CeBIT 2011 Sinerji Zirvesi

Cenk Yapıcı

Avrasya’nın en büyük Bilişim, Teknoloji ve Haberleşme Platformu CeBIT Bilişim Eurasia ve CeBIT Sinerji Zirvesi Bilişim Dünyasını buluşturdu. Katılımcısı ve ziyaretçisiyle sektörün kalbi “CeBIT Bilişim EURASIA”da attı.
6-9 Ekim 2011 tarihleri arasında, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen, Avrasya’nın bir numaralı Bilişim, Teknoloji ve Haberleşme Platformu CeBIT Bilişim Eurasia, destekçi, katılımcı ve ziyaretçilerin katılımıyla 4 gün boyunca iş dünyası, haberleşme ve bilişim sektörü profesyonellerine, sektöründeki en etkin platformu yarattı.

Bu seneki etkinliğin bilançosu:
• 4 gün boyunca 121.349 ziyaretçi
• 1000 kişilik Anadolu VIP heyeti
• 17 ülkeden 1078 Fuar Katılımcısı ve Zirve Destekçisi Firma
• 2220 kişi Sinerji Zirvesi’ne kayıt yaptırdı.
• Sinerji Zirvesi’nde 95 adet forum, panel ve konferans dinlendi. Katılım 4000’in üzerinde gerçekleşti.
4 gün boyunca BHT-Bilişim ve Haberleşme sektörünün kalbinin attığı CeBIT Bilişim Eurasia’ya, 1078 firma katılarak ürün ve hizmetlerini sergiledi. 121,349 ziyaretçinin katıldığı CeBIT Bilişim Eurasia ve eş zamanlı düzenlenen CeBIT Sinerji Zirvesi, 6 Ekim 2011 Perşembe günü üst düzey protokol ve 6 bakandan oluşan heyet ile gerçekleştirildi.

Fuarın açılışı 6 bakanın katılımı ile gerçekleşti
6 Ekim 2011 Perşembe günü saat 11.00’de açılan CeBIT Bilişim Eurasia ve CeBIT Sinerji Zirvesi’ni, T.C. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Azerbaycan Haberleşme ve Bilişim Teknolojileri Bakanı Ali Abbasov, K.K.T.C. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hamza Ersan Saner, Nahcivan Özerk Cumhuriyeti Haberleşme ve Bilişim Teknolojileri Bakanı Rövşan Mammadov, K.K.T.C. Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun ve T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu’ nun katılımıyla gerçekleşti.
Daha önce hiç olmadığı kadar bakan ve üst düzey protokol eşliğinde gerçekleşen açılış sonrasında fuarı değerlendiren; Hifas A.Ş. Genel Müdürü Alexander Kühnel; CeBIT Bilişim Eurasia 2011’in çok ses getirerek, hem firma hem ziyaretçiler açısından başarılı sonuçlar elde ettiğini belirtti. CeBIT Sinerji Zirvesi’ni, CeBIT Bilişim Eurasia ile aynı çatı altında, eş zamanlı olarak düzenlemenin son derece doğru bir karar olduğunu vurgulayan Kühnel, bunun bu yılki fuarın başarısındaki en önemli anahtar olduğunu ve gelecek yıllarda da devam edeceğini belirtti.

Yükselen değer Türkiye
Açılış töreninde yaptığı konuşmada, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Türkiye artık bir geçiş ülkesi. Tarihe bakın, asırlarca doğudan batıya, kuzeyden güneye yolların buluştuğu ülkemiz iletişimde de üç kıtayı bir birine bağlıyor” diyerek, geniş bant İnternet erişiminin bütün dünyada son 10 senede 800 kat artarken Türkiye'de 7 bin 777 kat arttığını açıkladı.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Davut Kavranoğlu da, Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri’nin gelişmesiyle mesafenin ortadan kalktığını, ortaya çıkan durumun ticari, ekonomik, sosyal ilişkileri derinden etkilediğini dile getirerek, değişmekte direnen ülkelerin kendi halkları tarafından değişime zorlandığını söyledi.
KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan, KOSGEB olarak KOBİ'lerin CeBIT Bilişim Eurasia’da yer almalarını desteklediklerini ifade ederek, 3. holde KOBİ'ler için yabancı firmalarla eşleştirme standı kurduklarını kaydetti. İşbirliklerinin desteklendiğini belirten Kaplan, yüzlerce randevu alınıp, görüşme planlandığını bildirdi.
Fuarla eş zamanlı düzenlenen CeBIT Sinerji Zirvesi, önemli konu başlıkları ve çok değerli konuşmacılarıyla bilişim sektöründe gündem yarattı.

