Dünya devleri, Hazar ve Orta Asya ülkeleriyle Caspian Telecoms etkinliğinde 2. kez İstanbul’da buluştu

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Bu konferans, bölgesel bir kalkınma modelinin altyapısının oluşturulabilmesi bakımından önemli bir fırsattır. Dünya ile bütünleşme amacı güden ve serbest piyasa ekonomisine uyum sağlamaya çalışan, dolayısıyla komünikasyon altyapılarını süratle yenilemek durumunda olan dost ve kardeş ülkelerle kurumsal ve kalıcı bir işbirliği temel hedefimizdir.”

2. Türkiye, Orta Asya ve Hazar Bölgesi Ülkeleri Telekomünikasyon Konferansı ve Fuarı (Caspian Telecoms Exhibition & Conference), 14-16 Nisan tarihleri arasında Hilton Convention & Exhibition Centre’de gerçekleşti. Dergimiz Telepati’nin “Ana Medya Sponsorluğu”nu üstlendiği fuar ve konferansın organizasyonunu, bölgede çeşitli konularda fuar ve konferanslara imza atan Business Event Management (BEM), yine uluslararası etkinlikler gerçekleştiren ITE Group PLC’nin Türkiye ofisi E Uluslararası Fuar Tanıtım Hizmetleri A.Ş. (EUF) ve Kazakistan ofisi ITE Central Asia (ITECA) üstlendi.
Ana sponsorluğunu Turkcell’in üstlendiği organizasyona destek veren kurum ve kuruluşlar ise şöyle sıralanıyor; T.C. Ulaştırma Bakanlığı, Telekomünikasyon Kurumu, Türk Telekom A.Ş., Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Avrupa Komisyonu, Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü (ETSI) ve UNDP.
Bölge ülkelerinin telekomünikasyon alanında gerçekleştirdikleri çalışmaları aktardıkları ve tecrübelerini paylaştıkları Konferans, bu bölgede yapılacak yatırımların yoğunlaştırılması ve sektörel anlamda yeni işbirliklerinin gerçekleşmesi yönünde firma ve ülkelere yeni kapılar açtı.
Konferans’a Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Özbekistan, Gürcistan, Tacikistan ve Afganistan’ın bakanları ve üst düzey yetkililerinin yanı sıra Avrupa Komisyonu, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, ITU, EBRD ve UNDP delegeleri katıldı. Ayrıca firma üst düzey temsilcilerinin yer aldığı Konferans’ta; telekom kuruluşlarının serbestleştirilmesi ve tekelleşmenin sona ermesi, transit haberleşme potansiyeli,
telekom hatlarının sayısallaştırılması, İnternet teknolojileri gibi konular ele alındı.
Etkinliğin bu sene ilk defa gerçekleşen fuar bölümünde ise, bölge telekom sektörünün önemli firmaları, standlarında sadece profesyonel ziyaretçilere ürün ve hizmetlerini tanıttılar.

Türkiye

Konferans’ın açılışında ev sahipliğini Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Ömer Arasıl, Türk Telekom A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Ekinalan ve TÜTED Başkanı Tayfun Türkalp yaptı.

“Bölge ülkeleri olarak işbirliği yapmalıyız”
Küreselleşmenin en önemli ateşleyicisinin komünikasyon teknolojilerindeki hızlı ilerleme olduğunu belirten Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, dolayısıyla dünyanın her ölçekte küçüldüğünü, toplumlararası etkileşimin arttığını söyledi. Çağımızda bilginin ve paylaşılmasının önemine değinen Yıldırım, komünikasyon teknolojilerinin etkisiyle ulusların bilgi toplumu olma yolunda önemli adımlar attıklarını vurguladı. Stratejik öneme sahip olan ve dünya enerji kaynaklarının büyük bir kısmını barındıran Hazar coğrafyasının gelişmesinin bölge ülkelerinin ortak çabası ile mümkün olabileceğini söyleyen Bakan Yıldırım sözlerine şöyle devam etti: “Toplumların birbirlerini daha iyi tanımaları ve anlamaları ile tesis edilebilecek barış ortamının güvence altına alınması da yine telekomünikasyon işlevinin etkinliğine bağlı olacaktır. Uluslararası toplumun beraberce gelişmesi ve refahın geniş kitlelere yayıldığı adil bir dünya düzeninin kurulması bizlerin telekomünikasyon alanında göstereceği gelişmelerle paralellik göstermektedir.”

Bilgi toplumunun 21. yüzyıla damgasını vurduğunu söyleyen Binali Yıldırım, yaşanan hızlı değişimde Türkiye’nin de atılımlar gerçekleştirdiğini belirtti. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmaların hem hizmet kalitesinin artmasına neden olduğunu, hem de bu hizmetlerin yaygınlaştığını söyleyen Yıldırım, Türk telekomünikasyon sektöründe son yıllarda yaşanan önemli gelişmeleri ve mevcut durumu şöyle özetledi:
“Türk Telekom halihazırda uydu hizmetlerinden kablolu TV’ye, İnternet’ten denizaltı hatlarına ve uydu haberleşmesine kadar telekomünikasyon altyapısı ve işletilmesi alanındaki tekel konumunu sürdürmektedir. Mobil telekomünikasyon hizmetlerinin sunulması maksadıyla 1994 yılında Türk Telekom ile işletmeciler arasında yapılan Gelir Paylaşımı sözleşmesi ile piyasanın bu kanadında kısmi serbestleşme sağlanmıştır. 1998 yılında ise Ulaştırma Bakanlığı’nın GSM lisanslarını işletmecilere vermesiyle mobil pazar serbestleşmiştir. Telekomünikasyon sektöründeki en önemli yapısal değişiklik 29 Ocak 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4502 Sayılı Kanun ile gerçekleştirilmiştir. Söz konusu kanun ile sektörde politika belirleme, düzenleme yapma ve işletmecilik fonksiyonları birbirinden ayrılmıştır. Bu çerçevede, telekomünikasyon sektörüne yönelik düzenlemeleri yapmak üzere idari ve mali özerkliğe haiz Telekomünikasyon Kurumu kurulmuştur. Aynı Kanun ile Türk Telekom, Kamu İktisadi Teşebbüsü statüsünden çıkarılarak ticari işletmeci yapısına dönüştürülmüş, her türlü telekomünikasyon hizmetlerini yürütmeye ve telekomünikasyon altyapısını işletmeye yetkili kılınmıştır.

Söz konusu Kanun ile, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerinin yürütülmesi ve bazı istisnalar dışında tüm telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi 2003 yılı sonuna kadar Türk Telekom’un tekelinde bırakılmıştır. Dinamik bir pazar yapısına sahip olan telekomünikasyon sektörü, son yıllarda hızlı bir gelişme eğilimi göstermiştir. Bunda hiç kuşkusuz GSM pazarının serbestleştirilmesi büyük rol oynamıştır. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye’de de GSM abone sayısı son yıllarda çok hızlı artış göstermiş olup geçtiğimiz yıl içerisinde ilk defa olarak PSTN abone sayısını geçmiş bulunmaktadır. Sektörde bugüne kadar kaydedilen gelişmeler önemli olmakla birlikte yeterli değildir. 59. Cumhuriyet Hükümeti’nin programı ve hazırladığı Acil Eylem Planı çerçevesinde öncelikli olarak, halihazırda birden çok kanun ile düzenlenmiş olan telekomünikasyon mevzuatının toparlanması, dağınıklığın giderilebilmesi, sektörde serbestleştirmenin hızlandırılması ve AB müktesebatına uyumlu lisans, arabağlantı, evrensel hizmet, numaralandırma ve benzeri düzenlemelerin gerçekleştirilmesi amacıyla sektörü bütünüyle düzenleyen tek bir kanun çıkarılması hedeflenmektedir. Ayrıca Acil Eylem Planı çerçevesinde Telekomünikasyon Kurumu tarafından yetkilendirme, arabağlantı, ortak yerleşim ve tesis paylaşımı, geçiş hakkı, yerel şebeke ile kablo TV şebekesinin erişime açılması, kullanıcı hakları ve numaralandırma gibi konulardaki düzenlemeler tekel süresince

hazırlanacak ve gerekli alt düzenleyici işlemler tamamlanacaktır. Türkiye olarak yaptığımız çalışmalar sonucunda edindiğimiz tecrübeleri dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaya her zaman hazırız. Telekomünikasyon pazarı bölgesel işbirliği çerçevesinde ele alınmalı ve bölgesel sınırların dikkate alınacağı bir piyasa olarak düzenlenmelidir. Bu konferans, bölgesel bir kalkınma modelinin altyapısının oluşturulabilmesi bakımından önemli bir fırsattır. Dünya ile bütünleşme amacı güden ve serbest piyasa ekonomisine uyum sağlamaya çalışan, dolayısıyla komünikasyon altyapılarını süratle yenilemek durumunda olan dost ve kardeş ülkelerle kurumsal ve kalıcı bir işbirliği temel hedefimizdir. Bulunduğu coğrafyada barış ve istikrar ortamının tesisi için büyük çaba gösteren ülkemizin en büyük hedeflerinden birisi her konuda bölge ülkeleri ile olan ilişkilerini geliştirmek ve işbirliğini arttırmaktır. Bu itibarla Türkiye Avrasya ülkeleri ile olan ilişkilerine büyük önem vermektedir. Hazar Bölgesi denildiği zaman akla zengin enerji potansiyeli gelmektedir. Kuşkusuz bu büyük potansiyel, yabancıların da dikkatini çekmektedir. Zengin doğal kaynaklara sahip olan bölgenin, gelecek yıllarda satın alma gücü açısından dünyanın önde gelen bölgeleri arasında yer alacağına olan inancım tamdır. Ancak gerek mevzuat gerekse altyapı açısından gelişmiş ülkeler düzeyinde bulunmayan bölge ülkelerinin daha çok yabancı yatırımcıyı çekebilmesi ve bu suretle gelişmiş ülkeler ile arasındaki farkı azaltabilmesi için süratle yeniden yapılanması gerekmektedir. Ben Türkiye’yi Hazar Bölgesi ülkelerinden ayırmıyorum. Türkiye’nin süratli bir şekilde çağa uygun düzenlemeler yapması gerektiğine inanıyorum. Bütün plan ve programlarımız bu yöndedir.”
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: “Bu konferans, bölgesel bir kalkınma modelinin altyapısının oluşturulabilmesi bakımından önemli bir fırsattır. Dünya ile bütünleşme amacı güden ve serbest piyasa ekonomisine uyum sağlamaya çalışan, dolayısıyla komünikasyon altyapılarını süratle yenilemek durumunda olan dost ve kardeş ülkelerle kurumsal ve kalıcı bir işbirliği temel hedefimizdir.”

