LTE Teknolojileri Dosyası

Cenk Yapıcı

Haberleşmede 4N’nin adı: LTE
“4. Nesil Haberleşme Hizmetleri” yani 4N, çok büyük bant genişliğine sahip bir kablosuz haberleşme teknolojisidir. Bu yenil haberleşme teknolojisi diğer GSM standartları gibi hücresel bir ağ sistemi kullanıyor ve 3. Nesil’de ortaya çıkan kapsama alanı sorunu başta olmak üzere bazı bilindik sorunları çözüyor. Bağlantı hızı mobil telefonlarda 100Mbps, Wi-Fi ağlarında 1Gbps gibi büyük bant genişlikleri seviyesine ulaşabiliyor.
4N sistemi, daha önceki nesillerden daha yüksek veri hızları temeline dayanan “herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde”, ses, veriler ve akan çoklu kitle haberleşmesinin kullanıcılara hizmet verebileceği, uçtan uca IP çözümü sağlayacak.
4.Nesil haberleşme teknolojisinin ismi dünyanın en büyük haberleşme teknolojileri üreticileri tarafından LTE (Long-Term Evolution) olarak kondu.
3GPP standartlarına dayanan LTE teknolojisi, veri indirmede 326,4 Mbit/s; veri yüklemede ise 86,4 Mbit/s’e kadar hız sağlayarak veri aktarım hızında ciddi artışlar sağlıyor. LTE teknolojisinin ortaya çıkışındaki nedenlerin başında da, mobil haberleşmede günümüz itibariyle kapasite ve hız açısından var olan yetersizlikler yer alıyor.
Önümüzdeki 10 yıla LTE teknolojisi damgası vurulacak. LTE teknolojisi, çok daha yüksek hız ve kapasite sağlayarak tüketicilere mobil ortamda televizyon ve film seyretme, çevrimiçi oyun oynama gibi günlük yaşamın içinde yer alan tüm servislere erişme imkânını sağlayacak. Tamamıyla IP-tabanlı bir sistem olacak olan LTE’de, sabit ve kablosuz teknolojiler  bütünleştirilecek. Böylece, güncel mobil veya sabit şebekelerden çok daha yüksek hızlar sağlanacak. LTE’nin hayata geçirilmesiyle, tıpkı GSM’deki 2N’den 3N’ye geçişte olduğu gibi 3N’den de gelecek nesle doğru bir evrim yaşanacak.
17 Ağustos 2009’da ilk 4N testi dünyanın önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden Verizon tarafından yapıldı. ABD'nin Boston ve Seattle kentleri arasındaki test başarıyla tamamlandı. Test sırasında video, dosya indirme ve yükleme, İnternet’te gezinti, ses transferi, Voice over Internet Protocol (VoIP) ile LTE üzerinden denendi. Verizon ilk ticari 4N ağını gelecek yılın başlarında, 100 milyon abonesine açmayı hedefliyor. Hizmetin tüm ABD’ye yayılması ise, 2013 yılını bulacak. Öngörümüze göre de 2015 yılıyla birlikte Amerika, Avrupa ve Asya kıtaları yeni nesil haberleşme teknolojisi LTE’yi yoğun şekilde kullanmaya başlayacaklar.

İnternet servisleri ile artan bant genişliği ihtiyacı
Bilgiye ve uygulamalara her yerden kolayca ulaşabilmek kullanıcılar için vazgeçilmez ve kaçınılmaz bir duruma geldi. Yolda, işte veya seyahatte herhangi bir mekân kısıtlaması olmadan hızlı ve kaliteli bağlanabilme özgürlüğü kullanıcılarda daha fazla hız daha fazla kalite isteğini doğuruyor. Bu da geniş bant ihtiyacını gözler önüne seriyor. Diğer yandan günümüzde en çok kullanılan İnternet servisleri ve en bilinen YouTube, Facebook,Twitter ve MySpace markaları da günden güne artan geniş bant ihtiyacını zorluyorlar. Akıllı el terminalleri ve taşınabilir ağ cihazları bu bant genişliği talebinin en büyük tetikleyicisi durumunda.
Bugün itibarı ile İsveç ve Japonya'da ticari LTE şebekeleri mevcut. 4N teknolojisinin getirdiği gezginlik ve yüksek hızın bu ülkelerde insanların hayatına etkileri görülmeye başladı. İsveç'te şehir hattı otobüslerinde LTE kapsaması ile geniş bant İnternet sağlanan uygulamalar görmek mümkün. Şu anda 33 ülkede, 80 operatörden yakın zamanda 4N uygulamasını gerçekleştirmelerini bekliyoruz.

2020’ye giderken Telepati’nin öngörüsü
İnternet’siz yaşayamıyoruz. Bilgisayarlarımız, elimizde kullandığımız akıllı telefonlar sürekli ağa bağlı ve mobil uygulamalarla yaşar hale geldik. Artık gazetemizi ekranlardan okuyoruz, Telepati Dergisi’ni sayfa sayfa ve çevire çevire İnternet’ten okutuyoruz. Büyük haber siteleri yaptıkları uygulamalarıyla an ve an ağ üzerinden uygulamalarla ulaşıyor gözümüze ve beynimize. Buzdolapları MP3 dosyalarını çalmakla kalmıyor ağ üzerinden elinizdeki terminalden ısı ayarı yaptırmaya izin veriyor. Binip, gittiğimiz araçlar geniş bant üzerinden çoğul ortam ve İnternet nimetlerini yolculuk esnasında ekranlara taşıyor.
Mobil geniş bant tarafında 2020 yılına giderkenki öngörümüz “geniş banttan faydalanabilecek her cihaz bir bağlantıya sahip olacak” şeklinde. Bu doğrultuda 2020 yılında dünya üzerinde 50 milyar bağlantılı cihaz olacağını öngörüyoruz. Mobil geniş bant günümüzdeki haliyle mobil telefonu, bilgisayar, Netbook benzeri cihazları kapsıyor. Bugün bile 2000’e yakın farklı cihaz mobil geniş bant bağlantısına sahip durumda. Mobil geniş bant evrimi ilerledikçe otomobilden, sayısal kameraya, beyaz eşyaya birçok farklı cihaz mobil şebekeler üzerinden geniş bant bağlantısını ve servisleri kullanıyor olacak. Avrupa'da ve Amerika’daki bazı devletler, 100Mbit düzeyindeki geniş bant bağlantısını tıpkı elektrik, su gibi her vatandaşın makul fiyata erişebileceği temel bir hizmet olarak tanımlamakta.

Şimdi söz işin erbaplarında…
Araştırdık, kurcaladık İnternet’in sayfalarını; ama yine bulamadık Türkiye Cumhuriyeti sınırları içersinde daha kapsamlısını, daha açıklayıcısını. 16.Yıl Özel Sayımız için siz değerli okuyucularımız için yine en kapsamlı “LTE – Haberleşmenin 4.Nesli” dosyasını dünyanın en büyük geniş bant altyapı, hizmet ve servis sağlayıcılarının değerli yorumları ve öngörüleriyle hazırladık.

