşılaşmanızı sağlıyoruz. Karşılaşacağınız sorunları en aza indirgeyerek, iş süreçlerinizin etkin bir şekilde sunulabilmesine olanak yaratıyoruz” ifadelerine yer verdi.
Sezgi’nin müteakiben sunum gerçekleştiren Microsoft Teknoloji Çözümleri Uzmanı Kürşat Gök, “2012 yılı Microsoft için çok önemli bir yıl niteliğinde. Çünkü bu yıl birçok lokomotif ürünümüz ve çözümümüz kullanıcıların hizmetine sunuluyor olacak. Bu ürünlerimizden bizi en çok heyecanlandıran çözümümüz, ‘Windows Server 2012’ oldu. Windows Server 2012’yi tasarlarken, biz 4 ana felsefeyi göz önünde bulundurduk. Bunlardan biri, yeni tasarlamış olduğumuz işletim sisteminin her uygulama ve her bulut için iyileştirilmiş bir sistem olmasıydı. İkincisi, yüzlerce sunucunun gücünü almak ve bunu tek bir sunucuyu yönetebilmek gibi kolay bir çalışmaydı. Bir diğer, günümüzün değişen ve çalışan isteklerine cevap verebilecek, adresleyebilecek bir işletim sistemi olmasıydı. En sonunda ise, 2008 yılında başlamış olduğumuz sanallaştırma yolculuğunda artık sanallaştırmanın da ötesinde, bulut özelliklerini bu işletim sistemine ekleyerek müşteri ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verebilmekti. 2008 yılından bugüne kadar Hyper-V çözümümüz her çeyrekte pazar payını artırarak yoluna devam etti. IDC’nin rakamlarına göre, yeni sanallaştırma lisansı satışlarında Microsoft 3 yılda yüzde 30’un üzerinde bir pazar payı elde etti. Elde etmiş olduğumuz başarıyı 2012 yılında sunacağımız Windows Server 2012 platformu ile daha yukarılara taşıyacağız. Bu platform ile sanallaştırmanın ötesinde bir takım yenilikler sunuyor olacağız. Bunları 4 ana başlık altında toplarsak şöyle söyleyebiliriz; ölçeklenebilirlik- performans, çoklu kullanımlar için güvenli ortamlar, daha esnek altyapılar ve son olarak da artırılmış iş sürekliliği. Windows Server 2012 ile birlikte; Hyper-V üzerindeki sanal makinelerinize 32 işlemci atayabiliyorsunuz, 1 TB RAM verebiliyorsunuz, 64 TB’a kadar sanal diskler verebiliyorsunuz. Windows Server 2012 Hyper-V üzerinde sanallaştıramayacağınız bir iş yükü kalmamış oluyor. Geliştirdiğimiz çözümler sayesinde sizleri geleceğin bir adım ötesine taşıyoruz. Sanal sunucularınızı güvenli bir şekilde kullanmanızı sağlayarak esnekliğinizi çok daha fazla arttırıyoruz. Sunmuş olduğumuz yenilikler ile zaman kaybını en aza indiriyorsunuz. Bunun sonucu daha az maliyet kayıpları oluyor. İhtiyaçlarınıza uygun olarak, performansını geliştirip, müşterilerinize çok hızlı geri dönüş yapabilmeniz mümkün. Microsoft olarak sunmakta olduğumuz yenilikçi çözümler ile hayatınızı kolaylaştırıyoruz” dedi.