Yoğun katılım
CeBIT Sinerji Zirvesi düzenlendiği ilk yılında katılımcı akınına uğradı. Zirve, çeşitli sektörlere yönelik, kapsamlı programı ile seminerler, paneller ve konferanslarla 9 Ekim Pazar gününe kadar devam etti. 4 gün boyunca 2220 kişinin, birden fazla oturuma katılarak, 4000’in üzerinde katılım gösterdiği Zirve, farklı konu başlıklarıyla ve önemli konuşmacılarıyla iş dünyası ve bilişim sektörü profesyonellerine etkin bir platform yarattı.
E-finans, Mobil Teknolojiler, Bulut Bilişim, Akıllı tahta, AKOS (Akıllı Yaşam Kavramları) ve ‘World Hosting Days’ en fazla katılımın gerçekleştiği konferanslar oldu. BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri sektöründeki mevcut eğilimler “Bilişim Teknolojileri Günü, Mobil Teknoloji, Elektromanyetik Alanlar ve Gelişmeler” ve “Yarının Teknolojisi İnternet " olmak üzere iki önemli başlıkta tartışıldı. Turkcell’in büyük ortağı Telia Sonera Eurasia tarafından düzenlenen ‘Bilgi Toplumu ve Onu Destekleyen Bilişim Teknolojileri’ konferansı açılış gününün en çok izlenen etkinliği oldu.
Zirve, BHT sektöründe çalışan başkanlar ve üst düzey yöneticilerin katılımı ile gerçekleştirilen ve dünyanın en çok ses getiren Web barındırma etkinliği olan World Hosting Days’i de Türkiye’de ilk kez ağırladı. İstanbul, Moskova, Varşova, Köln, Klausenburg, Londra, Amsterdam, Madrid, Paris ve Zürih olmak üzere 10 Avrupa şehrini kapsayan tanıtım turunun bir parçası olarak etkinlik WHD yerel adı altında yapıldı.

ARGE’nin önemine dikkat çekildi
Zirvenin 2.gününde, MOBİSAD Başkanı Murat Dursun’un açılış konuşmasını yaptığı MOBİSAD’ın “Elektromanyetik Alanlar, Toplumsal Sağlık ve Toplumsal Sağlık” konulu toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya konuşmacı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, MOBİSAD Genel Sekreteri Abdullah Raşit Gülhan gibi önemli isimler katıldı.
“Mobil Bilişim ve Haberleşme Sektöründe Kadın Girişimcilik” konulu panel de açılış konuşmasını TİD Başkanı, Turk.internet.com Genel Müdürü Füsun Sarp Nebil yaptı. Yine aynı gün E-Finans başlıklı toplantıda, “Bilişimciler Gözüyle İstanbul Finans Merkezi Projesi”, “Finans Sektöründe ARGE Fırsatları ve Üniversitelerle İş Birliği” panelleri yapıldı.
İstanbul Finans Merkezi projesiyle ilgili "Bilişim Sinerji Zirvesi'nde E-Finans konulu panelin açılışında söz alan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, "Sermaye piyasası kurumları olarak önemli görevler üstleniyoruz. Bilişim işi yapanlara çok ekmek olacak kesinlikle. Ama 'fırın da olsun' diyoruz. Yazılım ihtiyacı olacak, bir sürü ihtiyaç olacak. Donanımdan yazılıma kadar tüm türevleriyle bir pazar oluşacak " dedi.
Teknoloji Bilgilendirme Platformu ve İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, "Baz istasyonları sağlığa zararlı değil. Toplumdaki tepkinin büyük nedeni bilgisizlikten kaynaklanıyor" dedi. Mobil teknolojinin vazgeçilmez bir parçası olan baz istasyonlarının toplumda bilgisizlikten dolayı tepki gördüğünü iddia eden Özeren, "Baz istasyonu daha sık olursa mobil telefonuyla haberleşme sinyali o derece düşer, ilettiği güç daha azalır ve sağlık açısından o kadar güvende oluruz" diye konuştu.

