Bulut Bilişim Dosyası

Cenk Yapıcı

Bulut Bilişim, ortak kullanılan kaynaklar üzerinde, ihtiyaca göre ölçeklenebilen, anında kullanıma hazır, kaynak ataması ve yönetimi kolay yapılabilen BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri servisleri olarak tanımlanabilir. Bulut platformları; hemen her türlü elektronik cihazın bağlanabildiği, Web servisleri üzerinden donanım ve yazılım gibi mevcut BHT kaynaklarının dinamik olarak paylaştırılabildiği ve ölçek ekonomisinin avantajları ile yaygın hizmet sunan servis sağlayıcılardan oluşan İnternet ortamını ifade eder.

Bulut Bilişim Platformları
Aslında Bulut Bilişim Teknolojileri’ni, son kullanıcılar ve kurumlar MSN Hotmail, YahooMail ya da Gmail gibi e-posta ya ajanda servisleri ile 10 yılı aşkın zamandır kullanıyorlar. Bulut Bilişim’in yıldızını parlatan kuşkusuz gelişen telekomünikasyon, erişim ve geniş bant teknolojileri oldu. Artık şirketler, kişiler diledikleri yerden servis aldıkları servis sağlayıcı üzerinden kurumsal bilgilerine, ofislerine ulaşabiliyor. İş yapış şekillerinde müthiş bir hız, aynı oranda da verimlilik sağlıyorlar. Son ayların gündemdeki konusu Bulut Bilişim Teknolojileri için daha önce yapılmamış kadar kapsamlı bir dosya hazırladık. Teknolojinin dev isimleri siz okuyucularımız için Bulut Bilişim ve Sanallaştırma teknolojilerinin ayrıntılarını anlattı.

IDC
IDC; BT-Bilişim Teknolojileri, telekomünikasyon ve tüketici teknolojileri alanlarında pazar araştırması ve danışmanlık hizmetleri sunan ve etkinlikler düzenleyen bir numaralı küresel oyuncu. Bildiğiniz üzere IDC, BT profesyonellerinin, şirket yöneticilerinin ve yatırımcıların teknoloji satın alırken ve iş stratejilerini belirlerken gerçeklere dayalı kararlar almalarını sağlıyor. 90 ülkede 900’den fazla IDC analisti ile teknoloji, sektör fırsatları ve eğilimleri konusunda küresel, bölgesel ve yerel uzmanlık sunuyor. IDC’nin Baş Analisti Mukesh Chulani’den Bulut Bilişim Dosyası için dünyadaki eğilim ve bu yeni bilişim kavramına yaklaşım konusunda bilgiler aldık.

Bulut Bilişim’e giriş
Bulut Bilişim, düzenli ve ölçeklenebilir Bilişim Teknoloji’lerinin olanak sağlanan yararlılıkların dağıtıldığı ve gerçek bir zamanda İnternet teknolojilerini kullanarak bir servis olarak tüketildiği bir çeşit programlamadır. Bulut servisleri, sadece İnternet ya da ağı kullanmaktan çok, birisi İnternet’teki ya da ağdaki servisin ya da kaynağın dağıtımı için sorumluluk aldığında var olur. Üç çeşit bulut servisi vardır:

  1. CRM-İlişkisel Müşteri Yönetimi gibi iş uygulamalarını içeren bulut uygulamaları, ağda konferans bağlantısı ve e-posta gibi iş birliği araçları.
  2. Uygulama geliştirme servisleri, aracı yazılım, bilgi girişi, birleşme ve süreç otomasyonunu içeren bulut platformları.
  3. Sistem ve ağ kontrol yazılımı, güvenlik yazılımı, aynı zamanda yürütme ve depolama servislerini içeren bulut altyapısı. Temel olarak, bu destekleyici bir sistem yazılımıyla donanım tarafıyla ilgilidir.

 

Başlangıcında bir şans –Fakat hatta büyük sıra dışı büyümeyi dengeleyecek şekilde geleneksel
Maliyetleri düşürmek için kullanım, bulut servislerinin yıldızını parlattı. Son IDC araştırmaları dünya çapındaki büyümeyi resmen ortaya koymuş durumda. Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri’nde, Bulut Bilişim harcamalarının payı artmaya devam edecek ve 2013 yılında 44,2 milyar dolara ulaşacak. Bilişim Teknolojileri sağlayıcılarının bulut modeli üzerinde yoğunlaşmalarının bir sebebi sektörün oldukça hızlı şekilde büyümesidir. Bu da geleneksel BT dağıtım modelinden beş kat daha fazladır. İş uygulamalarının bulut servislerine yapılacak olan harcamanın tetikleyicisi olması bekleniyor. İş uygulamaları 2008’de toplam harcamanın yüzde 49’unu teşkil ederken, 2012 yılında bu oranın yüzde 38’lerde olacağı görüşü hâkim.
IDC Bulut Bilişim’i, pek çok BT organizasyonu için şu anki karışık BT ortamına gelecek bir nefes olarak görüyor. Bulut Bilişim pek çok şirkette dramatik olarak yönetim ve kontrolü şirketlerin bilgi merkezleri BT’nin şirketin geri kalan kısmına bir servis organizasyonu olmasına izin verdiği sürece basitleştirebilir.

Bulut rekabeti ve gelişmeleri
Bulut trenine atlayan, gittikçe yükselen sayıda servis ve hizmet sağlayıcı var. Endüstriye eziyet olan içeriklerden bazıları ve daha geniş bir yaygınlaşmayı engelleyen içeriklerden bazıları sağlayıcı grubu tarafından tespit edilmektedir. Mesela güvenlik, performans ve geçerlilik organizasyonlar tarafından en önemli üç şey olarak görülmüştür. Bunun sebebi, kesin bilginin değerinin bunu buluta yüklemekteki riskten daha değerli oluşundandır. Yıl boyunca, IBM bulut stratejisindeki mesajlaşmayı asıl güvenlik haline getirdi. Cisco, EMC ve VMware özel bir bulut yaratmak isteyen organizasyonlara öncülük etmektedirler. Bu firmalar genel buluta geçmeden önce özel bulutun ayrıcalığını hissetmek isteyen organizasyonlar için doğal bir adım olmaktadır. Önemli görev uygulamaları bulutu bir gecede yerinden oynatamaz veya şirketin güvenlik duvarından dışarı taşıyamaz, fakat kuruluşlar bulutu daha az kritik uygulamalar için tercih edeceklerdir.

Geleceğe bakış
2010 ve sonrasında bulutun pek çok kaygısı ve reddi galip gelmeye devam edecek fakat bu teknoloji burada kalacaktır. Önümüzdeki bir kaç yılda Bulut Bilgi Merkezleri’ne para akışı oldukça, BT harcama şemalarında da ciddi bir kayma olacaktır.
Bulut servisleri ve altyapıları, tüm BT altyapısı ve servislerine düşük gider harcanması zorunluluğu konduğu için engelle karşılaşabilir. CAPEX’den OPEX’e harcama alarak giderleri büyük oranda düşürülmüştür. Bu iş talep ettikçe, ‘sen ilerledikçe öde’ mantığına göre oturtulmuştur. Örneğin; yeni yılda perakende iş yapan firmalar BT iş güçlerini arttırmışlardır, fakat hala yılın geri kalanına göre azdır. Dinamik bulut kullanımıyla talep edilen kaynaklar sadece kullanıldıklarında ödeme alabiliyorlar; yeni donanım ve yazılım açılımı ev sahibinin sorumluluğunda oluyor. Bu orta ve küçük ölçekli firmalar için çok çekici. Şöyle ki onlar için özel bir BT kadrosunu bulundurmak çok pahalı bir iş çünkü yaptıkları iş küçüktür.
Bu yüzden servis sağlayıcıları, sistem bütünleştiricileri ve altyapı sağlayıcıları, bu sektörde, müşterileriyle olan paylaşımlarını artırmak açısından daha dikkatli ve stratejik bir konumda olacaklardır.
Bazı açılardan, Bulut Bilişim farklı iş modellerinin olgunlaşmasını temsil etmektedir. Olgunlaşma, tüm türlerdeki kullanıcılar için yeni tüketim modelleri imkânları yaratılması konusunda olacaktır. Bu ekonomik koşulların sonucu olarak, fiyatlar rayına oturacaktır. İçsel değerini dikkate alarak, makul bir hizmet için makul bir fiyatın belirlenmesini tanımlamak üzere Adam Smith, “Wealth of Nations (Ulusların Refahı)” eserinde “bir mal, tam olarak ettiği değer üzerinden satılmaktadır” demekte.

Cisco buluta bağlıyor
Bulut Bilişim Teknolojileri’nde de lider bir kurum olan Cisco’nun İş Geliştirme Yöneticisi Özay Uyanık ile dosya konumuz üzerine konuştuk. Uyanık bulut kavramı ve Cisco’nun bulut vizyonu ile ilgili önemli bilgileri bizlerle paylaştı.

Bulut Bilişim teknolojileri kullanıcılara büyük fayda sağlıyor
Web’in ikinci büyük dalgası olarak adlandırılan ve gelecekte iş dünyasına yön verecek en önemli kavramlardan biri olarak önümüzde duran Bulut Bilişim, kısaca bir Bilişim Teknolojileri’nin (BT) dış kaynak olarak sunulması (IT sourcing) hizmetidir. Bulut Bilişim ile kaynaklar, ‘kullandıkça öde’ modeliyle işletmelerin kullanımına sunuluyor ve işletmelerin BT için ayırmaları gereken finans ve işgücü kaynağını en aza indiriyor. Bulut mimarisi için içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar çok uygun bir ortam yaratıyor. İş dünyası daha önce hiç olmadığı kadar hız ve çeviklik istiyor. Bunun yanı sıra, hem iş süreçlerini, hem de maliyetlerini kontrol altında tutmak için bir bilgi sistemine hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyor. Bu noktada değişime ayak uydurmada işletmelere çok düşük kullanım maliyetleri ve büyük fayda sunan Bulut Bilişim popülerliğini gün geçtikçe artırıyor.

Kurumlar ve çok şubeli firmalar konsolidasyon-birleştirme ile verimliliğe kavuşuyor
Bulut teknolojileri BT’deki kaynak kullanımının ‘self-servis’ hizmetler haline getirilmesi ve ona uygun olarak da ücretlendirilmesi için gerekli ortamı sağladığından kurumlar ve özellikle de çok şubeli firmalar için en ideal çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü bulut teknolojileri, mevcut veri merkezi kaynaklarının birleştirilmesi, sanallaştırılması ve de otomatize edilmesini içerir. Kaynak kullanımını efektif hale getiren bulut teknolojisi, veri merkezi giderlerini azaltması, bütün BHT kaynaklarının bir havuzdan ihtiyacı olduğu kadar kullanılmasını sağlaması ve bütün kaynakların tek bir yönetim sistemi ve işletim sistemi ile yönetilebilecek esnekliğe kavuşturması açısından kurumlara büyük faydalar sağlamaktadır.

Cisco’nun ‘Bulut Bilişim’ vizyonu
Cisco olarak sanallaştırma ve özel bulut mimarilerinin veri merkezlerinin geleceği olduğuna inanıyoruz. ‘Data Center 3.0’ mimarimizdeki ürünler tamamen sanallaştırma ve bulut mimarisini destekleyecek şekilde geliştirilmiştir. Ayrıca geçtiğimiz yıl sonunda yaygın sanallaştırma ve özel bulut altyapılarına ivme kazandırmak için EMC ve VMware ile oluşturduğumuz ‘Virtual Computing Environment (VCE)’ koalisyonu ile güçlerimizi birleştirdik.

Cisco – VMware ve EMC’nin Sanal Bilişim Ortamı güç birliği
Bu güç birliği, bilişim altyapısı esnekliği sağlayarak firmaların iş alanında daha rahat hareket etmelerini; yaygın veri merkezi sanallaştırması ve özel bulut altyapılarına geçiş ile BHT, enerji, bina maliyeti gibi harcamaları azaltmalarını sağlamak amacıyla oluşturuldu. Sanal Bilişim Ortamı (VCE) güç birliği, Cisco, EMC ve VMware tarafından sunulan sınıfının en iyisi sanallaştırma, ağ, bilişim, depolama, güvenlik ve yönetim teknolojilerini birleştiren VblockTM Altyapı Paketleri ile firmalara, bilişim stratejilerini özel bulutlar etrafında düzenlemek ve optimize etmek için kapsamlı bir yaklaşım sunuyor.

Cisco’nun bulut gücü Vblock
Sanal Bilişim Ortamı güç birliği, Cisco, EMC ve WMware tarafından sunulan sınıfının en iyisi sanallaştırma, ağ, bilişim, depolama, güvenlik ve yönetim teknolojilerini birleştiren Vblock Altyapı Paketleri ile firmalara, bilişim stratejilerini özel bulutlar etrafında düzenlemek ve optimize etmek için kapsamlı bir yaklaşım sunuyor.
Vblock altyapı paketleri kurumların ihtiyaçlarına göre üç ayrı kategoride sunuluyor. Giriş seviyesi yapılandırmaya sahip olan Vblock0, 300’den 800’e kadar sanal makine desteğine sahipken; Vblock1, 800’den 3 bine ve Vblock2 ise 3 binden 6 bine kadar sanal makineyi destekliyor. Böylelikle küçük ve orta ölçekteki işletmelerden uluslararası kuruluşlara kadar tüm organizasyonlar Vblock altyapı paketleri ile Bulut Bilişim hızlıca hayata geçirebiliyor.

NetApp buluta güç sağlıyor
NetApp firması 1993 yılında kurulmuş bir Amerikan şirketi. Rakiplerine göre genç bir firma olması dinamizmini ve girişkenliğini artırıyor. Faaliyet alanı tamamen veri depolama çözümleri olan NetApp, sunduğu servis, hizmet ve çözümleriyle Bulut Bilişim Teknolojileri’nin önünü açıyor. Türkiye’de Bulut Bilişim hizmetlerine fiilen yer almaya başlayan NetApp’in Sistem Mühendisi Burak Koç’tan Bulut Bilişim kavramı hakkında güncel bilgiler ve yorumlar aldık.

“Kullanıcı olarak fark etmesek de bulut hayatımızda”
Bulut Bilişim’in tanımından yola çıkarak yaklaşımları daha kolay anlayabiliriz. Bulut Bilişim, Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri’nin kurumlara bir hizmet olarak sunulmasına olanak sağlayan bir iş modelidir. Bu yüzden bulut kavramını ürün, hizmet gibi ayrıştırmamız da doğru olmayacaktır. Bulut Bilişim kendi içerisinde yatay ve dikey bileşenlerden oluşur. Bulut Bilişim Teknolojileri sundukları hizmet ve sunuldukları kitleler açısından ayrılırlar.
Temelde, Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri’ni (ITaaS) sundukları hizmetler açısından 4 ana gruba ayırabiliriz. ITaaS; altyapı hizmeti (IaaS), platform hizmeti (PaaS), uygulama hizmeti (SaaS), veri depolama hizmeti (StaaS) ana başlıklarından oluşmaktadır. Ayrıca sunuldukları kitleler açısından da, özel (private) ve genel (public) olarak ikiye ayrılırlar.
Aslında günümüzde birçok kişi zaten farkında olmadan bir takım hizmetleri Bulut Bilişim altyapısı üzerinden yürütmektedir. Facebook, Google Apps, iTunes ve Yahoo gibi şirketlerin ürünleri, genel (public) bulut ürünlerine örnek olabilirler ve aslında her Facebook kullanıcısı bir bulut kullanıcısıdır. Oracle, Siemens ve BMW’yi de gerek farklı kurum ve şirketlere gerekse kendi iç altyapılarına özel (private) Bulut Bilişim hizmeti sunan şirketlere örnek olarak verebiliriz.

NetApp ile sorunsuz, esnek veri depolama altyapıları
NetApp olarak yukarıda örneklerini de verdiğimiz Bulut Bilişim hizmeti sunan şirketlerin tamamı için, güvenlikten ödün vermeden esnek veri depolama altyapıları sunmaktayız. En önemli konulardan birisi de verileri aynı fiziksel ortamda, birbirlerini etkilemeden ve güvenli bir şekilde barındırabilmektir. NetApp, bu ayrımı, yani kaynakların ortak kullanımını sağlarken aynı zamanda mantıksal olarak da veri ve hizmet niteliğini keskin çizgilerle birbirinden ayırmaktadır. Bu özellikleri sayesinde, özellikle Bulut Bilişim hizmeti verilen veri merkezlerinde NetApp çözümlerinin hızla arttığını göreceğiz.

NetApp, Cisco ve VMware gücünü zirveye taşıyor
Bu çerçevede, NetApp, Cisco ve VMware’in bir araya gelmesiyle, veri merkezleri için ortak bir çözüm oluşturulmuştur. Bu çözüm genel hatlarıyla, NetApp veri depolama sistemleri, Cisco anahtar ve sunucuları ile Vmware’in sanallaştırma platformunun tümleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Bu birlikteliğin sebeplerinden birisi de, 3 şirketin veri merkezi çözümlerinin aynı vizyona, yani esnek ve güvenli sanal ortamlar yaratılmasına olanak sağlamasıdır.
Ayrıca yeni bir gelişme olarak, geçtiğimiz aylarda NetApp bu çözümü sağlayan Bycast firmasını satın alarak zaten çok yakın bir şekilde çalıştığımız Microsoft-Vmware-Cisco firmalarının bulut mimari çözümlerini bir üst seviyeye taşıma fırsatını müşterilerine sağlamaya başlamıştır. 
Dünyada büyük hızla yaygınlaşan Bulut Bilişim kavramı, ülkemizde de yolculuğuna başlamış bulunmaktadır. NetApp, Bulut Bilişim iş modeline yönelik çözümleri ile Türkiye’nin ilk özel (private) Bulut Bilişim sunan veri merkezlerinde de yer almanın gururunu yaşamaktadır.

EMC ile bir sonraki adım
Bulut Bilişim ve sanallaştırma teknolojilerinin dev şirketi EMC’den Teknoloji Danışmanlığı Ekip Lideri Cenk Ersoy dosyamız için konuğumuz oldu.

Her an her noktadan erişim
Bulut Bilişim’i, kurumların ihtiyaç duyduğu BHT hizmetlerinin servis olarak verilmesini sağlayan yapılardır. Bu servisler altyapı hizmetleri olabileceği gibi e-posta, dosya paylaşım, kaynak yönetimi vb. gibi birçok uygulama hizmeti de olabilir. Bulut Bilişim kişi ve kurumlara merkez serbestliği sağlar. Üstelik sabit bedeller yerine kullanılan kapasite ve hizmet kadar ödeme mantığıyla çok daha ekonomiktir. Bu sayede işletimi uzman bir kadro tarafından gerçekleştirilen güçlü altyapılarda konumlanan merkezlerdeki veri ve uygulamalarınıza İnternet üstünden kolayca ulaşabilirsiniz. Böylece bir veri merkezinin ihtiyaç duyduğu insan ve donanım masraflarıyla uğraşmaz, ayakta tutmak için enerji harcamaz, sadece kendi işinize ve ihtiyaçlarınıza odaklanırsınız.

Kurumlar ve çok şubeli firmalar neden sanallaştırma ve bulut teknolojileri kullanmalı?
Veri merkezlerinde sanallaştırmanın uygulanması, kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılmasını aynı zamanda maliyetlerin de düşmesini sağlamaktadır. Daha önce altyapı teknolojilerini yöneten bilgi işlem kısımları, sanal veri merkezlerinde artık altyapı servisleri sağlayan bir duruma gelmekte, fiziksel sistemleri yönetmek yerine artık is süreçleri ile alakalı kuralları yöneterek doğru uygulamaların, doğru sunucular üzerinden hizmet vermesini ve verilerin doğru disk sistemleri üzerinde depolanmasını sağlamaktadırlar. Sanallaştırma teknolojilerinin ve Bulut Bilişim’in kullanımının artması pek çok üreticinin bir araya gelip bir vizyon oluşturması gereksinimini de ortaya çıkardı. Bu sayede bugünün sanal ortamlarının tamamen otomatik ve dinamik veri merkezlerine dönüşmesi sağlanmaktadır. Yani artık kurumların BT ekipleri müşterilerine sadece altyapı sağlamakla kalmayıp bu altyapıyı müşterilerinin servis seviyesi ihtiyaçlarına göre otomatik olarak sınıflandırıp, elle yapılan ayarlamalar ve vakit kayıplarını da ortadan kaldırarak bu hizmeti tamamen otomatize edebilmektedir.

EMC ile geleceğe yönelik çözümler
EMC’nin Bulut Bilişim vizyonu; sanallaştırmayı sunucu sanallaştırmasının ötesine taşındığı, bilişimin depolama, ağ, sunucu ve uygulama gibi tüm katmanlarının sanallaştırılarak tek bir havuz olarak kolayca yönetilebildiği, otomatik olarak kaynak tahsisi, uyumlaştırması ve kaynak geri kazanımı özelliklerine sahip, kullanım oranlarının kolayca ölçüldüğü bir yapıya dayanmaktadır. Hatta bu havuz yapısının tek bir veri merkezinin ötesine taşındığı ve birden fazla ver merkezinin bile tek bir havuz olarak çalışabildiği bir geleceğe doğru ürün ve çözümler geliştirilmeye devam edilmektedir.