Herkesin her yerden çalışabileceği bir dünya
Citrix’in felsefesinin herkesin her yerden ve her durumda çalışabilmesine olanak yaratmak olduğunu söyleyen Citrix Systems Kıdemli Satış Müdürü Alper Şahin, konuşmasına şöyle devam etti: “Bizim mühendislerimiz, herkesin her yerden çalışabilir konuma getirmek felsefesi ile çalışmalarını sürdürüyor. En önemli önceliklerimiz arasında, kullanıcıları daha çok verimli kılabilmek geliyor. Geliştirdiğimiz teknolojiler ile bu avantajları yaratabilmek adına çalışıyoruz. 7000’den fazla çalışanımız ve 250 binden fazla müşterimiz ile yenilikçi bir teknoloji firmasıyız. Birçok dünya devi teknoloji firması ile iş birlikleri gerçekleştirerek, müşterilerimize her zaman en iyiyi ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunun sonucunda da masa üstü sanallaştırma uygulamalarında açık ara dünya pazarı lideri konumundayız. Citrix her gün İnternet kullanıcılarının yüzde 75’ine dokunuyor. Yani siz İnternet’te gazete okurken, bankacılık işlemi yaparken ya da oyun oynarken arka planda Citrix’in teknolojilerine dokunuyorsunuz ve bunları kullanıyorsunuz. Bulut bilişime bakacak olursak; artık bir çağın kapandığını ve yeni bir çağın başladığını görüyoruz. Eskiden yapmakta olduğumuz öngörülerin artık tamamen yıkıldığını ve değiştiğini görüyoruz. Bulut bilişim çağı ile kültürümüz yavaş yavaş değişiyor. Artık cihaz odağından insan odağına doğru bir kayma yaşıyoruz. Her şey eskiye nazaran daha esnek hale geliyor. Bu noktada Citrix’in 3 farklı bulut bilişim çözümü olduğunu söyleyebilirim. Bunlar; kişisel bulut, özel bulut ve genel bulut bilişim çözümleri. Bizim öngörümüze göre zaman içerisinde özel bulut ve genel bulut çözümleri birleşecekler. İlerleyen günlerde bu yaklaşımın hayata geçeceğini düşünüyoruz. Bulut bilişim çözümlerine geçiş ile aslında bütün çalışmalarımızı bulut sistemleri üzerinden yürütüyor olmayacağız. Mevcut veri merkezlerimizi bulut çözümleri ile bütünleştiriyor olacağız. Bu noktada siz aslında bulut bilişim sistemlerinin esnekliğinden faydalanmış oluyorsunuz ve bu sayede veri merkezi kapasiteniz sizin elinizde artabiliyor veya azalabiliyor. Bu noktada Citrix’in geliştirmiş olduğu ‘Cloud Bridge’ teknolojisi iki tane veri merkezi arasında güvenli bir bağlantı kuruyor. İki veri merkezi arasındaki trafiği hızlandırıyor ve kullanıcı deneyimini değiştirmiyor. Bu sayede işlemlerinizi hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleştirebiliyorsunuz.”

Perakendecilik de öncü nasıl olunur?
Süper market kavramını Türkiye ile buluşturan kuruluşun Migros olduğuna dikkat çeken Migros Türk Ticaret Ağ Haberleşme ve Bilgi Güvenliği Müdürü Ömer Lütfi Karagöz, “Migros, 68 ilde 760 mağaza, 5 şube müdürlüğü, 11 depo ve 1 Genel Müdürlük ile müşterilerimize hizmet veriyor. Perakendenin öncüsü olarak yıllardır gelişimimizi sürdürüyoruz. Yeni mağazalarımızı ülkemize kazandırarak büyümemizi arttırmaya devam ediyoruz. Migros olarak biz, 58 yıldır hep ilklere imza atıyoruz. Migros, Türkiye’yi ilk olarak barkod ile tanıştıran bir kuruluştur. 1997 yılında kurmuş olduğumuz sanal market sitesi ile beraber perakende alanındaki deneyimlerimizi birleştirerek gücümüze güç kattık. Migros, müşterilerine sunmakta olduğu yenilikçi teknolojiler ile hızla büyümekte. Bu giderek artan uygulama sayısı biz BT yöneticilerini giderek daha fazla zorluyor. Bu zorlukların üstesinden gelebilmek adına yeni teknolojileri yapılanmamız içerisine dahil ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Biz uygulamalarımızı her bir mağazamız için teker teker kurmak ve sahaya adam göndermek yerine buluta taşımayı tercih ettik. Tabi ki bu geçiş sürecimizde en çok özen gösterdiğimiz nokta kullanıcı alışkanlıklarının değişmemesi oldu. Başarmış olduğumuz bu çalışma sayesinde, kullanıcılar hiçbir fark hissetmeksizin işlemlerini yapabiliyorlar. Perakende de sunmuş olduğumuz öncülüğü yeni teknolojileri ile taçlandırarak müşterilerimize en iyi hizmeti ulaştırmaya devam ediyor olacağız” dedi.