Operatörün geniş bant yoldaşı Huawei
1988 yılında Çin’de bir PBX santral distribütörü olarak kurulan Huawei, daha sonra kendi telekom ürünlerini geliştirmeye başladı ve 1993’de Çin’in en yüksek kapasiteli, 10 bin kullanıcılı ilk sayısal santralını üreterek büyük bir atılım gerçekleştirdi. Araştırma ve Geliştirme faaliyetlerine verdiği önem ile, 1994’te transmisyon ve 1997’de telsiz şebekesi donanımları üretimiyle geliştirdiği geniş ve yenilikçi ürün portföyü sayesinde, pazar payını artırdı ve dünyanın bir numaralı telekom tedarikçisi konumuna geldi. Uluslararası pazardaki olağanüstü performansımız, müşteri isteğine uyarlanmış yenilikçilik ve müşteri merkezli yaklaşımımıza sarsılmaz bağlılığımızın bir sonucu olarak, 10 yıl içinde dünya genelindeki sayısız telekom işletmecisinin güvenini kazandık. Bugün, dünyanın en büyük 50 operatörünün 45’ine hizmet verdiğimiz ürün ve çözümlerimiz bir milyarı aşkın kullanıcı tarafından tercih ediliyor. Faaliyetlerinde ekonominin canlı tutulmasına odaklanan Huawei, Türkiye’deki yatırımları ve ARGE çalışmalarıyla ülkemize verdiği önemi de ortaya koyuyor. LTE dosyamız için Huawei Türkiye Pazarlama Direktörü Tufan Ünal ile haberleşmenin 4.Nesli üzerine oldukça bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik.

Çin’den tüm dünyaya
100’den fazla ülkede hizmet sunuyoruz. Aralık 2009 itibarıyla 95,000’in üzerinde çalışan istihdam ediyoruz. Çalışanlarımızın 27,000’i, Çin’in dışındaki uluslararası pazarlarda görev yapıyor. Uluslararası operasyonlarımızın ortalama yerelleşme oranı yüzde 65’tir ve şirketimizin hisseleri yüzde 100 çalışanlarına aittir. 2009 yılında, 21,8 milyar dolar gelir kaydeden Huawei, %12,2’lik bir net kar payıyla 2,7 milyar dolar kar elde etmiştir.
Türkiye faaliyetlerimize 2002 yılında Ankara'da hizmete aldığımız Türkiye Ofisi ile başladık. Hizmetlerimizi 2009 yılında açılan İstanbul ofisimizin yanı sıra İzmir, Diyarbakır ve Trabzon’da yer alan destek ofislerimizle birlikte sürdürüyoruz.
Huawei’nin öncelikli öneme sahip stratejik pazarlar arasında konumlandırdığı Türkiye Ofisi, Orta Asya bölgesindeki 10 ülkenin yönetim merkezi olarak konumlandırılıyor. İstanbul merkezinden yürütülen faaliyetlerle Huawei Türkiye olarak, insan kaynağından, coğrafi konumundan ve üretim güncünden gelen avantajlarını kullanarak Bağımsız Devletler Topluluğu, Doğu Avrupa ve Orta Doğu'ya hizmet veriyoruz.
600'den fazla kişiyi istihdam eden Huawei Türkiye, ekosistemi içerisinde yer alan iş ortakları ve tedarikçileri ile birlikte değerlendirildiğinde, yarattığı 3.500 kişiyi kapsayan istihdam rakamıyla Türk Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri sektörüne ve ekonomisine katkı sağlıyor.
Huawei olarak, Türkiye’de de mobil operatörlerin tamamıyla iş ortaklığı yürütüyoruz. Bugün, Türk Telekom, Turkcell, Vodafone, Avea, Superonline, TeliaSonera Eurasia, Alb Telecom ve Eagle Mobile gibi Türkiye'nin ve bölgenin en büyük telekomünikasyon operatörlerine çeşitli hizmet ve servisler sunuyoruz.

Huawei’nin ikinci en büyük ARGE merkezi İstanbul’da
Faaliyetlerimizde yerel ekonominin canlanması ve toplumsal gelişimin desteklenmesine de büyük önem veriyoruz. Türkiye’de üniversite – sanayi işbirliğini öncelikli yatırım alanı olarak belirledik. Bu kapsamda, 20 milyon doları aşan toplam yatırım bedeliyle Huawei ‘Yeni Nesil Telekomünikasyon Teknolojileri Laboratuarı’nı 2008 yılı Ekim ayında İstanbul Teknik Üniversite işbirliğiyle hizmete açtık. Bugün Huawei Türkiye İstanbul Ofisi’ne taşınan laboratuarda halen üniversite öğrencileri ve akademisyenlerinin yanı sıra, Huawei Türkiye çalışanları, iş ortakları ve müşterilerine çeşitli eğitimler düzenleniyor.
Her yıl gelirlerimizin %10’undan fazlasını ARGE yatırımlarında kullanıyoruz. Bu kapsamda İstanbul’da faaliyete açtığımız ve kısa süre önce Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen lisansla tescillenen ARGE merkezimiz Huawei’nin en büyük ikinci uluslararası ARGE Merkezi durumunda.

3.Nesil ile geniş bandın önemi iyice anlaşıldı
3N’nin hayatımıza girmesi ile ülkemizde tüketici davranışları açısından ciddi değişiklikler oldu. Bugün tüketiciler, dilediği zaman ve dilediği yerden kesintisiz haberleşme sağlamak konusunda ciddi deneyim kazanıp talep yaratırken, operatörler de yenilikçi çözümleriyle farklı ihtiyaçları karşılamaya çalışıyorlar. Bu karşılıklı etkileşim, şüphesiz hem sektörün hem de toplumun gelişmesinde önemli bir yol oynuyor. 3N teknolojisi ile birlikte mobil geniş bant erişimi farklı bir boyuta ulaştı. Daha düşük maliyetle kullanıcıların her zaman ve her yerde bu teknolojiyi kullanma imkâna sahip oldu. 3N’nin uygulamaya başlamasının ardından operatörler tarafından sağlanan katma değerli servisler önem kazandı ve gelir getiren bir yer edindi. Kullanıcılar her zaman ve her yerde ‘çevrimiçi’ olmak istiyor. “Parmaklarımızın ucundaki dünya” kavramı artık her yerde görülmekte ve bununla sağlanan uygulamalar çeşitlenmekte.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun son açıkladığı verilerine göre İnternet, artan abone sayısıyla modern çağın vazgeçilmezleri arasındaki yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. Bu bağlamda dünya çapında geniş bant abone sayısı 2009 yılı sonu itibariyle 467 milyona çıktı. Böylece dünyada, nüfusa göre geniş bant yaygınlık oranı da yüzde 6,8'e ulaştı.
Küresel geniş bant pazarından en fazla pay, yüzde 25 oranla Güney ve Doğu Asya, yüzde 24,41 ile Batı Avrupa'nın oldu. Geniş bant aboneliğinde en düşük payları ise yüzde 6,84 ile Latin Amerika, yüzde 6,20 ile Doğu Avrupa, yüzde 2,94 ile Orta Doğu ve Afrika bölgeleri alıyor. Türkiye'de ise Mart 2010 itibariyle geniş bant abone sayısı mobil İnternet dâhil olmak üzere 7,4 milyonu aştı. Biz de Huawei olarak, kendimizi şirketlere müşterileri için uzun vadeli ve potansiyel değerler yaratmayı hedefleyen müşteri odaklı ürünler, uçtan uca hizmetler ve esnek, etkili ve özelleştirilmiş tümleşik haberleşme çözümleri sunmaya adıyoruz. Huawei Yazlım ürünleri, yaşamı renklendirecek eğlence, mobil ofis çözümleri, sayısal müzik, yakınsamış mesajlaşma ve video konferans çözümleri, eCity Sayısal Şehir Çözümü, endüstriyel çözümler sunuyor. Ayrıca Mobil TV, RBT, E-Kitap, Dosya Paylaşımı, IP Telefon, Baby Online, Sayısal Ev hizmetleri de Huawei platformları aracılığıyla sunulan hizmetlerden bazılarını oluşturuyor.