EMC’nin sunduğu bulut teknolojileri ürün, servis ve hizmetleri
EMC ürün çeşitliliği, servis ve hizmet yapısı ileriye dönük, Bulut Bilişim yöntemlerini benimsemiş bir yapıya doğru evrimleşmektedir. VCE – Vblok ürününün yanı sıra, hem orta hem de kurumsal ölçeklerdeki çözümlerde birden fazla merkezde çalışabilecek, performansını otomatik olarak uyumlaştırabilecek şekilde çalışan tümleşik sistemler ortaya çıkmaktadır.
FAST yazılımımız sayesinde veri doğru zamanda doğru katmanda otomatik olarak konumlandırılabilir. RecoverPoint cihazları sayesinde değişik marka ve model depolama sistemleri birbiri ile tümleştirilip şubeler arasında veri koruması sağlanabilir.
Mayıs 2010’da Boston’daki EMC World toplantısında duyurusu yapılan V-Plex ürünümüz sayesinde birden fazla veri merkezinin tümü tek bir depolama altyapısı olarak yönetilebilecektir. Bulut mimarisinin de başarılı olacak firmalar muhakkak bulut mimarisinin yapılandırılması, yönetimi ve güvenliği konusunda da etkili çözümler sunmak zorundadırlar. IONIX ürün ailemiz bünyesindeki çeşitli yazılımlarımız sayesinde Bulut mimari altyapısın kolayca yönetilebilmekte, kaynak otomatik olarak tahsis edilebilmekte, değişik yazılımlarla kaynak kullanımı gözlenip raporlanabilmektedir.
EMC hali hazırda müşterilerine Bulut Mimari altyapısı kullanan ‘Mozy.com’ isimli yedekleme servisi ve ‘Salesforce.com’ isimli CRM uygulaması sunmaktadır.

Bulut Bilişim’de yazılımın gücü Microsoft
Bulut Bilişim’in yönünü oluşturduğu dev yazılım platformları ile belirleyen Microsoft’un Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan ile birlikte kurumların yüzünü dönmeye başladığı bu yeni kavramı, Microsoft’un Bulut Bilişim’e sağladığı katkıları ve sahip oldukları vizyonu görüştük.

Microsoft Hyper-V zengin bulut deneyimi yaşatıyor
Bulut Bilişim, herkese açık (public) veya kurumlara özel (private) şekillerde olabilir. Bir başka deyişle Bulut servisleri, genel kullanıma açık olabileceği gibi sadece işletmelere özel altyapı, platform veya yazılımlar sunabilir. Bulut servislerinin paylaşımlı olma özelliği ve ihtiyaca göre kaynak dağılımını sağlayabilme becerisi, özellikle kurumlar açısından büyük avantajlar sunmaktadır. Kurumlar değişen iş ihtiyaçlarına anında cevap verebilen bulut servislerini, uygun ödeme koşulları belirli dönemler için satın alabilecekleri gibi bu servislerin güvenlik, performans ve ölçeklenme avantajlarından faydalanabilirler, dahası BHT altyapı bakım ve yönetim maliyetlerinden de önemli tasarruflar sağlayabilirler.
Bulut bilişimin en önemli yapı taşlarını sanallaştırma ve yönetim yazılımları oluşturmaktadır. Microsoft Hyper-V sanallaştırma çözümleri ve System Center yönetim ailesi ile yönetilen Bulut altyapıları hem özel, hem de çok kullanımlı ortamlarda zengin Web servislerinin sunumunu sağlamaktadır.

Dünyadaki yaklaşım ve ‘Microsoft Bulutu’

Bulut Bilişim, kurumların bazı BT hizmetlerini servis olarak almalarını sağlarken sadece operasyonel maliyetleri azaltmakla kalmıyor, teknoloji bütçeleri sınırlı olan küçük ve orta ölçekli şirketler için de önemli fırsatlar sunuyor. Bilişim endüstrisinde bir eğilim haline gelen bulut platformları, Microsoft’un iş planlarında önemli bir yer tutuyor. Microsoft’un bu alandaki liderliği tüketici ihtiyaçlarını doğru yorumlayıp en uygun teknolojileri anında geliştirmesinden kaynaklanıyor. Her yerden her cihazla bilgiye erişmeyi hedefleyen vizyonumuzu bugün bir adım daha ileriye taşıyoruz. Dünyada 1,4 milyon kullanıcının Windows deneyimi bugün bize kişisel bilgisayar, mobil ve İnternet platformları arasındaki sınırları kaldırmamıza yarayan teknolojileri geliştirmek için yol gösteriyor.
Yeni nesil işletim sistemimiz Windows 7, mobil cihazların kalbi Windows Mobile ve İnternet ortamında haberleşme ve paylaşım sağlayan Live yazılım ve servislerimiz, gelişmiş yazılımlarımız, bireylere ve kurumlara platformlar arasında kesintisiz geçiş yapma olanağı sunuyor. 550 milyonu aşkın Microsoft Live kullanıcısı ile dünyanın en geniş sanal topluluğunu ağırlıyoruz. Ayrıca Office 2010 başta olmak üzere tüm Microsoft yazılımları Bulut ortamlarına tümleşik olacak şekilde geliştiriliyor.
Bu nedenle Microsoft Bulutu, dünyanın en geniş kullanıcı kesimine sahip, birbirinden zengin uygulamaları ve teknik profesyonelleri bir araya getirirken, dünyanın önde gelen kurumları Microsoft’un yenilikçi yazılımlarını en uygun şartlarla kullanabiliyor. Microsoft Bulut Servisleri veri merkezlerinin ve donanımların bakım ve operasyonel maliyetlerini hissedilir düzeyde azaltıyor. Microsoft, bulut hizmetlerini kullanmak isteyen, buna karşılık güvenlik, bilgi mahremiyeti, uyumluluk, kimlik ve erişim denetimi gibi konularda şirket yöneticilerinin kurumsal beklentilerini anlıyor ve onlara en etkin çözümleri öneriyor.

Bulut Bilişim Türkiye’nin de ufkunu açacak

Mevcut İnternet altyapısının yaygınlığı, mobil teknolojilerdeki gelişmişlik düzeyi Türkiye’de Bulut servislerinin gelişmesi için önemli bir potansiyel sunuyor. Ayrıca dış kaynaklı hizmetlerin kullanımı konusunda istenen yaygınlığa erişmese de, bu alanda genel bir farkındalıktan söz etmemiz mümkün. Küresel ölçekte rekabet eden birçok Türk firmasının bilgi teknolojilerinin kendi işlerine sağladığı katma değer konusunda hemfikir olduğu böyle bir dönemde, Bulut platformlarının özellikle bilgisayar kullanımı sınırlı KOBİ’lerimize de yeni bir ufuk açacağı kanısındayız.
Buna karşılık küresel ilişkilerin yoğunlaştığı bir dönemde Bulut platformları ortaya çıkarken işin hukuki ve ekonomik boyutlarının da olgunlaşması zamana bağlı bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle hizmet kalitesi standartlarından, özellikle bazı sektörlerde önemli olan yasal standartlara kadar çeşitli hukuki düzenlemeler, bu tür hizmetlerin gelişimini de doğrudan etkileyecektir. Bu sürecin kısa sürede aşılacağını ve Bulut servisleri alanında Microsoft çözümlerinde ciddi deneyim sahibi iş ortaklarımızın bu tür hizmetleri Batı standartlarında ve yüksek kalite seviyesiyle sunabileceğini görebiliyoruz.
Bu noktada Microsoft’un küresel yol haritasına uygun olarak yüksek katma değerli Microsoft Çevrimiçi Servisleri’ni, Türkiye’de en kısa sürede hayata geçirmiş olmayı ümit ediyoruz.

Microsoft müşterilerine sunduğu bulut hizmetleri
Microsoft şu anda 1 milyar müşteriyi ve 20 milyon işletmeyi destekleyebilecek bir bulut hizmetleri altyapısına sahip. Buna rağmen kapasiteyi daha da artırmak için yatırımlarını sürdürüyor. Microsoft Bulut Servisleri’ni dünyanın önde gelen 10 enerji şirketinden 7’si, 20 bankadan 15’i, 20 ilaç firmasından 16’sı ve 20 telekom şirketinden 13’ü etkin bir şekilde kullanıyor. Bu kurumlar çalışanlarını, Exchange Online, SharePoint Online, Office Live Meeting, Office Communications Online ve Exchange Hosted Services gibi Microsoft Bulut Servisleri üzerinde sunulan Web hizmetleriyle destekleyerek işlem maliyetlerini azaltıyor. Microsoft’un en son ürün güncellemeleriyle birlikte tüm bu servisler anında yenilenerek ilgili güncellemeler milyonlarca kullanıcıya yansıtılabiliyor. Kurumlar böylece BT altyapısının güncellenmesi, lisanslar, bakım ve yönetim için fazladan bir harcama yapmak zorunda kalmıyor.

Microsoft kurumsal iş uygulamaları

Microsoft her ölçekten şirket için altyapı ve iş ihtiyaçlarına cevap veren yenilikçi yazılımlar ve teknolojiler üretiyor. Microsoft Sanallaştırma, Birleşik Haberleşme Çözümleri, Dynamics CRM ve ERP-Elektronik Kaynak Planlaması gibi iş uygulamalarımız dünyada milyonlarca şirket tarafından kullanılıyor.
Verimlilik artışı, enerji tüketiminde ve yer kullanımında azalma, yönetimin kolaylaşması gibi yararlarla bir çığır açan sanallaştırma çözümleri, bu eğilimleri destekleyen özellikleriyle içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda ciddi bir tercih konusu olmaya devam ediyor. Microsoft Hyper-V ile gerçekleştirdiğimiz çözümlerden edindiğimiz izlenimler sonucunda, sanallaştırma ile veri merkezlerinde sunucu ve uygulamaların yönetimi açısından güçlü bir dönüşümün yaşanmakta olduğunu görüyoruz.
Şirketlerimizin haberleşme ve seyahat masraflarını azaltan Microsoft Birleşik Haberleşme çözümleri ise, günümüzün haberleşme araçlarını çalışanlara bir arada sunarken, özellikle Microsoft yazılımlarıyla tümleşik olarak müşteri veya tedarikçi ilişkileri yönetimindeki yüksek katma değeriyle ön plana çıkıyor. Microsoft Dynamics de Navision ve Axapta ERP yazılımlarıyla küresel pazarda rekabetçi olmak isteyen şirketleri hedeflerken, Microsoft Dynamics CRM de etkili müşteri kampanyaları hazırlamak isteyen kurumların öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Microsoft Dynamics ürünleri sağladıkları ERP ve CRM çözümleriyle firmalarımızın küresel rekabetin ağır koşullarına direnmeleri ve dönüşüm sürecini yönetebilmeleri için güçlü araçlar sunuyor.
Microsoft, kurumlara gerçek potansiyellerini ortaya koyma fırsatı veren yenilikçi çözümlerini, dünya çapında 25 binden fazla sistem sağlayıcısı ve katma değerli iş ortağıyla destekliyor. 45 bini aşkın sayıda bağımsız yazılım evi ise, Microsoft ürünleriyle yazılım ve çözümler geliştiriyor. Microsoft kurumsal çözümlerdeki deneyimini Bulut servisleri için de kullanarak şirketlere en gelişmiş teknolojileri küçük bütçelerle edinme fırsatı sunuyor. Microsoft, Bulut hizmetlerini kullanmak isteyen; buna karşılık güvenlik, bilgi mahremiyeti, uyumluluk, kimlik ve erişim denetimi gibi konularda endişe yaşayan şirketleri gayet iyi anlıyor, onlar için en doğru ve etkin çözümleri öneriyor.
Bulut tabanlı çözümlerimiz, tanıtımdan, haberleşmeye, takım çalışmasından, iş uygulamalarına, yönetimden altyapı bakımına kadar çok kapsamlı Web hizmetlerinden oluşuyor. 19 ülkede Microsoft Business Productivity Online Suite hizmetlerimizi sunan 8 binden fazla iş ortağımız var. Kullanıcılar aşina oldukları ara yüzleri ile Windows, SQL Server, Exchange, SharePoint ve Microsoft Office gibi çözümlere şimdi Web ortamından daha az maliyetle ve kolay erişebiliyor. Microsoft Çevrimiçi Servisleri’ni bugün dünyanın önde gelen 10 enerji şirketinden 7’si, 20 bankadan 15’i, 20 ilaç firmasından 16’sı ve 20 telekom şirketinden 13’ü etkin bir şekilde kullanıyor.

Microsoft’tan kamuya özel çözümler
Kamu yönetimlerinin temel hedefi vatandaşa hızlı ve kaliteli çözüm sunmak, kamu hizmetlerinin sağlıklı yönetimi için gerekli teknoloji altyapısına sahip olmaktır. Öncelikle kamu birimlerine hizmet veren BHT altyapılarının kesintisiz ve performanslı çalışması beklenir. Bu aşamada Microsoft’un sistem yönetiminden güvenlik ve veri yönetimine kadar birçok konuda kamu kurumlarına sunduğu çeşitli çözümlerden söz edebiliriz.
Microsoft bilgisayar ağına bağlı bilgisayarların, sunucuların ve bütün taşınabilir aygıtların işletim sistemlerini, yazılımları ve yazılım güncellemelerinin merkezi olarak bakımını ve yönetimini sağlayan gelişmiş araçlara sahiptir.
Windows Server 2008 R2 sunucu ve Windows 7 işletim sistemlerimiz, sanallaştırmaya ve kurum genelinde masa üstü sistem yönetimine verdikleri destekle veri merkezlerinin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Windows Server 2008 R2 ile birlikte muhteşem bir uyum içinde çalışan Windows 7 içinde hazır gelen Microsoft Masa üstü Uyumlaştırma Paketi (MDOP) , masa üstü sistemlerinin tek bir noktadan yönetimini kolaylaştırıyor. Bu açıdan Windows 7 ve Windows Server 2008 R2 her açıdan birbirini tamamlıyor.
Şu an 4 bin farklı donanımı destekleyen ve üzerinde 800 civarında uygulamanın çalıştığı Windows Server 2008, Hyper-V sanallaştırma teknolojisiyle kurumlara ciddi bir tasarruf avantajı sunuyor. Hyper-V bilgi işlem kısımlarında harcanan enerji ve yer ihtiyacından yüzde 90’ların üzerine çıkabilen bir tasarruf oranı sağlıyor.
Günümüzün veri merkezlerinde farklı platformların bir arada bulunması, kurumlara yönetim açısından bazı darboğazlar yaratabiliyor. Böyle ortamlarda Microsoft System Center Virtual Machine Manager farklı işletim sistemi platformlarını yönetme becerisiyle öne çıkıyor.
Bu arada kamu kurumları açısından bilgi ve kullanıcı güvenliği de kritik bir öneme sahiptir.
Tümüyle yenilenen Microsoft’ un güvenlik Ürün Ailesi olan Forefront Güvenlik Ailesi ile uçtan uca (istemci, sunucu ve erişim) sağladığı çözümle güçlü bir güvenlik altyapısı sunuyoruz. Ayrıca Microsoft ve Microsoft dışındaki güvenlik ürünlerini bütünleştirerek birlikte yönetmeyi sağlayan çözümleri de (Forefront Protection Manager 2010) yakında sunmayı hedefliyoruz. Sistem kaynaklarına kontrollü ve güvenilir erişim sağlamak amacıyla kurum genelindeki varlıkların ve çalışanların sayısal kimliklerini yönetmeyi sağlayan Forefront ve Identity Lifecycle Manager ise kurum dışındaki tedarikçiler, çalışanlar ve müşterilerin güvenilir ve denetlenebilir bir ortamda sistemlere erişimini mümkün kılıyor.
Kamu kurumları özellikle yüksek hacimli verilerin yönetimi için yetkin araçlara ihtiyaç duyar. Bu çerçevede kurumların veri depolama stratejilerini oluştururken yenilikçi teknolojileri dikkate alması, veri depolama sistemlerinin güvenliği, güvenilirliği, ölçeklenebilirliği ve yönetimi gibi konuları dengeli bir şekilde yönetmesi önem taşıyor. Windows Storage Server 2008 ve Microsoft System Center DPM 2007, işte tüm bu ihtiyaçları bir orkestra şefi gibi başarıyla yönetiyor. Kurum genelinde kritik iş uygulamalarına destek veren Windows Storage Server 2008 ve Windows Server 2008 birbirini tamamlayan teknolojileriyle geometrik artış gösteren bilgi yükünü, sunucular üzerinde dengeli bir şekilde dağıtmaya ve belirli kurallar doğrultusunda başarıyla yönetmeye imkân veriyor.
Microsoft System Center Data Protection Manager 2007 kurumlardaki donanımlar üzerinde ağır bilgi yüküne sahip veritabanları, e-posta sunucuları, dosya ve Web sunucularındaki dosyalara güvenli ve hızlı erişim olanağı sunuyor.

Bulutun işletim sistemi Windows Azure
Windows Azure platformu birlikte veya bağımsız çalışmak üzere tasarlanan bir dizi Bulut Bilişim servisinden oluşuyor. Azure ile uygulama geliştiriciler mevcut yetkinliklerini ve alıştıkları yazılım geliştirme araçlarını kullanarak bulut servisleri oluşturabilirken, bağımsız yazılım evleri ise öde ve kullan sistemiyle hızlı bir şekilde hayata geçen bulut uygulamaları yazabiliyor. BT profesyonelleri, Azure’u çok fazla karmaşaya neden olmadan veri merkezleri için gerekli BT kaynaklarına erişmek amacıyla kullanırken, farklı ölçeklerdeki işletmeler de değişen iş ihtiyaçlarını Azure ile yazılmış zengin Web servislerinden sağlayabiliyor.
Microsoft’un teknolojileriyle paralel gelişen Windows Azure ve SQL Azure, altyapı ve platform gibi seviyelerde herkese açık bulut hizmetlerinin sunumunu mümkün kılmaktadır.
Kuşkusuz bir başka önemli konu ise bulut platformlarından faydalanmak isteyen işletmelerin kendi ortamlarındaki teknolojiler ile bulut servislerini entegre kullanabilmesidir. Microsoft Bulutu ve Azure’un üstün teknolojisi, Microsoft Exchange, SharePoint Server ve Dynamics CRM gibi başarılı Microsoft sunucu yazılımlarının İnternet ortamından Çevrimiçi Servisler olarak sunulmasını ve dolayısıyla her ölçekte işletme tarafından kullanımını olanaklı hale getiriyor.

Windows Azure ile başarı hikâyeleri
Çevrimiçi ortamda gerçekleşen veri transferlerinde Azure’un SQL Server 2008 R2 ile tümleşme becerisi kurumsal uygulamaların kapsama alanını genişletiyor. Azure’un uyumlu programlama modeli ve SQL Server ile bağlantılı araçları, özellikle İnternet üzerinde yeni iş modelleri oluşturmayı hedefleyen girişimcilere ciddi bir fırsat kapısı açıyor.
Siemens ve Coca Cola gibi dünyanın önde gelen kurumları Azure platformlarının maliyet avantajlı rahatlığından faydalanıyor. Siemens, dünya çapında 410 bin çalışanı, elektrik ve elektronik mühendisliğinde yenilikçi projeleri ve köklü deneyimi ile enerji ve sağlık sektörlerinde haklı bir üne sahip. Dolayısıyla bu devin deneyimleri, Azure’un kurumlara sunduğu avantajları yansıtması açısından büyük bir önem taşıyor.
Siemens belli bir süre önce yazılımların kurum genelinde daha verimli dağılımını sağlamak, maliyetleri azaltmak ve karmaşık yazılım paketlerini farklı cihazlara yüklemek için pratik bir yöntem arayışına girdi. Özellikle yazılım dağıtım sisteminin kapasitesini genişletmeyi hedefleyen Siemens, bu sorunu bulut modeliyle çözmeye karar verdi. Şimdi firma kendi yazılım paketlerini İnternet’te harici bir veri merkezinde tutuyor ve yönetimini bu merkez üzerinden gerçekleştiriyor. Microsoft Teknoloji Uyum Programı’na (Microsoft Technology Adoption Program) katılarak Windows Azure platformunu kullanmaya başlayan Siemens, kendi yazılımlarını, Microsoft’un bir veri merkezinde tutulan ve ölçeklenebilir Bulut servisleri üzerinden çok sayıdaki müşterisinde bulunan binlerce farklı cihaza merkezi olarak yükleyebiliyor. Siemens’in Windows Azure platformunu tercih etmesinde, bu servislerin, kesintisiz çalışan ve ölçeklenebilir bir altyapı sunması kadar, aynı zamanda öde ve kullan modeliyle çalışması da önemli rol oynadı. Bu arada Microsoft Web servislerinin işletim sistemi olan Azure, Siemens için bağımsız ve birlikte çeşitli servislerin geliştirilmesine de imkân veriyor. Siemens bu yatırımla BT operasyon maliyetlerini azaltırken, müşteri hizmetlerini de geliştirme fırsatı buldu. Ayrıca Siemens BT uzmanlarının aşina olduğu uygulama geliştirme araçları çeşitli Web servislerinin geliştirilmesi açısından da esneklik sunuyor.

Google kullanıcılara her zaman eşsiz erişim ve işlem deneyimi sunuyor
Bulut Bilişim Dosyası için özel olarak görüştüğümüz Google Türkiye Genel Müdürü Bülent Hiçsönmez, bizlere kullanıcılara her zaman her yerden her şeye erişimi mümkün kılan teknolojiler ürettiklerini ve Google’ın önümüzdeki dönemde sunacağı servisleri anlattı.

İş sürekliliğine en uygun uygulamalar bulutta
Google’ın yapmak istediği şey, söylemesi basit yapması çok karmaşık ve zor olan bir çalışma. Dünyadaki bütün bilgileri derlemek, erişilebilir kılmak ve kullanıcılara istedikleri ortamda sunuyor olmamız bizim en temel misyonumuz. Bilgilerin derlenmesi aşaması ve kullanıcılar için anlaşılabilir olması çok önemli. Bu gerçekleştirilen çalışmaların sunulacağı en uygun ortamın bulut olduğu inancındayım. Bulut teknolojisiyle gelişen ortamlarda kullanıcılara daha rahat kullanım imkânları yaratabiliyoruz. Bulut teknolojisi zaten her an yaşamımızın içerisinde yer almakta. İnsanlar, bilgiye ve uygulamalara istedikleri anda ulaşabilmek ihtiyacı duyuyorlar. Bulut teknolojisini tetikleyen ve bu noktaya getiren 3 tane nokta bulunmakta. Bunlardan bir tanesi erişim. Erişim artık olgunlaşan altyapılar sayesinde engel olmaktan çıktı. Türkiye ve dünyada da bu böyle gelişmekte. İkinci büyük gelişme ise erişim noktalarının gittikçe çoğalması. Bu erişim noktalarının yaygınlaşması bizlerin her zaman her yerden istediğimiz bilgilere ulaşabilmemizi sağlamakta. Eskiden bizler için İnternet’e erişim noktamız şirketlerdi. Tabi ki bu çalışmaların gelişmesinde, diz üstü bilgisayarların, Netbook’ların ve telefonların gelişimleri de büyük etki yarattı. Bu gelişmeler doğrultusunda güven alışkanlıkları değişmeye başladı. İnsanlar bu ortamlara güvenmeye başladılar. Tabi şirketlerde bu güven ortamlarının yaratılabilmesi için çok çaba sarf ettiler. Bulut teknolojisinin bizlere getirdiği en büyük avantajlardan biri de, bilişim gücü sağlaması. İnternet’in insan hayatının 24 saatlik bölümünün içerisinde oldukça fazla yer aldığından dolayı, bulut teknolojisi bizlere bu alanda avantajlar ve kolaylıklar sağlamakta. Bu teknolojiler insanların bu yöne kaymalarıyla daha da gelişecektir.

