Avrasya ülkeleri, telekomünikasyon düzenlemelerinde işbirliği için İstanbul'da biraraya geldi

Ceylan Naza

Kafkasya ve Orta Asya ülkeleri ile Türkiye arasında, telekomünikasyon düzenlemeleri alanında etkin ve kalıcı bir iş birliği ortamı tesis edilmesi amacıyla, Telekomünikasyon Kurumu ev sahipliğinde İstanbul Grand Cevahir Otel'de ‘Avrasya Telekomünikasyon Düzenlemeleri'nde işbirliği toplantısı düzenlendi.

BİNALİ YILDIRIM

TOPLANTIDA bölge ülkeleri arasında diğer alanlarda mevcut olan işbirliğine ilave olarak telekomünikasyon alanında da ilişkileri geliştirme ve bu çerçevede düzenleyici kurumlar arasında etkin ve kalıcı bir iş birliğini tesis etmeye yönelik ortak bir mekanizmanın kurulması görüşüldü.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Ömer Arasıl'ın ev sahipliği yaptığı toplantıya, Azerbaycan Haberleşme ve Enformasyon Teknolojileri Bakanı Ali Abbasov, Kırgızistan Ulusal Haberleşme Ajansı Başkanı Andrey Vasilyevich Titov, Gürcistan Ulusal Haberleşme Komisyonu Başkanı Vakhtang Abashidze, Moğolistan Haberleşme Düzenleyici Komisyonu Başkanı Chimeddorj Enkhmend ve Türkmen Telekom Genel Müdürü Annaly Berdynobadov katıldı.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, gelişmiş ekonomilerde telekomünikasyon reformlarının, çok sayıdaki kurumsal kullanıcının daha ucuz ve daha güvenilir hizmetler talep etmesi ve rekabetçi bir pazarın tesis edilmesi ihtiyacı ile ortaya çıktığını söyledi. Yıldırım, daha az gelişmiş ekonomilerde ise reformların ülkelerin mali krizlerden kurtulması için hazırlanan ekonomik reform paketlerinin bir parçası olarak ortaya çıktığını kaydetti. Telekomünikasyon şebekelerinin yetersiz performansının, kullanıcıları daha iyi hizmetler için baskı yapmaya ve yatırımcıların da, pazarın büyümeye açık olduğunu fark etmesine yol açtığını belirten Yıldırım, “Sektörde özelleştirme ve serbestleştirme, şebekelerin modernleştirilmesi, tarifelerin düşmesi ve hizmetlerin yaygınlaştırılması açısından olumlu etkiler oluşturmuştur. Sürekli teknolojik yeniliklerin gerçekleştirildiği ve ilk yatırım maliyetlerinin yüksek olduğu telekom alanında özel sektör yatırımcılarını etkileyen en önemli faktör, düzenleyici yapının açık ve ön görülebilir olmasıdır. Telekomünikasyon, yapısı gereği ölçek ve kapsam ekonomilerinin oldukça önemli olduğu bir sektördür. Türkiye'de ki düzenleyici yapı, Telekomünikasyon Kurumu'nun kurulması ve politika belirleme görevinin Ulaştırma Bakanlığı'na verilmesiyle daha etkin yapıya kavuşmuş, bakanlığın politika belirleme misyonunu kuvvetlendirmiştir. Türkiye olarak, yaptığımız çalışmalarla edindiğimiz tüm tecrübeleri, dost ve kardeş ülkelerimizle paylaşmaya hazırız. Özelleştirme sürecini yaşayan bazı ülkelerin tecrübelerinden de bizler faydalanmak isteriz. Türkiye'nin hedeflerinden biri de AB ile Avrasya Bölgesi'nin kalıcı ve sürekli bir işbirliğinin sağlanmasında aracı olmaktır” dedi.

ÖMER ARASIL
ALİ ABBASOV
VAKHTANG ABASHİDZE

Bilgi ve haberleşme sektöründeki olağanüstü gelişmelerin yaşamın her alanını yoğun bir şekilde etkilediğini ifade eden Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Ömer Arasıl da, klasik kalkınma modellerinin yerini, bilgi kaynaklarını elinde bulundurmaya dayalı farklı bir gelişme modeline bıraktığını kaydetti. Bu ekonomik değişim sürecinde en önemli aktörlerden birinin telekomünikasyon sektörü olduğuna dikkat çeken Arasıl, “Telekomünikasyon alanında kaydedilen gelişmeler, dengeli bir ekonomik büyüme ve toplum refahında etkin rol oynamaktadır. Bu nedenle pek çok ülke, rekabetçi bir telekomünikasyon piyasasının gereği olarak bu alanı serbestleştirmekte, telekomünikasyon yatırımlarına öncelik vermektedir. Bilgi çağına hızlı bir geçiş yapan batılı ülkeler ile Avrasya ülkeleri arasında, bilgi ve haberleşme teknolojileri konusunda ciddi anlamda bir uçurumun olduğu gözden kaçmamaktadır. Bu uçurumu azaltma konusunda devletlerin atabilecekleri birçok adım olsa bile her türlü sorunun üstesinden gelmeleri mümkün görünmemektedir. Bunun tek çözüm yolu, zaman kaybetmeden sektöre yabancı yatırımcıların gelmesini sağlamaktır. Düzenlemenin amacı, toplumun gündelik yaşamında önemli ve özellikle ekonomik yönü ağır basan bazı alanlarda etkinlik ve verimliliği sağlamaktır. Bunun ise ancak, bu alanların serbest rekabete açılması ve tekrar tekelleşmesinin önlenmesiyle mümkün olabileceği kabul edilmektedir.