AKOS Projesinde, “Belediye Hizmetlerinin Sihirli Kutusu” 500 belediyeye tanıtıldı
Fuarda 2.000 m2’lik stantla yer alan AKOS Projesi, Türkiye genelinde 500’ü aşkın belediyeyi ağırladı. AKOS Başkanı, Sampaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya projeyle ilgili, “Sampaş liderliğinde, 30 şirket bir araya gelerek, 21. Yüzyılın Akıllı Kentleri Platformu’nu oluşturduk. Yerel Yönetimler Bilgi Sistemi konusunda 30 yıllık bilgi ve tecrübemizi kullanarak Türkiye’de Akıllı Kentlerin oluşumu sürecinde aktif rol alıyoruz. Uluslararası açık standartlara dayalı, üstün teknolojili projelerimizi hayata geçiriyor; pratikte edindiğimiz bilgileri AB ARGE projeleri ve EuroCities gibi sosyal gruplarda görüşülen konularla örtüştürüyor ve Türkiye kentlerinin akıllandırılması için, e-dönüşüm sürecinin yerel yönetim bacağını tamamlamak için gece gündüz çalışıyoruz” açıklamasını yaptı. Karakaya, AB standartlarında kentsel bilişim hizmetlerinin sunulabilmesi için belediyelerin yıllık bütçesinin en az %2 sini BHT’ye ayırması gerektiğinin de altını çizdi.

Bu yıl CeBIT Bilişim Eurasia, ortak ülkesi ‘Azerbaycan’ idi
CeBIT Bilişim Eurasia Direktörü Murat Özer; bölgede lider konumuna gelen Türkiye’nin birçok sektörde olduğu gibi içinde bulunduğu coğrafyada bilişim ve teknoloji merkezi olarak kabul görülmeye başladığını da vurguladı. Bu dönemde imzalanmış olan anlaşmalar ile gerek vize uygulamalarının kalkması ve gerekse gümrük ve ulaşım kolaylıklarının uygulamaya konulmuş olmasının Türkiye’nin tercih edilen bir ülke konumuna geldiğini belirten Özer, bu bağlamda bu yıl başlatılan ortak ülke uygulamasında Azerbaycan’dan 30’u aşkın firma ve ortağının CeBIT Bilişim Eurasia’ya katılım gerçekleştirdiğini sözlerine ekledi.
Bu yıl daha da büyük bir verim elde etme hedefiyle daha da geniş bir ekiple CeBIT Bilişim Eurasia’ya katılım sağladıklarını belirten Azerbaycan Haberleşme ve Bilişim Teknolojileri Bakan Yardımcısı Iltimas A. Mammadov, bu yıl fuara 30 şirketle katıldıklarını belirtirken, “Ülkemiz şirketleri böylece hem Türk hem de uluslararası şirketlerle bağlantılar kurabilme fırsatı bulduk” dedi.
Murat Özer; içinde bulunduğu coğrafyanın en büyük bilişim, teknoloji ve haberleşme platformu olan CeBIT Bilişim Eurasia bu sene ortak ülke Azerbaycan’ın katılımı ile bir ilki gerçekleştirdiğini belirtti. Özer, CeBIT Bilişim Eurasia’nın bu yıl farklı bir ivmeyle daha da büyüdüğünü belirtti. Özer, CeBIT’in bu yılki, 4 Bölüm kavramının açılımını, CeBIT Bilişim Pro; İş Dünyasına Yönelik Bilişim Çözümleri, CeBIT Bilişim Gov, Kamu Sektörüne Yönelik Bilişim Çözümleri, CeBIT Bilişim Life Son Kullanıcılar için Bilişim Teknolojileri ve CeBIT Bilişim Lab, ziyaretçiler için İnovatif Bilişim Teknolojileri ve ARGE olarak belirtti.