Dışarıdan alınan hizmetler ve güvenlik
Dışarıdan alınan hizmetler çok ciddi anlamda ihtiyaçları karşılamakta. Biz kurumsal alana Google olarak baktığımızda, Gmail’in altyapısı hem bireysel olarak hem de kurumsal olarak kullanılabiliyor. Şöyle ki; siz belli alan adına sahip iseniz, bu adresinizi Gmail ile bütünleştirerek belli bir miktarda kullanabiliyorsunuz. Belirlenmiş miktardan yukarı kullanım gerçekleştiriyorsanız belli ücretlere tabi oluyorsunuz. Yani siz Gmail’i kendi altyapınız olarak kullanıp, üzerine kendi adresinizi yerleştirip, bir şirket e-postası olarak kullanabiliyorsunuz. Türkiye’de bu sistemi kullanan çok fazla KOBİ bulunmakta. Bu kullanımın yaygınlaşmasının en büyük sebepleri yatırımın ve güvenlik uygulamalarının başkası tarafından sağlanması. Biz kesinlikle bu uygulamaların Türkiye genelinde yaygınlaştığını görüyoruz. Kurumlar bu ortamlardaki güvenliğin sürekli olarak sağlanacağı hususunu kabul etmeliler. Bulut teknolojisi sayesinde Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri alanlarının en büyük kâbusu olan güncelleme işlemleri, bulut uygulamaları sayesinde çok basit ve çok kolay olarak gerçekleştirilebiliniyor.

Google uygulamaları tarafındaki gelişmeler nelerdir?
Google uygulamalarının KOBİ’lerde yaygın olarak kabul gördüğünü ve kullanıldığını görüyoruz. Kullanıcılarımız yatırım yapmak yerine, maliyet avantajı elde ediyorlar. Güvenlikle ilgili olarak gerçekleştirilmesi gerekilen çalışmaları bizler onlar için gerçekleştiriyoruz. Müşterilerimiz bu sayede kendi için önem arz eden konulara fazla zaman ayırmayıp diğer işlerine odaklanabiliyor.

Türkiye’de Nexus One ürünü ve Android kullanımı
Ürünümüz piyasadaki yerini alacaktır fakat Google’ın bütün ürünleriyle ilgili olarak ileriye dönük politikası herhangi bir tarih belirtmemek. Google’da yenilik ve yeni ürünler hiç bitmez. Android kullanımının her geçen gün yaygınlaştığını görüyoruz. Her operatörün Android’li telefonu bulunmakta. Sonuçta bu açık bir pazar olduğu için uygulama geliştirmek hem çok kolay hem de çok hızlı. Bu uygulamaların gelişimi Türkiye’de büyük hızla ilerliyor.

Hedef KOBİ’ler
Biz 2010’da, İnternet kullanımı ve İnternet reklamcılığını KOBİ’lere tanıtıcıcı bir proje gerçekleştiriyoruz. 2010 yılında gerçekleştirdiğimiz en büyük projemizin bu olduğunu söyleyebilirim. Gerçekleştirdiğimiz bu projeyi KOSGEB işbirliği ile uyguluyoruz. Türkiye’de 2010 yılı sonuna kadar 37 tane şehre gitmiş olacağız ve 6 bin KOBİ’yi hedeflemekteyiz. Bu hedefimizi daha da arttırmak istiyoruz. Türkiye’deki İnternet kullanımı çok ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Artık kurumların bu mecralar üzerinden kararlar alırlarken müşterilerine, ‘bende buradayım’ demeleri gerekmektedir. Ve bu mecralar, özellikle KOBİ’lere yönelik olarak çok ciddi avantajlar sağlamakta. Bu çalışmamızın yanı sıra, sertifikasyon programları geliştirmekteyiz. Belli bir standardın oluşturulmasını sağlamak istiyoruz. Ayrıca, ölçüm ürünlerinin tanıtılması üzerine de çalışmalar yürütüyoruz. Yapılan yatırımların ve uygulamaların ne denli etkili olup olmadığının ölçümlenebilir olması çok önem arz etmekte.

Bulut Bilişim Neden Bu Kadar Popüler?
Tayfun Uğur
BT (British Telecom) Doğu Akdeniz Bölge Müdürü
Kısa bir süre önce Gartner1 tarafından yapılan endüstri araştırması sonuçlarına göre, CIO’lar için 2010’da bilişim teknolojilerindeki ilk üç önceliği sanallaştırma, bulut bilişim (cloud computing) ve Web 2.0 almıştır. Mevcut ortamda, daha iyi bilişim hizmetlerini daha ucuza sunabilme becerisi, işletmelerin amaçlarıyla doğrudan örtüşmektedir. Önemli bir sermaye harcaması yapmadan teknolojiyi kullanmak fikri CIO’lar, arasında olduğu kadar CEO’lar ve CFO’lar arasında da kabul görmeye başlamıştır. Aslında, bulut mimarisine geçmenin faydaları çok geniştir: Daha az sermaye harcaması ve sabit maliyetler, daha hızlı yatırım geri dönüşü, müşteri beklentileri ve rekabet koşullarına daha hızlı uyum ve daha fazla işgücü mobilitesi. Bulut Bilişim bir süredir konuşulur olmasına rağmen halen tam anlaşılır değildir. İnternet’in aksine “bulut” çok bildik bir kelime olmasına rağmen “bilişim” ile birleşince bulanıklaşmaktadır. Kısaca bulut bilişim için şirketin sahip olduğu ve binasında bulundurduğu bilişim altyapısı üzerinde çalışan servislerin ve uygulamaların İnternet gibi harici bir omurga üzerinde çalıştırılmasıdır denebilir. Örneğin bir CRM uygulamasının bir ağ üzerinde bulundurulması (bulut) ve 3’üncü parti tarafından bu yazılımın onu kullanma hakkını satın alan firmalar adına işletilmesi ve bakımının yapılmasıdır. Bulut bilişimin fayda ve risklerini tartışırken yapılan en yaygın hatalardan biri onu sadece “İnternet” ile sınırlı olarak düşünmektir. İşletmeler tarafından kullanılabilecek bir dizi “bulut” ortamı bulunmaktadır.
Yapılması gereken hangi tip uygulamanın (ve dolayısıyla iş sürecinin) hangi tip buluta geçirileceğine karar vermektir. “Geleneksel” bulut bilişim düşük maliyetlidir ama verilerin nerede depolandığının veya uygulamaların nereden yürütüldüğünün pek garantisi yoktur. Uluslararası işletmeler genelde yasalar gereği verilerini bazen kendi tesislerinde bazen de ülke sınırları içinde tutmak zorunda kalırlar. Örneğin, Sanal Özel Ağ (Virtual Private Network) gibi farklı bir bulut sistemi oluşturmak mümkündür. Bu ağ daha fazla güvenlik sunmakta ve işletmenin bir uygulamayı “bulut”tan yürütmesini sağlamaktadır. Ayrıca firma kendi müstakil bulutunu kullanırken, verilerin belirli bir ülkede depolandığını ve yürütüldüğünü bilmektedir. Müstakil bulutu tercih eden işletmeleri ele alacak olursak onların mevcut bilişim altyapılarını bir bulutmuş gibi davranacak şekilde değiştiriyoruz. Bulut hizmeti hangi biçimde olursa olsun, avantajları çok ikna edicidir (daha az maliyet ve daha fazla verimlilik), ama risk profili seçilecek olan bulut hizmetine göre önemli ölçüde değişiklik göstermektedir. Burada önemli olan, seçilecek olan bulut hizmetlerini doğru güvenlik, esneklik ve maliyet ile bir araya getirebilme yetisine sahip olmaktır. Her durumda, bulut bilişimin en ‘belirgin’ faydası olan maliyet tasarrufu, mevcut ekonomik ortamda oldukça tercih ediliyor olsa bile, bu aslında madalyonun bir yüzüdür. Bulut bilişim kavramının size para tasarrufu sağlamasının yanı sıra, sizin faaliyet biçiminizi değiştirebileceğini ve böylece, aslında hiç beklemediğiniz gizli değerleri ortaya çıkarma potansiyeline sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bulut bilişimin temel unsurları BT (British Telecom) hizmetlerinin merkezinde zaten yer almaktadır. BT’nin stratejisinin çekirdeğini oluşturan BT’nin Küresel Sayısal Ağı ile Bulut Bilişim Hizmet ve Ürün konseptini küresel işletmelere yönelik olarak, açık, net bir strateji ve yol haritası ile ortaya koymaktayız. BT, kurumların karşılaştıkları müşteri beklentileri, rekabet ortamı ve piyasa koşulları gibi ana gerçekleri ele alarak çözüm üreten ürün ve hizmetler sunmaktadır.

Günümüzde şirketlerin hedefleri açık ve nettir:
• Çalışanlarının verimliliğini artırmak
• Kurumlarının etkinliğini artırmak
• Müşterilerine verdikleri hizmet kalitesini iyileştirmek
BT, sadece kurumların bu hedeflerine ulaşmalarına yardım etmekle kalmayan, aynı zamanda performans, kesintisizlik, güvenlik ve veri koruma gibi alanlardaki zor ihtiyaçlarını da karşılayan çözümlere sahiptir. Ürünlerimizin temelinde küresel sayısal ağın bulunduğunu belirtmiştik. Sistem, kullanıcıları, dünyanın öbür ucunda çalışan uygulamalara bağlanmak için ihtiyaç duyulan performansı ve büyük şirketlerin bekledikleri kesintisizlik seviyelerini rahatlıkla sunabilmektedir. Ağımız içinde en son teknoloji ürünü veri merkezleri yer almakta ve yenilerini inşa etmekteyiz. Bunları kontrol etmek için kullandığımız yüksek düzeyde otomatik süreçler müşterilerin, bir kaç gün içinde tamamen yeni sanal veri merkezleri kurmalarını ve bir kaç saat içinde kapasitelerini değiştirmelerini mümkün kılabilmektedir. Bulut alt yapılarını ve hizmetlerini müşterilerimize sunmak amacıyla sektör lideri şirketler ile birlikte çalışıyoruz, onların yetkinlikleri ile bizim ağımızı birleştiriyoruz. Bu şekilde uçtan uca “reel” performansı sağlayabilmekteyiz. Buna örnek olarak Cisco’nun “Hosted Unified Communications” Hizmetleri ve Microsoft’un “Business Productivity Online Suit”ini saymak mümkündür. Yukarıda belirtilen iş birlikteliklerine ek olarak, günden güne hizmet kalitemizi artırarak hem haberleşme hem de yazılım sunan ağ merkezli bulut hizmetleri portföyümüzü genişletmekteyiz. Yeni Nesil Çağrı Merkezi çözümümüz bu anlamda çok iyi organize edilerek kurulmuş güzel bir örnektir. Bulut üzerinden sağlanan Managed Security güvenlik uygulamamız dünyanın en büyük ve en yetkin uygulamalardan biri olarak dikkat çekmektedir. Güvenliği, İnternet’te faaliyet gösteren kurumların her an ihtiyaç duyduğu savunmayı en iyi şekilde sağlayan bir hizmet olarak sunmaktadır.

Son dönemde bulut üzerinden yapılan bazı uygulamalara
örnek vermek gerekirse;
• Bilindiği üzere Nisan 2010’da İzlanda’daki Eyjafjallajökull volkanı patladı. Kül bulutları gökyüzüne dağıldı. Havaalanları günlerce kapalı kaldı. Havaalanlarını, seyahat acenteleri arayanların sayısında büyük bir patlama yaşandı. Yeni Nesil Çağrı Merkezimiz, bu testi de başarıyla geçti. Müşterilerimizin tüm bu kriz ortamında gelen çağrılarla başa çıkabilmeleri için ihtiyaç duydukları kapasiteyi sağlayabildik.
• Sanal Veri Merkezi çözümümüz, kurum ve kuruluşların veri merkezlerini kurmak ve genişletmek için ihtiyaç duydukları zamanı minimuma indirdi. Geçmişte, artan talebi karşılamak ve yeni uygulamaları barındırmak için yeni sunucu kapasitesini artırmak haftalar almaktaydı. Sanal Veri Merkezleri ile devreye sokulan yeni uygulamalar sadece bir kaç gün içinde çalışır hale getirilebilmektedir.
• Küresel bir üretici, Microsoft’un İş Üretkenliği Online Suit’ini (BPOS) kullanmak istemekte, ancak performansı konusunda endişeler taşımaktaydı. Verdiğimiz danışmanlık hizmetiyle, ağlarına akan trafiği anlamak, darboğazları tanımlamak ve bunları çözmenin yollarını bulmak için Uygulama Güvenceli Altyapı (AAI) hizmetimizi kullandık. Gelinen son noktada bant genişliği ihtiyaçları yüzde 63 azaldı ve uygulamaların yanıt süreleri 10 kat azalarak 30 saniyeden 3 saniyeye düştü. Daha düşük maliyetler, daha fazla işbirliği, daha iyi ve daha yenilikçi ürünler; durgunluk için mükemmel bir panzehir görevini görmektedir. Daha fazla işletme bulutun değerini anlamaya başladıkça, iş süreçleri sonucunda avantajlarını yaşadıkça, buluta geçişin hızlanacağına inanmaktayız. 1 Gartner, inc., Press release “Gartner EXP Worldwide Survey of Nearly 1,600 CIOs Shows IT Budgets in 2010 to be at 2005 Levels”, 19 January 2010

HP ile kusursuz Bulut Teknolojileri
Sanallaştırma ve Bulut Bilişim hizmetlerinin en önemli donanım sağlayıcısı, dünya devi HP’nin Bulut Bilişim’e olan yaklaşımını, sunduğu hizmetleri ve servis odaklı mimari vizyonunu HP Profesyonel Hizmetler MEMA Bölge Sorumlusu Özgür Kayım’dan dinledik.

Bulut bilişim aslında…
Bulut bilişim günümüzde basında büyük ilgi uyandıran bir konu. Basında bu konuda çıkan son haberlerde, sürekli olarak bulut bilişimin BHT teknolojilerinde nasıl devrim yaratacağından söz ediliyor. Ancak, yazarların Bulut Bilişim’in tanımı üzerinde henüz bir görüş birliğine vardığını söylemeyiz. Bu konuya bir standart getireceği umulan tanım ise, ABD Federal Hükümeti tarafından yapıldı. Bu resmi tanımda, Bulut Bilişim İnternet üzerinden “kullandığın kadar öde” iş modeliyle sağlanan ve satın alınan ölçeklenebilir, esnek sistemlere dayalı genel hizmetler bütünü olarak tanımlanıyor. Burada anahtar nokta, “kullandığın kadar öde modeli.” Örneğin, veri merkezlerinin daha verimli kullanılmasını sağlayan sanallaştırılmış “Özel Bulut Sistemleri” ödemeli olmadığı için, Bulut Bilişim olarak değerlendirilmiyor.

Üç temel hizmet
Kısaca açıklayacak olursak Bulut Bilişim’de müşterilere üç temel hizmet sunuluyor:
IaaS, yani Altyapı Hizmetinde, kullanıcı, yazılımları ve uygulamaları kullanmak için güç kaynağı, ağ, saklama, sunucu donanımları ve diğer sistemlerden yararlanıyor. Kullanıcı bu yazılımları bilgisayarlarında ne zaman kullanacağına kendisi karar veriyor ve tüm bileşenler üzerinde tam bir kontrol sahibi oluyor. ‘Amazon Elastic Compute Cloud’ altyapı hizmetine örnek gösterilebilir.
PaaS, yani platform hizmetinde, kullanıcı, belirli bir platformla (genellikle Java, Python veya .Net platformlarıyla) uyumlu olan uygulamalarını zengin bir ortamdan yararlanarak kullanıyor. Bu ortamda iş kuyruğu yönetimi, veriye erişim, uygulamalar arası iletişim gibi araçlar sunuluyor. Google App Engine ve Microsoft Azure Platform Hizmetine örnek gösterilebilir.
SaaS, yani yazılım hizmetinde, kullanıcı, önceden belirlenmiş uygulamaları doğrudan Web tarayıcısından çalıştırıyor. Bu uygulamalar farklı kullanıcılar tarafından aynı kolaylıkla kullanılmak üzere tasarlandığı için, iş ihtiyaçlarına özgü tasarımlara veya özel yapılandırmalara izin vermiyor. ‘SalesForce.com’ yazılım hizmetine örnek gösterilebilir. Günümüzde Yazılım Hizmetlerinin pek azı Bulut Bilişim teknolojilerini destekliyor ve durum gelecekte de böyle olacakmış gibi görünüyor.

Kullandığın kadar öde modeli
Bulut Bilişim’in ardında iki teknoloji yatıyor: Web 2.0 ve Sosyal Ağ. Şirketler, bu iki teknolojiyi kullanarak donanım kapasitesini çok sayıda kullanıcının ihtiyaçlarını karşılamak için hızlı bir şekilde artırabiliyor. Bu yaklaşım bireysel kullanıcılar ve küçük işletmeler tarafından uygulanıyor. Ancak, iş kurumsal işletmelere gelince değişiyor. Bununla birlikte ekonomik krizle birlikte artan maliyetler büyük şirketlerin bilgi teknolojileri direktörlerini de maliyetleri düşürmek için bulut bilişimden yararlanmaya teşvik ediyor.

Dünyada talep artıyor
Bulut Bilişim dünyada gittikçe artan bir talep görüyor. Kurumsal şirketler ve özellikle KOBİ’ler bulut bilişime rağbet ediyor. Ancak, Bulut Bilişim’in verilerin ofis dışında saklanması yüzünden güvenlik riski taşıdığını ve maliyeti gerçekte azaltmadığını düşünen bir kesim de var. Bulut bilişim teknolojileri geliştikçe maliyetler daha da azalacak ve güvenlik riskleri giderilecektir. Bulut bilişimin en büyük avantajı; isteğe bağlı olarak değiştirilmesi, ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenebilmesi ve HP’nin sunduğu çözümlerle mevcut veri merkezlerine bütünleştirilebilmesidir. Biz bu özelliklerden yola çıkarak Bulut Bilişim ile BT maliyetlerini büyük ölçüde düşürüyoruz ve gelişmiş yazılımlarımızla güvenlik risklerini gideriyoruz. Diyebiliriz ki, günümüzde Bulut Bilişim son teknoloji ürünü yerleşik bir veri merkezi kadar güvenlidir.

Türkiye’nin ihtiyacı var
Türkiye Bulut Bilişim’e ihtiyacı olan bir ülke. Özellikle KOBİ’lerin bu alanda talebi olmasını bekliyoruz. Ancak, müşterilerin bulut bilişim konusunda bilgilendirilmeleri, onlara ihtiyaçları doğrultusunda kapsamlı çözümler sunulması gerekiyor. Bu da, Türkiye’de Bulut Bilişim pazarı oluşturmak anlamına geliyor. Bunun birkaç yıla yayılacak uzun vadeli bir süreç olduğunu kabul etmemiz gerekir. Aynı zamanda HP gibi Bulut Bilişim çözümleri sunan şirketlerin desteklediği platform ve yazılımlarda çalışacak ara uygulamaların Türkiye’de yerli firmalar tarafından geliştirilmesi ve yaygınlaşmasıyla, bulut bilişimin KOBİ’lerin mevcut sistemlerine bütünleşmesi kolaylaşacak ve müşteri bulutu daha fazla ciddiye almaya başlayacaktır.

HP’nin bulutu
Kullanıcılarına yatırım geri dönüşünü hızlandıran düşük maliyetli, yüksek performanslı birleşik veri merkezleri sağlayan HP, BT dünyasında artan ihtiyaçları karşılamak için bulut bilişim çözümlerini sunuyor. İhtiyaca göre ölçeklenebilen ve veri merkezleri için kaynak kullanımında büyük esneklik sağlayan bulut bilişim hizmetleri müşterilere “kullandığın kadar öde” modeli ile sunuluyor. Böylece kullanıcılar ofiste ayrı bir veri merkezi kurmalarına gerek kalmadan dış kaynak kullanımına yönelerek ofis dışındaki veri merkezlerinden ihtiyaçları oranında yararlanabiliyor.
Bulut Bilişim, Bilişim Teknolojileri’nde son dönemde üzerinde abartılı tartışmaların geçtiği önemli bir kavram. Teknoloji uzmanları Bulut Bilişim yayıldıkça on yıl önceki Servis Odaklı Mimari (SOA) benzeri bir süreç yaşanacağını ifade ediyor. Bu da Bulut Bilişim’in faydaları ve riskleri üzerinde kafa karıştırıcı spekülasyonlara yol açıyor.
HP olarak biz tüm bu tartışmaların ötesinde somut ve elle tutulur çözümler üretmeye çalışıyoruz. Öncelikle, vizyon olarak Bulut Bilişim kavramını, İnternet evriminin bir sonraki adımı olarak görüyoruz. Bulut Bilişim’le nerede, nasıl ve ne zaman ihtiyaç duyulduğundan bağımsız olarak kişisel etkileşim alanlarından iş süreçlerine, iş süreçlerinden bunları işleme gücüne kadar her şeyin bir hizmet olarak ele alındığı yeni bir dönem başlıyor.
Bu anlamda bulut bilişim, HP için yüksek düzeyde ölçeklenebilirliğe ve esnekliğe sahip teknoloji destekli hizmetlerin İnternet üzerinden ihtiyaca göre kolaylıkla sağlanmasını ifade ediyor. HP son altı yıldır Bulut Bilişim kavramının altını dolduracak çok önemli adımlara imza attı. HP Compaq ile birlikte donanım altyapısını kuvvetlendirirken, Mercury, Peregrine ve Opsware gibi 11 ayrı firmayı satın alarak özellikle yönetim yazılımları alanında büyük bir hamle yaptı ve EDS’in satın alınması ile hizmetler alanında dünya ölçeğinde uzmanlığa sahip bir yapıya kavuştu. Kısacası HP, tüm müşterilerine tümleşik bir Bulut Bilişim ekosistemi sunabilmek ve bu yeni kavramın avantajlarını gösterebilmek için gerekli zemini hazırladı. Bu sayede, sayısal fotoğraflamadan Bulut Bilişim baskı hizmetlerine, Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri altyapılarından yazılım hizmetlerine kadar çok çeşitli alanlarda HP Bulut Bilişim hizmetlerinden yararlanmanız mümkündür.
Bulut Bilişim, BT hizmetlerini kurumların bünyelerinde herhangi bir donanım barındırmalarına gerek kalmadan, daha az insan gücüyle, daha verimli şekilde tek merkezden kontrol etmelerini sağlarken, maliyetleri azaltıp verimliliği artırıyor. İnternet’e erişimin çok daha kolay ve bol alternatifli olduğu günümüzde, Bulut Bilişim kavramının doğru bir yapılanma olduğu görülüyor.