“Ülkelerin gelişiminde enformasyon ve komünikasyon teknolojileri önemli rol oynuyor”

Bilgi çağının getirileriyle yaşanan ekonomik ve yapısal dönüşümün en belirleyici sektörlerinden birinin EKT-Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri sektörü olduğunun altını çizen Türkiye Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Ömer Arasıl, şöyle konuştu:
“Sektördeki gelişmelerin; gerek sürdürülebilir ve dengeli bir ekonomik kalkınma gerek toplum refahı gerekse gelişmekte olan ülkelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanmaları açısından çok engin ve belirleyici bir rol oynadığını hepimiz biliyoruz. İşte bu genel kavram, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tamamında telekomünikasyon sektörlerine öncelik verilmesini ve sektörün serbestleştirilmesini şart koşuyor. Bunların sonucunda da şüphesiz günümüzde genel kabul görmüş olan piyasa ekonomisi koşulları içinde düzenleyici otoritelerin varlığı ve etkinliği de genel kabul gören bir alt eğilim olarak karşımıza çıkıyor. Telekomünikasyon Kurumu kurulduğu günden bu yana sektörde politika ve stratejilere uyumlu kalmak kaydıyla düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma görevlerini yüklenmiş durumda.” Bağımsız kurumların iki temel görevi bulunduğunu vurgulayan Arasıl, bunların yapısal ve işlevsel görevler olduğunu söyledi. Yapısal görevler saydamlık ve

tarafsızlık olarak ikiye ayrılırken, işlevsel görevlerde ise düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma görevleri ön plana çıkıyor. Arasıl, kurulların temel kuruluş tariflerinden birinin; sosyal paydaşlarıyla ortak, birbirinden haberdar ve şeffaf bir biçimde nihai kararları ortaya koyabilmek olduğunu söylerken, tarafsızlığın kendileri için olmazsa olmaz bir konu olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
“Gerek teori gerekse pratik, düzenleme ile rekabet arasında ters yönlü bir ilişki olduğunu kanıtlıyor. Bunun yanı sıra düzenleme süreci içerisinde sadece bizde değil, gelişmiş ülkelerde de yaşandığı gibi eksik mukavele olarak nitelendirdiğimiz bir hukuki problem karşımıza çıkıyor. Sektör olarak düzenleme ve yetkilendirme süreci içerisinde ortaya çıkan temel sorun olarak gördüğümüz hukuki aksaklıkları yaşayarak giderme ve ders alarak en ideal düzeni sağlama gayreti içerisindeyiz. Telekomünikasyon hukukunun yeterince oluşturulamamış olmasından kaynaklanan sorunlar var ve bu durum yargı süreci içerisinde elimizin kolumuzun bağlanmasına neden olmakta. Bunu iyi anlatamıyoruz. Bunun için çözüm önerimiz firmalar veya bizden kaynaklanan tüm sorunlarda birinci derece mahkeme olarak Danıştay’a gidilmesi ve bu makamın bu sorunun çözülmesini öncelikli görevlerden saymasıdır. Bu problem çok önemli. Çözümlendiği anda pek çok düzenleme ve yetkilendirme çalışmamızda ortaya çıkan zaman kısıtı ya da zaman ötelemesi mazeretimiz de ortadan kalkmış olacaktır. Bunun yanı sıra yetkilendirme ve uzlaştırma görevlerimizi de bütün yoğun tempomuz içerisinde çok deneyimsiz olmamıza rağmen nitelikli personelimizle birlikte hızla yerine getirme gayreti içerisindeyiz. Eksikliklerimiz, aksaklıklarımız ve yetersizliklerimizi çok iyi biliyoruz. Sürekli şeffaf bir biçimde bunları gidermeye çalışıyoruz. Ancak sektörümüzden isteğimiz, sorunlarımızı yapıcı eleştirilerle, önce kendi içimizde çözümlemek yönünde bir yöntem izlemektir. Şu ana kadar ağırlıklı olarak böyle geldik, bundan sonra bunun artarak devam edeceği yolunda inancımız tamdır. Sektörde düzenleme ve yetkilendirme görevinin kurumumuza verilmesi aslında Türkiye’deki düzenleyici yapıya bir etkinlik kazandırmıştır. Uzmanlarımızın gerçekleştirdiği araştırmalar, bizlerin genellikle çok başarısız olduğunu düşündüğümüz pek çok alanda dünya devleriyle kıyaslandığında hiç de başarısız olmadığımızı gösteriyor. Telekomünikasyon Kurumu, sosyal paydaşlarıyla olan işbirliğinde, 2002-2003 iş planını sektörle birlikte gerçekleştirerek ve kendisini bir taahhüt altına sokarak samimiyetini göstermiştir. Verdiğimiz sözlerin bazılarını tam zamanında gerçekleştirememiş olabiliriz. Ancak bunlar çok kısa bir zamanda gerçekleştirilemeyeceği anlamına da gelmemeli. Bu yüzden bizlere verilecek sektörel desteğin serbestleşmeye kadar bizim için çok önemli olduğu kanısındayız.”
Şimdiye kadar Kurum tarafından verilen lisans ve ruhsatlardan bahseden Ömer Arasıl, Kurum’un uluslararası açılımlarını iletti: “Serbestleşme sonrası piyasaya yeni girişleri teşvik etmek ve sektörün daha etkin bir piyasa yapısına kavuşmasına yönelik olarak yetkilendirme çalışmalarımıza hız verdik. Kurumumuzca bu amaçla bugüne kadar ikinci bir ruhsat kapsamında, 19 adedi uydu telekom hizmetleri, 2 adedi uydu ortamı işletmesi, 5 adedi GMPCS ve genel izin kapsamında 81 adedi ISS’ler için olmak üzere toplam 107 adet lisans verilmiştir. Telekomünikasyon Kurumu kendini sadece yurt içindeki görevleriyle sınırlı görmemekte, küreselleşmenin ve sektörel birlikteliğin doğal sonucu olarak uluslararası alandaki faaliyetlerine de hızla devam etmektedir. Özellikle geçtiğimiz yıl Fas’ın Marakeş kentinde yapılan Tam Yetkili Temsilciler Konferansı’nda ülkemiz 50 yıl aradan sonra Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’ni 4 yıl yönetecek olan konsey üyeliğine seçilmiştir.”
Bölgedeki durumu da değerlendiren Arasıl; Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Hazar Bölgesi’nde telekom sektörünün serbestleşmesi yönünde atılan önemli adımlara rağmen, bölgenin gelişmiş ülkelerin halen çok gerisinde olduğunu kaydetti ve ekledi: “Bölge ülkelerine bakıldığında, bizim anlamımızdaki bir düzenleyici otoritenin pek çok ülkede tesis edilemediğini ya da edilse de işlevsel anlamda etkin olamadığını gözlemlemekteyiz.”

“Türk Telekomünikasyon A.Ş. serbestleşmeye hazır”
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin önemine değinen Genel Müdür Mehmet Ekinalan, kuruluşun serbestleşme süreciyle ilgili bilgi verdi. Serbestleşmenin ve özelleştirmenin sadece ülke kalkınması için değil bölgesel kalkınma için de önemli olduğunu belirten Mehmet Ekinalan, serbestleşmeyle sağlanacak olan sektörel gelişmenin yeni imkanların ortaya çıkmasının yanı sıra yabancı sermayeyi çekerek, istihdam artışı da sağlayacağını söyledi ve şöyle devam etti: “Serbestleşme ve özelleştirme aynı zamanda bölgesel kalkınma için de çok önemlidir. Çünkü telekomdaki gelişmeler yeni yatırımlara ve ülkelerarası işbirliklerine imkan sağlamaktadır. Türk Telekom olarak serbestleşme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz düzenlemenin önemine ve rekabete inanıyoruz”.
Ekinalan, Türk Telekom’un kapasitesi ve çalışmaları hakkında bilgi verdi: “Türk Telekomünikasyon A.Ş. olarak sahip olduğumuz sabit hat sayısı yaklaşık 19 milyon. Bu hatların sayısallaşma oranı % 90. 75 bin ankesörlü telefonumuz var. Kablolu televizyon için 2 milyonluk bir kapasitemiz ve 1 milyon abonemiz var. ADSL sayımız çok düşük, 3 bin. Üç uydumuz var. GSM 1800 operatörümüz olan Aycell ile Türk Telekomünikasyon A.Ş., GSM piyasasında yerini almıştır. 2001 yılında son GSM servis sağlayıcısı olarak pazara girmesine karşın 1 milyon aboneye ulaşmış durumdadır. 4-9 milyar Dolar’lık cirosu olan şirketimiz bünyesinde 3 bin çalışana sahip. Önümüzdeki dönemde öncelikli olarak kurumsal kaynak planlama ve müşteri ilişkileri yönetimi çalışmalarına ağırlık vererek müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha iyi şekilde karşılamayı planlıyoruz. Türk Telekomünikasyon A.Ş. olarak işbirliklerine açığız.”

“Biz komünikasyoncular insan hayatını kolaylaştıracak sihirli bir güce sahibiz”
Konferans’ın bölge ülkeleri arasında bilgi ve deneyim paylaşımı, yatırım işbirliği, küresel telekom yatırımcıları ile ulusal telekom şirketlerinin iş bağlantıları yapması yönünde önemli rol oynadığını belirten TÜTED Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Türkalp, ayrıca konferans ile birlikte oluşturulan fuar alanında, çeşitli üretici ve servis sağlayıcı ve işletmeci firmaların son teknoloji ürün ve hizmetlerini inceleme olanağı sağladığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Küreselleşen dünya için en önemli iki unsur ulaşım ve komünikasyondur. Ulaşım ve komünikasyon teknolojilerindeki gelişmeye bağlı olarak, kıtalar ve ülkeler arasında dolaşım hızlanıp kolaylaşmakta, kültürden ticarete kadar her alanda kıtalar ve ülkelerarası ilişkiler hızla artmaktadır. Ahlak kurallarından hukuk kurallarına kadar tüm manevi değerlerde ortak düşünce yapısına doğru gidilirken; demokrasi, verimlilik, kaynak paylaşımı konularında ilerleme sağlanmaktadır. Bölgeler ve kişiler arası gelir dağılımındaki eksiklikleri ortadan kaldıracak en önemli araç komünikasyon teknolojisidir. KOBİ’lerin dev şirketlerle rekabetini sağlayan en önemli teknoloji İnternet’tir. Biz komünikasyoncular insan hayatını kolaylaştıracak, demokrasiyi yayacak, kişisel gelişimi arttıracak sihirli bir güce sahibiz ve bu konferansta bu gücümüzü arttıracağız” dedi.