Türkiye geniş bandı çok çabuk benimsedi
3N teknolojisinin Türkiye’de kullanılmaya başlaması beraberinde birçok yeniliği getirdi. Tüketiciler hız ve kolaylık kavramlarını bir arada yaşamaya başladılar. Mobil teknolojiler hayatın farklı alanlarına bütünleşmeye başladı ve bu durum tüketiciler tarafından oldukça olumlu karşılandı.
Türk toplumu zaten, genç nüfusu ve yeniliklere kolay uyum sağlayan yapısı ile teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor. Bu açıdan 3N teknolojisinin Türkiye’de devreye girdiği Temmuz 2009’dan Mart 2010’a kadar olan kısa sürede, 3N abone sayısının yaklaşık 8,7 milyona ulaşmış olması da bunun en iyi kanıtlarından. Üstelik dünyayla karşılaştırıldığında Türkiye’de daha geç hayata geçmesine rağmen 3N uygulamaları, gerek operatörlerin çok hızlı şekilde gerekli altyapı çalışmalarını tamamlamaları gerekse toplumun ilgisiyle gelişmesi açısından ciddi yol kat etti.
Bugün tüketiciler, dilediği zaman ve dilediği yerden kesintisiz haberleşme sağlamak konusunda ciddi deneyim kazanıp talep yaratırken, operatörler de yenilikçi çözümleriyle farklı ihtiyaçları karşılamaya çalışıyorlar. Bu karşılıklı etkileşim, şüphesiz hem sektörün hem de toplumun gelişmesinde önemli bir yol oynuyor.

Haberleşme Teknolojileri’nde sahne artık LTE’nin
3GPP standartlarına dayanan LTE teknolojisi, veri indirmede 326,4 Mbit/s; veri yüklemede ise 86,4 Mbit/s’e kadar hız sağlayarak veri aktarım hızında ciddi artışlar sağlıyor. LTE teknolojisinin ortaya çıkışındaki nedenlerin başında da, mobil haberleşmede günümüz itibariyle kapasite ve hız açısından var olan yetersizlikler yer alıyor.
Önümüzdeki 10 yıla LTE teknolojisinin damgasını vuracağını düşünüyoruz. LTE teknolojisi, çok daha yüksek hız ve kapasite sağlayarak tüketicilere mobil ortamda televizyon ve film seyretme, çevrimiçi oyun oynama gibi günlük yaşamın içinde yer alan tüm servislere erişme imkânını sağlayacak. Tamamıyla IP-tabanlı bir sistem olacak olan LTE’de sabit ve kablosuz teknolojiler birleştirilecek. Böylece, güncel mobil veya sabit şebekelerden çok daha yüksek hızlar sağlanacak. LTE’nin hayata geçirilmesiyle, tıpkı GSM’den 3N’ye geçişte olduğu gibi 3N’den de gelecek nesle doğru bir evrim yaşanacak.
LTE deneyimi, kullanıcılar açısından birçok yeniliği beraberinde getirecek. Video günlük, video mesajlaşma, yüksek kalitede video konferans, video tabanlı mobil reklam, etkileşimli TV, mobil etkileşimli oyun, VoIP, e-gazeteler, yüksek kalitede müzik dinleme, iş uygulamaları, M2M haberleşme, mobil intranet, LTE'nin hayatımıza getireceği yeni servislerden sadece bir kaçı. Kullanıcılar, bu servislere akıllı telefonlar, Netbook’lar, taşınabilir bilgisayarlar, oyun ve video cihazları ile ulaşabilecek. Mobil medikal cihazınızdan elektronik sağlık kaydına eriştiğinizi hayal edin. Tıbbi geçmiş, alerjiler, son laboratuar test sonuçları ve tanısal görüntülere ulaşabileceksiniz. Cihazınız sağlık durumunuzu otomatik olarak izleyecek ve doktorunuzun izleme sistemine düzenli güncellemeler gönderecek.
LTE’de en büyük küresel sağlayıcı ve endüstri lideri olan Huawei olarak, LTE teknolojisi ile mobil operatörlerin yeni abone hedeflerini karşılamalarına yardımcı olurken, pazara hareketlilik getirecek yeni servisler sunmalarını, kapasitelerini artırarak yeni iş fırsatları yaratmalarını sağlayacak çözümler sunmaya devam edeceğiz. Huawei’nin LTE patentleri küresel toplamın %20'sinden fazlasına karşılık gelirken 2008 yılında, Huawei Avrupa'da dünyanın ilk LTE/SAE ticari sözleşmesini imzalamış olup, birçok müşteri ile LTE denemeleri yapmıştır. Haziran 2009'da, Huawei ve Netcom (Norveç, TeliaSonera'nın bir yan şirketi) Oslo'da dünyanın ilk ticari LTE ağı üzerinden canlı hizmetleri vitrine çıkarmışlardır.

Huawei tüm dünyanın bağlantısını genişletiyor
Huawei, her zaman müşteri talebi odaklı yenilikçiliğe bağlı kalarak dünya üzerindeki 50 büyük operatörün 45’ine hizmet vermekte ve işbirliklerini her geçen gün daha da arttırmaktadır. Tüm dünyada önde gelen operatörlerle uzun dönemli işbirliklerimize örnekler bulunmaktadır. British Telecom, Clearwire, Deutsche Telekom, Etisalat, Orange, Telecom Italia, Telefonica, Telia Sonera, Telstra, NTT, MTN, KPN, Verizon ve Vodafone uzun süredir işbirlikleri içerisinde bulunduğumuz operatörlerden yalnızca birkaçıdır.
Türkiye’de de mobil operatörlerin tamamıyla iş ortaklığı yürütüyoruz. 2009 yılından itibaren de Türkiye’de Vodafone, Avea ve Turkcell’e 3N şebeke altyapı hizmeti sağlıyoruz. Avea’ya, Orta Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgeleri’nde 3N altyapı hizmeti veriyoruz. Yatırımların içeriğinde; 3N teknik yatırımları, 3N yönetim ve denetim sistemleri, 3N eğitim ve profesyonel destekleri gibi birçok kalem bulunuyor. Vodafone'a, Türkiye'deki 3N altyapısının tamamının kurulmasında ve 3N tabanlı hizmetlerin sunulmasında çözüm ortağı olarak hizmet veriyoruz. Turkcell’in ise Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 3N şebekesi ve merkezi yönetim sisteminin kurulum ve bütünleşme çalışmalarını yürütüyoruz.