Son 20-30 yılda meydana gelen değişmeler telekomünikasyon gibi bazı doğal tekel niteliğindeki sektörlerin kapsamında bazı faaliyetlerin yapıları değişmiş hatta bu alanlar doğal tekel olma özelliklerini kaybetmişlerdir. Bunun sonucunda da söz konusu hizmetlerin artık daha küçük ölçekli firmalar eliyle rekabet içinde sunulmaları mümkün hale gelmiştir. Ancak bazı sektörlerdeki teknolojik gelişmeler yeni ölçek ekonomileri de yaratmaktadır. Bu durum özellikle bilgi ve teknoloji kullanan sektörlerde, şebeke etkisinin ağır bastığı alanlar açısından önemlidir.

Avrasya Bölgesi'nin telekomünikasyon sektörünün düzenlenmesi konusunda gelinen noktaya bakınca, önümüzde birlikte yapacağımız çok önemli işlerin olduğunu görmekteyiz. Belirli sorunların çözümüne katkıda bulunmak amacıyla, tüm bölge ülkeleriyle gerek ikili gerekse çok taraflı işbirliğine büyük önem veren Türkiye, çok taraflı yararları bulunan her türlü girişimin organizasyonunda kilit bir rol üstlenmeyi sürdürecektir. Türkiye, dost ve kardeş Avrasya ülkelerinde bu tür bağımsız düzenleyici kurumların oluşturulması çalışmalarına her türlü yardım ve desteği vermeye hazırdır”.

Azerbaycan Haberleşme ve Enformasyon Teknolojileri Bakanı Ali Abbasov, Azerbaycan'da düzenleyici kurum olmadığını söyledi. Gelecekte bu kurumun oluşturulması için çalışmalar yapacaklarını belirten Abbasov, “Düzenleyici kurum, diğer ülkelerin hemen hemen hepsinde var. Ülkeler arasında enformasyon farkı söz konusu. Çoklu rekabetin düzenlenmesi, büyük önem taşımaktadır” dedi.

Gürcistan Ulusal Haberleşme Komisyonu Başkanı Vakhtang Abashidze, Gürcistan'da telekom alanının serbestleştiğini ve böylelikle piyasada, rekabete zemin hazırlandığını söyledi. Şu anda devlet denetimi altında olan tek firmanın, Gürcistan Elektronik Bağlantı Şirketi olduğunu belirten Abashidze, bu şirketin de özelleştirilmesi için çalışmalara başladıklarını kaydetti. Gürcistan piyasasında yer alan şirketlerin tamamının özel sektör olduğunu vurgulayan Abashidze, sözlerine şöyle devam etti:

ANDREY VASİLYEVİCH TİTOV
CHİMEDDORJ ENKHMEND
ANNALY BERDYNOBADOV
EJDER ORUÇ

“Özelleştirilme sürecinde, mevzuat modeli serbest piyasaya göre hazırlandı. Ruhsatlandırma ve yetkilendirme çalışmaları tescil düzenine göre yapılıyor. Serbestleşme sonrasında uluslararası telefon görüşmesi tarifelerinde %150-200 arasında bir düşüş yaşandı ve son 4 yılda şirket kazanımları 5 kat arttı.

Kurumumuz, sadece rekabet olmayan alanlarda tarifeleri belirliyor. Ancak, tarifelerin dengelenmesi ve devletin buradan elini çekmesi için çalışmalar yapılıyor. Gürcistan gerçekleştirilen bu işbirliği temaslarına destek verecektir. Bizim arzumuz, tüm bölgesel işbirliği kuruluşlarında yer almaktır”

Kırgızistan Ulusal Haberleşme Ajansı Başkanı Andrey Vasilyevich Titov, gerçekleştirilen toplantının, tüm katılımcılara işbirliği geliştirme konusunda imkan yaratacağını söyledi. Serbestleşme konusunda diğer ülkelerin tecrübelerinden istifade ettiklerini belirten Titov, telekomünikasyon alanında büyük ilerleme kaydettiklerini bildirdi. Rekabetçi bir piyasa oluşturabilmek için bir çok çalışma yaptıklarını ifade eden Titov, “Yabancı yatırımcıların ülkemize geldiğini görüyoruz. Günümüzde telekomünikasyon alanındaki sosyo-ekonomik gelişme, parlamentonun kabul ettiği kararlar doğrultusunda gerçekleşiyor. Ülkemizde 200'den fazla operatör var ve bunlar haberleşmede, çok farklı alanlarda hizmet veriyor. Kırgız Telekom'un tekeli 2003 yılı itibariyle sona erdi ve uzak mesafe telefon hizmetleri de rekabete açıldı. Pazarda 200'ün üzerinde operatör bulunmasına rağmen en büyük ağırlık Kırgız Telekom'un üzerinde.