Eğitim Teknolojileri CeBIT Bilişim Eurasia’ya damgasını vurdu
En yeni eğitim teknolojileri ve araçları bu yıl CeBIT Bilişim Eurasia’da ön plana çıktı. Akıllı tahtalardan, dokunmatik oylama sistemlerine, etkileşimli eğitim yazılımlardan, tüm sınıfın birbirine bütünleştiği çoklu çalışma ortamlarına kadar tüm eğitim teknolojileri sergilendi.
Özelikle Fatih Projesi sonrasında gündeme oturan akıllı tahta, Türkiye'de 300 milyon dolarlık sektör haline geldi. 4 yılda öğrencilere 15 milyon, öğretmenlere ise 1 milyon tablet bilgisayar dağıtılması hedeflenirken, tüm dersliklere de akıllı tahta konulması da planlanıyor. CeBIT Bilişim Eurasia’da ürünlerini sergileyen akıllı tahta çözüm sağlayıcısı Sürat Eğitim'den Fahri Eren, Türkiye'de bugüne kadar 25 bin akıllı tahta satıldığını belirterek, özel okulların yüzde 70'inin bu teknolojiyi kullandığını söyledi. 300 milyon dolarlık sektör büyüklüğü bulunduğunu belirten Eren, “Fatih Projesi'yle beraber 5 milyar TL'lik sektör oluşacak. Akıllı tahtanın 600 bin sınıfa girmesi sektörü büyütecek. Akıllı tahtada tahta dışında içerik ve yazılım sağlama tarafı da var” dedi. Eren, “Akıllı tahtalarla eğitim etkileşimli oluyor. Görsel ve videolarla eğitimin kalitesi artıyor. Görme, işitme ve dokunma şeklinde olan üç eğitim metodunun hepsinin etkin olmasını sağlıyor. Eski tarz tahtalarda sadece işitme kullanılıyor. Özel okulların çoğunda bulunan bu sistem Fatih Projesi'yle devlet okullarında da kullanılacak” diye belirtti. Türkiye'de okullarda 25 bin akıllı tahta kullanılıyor. 300 milyon dolarlık sektörün Fatih Projesi’yle beraber 5 milyar TL’ye ulaşacağı tahmin ediliyor.

Biyokimlikli PoS'lar parmaktan tanıyacak
Zirvede finans sektörünü CeBIT Bilişim Eurasia’nın Banka Sponsoru olan İş Bankası temsil etti. Bankanın desteği ile İstanbul’un finans merkezi olma konusu da yine zirvede ele alınan konular arasında yer aldı. İŞ Bankası, CeBIT Bilişim Eurasia’da biyokimlikli PoS (Point of Sale/Satış Noktası), işPad2.0 çözümlerini sergiledi. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran, biyokimlikli bankamatiğin ardından biyokimlikli PoS sistemini tanıttıklarını belirterek ,”Yeni PoS'umuzla kredi kartı kullanıcıları şifrelerini akıllarında tutmak zorunda kalmayacak. Parmaklarındaki damarlardan PoS kart sahiplerini tanıyacak” dedi. İnternet sayfalarını yenilediklerini de dile getiren Aran, şunları söyledi: “Son dönemde mobil uygulamalar çok öne çıktı. Her alanında varız. Akıllı televizyonlara yönelik uygulamamız da var. Mobil alanda akıllı telefonda kullanım artıyor. Bizde yatırımlarımız bu konuda yapıyoruz. IP tabanlı haberleşme altyapısına geçmek için 30 milyon dolarlık yatırım yapacağız” dedi

