Demet ZÜBEYİROĞLU
 

Büdütör



Sektörün genel adı kısaca EKT olmalı

SENELERDİR Bilgi (Aslen Enformasyon denmesi daha doğru olur) Teknolojileri sektörüne karşılık gelen "bilişim" kelimesinin altına Komünikasyon Teknolojileri sektörünü tek harekette, güzel bir pazarlama tekniğiyle entegre edenlere karşıyım. Ancak ülkemizde her alanda yapıldığı gibi kavramları beyinlerinde yerli yerine oturtmadan, "he bilişimciyiz", "he telekom firmasıyız", "he, komünikasyon firmasıyız" diyen ve bunu ne dediğinin farkında olmadan yaparak, kimliğini özümseyemediği gibi ortalığı karıştırarak para kazananların en büyük destekçisi olanlara da karşıyım. Karşı olmadığım tek bir şey var; birbirine yakınsayan Enformasyon Teknolojileri sektörü ile Komünikasyon Teknolojileri sektörlerinin tek kelimeyle ifadesinin ancak bir kısaltmayla olabileceği düşüncesindeyim. O da yurtdışında kabul görenin benzeri olan EKT yani Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri.
Dernekler tarafında da benzeri kavram kargaşası ve dağınık yapıyı görmekteyiz. Telekom sektöründe kurulan son dernek, "TELKODER" oldu. Geçtiğimiz Haziran ayında çalışmalarını başlatan derneğin yöneticilerinden, Çetin Hakan Kural ile yaptığımız bir söyleşi sırasında, sektörümüzdeki derneklerle ilgili de fikirlerini aldık. Telekom sektörü bunca derneği ne yapacaktı? Öyle ya, TESİD, TÜTED, MOBİSAD, INET-D, TISSAD gibi derneklere, bir de Telkoder eklenmişti. Gerçi hepsi de, telekom sektörünün farklı alt sektörlerinin yöneticileri tarafından oluşturulmuş, ana amaçları farklı gibi görünüyorsa da, elde edilmek istenen sonuçta birleşiyorlardı. Sayın Kural da bizlerle aynı görüşü paylaştığını, şimdiye kadar kurulmuş olan derneklerin konfederasyon benzeri bir çatı altında toplanması gerektiğini, hatta bu konuda bazı derneklerin başkanları ile görüşmeler yaptıklarını ve olumlu gelişmeler elde edildiğini belirtti. Derneklerin biraraya gelmesi ile, elde edilmek istenen sonuçlara daha kolay ulaşılabileceğini ve birlikteliğin verdiği güçle olmazların oldurulabileceği düşüncemizi destekledi.
Enformasyon Teknolojileri (Bilişim) konusunda da TBV, TBD, TÜBİSAD başta olmak üzere çok sayıda derneğimiz var. Ancak, bu derneklerimiz ayrı ayrı hareket ettiği için, yaklaşık on yıl önce, Türkçe klavyemizi bir dünya standardı olarak kabul ettiremedik. Bugün dünya üzerinde on milyon nüfuslu Polonya'nın Leh klavyesi bile bir dünya standardı kabul ediliyor ve bilgisayar üreticileri Leh klavyesi üretiyor. Dünya üzerinde bir milyar civarı Türk olmasına rağmen, hala uluslararası üreticiler tarafından standart olarak üretilen bir Türkçe klavyemiz yok. Çeşitli işletim sistemleri kullanan IBM, IBM uyumlu veya Apple bilgisayarlar arası yaşanan sorunlarımız hala devam ediyor.


Şu soruları sormak gerek:

- İki ay önce gerçekleştirilen ve çokça eleştiriye hedef olan, "Bilişim Şurası" bize ne gibi somut sonuçlar getirdi?
- Adalet Bakanlığı'nın çok istemesine rağmen, kesin hatlarının tarif edilemediği için çıkartılamayan "Bilişim Suçları Yasası"na ne demeli?
- Yasalar tartışmaya açık olamazlar. Herşey, siyah ya da beyazdır.
- Bilişim nerede başlar, nerede biter?
- Telekom mu bilişimin içindedir, bilişim mi telekomun?
- Birbirlerine çok yaklaşmış hatta kısmen iç içe geçmiş olsalar da, tamamen ayrı kavramlar mıdır? - - TBD ve TBV gibi derneklerimizin kuruluş tüzüklerini inceleyelim. Bakalım "Bilişim" oralarda nasıl tarif ediliyor?
- Bütün dünya, IT ve CT olarak bilinen bu iki güzide sektörümüzü ICT adı altında birleştirmiştir. Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri olarak anılan bu yeni kavramın ülkemizde biraraya gelebilmesi, kurulmuş olan dernekler açısından bakarsak nasıl olacaktır?
- Kendi aralarında bile çoğu zaman görüş birliğine varamayan bunca telekom ve bilişim derneği, görüş ayrılıklarını ortadan nasıl kaldıracaktır?
Bunları düşünürken, hükümet olabilme yarışı içindeki, merkez sağ ya da merkez sol partileri hatırladım. Sistem aynı. Biraraya gelemezlerse, hiçbir sonuç alamayacaklar. Telkoder yöneticilerinden Sayın Kural'ı sonuna kadar destekliyor, yapıcı düşüncelerinin bir an önce sonuç vermesini diliyoruz. Yoksa halimiz yaman.
Bugünlerde düzenlenmekte olan "Bilişim Zirvesi" de bahsettiğim bilişim dernekleri tarafından organize ediliyor. Zirve'de yer alan konular ve şirketler arasında telekom kuruluşları da var. Kendi kurmuş oldukları sivil toplum örgütlerinden olan, hiçbir telekom derneğinin orada olmadığı dikkatlerini çekmedi mi? Acaba kurulan onca telekom derneği bir işe yaramadığı için mi bilişim derneklerinin düzenlemekte olduğu organizasyonları denemeye karar verdiler? Yoksa, bilişim dernekleri ile telekom dernekleri arasında yaşanan iletişimsizlik ve görüş ayrılıklarının farkında mı değiller?