Değişim ile gelişmek
Bilişim teknolojileri bölümlerinde çalışan kişilerin şirketler için gün geçtikçe daha da önem kazanmakta olduğunu ve artan ihtiyaçlarla birlikte bu beklentilerin daha çok söz konusu olacağını belirten NetApp Sistem Mühendisi Erkin Korkmaz, konuşmasında: “Firmaların bilişim bölümlerinde çalışanlardan artık daha fazla sorumluluklar alınması bekleniyor. Bunun sebebi, gelişmekte olan teknolojilerin çok fazla kullanım göstermesi ve bilişim çalışanların bu paralelde rollerinin değişmesi. Bilişim alanında hayata gerçekleştirilen veya gerçekleştirilecek olan çalışmalar, her firma yapılanması için ayrı önem taşıyor. Bu alandaki önemin kusursuz olması bizlerden bekleniyor. Fakat bu noktada her şey her zaman istendiği doğrultuda gitmiyor. Hele ki günümüzdeki gelişmelere bakacak olursak, düşünülenin hiç de söylendiği kadar basit olmadığını görüyoruz. Artık her şey eskisinden daha kolay olacak derken bunun böyle olmadığını gördük. Elbette ki yeni teknolojilerin, özellikle de bulut bilişim sistemlerinin firmalarımıza bir takım fırsatlar sunuyor. Bulut bilişim teknolojilerine geçmek için öncelikle yapılanmanızın konumuna ve geleneksel iş yapış şekillerinize çok dikkat etmelisiniz. İhtiyaçlarınız doğrultusunda bulut bilişim çözümlerini konumlandırmalı ve geleneksel iş süreçlerinizi bu alana doğru şekilde bütünleştirmeniz gerekiyor. Oluşan karmaşıklığı giderebilmenin en iyi yolu doğru strateji ve doğru süreçlerden geçiyor. Çünkü veriler eskiden olduğundan çok fazla ve hızlı bir şekilde gelişim gösteriyor. Hızla artmakta olan verileri doğru şekilde yönetebilmeniz şirketler için elzem bir konumda yer alıyor. Artık ortaya koyduğumuz öngörüler her an değişiklik kazanabiliyor. NetApp olarak müşterilerimize sunduğumuz çözümlerimiz ile gelecek teknolojilere etkin şekilde ulaşılmasını sağlıyoruz. Geleneksel yapılarınızı ihtiyaçlarınız doğrultusunda belirleyip, iş yapış süreçlerinize bütünleştirmenize yardımcı oluyoruz. Elde edilen avantajlar sayesinde, verimlilik ve rekabet üstünlüğü azami seviyelere taşınıyor. Yıllardan beri elde etmiş olduğumuz bilgi birikimimiz sayesinde gelişmelerden geri kalmanızı önlüyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Veri yedekleme ve kurtarmaya Glasshouse çözümleri
Verilerin buzdağının görünen yüzü olduğunu ve yedeklenecek verilerin ise, buz dağının alt kısmındaki çok büyük bir bölüme karşılık geldiğini ifade eden Glasshouse Satış Müdürü İlter İnanç, “Yedekleme işlemi günümüzde giderek büyümeyi sürdürüyor. Geçmişten günümüze kadar geçen süre içerisinde bir yolculuğa çıkacak olursak; 1970 yıllarında yedekleme çalışmaları hayatımızın içerisindeki yerini aldı. İlk önce bantlar kullanıldı. Sonra kartuşlar bantların yerine geçti ve bu değişim 2000’li yıllara kadar devam etti. 2000’li yıllarda gelişen SATA teknolojisi ve ucuzlayan disklerle beraber artık kritik sistemlerimizi öncelikli olarak disklere alıp sonra teyplere kopyalama yöntemini seçtik. 2005 yılında itibaren, yeni çıkan tekilleştirme teknolojisi yardımıyla her türlü verimizi önce diske alıyor ve daha sonrada bu diskler üzerinden küçük parçalar halinde sadece değişen verileri uzağa kopyalıyoruz. Bu da bizlere felaket kurtarma anlamında çok büyük yenilikler getirdi. Düşük bant genişlikleriyle bütün verilerimizi anında yedek olarak konumlandırabiliyoruz. Yeni nesil teknolojiler ile daha büyük verileri daha küçük alana saklayabiliyoruz. Tekilleştirme sayesinde sadece tek olan bloklar saklanıyor ve buda bizlere kazançlar sağlıyor. Sistemlerimizin küçülmesi ile maliyetlerimiz azalıyor. Yeni nesil sistemler sürekli kendilerini kontrol ettikleri için ve dönülebilir garantisi sunduğu için risklerinizi azaltabiliyorsunuz. Bu bize yönetimi kolaylaştırma anlamında da avantajlar yaratıyor.