Yeni hedef mobil geniş bant terminalleri
Ev ağları haberleşmesi, ‘telekomünikasyon ağları, televizyon ve İnternet’in’ birbirine yakınsaması, telekomünikasyon ağının ‘çift yönlülük ve yüksek bant genişliği’ özellikleri bakımından avantaj teşkil ediyor ve operatörlere ‘telekomünikasyonu aşarak yeni sektörlere girme’ konusunda eşi benzeri görülmemiş stratejik fırsatlar sağlıyor. Önümüzdeki on yıla baktığımızda, operatörlerin ‘abone sayısı, ses ve veri haberleşmesinde sektör’ sınırlarını yıkmasına yardımcı olacak ve telekomünikasyon sektörünü yeni zirvelere taşıyacak potansiyel görüyorum. Ancak, özellikle ağ trafiğinde toplu cihazlar ve toplu sayısal içeriklerin neden olduğu yüz kat artış karşısında, ‘Dörtlü Geçiş’ gerçekleştirilmesi uzun sürecek zorlu bir çaba gerektiriyor. Bin kat artacak olan mobil ağ trafiği, beraberinde bant genişliği ve maliyet açısından bazı zorlukları da getirecek. Huawei her zaman olduğu gibi ürün, hizmet, mimari ve teknolojilerde yenilikler getirecek, geleceğin hizmetlerinin gelişimini desteklemek üzere gelecek yönelimli bir tek ağ stratejisi geliştirecek ve sektörün tamamına yönelik olarak sürdürülebilir gelişmeyi destekleyecek.
Mobil geniş bant terminalleri konusunda liderlik konumumuzu koruyacak ve endüstriyel uygulamalar için mobil geniş bant terminalleri geliştirmeye odaklanacağız. Teknolojik yenilikçilik yaklaşımımız çerçevesinde, ticari LTE terminalleri alanında endüstri liderliğini yakalayacağız. M2M (makineden makineye) alanında operatörlerle işbirliği anlaşması yaparak elektronik ölçme aygıtı okuma, taşımacılık izleme ve araç endüstrileri için kişiselleştirilmiş BHT hizmetleri sağlamak üzere operatör ve tümleştiricilerle işbirliğini artıracağız. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yüksek çözünürlüklü video konferans sistemlerinde önemli bir pazar olacağını öngörüyoruz. Huawei olarak Telepresence ürünlerine odaklanıyoruz.

LTE’de Huawei damgası
HSPA/LTE gibi yeni ağ teknolojileri mobil geniş bant gelişiminin maliyet etkinliğini destekleyebiliyorsa da, gelecek on yıl içerisinde mobil geniş bant trafiğindeki bin kat artışı taşıyabilmek bakımından karşılaşılacak güçlükler var. Yeni tür akıllı cihazlar insanla makine arasında kullanışlı etkileşimler sağlıyor; ancak, akıllı cihazların pahalı olması mobil geniş bandın yaygınlığını kısıtlayan en büyük darboğazı oluşturuyor.
Bugün itibarıyla, geniş bant deneyimine odaklanan “cihaz, ağ ve hizmeti” içeren açık bir ekolojik ortamın henüz ilk halindeyiz. Trafik ve maliyete ilişkin zorlukların üstesinden gelinmesiyle, mobil geniş bandın sektördeki gelişimi teşvik eden en önemli kuvvet olacağını düşünüyorum. Operatörlerin sesli iletişim yerine mobil geniş bant hizmetlerini geliştirmeye ağırlık verdikleri takdirde, sürdürülebilir büyüme elde edebilecekler.
LTE teknolojisi ise, dünyanın dört köşesinde, insanların kablosuz yaşamlarının vazgeçilmez
bir parçası olma eğilimde. Bu yepyeni teknoloji yalnızca çeşitli çoklu ortam hizmetleri, 2N/3N ve sabit ağların hızına rakip olacak çok daha yüksek hızlar sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda maliyet ve rekabet açısından operatörlere hatırı sayılır avantajlar da sunacak.
Huawei olarak LTE konusundaki ARGE çalışmalarına 2004 yılının ilk aylarında başladık. LTE programlarımız operatörlerin iş stratejileri çerçevesinde geliştirilmekle birlikte, mobil geniş bant hizmet ve uygulamaları bakımından küresel beklentileri karşılıyor. Huawei, 2007 yılından bu yana, Belgacom, China Mobile, MTS, Saudi Telecom, Telecom Italy, Telefónica O2, Telenor, TeliaSonera, Telstra, T-Mobile, Vodafone ve Zain gibi sektör lideri operatörlerle sürekli olarak işbirliği içerisinde çalışıyor. Son dönem de, Temmuz 2010 itibarıyla Huawei, 14 ticari LTE sözleşmesini ve dünyanın ilk ticari LTE ağı da dâhil olmak üzere, 60’ın üzerinde LTE deneme projesini üstlendi.

Ericsson haberleşmeyi geleceğe taşıyor
Ericsson, telekom operatörlerine teknoloji ve servis sağlama alanında dünya lideri bir firma. 2N, 3N ve 4N mobil teknolojilerde pazar lideri olan Ericsson, 2 milyardan fazla kullanıcıya hizmet veren şebekelerin yönetimini üstlenmekte ve “managed services” alanında lider konumda bulunmaktadır. Şirketin ürün yelpazesi operatörler, kurumlar ve medya endüstrisi için mobil ve sabit şebeke altyapısı, telekom servisleri, yazılım, geniş bant ve çoğul ortam çözümlerinden oluşmakta. Sony Ericsson ve ST-Ericsson ortak girişimleri, tüketicilere zengin özelliklere sahip mobil cihazlar sunmakta. Ericsson inovasyon, teknoloji ve sürdürülebilir iş çözümleriyle “herkes için haberleşme” öngörüsüyle yol almakta. 4.Nesil ve LTE’nin güçlü bir oyuncusu olan Ericsson’un Ortadoğu Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Küresel Müşteri Birimi Turkcell Yöneticisi Ziya Erdem ile geniş bant evrimini ve hayatımızdaki yerini konuştuk.

Mobil veri trafiği artık sesin önünde
Aralık 2009 itibarı ile dünya üzerindeki mobil veri trafiği, mobil ses trafiğini geçti. Yalnızca geçen sene mobil veri trafiği neredeyse üçe katlandı. Mobil geniş bant uygulamasına öncülük eden ülkelerde mobil kullanıcı sayısı, sabit geniş bant kullanıcı sayısını geçmeye başladı. Akıllı telefonların kullanımının her geçen gün daha da yaygınlaşması bu eğilimi desteklemektedir. Önümüzdeki dönemde mobil geniş bandın yaygınlığı yeni teknolojik gelişmelerin de desteği ile katlanarak artacaktır.
İnternet erişiminin 7/24 ve her yerde mümkün olması gerektiği fikri tüm dünyada yer edinmeye başladı. Buna en sıcak örnek olarak Finlandiya'nın geniş bant İnternet erişimini temel bir insani hak olarak tanımlamasını gösterebiliriz. Geniş bant erişiminin kitlelere ulaştırılmasında hem verimli hem de ekonomik yöntem olarak 3N ve 4N mobil teknolojileri ön plana çıkmaktadır.

3N’deki başarıda Ericsson’un rolü
Geride bıraktığımız bir yıl içerisinde Türkiye'de ciddi bir 3N altyapı hamlesi gerçekleştirildi. Artan talebi karşılayacak şekilde, Türkiye'nin dört bir yanında kullanıcılara hizmet verecek şekilde gelişti. Operatörler yaptıkları şebeke yatırımları ve servis kurguları ile Türkiye'yi 3N yolculuğunda ileri bir noktaya taşıdılar. Türkiye'deki 3N Hızı, kalitesi, yaygınlığı oldukça yüksek bir noktada görüyoruz. Biz de Ericsson olarak ülkedeki 3N hamlesinin altındaki ana oyuncu olmaktan ötürü gurur duyuyoruz.
Öte yandan mobil geniş bandın insanları, iş yaşantısını ve toplumları dönüştürebilecek bir güce sahip olduğu belirgin bir gerçek. Ülke olarak bu başarımızı sürdürmenin yolu 3N üzerine kurulan servisleri zenginleştirmekten; mobil geniş bandın doğrudan fayda sağlayacağı eğitim, sağlık, finans, devlet, güvenlik ve ulaşım gibi alanlara yoğunlaşmaktan geçiyor. Bu alanlarda toplumsal fayda sağlayacak mobil geniş bant servisleri ile 3N'nin hayatlara etkisinin artacağına inanıyoruz.