Türksat’tan yenilikler
CeBIT Bilişim Eurasia, Ana Sponsoru, Türkiye’nin tek uydu ve kablo TV operatörü olan, Türksat A.Ş.’nin Hologram TV uygulamaları ilk defa CeBIT Bilişim Eurasia’da CeBIT Bilişim Eurasia 2011’in ana destekçisi olan Türksat A.Ş. fuara sürprizlerle geldi. Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun ve Fatih Projesine içerik desteği sağlayacak Türksat Eğitim Net kapısı fuarda ilgi ile takip edildi. Türksat standında özel olarak oluşturulan ‘Hologram ve 3 Boyutlu (3B) TV’ gösterisi ziyaretçilerin beğenisi ile karşılandı. Fuar Sinerji Zirvesi kapsamında Türksat tarafından düzenlenen ve Harward Üniversitesi İletişim Fakültesi Rd-TV Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gwan James Hag tarafından verilen ‘Uydu Yayıncılığında Yeni Teknolojiler ve Küresel Eğilimler’ konulu konferansı ilgi ile takip edildi. Türksat A.Ş., ‘Bilişim Söyleşileri’nde bilişim, medya ve hukuk dünyasının önde gelen isimleri ziyaretçilere hitap etti. Bunun yanında; Türksat A.Ş.’nin uydu, Kablo TV platformu ve bilişim konulu katma değerli hizmetleri ziyaretçilere sunuldu. Türksat A.Ş. önümüzdeki yıl da CeBIT Bilişim Eurasia’nın ana destekçisi olacak.
Türksat, 7. Hall’de 1.000 m2’lik stant alanında, uydu hizmetlerinden, HD ve 3B yayıncılık hizmetlerine, bilişim ve e-Devlet Hizmetlerinden, Coğrafi Bilgi Sistemleri’ne dek birçok temel konudaki hizmetlerini katılımcılara sundu. ‘Türksat Söyleşileri’ kapsamında bilgi-bilişim, yönetim, teknoloji, kültür ve sanat alanlarında önde gelen isimlerle, ziyaretçileri buluşturdu. HD ve 3B salonunda, 3B biçiminde televizyon yayını ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. TürksatGlobe markası ile gözlem uyduları üzerinden verilen “Coğrafi Bilgi Sistemleri” konusunda bilimsel toplantılar yapıldı.

CeBIT Bilişim Eurasia haberleşme destekçisi Huawei idi
Haberleşme destekçiliğini üstelenen Huawei firması hem fuar alanında hem de zirve süresince kablosuz İnternet hizmetini katılımcı ve ziyaretçilere ücretsiz olarak sağladı. CeBIT Bilişim Eurasia’da yeni çözümlerini sergileyen Huawei'nin Kurumsal İş Çözümleri Başkanı Zhihui Liang, Türkiye’de Fatih Projesi'ndeki akıllı tahta uygulaması için ihaleye gireceklerini açıkladı. Liang , “Tablet bilgisayar, akıllı tahta ve veri tabanını içeren Fatih Projesi'ni kazanırsak Türkiye'de üretim tesisi düşünebiliriz” dedi. Kasım ayındaki akıllı tahta ihalesine hazırlandıklarım dile getiren Liang, “Tablet ihalesi için de ihale şartnamesini bekliyoruz. Türkiye'de üretim için hazırız. Türkiye, bölgedeki ana merkezimiz. ARGE merkezimiz var burada. Üç yılda ARGE'ye 50 milyon dolarlık yatırım yapacağız” diye konuştu. Huawei'nin telekom ekipman sağlayıcı bir şirket olmaktan bilgi teknolojileri altyapı sağlayıcısı konumuna geçtiği de vurgulayan Zhihui, Türkiye'de Ankara Eskişehir arasındaki hızlı tren projesinin de güvenlik izleme hizmetlerini sağlayacaklarını kaydetti. Huawei Kurumsal Hizmetlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Leon He ise, Türkiye'nin kendileri için çok potansiyel vaat eden bir pazar olduğunu dile getirdi.

Beyoğlu'nda 'Vatandaş Başkan' dönemi
Beyoğlu Belediyesi'nin “Vatandaş Başkan” adlı yeni otomasyon projesi de CeBIT Bilişim Eurasia’da tanıtıldı. “Beyoğlu'nu Vatandaş Yönetiyor” sloganıyla hazırlanarak 7 yılda tamamlanan proje , “Vatandaş Temsilcisi” adı verilen kabul birimi, E-Belediyecilik sistemi , “7/24 Kesintisiz Hizmet Platformu” ve “Mobil Ekip” olmak üzere vatandaşlara dört temel hizmet sunuyor. Proje ile Beyoğlu halkının yönetime doğrudan katkı sağlayacağını belirten Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Belediyemizi 4440160 numaradan arayarak, çağrı merkezimize bağlanıyorsunuz. Ne şikâyetiniz varsa iletiyorsunuz. Şikâyetiniz, başkana sormaya gerek kalmadan görev emri olarak ilgili kuruma ulaşıyor. Yani vatandaş başkanlık yapıyor. Her gün ortalama çağrı merkezimize 400, elektronik ortamda ise 100 e-posta alıyoruz” dedi.