Hem donanımda hem de yazılımda destek
HP Bulut Bilişim çözümlerimizi iki farklı iş modeli ile sağlıyor. Bulut Bilişim hizmeti sağlayan firmalara altyapı sağlanabildiği gibi aynı zamanda farklı bir model olarak HP Bulut Bilişim hizmetlerini kurumlara direkt olarak sunulabiliyor. HP, Bulut Bilişim tarafında hizmet vermek isteyen firmalara, gerek donanım gerekse yazılım altyapısını hızla devreye sokabilmeleri için destek oluyor. Her iki iş modelinde de iş ortaklarına sağladığı bu hizmet kapsamını “kurumların tüm BT operasyonlarını yürütme” kapsamında ele alıyor.
“Kullandığın kadar öde” sistemine dayanan Bulut Bilişim ile işletmeler bünyelerinde yer alan fakat tam performansla çalışmayan ya da atıl durumda olan donanımlarından kurtulacak ve bu sayede maliyet odaklı bir çalışma gerçekleştirmiş olacak. Böylece kuruluşlar otomasyona dayanan bulut bilişim hizmeti sayesinde, otomatik iş modellerinden yararlanarak çok daha hızlı, daha kolay kontrol edilebilir bir yapıyla çalışacak, enerji ve maliyetten tasarruf edebilecek. Bulut Bilişim hizmeti, düşük enerji tüketimi ile HP’nin önemle üzerinde durduğu ve bu konuda ciddi yatırımlar yaptığı Yeşil BT çalışmalarına da destek veriyor.
HP Bulut Bilişim veri merkezlerini kullanıcı ihtiyaçlarına göre şekillendiriyor ve tasarım aşamasından kurulum ve kullanım aşamasına kadar her evrede müşterilerine danışmanlık hizmeti sağlıyor. Bulut Bilişim sistemlerinde sunucu, veri depolama, ağ ve uygulama donanımları birleşik altyapı prensibiyle bir arada kullanılıyor. Bu ayrı birimlerin bir arada akıllı kaynak paylaşım yazılımlarıyla kullanılması günümüz ekonomisinde sürekli değişen işletme ihtiyaçlarının yüksek performans ve düşük maliyetle karşılanmasını sağlıyor.
Microsoft Exchange Server ve Microsoft SQL Server gibi sektörün en iyi uygulamaları işletme ihtiyaçlarına göre uyumlaştırılmış donanımlara yüklenerek işyerinde yüksek verimlilik sağlanıyor. Bütün bu süreçte sunucu, veri depolama, ağ ve uygulamaları içeren özel kurulum paketleri kullanılıyor. Böylece veri merkezi ile e-posta sunucuları ‘tek tuşla’ etkinleştirilerek kullanılabiliyor. Sistemin tümleşik bir yaklaşımla tasarlanması Bulut Bilişim veri merkezlerinin basit ve kolay bir şekilde kullanılmasına olanak tanıyor. Bu da veri merkezlerinin standartlaştırılması ile daha güvenilir sistemler kurulmasını sağlıyor.

HP Cloud Assure
HP’nin Bulut Bilişim hizmetleri bu alanla sınırlı kalmıyor. HP Cloud Assure Bulut Bilişim uygulamalarının güvenirliği, performansı ve kullanılabilirliğini sisteme müdahale etmeden ve iş kesintisine yol açmadan kontrol ediyor. HP Cloud Assure uygulamaların bulunduğu ağ ve sunuculara herhangi bir yazılım kurulmasını gerektirmiyor. Bu da Bulut Bilişim’e dâhil üretim sistemlerinin risklerini en aza indirerek üçüncü taraf uygulamalarının doğrulamasının yapılmasını sağlıyor. HP Cloud Assure, HP Yazılım Hizmeti ve uzman HP ekipleri ile sağlanan HP yazılımlarının avantajlarından yararlanıyor. Böylece güvenlik taramaları ve performans testleri ve kullanılabilirlik ölçümleri yapılabiliyor. Örneğin SaaS hizmeti kullanılıyorsa, HP SaaS ekibi uygulamayı barındıran Bulut Bilişim hizmet sağlayıcısı, uygulamanın çalıştırıldığı ortam ve hizmeti alan işletmenin kritik iş süreçleri hakkında önemli bilgiler sağlıyor. HP sunduğu bütün bu kapsamlı ve ihtiyaca göre uyarlanabilen modüler hizmetlerden yararlanarak Bulut Bilişim sisteminizi ister özel bulut ister genel bulut olsun sıfırdan size özel olarak tasarlayarak kullanımınıza sunuyor (HP Referans Mimarisi ve ITIL v3 uygulamaları ile). Yine bu yaklaşımla, HP Bulut Bilişim sistemleri gizli bilgilerin korunmasını, risk yönetimini, kimlik yönetimini, altyapı güvenliğini sağlayan kolay kullanılır bir hizmet olarak müşteriye sunuluyor.

HP’den bulut danışmanlığı
BT süreçlerinin otomasyonuna dayalı yeni kuşak veri merkezlerinde otomasyon araçlarıyla BT altyapısının birlikte kullanılıyor ve böylece BT faaliyetleri tek bir merkezden yürütülerek basitleştiriliyor. Bulut bilişim ve sanallaştırma teknolojilerine dayanan otomatik tespit sistemleriyle arıza tanıma, giderme ve teknik destek alma süresi kısalarak BT maliyetleri azaltılıyor. Artık, gittikçe daha fazla işletme maliyeti düşürmek, arıza, sorun çözümü ve iş üretiminde tepki süresini kısaltmak ve artan veri yükü doğrultusunda performansı artırmak için bulut bilişim gibi yeni teknolojileri kullanıyor. Bunun bir nedeni de üst düzey yöneticilerin yüzde 90’ının ekonomik krize bağlı belirsizlik ortamının önümüzdeki birkaç yılda devam edeceğini düşünmesi ve Bilişim Teknolojileri Direktörlerinin buna bağlı olarak yüksek kapasite ve performanslı veri merkezleri kurulması gerektiğine inanması.
Bulut bilişim sistemini kullanmak isteyen müşteriler bulut bilişimden daha çok yarar sağlamak için HP’nin Bulut Bilişim Danışmanlık Hizmetini de kullanabiliyor. 2009 yılında kullanıma sunulan HP Bulut Bilişim Danışmanlık Hizmetleri kapsamındaki Cloud Discovery Workshop, işletmelerin Bulut Bilişimden stratejik bir hizmet sağlama seçeneği olarak yararlanma ve Bulut Bilişimi sundukları diğer BT hizmetlerine nasıl ekleyecekleri hakkında bilgi veriyor. HP Cloud Roadmap Service ise müşterilerin bulut bilişimi hizmet sağlama stratejilerinin bir parçası olarak kullanmak üzere nasıl bir planlama yapacaklarıyla ilgili bilgi sağlıyor.

Esnek Veri Merkezi
Esnek Veri Merkezleri ile ilgili söylenebilecek en önemli nokta Bulut Bilişim’in kullandığın kadar öde sistemine dayalı olması ve esnek veri merkezlerinin de Bulut Bilişim kaynaklarını ihtiyaca göre kullandırmasıdır. Böylece Bulut Bilişim’le dış kaynak kullanımına giden şirketler ödediği her kuruşun karşılığını tam olarak ihtiyaçlarını gideren çözümlerle alıyor. Esnek veri merkezleri dış kaynak kullanımına dayalı olmayan Bulut Bilişim çözümleri ve birleşik veri merkezlerinde de enerji tüketimini azaltıyor, maliyeti düşürüyor ve BT ekibinin bakım ve onarımdan çok ARGE ve iş geliştirmeye odaklanmasını sağlayarak işletmelere rekabet gücü kazandırıyor. HP olarak geliştirdiğimiz esnek ve anlık olarak atanan sanallaştırma teknolojileri kaynakları kullanılarak veri kapasitesi iyileştirilebiliyor ve veri merkezlerinin etkinliği artıyor. Bu bağlamda, BladeSystem için Sanal Bağlantı ve HP LeftHand P4000 SAN sanallaştırma ürünlerimiz aşağıdaki yararları sağlıyor:
İş geliştirme faaliyetleri hız kazanıyor: BT altyapısı esnekleştirildiğinde, BHT organizasyonları yeni uygulamaları ile işleri hızlandırabiliyor. Bu sistem sayesinde veri merkezleri birkaç dakika ila birkaç saat içinde, yani çok kısa bir sürede genişletilebiliyor.
Maliyetler düşüyor: Sunucular, veri depolama birimleri ve ağ sistemleri ile diğer kaynaklar tek bir havuzda toplandığından kaynaklar gerektiği kadarıyla kullanılıyor. Yedekte tutulan veri merkezi birimlerinin öncelikli işlerin hizmetine sunulması BHT organizasyonlarının sistem kaynaklarını daha verimli kullanmasını, BT ekibinin üretkenliğinin artırılmasını, gereksiz yer kaplayan hantal sistemlerden kaçınarak veri merkezlerinin kullanım ömrünün uzatılmasını ve enerji tüketimi ile işletim maliyetlerinin düşürülmesini sağlıyor.
Riskler azalıyor: Şirketlerin kaynak ihtiyaçlarının dinamik olarak analiz edilmesi ve kaynakların ihtiyaca göre atanması BHT organizasyonlarının iş kesintisini azaltmasına, iş sürekliğini artırmasına, daha güvenli sistemler geliştirmesine ve hizmet düzeyi anlaşmalarının şartlarına uymasına olanak tanıyor.
Bu konuda şirketler için en iyi sanallaştırma ortağı olarak kendini gösteren HP, sanal ve fiziksel sistemlerini kurarken altyapı ile yönetim hizmetlerini birlikte sağlıyor. BHT altyapısında uzun yıllardır lider olan HP hem donanım hem yazılım hem hizmet hem de bakım onarım desteği sunan, yani müşterileri için tam kapsamlı çözümler geliştiren tek çözüm ortağı olarak çalışıyor. HP aynı zamanda Citrix, Microsoft, VMware gibi sektör liderleri ve açık kaynak topluluğuyla çalışarak kuruluşların özel ihtiyaçlarını sunucu, ağ, veri depolama birimleri, yönetim ve hizmetler temelinde karşılıyor.

IBM ile daha akıllı bir dünya
Dünya ölçeğinde bakıldığında, Bulut Bilişim çözümleri geliştiren ve bulut altyapıları oluşturan çeşitli şirketler var. IBM bu örneklerin başında yer alıyor... IBM Türk Teknik Satış Müdürü Ercan Bulut, “Bundan böyle her coğrafyada, bu alanda önemli sıçramalar yaşandığına tanık olacağız. Çünkü, daha önce var olmayan yepyeni olanaklar yaşamımıza giriyor” diyor ve bay Bulut, Bulut Bilişim Dosya’mız için bilişim devi IBM’in bulutunu anlatıyor.
‘Daha akıllı bir dünya’ kapsamındaki çözümler tüm toplum kesimlerini, ‘daha akıllı bir BT’ kapsamındaki çözümler de tüm Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri kullanıcılarını heyecanlandırıyor. Artık yaygın olarak bilindiği gibi, “daha akıllı bir BT” vizyonu, sanallaştırma alanında yaşanmakta olan evrimi de çok net tanımlıyor. Bu evrimin, bugünkü ölçekler içerisindeki en son evresi “Bulut Bilişim” diye isimlendiriliyor.
Kısaca, Bulut Bilişim yöntemi; ihtiyaç duyulan verilerin ve hesapların, şirketin kendi bilgisayarında değil, uzaktaki birçok bilgisayarda işlenmesi ve yapılması esasına dayanıyor. Ağ üzerinde yürütülen işlemlerin sonuçları ve işlenmiş veri, İnternet üzerinden şirketin bilgisayarına yönlendiriliyor. Böylece, bilgisayarların kapasitesi önemini kaybediyor, şirketler tüm verilere dünyanın herhangi bir yerinden ve herhangi bir donanımla erişebiliyor.

IBM dünyasından ‘Bulut Bilişim’ örnekleri
Dünyada Bulut Bilişim’e yaklaşım son derece olumlu. Çünkü Bulut Bilişim, hızlı devinen ekonomik ve toplumsal süreçler için mükemmel çözümler getiriyor. Şirketler ve kurumlar, bulut bilişim sayesinde beklenmedik yararlara ulaşma şansını elde ediyor. Bu nedenle bulut bilişim, hem sağlayıcılar hem de kullanıcılar için büyük bir motivasyon kaynağı haline geliyor. Günümüzde Dublin (İrlanda), Pekin (Çin), Johannesburg (Güney Afrika), Tokyo (Japonya) gibi şehirlerde bulut bilişim merkezleri kuran IBM, en son Hong Kong’da açtığı merkezle dünya genelinde 11 Bulut Bilişim merkezine sahip bulunuyor.
IBM, New York, Londra ve Tokyo gibi finans şehirlerindeki küresel merkezler aracılığıyla; saat, hafta veya yıl bazında, güvenli ve esnek bilgi işlem kaynaklarına gereksinim duyan müşterilere hizmet veriyor. Ayrıca bilgi koruma hizmetleri de sağlayan IBM, Arsenal Digital Solutions ile birlikte hazırladığı, yenilikçi ve kullanımı kolay bulut tabanlı iş uygulamaları programı “Bluehouse” aracılığıyla, boyutu ne olursa olsun, bir işletmenin temel gereksinimlerini karşılayabiliyor

Türkiye sıçramanın eşiğinde
Bulut Bilişim’e hazır olmak, birçok unsurla, öncelikle de bir ülkede bilişim alanındaki gelişmişlik ve BHT kullanıcılarının talep seviyeleriyle ilişkili. Bu kapsamda, BT yöneticilerinin vizyonu, servis kalitesini geliştirme ve kaynak yaratma gereksinimleri, Bulut Bilişim için ne kadar hazır olunduğunun da göstergeleri arasında yer alıyor.
Türkiye, en büyük ekonomilerden biri olmasıyla birlikte, bilişim alanındaki yatırım ve hizmetler açısından da çok büyük bir potansiyel sıçramanın eşiğinde bulunuyor. Bununla birlikte, mevcut bilişim hacmi ve kalitesi açısından dünyanın birçok ülkesinden de ileri konumda. Gelişmeye açık bir ülke olduğu gerçeğiyle bakıldığında, her yeni olanağı akıllıca kullanarak yeni kaynak üretebilme konusunda yaratıcı olmak zorunda.
Bunların bir bileşkesi olarak tek bir yorum yapmak gerekirse evet, Türkiye Bulut Bilişim’e hazır ve çeşitli kurumlar bu konuda hızlı adımlar atmak üzere çalışmalarını sürdürüyor.

IBM’den müşteriye özel bulut çözümleri
IBM’in Bulut Bilişim konusundaki hizmetlerini iki grupta değerlendirmek mümkün. Birinci grupta; kendi özel bulut ortamını kurmak isteyen veya genel bulut hizmeti sağlayacak kurumlara, altyapılarını oluşturmak için gereksinim duydukları yazılım ve donanım teknolojilerinin sağlanması ve danışmanlık hizmeti verilmesi yer alıyor.
İkinci grupta ise, IBM’in kendi teknolojileriyle oluşturduğu bulut ortamlarında kurumsal müşterilerine sağladığı hizmetler yer alıyor. Bulut ortamında; sosyal ağ servisleri, çevrimiçi yardımlaşma araçları, Web konferansları, anlık mesajlaşma, e-posta ve benzeri hizmetler sunuluyor. Bu tür çözümler, ortama uygunluğu nedeniyle öncelikle ele alınıyor. IBM, bir diğer iş yükü çeşidi olan “uygulama geliştirme ve test” alanında da müşterilerine bulut hizmetlerini sunuyor.
“IBM Bulut” üzerinde, “Akıllı İş Geliştirme ve Test” hizmeti, şirketlerin kendi bulutu üzerinde, “Akıllı İş Geliştirme ve Test” hizmeti, IBM Akıllı İş - Analitik Bulutu, IBM Akıllı İş - Depolama Bulutu, IBM Bilgi Arşivi, IBM Akıllı İş – Masa üstü, IBM Lotus Live Ofis İşbirliği Çözümleri IBM’in bugün sunmakta olduğu bulut çözümleri arasında önde gelen hizmetlerdir.
IBM yazılım teknolojilerini kullanarak uygulama geliştirmek veya hazır yazılımları IBM platformlarında çalıştırmak isteyen kullanıcılar, “Amazon Web Services” adı altında sağlanan genel bulut hizmetlerinden, uygun koşullarla yararlanabiliyor.

IBM’in kurumsal iş uygulamaları
Bulut Bilişim alanında sunulmakta olan çözümler, bir uygulama veya bir platform olabildiği gibi, tüm bir altyapıyı da içermektedir. Bulut Bilişim ortamındaki iş dağıtım modellerinin hangisi seçilirse seçilsin, bir şirketin hangi uygulamaları Bulut Bilişim ortamında çalıştıracağıyla ilgili tercihler, uygulamanın kimliğiyle ilgili belirleyicilere bağlı olacaktır. İnternet üzerinden erişilecek uygulamalarla ilgili en önemli potansiyel sıkıntı ise güvenlik riskleridir. Bugün bulunduğumuz noktada, üç tür kurumsal iş uygulamasının Bulut Bilişim kapsamı dışında tutulduğunu söyleyebiliriz: Kritik misyona sahip uygulamalar, Paket yazılımlar, yüksek oranda standart uyumluluklarıyla donanmış uygulamalar.
Bu üç uygulamanın, şimdilik geleneksel BT kanalları üzerinden erişilmesi daha uygun bulunduğunu, diğer uygulama alanlarında bulut bilişim modelinin daha fazla tercih edildiğini gözlemliyoruz.

Kamu’da IBM
Kamu sektöründe yer alan tüm kurumlar, enstitüler, üniversiteler, Bulut Bilişim alanında sunulan potansiyel yararları en yakından izleyen kurumlar arasında. Ülkelerin çoğunda sunulan dev ölçekteki kamu hizmetleri, her gün daha da dev işlem kapasiteleri gerektiriyor. Doğa bilimlerinden sosyal güvenliğe, bilimsel projelerden kamu güvenliğine, birçok alanda anlık veya dönemsel tabanda artan kapasite gereksinimleri, kamu kurumlarını yeni çözümler aramaya yöneltiyor. Çok düşük yüzdelerle kullanılmakta olan işlemci ve diğer BT kaynakları, özellikle kamu kurumlarında çok büyük hassasiyetlere yol açıyor. Yeni kapasite ve yeni kaynak yaratabilmek için, kurum yönetimlerinin yapabilecekleri şeyler artık daha da fazla.
Örneğin, bir yüksek öğrenim kurumun, yeni kayıt döneminde yetersiz kalan BT kaynaklarıyla görevlerinin üstesinden gelebilmesi için, kurumlar artık bu seviyede işlem kapasitesini hazır tutmak zorunda değil. 350 gün boyunca atıl kalacak kapasiteler için yatırım yapma dönemi artık kapanıyor. Olimpiyatlar için, dört yılda bir gereken dev işlem kapasiteleri de çok benzer bir örnek.

Telekomünikasyonda bulut
Telekomünikasyon sektörü, en dev ölçekli kamu hizmetlerinin gerçekleştiği bir alan. Bu sektörde, hem kamuya, hem şirketlere çok geniş bir ölçekte birçok hizmet türü sunuluyor.
Hiç zaman kaybına tahammülü olmayan, hiçbir performans düşüklüğüne taviz verilmeyen bir sektörde, en üst düzeyde öne çıkan gereksinim, kararlı bir servis kalitesinin sağlanması ve sürdürülmesidir. Her an yeni uygulamalar test eden, her gün yeni uygulamalarla kullanıcısının ihtiyaçlarını yanıtlamaya çalışan, önceden bilinemeyen biçimdeki her tür veriyle oluşan trafiği yöneten, birçok yeni yaklaşımı hayata geçiren sektör, özel bulut çözümlerinde de önlerde yer alıyor.