4N altyapısında pazar liderliği
Bugün itibarı ile İsveç ve Japonya'da ticari 4N şebekeleri mevcut. 4N teknolojisinin getirdiği gezginlik ve yüksek hızın bu ülkelerde insanların hayatına etkileri görülmeye başladı. İsveç'te şehir hattı otobüslerinde 4N kapsaması ile geniş bant İnternet sağlanan uygulamalar görmek mümkün. Şu anda 33 ülkede, 80 operatörden yakın zamanda 4N uygulamasını gerçekleştirmelerini bekliyoruz. Ericsson 3N altyapısında olduğu gibi 4N altyapısında da pazar liderliğini devam ettiriyor.

LTE öngörüsü
Ericsson'un öngörüleri arasında '2020 yılı itibariyle dünya üzerinde 50 milyar bağlantı' bulunuyor. Yukarıda bahsedilen artış eğilimlerini düşününce bu rakam ulaşılamaz görünmüyor. '50 milyar bağlantı'nın içinde mobil telefonlar, bilgisayarlar, arabalar, televizyonlar vb. günlük hayatımızda kullandığımız birçok eşya var. Ve de bu cihazların birbirleriyle haberleşmeleri için mobil geniş bant gerekecek. Dolayısıyla, LTE sayesinde hemen her alanda çok kolay ve sürekli İnternet ve servis erişimiyle günlük hayatımızın olumlu şekilde değişmesini bekliyoruz. Tabi ki de, yüksek bağlantı hızlarının daha verimli fayda sağlaması bu bağlantıyı kullanan cihaz ve servislerin de çeşitliliğinin artmasıyla ilgili.
3N'nin Türkiye'de bir yılda geldiği yere bakarsak, 4N sistemlerinin Türkiye'ye gelmesinin beklenenden daha erken olmasını bekliyoruz. 2009 yılı içinde hem yaptığımız Roadshow kapsamında hem de canlı testlerde Ericsson LTE sistemlerini Türkiye'de gösterme fırsatı bulduk.

LTE’de Ericsson’la yola devam
İsveç, Stokholm merkezindeki dünyanın ilk canlı 4N şebekesi tamamıyla Ericsson tarafından sağlandı. Aynı zamanda Japonya ve Amerika'daki lider operatörlerde de Ericsson'un LTE projeleri devam etmekte. Birçok ülke ve operatörde çeşitli test ve canlı tanıtımlarını sürdürmekteyiz. 2010 Şubat ayında Barcelona'daki Mobile World Congress'te LTE üzerinden canlı 1Gbps'lik bir hız sergilemeyi başardık. Aynı zamanda Ericsson araştırma birimi LTE teknolojisine olan kritik katkılarından ötürü sektör ve teknolojinin ilgili kuruluşlarından çeşitli ödüller aldı. LTE ekosistemini büyütmek adına cihaz üreticileriyle yaptığımız çalışmaların sonucu olarak LTE uyumlu ticari mobil modemlerin gerçekleştirilmesinde de imzamız bulunuyor.

Alcatel-Lucent ile geniş bant teknolojilerinin ucu bucağı yok
Alcatel-Lucent, tüm dünyada servis sağlayıcıların, işletmelerin ve hükümetlerin güvenilir iş ortağı olarak son kullanıcılara ses, veri ve video haberleşmesi hizmetleri sunmaya yönelik çözümler sağlıyor. Sabit, mobil ve yakınsak geniş bant haberleşme şebekelerinin yanı sıra IP teknolojileri, uygulamaları ve hizmetlerinde de lider olan Alcatel-Lucent, müşterilerine, daha dinamik bir haberleşme altyapısına geçmede yardımcı olmak amacıyla güvenilir, uçtan uca ve iş kritik haberleşme çözümleri sunuyor. Alcatel-Lucent Teletaş Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kançal yaptığımız söyleşide haberleşmenin yeni nesli üzerine öngörülerini ve Alcatel-Lucent’in operatörlere sağladığı değerli katkıları ve çok daha fazlasını anlattı.

Bölgenin altyapı gücü Alcatel-Lucent Teletaş
Alcatel-Lucent Teletaş, Türkiye ve Azerbaycan’da servis sağlayıcılara, kurumlara ve devlet birimlerine hizmet veriyor. Bu müşterilerimizin son kullanıcılarına sabit veya mobil ortam üzerinden ses, veri ve video iletim hizmetlerinin verilmesini sağlayan teknolojik çözümleri 650 kişilik kadromuzla sunuyoruz. Aynı zamanda 32 takımdan oluşan uluslararası Servis Ekibi ile, IP, DSL, IPTV, NGN, VoIP, IMS, FemTo-Mobile gibi yeni teknolojilerde önemli destek ve ARGE merkezlerinden biri haline gelmiş olup, yeni nesil şebekeler ile ilgili danışmanlık ve tasarım, karmaşık bütünleşme ve kurulum, operasyon ve iş destek sistemleri, IPTV ve güvenlik sistemleri kurulumu, desteği, IP/PSTN dönüşüm projeleri desteği, bakım ve işletme alanında destek hizmetlerinde kısmi veya tam dış kaynak kullanımına kadar tüm işlevleri içeren geniş çaplı ve kapsamlı profesyonel bir servis seti sunuyor.

Komple IP
Telekom altyapılarında, son yıllarda, özellikle mobil haberleşme olgusu önemli yer tutuyor. Mobil haberleşme teknolojileri çok hızlı gelişiyor. 2N ve 3N’den sonra şimdi 4N (LTE) konuşuyoruz. Geniş bant teknolojilerde lider olan Alcatel-Lucent, birikimini “all-IP” (Tümleşik IP) kablosuz geniş bant altyapısına geçmek isteyen müşterileri için kullanıyor. Bu geçişte LTE kilit rol oynuyor ve bu nedenle şirket için stratejik bir yatırım alanı olarak görülüyor.

3N Türkiye’yi zengişleştirdi
3N teknolojisinin temel amacı, kullanıcıları her an her yerde birbirlerine ve mobil İnternet’e bağlamak ve onlara sabit geniş bant kullanıcısının yaşadığı deneyimin aynısını sunmak. Hiç kuşkusuz 3N, mobil haberleşme dünyasının kilometre taşlarından biri oldu ve kullanıcıların haberleşme deneyimini inanılmaz ölçüde zenginleştirdi. 3N sistemleriyle, abonelere mümkün olan en iyi servislerin sunulması için pek çok erişim teknolojisi bir arada kullanılmaya başlandı.

Türkiye LTE’ye 2012’de girecek
Dünya genelinde LTE denemeleri devam ediyor. Alcatel-Lucent, bugüne kadar yapılan 40’ı aşkın LTE müşteri denemesiyle, LTE konusunda dünya lideri. Şirket, dünya genelinde en büyük operatörlerce devreye alınan LTE projelerinin önemli bir bölümünde aktif rol alıyor.
Ülkemizde LTE ile ilgili yatırımların 2012’de başlamasını bekliyoruz.