Kazakistan

Kazak Telekom ülkenin tek telekom operatörü olarak çalışmalarını yürütüyor. Sabit hatlar, ulusal ve uluslararası komünikasyon konusunda hizmet sağlayan kurum, serbestleşme sürecine girmiş durumda. 2000 yılı Şubat ayında Kazakistan Hükümeti’nin telekomünikasyon sektörünü geliştirmeye ve telekom hizmetlerini serbestleştirmeye yönelik bir programı içeren raporu kabul ettiğini belirten Kazakistan Ulaştırma ve Komünikasyon Bakanlığı Komünikasyon ve Enformasyon Komitesi Başkan Vekili Askar Zhumagaleiv, Kazak Telekom’un serbestleşme sürecinde olduğunu kaydetti. Zhumagaleiv, serbestleşmenin gerçekleşmesiyle elde edilecek avantajları ve serbestleşmeye nasıl geçeceklerini anlattı: “Kazak Telekom tekel iken devlet sektörünün hiç esnek olmayan tarifeler sistemi vardı. Bütün kontrol ellerindeydi. Tarifeleri oldukça düşük tutuyorlardı. Ayrıca piyasada bir rekabet yoktu. Şimdi sektörün serbestleşmesiyle uluslararası telefon konuşmalarına serbestlik getirilecek, tarifeler değişecek, hizmet kalitesi artacak ve yeni teknolojilerin gelişmesi sağlanacak. Ayrıca piyasadaki rekabet düzeyi ve kapasiteler artacak. Serbestleşmede bir ön hazırlık dönemi var. Bu aşamanın ardından birinci ve ikinci aşamalar gelecek. Ön hazırlık dönemi 2002-2004 yılları arasında gerçekleşecek. Burada telekom sektörünün serbestleşmesi için bütün ön şartları hazırlayacağız. Tarife kategorileri arasındaki farklılıkları azaltacağız. Evrensel komünikasyon da çok önemli. Şimdiye kadar karlı olmayan bu hizmetleri karlı bir hale getirmeyi umuyoruz. Bu aşama şeffaf şartlar altında

yapılacak ve buna ulusal bütçeden fon sağlanacak. Ayrıca rekabetçi bir pazarda uygun mevzuata da ihtiyaç var. Mevzuat, serbestleşmeyi mutlaka içermek zorunda. Üzerinde çalışılan telekomünikasyon yasası ile sektörde daha esnek bir sistemi kurmayı amaçlıyoruz. Çeşitli değişiklik önergeleri bu yasa ile sunulacak ve parlamentonun da bu taslak yasayı kabul edeceğini umuyoruz. Ayrıca yönetmelikler ve tüzükler de hazırlanacak. Dolayısıyla bunlar sadece kağıt üzerinde kalmayacak, telekomünikasyon sektöründe uygulanacak düzenlemeler olacak. Bu sektörün gelişmesiyle ilgili olarak bir sonraki nokta, sektörde herhangi bir ayrımcılığın olmaması. Pazar yeni kurallara ve ilkelere göre geliştirilecek. Operatörler ile diğer ilgili makamlar arasında büyük bir şeffaflık olacak. Sektördeki devlet kaynaklarının yanı sıra radyo frekanslarının ve kanalların dağıtımı da yeni bir süreç. Hazırlık aşamasında bunun da mutlaka düzenlenmesi gerekiyor. Ön hazırlık aşamasından sonra, birinci uygulama aşamasına gireceğiz. Buradaki ana prensip serbestleşmiş uygulamaların başlamasıdır. Bu aşamada, Kazak Telekom’un yine uluslararası bağlantılı konuşmalarda münhasır hakları olacak. Bu haklarla diğer operatörlere uluslararası konuşmalarda hizmet sağlayacak. Birinci aşamanın sonunda serbestleşme sürecini sonuca ulaştırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda bu aşama sonunda münhasır haklar ortadan kalkacak. Serbestleşme sürecinin ilkeleri hükümet programına göre uygulanacak. Tam serbestleşme 2006’da gerçekleşecek. Ama herşey ön çalışmalara ve serbestleşmenin nasıl gelişeceğine bağlı. Genel olarak rekabetçi şartların hazırlanması, telekomünikasyon sektörüne yatırımı da arttıracak ve bu sektörü yabancı yatırımcılar için cazip hale getirecek. Piyasada adil bir rekabet ortamı yaratmayı istiyoruz. Bu, zaman içinde gelişecek. O aşamaya kadar sektör istikrarını ve kalitesini korumak zorunda. Kazakistan’da bu programın uygulanmasından sonra gerekli ekonomik şartlar yerine getirilecektir.”

“Geleneksel telekom sistemlerimizi yeniden yapılandıracağız”
Kazak Telekom’un son üç yılda hızlı bir ilerleme kaydettiğini ve karlı bir şirket olduğunu belirten kurum temsilcisi Azamat Sırgabaev, Kazak Telekom’un hizmet kapasitesi konusunda bilgi verdi:
“Bugün şirketimizin, 2,1 milyonu kullanıma açılmış olan toplam 2,4 milyon sabit hat kapasitesi var. Yerel şebekelerin sayısallaştırılması % 45 oranında gerçekleştirildi. Şirketimizin yılda 380 milyon Dolar’lık bir getirisi var ve net karımız 75 milyon Dolar. Ülkemizdeki ekonomik kalkınma sayesinde de çok iyi krediler alabiliyoruz. Bugün yeterince yüksek bir kredi puanına sahibiz. Kazak Telekom ülkedeki geleneksel telekom operatörüdür ama gelirinin % 80’i uluslararası haklardan sağlanmaktadır. Bu da kuruluş için şimdiye dek her yıl ne kadar yatırım yapıldığını göstermektedir. Kazak Telekom’a yıllık 120-130 milyon Dolar kadar yatırım yapılmaktadır. Bu yatırımların esas amaçları; telekom hizmetlerinin kalitesini ve hacmini yükseltmek, aynı zamanda bu hizmetleri çeşitlendirmek. Bizim yatırım politikamızın esaslarından biri de ülkemizin coğrafi konumunun avantajlarından yararlanmak. Rusya ve Güney Doğu Asya arasında bulunan ülkemiz bu stratejik konumunu bir transit ülke olarak kullanmaktadır. Avrupa ile Asya arasındaki en kısa yol ülkemiz üzerinden geçmektedir.”
Kazak Telekom’un bilgi için güvenilir bir omurga oluşturduğunu belirten Azamat Sırgabaev, gerçekleşen fiber optik çalışmasının finansal sistem için oldukça talepkar bir proje olduğunu söyledi ve devam etti: “Fiber optik projemiz Kazakistan’daki müşterilerimizin birbirleriyle bağlantısını sağladığı gibi, ülkenin yurtdışıyla bağlantısını sağlamaktadır. Veri iletimi açısından oldukça gelişmiş bir altyapımız var. Amacımız geleneksel telefon sisteminde daha iyi bir modernizasyon sağlamak. Ama yeni cihaz yüzdesi henüz çok etkileyici bir orana gelmedi. Bunun yanında bilgi hizmetlerini ön planda tutuyor ve bunu daha da genişletmeyi planlıyoruz.”
Ulusal Bilgi Otoyolu Projesi hakkında bilgi veren Azamat Sırgabaev şunları söyledi: “Bu projenin 1,2-1,6 milyon Dolar’a mal olacağı düşünülmektedir. Burada fiber optik hatlar Çin’i, Almaata ve Özbekistan yoluyla Batı dünyasına bağlamaktadır. Rusya’ya da Volga yoluyla bu bağlantı sağlanmaktadır. Astrahan’dan Rostelekom’la bağlantı sağlıyoruz ve Çin’le de bir bağlantımız var. Şu anda Kazak Telekom’un teknik kapasitesi, Çin’le Rusya arasında karasal bağlantıyı sağlamak için yeterli. Kullanılan sistem ise SDM 16 teknolojisi. Burada bizim amacımız doğu kanadının Petra Pavlov’a kadar tamamlanmasını sağlamak ve bunu daha da doğuya uzatmak. Ondan sonra bu yeni kanadın mevcut hatlarla bağlantısı sağlanacak. Ayrıca 2004 yılında Cumhuriyet içindeki halkanın tamamlanmasını planlıyoruz. Petro Pavlov’da yine bu halka tamamlanacak ve Kazakistan için tam sayısallaşmış bir omurga tamamlanmış olacak.”
Kazakistan’da 75 noktadan fazla POP noktası bulunduğunu ve 105’i aşkın sayıda bağlantıları sağlanmış durumda olan ‘node’ olduğunu söyleyen Sırgabaev, bunların toplam kanal kapasitesinin saniyede 350 Megabit kadar olduğunu ekledi. Sırgabaev, “Sonuç olarak tamamen sayısal bir hizmet ağı sunmayı ve 2005 yılı itibariyle bunun tamamlanmış olacağını düşünüyoruz. Ayrıca transit potansiyelimizi arttıracağız. Rusya’ya ve Çin’e geçitler açılacak. Öte yandan Özbekistan’a ve diğer komşularımıza da geçit açmayı sürdüreceğiz. Hizmetlerimizi en yüksek seviyede sunmaya devam edeceğiz.”

Afganistan

Yaşadığı 23 yıllık zorlu savaş döneminin ardından Afganistan, enformasyon ve komünikasyon alanında yeni atılımlar yapma yönünde çalışmalara başladı. Amaçlarının vatandaşlarına çağın gereklerine uygun komünikasyon imkanları sunmak olduğunu söyleyen Afganistan Komünikasyon Bakanlığı Telekomünikasyon Direktörü Mohammad Gull Kholmi, savaş nedeniyle sabit hatlarının dahi sayısının çok düşük olduğunu belirtti. Ülkedeki altyapı bölgenin hatta dünyanın en zayıf şebekesi durumunda. Sabit hat kullanım oranı % 0,16 olan ülkede 45 senelik analog sistemler kullanılıyor. Afganistan’ın tümündeki sayısal hat sayısının 40 bini geçmediğini söyleyen Mohammad Gull Kholmi, mobil bir şebeke yapılandırmak istediklerini vurguladı. Kholmi ülkenin enformasyon ve komünikasyon teknolojileri konusundaki girişimleri konusunda bilgi verdi: “Afganistan’da bugün 30 bin hatlık bir mobil şebeke açılması düşünülmektedir. Ülkede 32 vilayet var ve bunlardan sadece beşinde şehirlerarası ve uluslararası görüşme yapılabiliyor. Afganistan’da telekom hizmetlerini tüm illere yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Kurulacak şebeke ile tüm