Teknolojinin okulu: ‘IBM Türk Bulut Bilişim Akademisi’
IBM Bulut Akademisi, IBM’de çalışan uzmanların ve dünya genelindeki eğitim kurumlarında görev yapan akademik personelin, eğitimin dönüşümü için bulut bilişimin değerini artırmak üzere birlikte çalıştığı bir ekosistemdir. Akademi, katılımcıların, İnternet üzerinden kullanılabilen ve IBM tarafından yönetilen bir bulut üzerinde işbirliği yapmasına olanak sağlar. Böylece, eğitim alanında proje geliştirmenin ve katkı sağlamanın önündeki engeller ortadan kalkar. Eğitim sektöründe çalışma grupları oluşturulmasını sağlayan akademi; üyelerle IBM geliştiricilerinin, eğitim alanındaki bulut inovasyonları tartışmasını, kurumlar arasındaki teknik projelerde birlikte çalışmasını ve araştırma bulgularını paylaşarak fikir alışverişinde bulunmasını mümkün kılar.
IBM Bulut Akademisi üyeleri, eğitimde bulut bilişim konusuyla ilgili başlıkları tanımlayarak, işbirliği içerisinde çalışır. IBM, kendi bulut platformu üzerinde, üyelerinin teknoloji ve en iyi uygulamalar konusunda fikir paylaşımında bulunabileceği, güvenli bir ortam geliştirir. Bulut platformunda zaman zaman canlı etkinlikler düzenlenerek, önemli başlık ve projeler tartışılır.

Bulut Bilişim’de IBM’in vizyonu
IBM’in tüm BHT çözümleri için vizyonu, “Daha Akıllı bir Dünya” vizyonuna koşut olarak şekillendirilmiştir. Daha akıllı bir BHT, yeni dönemin tek gereksinimidir.
IBM bu gereksinime yanıt olacak şekilde, Bulut Bilişim alanında örnek alınması gereken girişim modellerini yaratmaktan, tüm girişimlerde başarının anahtarını oluşturan akıllı sistemleri ve yazılımları da sağlamak sorumluluğuyla hareket etmektedir.
İşte bu vizyonla atılan adımların sonucunda, en yaygın ihtiyaç duyulan uygulamaların IBM bulutu üzerinden sunulması mümkün olmakta, çok daha akıllı işlevlerle donatılan IBM sistemleri sayesinde sanallaştırma ve bulut bilişim çözümleri sırasında gerçekleşen verimlilik de benzerlerinden kat kat yukarılara çıkabilmektedir.

SAP 2014’te 1 milyar insana Bulut Bilişim yatırımlarıyla ulaşacak
Dünyanın en başarılı iş yönetim platformu SAP’nin Bulut Bilişim Teknolojileri’nde ne gibi roller oynadığını SAP Türkiye Satış Destek Grup Yöneticisi Erdem Şekeroğlu’dan dinledik.

SAP buluta odaklandı
Bulut Bilişim Teknolojisi, önümüzdeki yıllardaki en önemli BHT eğilimlerinden biri olacak. Bu sayede insanların çalışma ve şirketlerin operasyon şekilleri değişecek. Bulut Bilişim sayesinde, sayısal teknoloji, ekonominin ve toplumun tüm safhalarına nüfus etme imkânı bulacak. Bir taraftan da küçük işletmelerin, büyük firmalarla birlikte aynı veri ekonomisi içerisinde olmalarına imkân tanıyacak.
SAP olarak; bizim 2014 yılı için iddialı bir hedefimiz var. 2014 yılı itibariyle, çözümlerimizin toplam 1 milyar insana hizmet etmesini amaçlıyoruz. Bunu, Bulut Bilişim Teknolojileri’ne yaptığımız yatırımlar ile sağlayacağız. Şu anda Bulut Bilişim kapsamında, kişilerin ve firmaların kullanımına sunduğumuz çözümlerimiz bulunuyor. Bunlardan, KOBİ’lerin tüm kurumsal ihtiyaçlarına cevap vermek için konumlandıracağımız SAP Business ByDesing’ı, küçük veya büyük ölçekli tüm firmaların müşteri yönetimleri ile ilgili ihtiyaçlarına cevap verecek SAP ‘CRM On-Demand’ çözümünü ya da firmaların satın alma süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla geliştirdiğimiz SAP ‘E-Sourcing On-Demand’ çözümünü örnek olarak verebiliriz.
Günün sonunda amacımız, dünya kaynaklarını daha az kullanarak, kişilerin ya da firmaların, ihtiyaç duyacakları her türlü çözüme, kaliteli olarak İnternet üzerinden daha az maliyetle erişebilecekleri imkânı sunmak.

Şirketler ve kurumlar SAP’yi tercih etmeli, çünkü…
Şirketler, küreselleşen pazar ortamında hareket etmek ve kendini kabul ettirmek, tüm iş süreçlerini kontrol altında tutmak için SAP çözüm ve uygulamalarından faydalanmalılar. SAP iş çözümleri, üretim planlamasından stok kontrolüne, müşteri ilişkilerinden insan kaynakları yönetimine kadar tüm iş akışını kontrol altında tutarak firmaların verimliliklerini ve karlılıklarını artırmasına yardımcı olur. SAP iş çözümleri, küçüğünden büyüğüne her firmanın aynı iş koşulları içinde hareket etmesini sağlayarak, rekabet ortamında eşitlik de sağlar. SAP iş çözümleri sayesinde şirketler, iş akışlarını hızlandırmakta, stok maliyetlerini azaltır, doğru raporlar elde eder, müşteri ihtiyaçlarını belirler ve karlılıklarını artırır. SAP yazılım çözümleri, firmaların planlı, hızlı ve verimli üretim yapmasını sağlarken satış ve pazarlama faaliyetlerini düzenler.
Şu anda çok yaygın olmasa da Bulut Bilişim Teknolojileri, verilerin ve işlemlerin yerel sistemler üzerinde yönetilmesi yerine, daha büyük ölçekli sistemleri kullanarak İnternet erişimi ile operasyonların yönetmesidir. Bu amaçla özellikle barındırma çözümleri sunan iş ortaklarımız mevcut müşterileri için, büyük ölçekli veri yönetim merkezleri kurmakta ve KOBİ’lere sadece kurumsal uygulama projeleri için değil, BT altyapılarını daha etkin bir şekilde yönetmeleri için de destek vermektedir. Bu anlamda oluşturulan çözümler KOBİ’lere, ortak kullanılan büyük sistemler, paylaşılan hizmet bilgi birikimi, uzun dönemde donanım ve yazılımın bakımı gibi konularda maliyet avantajı sağlıyor.

SAP ekosistemi
SAP’nin iş yapış modelinde iş ortakları büyük önem taşıyor. SAP’nin ürün ve çözümlerini iş ortaklarımız aracılığıyla işletmelerin kullanımına sunuyoruz. SAP olarak, elde ettiğimiz başarıda en önemli payın iş ortaklarımıza ait olduğunu her fırsatta ifade ediyoruz. SAP, Türkiye’de çok geniş ekosistem yapısıyla hizmet veriyor. SAP’nin servis, danışmanlık ve eğitim alanında 22 iş ortağı bulunuyor. Şu anda SAP ekosisteminde 1200 danışman var, 2014 yılında bu rakamın 3000’in üzerinde bir rakama ulaşmasını hedefliyoruz.

Fujitsu bulutta maliyet/fayda avantajı sağlıyor
“Fujitsu olarak zengin çözümlerden oluşan BHT Altyapı Ürün ve Hizmetleri portföyümüz ile, kurumlarımıza en uygun maliyet/fayda dengesini sunmayı hedefliyoruz. Dinamik BT Altyapıları öngörümüz doğrultusunda geliştirdiğimiz ve üstün teknolojiye sahip donanımlarımızın yanı sıra, Yönetilen Altyapı ve Altyapı Servisi gibi yeni dış kaynaklı hizmet modellerindeki sunumlarımız ile bulut platformlarına giden yolu açıyoruz” diyen Fujitsu Türkiye Genel Müdürü Halit Zaim’den dosyamıza özel çok önemli yanıtlar aldık.

Fujitsu bulut servisleri verimli iş modelleriyle birleşiyor
Müşterilerimizin BHT ihtiyaçlarını kısmen veya tamamen dışarıdan alabilmelerini sağlayan "Yönetilen Altyapılar" hizmetlerimizin yanı sıra; yine müşterilerimizin aynı su, doğalgaz gibi kısmi BHT ihtiyaçlarını karşılayabildiği ve ödemelerini de buna göre yapabildiği "Altyapı Servisi" gibi BHT hizmet modellerimiz özellikle ABD ve Avrupa başta olmak üzere bütün dünyada hızla yaygınlık kazanıyor. Örneğin, Kasım 2009 itibarıyla Kıta Avrupa’sı, Ortadoğu, Afrika ve Hindistan’ı kapsayan CEMEA&I bölgesindeki bazı ülkelerde kendi Bulut platformundan Altyapı Servisleri (IaaS) vermeye başlamış, böylece kurumların sabit BHT giderlerinden değişken maliyet yaklaşımına geçmesini kolaylaştırmıştı. Bu bölgelerde bulut servislerini kullanmaya başlayan şirketler bugün Fujitsu veri merkezlerinde yer alan yüksek performanslı, güvenli ve ihtiyaca göre tasarlanmış sunuculara erişim sağlamanın rahatlığını yaşıyor.

Depolama ve sunucu ailesi Bulut Bilişim için tasarlandı
Fujitsu özellikle PRIMERGY sunucu ailesi ve ETERNUS veri depolama sistemleri ile Bulut Bilişim hizmetlerinin altyapısında iddialı bir konumda bulunuyor. Türkiye’de yaygın bir şekilde kullanılan PRIMERGY sunucu ailesi ve diğer ürün serilerimiz Bulut platformlarına ilham kaynağı oluşturan sanallaştırma teknolojilerinin tüm avantajlarını yansıtmaktadır.
Sanallaştırmanın en aktif kullanıldığı dinamik Bulut Bilişim hizmetleri için tasarlanan PRIMERGY Cloud eXtension (CX) serisi, adeta ölçeklenmede sınır tanımayan bir tasarıma sahiptir. PRIMERGY CX1000, bulut platformlarına destek vermesinin çok ötesinde performans, enerji tüketimi ve kira gibi veri merkezlerine yük oluşturan kalemlerde işletmelerin çok çarpıcı iyileştirmeler elde etmesiyle öne çıkıyor.

Kurumsal ve KOBİ tabanlı hizmetler
İşletmelerde BT kaynaklarının ve uygulamaların verimliliğini ve sürekliliğini garanti altına alan sanallaştırma teknolojisi, az sayıda sunucu üzerinde daha çok uygulamanın çalıştırılmasına imkân veriyor. Sanallaştırma, sistemlerin ölçeklenmesi ve uygulama taşınabilirliği açısından Bulut platformlarının vazgeçemeyeceği bir teknolojidir. Bu açıdan baktığımızda Bulut platformlarına giden yolda Fujitsu’nun kurumlara çok önemli çözümler sunduğunu söyleyebiliriz.
Türkiye genelinde yaygın iş ortağı yapımızla orta ve ortanın üstü büyüklükte KOBİ’lerimize küresel rekabet ortamında avantaj sağlayacak birçok çözüm sunuyoruz. Sanallaştırma ihtiyacı genelde çok sayıda sunucuya sahip ortamlarda kendisini gösteriyor. Bu nedenle büyümeye odaklanan KOBİ’lerimize önerimiz mevcut sunucu altyapılarını endüstri standartlarına ve mevcut teknoloji eğilimlerine uygun olarak yapılandırmalarıdır.
Fujitsu olarak gerek PRIMERGY sunucu ailemiz, gerekse ETERNUS veri depolama sistemlerimiz, ölçeklenme becerileri, enerji tasarruf düzeyleri, ergonomik tasarımları ve yüksek performanslarıyla KOBİ’lerimizin ihtiyaç duyduğu tüm özellikleri karşılıyor. Başka bir ifadeyle bu ürünlerimiz işletmelerimiz büyürken ortaya çıkan yeni ihtiyaçlarını anında karşılayarak ölçeklenebilmeleri ve mevcut yatırımları koruma becerileri ile öne çıkıyorlar.
Geçtiğimiz aylarda Türkiye ekonomisinin en büyük kesimini oluşturan KOBİ’lerimiz için hesaplı bir sunucu modelinin duyurusunu yaptık. Giriş seviyesi sunucusu PRIMERGY TX100 S1 modelimizin, fiyatı ve sunduğu özelliklerle KOBİ’lerimizin PC ile çalışma alışkanlıklarını değiştireceği ve onların kurumsal sunucularla daha güçlü BT altyapısına geçiş yapacakları kanısındayız.
Daha büyükçe KOBİ’lerimiz için ise, bu yıl başında Türkiye pazarına sunduğumuz Fujitsu PRIMERGY BX900 sanallaştırma teknolojilerini destekleyen güçlü sunucu modellerine mükemmel bir örnek oluşturuyor. Üretimden pazarlamaya yoğun uygulama ve veri yüküyle çalışan KOBİ’ler için ideal olan bu sunucu, Intel Xeon 5500 serisi işlemcileri, geniş bellek kapasitesi ve üstün I/O performansı ile veri merkezlerinde ağır görevler üstleniyor.

Fujitsu’dan ‘Bulut Bilişim’e geçecek kuruluşlara öneriler
Günümüzde rekabetin değişen şartları, bütçe kısıtları, yoğun mesailer, uzmanlık gereksinimi, sınırlı kaynaklar ve enerji tüketimi gibi birçok sorun, işletmeler üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor. Bu nedenle kaynakların verimli kullanımını özendiren sanallaştırma projelerinin kurumlarımızda hızla yaygınlaştığını görüyoruz. Ancak sanallaştırmanın anlamlı bir çözüm haline gelebilmesi için, karmaşık işlem ihtiyaçlarına yanıt verebilen gelişmiş ve performanslı donanımlara ihtiyaç vardır. Fujitsu’nun sanallaştırılmış uygulamalara uygun tasarlanmış çift soketli ve yüksek performanslı PRIMERGY sunucuları, çoklu sanal sunucuları çalıştırma ve sistem yönetimindeki esnekliği ile kurumların donanım yatırımlarından ve bakım giderlerinden önemli oranlarda tasarruf etmesini sağlıyor.
Bu sunucular kurumlara günümüzün en hızlı işlemcilerini, en performanslı I/O bağlantılarını, en gelişmiş enerji tasarruflu güç kaynaklarını ve en büyük disk kapasitelerini sunarken, Fujitsu ETERNUS veri saklama ve yedekleme sistemlerinin avantajlarıyla kurumlara dört dörtlük bir sanallaştırma altyapısı sunuyor.
Bu arada Fujitsu, Mayıs 2010 itibarıyla dünya genelinde bir duyuru yaparak zengin müşteri deneyimleri ve gelişmiş çözümleri ışığında geliştirdiği Bulut stratejisinin ayrıntılarını açıkladı. Stratejinin ana eksenini, Fujitsu’nun kurumsal müşterileriyle birebir yaşadığı kapsamlı deneyimler ve dünya çapında sunduğu sınanmış Bulut çözümleri oluşturuyor.
Fujitsu’nun yeni Bulut Bilişim stratejisi, şirketlerin, “altyapı, uygulama, etkinlik ve içerik” gibi dört farklı tüketim modelini temel alıyor.
Strateji kurumların mevcut BHT alışkanlıklarında ani bir değişim yaratmadan bu modellerin herhangi birini, bazılarını veya tümünü kullanabilmesini hedefliyor. Fujitsu, bulut ortamına geçiş için ani bir gelişme modeli öngörmüyor. Tam tersine aşamalı olarak ve ihtiyaçlar doğrultusunda kurumlara yenilikçi servisler sunmayı tercih ediyor.
Bu çerçevede, örneğin, bulut “altyapı” ve “uygulama” servisleri bugün Fujitsu’nun mevcut Fujitsu çözümlerinin bir uzantısı olma niteliği taşıyor. “İçerik” ve “etkinlik” amaçlı Bulut servisleri sayesinde ise kurumlar, yeni iş modelleri ve servisler geliştirip bunu Bulut müşterilerine sunabiliyor.

Siemens IT ‘Dönüşümsel Veri Merkezi’ ile fark yaratıyor
Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri için sorularımızı yönelttiğimiz Portföy ve Teknoloji Kısım Müdürü Orçun Özalp Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri Türkiye olarak vizyonlarının yetkin insan kaynağımızla sektörümüzdeki standartları belirlemek, çevreci teknolojilerle Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşümüne temel katkı sağlamak olduğunu anlattı. Bulut Bilişim’den sanallaştırmaya birçok konuda konuştuğumuz Özalp bu vizyon kapsamında danışmanlıktan sistem tümleşmesine, BT altyapısı yönetiminden sektöre özgü BHT çözümlerine kadar komple BT servisleri değer zincirinde hizmet verdiklerini anlattı.

Sektöre özel çözümler
Endüstriye özel çözümleri müşterilerimizin iş süreçlerine bütünleştirme ve bunu tek kaynaktan sunma avantajı sağlıyoruz. Türkiye’de 1.200 çalışanımız, Kartal, Güneşli, Ankara ve Düzce olmak üzere dört merkezimiz bulunuyor. Kalite alanında güvenilirliğimizi kanıtlayan ISO 9001 (Kalite Yönetimi), ISO 20000 (ITIL), ISO 27001 (Bilgi Güvenliği), AQAP 160 (NATO standartları uyarınca veri geliştirme), CMMI Seviye 3 ve btPota belgelerine sahibiz. Avrupa ülkelerinin büyük bölümüne, İngilizce, Almanca, Fransızca ve Yunanca dillerinde sağlanan çeşitli BT ve iş süreçleri dış kaynak kullanım hizmetleri ihraç ediyoruz. Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri portföyü üç temel gruba ayrılıyor; Dış Kaynak Kullanımı, İş Çözümleri ve Sektöre Özel Çözümler.

Siemens IT’den kurumlara özel bulut çözüm paketleri
Dış Kaynak Kullanımı hizmetlerimiz içinde Dönüşümsel Veri Merkezi hizmetimiz yer alıyor. Veri Merkezi Hizmetleri kapsamında, firmalara kendi Veri Merkezimiz üzerinden Sunucu Barındırma ve Yönetimi, Ağ Yönetimi ve Disaster Recovery gibi kapsamlı hizmetler sunuyoruz. Ayrıca Siemens Bina Teknolojileri ve Siemens Endüstri Otomasyon'la beraber veri merkezinizin tasarımından yerinin seçimine, inşasından işletilmesine kadar anahtar teslim akıllı veri merkezleri de kuruyoruz. İşletmeler miktarı giderek artan verilerini dış kaynak kullanarak güvenli ve yüksek düzeyde erişilebilirlik sağlayarak veri merkezlerinde depolayabiliyorlar. Hem operasyonel hem de altyapı anlamında yatırım yükü dış kaynak hizmeti sağlayıcısı olarak bizim oluyor. İşletmeler de toplamda BT olarak asıl iş süreçlerine yaratacakları katkı üzerine yoğunlaşabiliyorlar. Olağanüstü (felaket) durumlara karşı sunduğumuz ‘Olağanüstü Durum Veri Merkezi’ hizmeti ile müşterilerimiz verilerinin güvenliğini sağlıyor ve hiçbir kesintiye ya da veri kaybına uğramadan işlerine kaldıkları yerden devam edebiliyorlar. Uluslararası ve ulusal yasal gerekliliklerini de yerine getirmiş oluyorlar. Olağanüstü Durum Veri Merkezi hizmeti, yalnızca felaket durumunda değil, firmanın veri merkezinin farklı bir merkeze taşınması gibi zamanlarda da iş sürekliliğinin garantisi oluyor. Taşınma sırasında bir sorun ya da gecikme olduğu takdirde, firma Olağanüstü Durum Veri Merkezi’mize gelerek iş kritik uygulamalarını çalıştırabiliyor ve işini sürdürüyor. Dönüşümsel Veri Merkezi kavramımız, size veri merkezinizde en ileri BT teknolojisi yanında, enerji verimliliğini iyileştiren sunucu sanallaştırması, ince Blade sunucular, artırılmış zemin soğutması ve enerji tasarruflu aydınlatma ile BT otomasyonunu birlikte sunuyor. Veri merkezlerinde ihtiyaç duyulan büyümeyi riski azaltarak hızlandırıyoruz, bunu yaparken enerji tasarrufunu da sağlıyor ve maliyetleri düşürüyoruz. Birleştirme ve sanallaştırma teknolojilerini kullanarak veri merkezlerinin kapasite kullanımını yüzde 80’in üzerinde artırırken, enerji tüketimini yüzde 30’un üzerinde azaltıyoruz.
Bulut Bilişimi altında ise 3 temel hizmet sunuyoruz. Hizmet olarak sanal altyapı (IaaS -Infrastructure as a Service) kapsamında sanal sunucu, barındırma, depolama ve ağ hizmetleri var. Hizmet olarak Platform (PaaS- Platform as a Service), donanım altyapısı için gereken her şey işletim sistemi, donanım ve dahası platform başlığı altında yapılan anlaşmalarla İnternet üzerinden kullanımını sağlıyor. Hizmet olarak Yazılım (SaaS - Software as a Service) kapsamında ise, Web tabanlı kurumsal veya son kullanıcıya hitap eden yazılımlar yine abonelik sistemiyle İnternet üzerinden sunuluyor.

Bulutta çözüm seçerken dikkat
Bulut Bilişim’in sağladığı en büyük avantaj maliyetleri düşürmesi. Çünkü donanım, sunucu gibi yatırımlar yapılmadan, büyük bilgi işlem altyapılarını kullanmak mümkün hale geliyor. İkincisi ise Bulut Bilişim sayesinde, kullanıcı, kullandığı alan kadar ödeme yaptığı için sunucu maliyetleri de düşüyor ve gereksiz donanım masrafı ortadan kalkıyor. Şirketler Bulut Bilişim hizmetlerini geçici olarak kiralayabiliyorlar. Satın alma maliyetleri olarak görünen maliyetler artık değişken maliyetlere dönüşüyor. Artık müşteriler değil, BHT hizmetleri sağlayıcıları altyapı için yatırım yapıyorlar. Yani yatırım yükü müşteriden sağlayıcıya geçiyor ve müşteri yalnızca kullandığı kadarın ücretini ödüyor. Donanıma yapacağı yatırımı BT’de gelir getirecek kendi projelerine yönlendiriyor. Diğer yandan profesyonel BT altyapısı kullanmanın giriş maliyeti azaldığından daha çok sayıda küçük ve yenilikçi işletme düşük bütçelerle ve esnek işlem maliyetleriyle BT hizmetleri almaya başlıyor. Dünyanın neresinde olunursa olunsun, Bulut Bilişim üzerinden son kullanıcılar veya firmalar kendi verilerine kolayca ve son derece hızlı bir biçimde ulaşıyorlar.
Bulut Bilişim’e geçmek, maliyetleri düşürmenin yanında BT’nin standartlaştırılması açısından da İcra Kurulu başkanı için çok cazip. Bunun yanında Bulut Bilişim çözümleri, şirketlere esneklik sağlıyor, iş gereksinimlerine daha hızlı yanıt veriyor böylece yeni pazarlara girmelerini hızlandırıyor, yenilikçi olmalarını destekliyor. Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri olarak işletmelerin Bulut Bilişim’e girmeden önce doğru çözümü seçmeleri, güvenlikleri için risklerini belirleyerek gerekli tedbirleri almalarına yönelik danışmanlık hizmeti sunuyoruz.