Alcatel-Lucent LTE teknolojilerinde de farkını ortaya koyuyor
LTE, mobil geniş bant deneyimini geliştirmek üzere önemli ölçüde artırılmış veri hızları ve daha iyi performans içeren bir standart. 3N/HSPA teknolojilerinin bir sonraki adımını temsil ediyor. LTE, kapasite artışı için geliştirilmiş kodlama ve iyileştirilmiş veri içeriyor. Kullanıcılar içinse daha önce 3N şebekeleriyle verilemeyen zengin içerik ve servisler sağlıyor.
Alcatel-Lucent, ng Connect Programı’nın kurucusu. Bu küresel program, cihaz üreticileri, içerik sağlayıcıları ve uygulama ortaklarından oluşan açık bir LTE eko sistemini de yönetiyor. Kablosuz geniş bant operatörleri, ng Connect Programı ve Alcatel-Lucent uçtan uca LTE çözümü ile açık inovasyon, önceden tümleştirilmiş çözümler, LTE olanaklı hizmetlerle pazara daha kısa sürede çıkış ve geleneksel olmayan yeni iş modellerini kullanma becerisi gibi avantajlardan yararlanıyor. Mart 2010’da 10 yeni üye ng Connect Programı’na katıldı. Üyelik, ilk yılda iki katından fazla arttı.
Alcatel-Lucent, ng Connect Programı tarafından sunulan ve araç içi geniş bant bağlantının kullanıldığı LTE Connected Car (LTE Bağlantılı Otomobil) kavramının geliştirilmesine katkıda bulunuyor. LTE Connected Car, LTE mobil geniş bant erişim teknolojisinin otomobiller için günümüzün mevcut kablosuz teknolojileriyle mümkün olmayan bir dizi yeni uygulama ve hizmet sunmak üzere nasıl konumlandırıldığını gösteriyor. Sanal bir “tekerlek üzeri akıllı telefon” olarak düşünülebilecek bu kavram araç, hem sürücüler hem de yolcular için geniş kapsamlı yönleme, kişisel güvenlik ve “eğlendirici bilgilendirme” (infotainment) hizmetleri sunulmasını mümkün kılıyor.

Dünyada LTE
ABD’nin iki büyük servis sağlayıcısı AT&T ve Verizon Wireless tarafından ticari uygulamalarda kullanılmak üzere seçilen ve 40’tan fazla müşteri denemesine katılan Alcatel-Lucent, LTE alanında açık arayla lider durumda bulunuyor ve LTE’ye geçişte önemli rol oynuyor.
• Alcatel-Lucent’ın LTE çözümü, Verizon Wireless ve AT&T’deki uygulamalarına ek olarak, Cox (ABD), Telefonica (İspanya), FT/Orange, Bouygues Telecom, SFR, (Fransa), Telecom Italia (İtalya), Etisalat (BAE), Singtel ve China Mobile (Asya Pasifik), STC (Suudi Arabistan), MTS (Ukrayna), Telenet (Belçika) gibi büyük operatörlerde de saha testlerinde kullanılıyor.
• Denemeler, bütün ana frekans bantlarında FDD ve TDD spektrumunda yürütülüyor ve W-CDMA/HSPA ve CDMA/EV-DO şebekeleriyle geriye doğru uyumluluk taşıyor.
• NTT DOCOMO, Japonya’daki LTE kurulumunda toplama (aggregation) şebekesi için Alcatel-Lucent’ın IP temelli mobil transmisyon çözümünü seçti.
• Alcatel-Lucent ve EADS Savunma ve Güvenlik, ABD’de kamu güvenliği pazarına yönelik olarak özel tasarlanmış güçlü bir mobil çözümü birlikte geliştirmek ve sunmak üzere anlaşma imzaladı.
• Alcatel-Lucent ve Sequans, Asya ve Avrupa’daki TD-LTE şebeke operatörlerine yönelik olarak LTE alanında işbirliği yapıyor.

Daha yüksek değer beklentisi
Bölgede gittikçe artan bant genişliği ihtiyacını karşılamak için fiber erişim (FTTX) alanındaki yatırımların hızlanmasını bekliyoruz. Mobil operatörlerde Femtocell teknolojisinin yaygınlaşacağını ve yatırımların artacağını düşünüyoruz. Veri trafiğindeki yoğun artış nedeniyle IP dönüşümü, müşterilerimiz açısından her zamankinden daha önemli hale geldi. Aynı zamanda, son kullanıcılara cihaz bağımsız olarak tutarlı ve kaliteli bir deneyim sunma ihtiyacı, pazara yön verecek, yenilikçi ve etkin hizmetlerle desteklenen projelerin önünü açacak. Sahip olduğumuz ileri teknoloji ürünlerimiz ve kapsamlı uzmanlık hizmetlerimizle büyümekte olan Türkiye ve Azerbaycan pazarlarındaki müşterilerimizin iş gereksinimlerini en etkin, hızlı ve verimli çözümlerle karşılamayı, daha yüksek değer yaratmayı hedefliyoruz.

Sıkıntısız şebeke geçişi
Uçtan uca LTE çözümümüz, servis sağlayıcılara mevcut 2N/3N şebekelerinden 4N LTE’ye sorunsuz geçiş yapma ve son kullanıcılara daha kaliteli deneyimler yaşatma imkânı veriyor.
Alcatel-Lucent Yeni Nesil Kablosuz Geniş Bant Çözümü, sektörün en kapsamlı uçtan uca LTE çözümünü sunuyor, müşterilerimiz için yeni gelir kaynakları ve yenilikçi iş modelleri getiriyor. Her alanda profesyonel hizmetler ve sınıfının en iyisi platformlar sunan çözümümüz, uçtan uca bir LTE şebeke mimarisi, test edilmiş ve onaylanmış kablosuz yenilikler, zengin ve açık bir cihaz/uygulama ekosistemi ve ngConnect Programı hizmet ortaklarını içeriyor.

Alcatel-Lucent, müşterilerinin LTE konusundaki güvenilir dönüşüm ortağı durumunda bulunuyor:
• ABD’nin iki büyük servis sağlayıcısıyla yapılan ticari sözleşmeler ve 40’ı aşkın deneme projesinde yer almamız nedeniyle, sektörün en iddialı LTE çözümüyle müşterilerimiz nezdinde güvenilirliğimiz artıyor.
• Mobil servis sağlayıcılara, Application Exposure Suite ve Open API Service çözümlerimizle daha açık bir iş modeli sunuyoruz.
• ng Connect Programı ile yeni mobil uygulamaların sunulmasını kolaylaştırıyoruz.
• 2009’da birinci katman operatörlerin uçtan uca LTE denemelerinde en iyi performansı gösterdik.

ARGE çalışıyor
Alcatel-Lucent, pazardaki en kapsamlı çözümü sunmak için, uçtan uca LTE haberleşme şebekesini eko sistem ortaklarıyla önceden bütünleştiriyor; küresel servis ve bütünleşme imkânları sağlıyor. Yeni servis kavramları geliştirmek ve pazara çıkış süresini kısaltmak amacıyla test (kavram kanıtlama) laboratuarlarından yararlanıyor.
Alcatel-Lucent, küresel LTE geliştirme programını hızlı bir biçimde uyguluyor. ABD, Avrupa ve Çin’de LTE ARGE ekiplerimiz yoğun bir biçimde çalışıyor. Şirketimiz, bu çalışmalarını, dünya genelinde müşterilerinin yol haritasına ve ihtiyaçlarına uygun olarak sürdürüyor.
Alcatel-Lucent, LTE alanındaki ARGE çalışmalarını önümüzdeki dönemde daha da artıracak. Bu çalışmalar, telsiz erişimi, gelişmiş çekirdek paket, IMS, paket aktarımı dâhil uçtan uca LTE çözüm geliştirme programını kapsadığı gibi, cihaz, uygulama ve içerik ortaklarının oluşturduğu bir ekosistemi de kapsıyor.