Kırgız Telekom'un bünyesinde, çok güçlü bir sayısal veri aktarma altyapısı hazırlandı. Devlet kurumları için mevzuat altyapısı hazırlanıyor ve elektronik toplum için çalışmalar yapılıyor. İnternet erişimi ile ilgili çalışmalarımız da sürüyor ve şebekedeki tüm operatörlere bu konuda görev veriliyor.

Ülkemizdeki tüm vatandaşların, nerede yaşıyor olursa olsun, telekomünikasyon hizmetlerinin tümünden yararlanmasını ve alternatif hakkı olmasını istiyoruz” dedi.

Moğolistan Haberleşme Düzenleyici Komisyonu Başkanı Chimeddorj Enkhmend, özelleştirme için ilk adımları 1992'den sonra attıklarını söyledi. Telekom pazarında şu anda 50 şirketin aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirten Enkhmend, bu şirketlerin uzak mesafe telefon görüşmeleri hizmetini yürüttüklerini ifade etti. Özel şirketlerin, pazarın %80'ine sahip olduklarını ifade eden Enkhmend, şunları söyledi:

“1992'den önce sadece Moğol Haberleşme Şirketi vardı ve burası %100 devlet malıydı. Bu durum 1992'den sonra değişti, şimdi %50'si devlete ait, %45'i Güney Koreli bir iş adamının, kalan %5 ise nüfusa dağılmış durumda.

1999 yılında çıkarılan yasayla 2.mobil telefon lisansı çıktı ve aynı yıl içinde operatörlere verildi. 2001'de telekomünikasyon yasası değişti ve bir düzenleyici kurum oluşturuldu. Bu kurumun amacı haklı ve etkin bir rekabet yaratmaktır.

Gerçekleştirilen bu toplantı ile ülkeler arası işbirliği çalışmalarında gelişme kaydedileceğine inanıyorum”.

Türkmen Telekom Genel Müdürü Annaly Berdynobadov, Türkmenistan'da ulusal şebeke gelişiminin, Cumhurbaşkanı'nın iktisadi ve kültürel gelişme programı çerçevesinde sürdüğünü bildirdi. 2004 yılı başında Türkmenistan'da, 670 km'lik fiber optik bağlantılı bir şebeke kurulduğunu kaydeden Berdynobadov, “Bu çalışmalar uluslararası ihale neticesinde yapıldı. Türkmenistan'da 140 telefon santralı ve 30 mobil operatör var.

Cumhurbaşkanımızın programı çerçevesinde 4.milli televizyon kanalını açma çalışmaları da yer alıyor. Türkmenistan Ulaştırma Bakanlığı adına, bu projede yer alan ülkelerle fiber optik şebeke kapsamında iş ilişkilerimiz var” dedi.

Telekomünikasyon Kurumu Sektörel Araştırmalar ve Stratejiler Dairesi Başkanı Ejder Oruç, Telekomünikasyon Kurumu'nun kurulma aşamaları ve yapısı ile ilgili bilgiler verdi. 2000 yılının Ağustos ayında oluşturulan kurulun 4 üye ve 1 başkandan oluştuğunu söyleyen Oruç, gelir kaynaklarını işletmecilerden alınan ücretlerin oluşturduğunu bildirdi. Daha önceden bakanlığa ait olan yetkilendirme görevinin, 2001 yılında kuruma devredildiğini ifade eden Oruç, kurumda mevzuatların görüşülmesi aşamaları hakkında şu bilgileri verdi:

“Öncelikle projenin çalışma grubu tespit edilir, bu kurulda özel sektör temsilcileri, danışmanlar ve kurul üyeleri yer alır. Grubun kendi içinde hazırladığı taslak düzenleme, kurumun İnternet sitesinde yayınlanır böylelikle diğer sektör temsilcileri de isterlerse fikir beyan edebilirler. Proje Kurum'a gelir ve kabul edilirse resmi gazetede yayınlanır.

TK'da 3 ayrı yetkilendirme tipi vardır. Bunlar, imtiyaz, telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin kapsamında yetkilendirmedir.

Türkiye 2004 yılı itibariyle lisanslandırılan uzak mesafe telefon hizmetleri ile, sabit telefon sektöründe rekabetçi ortama adım attı”.