Küresel güvence
Şirketler Bulut Bilişim’de lider teknolojilerden hizmet almak ve küresel ölçekte çalışmak istiyorlarsa Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri ile çalışmalı. Alanındaki en önemli ortaklar ile çalışan bir sistem bütünleyicisi ve hizmet sunucu olarak, özel olarak herhangi bir teknoloji veya platforma bağlı değiliz, sektörün liderleri ile özel ortaklıklar yapıyoruz. Örneğin BT sanallaştırması alanında küresel pazar lideri VMware’nin Türkiye’deki tek en üst seviye iş ortağı biziz. Bu ortaklıklar bizi Bulut Bilişim alanında daha da güçlendiriyor ve piyasaya yenilikçi sanallaştırma çözümleri sunmamıza destek oluyor. Üreticilerin verdiği ürün ve hizmetleri, bütünleşme, geçiş, uygulama yönetimi, hizmet masası ve hizmet tümleşmesi gibi ilave hizmetlerle harmanlıyoruz. Böylece, klasik BT dünyasını, yeni Bulut Bilişim dünyası ile birleştirebiliyoruz. Özellikle iş dünyası kullanıcılarına hitap ettiğimiz için en büyük önceliği güvenlik ve bütünleştirmeye tanıyoruz. Örneğin, biz kamuya yönelik devasa Bulut Bilişim hizmetleri sunmuyoruz; sadece müşterilerin verilerinin nerede saklandığı her an bildikleri ve tek iletişim noktalarının Siemens olduğu atanmış özel bulutlar sunuyoruz. Uygulamalar, müşterilerin donanımları üzerinden de çalıştırılabilirler ve/veya şirketimiz tarafından da idare edilebilir. BT kaynaklarının yeterli düzeyde esnek, güvenilir ve düşük maliyetli bir şekilde kullanımı için bir ön koşul olan sanallaştırılmış BT altyapılarını yönetiyor ve sanallaştırma çözümleri temin ediyoruz.

Yeşil BHT ve Siemens ‘Tümleşik Bulut Veri Merkezi’
Bulut Bilişim giderek daha çok önem kazanan çevre dostu inisiyatiflerin bir sonucu olarak da popülerlik kazanıyor çünkü BHT sisteminin başkalarıyla paylaşımı, enerji tüketiminden çok büyük oranda tasarruf sağlıyor. Özellikle altyapı alanında bulut bilişim, sanallaştırılmamış sistemlere oranla beş kat daha fazla enerji verimliliği sağlıyor.
Siemens IT Çözümleri ve Hizmetleri olarak dış kaynak kullanımında son teknoloji sağlayan Hibrit Bulut Veri Merkezi’mizi Nisan ayında Belçika’da açtık. Brüksel yakınındaki Huizingen’de hizmete giren Tümleşik Bulut, bünyesinde özel ve kamusal bulut altyapılarının tüm avantajlarını birleştiriyor. Bu yeni veri merkezinin bütünleşik yaklaşımı, işletmelerin verilerini ve hizmetlerini özel bulutlar olarak yönetmelerine imkân veriyor. Öte yandan, maliyet etkin bilgi işleme ve saklama kapasitelerini diğer kullanıcılarla beraber ortak bir alanda paylaşımlı veya kamusal bulut hizmetleri olarak kullanma olanağı sağlıyor. Esnek BT kaynakları sağlamanın yanı sıra, yeni ’Tümleşik Bulut’ ayrıca felaket kurtarma hizmetleri için kapsamlı kullanılabilirlik ve yedekleme çözümleri getiriyor. En son BT teknolojisi ile hizmet gören merkezin bir diğer artısı ise yüksek enerji verimliliği.
Veri merkezi geleneksel dış kaynak kullanımı faaliyetleri için hizmet sunmanın yanı sıra, tümleşik bulut altyapıların sağlanması için de kullanılacak. Bulut, sunucular, sistemler ve şebekeler gibi bileşenlerin tamamını bir araya getirerek altyapı hizmeti olarak sunuyor. Ayrıca tek bir arıza noktası bulunmamakla birlikte, tüm bakım faaliyetleri sunulan hizmetlerin hiçbirinde herhangi bir kesinti olmadan gerçekleştirilebiliyor.
Her biri farklı parametrelere sahip dört farklı sınıftan oluşan paylaşımlı veri depolama alanı, kullanıcıların verilerini, gereksinimleri ile ilgili olarak maliyet etkin bir yolla depolamalarına olanak tanıyor. Ana depolama alanının arkasında, müşterilerin geri yükleme ve kurtarma talepleri için en uygun desteği sağlayan farklı yedekleme katmanı daha ulunuyor. Buna ek olarak, iş ihtiyaçlarına bağlı olarak ikincil, üçüncül ve arşivleme alanları da mevcut.
Depolama katmanına ek olarak veri merkezinin BHT altyapısı, işletim ayarları için esnek bir aralık sağlıyor. Müşteri Windows tabanlı, Unix tabanlı ve Linux tabanlı sistemleri destekleyen tamamen sanal özel ve paylaşımlı bilgi işleme kapasitesi arasında seçim yapabilir.
Sürdürülebilirlik yeni veri merkezinin temel özelliği. Akıllı soğutma sistemi klasik soğutmayı dış hava soğutması ile dinamik bir şekilde zenginleştiriyor ve böylelikle son derece düşük bir enerji tüketimi sağlıyor. Buna göre, yılın büyük bir kısmı için veri merkezi, kompresörler veya enerji tüketen soğutma cihazları olmadan çalışabiliyor.

Software AG ile süreç mükemmelliği
Başta finans ve sigorta olmak üzere pek çok sektöre kurumsal altyapı yazılımları sunan, sunduğu ürünlerle, kurumların iş süreç mükemmelleştirmeyi hedefleyen Software AG, bu konuda uçtan uca çözümler üreten Software AG Türkiye Genel Müdürü Yüce Erim ile Servis Odaklı Mimari ve Bulut Bilişim Teknolojileri hakkında bilgiler aldık.

Servis odaklı mimari
Software AG ürün portföyü, yüksek performanslı veri yönetimi, uygulamaları geliştirme ve modernleştirme, servis odaklı mimari oluşturma ve iş süreçlerini iyileştirme imkânı sunuyor. Software AG Grubu’nun bir parçası olan IDS Scheer, iş süreçleri stratejisi, tasarımı, uygulaması ve denetimi için tümleşik ve kapsamlı bir çözüm portföyüne sahiptir.
Son yıllarda popüler bir mimari yaklaşım olan Servis Odaklı Mimari’nin (SOA) amacı farklı işlevleri kolay bir şekilde bütünleştirmektir. SOA, uygulamalarınızın içinde bulunan farklı kurumsal işlev ya da süreçleri, birlikte çalışabilir ve standartlara dayalı servisler halinde düzenlemenize yardımcı olur.
Software AG olarak, SOA konusundaki liderlik rolümüzü ürün ve platform bağımsızlığıyla bütünleştirerek, müşterilerimiz için büyük hamle kolaylıkları ve hareket rahatlığı sağlayabiliyoruz. Müşterilerimiz, SOA Yönetişimi konusunda Software AG tarafından rakipsiz bir şekilde sunulmakta olan CentraSite çözümüne yoğun ilgi gösteriyor. SOA konusundaki rakiplerimiz tarafından kurgulanan ve projelendirilen ortamlarda bile bizim yönetişim ürünlerimizin yeteneklerinin tercih ediliyor olması, hiç kuşkusuz Software AG’nin bu alandaki ürün hazırlığı ve mükemmelliğinin bir göstergesi olarak kabul edilmeli. Software AG, 2007 senesinde satın aldığı webMethods firması ve ürünleri sayesinde, kıran kırana rekabet ve oldukça zorlu kavram kanıtlama çalışmalarının ardından çok sayıda müşteri kazandı. Önümüzdeki dönem, Software AG için yine tarafsız kurumlar tarafından yerleştirildiği liderlik konumuna uygun olarak, SOA alanında kurumsal başarılarla dolu geçecekmiş gibi görünüyor.

Software AG fayda sağlıyor
Software AG 40 yıldan fazla bir süredir dünya çapında çeşitli sektörlerde faaliyet göstermekte olan kuruluşlara müşteri değeri yaratma ve kurumsal sonuca ulaşma konularında yardım ediyor. Günümüzde tüm endüstriyel kuruluşlar, varolan sistemlerin değerinin artırılması, farklı sistemler arasında bağlanabilirlik ve bütünleşmenin sağlanması ve iş süreçleri yönetiminin iyileştirilmesi gibi BHT sektörünün çok çeşitli zorluklarıyla karşı karşıyalar. Software AG olarak biz, bu zorlukları anlayarak; kurumlara, kendilerine özgü iş problemlerini çözmede ve birinci sınıf başarıya ulaşmada yardımcı oluyoruz.

‘Bulut Bilişim’de süreç mükemmelliği
Software AG, süreç mükemmelliği konusunda ortaya koymuş olduğu tüm teknoloji platformlarında sanallaştırma olanaklarına uyum sağlamış ve destek politikalarına sanallaştırma platformlarını dâhil etmiştir. Günümüzde sanallaştırma yapıları fazlasıyla tercih edilen ve bilişim altyapılarında giderek daha fazla görev kritik bir konuma yükselirken bizler de aynı çatı altında hizmet verebilen teknolojik uyumu gerçekleştirmiş durumdayız.
Bulut Bilişim Teknolojileri’ne bakış açımız ise, özellikle ‘Süreç Yönetimi ve Mükemmelliği’ konularındaki lider konumumuzu bu alanda özgün ve yenilikçi yaklaşımlar sunarak perçinlemek yönünde. Nitekim BPM alanında “Social BPM” denilen ve Süreç İnovasyonu imkânlarını sosyal ağlar ve İnternet üstünden sunulan yazılım hizmetleri ile bir platform üstünden sağlayan ilk sağlayıcı/üretici olarak yeni bir liderlik misyonu üstlenmiş durumdayız. Bu platformda gerek Süreç Analizi ve İyileştirme araçları bulunmakta gerekse de Süreç İyileştirme odaklı projelerde dünyanın dört bir yanında çalışan uzmanların şirketinize gelmeden projenize dâhil olup projenizin doğal bir üyesi olarak amaç ve hedeflerinize ulaşmada katkı sağlaması, beyin fırtınaları yapması mümkün olmaktadır. Yani kısacası Süreç Mükemmelliği projelerinizi yaygın ağları ve kaynakları kullanarak çok daha etkin ve ucuza yönetmek artık hayal değil. Bu konuda daha fazla bilgiyi, (www.arisalign.com)’da bulmak mümkün.

Süreç Zekâsı ve İnovasyonu ekseninde gelişmeye devam
Yukarıda da bahsettiğim üzere Bulut Bilişim imkânlarını Süreç Yönetimi ve İyileştirme çalışmalarını daha esnek ve etkin olarak uygulamak amacıyla çözüm portfoyümüze kattık ve hatta bu konuda bir ilki gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde de bu yaklaşımı Süreç Zekâsı, Süreç İnovasyonu konularını da kapsayacak şekilde geliştireceğiz. Bunların yanı sıra, SalesForce.Com OpenAir vb. başarılı Bulut Bilişim uygulamaları ile de arka ofisinize tümleştiren SOA tabanlı uyumlaştırıcılarımız da hazır ve kullanan müşterilerimizin sayısı her geçen gün artmakta. Bu doğrultuda SOA platformumuz içinde benzer başka platformlara da bütünleşmeyi sağlayacak yeni uyumlaştırıcılar sağlamaya devam edeceğiz.

Tesaş, Unify’N Office ile buluta bağlıyor
Kurumların tüm haberleşme ihtiyaçları da artık buluta taşınıyor. Barındırılmış Birleşik Haberleşme servisleri alanında Microsoft İş Ortağı olan Unify’N Office, Birleşik Haberleşme servislerini (veri+ses+video)kullanırken kuruluşlara ve ailelere/ bireylere 0 dolara yatırım olanağı sunuyor. Bulut Haberleşme çözümleri konusun da Tesaş Genel Müdürü Kasım Özümit’in yorumlarını aldık.

Barındırılmış birleşik haberleşme çözümleri
Son zamanlarda gündemde olan birleşik haberleşme kavramı birçok yenilik ve çözümü kurumsal alanda yaygın bir şekilde sunuyor. Unify’N Office Orta Doğu ve Afrika bölgesinde Microsoft tabanlı birleşik haberleşme çözümlerini tek bir platform üzerinden ve Bulut Bilişim esasına dayalı olarak kiralama modeli ile sunan tek marka. Sunmuş olduğumuz servisler, hem yönetici hem çalışan ve genel olarak baktığımızda şirket için birçok kolaylık ve yeni alışkanlıklar doğuruyor. Şirket için özellikle iç haberleşmenin koordinasyonu ve bütünlüğünü sağlanırken, aynı zamanda mobil uygulamaların avantajlarıyla tanışarak yepyeni bir iş tanımıyla özdeşleşiyor. Tüm bu yapı çalışan kişiler için de ayrıca birtakım kullanım alışkanlıklarını ve tarzlarını geliştiriyor. Hem çalışan hem yöneticiler için daha kontrollü, birbirlerinden daha haberdar bir yapılanma ortaya çıkıyor. Şirket dışındayken bilgisayara ihtiyaç duymadan e-postalara erişebilme, seyahatteyken bir yöneticinin çalışanlarıyla iletişimde olması ve bu şekilde zamanı en verimli şekilde değerlendirme tüm bireylerin işlerine olan bakış açılarını ve iş yapma alışkanlıklarını etkiliyor. Mobil olarak çalışanların ofis bağımlılığı ortadan kalkıyor ve bu da motive edici bir unsur olarak iş hayatında yerini alıyor. Sunduğumuz gezginlik sayesinde çalışanlar daha serbest çalışarak daha programlı ve özellikle şirket içi iletişimde daha aktif bir rol alıyorlar. Biz de Unify Office olarak şirketlerin kendileri için daha verimli ve iş yoğunluklarını daha kolay yönetebilecekleri şekilde değiştirmelerini sağlıyoruz.

Yatırım yapmadan kullan, ay sonu öde
Bulut Bilişim şu anda yaygınlaşan ve kurumsal tarafta çok büyük kolaylıklar getiren bir kavram. Bu teknoloji, bir şirketin günlük olarak ihtiyaç duyduğu tüm donanım ve çözümleri kapsayan ve tüm bu ihtiyaçları en verimli şekilde kullanımını sunan bir fırsat sağlıyor. “Cloud Computing” ile Unify’N Office olarak İnternet bağlantısının olduğu her yeri ofisinizmiş gibi kullanmanızı sağlıyoruz. Microsoft Barındırılmış Exchange, OCS ve Sharepoint ve UNO Backup çözümlerimizle her nerede olursanız olun maillerinizi kontrol edebilir, çalışma arkadaşlarınızın anlık durum bilgisini görebilir ve onlarla sesli veya anlık mesajlaşma olarak iletişime geçebilir, bir toplantıya ‘Live Meeting’ ile hemen katılabilir ve şirket ağ kapısına Web üzerinden her an erişebilirsiniz. Aynı zamanda bilgisayar veya sunucunuzdaki verileri kendi belirlediğiniz dönemlerde uzaktan yedekleme imkânına kavuruşsunuz. Tüm bunları yanınızdaki bilgisayarınızdan yapabilir veya belirli hizmetleri mobil telefonunuzdan alabilir durumdasınız. İşin en güzel kısmı da her şeyin aylık bedellerle ücretlendirilmesi...
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde tercih edilen bu çözümle şirketler BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri maliyetlerini kontrol altına alarak en aza indirebiliyorlar. Aylık çalışan sayısına göre hizmetlerini arttırıp azaltabiliyorlar ve böylece sunduğumuz çözümler hacimleriyle orantılı olarak aldıkları bir servis haline geliyor. Ayrıca firmalarına üst seviye kurumsal bir görünüm kazandırırken bu BHT desteğini Unify’N Office’ten alarak konuyla ilgili sorumluluğu dış kaynağa bağlamış oluyorlar. Büyük ölçekli firmalarda da barındırılmış birleşik haberleşme servisleri BHT iş yükünü azaltma taleplerine bağlı olarak tercih ediliyor. BHT elemanlarının kendi kurumsal proje ve çalışmalarına daha çok yoğunlaşması ve bu tür şirket içi sağlanması gereken teknik hizmetleri sadece yönetmesi; yani onların verimliliklerini en üst seviyede tutma hedefine bu sayede erişilmiş oluyor.

Web üzerinden, her an her yerden kesintisiz erişim
Şirketlerin yeni bir iş uygulamasını kullanması demek, onların yepyeni bir yapıya uyum sağlamaları ve onun üzerinde yetkinliğe sahip olmaları demektir. Şirketler bu yenilikleri kullanmak isteseler de, bazen bunun getireceği yükten dolayı tercih etmeyebiliyorlar. Biz bu noktada bu çekinceyi ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Barındırılmış Birleşik Haberleşme servislerimiz ile yeni uygulamalara sahip olmalarındaki yükü (donanım, yazılım, kurulum bakım gibi maliyetler) müşterilerimiz için üstleniyor ve onların sadece bu çözümleri kullanmalarını sağlıyoruz. Sunduğumuz barındırılmış çözümlerle şirketlerin yatırım yapmadan yeni uygulamalara sahip olmalarının sağlanması, ‘Live meeting’ ile toplantılar hatta eğitimler düzenleyerek seyahat masraflarının en aza indirgenmesi, OCS ile tüm iletişimlerinin en verimli şekilde gerçekleştirilmesinin, Exchange ile hem mobil hem Web erişimi ile her çalışanın her zaman günlük işlerinde güncel kalmasının sağlanması ve Sharepoint ile şirket içi gerekli olabilecek tüm veri akışının sağlanmasının herkesin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Tüm bu imkânları, müşterilerimiz Web üzerinden kendileri sahip olabiliyor ve anında ödeyip kullanmaya başlayabiliyorlar.

Global İletişim ile kaliteli ve uygun maliyetli Bulut hizmetleri
Ülker’i de bünyesinde barındıran Yıldız Holding’e bağlı Yıldız Bilişim Grubu Şirketleri’nden Global İletişim, Sabit Telefon Hizmetleri (STH) İşletmeciliği, Altyapı İşletmeciliği, Sanal Mobil Şebeke Hizmetleri (SMŞH) yetkilendirmesi ve İnternet Servis Sağlayıcılığı (İSS) genel izniyle kurumsal pazarda ses, erişim (veri ve İnternet), veri merkezi, fiber optik altyapı ve katma değerli mobil hizmetler sunuyor. Global İletişim, ileri teknolojisi, yenilikçi ürünleri, kaliteli ve kesintisiz hizmeti ile sektörün öncü ve tercih edilen şirketlerinden biri konumunda.
Global İletişim Genel Müdürü Murat Küçüközdemir ile verdikleri sanallaştırma ve Bulut Bilişim hizmetleri ve sonucunda sağlanan faydalar üzerine konuştuk.

Global İletişim’den kurumsal hizmetler
Global İletişim olarak veri merkezi hizmetlerimizi sunucu barındırma, sunucu kiralama ve Bulut Bilişim olarak 3 ana başlık altında kurumların hizmetine sunmaktayız.
Sunucu barındırma tarafında; müşterilerimizin var olan, kullanmakta oldukları sunucularının veri merkezlerimizde çalıştırılması konusunda hizmet veriyoruz. Bu hizmetimizi tercih eden müşterilerimiz, sunucularını yönetebilmek için harcadıkları iş gücü, elektrik ve diğer maliyetlerini en aza indirerek tek elden bu ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayıp 7/24 kesintisiz hizmet alabiliyorlar. Sunucu kiralama alanında ise, donanım yatırımı yapmak istemeyen müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda veri merkezindeki bir sunucuyu müşterimizin kullanımına sunmamızı kapsıyor. Müşterilerine dünya standartlarında hizmet sunan Global İletişim, veri merkezlerinde 7/24 sunucuları izleyip; herhangi bir problem olduğunda anında şirketlere bilgilendirme yapıyor ve problemlere anında müdahale ederek çözüm sunuyor. Bu kapsamda firmalar, kesintisiz ve ihtiyaçlarına yönelik çözümlerin yanı sıra, verilerini güvenli bir ortamda barındırma imkânı buluyor.
Bulut Bilişim kapsamındaysa IaaS (Infrastructure as a Service), PaaS (Platform as a Service) ve SaaS (Software as a Service) başlıklarından oluşan hizmetlere odaklandık. Altyapının hizmet olarak kullanılmasını kapsayan IaaS ürünlerimiz kapsamında sunucu, depolama ve ağ kaynaklarını, müşterilerimiz kendi yatırımlarını yapmadan Global İletişim’in güçlü altyapısından hizmet olarak temin edebiliyorlar. Bu alanda büyük, orta ve küçük işletmelerden çok sayıda müşterilerimiz güvenli, dönemsel ihtiyaçlara göre ölçeklenebilen, yönetimi daha kolay ve uzmanlık gereksinimlerini Global İletişim’den temin edebildikleri altyapıları en uygun maliyetle kullanıyorlar.
IaaS, PaaS ve SaaS ürünlerimiz kapsamında sunucu, depolama ve ağ kaynaklarının hizmet olarak pazara sunulmasının yanı sıra; yönetilebilir güvenlik, Web konferans, uzaktan yedekleme ve log hizmeti gibi hizmetlerle çeşitli yazılım lisanslarının servis modeliyle satışı hâlihazırda gerçekleştirilmekte ve bu sayede donanım ve yazılım maliyetlerinde önemli oranda tasarruf sağlanmaktadır. Bulut Bilişim kapsamındaki çalışmalarımızı bir yandan ürün zenginleştirmeyle devam ettirirken diğer yandan da sanallaştırma teknolojilerinin getirdiği avantajlarla, Özel Bulut Bilişim (Private Cloud Computing), Bulut Bilişim (Public Cloud Computing) ve Tümleşik Bulut Bilişim (Hybrid Cloud Computing) çözümlerini içerecek şekilde geliştirip, şekillendiriyoruz.