NSN geniş bant alt yapılarının güçlü oyuncusu
Nokia Siemens Networks; küresel ölçekte lider bir telekomünikasyon hizmetleri sağlayıcısı. Yeniliklere ve sürdürülebilirliğe odaklanan şirket; tam bir mobil, sabit ve birleşik ağ teknolojileri portföyünün yanı sıra, danışmanlığı ve sistem bütünleşmesini, kurulumu, bakımı ve yönetilen hizmetleri de içeren profesyonel hizmetler sunmaktadır. NSN aynı zamanda dünyanın en büyük telekomünikasyon donanım, yazılım ve profesyonel hizmetler kuruluşlarından biri. 150 ülkede 60.000’den fazla çalışanıyla faaliyet gösteren Nokia Siemens Networks’ün Türkiye Ülke Direktörü Murat Kırçuval ile yeni nesil geniş bant altyapıları, bunların operatörlere ve son kullanıcılara getirisi hakkında konuştuk.

İnternet servisleri geniş bant istiyor
Bilgiye ve uygulamalara her yerden kolayca ulaşabilmek kullanıcılar için vazgeçilmez bir duruma geldi. Yolda, işte veya seyahatte herhangi bir mekân kısıtlaması olmadan hızlı ve kaliteli bağlanabilme özgürlüğü kullanıcılarda daha fazla hız daha fazla kalite isteğini doğuruyor. Bu da geniş bant ihtiyacını gözler önüne seriyor. Diğer yandan günümüzde en çok kullanılan İnternet servisleri ve en bilinen YouTube, Facebook ve MySpace markaları da günden güne artan geniş bant ihtiyacını zorluyorlar.

2015’te yıllık veri trafiği 23 Exabayt olacak
Biz sektörde lider bir mobil geniş bant çözümleri sağlayıcıyız. NSN, sabit ve mobil geniş bant konusunda uçtan uca çözümlerle kullanıcıların geniş bant (XDSL, WIMAX, 3G, 4G/LTE) ihtiyacına cevap vermektedir. Nokia Siemens Network olarak 2015 yılında mobil veri trafiğinin yılda 23 Exabyte’a çıkmasını öngörüyoruz. Bu, 6,3 milyar insandan her birinin her gün sayısal kitap indirmesine eşdeğerdir. Biz de kendimizi artan veri trafiğine karşılık en uygun çözümleri ve servisleri sağlamaya yönelik konumladık.
3N, hızlı ve kaliteli İnternet ulaşımı sağlamasının yanı sıra yeni ve yaratıcı uygulamalar için altyapıyı sağlıyor. İnternet ve mobil haberleşme yeni moda teknolojiler olmaktan çıkıp milyonlarca insanın kolayca erişebileceği günlük araçlar haline geldi. 3N’nin getirdiği hızlı mobil İnternet sayesinde mobil TV, canlı video görüntüleri, çok kullanıcılı oyunlar gibi İnternet dünyasının vazgeçilmez içerikleri mobil telefonlara taşındı. Ancak bunu bir süreç olarak görmeliyiz. Bu süreç içerisinde, geniş bant kapsama alanları ve de erişim kalitesi dinamik bir şekilde gözlemlenip, ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirilmelidir.

Ülkemiz LTE için çok gecikmeyecek
3N sonrası gelecek olan nesil LTE’dir. Nokia Siemens Networks olarak 3N ürünlerimiz LTE uyumlu olduğundan operatörler için en düşük maliyetlerle son kullanıcılara yüksek hızları sunabilecektir. LTE’nin yaygınlaşması son kullanıcıların taleplerine paralel olarak ülkemizde de uygulanmaya başlanacaktır.

Türkiye’de ve dünyada başarıya ulaşmış NSN geniş bant projeleri
- Nokia Siemens Networks, 160Mb/s aralığındaki veri hızlarına sahip olan LTE teknolojisini ve LTE ile HSPA arasında başarılı bir devri henüz 2006 yılında kanıtlamış ilk firmadır.
- Şirket, 2007 yılında, kentsel alanlarda 173 Mb/s gibi en yüksek veri hızlarına sahip çok kullanıcılı saha denemeleri ile LTE alanında liderliğini göstermektedir.
- Şubat 2008’de başlatılan Nokia Siemens Networks’ün LTE yeteneğine sahip Flexi Multiradio baz istasyonu bugün küresel ölçekte 100’den fazla müşteriye sevk edilmiş bulunmaktadır.
- Nokia Siemens Networks, 2008 yılında, dünyada ilk kez LTE-Gelişmiş Aktarma Teknolojisi gösterisini gerçekleştirmiştir.
- Nokia Siemens Networks, Şubat 2009’da, tam IMS kurulumlarının da ötesinde, LTE hizmeti üzerinden tamamen standartlaştırılmış Ses uygulaması için “Hızlı Yol” yaklaşımını sunmuştur.
- Nokia Siemens Networks, Eylül 2009’da, ticari baz istasyonunu ve tamamen standartlara uygun yazılımı kullanarak dünyadaki ilk LTE çağrısını gerçekleştirmiştir.
- Nokia Siemens Networks, Ekim 2009’da, ticari olarak piyasada bulunabilen bir baz istasyonu ile tamamen standartlara uygun yazılım kullanarak, dünyadaki ilk LTE devir testini gerçekleştirmiştir.
- Nokia Siemens Networks, Ekim 2009’da, uçtan uca LTE ağı altyapısı ve LTE terminalleri ile bir çağrıyı başarılı bir şekilde tamamlamıştır.
- Nokia Siemens Networks, Ekim 2009’da, dört lider cihaz üreticisiyle birlikte, farklı bölgeler için gerekli birçok frekans bantlarında uçtan uca LTE birlikte çalışabilirlik testleri yapmakta olduğunu duyurmuştur.
- Nokia Siemens Networks ve LG, Kasım 2009’da, 2100 MHz frekans bandı üzerindeki uçtan uca LTE birlikte çalışabilirlik testlerini tamamladıklarını duyurmuşlardır.
- Nokia Siemens Networks, LTE hizmeti üzerinden IMS-tabanlı Ses iletimi konusunda ilk proje tasarısını ortaya koyan One Voice girişiminin kurucu üyesidir. Şirketin Hızlı Yol VoLTE yaklaşımı One Voice ile tamamen uyumludur.
- Nokia Siemens Networks, aynı zamanda, 3GPP içerisindeki LTE konumlarının standardizasyonuna katkıda bulunan temel firmalardan biri olup LTE/SAE deneme girişiminin (LSTI) öncü güçleri arasında da yer almaktadır.
- LTE’nin öncüsü olan Nokia Siemens Networks, 10’dan fazla I-HSPA müşterisi ve 65’i aşkın Direct Tunnel müşterisi ile düz mimarilerde bir pazar lideridir.

NSN özel çözümler üretir
Nokia Siemens Networks olarak odaklandığımız kilit ana konular yönetilen servisler, mobil geniş bant ve müşterilerimizin durumlarına yönelik geliştirdiğimiz özel çözümler. Bunlar telekomünikasyon sektörünü geleceğe taşıyacak büyüme motorlarıdır. Müşterilerimize bu alanlardaki en gelişmiş çözümleri ve servisleri sağlamak amacıyla çalışmalarımız yoğun bir şekilde sürüyor.

Kuzeyli LTE şampiyonu TeliaSonera
TeliaSonera kurumlardan son kullanıcılara dek, her zaman en son haberleşme teknolojilerini çevre dostu altyapı uygulamaları ve kusursuz kalitesiyle müşterilerine ulaştırmayı hedef edinmiş bir dünya devi. İskandinav ve Baltık ülkeleri, Rusya ve Türkiye’yi de kapsayan Avrasya ülkeleri, İspanya ve gelişmekte olan ülkelerde kusursuz haberleşme teknolojisini sunan TeliaSonera’nın Avrasya Bölge Başkanı Tero Kivisaari’den 4.Neslin geleceği hakkında yorumlar, şirket olarak katedecekleri yol ve daha fazlası hakkında güncel görüşler aldık.