Türk Telekom Belbil”, CeBIT Bilişim Eurasia’da belediyelerle buluştu
Sampaş A.Ş., belediyelerin Bilişim Teknolojileri ihtiyaçlarının bulut bilişim teknolojisi sayesinde tek merkezden karşılanmasını sağlayan “Türk Telekom Belbil” hizmetini, CeBIT Bilişim Eurasia’da tanıttı. Belediyelerin altyapı, yazılım, donanım ve uygulamalara yapacakları yatırımlardan tasarruf etmesini sağlayan ve Sampaş A.Ş. işbirliğiyle geliştirilen “Türk Telekom Belbil”, AKOS Projesi (Akıllı Kentler Otomasyon Sistemleri) kapsamında Türkiye’nin her bölgesinden gelecek belediyelerle buluştu. Türk Telekom’un belediyelerin tüm Bilişim Teknolojileri (BT) işletme ve yönetimini üstlendiği yenilikçi Belbil hizmeti sayesinde belediyeler, hizmetlerini profesyonel bir anlayışla sunabiliyorlar. Türk Telekom Belbil, Türkiye’nin e-devlet yapısının önemli bir halkasını oluştururken, hem belediyelere hem de belediyelerden hizmet alan vatandaşlara değer katıyor.

İstanbul baz istasyonları denetlendi
İstanbul elektromanyetik yoğunluğu yüzde 96,5 oranında temiz çıkarken, yüzde 1,7’lik bölümünde Radyo-TV vericilerinden, yüksek gerilim hatlarından ve sanayi kuruluşlarından kaynaklanan bir artış var. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İkinci Başkanı Dr. Turgut Ayhan Beydoğan, İstanbul ili elektromanyetik yoğunluk haritasını ve baz istasyonu ölçüm sonuçlarını açıkladı.
Dünyanın önde gelen metropollerinden biri olan İstanbul, mobil telefon kullanımında da diğer ülke genelindeki şehirlere göre açık ara önde. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İkinci Başkanı Dr. Turgut Ayhan Beydoğan, mobil telefon haberleşmesinin vazgeçilmez unsuru olan baz istasyonlarının İstanbul ili ölçüm sonuçlarını CeBIT Sinerji Zirvesinde düzenlenen etkinlikte açıkladı.
Kurum, İstanbul Avrupa ve Asya yakasını karış karış gezerek elektromanyetik yoğunluk haritasını çıkardı. Elektromanyetik yoğunluk haritası, ortamdaki tüm verici istasyonlarından gelen elektrik alan değerleri ölçülerek hazırlandı. Yapılan ölçümlerde güven vermeyen bölgeler yeniden ölçümlendi. İstanbul ili genelinde 17,251 baz istasyonu bulunurken, gerçekleştirilen ölçüm sayısı baz istasyonu sayısının 40 katından fazla 712,399 oldu.

İstanbul ölçüm sonuçları
Baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik alan değeri Avrupa Birliği’nde Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul gören ICNIRP değerleri olan 41 Volt/Metre olarak uygulanıyor. Türkiye’de ise bu değer, cihaz başına 10 Volt/Metre olarak belirlenmiş durumda.
Buna göre, İstanbul Anadolu Yakasında 247 bin 820 noktadan alınan ölçümlerde yüzde 96,5 oranında 0,1 – 3 Volt / Metre arasında ölçüm alındı. 3 – 9 volt/metre arasında kalan bölgelerin oranı ise yüzde 3.05. Diğer taraftan 9 ve üzeri Volt/Metre değerinde ölçüm alınan bölgelerin oranı binde 3,6 oranında. İstanbul Avrupa yakasında 464 bin 579 bölgeden alınan ölçümlerin yüzde 91,9’u 0-3 Volt /Metre aralığında çıktı. 3-9 Volt/Metre aralığında yüzde 6,8 ve 9 ve üstü volt/metre ölçülen bölgelerin oranı ise yüzde 1,3 oldu.
İstanbul ili için 3 ve üzeri Volt/Metre ölçülen bölgelerdeki elektromanyetik alan yoğunluğunun Radyo-TV vericilerinden, yüksek gerilim hatlarından ve sanayi kuruluşlarından kaynaklandığı belirtildi.