vilayetler merkeze bağlanacak. Savaş tüm vilayetleri birbirinden ayırdı. Bazılarının yerel hükümetleri var. Yetkilendirme yapılacağı zaman merkezden taşra teşkilatına ulaşmak telekom servisleri olmadan mümkün olmuyor. Uzak vilayetlerden birinde herhangi bir olay olduğu zaman kara yoluyla 5 ile 7 gün arasında bir sürede merkeze haber ulaşıyor. Halbuki telekom servisleri ile haberleşme kolayca sağlanabilir. Kurulacak komünikasyon sistemi ile merkezi hükümetle bu yerel birimler birbirine bağlanabilecek. Aynı zamanda devlet için de telekomünikasyonun gelişmesi iyi bir kazanç kaynağı olacak. Komünikasyon servislerinin gelişmesi ulusal güvenlik açısından da önem taşıyor”.
Öncelikle telekom konusunda yasal çerçevenin oluşturulacağını belirten Kholmi, 1963 yılında ilk anayasanın yapıldığını ve bu anayasaya göre telekomünikasyon hizmetlerinin sadece devlete ait olduğunu söyledi. Yeni yasaların çıkarılması gerekliliğine değinen Kholmi, 3-5 yıl içerisinde Düzenleyici Kurulun Afgan Telekom’dan ayrılacağını vurguladı ve şöyle devam etti:
“Bu ayrım yapıldıktan sonra Afgan Telekom için gerekli yatırımlar yapılacaktır. Amaçlarımızdan bir tanesi de yeterli bilginin oluşturulması. Savaş süresince sadece analog sistemlerle ilgili bilgi birikimimiz oluştu. Yeni teknolojiler konusunda öğrenilmesi gereken çok şey var. Bu nedenle bilgili işletmecilere ihtiyacımız var. Bu işletmeciler için pazarımızı cazip hale getirmeliyiz. Bu noktada öncelikle telekomünikasyon yasasının hazırlanması lazım. Özel sektörün hak ve yükümlülüklerini ortaya koyan, bağımsız düzenleyici kurulun ve özel sektörün katılımını sağlayacak bir düzenleme yapılması gerekmekte. Mobil ve sabit hatlar gibi dallarda lisanslama yapacak olan bağımsız düzenleyici kurul, yalın ve şeffaf olacak. Ayrıca tüm hizmetler için de bu kurul tarafından sınıf lisansları verilecek. Spektrum atanması çok önemli. ITU’nun yardımlarıyla bunu gerçekleştiriyoruz. Ulaştırma ve Komünikasyon Bakanlığı olarak bir GSM operatörüne lisans verdik. Şimdi ikinci GSM operatörü için ihale açıldı. Burada üç operatör olacak ve üçü birlikte çalışacak. Tüketici haklarının korunması da çok önemli ve bu konuda da çalışmalar yürütüyoruz. Analog santralların yerine sayısallarını koymayı planlıyoruz ve büyük şehirlerde kapasite artırımına gideceğiz. Afganistan vilayetlerini üç gruba ayırdık. Bu vilayetlerde yeni santrallar kuracağız. Öte yandan bir uluslararası omurga oluşturmayı hedefliyoruz. 4 milyondan fazla Afganlı yurtdışında yaşıyor ve Afganistan’daki akrabalarıyla tek bağlantıları postaneler. 423 postaneyi halk komünikasyon merkezleri olarak yapılandıracağız ve bu noktalarda İnternet erişimi sağlayacağız. Küçük bir uydu şebekesiyle bunları hem Kabil’e hem de Kabil aracılığıyla dünyanın geri kalan kısmına bağlayacağız. Afganlılar için dünya ile bağlantı çok önemli. Bu nedenle özel sektörün yanı sıra, Afgan Telekom da ülke halkına ucuz İnternet erişim hizmeti sağlamak için yatırım yapacak. Sermayemizi geliştireceğiz. Şimdiye kadar ulusal telekomünikasyon politikası tamamlandı. Şu anda bakanlar kurulunda görüşülüyor. Bakanlar kurulunda kabul edildikten sonra yasa resmiyet kazanacak. Ulusal GSM ihalesinin başarılı bir şekilde tamamlanması sağlandı ve bu konuda Monaco Telecom ve Alcatel’le birlikte çalışmakta. İki ay sonra ikinci operatör de sistemlerini Kabil’de çalıştırmaya başlayacak. Telekom eğitim merkezinin kurulumu gerçekleşti. Dünya Bankası, geçekleştirdiği bir projeyle bakanlıklarımızı birbirine bağlandı ve pek çok bakanlığımız ilk kez İnternet’e girmeyi başardı. Biz büyük kentlerimizde uydu bağlantısıyla haberleşme sağlıyoruz. ITU ile birlikte spektrum yönetimi ve frekans planlaması oluşturuldu. Şimdi frekans ve spektrum anlaşması yapılıyor. Amerika ve İngiltere’nin de yardımıyla teknik danışmanlık alarak eğitimlerimizi tamamlıyoruz.”
Kholmi ayrıca 2003-2004 yılları içinde yapılması gereken projeler hakkında bilgi verdi:
“Bu projelerin başında iki aşamalı bir proje olan sayısal telefon hizmetlerinin iyileştirilmesi ve 11 kente yayılması geliyor. 27,6 milyon Dolar bütçeli olan bu proje ile ilgili henüz bir ihale açılmadı. İkinci proje, yerel istasyonlarla uydu komünikasyonunun kurulması. VSAT bağlantılarımız söz konusu ama kendi yapılarımıza ihtiyacımız var. Afganistan’da iç ve dış haberleşme trafiğinin yönlendirilmesi için uydu şebeksiyle vilayetler Kabil’le bağlanacak ve buradan yurt dışına bağlantıları sağlanacak. Bu projenin finansmanı 5,5 milyon Dolar kadar olacak. Biz kendi şebekemizi tamamladıktan sonra komşu devletlerle bağlantı sağlamak istiyoruz. Pakistan’a olan bağlantı tekrardan kurulmakta. Bunu tamamladıktan sonra Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan ve İran’la bağlantımızı kurabiliriz. ABD Ticareti Geliştirme Dairesi tarafından desteklenen Ulusal Telekomünikasyon Omurgası Projesi uzun süreli bir çalışma. Yaklaşık 35 milyon Dolar’a mal olacak olan proje çeşitli aşamalarla gerçekleştirilecek. Afganistan’da yeni hükümetin kurulmasından önce, devlet kullanımı için Ericsson tarafından yeni şebekeler oluşturulmuştu. Şimdi Karzai bu sistemle ilgili sorun yaşıyor. Çünkü acil komünikasyon sistemlerine ihtiyacımız var ve bu sistemlerin mutlaka oluşturulması lazım. Spektrum yönetimi ve frekansların tahsis edilmesi için 4 milyon Dolar ayrıldı. Şebekenin kurulmasına 2 milyon Dolar finansman sağlanacak. Fransa Hükümeti tarafından 3,5 milyon Dolar’lık bir şebeke kuruluyor. Kapasitenin geliştirilmesi için işletme ve politikayla düzenleyici kurulun ayrılması lazım. Bunun için çalışmalar sürüyor. Ancak bunun maliyetinin ne olacağını bilmiyoruz. İyi bir faturalandırma sistemi olması şart. Şimdi tüm faturalandırmalar elle yapılıyor. Bu konuda iyi bir sistem planlıyoruz ve yaklaşık 2 milyon Dolar harcamayı düşünüyoruz. EKT kurumunun kurulması konusunda bir çalışma söz konusu. Bizim bunun için bir eğitim merkezi oluşturmamız gerekiyor. ITU’nun katkılarıyla, eğitim merkezimizin oluşturulması için Cenevre’de 4,3 milyon Dolar’lık bir yardım yapıldı. Hawk İletişim Merkezi’nin kurulması da 6 milyon Dolar’a mal olacak. Telekomünikasyon yasası için frekans planlaması, televizyon yayını frekanslarının tahsis edilmesi, ITU ve Birleşmiş Milletler tarafından karşılanacak. Bunun için 200 bin Dolar’lık bir harcama öngörülüyor. Kapasitenin oluşturulmasında muhasebe ve finans sistemleri için 500 bin Dolar’lık bir bütçe söz konusu. Telekomünikasyonda eğitim için ise Birleşmiş Milletler ve Fransız Hükümeti’nin finansmanıyla 16 eğitim merkezi kurulacak. Cisco bizim için bir eğitim merkezi kurdu. Yeni teknolojileri Kabil’de tanıtıyorlar.”

Tacikistan

Tacikistan coğrafi konumu nedeniyle telekomünikasyon konusunda hızlı gelişme kaydeden bir ülke.
Eski Sovyetler Birliği döneminde Tacikistan’a haberleşmenin gelişeceği bir ülke gözüyle bakılmadığını belirten Tacik Telekom Başkanı Gulmahmad Kayumov, Sovyetler Birliği’nin yıkıldığı dönemde ülkede sadece analog hatların olduğunu ve yalnızca komşu ülkelerle bağlantılarının olduğunu söyledi. Kayumov ülkenin telekom alanındaki gelişmesi hakkında bilgi verdi:
“Durumumuz çok zordu çünkü yurtdışındaki telekom sistemleriyle bağlantı kuramıyorduk. 1 Ocak 1997’de 5,7 milyon Dolar’lık bir çalışma yapılması gerekti. Şirketimiz ayakta kalma mücadelesi vermekteydi. Çünkü aynı zamanda hem iç savaş söz konusuydu hem de komşumuz Afganistan’da savaş yaşanıyordu. Telekomünikasyon hatları bu çarpışmalardan büyük ölçüde zarar gördü ve bu olumsuzlukları aştıktan sonra altyapımızı güçlendirmeye gidebildik. BDT ülkeleri ve dünyanın geri kalanıyla bağlantımızı kurmaya başladık. Biz çok avantajlı bir şekilde trafiğimizi mevcut hatlardan faydalanarak yeniden yapılandırdık. Bu sayede tarifeleri de düşürme imkanı bulduk. Şu anda ülkenin tümünde telekomünikasyon sistemi bağlantısı sağlamış durumda ve transit hatlarımız da hazır. Amacımız, borcumuzu önümüzdeki yıldan önce azaltmak. Telekomünikasyon pazarının aktörleri artık ülkemizle ilgileniyorlar. İnternet şu anda giderek yaygınlaşıyor. Bununla birlikte mobil telefon komünikasyonu da artmakta. Bizim ülkemizdeki tüm

telekomünikasyon sistemi analog. Bu durumda günümüz ihtiyaçlarına karşılık veremeyen bir sistemle karşı karşıyayız. Bizim amacımız telekomünikasyon sistemimizde reform ve yeniden yapılanma gerçekleştirmek. Yüksek teknolojili bir şebeke kuracağız. Hedefimiz telekom sistemimizde sayısallaşmaya gitmek. Bunun için ek finansman kaynağına ihtiyacımız var. Dünya Bankası tarafından bize tanınan olanaklardan büyük ölçüde faydalanmaktayız. Duşanbe’de geleneksel hatlar yerine fiber optik kablolar döşenmesi için yardım kullanımına başlandı. Son yıllarda faturalandırma sistemimiz de giderek iyileşmeye başladı. Geliştirme çalışmalarımız öncelikle Duşanbe’de telefon şebekesinin yenilenmesiyle başladı. Bunun yanı sıra fiber optik kablo döşenerek ülkemizin hayati noktalarını birbirine bağlayıp, tüm bu merkezleri de başkente bağlayacağız. Aynı zamanda çevredeki vilayetlerde de çok sayıda proje yürütülüyor. Mobil telefon hatlarına bakacak olursak, hızla beş telefon şirketinin işletmeye açılması sağlandı. Ülkemizde yer alan haberleşme sistemlerini dünyadaki telekomünikasyon sistemleri ile çok kısa zamanda bütünleştirmek isteğindeyiz.”