Esneklik, kolay yönetilebilirlik ve iş sürekliliği
Global İletişim’in veri merkezi alanında önceliği Bulut Bilişim ve bununla bağlantılı olarak da sanallaştırma. Sanallaştırma teknolojileri, Bulut Bilişim uygulamalarının çok daha hızlı yaygınlaşmasına olanak sağlıyor. Fiziksel sunucular üzerinde kurulan sanal sunucular sayesinde farklı uygulamalar tek makine üzerinde çalışabiliyor. Bu büyük bir sunucu ağı bulunan kurumsal firmalarda birleştirme imkanı sağlarken, küçük firmaların da daha kolay yönetilebilir Bilişim Teknolojileri kaynağı olmasını sağlıyor. Sanallaştırma ve Bulut Bilişim bu özellikleri ile müşteriye esneklik, kolay yönetilebilirlik, kaynakların verimli kullanımı gibi avantajlar sağlıyor. Bu iki alanda müşterilerimiz için iş sürekliliği çok önemli. Şu anda Ankara ve Fulya’da bulunan veri merkezlerimize bir de Dudullu’da hazırladığımız veri merkezi eklenecek. Herhangi bir felakette bir veri merkezimizi felaket kurtarma merkezi olarak kullanabilecek şekilde tasarlamış durumdayız, bu sayede iş sürekliliği sağlıyoruz. Ayrıca Bulut Bilişim ve sanallaştırmanın sağladığı esneklik ile müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayarak onlara uygun çözümler sunuyoruz. Aynı zamanda bu iki alana yönelik olarak önemli oranda yatırım yapıyoruz ve yeni hizmetler ile çözümler geliştiriyoruz. Global İletişim olarak; 2010 yılı için Bulut Bilişim tabanlı IaaS (Infrastructure as a Service) PaaS (Platform as a Service) ve SaaS (Software as a Service) servislerimiz için ciddi bir kaynak ve ARGE planı bütçelemiş bulunuyoruz.

7/24 kesintisiz hizmet
Bulut Bilişim üç temel unsur nedeniyle önümüzdeki on yılda bilişim sektöründeki en önemli gündemlerden birisi olacağı düşüncesindeyiz. Bu unsurlar, ihtiyaçlara göre hızlı kapasite planlama, karmaşıklaşan ve çeşitlenen teknolojiler konusunda uzmanların istihdam edilmesinin getirdiği zorluklar ve bu alana yatırım yapan servis sağlayıcıların sağlayacağı ölçek ekonomisinin getireceği maliyet avantajlarıdır. Hizmet verdiği her alanda dünya standartlarında çözümler sunan Global İletişim, hızla gelişen teknolojinin sağladığı tüm yenilikleri güçlü alt yapısı ve doğru işbirlikleriyle inovatif ürünler haline getirerek müşterilerinin hizmetine sunuyor. Belirlediğimiz kalite politikamız çerçevesinde sürekli gelişim gösteren ve müşteri memnuniyetini ön planda tutmayı kendine ilke edinen Global İletişim; müşterilerine 7/24 kesintisiz ve ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunmaktadır.

TurkNet kaliteli dış kaynak sunuyor
TurkNet Erişim, Veri Merkezi, Güvenlik Ürün Müdürü Erdem Eriş Bulut Bilişim Dosyası TurkNet’i ve verdikleri hizmetleri anlattı.
TurkNet olarak kurumsal telekom pazarında binlerce işletmeye telefon, toplu İnternet, IP MPLS VPN (özel sanal ağ), veri merkezi ve barındırma hizmetleri sunuyoruz. Her ölçekten firmaya sunduğumuz kaliteli ve hızlı hizmetlerimizin sırrı ise kendi omurgamızda saklı. Bir başka deyişle kendi altyapı lisansına sahip bir firma olarak bu alandaki yatırımlarımızı fiber, Veri Akış Erişimi (VAE) ve Yerel Ağın Paylaşıma Açılması (YAPA) ADSL2+ sistemi üzerine gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de bir “ilk”e imza atarak ADSL pazarındaki rekabet gücümüzü ve iddiamızı artırmaya yönelik hayata geçirdiğimiz Veri Akış Erişimi (VAE) sistemi sayesinde, kendi yönettiği IP omurgası üzerinden kendi ADSL hizmetini sunan “ilk” operatör olmanın gururunu yaşıyoruz. Bunların yanı sıra, 2007 yılından bugüne kadar 50 km uzunluğundaki bir fiber optik kablo altyapısı döşemiş bulunuyoruz. Tamamladığımız projeler için gerekli tüm geçiş hakkı izinlerini alarak sınırı geçmeyi başaran fiber optik altyapımızı yedekleme amaçlı radyo-link sistemleri ile de destekliyoruz. Söz konusu yatırımlarımız nedeniyle de kurumsal müşterilerimize ihtiyaç duydukları ses ve veri hizmetlerini en yüksek kalitede ve en ekonomik maliyetlerle sunabiliyoruz. Küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik olarak da telefon, barındırma ve xDSL çözümleri geliştiriyoruz.

TurkNet’ten sanallaştırma ve ‘Bulut Bilişim Teknolojileri’ hizmetleri
Sanallaştırma ve Bulut Bilişim projelerinin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılabilmesi için sanallaştırılan içeriğin, güvenliği ve sürekliliği yüksek bir ortamda barındırılması çok önemli. Daha önce onlarca ayrı sunucu üzerinde bulunan bilgi ve yeteneği tek bir güçlü sunucu üzerine sanallaştırarak aktardığınızda, bu yeni sistem düştüğünde bu sistem üzerinde koşan sanal sunucu ve uygulamalar da düşeceği için; fiziksel donanım arızası, enerji sürekliliği, yedeklilik gibi konular sizin için çok daha fazla önem arz etmeye başlıyor. İşte bu noktada uluslararası standartlara uygun tasarlanmış N+1 ağ seviyesinde yönetilen TurkNet veri merkezi devreye giriyor. TurkNet veri merkezinde; UPS, jeneratör, otomatik yangın belirleme ve koruma sistemi, iklim kontrolü sistemleri tamamen yedekli olarak hizmet vermektedir. Ayrıca yurt içi ve yurt dışı omurgalara kesintisiz bağlantı sağlamak için çoklu-fiber çıkış tesis edilmiştir. Bu imkânlarımız sayesinde yüksek SLA garantileri sunabiliyoruz. Sanallaştırma ve bulut bilişim projelerini yürüten firmalar ancak bu yüksek SLA garantileri ile rahat bir nefes alabiliyorlar. Geniş ürün portföyümüz ve esnek tarifelerimiz sayesinde büyüyen firmaların taleplerine en etkin ve en ekonomik çözümlerle yanıt veriyoruz. Fark yaratan pek çok yenilikçi hizmetimizle, çalıştığımız firmalarla olan ilişkimizi günden güne derinleştiriyor ve sağlamlaştırıyoruz. Veri merkezimizde alan ve bant genişliği hizmetlerinin yanı sıra UTM, güvenlik duvarı, depolama gibi bütünleşik yönetilen hizmetler sunuyoruz. Bu hizmetler sayesinde kurumlar hem yüksek ilk yatırım maliyetlerinden (capex) hem de düzenli yönetim maliyetlerinden (opex) korunmuş oluyor.
Uluslararası standartlara uygun tasarlanmış N+1 ağ seviyesinde yönetilen veri merkezimiz sayesinde yüksek SLA garantileri sunabiliyoruz. Müşterilerimiz kendi elektronik arayüzlerinden güncel SLA verilerine ulaşma imkânına sahip. Bu da müşterilerimizin sadece sözde değil sözleşme seviyesinde korunmaları anlamına geliyor.
Birçok farklı sektörden büyük kurumların yıllardır bizi tercih etmesinde verdiğimiz ayrıcalıklı desteğin de büyük önemi var. Firmalara özel atanan kurumsal müşteri temsilcilerinin yanı sıra Cisco sertifikalı teknik destek ekibi müşterilerimizin çağrılarını alıp anında çözüm üretebilmek için 7/24 hazır beklemekte. Ayrıca müşteri hatları sürekli izleniyor ekiplerimiz tarafından. Böylelikle sorunlar daha oluşmadan öngörülüyor ve büyümeden gideriliyor bizim tarafımızdan. 2001 yılından beri veri merkezi işletiyoruz. Bazı yurt dışı servis sağlayıcıların Türkiye’deki POP noktalarını TurkNet veri merkezinde barındırmaları verdiğimiz hizmetin kalitesini ortaya koymaktadır diye düşünüyorum.

KOBİ’lerin karşılaşabileceği tehditler
Birkaç kritik sistem bir arada çalışacağı için bunların kullanacağı altyapının çok daha özenli seçilmesi, kurulması ve işletilmesi gerekir. Gerek depolama alanı gerekse anlık yüklenmelere cevap verebilecek altyapıyı satın almak KOBİ’ler için yüksek ilk yatırım maliyeti (capex) ve bunun yanı sıra yüksek işletim maliyeti (opex) yükü getirecektir.
Dolayısı ile KOBİ’ler sanallaştırma konusuna tek başına yaklaşmak yerine, konuyu dış kaynak kullanımı ile birlikte ele almalı ve sistemlerini TurkNet veri merkezi gibi veri merkezlerinde barındırmayı düşünmelidir.

En büyük haberleşme bulutu Skype
Bildiğiniz gibi Skype, dünya çapında sesli ve görüntülü görüşmeler yapmaya imkân tanıyan bir yazılım. Milyonlarca birey ve şirket, diğer Skype kullanıcılarıyla ücretsiz ses ve video görüşmeleri yapmak, onlara anında mesajlar göndermek ve dosya paylaşmak için Skype kullanıyor. Ayrıca, dünyanın her yerinden insanlar, sabit hatlara ve mobil telefonlara düşük maliyetli çağrılar yapmak amacıyla, her gün Skype’a başvuruyor. Skype’ın Orta Doğu ve Afrika Şefi Rouzbeh H. Pasha geçtiğimiz ay Türkiye’deydi. Bulut Bilişim Dosyası için gerçekleştirdiğimiz röportajda Pasha’ya son Skype gelişmelerini ve bulut haberleşmesinin detaylarını sorduk.

Bir bakışta 2009 yılı
Geçen yıl bildiğiniz üzere, pek çok ülke ve ekonomisi için zor bir yıldı. 2009 yılı için son sonuçlarımız 716 milyon dolardı ve bu bir önceki yıla göre yüzde 30 civarında bir artış anlamına geliyor. Bu 2009 yılının ne kadar zor bir yıl anlamına geldiğini anlamamız açısından önemli bir ipucu ve kullanıcıların ürünümüzü değerlendirmesi açısından ve kullanıcıların deneyimsizliği anlamında önemli bir ispat. Net’te haberleşme anlamında en iyi radyo kanallarını öneriyoruz. Toplam kullanıcı rakamımız dünya çapında 600 milyondan fazla ve aynı zamanda uluslar arası haberleşme toplam kar payımızı yüzde 50 oranında arttırdık. Asıl ilginç olan toplam rakamı yükselten nadir sürücülerden biriydik. Ve Skype sınırlar dışı en çok kullanılan sürücülerden biriydi. Kullanıcılarımız için yeni ürünler test ediyoruz. Bu yıl daha çok mobil platform üzerinde duruyoruz. Mobilin çevrimiçi olmanın geleceği olduğunu düşünüyoruz. İnsanların hangi bölgelerden ve nasıl ağa bağlandığına baktığınız zaman, bunun daha çok ilk kez mobil aletler tarafından yapıldığını görüyorsunuz. Bugünlerde iPhone için bir uygulamamız var, aynı zamanda akıllı cihazlar için de uygulamamız var.

Skype video çağrılarında lider
Video çağrıları İnternet’te en çok kullanılan haberleşme biçimlerinden biri. İnternet’te yapılan haberleşmenin yüzde 34’ü video çağrısıdır. Özellikle belli dönemlerde mesela; Ramazan, Yılbaşı gibi dönemlerde video çağrılarının sayısında yüzde 50 gibi bir oranda artış olmakta. Bu bize, insanların çevrimiçi haberleşme şekillerinde bir değişim içinde olduklarını gösteriyor. Artık sadece ses ile değil, aynı zamanda görüntülü de iletişim kurduklarını görüyoruz. Eskiden sadece sese dayalı bir haberleşme biçimi varken, ama bugün ikili geçiş yapabilen aletlerin kullanıldığını görüyoruz. iPhone’la yaptığımız çalışmada; müzik dinlemek için bir uygulamanız var, İnternet’te gezinti yapmak için bir uygulamanız var ve aynı zamanda Skype’dan haberleşme yapabileceğiniz bir uygulamanız olacak. Ve bütün bunları yapabilmeniz için bağlanacağınız ağın bütün bunlara ikili geçiş sağlayabilecek yeterlilikte olması gerekiyor. Böylelikle insanların haberleşmelerinin zor işlerden daha kolaylarına doğru gittiğini görüyoruz. Bu noktada Skype’ın bütün bunları yapabilecek yeterlilikte ve lider olduğunu düşünüyoruz.

3.Nesil (3N) hakkında
Bence 3N’nin gücü ses anlamında değil, bütün bu uygulamaları yapabileceğiniz zengin bir çerçevede. Türkiye 3N uygulaması konusunda biraz geç kalmış bir ülke. Daha geçen yıl kullanılmaya başlandı. Ama bunun bir dezavantaj olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ilk çıktığında insanlar bununla ne yapacağım diye düşündüler. Fakat Türkiye’de geç kullanılmasına rağmen onunla ilgili yapılan çok şey oldu. Kullanım farkındalığı anlamında Türkiye pek geride kalmadı. Eğer bir iPhone’nunuz veya Nokia’nız varsa, Amerika’daki adamla aynı işlemleri yapabilirsiniz. Dünya’da ilk olarak Türkiye’de başlayan mobil elektronik imza gibi uygulamalarla hatta daha da fazlasını. Evet, 3N teknolojisinin gelmesi anlamında birkaç yıl kadar bir gecikme oldu ama, kullanım açısından bu teknolojiye ilk kavuşan ülkelerle aynı seviyedesiniz.

Türkiye’deki Skype kullanımı hakkında ne diyeceksiniz? Bir kullanıcı olarak neden Skype kullanmalıyım? MSN Live ya da Google Talk’tan farkınız nedir?
Bizim için önde gelen şey kalitedir. Bizim gibi bu işi yapan pek çok sunucu var ama, bizim için öncelikli olarak kalite gelir. Pazara baktığınızda mesela şunları görebilirsiniz; İnternet’e bağlanma hızı bu kadar iyi olmayabilir, İnternet’e bağlanmak için kullandığınız aletler bu kadar yeni olmayabilir, bunun gibi sorunlar yaşanabilir. Açık olan şey şudur ki; diğer sunucuların hiçbiri, bizim önerdiğimiz kalitede size hizmet vermeyecektir. İkincisi, Skype’ı bir paket olarak düşünecek olursak; diğer bütün sunucuların hiç biri, Skype kadar yüksek kalitede ve geniş yelpazede hizmet verememektedir. Skype’ın ilk avantajı; video çağrılarda öncelikli olması, daha sonra anlık mesajlaşmada avantaj sağlamasıdır. Veya 4-5 kişi farklı yerlerde aynı projede çalışıyorsanız, birbirinize e-posta göndermek yerine birçok kişilik sohbet ortamı oluşturabilirsiniz ve birlikte çalışabilirsiniz. Bu yöntemle, bilgiyi ortak kullanıma açıyorsunuz ve insanlar bağlandığında bu bilgilerden faydalanabilerek projeyi yürütebiliyorlar. Bu diğer rakip sunucuların yapabileceği türden bir şey değildir. Öte yandan konuşmak istediğiniz kişi hatta olmasa bile bu kişiyle konuşabiliyorsunuz. Sunduğumuz pakete bakacak olursanız, Skype gerçekten rakip olunamayacak kadar güçlüdür.

Skype başlı başına bir bulut
Skype, büyük bir çözümle geliyor. Biz başlı başına bir çözüm, bir bulutuz. Skype kullanan pek çok küçük şirket var. Bu şirketler için yüksek kalitede video ve konferans çağrıları öneriyoruz insanlar hatta olmasa bile. Herhangi bir odadan, herhangi bir bilgisayarla yüksek kalitede video konferans görüşmesi yapabiliyorsunuz. Bu tür bir şeyi yapmak normal şartlar altında biraz pahalı bir iş ve çoğu zaman iyi kalitede olmuyor. Rakip gelen diğer şirketler bizim yaptığımızın bir kopyasını yapacaklardır. Bu anlamda küçük şirketler için çok uygun video konferans paketlerimiz var. Skype kullanıcılarının yüzde 35’i Skype’ı iş amaçlı kullanıyor. Bizimde amacımız Skype’ı iş amaçlı kullanmak isteyen küçük şirketlere uygun çözümler bulup etkili paketler sunmak. Burada bir sınıflandırma ihtiyacı doğuyor. Skype kullanan çeşitli gruplar var, bu grupları tespit edip, onlara yönelik çözümler bulup, yeni paketler sunmak anlamında çalışmalarımız var. Şu anda yeni kullanıma sunduğumuz bir ürün var, ‘Substitution Configurator’ adında. Daha önce nerde olduğunuz ve nereyi aramak istediğiniz fark etmiyordu ama şimdi aramak istediğiniz belli bir yön varsa ona yönelik ürünlerden ve paketlerden faydalanabiliyorsunuz. Bu son zamanlarda yaptığımız çalışmalardan biri. Böylelikle kullanıcılarımızı sınıflandırıp onların ihtiyaçlarına göre hizmet verme şansımız olacak.

Skype’da reklam konusunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Reklam konusunda şu anda bazı modelleri test ediyoruz. Reklam odaklı bir çözümümüz şu anda yok ama, bu noktada kullanıcı tecrübelerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Burada kullanıcı tecrübelerini göz ardı edecek hiçbir şey kullanmayacağımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Yüksek kalitede hizmet verebilmek için çok büyük yatırımlar yaptık ve buna zarar verecek şekilde biranda değişiklik yapmayız. Yani özetle, ilgisiz olmayacak şekilde reklam yapmaya imkân tanıyacak yollar aramaktayız. Örneğin; ilgili reklamları bir hizmet bir katma değer olarak görmek mümkünken, ilgisiz reklamlar ise can sıkıcı ve kullanıcı memnuniyetine zarar veren bir unsurdur. Odak gruplar oluşturma ve geliştirdiğimiz fikirleri bunlar ile paylaşma yolunu seçiyoruz ve onların görüşlerini alıyoruz. Odak gruplarımız Amerika, Asya, Avrupa, Ortadoğu’dur. Onların görüşleri önemli. Geri bildirimi ve deneyimlerini alıyoruz. Reklamcılık modellerini dikkate alıyoruz. Kullanıcı deneyimleri her zaman için ilk sırada olacaktır; diğer tüm unsurlar daha sonra gelecektir. Odak gruptaki kullanıcılar ile iletişimde olup neleri neden beğenmediklerini, neleri rahatsız edici bulduklarını öğreniyoruz. Örneğin çiçek satan birisiyseniz ve çevrimiçi çiçek almak isteyen birisi varsa, kullanılabilecek yöntemlerden birisi, örneğin; bir Skype tuşu eklemek ve doğrudan bu çiçekçinin aranmasını sağlamak olabilir. Bu aramanın ücreti de çiçekçi tarafından karşılanır ve aranılan satış imkânı elde edilmiş olur. Bu reklamcılık yöntemi, irtibata geçmek istediğiniz kişiler ile doğrudan ilişkiye girilmesine izin veren basit bir yöntemdir ve İnternet sitelerinde sizi sıkıntıya sokan, ‘pop-up’ sayfa içinde açılan sayfalar gibi rahatsız edici değildir.

Bütün bunları sağlayabilecek parayı nereden kazanıyorsunuz?
Biz sadece üç yıldır kardayız. Bu üç yılın ilk iki yılı gerçekten zor geçti. Skype’ı video konuşmalarının kesilmesinden koruyacak ürün ücretsizdir. Bu anlayış çerçevesinde bugün Skype kullanıcılarının sayısı artmaktadır ve biz de bu temel üzerine işimizi oturtmaktayız. Skype’ı daha esnek hale getirmek anlamında, mesela çevrimiçi olmayan kullanıcılarla bile iletişime geçebiliyorsunuz. Bu bizim için pahalı bir iş ve biz de bu masrafın bir kısmını kullanıcıdan alıyoruz. Bu para kazanma yöntemlerimizden biri. Diğer bir yöntem de reklamların test edilmesi; iş anlamında kullanıcı deneyimlerini yansıtması alanında yaptığımız çalışmalar. Üçüncü yöntemde donanım üreticileri ve ekosistem hakkında bir bültenimiz var. Bu bülten lisansı içinde bir ücret alıyoruz. Bunun sebebi bizim markamızı kullanarak ürünlerini satıyor olmalarıdır. Süregelen hizmetlerimizin yanı sıra daha öncede bahsettiğim gibi yeni gelen hizmetlerimiz de var örneğin grup konferans çağrıları gibi bu hizmetlerimizi test ediyoruz. Bu hizmet bir ürün olarak sunulduğunda buradan da para kazanacağız. Ama fiyatlarımız hiçbir zaman yüksek olmayacak. Her bir kullanıcıdan kazandığımız para çok küçük gibi de görünse, kullanıcı sayımızın yüksek olmasından dolayı iyi bir para yapacak. Kullanıcı sayımız 600 milyon kişi civarında ve bu kullanıcılardan kazandığımız para 716 milyon dolar ve bu da her bir kullanıcıdan ortalama1,1 dolar kazandığımızı gösteriyor. Rakam küçük olmasına rağmen, kullanıcı sayımızın fazlalığından dolayı iyi para kazanıyoruz. Bu bizim para kazanma anlayışımızdır. Çok uygun fiyatlara yüksek kalitede hizmet vermek ve kullanıcı sayısını arttırıp bu şekilde para kazanmak.