Dr.Turgut Ayhan Beydoğan: “Belirlenen limit değerlerini aşan tek bir baz istasyonu bulunmamaktadır.”
Kurum İkinci Başkanı Dr. Turgut Ayhan Beydoğan, baz istasyonu ölçümlerinin merkez ve taşra teşkilatı olarak yedi bölgede sürekli denetlendiğini belirtti. Beydoğan, ölçüm sonuçlarından elde edilen verilerin uluslararası otoritelerce belirlenen limit değerlerin çok altında çıktığını vurgulayarak şunları söyledi: “Baz istasyonlarının artması, mobil telefonlarının daha az enerji harcaması anlamına gelmektedir. Nasıl evimizde elektrik varsa, her sokakta baz istasyonu olması gerekmektedir. Toplumda yaratılan baz istasyonu korkusu dayanaksız ve bilimsellikten tamamen uzaktır’.

Mobil teknoloji, elektromanyetik alanlar ve gelişmeler paneli
Oturum Başkanlığını Kurum Başkan Yardımcısı Dr. Muhterem Çöl’ün yaptığı Mobil Teknoloji, Elektromanyetik Alanlar ve Gelişmeler Panelinde Prof. Dr. Tunaya Kalkan, Prof. Dr. Mustafa Demir ve Doç. Dr. Mustafa İlhan katıldılar. Panelin açılışını yapan Dr. Muhterem Çöl, Kurum olarak denetimleri sıkı bir şekilde yaptıklarını belirtti. Baz istasyonlarının kurulumuna ilişkin hazırlanan yönetmeliğin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının katkıları ve saha tecrübeleriyle oluşturulduğunu belirten Çöl, “Baz istasyonlarının denetlenmesini hassasiyetle gerçekleştiriyoruz. Konusunda uzman personel tarafından tüm Türkiye’de denetlemelerimiz devam ediyor ve edecektir” diye konuştu.

Huawei CeBIT Bilişim Eurasia’da kurumsal iş çözümlerini tanıttı
Huawei, 6-9 Ekim 2011 tarihleri arasında düzenlenen Bilişim ve Haberleşme teknolojileri fuarı CeBIT Bilişim Eurasia’da iş dünyasını yenilikçi çözümlerle tanıştırdı. Huawei Kurumsal İş Çözümler Satış Küresel Başkanı Liyang He, Türkiye’de yatırım yapmaya, Asya’nın batısında, Avrupa’nın doğusundaki dinamik bir ekonomi olarak büyük önem verdiklerini söyledi. Huawei, CeBIT’de ziyaretçilerine kurumsal iş çözümleri ürün yelpazesini tanıttı ve fuarın haberleşme sponsoru olarak tüm konuklara kablosuz İnternet desteği verdi. Huawei, Kurumsal İş Çözümleri ile özellikle finans, eğitim, ulaşım ve enerji sektörlerine yönelik kurumsal ağ altyapısı, iletişim teknolojileri, veri merkezi ve bulut bilişim alanlarındaki yeni ürün ve çözümlerini CeBIT’te sergiledi.
BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri’nin sürekli değişim ve gelişim içerisinde olduğu çağımızda, müşteri odaklı inovasyon ve güçlü ortaklıklara önem vererek telekom ağlarında, cihazlarda ve bulut bilişimde uçtan uca avantajlar sunan Huawei, kurumsal iş çözümleri pazarının sahip olduğu potansiyeli fark ederek IP, Birleşik Haberleşme teknolojisini geliştirdi. Devamlı geliştirmeye odaklandığı teknolojisine güvenerek yola çıkan Huawei, e-eğitim ve e-devlet alanlarında etkin başarılara imza atıyor ve son teknolojiyi kullanarak, müşterilerinin işine değer katacak çözümler üretiyor. Huawei, bulut bilişim alanındaki tecrübesiyle, bankalar, okullar, hastaneler ve holdingler gibi her türlü işletme için gelecek nesil veri merkezi inşa edebilme uzmanlığını elinde bulunduruyor ve geliştirdiği video konferans çözümleri ile küresel iş dünyasında mesafeleri ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Huawei, CeBIT Bilişim Eurasia Sinerji Zirvesi kapsamında Interexpo Salonunda 8 Ekim 2011 Cumartesi günü düzenlenen oturuma da ev sahipliği yaptı. Açılış konuşmasını yapan Huawei Kurumsal İş Çözümler Satış Küresel Başkanı Liyang He dünyanın iki dinamik ekonomisi olan Türkiye ile Çin’in, konumlarına dikkat çekti. Çin’in Asya’nın doğusunda, Türkiye’nin da Asya’nın batısı, Avrupa’nın doğusu; Orta Asya ve Kafkasya’nın kalbinde yer aldığına dikkat çeken He, bu nedenle Türkiye’deki yatırımlarının kendileri için daha da önem kazandığını söyledi. Türkiye’nin, Huawei için bölgesel anlamda küresel bir tedarik merkezi haline geldiğini belirten Liyang He, bu nedenle özellikle ARGE yatırımına büyük önem verdiklerini ve dünya üzerindeki en büyük ikinci ARGE yatırımını Türkiye’de gerçekleştirdiklerini belirtti.
Liyang He’nin açılış konuşmasıyla başlayan oturumda; finans sektörüne yönelik yeni nesil Bilgi Teknolojileri Sistemleri, e-eğitimde son gelişmeler ve eğilimler ile bulut bilişim tabanlı tümleşik veri merkezi çözümleri konulu sunumlar yapıldı.