Operatörlerin geleceği mobil geniş bant
Mobil geniş bandın, mobil şebekelerinin geleceği olduğunu düşünüyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin çoğunda mobil veri transfer hizmetlerinde talebin artmakta olduğunu gözlemliyoruz. Batı ülkelerinde, bu talebin ayda binlerce Gigabayt oluşturmakla birlikte hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar iş ve eğlence amaçlı bilgi paylaşımlarında giderek daha da mobil olmak istiyorlar. Mesela İsveç’te 2010 yılının 2. çeyreğinde, mobil veri kullanımından kaynaklanan TeliaSonera’nın net geliri 2009’un 2. çeyreğine göre %40 artış sergiledi.

Avrasya pazarında mobil geniş bant kullanımı artıyor
Avrasya gelişen pazarlarında, sabit telekomünikasyon ve İnternet altyapısının yeterince gelişmiş olmaması mobil geniş bant talebini desteklemektedir. Bu ülkelerde yaşayanların şu an en fazla %25’i düzenli İnternet kullanımına ulaşmışken, kullanım imkânlarından yararlanmak isteyenlerin sayısı çok daha fazladır. Mobil haberleşme şebekeleri, tüm vatandaşların yüksek kaliteli mobil ses ve veri hizmetlerine ulaşmaları imkânını sunan en hızlı ve pratik çözüm. Bunu dikkate alarak biz, TeliaSonera olarak, bu ülkelerdeki mobil şebekelerimizin kalitesi ve kapasitesine yatırım yapmaya devam ediyoruz. Mobil haberleşme sektöründe odağın gelecekte ses tabanlı hizmetlerden kayacağını ve veri hizmetleri payının artacağını öngörüyoruz.

Türkiye 3N’de başarılı oldu
Modern bir telekomünikasyon altyapısı, bir ülkenin ekonomik ilerlemesine destek olur. Türkiye’nin ekonomisi ve özellikle hizmet sektörü önemli bir gelişme kaydederken, Türkiye’nin bir üst nesil haberleşme teknolojisine kesinlikte ihtiyacı olduğunu görüyorduk. 3N temelli hizmetleri kullanan abonelerin sayısının, Türkiye’de 3N duyurusundan sadece bir yıl sonra hemen hemen %10’a ulaşması bir başarının göstergesi olduğunu düşünüyoruz.

Yeni nesil LTE; LTE’nin imzası TeliaSonera
Dünyada mobil haberleşme operatörleri ve donatım üreticilerinin çoğu, yeni nesil mobil şebekelerinin LTE teknolojisine dayanacağını kabul etmektedirler. Bugün dünyada önde gelen mobil operatörleri LTE şebekelerinin inşa ve testlerine başlamışlardır. Yukarıda bahsettiğim gibi, mobil geniş bandın, mobil haberleşmenin geleceği olduğuna inanıyoruz. 4N ise ilk önce mobil geniş banda odaklı olan bir teknolojidir.
TeliaSonera olarak, Aralık 2009’da İsveç’in başkenti Stokholm ve Norveç’in başkenti Oslo’da LTE şebekelerimizin ticari operasyonunu başlatan dünyada ilk mobil operatör olduğundan büyük bir gurur duyuyoruz. Yıl 2010’da Finlandiya, Danimarka ve Baltık Denizi ülkelerinde ilk canlı testleri yapmış olup Haziran ayında, Finlandiya’nın Turku kentinde, ülkenin ilk 4N şebekesi olarak, şebekemizin ticari kullanımını başlattık.
Ayrıca, LTE operasyonunu başlatmaya teknik açıdan hazır olduğumuzu Avrasya bölgesinde de Kazakistan ve Azerbaycan’da ispatladık. Fakat bu iki ülke daha Türkiye’yi takip ederek 3N aşamasından geçmeliler. Teknik açıdan olmasa bile, pazarın ve kullanıcının hazır olması ve talebin gelişmesi açısından 2. Nesil’den direk 4. Nesil teknolojisine geçmek pek mümkün değil. LTE tabanlı hizmetlerin, aşamalı bir evrimle 2N ve 3N’den gelişmesi gerek. Dolaysıyla, LTE teknolojisinin Türkiye’ye ulaşması birkaç yıl daha sürebilir. Bu süre tam olarak talebe ve ülkenin ekonomi sektörlerinin gelişmesine bağlı olacak. Örneğin, LTE talebini arttırabilecek sektörlerden biri olarak medya sektörünü görüyoruz.

İlk LTE deneyimi TeliaSonera’dan
Yukarıda bahsedilmiş gibi, dünyada 4N şebekesinin ticari hizmetine sunmuş olan ilk mobil operatörü olmaktan gurur duyuyoruz. 4N ile ulaştığımız başarıyı, 2010 yılının Temmuz ayında Stockholm’de gerçekleşmiş olan İsveç Prensesi Victoria ile Prens Daniel’in evlenme töreninde tüm dünyaya gösterme şansımız oldu. TeliaSonera, kutlamaların kapsamında bir hafta boyunca süren etkinliklerin resmi operatörü olup Stockholm’e çeşitli ülkelerden gelen bin kişiden fazla basın mensuplarına 4N haberleşme hizmetlerini sundu.
Örneğin, TeliaSonera’nın 4N şebekesini kullanan fotoğrafçılar, yüzlerce çektikleri yüksek çözümlü resimleri fotoğraf makinelerinden direk çalıştıkları dergi ve gazete ofislerine saniyeler meselesi olarak gönderebildiler.

Avrasya’nın çekim gücü TeliaSonera
Bir başka çok başarılı bulduğumuz projelerden biri ise, Avrasya gelişen pazarlarındaki operasyonlarımızda gerçekleştiğimiz ortak marka imajı uygulamasıdır. 2009 yılında Kazakistan’daki Kcell ve Gürcistan’daki Geocell operatörlerinin marka imajı yenilenmesi ile başlamış olan, 2010 yılında Tacikistan’daki Tcell, Nepal’deki Ncell, Moldova’daki Moldcell ve Azerbaycan’daki Azercell ile devam eden ve 2011 yılında Özbekistan’daki Ucell operatörünün aynı marka imajına kavuşacağını hedefleyen bu projenin sonucu olarak bu 7 ülkede yönettiğimiz mobil operatörleri benzer bir marka değerleri ve imajına sahip olacaklar. Bu operatörlerin yeni marka sembolü – mor renkli hi-tech taşı – kendi ülkelerinde uzun vadeli yatırım faaliyeti sürdürdüğümüzü, dolaysıyla da yerel müşterilerinin ihtiyaçlarını çok iyi anladığımızı, ülkelerin tarihi geçmişe ve kültür değerlerine saygı duyduğumuzu ve modern bir altyapıyı kurarak ülkelerin ekonomilerine ve toplumlarına destek olduğumuzu ifade ediyor.
Şu ana kadar, yeni marka imajımız, müşterilerimiz ve toplum tarafından tüm ülkelerde çok olumlu karşılandı. Yan etkisi olarak ta mor rengimizle yeni bir moda eğilimini yaratmış olduk. Avrasya ülkelerinde imajımızı önde gelen, güvenilir ve müşterilerimizin ve faaliyet gösterdiğimiz ülkelerinin hizmetinde bulunan yerel mobil operatörü olarak yeniden ortaya koyduk.