Özbekistan

Özbekistan’ın 2001 yılı başında bir dönüm noktası yaşadığını belirten Özbekistan Komünikasyon ve Enformasyon Ajansı Genel Direktör Vekili Agzam Izbosarov, bu dönemde bir devlet başkanlığı kararnamesi yayınlandığını ve bu kararnamede telekomünikasyon teknolojileriyle ilgili gelişmeler yer aldığını vurguladı. Agzam Izbosarov, “Bu kararname ile telekomünikasyondan sorumlu başbakan yardımcısı makamı oluşturulup ataması yapıldı. Ülkemizde pek çok telekom operatörü lisanslı olarak hizmet veriyor. Özbekistan’da; 4 telekom operatörü, 7 mobil telefon operatörü, 11 televizyon operatörü, 8 radyo operatörü, 16 kablolu televizyon operatörü, 70’den fazla da İnternet servis sağlayıcısı bulunmakta. Devlet başkanlığı kararnamesi çıkarıldıktan sonra bu operatörler ve servis sağlayıcılar için Özbekistan Cumhuriyeti’nde belli haklar sağlandı. Telekomünikasyon operatörlerinin abone sayısı 1,8 milyon ve telefon kapsama yoğunluğu 7,6’dır. Mobil telefon abone sayısı 900 binden fazla ve 5,5 milyonluk bir radyo kapsaması var. Televizyon yayını kapsama alanı ise nüfusun % 90’ına ulaşmakta. Uluslararası komünikasyon hatlarının uzunluğu 1,7 milyon kilometre ve 10,5 milyon kilometrelik ‘trunk’ hattı söz konusu. Sayısal ve optik kablo uzunluğu ise 7,5 milyon kilometre. Bu kanalların % 70’i sayısal hatlardan oluşmakta. Ayrıca sayısal hatlar % 55 oranında, analog hatlar ise % 32 oranında kullanılıyor. Bunların içinde Alcatel ve Siemens cihazları var. Öte yandan bir Japon şirketinin, bir Çin şirketinin ve çok sayıda farklı ülke şirketlerinin cihazları kullanılmakta.

65 binlik bir ‘trunk’ hacmi var ve bu da % 70’lik bir kapasite ile çalışmakta. Esas mesele veri iletimi için gereken şebeke. Devlet Başkanlığı Kararnamesi yayınlandıktan sonra, çok sayıda operatöre belli haklar sağlandı ve bunlar belli istisnalarla vergiden muaf tutuldular. Bu da operatör sayısında hızlı bir artış sağladı. İnternet kullanıcı sayısı 16 bin ve İnternet hızı ise 18,5 Megabit. Amacımız bu hızı 32 Megabit’e çıkarmak. Dolayısıyla bunun için hem fiber optik kablo hem de uydu erişim kanallarını kullanıyoruz. Öncelikli hedefimiz İnternet’i geliştirmek ve bu servisi yeni standartlara uygun hale getirmek. 7 adet mobil telefon operatörümüzden biri CDM 800, bir tanesi ise CDM 450 standardında hizmet veriyor. Geçen yıl mobil telefon abone sayımız 190 bin idi. O günden bugüne iki kat bir artış görüldü. Buna baktığımızda mobil telefon erişiminin artık ülke ekonomisindeki yerini bulduğunu söylemek mümkün. Hızlı bir gelişme izlenmekte ve telekomünikasyon pazarında önemli bir yeri var. İki Amerikan şirketi ile bir Kore şirketi çok başarılı bir şekilde ülkemizde işletme yapmaktalar. Biz bu konuda daha da gelişme sağlamayı düşünüyoruz.”
Telekom konusunda çok sayıda yasa yürürlüğe konduğunu belirten Agzam Izbosarov, bu
yasaları 1992 tarihli Komünikasyon Yasası, 1993 tarihli Telekomünikasyon Yasası, 1999 tarihli Değiştirilmiş Telekomünikasyon Yasası olarak sıraladı ve sözlerine şöyle devam etti: “Telekomünikasyonu düzenleyen yeni bir yasa daha yürürlüğe kondu. Bunun dışında fikri mülkiyet haklarının ve kurumsal mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin 1996 tarihli bir yasamız var. Bilgisayar programlarının güvenliğinin sağlanmasına ilişkin bir yasa da 2001 yılında çıkarıldı. Bunun yanı sıra bilgi kullanıcısı haklarını koruyan çok sayıda yasa bulunmakta. 2002 tarihli bir yasa da bilgiye erişim haklarının korunmasına yönelik olarak düzenlendi. En son geçen yıl itibariyle çok ciddi bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmanın amacı da elektronik sinyal yollanması ve fikri mülkiyet haklarına ait yasada bir değişiklik yapılmasıdır. Değiştirilmiş halleriyle bu yasalar 2003’ün sonuna kadar parlamentomuz tarafından onaylanacaktır.”

“Özbek Telekom’un özelleşmesi için yabancı yatırım şart”
Özbekistan Kamu İktisadi Teşekkülleri Özelleştirme Kurumu; Dünya Bankası, Özbekistan Hükümeti ve Kamu İktisadi Teşekkülleri’nin birlikte yapılandırdığı bir kurum. Bu yapının esas görevi Dünya Bankası uygulamalarına göre özelleştirme gerçekleştirmek. Özbekistan Kamu İktisadi Teşekkülleri Özelleştirme Kurumu Genel Müdürü Ulugbek Vahabov, Özbek Telekom’un özelleştirilmesi çalışmalarına değindi. Özbek Telekom’un 1,8 milyon abonesi ile büyük çaplı bir telekom operatörü olduğunu söyleyen Ulugbek Vahabov, operatör hakkında şu bilgileri verdi:
“12 bin km’lik hatta sahip olan Özbek Telekom’un komşu ülkelerle 24 geçidi var. Aynı zamanda 106 ülkeyle bağlantılı ve 200’den fazla operatörle beraber çalışıyor. Bir anonim şirketimiz var ve bu organizasyon çatısı altında beş ayrı şirket faaliyet sürdürüyor. Bunların hepsi uzman kadrolara sahip. Özbek Cumhuriyeti fiber optik şebeke hattı ile Avrupa’yla Çin arasında bağlantı sağlamakta. Aynı zamanda telekom altyapısının % 55’i fiber optik kablo tabanlı. Bunların hepsi Özbek Telekom’la doğrudan bağlantılı. Büyük İnternet servis sağlayıcılar kendilerine açılan Pasifik kanalını kullanmaktalar. BBC gibi televizyon şirketleri için de özel hatlar ayrılmış durumda ve bu hatların yüksek taşıma kapasitesi bulunmakta.
Özbek Telekom hatları üzerinden % 60’ı şehiriçi, % 70’i şehirlerarası olmak üzere görüşmeler yapılıyor. Özbek Telekom’un komünikasyon altyapısı 300 bin Dolar’dan fazla bir yatırımla gerçekleşti. Bu yatırımlar sayesinde yeni teknolojiyi sunabilir hale geldik. Kurum her türlü telekom hizmetini sunmakta ve bunlarla ilgili lisansları vermekte. Şu anda VSAT ve İnternet hizmetleri giderek artan bir hızla veriliyor. Çok sayıda hizmet türünün sunulmasıyla finansal sonuçlar da iyileşmiş durumda. Özbek Telekom’un 2002 yılındaki kazancı % 36 oranında büyüme gösterdi. Ayrıca hizmet çapında da bir büyüme kaydedildi. Bu yıl ise % 37’lik bir büyüme beklenmekte”.
Bu ölçekte bir şirketin özelleştirilmesinin stratejik açıdan önemli bir yabancı yatırım gerektirdiğine dikkat çeken Vahabov, bu konuda Dünya Bankası’nın usulleri uyarınca uluslararası bir uzmanlar konsorsiyumunun ülkeye çağırıldığını söyledi. Vahabov sözlerine şöyle devam etti:
“Bu grup Almanya’dan geldi. Özelleştirme için bir hukuk ve bir de finans şirketi tuttuk. Danışmanlar hazırlık aşamasındaki araştırmaları yaptılar ve ondan sonra da yabancı yatırımcılar için ülkemizle ilgili bilgileri açıklanacak hale getirdiler. Özbek Telekom’un özelleştirilmesi için gerekli tüm hazırlık çalışmaları başlatıldı. Bu amaçla şirketin yapısı büyük ölçüde değiştirildi ve 14 taşra teşkilatı satıldı. Özbek Telekom’un ek şirketleri de beş anonim şirket arasında dağıtıldı. Aynı zamanda yeniden yapılanmaya gidildi. 200 milyon Dolar’lık borç şirketin bilançosundan çıkarıldı ve şirketin varlıkları bırakıldı. Tüm bunlar şirketin çekiciliğini arttırmış bulunmakta.
Özbek Telekom özelleştirilene ve yeni bir yapıya kavuşana kadar bu borçları ödemeye devam edecek. 200 milyon Dolar’lık bu borç, şimdi 136 milyon Dolar’a düşmüş durumda. Bu da şirketimizin gerçekten kendi zorluklarını aşıp sorunlarını çözebildiğinin en iyi örneğidir. Şirketin değerleme çalışması yapıldıktan sonra Dünya Bankası’nın önerileri uyarınca, dünya pazarındaki düşüşler nedeniyle önce kurumsal yatırımcılara başvuruldu. Uluslararası ün kazanmış finans kuruluşları davet edildi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile diğer finans kuruluşlarıyla birlikte parametreler değerlendirildi ve uygulamalar hazırlandı. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, teknik açıdan politikaların ve sektörün düzenlenmesi için çalışmakta. Aynı zamanda faturalama sistemlerimizin de yenilenmesi söz konusu. Asya Kalkınma Bankası ise, enformasyon sistem şebekesini hazırlamakta. Dünya çapındaki çalışmalarımızın süreceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Umudumuz bu çalışmalar sonucunda uluslararası mali kurumlar açısından lehte bir karar oluşması ve kurumsal yatırımcıların gelmesiyle ilk adımların atılmasının sağlanmasıdır. Bu yılın sonundan önce özelleştirmeyi gerçekleştireceğiz.”

Kırgızistan

Kırgızistan 12 yıllık bağımsızlık geçmişi olan genç bir cumhuriyet. Bu ülkede enformasyon ve komünikasyon çalışmaları son dönemde yoğunluk kazanmış durumda. Kırgızistan Cumhuriyeti Ulaştırma Bakan Yardımcısı Kenechbek Karacholov; bilgi toplumu olma yolunda ilerlemekte olan ülkenin durumu ve gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verdi:
“Cumhurbaşkanımız Davos’taki Dünya Forumu’nda yaptığı konuşmada Kırgızistan’ın enformasyon toplumu olmayı seçtiğini belirtmiştir. Dolayısıyla devlet programı bu yönde geliştirilmiş durumda ve sektörün gelişmesi için adımlar atılıyor. Aynı zamanda Cumhuriyetimizde hukuki çerçeveyi ve mevzuatları da hazırlıyoruz. Enformasyon ve elektronik konularında 20 kadar yasa çıkardık. Orta Asya’da belli kurumlarını ve telekom sektörünü bu şekilde düzenlemeye kavuşturan tek ülke biziz. Hukuki çerçeve çalışmaları devam ediyor ve enformasyon toplumunun altyapısını geliştirmeye çalışıyoruz. Öte yandan enformasyon ve telekomünikasyon şirketleri için altyapıyı kuruyoruz. Kırgız Telekom, dünya standartlarına göre sabit hatların yanı sıra mobil bağlantılar sağlıyor ve posta hizmetleri sunuyor. Komünikasyon teknolojilerinin hızla ilerlediğini görüyoruz. Elektronik komünikasyonu sağlayabilmek için, çoklu hizmet sunabilen şebekelere ihtiyacımız var. Kırgız Telekom 1998’den itibaren telekom sektöründe en önde gelen şirket durumunda. Bugün için çok yüksek düzeyde enformasyon teknolojisine sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. %