Kül bulutu hakkında ne düşünüyorsunuz? Veri trafiğiniz arttı mı?
İşte bu durumlarda Skype kullanımı video konferans çağrılarıyla çok avantajlı. Bu durumda yapılacak en kolay şey Skype ile haberleşmek. Veri trafiğimiz böyle durumlarda kat ve kat artıyor, ama kapasitemiz her türlü yoğunluğu başarıyla kaldırabilecek güçte. Mesela hava muhalefetinden dolayı hava alanında mahsur kalan ve Skype kullanımıyla çevrimiçi görüşmeye başlayarak, evlenen bir çiftimiz bile var.

Türkiye’de servis sağlayıcılarla bir iş ortaklığı düşünüyor musunuz?
Evet, Türkiye’de bir ortak aramaktayız. Sadece bir pazar ortağı değil, uzun süreli ciddi bir ortak arıyoruz. Sadece Türkiye değil, Türkiye ve çevresindeki ülkelerde de ciddi anlamda iş ortakları arıyoruz. Sadece kendi içinde bir ortak değil, bizi aynı zamanda diğer ülkeler anlamında da stratejik olarak destekleyebilecek bir ortak arıyoruz. Türkiye bu ülkeler arasında en çok avantajlı olan ülkelerden biri. Türkiye pek çok Avrupa ülkesine göre yüz ölçüm olarak büyük bir ülke. Bu da bizim için bir avantaj. İnsan sayısının fazla olmasındansa, büyük bir alana sahip olmak bizim gözümüzde daha avantajlı bir durum.

Ortaklık için ne tür bir şirket arıyorsunuz?
Açıkçası Türk Telekom A.Ş. bizim için uygun bir şirket gibi görünüyor. Çünkü, alt yapıları var ve bölgede hissedilebilir bir pozisyonları var. Bunun yanı sıra, bize stratejik olarak destek verebilecek küçük şirketleri de dikkate alıyoruz. Bakacak olursanız Skype, bu tür ağları işleten şirketler için büyük bir şans çünkü iyi para kazanacaklar. Bu pahalı bir cihazla 3N teknolojisini kullanmak yerine Skype’da çok uygun fiyatlara üstün kalitede hizmet almak gibi bir şey.

HD kalitesinde video konferans
Bu tür HD video konferans çağrılarını kullanıma sunduk. Bunun için özel bir Web kamerasına ihtiyacınız var. Panasonic bu anlamda bir televizyonu kullanıma sundu. Bu işlemi sağlıklı bir şekilde yürütebilmeniz için belli ve kararlı bir İnternet hızınızın olması gerekiyor. Çok düşük bir hızda ihtiyaç duyulan kaliteyi alamıyorsunuz. HD kalitesini tam olarak alabilmeniz için iki tarafında aynı İnternet hızına sahip olması gerekiyor. Aksi takdirde beklenilen kalite elde edilemiyor. Panasonic ve Logitech bu tür HD konferans çağrılarına imkân veriyor.
İndirebileceğiniz bir test sürüm var. Bu sürüm bize grup video konferanslarını test edip konuyla ilgili destek verecek. Skype bir ülkeye ciddi anlamda kar getirebilecek bir olay. Çünkü ekonomik gelişmenin temelinde yatan önemli unsurlardan biri haberleşmedir. Daha ucuz ve daha kolay haberleşme sağlama şansınız olduğu sürece insanlar ve şirketler birbirleriyle daha iyi iletişim kurabilecektir. Haberleşmenin daha kolay ve ucuz olduğu ülkelerin ekonomik anlamda daha iyi geliştiklerini görürsünüz. Skype kullanımının özellikle küçük şirketler üzerinde avantajı büyüktür. Bir insanın bakış açısından da Skype kullanımının ne kadar avantajlı bir haberleşme biçimi olduğunu görürsünüz; en azından sevdiğiniz insanlarla kolay, ucuz ve yüksek kalitede haberleşme sağlarsınız. İnsanların Skype’daki haberleşme listelerine baktığınızda, ilişkide oldukları insan sayısının ondan az olduğunu görürsünüz. Bu rakam MSN ve diğerlerinde daha fazladır, çünkü Skype’da iletişim kurulan kişiler gerçekten özel kişilerdir.

Bulut Bilişim’de güvenlik Symantec ile güvenli bulut
Sanallaştırma ve Bulut Bilişim çözümleri kullanmak isteyen ya da çözüm sağlayan kuruluşların akıllarında en önemli soru aslında güvenlik üzerine. Tüm bilişim ve haberleşme altyapısını buluta emanet eden firmalar güvenlik ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklar? Bu sorumuzun yanıtını güvenlikte dünya lideri yazılım firmalarının başında gelen Symantec’in Türkiye Kıdemli Teknoloji Danışmanı Eren Sönmez’e ilettik.

Dünyadaki siber saldırı durumları konusunda son durum nedir?
Günümüzde iş süreçlerinin BHT’ye olan bağımlılığı, tüm kurumların bilgisayar ağları olmadan iş yapamaz hale gelmiş olmaları, kurumların rakiplerinin ya da doğal tehditlerin iş süreçlerine zarar verme olasılığını fazlasıyla arttırmış durumda. Geçtiğimiz günlerde 15.’si yayınlanan Symantec İnternet Güvenliği Tehdit Raporu incelendiği zaman, dünya üzerindeki siber saldırı istatistiklerinde, özellikle ülkemizin de içinde bulunduğu EMEA Bölgesi’ndeki (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) kötü niyetli etkinliklerin çok ciddi oranda arttığını görmekteyiz. Bununla beraber Brezilya, Rusya, Polonya ve Hindistan gibi ülkelerdeki tehdit aktivitelerinde de bir önceki yıllara oranla ciddi bir artış olduğu da açıkça görülüyor. Türk Telekom’un aldığı temel önlemlerle istenmeyen e-posta etkinliklerinde, dünya genelinde bir önceki yıla oranla 3.’lükten 7. sıraya doğru gerilemiş durumdayız. Bununla birlikte, özellikle ülkemizi de etkileyen ‘Downadup’ gibi tehditlerin çoğunlukla, taşınabilir bir medya ya da ağ ortamına kopyalanarak hızlıca yayılması nedeniyle, özellikle bir önceki yılın 2. çeyreğinde ‘botnet’ etkinliklerinin arttığını görmekteyiz. Türkiye’nin EMEA bölgesindeki 10 ülke içinde, zararlı kod etkinliklerinin hemen her kategoride yükseliş kaydettiği tek ülke olması da dikkat çekici. Raporda göze çarpan iki diğer önemli nokta ise, tehditlerin altyapılarından ziyade doğrudan doğruya bilginin kendisinin hedef alınması ve Web tabanlı atakların sayısındaki dramatik artış.

Symantec, rakipleriyle karşılaştırıldığında saldırı ve ataklarda ne kadar güçlü?
Symantec, dünya üzerinde 200 den fazla ülkede 240.000’nin üzerinde algılayıcı, 133 milyonun üzerinde sunucu, istemci ve ağ geçidi sistemleri ile dünyanın en büyük atak istihbarat veritabanına sahip durumda. Symantec tarafından oluşturulmuş dağıtık tuzak ağlar ile tehditler ve zararlı kodlar merkezi olarak toplanıyor ve bu istihbarat bilgisi Symantec ürün yelpazesindeki çözüm ve servislere tümleştiriliyor. Bu bütünleşme yalnızca güvenlik ürünlerinde değil, hatta yeni nesil yedekleme/iş sürekliliği çözümleri kapsamında da belirli seviyelerde mevcut durumda. Örnek olarak güvenlik düzeyini gösteren Symantec Threatcon seviyesi, belirli bir değerin üzerinde iken otomatik olarak yedekleme işleminin başlatılması gibi farklı bütünleşme modelleri ile güvenlik ve iş sürekliliğinin, çözümler içerisinde ne kadar başarılı şekilde tümleştirildiğini görebiliriz. Bir diğer vurgulamak istediğimiz nokta, özellikle bilgi sızmasına yönelik Symantec DLP çözümleri ile yalnızca ağ altyapı sistemlerinin korunması değil, bilginin korunmasına yönelik çözümlerimiz de mevcut.

Bulut Bilişim ve sanallaştırma teknolojilerinde kurumların ve KOBİ’lerin karşılaşabileceği tehditler nelerdir?
Burada tehdit kavramlarının neler olabileceğinin altını çizmek gerekiyor. Varolan bilgi işlem altyapınızı ister sanallaştırma veya bulut teknolojileri ile oluşturmuş olun, isterseniz fiziksel yapıda kalın, “veri kaybı”, “veri güvenilirliği” ve “veri güvenliği” kavramları aynı önemde ve aynı içerikte karşımıza çıkmaya devam edecektir. Bulut ve sanallaştırma çözümleri, genel olarak var olan bilgi işlem altyapısını daha verimli bir biçimde kullanmayı, harcanan enerji miktarını azaltmayı hedefleyen yöntemler ve teknolojiler içermektedir. Ancak, bu tür yapıların da çeşitli güvenlik açıklarına veya oluşabilecek iş kesintilerine karşı duyarlı olduğunu söylemek gerekir. Bir sanallaştırma yapısından yola çıkacak olursak, elbette kurumlar belirli bir esnekliğe kavuşmaktadırlar, ancak bu sanallaşma altyapısının nasıl korunacağı ile ilgili standartların oluşmadığı durumlarda, aynı fiziksel ortamlarda olduğu gibi veri kaybı veya güvenlik zafiyetlerinin oluşması kaçınılmazdır.

Symantec sanallaştırma ve Bulut Teknolojileri’nde nasıl bir rol üstleniyor?
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, bu teknolojilerin temel hedefi, var olan bilgi işlem altyapısının veya başka bir deyişle kurumların bünyelerinde bulunan işlem gücünün, en yüksek verim ve en az yönetim masrafları ile kullanılması olarak düşünülmelidir. Ancak, bu tür teknolojilerin bile Symantec’in geliştirdiği ürün ve hizmetlerle tamamlanabileceğini ifade etmek isteriz. Hemen bir örnek vermek gerekirse, sanallaşmış ortamların yedeğini nasıl alacaksınız? Bu yedekleri nerede tutacaksınız? Nasıl geri döneceksiniz? Yedekler ne kadar yer tutacak? Bu iş ne kadar otomatik yapılabilecek? İş süreçleriniz muhtemel kesintileri ne kadar kaldırabilecek ve iş sürekliliği anlamında oluşturulan yapılar hedeflerinizi gerçekten karşılıyor mu? İşte bütün bu sorulara yanıt veren teknoloji ve çözümleri Symantec olarak kullanıcılarımıza sunuyoruz. Bir başka noktadan bakıldığında ise, sanallaşmış yapılar ile fiziksel yapılar çoğu kurumda birlikte kullanılmakta. Oluşturulacak veri koruma ve iş sürekliliği stratejilerinin, kurum ihtiyaçlarına göre aynı standartları sunabilmesini, aynı arabirim ile kolay yönetim işlevselliği sağlayabilmesini hedefliyoruz. Aksi takdirde, daha karmaşık, daha zor yönetilen, farklı uzmanlıkların gerek duyulacağı bir karmaşa ile karşılaşırız ki, ne sanallaşma ne de başka bir teknolojiden istediğimiz verimi alma şansımız kalmaz.

Önemli ürün ve servisleriniz nelerdir?
“İş sürekliliği” ve “veri koruma” anlamında baktığımız zaman, Storage Foundation ve Netbackup gibi ürün aileleri ile kurumlara platform bağımsız ve standart bir çözüm seti sağlamaktayız. Zaten Symantec’in en büyük özelliği, çeşitli ölçekteki kurumlara, marka ve platformdan bağımsız teknoloji ve çözümleri sağlayabiliyor olmasıdır. Bu da, hem var olan yatırımların korunabileceği, hem de yeni ihtiyaçlara göre esnek bir genişleme olanağının sunulabileceği anlamına gelmektedir. Şunun altını özellikle çizmek isteriz: Bu gün Symantec dünyadaki verilerin yüzde 50’ye yakınını korumaktadır. Haliyle böyle bir tecrübe ve birikim, bizi bu konuda öncü haline getirmektedir. Özellikle uç kullanıcı güvenliği tarafındaki Symantec Endpoint Protection ürünü ile ‘en zayıf halka’ olarak gördüğümüz uç kullanıcıların tek bir ajanla katmanlı korunması ve aynı ajanda gelen NAC çözümü ile öngörülebilir korumanın sağlanması kurumsal güvenlik anlamında önemli bir bileşendir. “Kurumsal Güvenlik Altyapı Yönetimi” mesajı ile merkezi olarak ‘log’ları toplayıp, ilişkilendirip/anlamlandırıp, uzun süreli saklanmasını sağlayan Symantec Güvenlik Bilgi Yönetimi (SSIM - Symantec Bilgi Güvenliği Yönetimi) çözümü ve tüm katmanlara ilişkin Veri Sızıntısı Önleme (DLP-Symantec Data Loss Prevention) çözümü de kullanıcılara sunmakta olduğumuz etkin ürünlerdir.

Trend Micro’dan bütünleşik tehdit yönetimi
İnternet içerik güvenliğinde dünya çapında bir lider olan Trend Micro, şirketler ve bireysel kullanıcılar için sayısal bilgi alışverişinde güvenliği sağlamak amacıyla faaliyet göstermekte. Sektörde öncü bir şirket konumunda bulunan Trend Micro, operasyonel sürekliliği, kişisel bilgileri ve fikri mülkiyeti, malware ve spam gibi istenmeyen zararlı yazılım, veri sızıntıları ve en son Web tehditlerine karşı korumak için ileri düzeyde bütünleşik tehdit yönetim teknolojileri geliştirmekte. Bulut Bilişim ve sanallaştırma teknolojilerinde sağladıkları güvenlik operasyonları hakkında Trend Micro Akdeniz Bölge Müdürü Ercan Aydın’dan bilgi aldık.

Masum görünümlü zararlı yazılımlar
Sosyal mühendisliği kullanan Web tehditleri her zamanki gibi katlanarak artıyor. Saldırganlar, dönemsel etkinliklerden yararlanıyor. Yaygın oltalama (phishing) setleri sayesinde bütün bunları yapmak siber suçlular için çok kolaylaştı. Bu setler, hedeflenen sosyal mühendislik kampanyalarının yaratılmasını ve sunulmasını hızlandırıyor. Bunlar, popüler Web 2.0 sitelerini (Facebook, MySpace, Bebo, vb.), popüler e-posta sağlayıcıları, bankaları ve en bilinen e-ticaret Web sitelerini hedefleyen oltalama siteleri oluşturmak için tasarlanmış bulunuyor. Aynı zamanda, çok sayıda Web sitesinin tehlikeye atıldığına da şahit oluyoruz. Genellikle SQL enjeksiyon saldırılarıyla bu yapılıyor. Web siteleri, Çapraz Site Açığı (Cross Site Scripting - XSS) ve SQL Enjeksiyonu gibi istismar yöntemleri kullanılarak düzenli olarak tehlikeye atılıyor. Bilinen yamasız kırılgan noktalar da istismar ediliyor. Bir site bir kez tehlikeye atıldığında, üç şeyden biri oluyor. Ya site verinin kendisi için kazılıyor, ya malware (tehdit içeren yazılımlar) tohumu ekiliyor ya da malware ile süslenmiş sitelere yeniden yönlendiriliyor. Popülerlik kazanan bir başka yöntem, malware ile süslenmiş bant ilanlar oluyor; bunlar yine masum sitelerde yayınlanıyor.

En yeni Web tehditlerine güncel koruma
NSS Labs Test & Av-Test.org verilerine göre, İnternet güvenliği yazılımlarında dünyanın bir numaralı firması olan Trend Micro, işletmelere ve son kullanıcılara güvenlik çözümleri sunuyor. Malware, istenmeyen e-postalar, veri kaybı ve en yeni Web tehditlerine karşı koruma sağlıyoruz. Çözümlerimiz, müşteri ağındaki virüsleri yok etmekle kalmıyor, bu tehditleri kurumsal ağlara ve kişisel bilgisayarlara ulaşmadan, ilk ortaya çıktıkları noktada durduruyor. Trend Micro, milyonlarca kullanıcıyı hem ofis ortamında, hem de hareket halindeyken koruyor.

Tehlike dört bir yanda
Sanallaştırılmış bir sistem, fiziksel bir sistemle aynı işletim sistemini, kurumsal uygulamaları ve Web uygulamalarını kullanıyor. Sanallaştırılmış sistemlere yönelik en büyük tehlike, tehdit içerikli yazılımların söz konusu sistem ve uygulamalardaki güvenlik açıklarını uzaktan istismar edebilmesi oluyor. Bunun yanında, sistemin hipervizöründe istismar edilebilecek güvenlik açıkları da bulunuyor. Sanallaştırma firmaları, servis konsolunu basitleştirmek ve böylece potansiyel saldırı yüzeyini azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. Çoğu hipervizör’ün, uzak protokolleri sonlandıran servisleri bulunmuyor. Hipervizör güvenlik açıkları, genellikle, sanal bir cihazı (VM) tehlikeye atan tehdit içerikli bir yazılım tarafından istismar ediliyor. Hipervizör güvenlik açıklarına yönelik saldırılara karşı korunmanın en iyi yöntemlerinden biri, daha en başta tehdit içerikli yazılımın sanal ortamda kurulumunun yapılmasını engellemek oluyor.
Sanallaştırılmış ortamların dinamik doğası, izinsiz giriş tespit/önleme sistemleri (IDS/IPS) için yeni sorunlar doğuruyor. Sanal cihazlar önceki durumlarına hızla geri döndürülebildiğinden ve fiziksel sunucular arasında kolayca taşınabildiğinden, tutarlı güvenliği elde etmek ve korumak zorlaşıyor.

Trend Micro’dan uçtan uca koruma
Trend Micro’nun en büyük yatırım alanı bulut bilgi işlem. Bulut tabanlı koruma teknolojisine yatırım yapmış olmamız, müşterilerimize, geleneksel İnternet içerik güvenlik çözümleriyle karşılaştırıldığında çok daha yüksek bir koruma oranı sağlıyor. NSS Laboratuarları aracılığıyla hem kurumsal hem de son kullanıcılar için uç noktada en iyi koruma çözümünü seçildik. Bu da yeni teknolojiye yaptığımız yatırımların bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Çevreci BHT girişimine bağlı olarak sanallaştırmanın da giderek büyüdüğünü görüyoruz. Sanal ortamın güvenliği ise şimdiye dek gördüğüm en yoğun talebi oluşturuyor. İçerik güvenliği alanında sanal ortamlar için eksiksiz çözümler sunuyoruz; müşterilerimiz fiziksel sunuculara kıyasla çok daha yüksek bir güvenlik elde edebiliyorlar.

Her zaman güncel ürün ve servisler
Şirketimizin çeşitli boyutlarda sunulan esnek çözümleri, tüm dünyada tehdit istihbarat uzmanları tarafından 24/7 destekleniyor. Söz konusu çözümlerin çoğu, Trend Micro Smart Protection Network altyapısına dayanıyor. Bu yeni nesil bulut-istemci içerik yönetimi altyapısı, müşterileri Web tehditlerinden korumak için tasarlanmış bulunuyor.
Müşterilerimizin programlarına giren siber suçluların casus programlarını saptamalarına yardımcı olmak üzere ücretsiz İnternet araçları geliştirdik. Örneğin, House Call böyle bir araç (http://us.trendmicro.com/us/housecall/). Tüm okurların bu yazıyı okur okumaz kişisel bilgisayar ve Netbook’larını kontrol etmelerini öneriyoruz; zira bilgisayarlarına virüs bulaşmış olabilir veya bilgisayarları başka insanlara saldırmak için kullanılıyor olabilir ya da örneğin çocuk pornosu gibi servislere alet ediliyor olabilir. ‘House Call’, bilinirliği artırmayı amaçlayan ve müşterileri korumak için geliştirilen statik ve ücretsiz bir araç.
Sanal sunucu korumasında Trend Micro, hassas verileri uygun maliyetli bir biçimde koruyan ve riski minimum seviyeye indiren, gelişmiş tümleşik ürün, hizmet ve çözümler sunuyor. Kapsamlı bir sunucu ve uygulama koruma yazılımı olan Deep Security, fiziksel, sanal ve Bulut Bilişim ortamlarının kendi kendini korumasını sağlıyor. İster bir yazılım ya da sanal cihaz olarak, isterse karma bir yaklaşımla uygulansın, bu çözüm, işletim yükünü en alt seviyeye indiriyor, daha düzenli yönetim sağlıyor ve sanal cihazlara yönelik şeffaf güvenliği artırıyor. Deep Security, aralarında Web uygulama katmanı güvenlik duvarı, IDS/IPS, dosya doğruluğunu izleme ve ağ bölümlendirmeye yönelik altı temel PCI uyumluluk gereksiniminin de bulunduğu çeşitli uyumluluk taleplerine yanıt veriyor.
Trend Micro olarak, kurumların anti-virüs (virüs koruma), anti-spyware (casus yazılım koruma), anti-phishing (oltalama koruma) ve yeni tehditler karşısında koruyucu önlemler almasını öneriyoruz. İşletim sistemlerinde, uygulamalarda ve tarayıcılarda güvenlik güncellemelerinin yapılmış olmasına dikkat etmelerini, otomatik güncelleme özelliklerinin etkinleştirmelerini, yeni çıkan güncellemeleri çıkar çıkmaz uygulamalarını ve virüs koruma programlarını güncelleştirmelerini öneriyoruz.