Tekilleştirmenin sağlamış olduğu en büyük fayda; elimizdeki çok fazla veriyi çok küçük bir alanda yedekleme imkanı sunması. Bu sayede büyük kazançlar elde edebiliyoruz. Dünyada bu değişim devam ediyor ve sadece bu alana yönelik sistemler geliştiriliyor. Dünyadaki pazar paylarına baktığımızda ise; teyp tarafında ciddi bir düşüş olduğunu görüyoruz. Buna karşılık özel amaçlarla geliştirilmiş yeni nesil yedekleme çözümleri yüzde 25,6 gibi en hızlı büyüyen ürün grubunu oluşturuyor. Yazılım ve donanım artık tam bütünleşik olarak yaygınlaşıyor ve bundan sonra 2015 yılına kadar hızlanarak devam edecek. Artık sistemlerimiz disk olduğundan dolayı, daha hızlı yedekleme işlemi gerçekleştirip riskimizi azaltıyoruz. Güvenliğe baktığımız zaman, tekilleştirme çözümleri için biraz problem olduğunu söyleyebilmemiz mümkün. Tekilleştirmede bütün verilerimizi tek bir blok olarak tuttuğumuzdan dolayı; tekilleştirme içerisindeki her hangi bir blok bozulduğunda tüm yedeklemelerimizin yok olabilmesi ile karşı karşıyayız. Tekilleştirme sistemleri için en önemli konunun güvenlik olduğunu söyleyebilirim. Ama tabi ki yeni nesil çözümler sayesinde de bu sorunun üstesinden geliyoruz” dedi.

Akıllı stratejiler
İş geliştirme süreçlerinde yapılan en önemli çalışmanın bulut bilişim çözümlerine geçişte müşterilerini yönlendirmek olduğunu söyleyen IBM Bulut Bilişim Ülke Satış Lideri Baran Erdoğan, “Bulut bilişim çözümleri konusunda insanların kafasında birçok soru işareti mevcut. Biz bu soru işaretlerini giderebilmek adına çalışmalarımızı müşterilerimizi en doğru yöne yönlendirmek üzere konumlandırmış bulunuyoruz. Önümüzde kaçınılmaz bir yolculuk söz konusu ve insanlar bir şekilde BT-Bilişim Teknolojileri hizmetleri almak ihtiyacı duyuyorlar. Bulut bilişim çözümlerini alırken ihtiyaçlarınıza çok dikkat etmeniz gerekiyor. Bu noktada IBM’in bulut bilişim çözümlerini tek bir şemsiye altında toplama stratejisini görüyoruz. IBM’in ‘Smart Cloud’ teknolojisi altında bulut bilişim çözümlerini toplamasının sebebi, standartlarla uyumlu olmaktan geçiyor. Bu teknoloji sayesinde bulut bilişim çözümleri arasında hızlı geçişler yaparak iş süreçlerinizi kendinize göre şekillendirmenizi sağlıyoruz. Bulut bilişime geçiş demek aslında, hemen birden bu çözümleri yapılarımız içerisine bütünleştirmek değil, bu çözümlere yavaş yavaş adapte olmak demek. Bizim stratejimizde bulut bilişim çözümlerini sınıflandırıyoruz ve buna ‘İş yükünün sınıflandırılması’ diyoruz. Farklı katmanlarda sınıflandırdığınız bulut çözümleri ile kritik uygulamaların neler olduğunu belirliyoruz. Bu sayede risklerinizi en az olacak şekle indirgiyoruz. Risklerinizi azaltıp verimliliğinizi arttırıyoruz” dedi.