28 oranında bir sayısallaşma söz konusu. Bütün büyük şehirler telekom şebekesi tarafından kapsama altına alınmış durumda.1994’te ilk telekomünikasyon projesinin çalışmaları başladı ve bu proje 1998’de tamamlandı. Farklı sayısal istasyonlar kuruldu. Uydu bağlantıları ile Japonya, Çin, Hindistan, İsrail, Almanya, İngiltere ve pek çok Avrupa ülkesi ile sayısal omurgada bağlantılarımız sağlandı. 1996’da sayısal şebekeyi yapılandıran yeni bir telekomünikasyon projesi ele alındı. Bu proje Arap finansmanı aracılığıyla gerçekleştirildi. Kırgızistan’da bugüne kadar 15 adet sayısal lisans verildi. Bu proje dahilinde ülkenin güneyindeki aboneler yeni sayısal santrala kavuştular. Ayrıca fiber optik kablolarla sistem kuruluyor. Kırgızistan topraklarındaki fiber optik hatların uzunluğu 180 km. Bişkek’te gerçekleşen bir proje ile telekom sektörünün ülkemizde modernleşmesi sağlanıyor. 320 bin Dolar’lık sistem ve 130 km’lik fiber optik hat kuruldu. Bişkek ve Kırgızistan’ın diğer bölgelerinde modern fiber optik bağlantılar var. Kırgızistan’da 16’dan fazla İnternet hizmet sunucusu var. İnternet erişim hızı 12 Megabit. 2000 yılındaki abone sayısı sadece 2300 iken bu rakam bu yıl çok arttı. İnternet abone sayısı ülke nüfusunun % 15’i oranında. Gelişmiş ülkelerle aramızda büyük bir uçurum var. Bu Kırgızistan’ın gelişmesini engelliyor. Dünya teknolojisini ve dünya tecrübesini kullanamıyoruz. Uluslararası destek olmaksızın bunu yapmamız mümkün değil. Yabancı yatırımın gelmesi şart. Aynı zamanda istikrarlı bir devlet politikasına ihtiyacımız var. Bu nedenle altyapının kurulması

çalışmalarını sürdürüyoruz. Ülkemizde yavaş yavaş telekomun serbestleşmesi politikasını izliyoruz. Bu yılın Ocak ayında telekomdaki tekelcilik sona erdirildi ve serbestleşme süreci başladı.”

“Özelleştirme kalkınmanın en önemli parçalarından biridir”
Kırgız Telekom’un özelleştirilmesinin, programın öncelikli maddelerinde yer aldığını belirten Kırgız Cumhuriyeti Devlet Mülkiyet Komisyonu Başkan Yardımcısı Anatoli Makarov, bu doğrultuda bütün lisans ve izinlerin hazırlandığını ve özelleştirme programının reform çerçevesi içinde kabul edildiğini söyledi. Makarov sözlerine şöyle devam etti:
“Özelleştirme bizce kalkınmanın en önemli parçalarından bir tanesi ve Kırgızistan’ın gelişmesi için en önemli altyapılardan biri. Stratejik özelleştirmede telekom hisselerinin % 51’i özel sektöre devredilecek. İhaleye katılım süresi 2002 yılının Aralık ayında tamamlandı ve bütün başvurular sona erdikten sonra incelemeler başladı. İhalenin şartları basında yayınlandı ve 4 ay boyunca ihaleyle ilgili bütün bilgiler dünyaya yayıldı. 13 şirket ihale için başvurdu. Başka şirketlerin de katılma olasılığı var. Katılımcılara uygulanan herhangi bir sınırlama yok. 2003 yılının Haziran ayının ortasında ihale sonuçları açıklanacak.”
Kırgız Hükümeti’nin özelleştirmeyle herşeyden önce şirketin yönetiminin iyileşmesini istediğini belirten Makarov, sözlerine şöyle devam etti:
“Kapasitelerin karşılanması ikinci GSM şebekesinin kurulmasından sonra daha olumlu yöne doğru yönelecek. Telekomünikasyon bir ulusun kalkınma stratejisinin anahtar sektörüdür. Özellikle bölgesel hizmetler ve eski İpek Yolu üzerindeki yayılma ile erişim çok önemli. Uluslararası finans organizasyonları olan Dünya Bankası ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın destekleri ile özelleştirme çalışmaları devam ediyor. Burada bağımsız düzenleyici yetkili makam Devlet Telekomünikasyon Ajansı düzenlemeleri yapıyor. Operatörler kendi lisanslarını aldıktan sonra çalışmaya başlayacaklar. Uluslararası komünikasyon yine devletin ekipleri tarafından incelenecek. Tarifelerin onaylanması yerel hizmet gelirlerini arttıracak. Mobil hizmetlerde ikinci GSM lisansı verildi. Bu Kırgız Telekom’un bir alt yapısı olan KT Mobil’e verildi. Birinci GSM operatörü Bitel 2001-2002 yıllarındaki abone sayısını 20 binden 50 bine çıkardı. Burada hala çok büyük bir büyüme potansiyeli var.”

Gürcistan

İnsanların ve ülkelerin gelişiminde bilginin büyük önem taşıdığını belirten Gürcistan Ulaştırma ve Komünikasyon Bakanlığı temsilcisi George Kakuberi, Gürcistan’da lokomotif sektörlerden birinin telekom sektörü olduğuna dikkat çekti. George Kakuberi ülke telekom sektörü hakkında bilgi aktardı:
“Gelişmiş ülkelerin ekonomileri bize çok iyi birer örnek oluşturuyor. Telekomünikasyon sektörü Gürcistan’da ekonominin çökmemiş olduğu belki de tek sektörüydü. Üstelik yeni modern teknoloji ve hizmetlerle yavaş yavaş gelişen bir sektördü. Geçiş dönemlerinin karmaşıklığını göz önüne alacak olursak Gürcistan özellikle telekom sektöründe serbestleşmeyi tercih etti. Serbestleşme telekom sektörünün gelişmesi için çok önemli. Ayrıca bu, sektörde adil rekabet şartları altında özel sektörün gelişmesini düzenleyen bir sistem. Burada Gürcistan ekonomisinin yeniden yapılanması devlet tarafından sağlanıyor. Devlette bir telekomünikasyon komisyonu kuruldu. Bu komisyon hizmetlere lisans veriyor, tarifeleri tespit ediyor, kaynakları ve frekansları dağıtıyor. Aynı zamanda sayısallaşma kaynaklarını düzenliyor. Gürcistan’da sektörün gelişmesi için ortak bir politika uygulanıyor ve standartlaşma konusunda adımlar atılıyor. Komisyon, ulusal şebekelerin gelişmesi için çalışan bir kurum. Gürcistan’ın devlet bakanı özellikle hizmetlerin standartlaştırılması için bir komisyon kurulmasını destekledi. Bu komisyon sektörün gelişmesindeki problemlerin çözülmesine yardımcı olmuştur.

Devlet politikasında özellikle enformasyon toplumu oluşturularak ülkenin gelişmesi ana amaçtı ve telekomun tüm ülkede gelişmesi hedeflenmişti. Ekonominin yeniden düzenlenmesi ve yapılanması konusunda reformlar öngörüldü. Burada enformasyon ve telekomünikasyona öncelikler verildi. Bunlar enformasyon toplumunun altyapısını teşkil eden şeylerdir. Böylece istikrarsızlıklardan ve adaletsizliklerden kaçarak bir ortam kurmaya çalışıldı. Amaç, ülke nüfusunun hepsine eşit hizmet götürmekti.”
Küresel projelerin komünikasyonun artmasına neden olduğunu söyleyen Kakuberi, Gürcistan’ın henüz birtakım eksikleri olduğunu özellikle kırsal kesimde haberleşme anlamında kopukluklar olduğunu ifade etti. Kakuberi ülkenin telekom konusundaki yol haritasına değindi:
“Gürcistan dünya bilgi toplumu ile bütünleşmek istiyor. Dolayısıyla küresel haberleşme şebekelerine girmemiz gerekir. Caspian Telecoms bölge ülkeleriyle bize ortak alanlarda çalışma anlamında büyük fırsatlar sunuyor. Telekom altyapısının geliştirilmesi görevinin yanı sıra, Ulaştırma ve Komünikasyon Bakanlığı’nın bir başka faaliyet alanı da altyapının sosyal süreçlere hazır hale getirilmesi ve piyasadaki yeni sektörlerin gelişmesini sağlamaktır. Mesela e-ticaret Gürcistan’da yeni kuruluyor ve mevzuatta bu konuda maalesef eksiklikler var. Bu, ülkedeki hizmetlerin yeterli olmaması sonucunu doğuruyor. Bu alanda uluslararası şirketlerin katılımıyla Gürcistan’da mutlaka rekabeti arttırmak gerekir.”

Azerbaycan

Azerbaycan adına konuşma yapan Azerbaycan Cumhuriyeti Haberleşme Bakanlığı Danışmanı İltimaz Mamedov, ülke telekom sektörü hakkında bilgi verdi:
“Azerbaycan’ın tek telekom operatörü olan Aztelekom, ülke çapında telekom hizmetleri veriyor. Ayrıca yalnızca Bakü’de telekom hizmetleri veren Bakü Telekom ile Nahçıvan şehrinde yerel ve şehirlerarası haberleşme hizmetleri veren kurumumuz Nahçıvan Telekom var. Bu şirketler dışında yerel telekom hizmetleri veren Katel ve Urtel gibi organizasyonlar da Azerbaycan telekom sektöründe hizmet veriyorlar. Mobil telefon hizmetlerini Bakücell ve Azercell şirketleri sunuyor. Bakücell 1994’te ilk olarak GSM hizmetleri vermeye başladı. Azercell ise ondan iki yıl sonra çalışmalarına başlamış olmasına rağmen bugün verdiği hizmetler açısından daha geniş bir alana yayılmış durumda. 1991 yılında Bakü şebekesi uluslararası şebekeye bağlandı. O dönemde Bakü’den sadece Gürcistan ve Türkmenistan’a bakır kablo hatlar mevcuttu. Ayrıca bakır kablolarla Rusya üzerinden yalnızca üç kanalla uluslararası konuşmalara açık bir şebeke vardı. Bağımsızlık ilan edildikten sonra hızlı bir gelişme yaşandı. Azerbaycan, telekom firmaları tarafından gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda; Türkiye, İngiltere, Almanya, ABD, İtalya gibi dünyanın birçok ülkesine haberleşme imkanına kavuştu. 1999’da kurulumu başlayan TAE, uluslararası fiber optik ana kablo sistemini oluşturuyor. TAE hattı ile İran üzerinden birçok dünya ülkesine fiber optik hatlarla erişim sağlanmış

durumda. Uluslararası kanalların sayısı diğer kanallarla beraber 1500’e erişti. Telefon abonelerinin sayısı 1991’den bu yana hızlı bir yükseliş göstermiştir. 2002 yılının sonunda 921 bine ulaşan sayının, bu yılın ilk yarısında 1 milyona erişmesi hedeflenmekte. Resmi kayıtlara göre 100 aileye düşen telefon cihazlarının sayısı 57 olarak görünmekle birlikte şehir merkezlerinde bu sayı 80’e, Bakü’de ise 100’e ulaşmış durumda. Azerbaycan’da haberleşmenin yeniden düzenlemesi için çalışmalarımız sürüyor. Bu doğrultuda, şehirlerarası santrallar kuruldu. Bakü’nün yanı sıra ülkenin diğer bölgelerinde santrallar yenilendi. Bakü ile Nahçıvan arasında uydular vasıtasıyla komünikasyon sağlanıyor. Azerbaycan içinde ve komşu ülkelerle fiber optik hatlar aracılığıyla komünikasyon sağlamış durumdayız. Ulaştırma Bakanlığı bu yılın Ekim ayına bütün şehirlere ulaşan sayısal ağlar kurmayı planlıyor ve bu konuda çalışmalarımız sürüyor. Azerbaycan’da uydular aracılığıyla dünya çapında yayınlanan 4 ulusal televizyon kanalımız var. Televizyon yayınlarının kapsama alanı %100. Ülkede her yerde televizyon yayını sağlanabiliyor. 1999’dan bu yana radyo yayınlarında da %100 kapsama alanı sağlanmış durumda. Cumhuriyetimizde İnternet erişiminin tam olarak ve geniş ölçüde sağlanması için çalışıyoruz. Çabalarımız sonucunda bütün telefon hatlarıyla İnternet’e erişim sağlanabiliyor. İnternet erişimi telefon servislerine oranla daha ucuz, böylece halkımızın bu hizmetten daha rahat yararlanabiliyor. Video konferans hizmetleri de veriliyor. Eğitim konusunda bu hizmetten yararlanmak mümkün. Bu konuda çalışmalara öncelikle Bakü ve Nahçıvan gibi büyük şehirlerde başladık. Eğitim programları hazırladık. Ülkenin bölgesel bilgisayar ağı Bakü’deki bütün hatları kapsıyor. Bu hizmeti Azerbaycan’daki bütün şehirlere yaymayı planlıyoruz.”

Caspian Telecoms Fuarı’ndan…

Konferans’ın yanında bu yıl ilk kez fuarla da desteklenen uluslararası Caspian Telecoms etkinliği boyunca katılımcılara bölge telekom sektörü ile ilgili yorumlarını ve neden burada olduklarını sorduk.

Ted Franz
iBasis Orta ve Doğu Avrupa, Rusya ve Hazar Bölgesi Satış Direktörü
“iBasis dünyadaki en geniş çaplı operatörlerden biri. AT&T, MCI Worldcom ve Telenor gibi müşterilerimiz var. Kısa dönemde yaşanacak olan serbestleşme nedeniyle Türkiye çok önemli ve heyecan verici bir pazar. Türkiye pazarında yer alan ve alacak olan telekom firmalarıyla bağlantı kurmak amacındayız ve bu yönde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Ermenistan, Afganistan gibi etkinlikte yer alan bölge ülkeleriyle burada bağlantılar kurduk. Bu bölgede, özellikle Türkiye’de ofis kurmak için düzenlemeler ve serbestleşme sonunda pazarın nasıl bir pozisyon alacağını görmek zorundayız. Serbestleşme sonunda bu pazarda bize ihtiyaç olacaksa burada bizi temsil edecek bir organizasyon kurmayı düşünebiliriz. Hem BT hem de telekomünikasyon firmaları ile çalışmak niyetindeyiz. Benim ümidim Türk Telekom’la beraber çalışmalar yürütmek. Aynı zamanda GSM operatörleri gibi alternatif taşıyıcılarla da çalışmalar yapılacak. Türkiye’de henüz herhangi bir çalışmamız olmadı. Fakat uluslararası alanda özellikle telekom operatörleri ve Internet telefonu konusunda birçok deneyimimiz söz konusu. iBasis’le iş yapmanın bir katma değeri de, sahip olduğumuz tecrübe ve teknolojiyi ortaklarımızla paylaşıyor olmamız. iBasis uluslararası taşıyıcı pazarında bir numaraya oturmuş durumda. Bizimle aynı kulvarda koşan AT&T, Sprint, Wordcom, ITXC gibi firmalar var ancak biz onlardan daha üstün durumdayız.”

Adriaan Van Der Graaf
New Skies Satellites Avrupa Satış Direktörü

Hollanda merkezli bir uydu servisleri şirketiyiz. Bu alanda hizmet ve ürünlerimiz var. Küresel kapsama alanına sahip 6 adet uydu sunuyoruz. Küresel kapsama alanına sahip uyduları olan 4 firmadan biriyiz. Uydularımız Atlantik, ABD, Avrupa, Afrika, Ortadoğu, Orta Asya ve Uzak Doğu’yu kapsıyor. Ana hizmetlerimiz telekom firmaları için ‘teleport’ ve İnternet servis sağlayıcılar için katma değerli hizmetler. Firmamızın Türkiye kanalından sorumluyum. Dolayısıyla Türk firmalarıyla çalışmak, onlara uydu servisleri satmak ve katma değerli servisler sunmak için fırsatlar arıyorum. Bu etkinlik bize yeni bağlantılar sağlamak için fırsatlar sunuyor.

David Cooper,
EBRD Telekomünikasyon, Enformasyon ve Medya Takımı Kıdemli Bankacısı

“EBRD olarak amacımız eski Sovyetler Birliği ülkeleri pazarını güçlendirmek. Bölgede bu konferansa katılan Türkiye, İran ve Afganistan hariç 27 ülkede çalışmalarımızı yürütüyoruz. Dolayısıyla Hazar ve Orta Asya ülkeleri bizim ilgi alanımıza giriyor. Bu bölgede telekom projeleri için yaklaşık 200 milyon Dolar yatırım yaptık. Bu etkinlikte yer alan birçok operatör de bizim müşterimiz. Aynı zamanda yeni yatırımlar anlamında, konferansta yer alan diğer şirket temsilcileriyle de görüşüyoruz. Şu anda halihazırda Kazak Telekom, Tacik Telekom ve Kırgız Telekom’u geliştirmek için projeler finanse ediyoruz. Aynı zamanda Özbek Telekom gibi operatörlerin yanında özel firmalarla da görüşmelerimiz devam ediyor. Çünkü ana hedefimiz özel kuruluşlarla çalışmalar yapmak.
Firmaların finansal yardım almaları için öncelikle iyi bir iş planı yapmaları gerekiyor. Çünkü biz ekonomik değeri olan projeler için katkıda bulunuyoruz. Ayrıcalıklı finansman sağlamıyoruz. Proje finansmanı yapıyoruz. Gerçekçi pazar tahminlerine sahip projeler arıyoruz. Ana amacımız firmalara yardım etmek ve iyi bir iş yapılandırmak. Rekabetçi fayda ve uzun vadeli finansal destek sunuyoruz. Dolayısıyla firmalar telekom projeleri için gerekli olan sermayeye farklı periyotlarla sahip olabilirler. Kredilerin geri dönüşü 5 ila 7 yıllık vadelerle olabilir.

Organizasyona geçen yılki katılım çok iyiydi. Bu yıl daha da iyi olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda birçok bağlantı kurma fırsatımız oldu. Bu etkinlik müşterimiz olan ve yeni müşteri olmaya aday firmalarla buluşmak için çok yararlı. Ayrıca İstanbul Batı Avrupa’dan ve Hazar Bölgesi’nden gelenler için çok uygun bir nokta.”

Munzer Kayyem
Tecore Genel Müdürü

“Biz ABD merkezli bir firmayız. TDMA ekipmanları üreticisi olarak başlayan firmamız, 1995’ten bu yana GSM ekipmanları da üretmekte. Bizim çalışmalarımız daha çok anahtarlama ağırlıklı. GSM operatörleri için yazılım bazlı esnek bir çözüm sunuyoruz. Operatörler için anahtarlama konusunda çok özel bir çözümüz var. Mobil anahtarlama merkezini, HLR ve VLR, GPRS, ön ödemeli sistemler ve kısa mesaj servisi ile tek bir kutuda birleştirdik. 2 bin ila 5 bin aboneye sahip küçük ve orta ölçekli operatörlerle çalışmalarımız var. Büyüdükleri zaman büyük harcamalar yapmak zorunda kalmayacaklar. Sistemimizi yüklemek, çalıştırmak ve işletmek çok kolay. Bu sistemi işletmek için birçok mühendise ihtiyaç yok. Ürünümüz çok zengin ve teknolojik özelliklere sahip. Operatörlere ilerlemeleri için yeni özellikler ve avantajlar sunuyoruz. Yazılım bazlı bir çözüm. Radyo tarafında baz istasyonu kontrolörleri üretiyoruz. Tümüyle yazılım bazlı bu ürün açık sistem üzerinde geliştirildi. GPRS ve EDGE için hazır olan üründe sadece yazılımı yeniliyorsunuz ayrıca bir donanım yatırımı yapmanıza gerek yok. Aynı zamanda havai baz istasyonları sağlıyoruz. Bu ürün, düşük hacimli alanlarda yüksek kapsama alanı sağlamak için operatörlere büyük avantaj sağlıyor. Bunu minimum fiyatla gerçekleştiriyoruz. Böylece operatörler kapsama alanlarını birçok mikrodalga ekipmanı ya da fiber yatırımı yapmadan

sağlayabiliyorlar. Firmamızın esnek yazılım anahtarlama çözümleriyle ve radyo tarafındaki gelişmiş teknolojimizle, bölgedeki öncelikli olan küçük ve orta ölçekli operatörlere çözümler sunmayı amaçlıyoruz. Burada olmamızın sebebi de bu. Organizasyon boyunca birçok firma ile tanıştık ve onların çalışmalarını inceledik. Aynı zamanda o insanların bizim çalışmalarımızdan etkilendiklerini gördük ve olumlu cevaplar aldık. ABD’de çok güçlü bir pozisyonumuz var. ABD merkezli bir firmayız ve dünyanın diğer bölgeleriyle henüz ilgilenmeye başladık. Ekim 2002’de Dubai’de bir ofis açtık. Bu, dünyanın diğer bölgelerine ilk atılımımız oldu. Amerika’da GSM operatörleri pazarının yaklaşık % 30’unu kapsıyoruz. ABD dışında dünyada büyük bir potansiyel olduğunu gördük ve bu yüzden atılımlar yapıyoruz.”

Brian Betron
Voiceware Systems Genel Müdürü

“Firmamız 18 yıllık bir Amerikan telekom işletmesi. Ön ödemeli sistemlerde 1991’den beri telekom çözümleri sağlıyoruz. 26 ülkede konumlanmış durumdayız. Dünya çapında 220 müşterimiz var. Bölgede Bulgaristan ve Yunanistan’da müşterilerimiz var ve şimdi de Ankara’da birtakım çalışmalar yürütüyoruz. Ön ödemeli sistemler, telekom pazarı için çok iyi bir alan. Ön ödemeli mobil servisler ve ön ödemeli telefon kartları var. Bunların dışında uluslararası trafikte de ön ödemeli sistemler kullanılıyor. Türkiye bu henüz yok. 2004’de Türkiye pazarı serbestleşiyor. Serbestleşen pazar için öncelikli kalem İnternet üzerinden ses iletimi. Bu konuda, uluslararası telefon görüşmeleri için çok iyi olduğunu düşündüğümüz çözümler sunuyoruz. Bu etkinlik bizim için çok önemli. Burada pazarın ihtiyaçlarını görmek için bulunuyoruz.
Ekipman ve hizmetlerimizi müşterilerimize birebir satıyoruz. Asya, Ortadoğu bölgesi ve dünyanın birçok yerinde çalışmalarımız var. Kendi telefon firmasını kurmak isteyen herkese odaklanmış durumdayız. Ön ödemeli telekom çözümleri konusunda ilerliyoruz. Firmalarla bu sistemleri kurmak konusunda görüşüyoruz. En son Güney Kıbrıs’ta bir elektrik firması ile ülke çapında ön ödemeli telekom ağı kurmak için görüştük. Orta Amerika ve çevre ülke firmalarıyla

çalışmalarımız oldu. Onlar ön ödemeli arama kartlarıyla başladılar, sonra mobil ön ödemeli sistemler kullandılar ve ön ödemeli çevir sesi konusunda çalıştık. Faturalı sistemlerde para kazanmak çok zor. Faturalı sistemlerde her ay faturalama yapmak gibi değişik süreçler var. Dolayısıyla telekom firmaları ön ödemeli sistemlere kayıyorlar. Dünyada bizimle aynı işi yapan 10 kadar firma var. Biz bu ülkeler içinde en iyi üç içindeyiz. Biz kişisel bilgisayar bazlı ürünü gerçekleştiren firmayız. Bu anlamda rakiplerimizden farklılık gösteriyoruz.”

Chen Lijun
XAHT Uluslararası İş Geliştirme Müdürü

“Çin menşeli bir anten firmasıyız. Firmamız Türkiye’de çok yeni. ‘Operator Orientation’ olarak adlandırdığımız yeni bir çözümümüz var. Bu çözümde anten tasarımlarını gerçek kapsama alanına göre yapıyoruz. Eğer operatör otoyolu kapsamak istiyorsa buna yönelik antenlerimiz var. Burada sistem bütünleştiricileri farklı fikirlere sahip olabilirler. Çünkü onların standart baz istasyonları var. Tasarladığımız antenler operatörler için otoyolu kapsıyor. Böylece operatörler ekipman giderleri konusunda kazançlı çıkıyorlar. Bu nedenle buradayız. Bu ürünle pazara yeni bir çözüm sunduğumuza inanıyoruz. Türkiye ve Hazar Bölgesi 2003’te pazarlama planımız içinde yer alıyor. Burada kendimizi tanıtmamız önemli çünkü, ekonomiler her zaman iyi gitmiyor ve operatörler daha az maliyetli çözümlere yöneliyorlar. Çin şimdi dünyanın üretim merkezi haline gelmiş durumda ve ülke ürünlerinin fiyatları pazarda rekabetçi pozisyona sahip. Bence bu bölge pazarına girmek için en uygun zaman. Türkiye’de ofisimiz yok ama firmamız uluslararası çapta yer alıyor. Ben kişisel olarak firmamızı temsilen Amerika, Japonya, Singapur, Güney Afrika, Vietnam gibi birçok ülkede bulundum. Türkiye pazarında bazı bağlantılarımız oldu ancak burada henüz herhangi bir firma ile çalışmadık. Ancak bu kez burada bizi temsil edecek ortaklarla anlaşmak niyetindeyiz. Türkiye’nin bölgedeki rolü çok önemli.”


Rogalas Konstantinos
Intracom BT İş Geliştirme Bölüm Direktörü

“Hazar Bölgesi’nde, Türkiye’de yer alan ortağımız Gantek Teknoloji ve Mikom tarafından temsil ediliyoruz. Aynı zamanda Rusya’da bulunan ofisimiz aracılığıyla Rusça konuşan ülkelere ve onların otoritelerine ulaşıyoruz. Bu şekilde Hazar Bölgesi’ne iki kanaldan ulaşabiliyoruz. Ayrıca Balkanlar’da öncelikli bir pozisyonumuz var. Bu kapsamlı bölgenin pazar ihtiyaçlarını gayet iyi anlıyoruz, kültürünü tanıyoruz ve bu ülkelere çok yakınız. Bu ülkelerle ortak bir tarihimiz var. Hedefimiz her zaman kazandıran, abonelere katma değerli hizmetler sunan ve daha fazla aboneyi tatmin eden projeler yaratmak. Bu hedefi başarı öykülerimizde gerçekleştirdiğimiz görülüyor. Hazar Bölgesi dışında aktif olduğumuz ülkelerdeki iş ortaklarımızın Hazar ülkelerinde bir takım kablosuz geniş bant çözümleri bulunmakta. Şimdi bu ülkelerdeki çözümlerimizin sürekliliğini sağlama hazırlığındayız. Bölgedeki ülkelerin başında birçok olanağa sahip olan Kazakistan var. Burada geçen yıllarda birtakım çalışmalarımız oldu. Bölgedeki Azerbaycan, Özbekistan gibi diğer ülkelerin de toparlanmaya başladığını görüyoruz. Hepsinde çalışmalar yürütüyoruz. Ancak tabii ki bu ülkeler arasında önceliği daha hızlı düzenlemeler yapan ve gelişenlere veriyoruz. Caspian Telecoms etkinliğinde yer almaktan çok mutluyuz. Konferansta bölgesel anlamda işbirlikleri ve bilgi aktarımı konusunda verimli oturumlar gerçekleşti. Verimli

tartışma ortamları yaratıldı. Bölgede gelişme hızlı şekilde gerçekleşmek zorunda ancak öte yandan geleneksel bir yaklaşım da söz konusu. Bu durumda reformların gerçekleşmesi güçleşiyor. Bu birbiriyle çelişen iki kavram, insanları birşeylerin oluşması için yuvarlak masa etrafında toplanıp ellerinden gelenin en iyisini yapmaya zorluyor. Bu durum ülkeler ve konferans için özel bir boyut. Konferansın çok iyi olduğunu düşünüyorum. İnsanlar burada buluşma fırsatı buldular. Intracom olarak ilk kez geçen yıl buradaydık. Önümüzdeki senelerde de burada olmayı istiyoruz.”

Tektronix
Ortadoğu ve Türkiye Bölgesi Satış Müdürü

“Tektronix elektronik bileşenleri test eden ve ölçümleyen bir şirket. Bu doğrultuda birçok test ve ölçüm cihazları sağlıyoruz. Telekom konusunda çözümlerimiz var. Bu nedenle buradayız. Protokol ölçme ve test cihazları, ağ izleme sistemi, baz istasyonu alan ölçeri ve anten ölçer, spektrum ölçer gibi birçok cihaz sunuyoruz. Tektronix bir ABD firması. Ben firmamızın ihracat tarafında çalışıyorum. Türkiye’de Gate Elektronik ile beraber çalışıyoruz. Aynı zamanda Ortadoğu’da sertifikalı kanal ortaklarımız var. Afrika, Rusya ve Hazar Bölgesi’yle de bağlantılarımız var. Orta Asya ülkelerinde çalışmalarımızı yürütüyoruz ancak bölgede Irak ve İran gibi hala erişmekte güçlük çekilen ülkeler söz konusu. Bu ülkelerde yaygınlaşmak niyetindeyiz. Caspian Telecoms’da yer almamızın nedeni Hazar Bölgesi’ndeki satışlarımızı arttırmak. Rusya pazarında oldukça üstün olduğumuzu söyleyebilirim. Orada çok dinamik bir pazar söz konusu. Kazakistan, Azerbaycan, Gürcistan, Özbekistan ve bütün bölge ülkeleri büyük potansiyel taşıyorlar. Bu bölgede aynı zamanda yerel bilgi birikimi olan, bizim ürünlerimizi temsil edecek ortaklar da arıyoruz. Özellikle telekom pazarında bunu gerçekleştirmek istiyoruz. Çünkü bu pazar bölgede çok hızlı büyüyor. Burada olmamızın bir nedeni de bu. Burada ürünlerimizi sergilemenin yanı sıra, yeni firmalarla tanışarak yeni

müşteriler kazanmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda Hazar Bölgesi için yeni ortaklılar kurmak da istiyoruz. Türkiye ortağımız Gate Elektronik’le uyumlu bir şekilde çalışıyoruz. Bu ortaklıkla bizim için önemli bir pazar olan Türkiye’de büyümeye devam ediyoruz.”

Derek R. Mcclelland
Thales Antennas Limited Satış Direktörü

“Thales Antennas 35 farklı ülkede 65 bin çalışanı olan bir firma. Ana çalışma alanımız savunma, uzay sistemleri ve son zamanlarda enformasyon teknoloji ve servisleri üzerine çalışmalarını yürüttüğümüz antenler. Anten tarafında iki iş bölümüne ayrılmış durumdayız. Bunlardan biri mobil iletişim, dolayısıyla hitap ettiğimiz alan telekom sektörü. GSM operatörlerini yakından ilgilendiren çözümlerimiz bulunuyor.
Thales antenlerinin cirosu 50 milyon Euro. Avrupa’daki telekomünikasyon operatörlerinin çoğunluğuna hizmet sunuyoruz. Mobil telefon operatörleri için baz istasyonu konusunda bölge pazarına girmek ve hizmet sağlamak istiyoruz. Türkiye’de bundan birkaç sene önce Telsim ve Turkcell’le, onlar GSM ağlarını kurarken beraber çalışmıştık. Bu firmalar şimdi servislerini daha fazla aboneye yaymak ve daha büyük ağlara sahip olmak için çalışmalarını sürdürmekteler. Onlara İngiltere’de ve Avrupa’da sunduğumuz çözümleri vermeyi umuyoruz. Sadece Türkiye’de değil aynı zamanda Hazar Bölgesi ülkelerinde de çalışmalar yapmak istiyoruz. İngiltere’de operatörlere hizmet sunan başlıca anten sağlayıcısıyız. İngiltere’de yeni bir 3. Kuşak operatörüyle beraber çalıştık. Bu bizim için önemli bir başarı oldu. Çünkü geçen sene İngiltere’de 26 bin adet anten inşa ettik. Avrupa’da Belçika ve

Hollanda’da hizmet veriyoruz. İspanya’da Telefonica için yerel bir üretim alanımız var. Telefonica bizim için Güney Amerika’ya adım atmak için bir geçit.
Baz istasyonlarını istediğiniz gibi yerlere yerleştirmeniz mümkün değil. Çalışmalarınızı yaparken yerel yönetimi, şehir planlamacılarını ya da otoriteleri görmezden gelemezsiniz. Örneğin İngiltere’de gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda baz istasyonlarının görünürlüğünü minimuma düşürdük. Bizim sunmaya çalıştığımız daha az görünür çözümler.
Ağ ihtiyaçlarını karşılayan çözümlerimizi operatörlere sunuyoruz. Her ülkenin ihtiyaç ve istekleri farklı olduğundan biz operatörlerle çalışmayı tercih ediyoruz.”