Geniş bantta çoklu oyun
Telepati Dergisi olarak CeBIT Bilişim Fuarında düzenlemiş olduğumuz “Geniş Bant Teknolojileri” başlıklı konferansta birbirinden önemli konular işlendi.
Konferansın birinci oturumunda İnternet Kurulu Üyesi Füsun Sarp Nebil’in Başkanlığında gerçekleştiren panelde Türksat Kablo Hizmetleri Pazarlama ve Satış Direktörü Fatih Şimşek, “Müşterilerimize şu an için tek bir fatura üzerinden üçlü oyun dediğimiz hizmetlerimizi sunmaktayız. Şirketler çoklu oyun hizmetlerine geçmeye devam ettikçe maliyetlerini azaltmaya devam edeceklerdir. Müşterilerimiz ihtiyaçları olan hizmetleri tek tek almak yerine, bu servisleri tek bir paket olarak aldıklarında daha avantajlı bir konum elde ediyorlar. Bu sayede kullanıcılar birden fazla firma yerine tek bir firma ile bütün işlemlerini halledebiliyorlar. Bu sayede sadece kullanım olarak değil yönetim anlamında da faydalar yaratılmış olunuyor” dedi.
Çoklu oyunun gelişmekte olduğunu belirten TTNET Yöneticisi Burak Evren ise, müşterilerine şu an için üçlü oyunu sunabildiklerini fakat dörtlü oyun konusunda henüz gelişmelerin yeterli olmadığını söyledi. Pazarın ilerleyen zaman içerisinde daha da büyümesini beklediklerini belirten Evren, “TTNET olarak hazırlıklarına ve çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini” ifade etti.

Yeni nesil medya ve içerik
Yeni nesil medya düzeninin gelişimi ve ilerleyen seyri ile bilgi verilen oturumda, İnternet medyasının günümüzün medya düzeni enstrümanlarından sadece biri olduğu belirtildi. Yeni düzende medya tüketimine yönlendirme yapan mecraların özündeki değişiminde gelişmeleri farklılaştırdığı ifade edildi. Medyadaki bu değişim sayesinde istenilen içeriğe istenilen yerden ulaşıla bilindiği ve özellikle sosyal medyanın kullanıcıların hayatlarına çok hızlı bir şekilde girmesi ile insanların davranışsal hedeflerine yönelik hareket etmekte oldukları vurgulandı.
Gelişen yeni düzen ile içeriklerin insanların alışkanlıklarına yönelik olarak sunulmaya doğru devam edeceğine dikkat çekildi. Kullanıcıların ihtiyaçlarını, alışkanlıklarını ve değerlendirmelerini analiz eden bir yapıya doğru ilerlendiği belirtildi. Geçmişte olayları pasif olarak izleyebilme olanağına sahip olan kullanıcıların günümüzde değişen düzen ile aktif olarak olaylara katılım gerçekleştirebildikleri ortamlara dönüştüğünün altı çizildi.

Geniş bant ve ‘e-eğitim’in İnternet’teki geleceği
Türkiye Bilişim Vakfı Ankara Temsilcisi Aydın Kolat’ın Başkanlığında gerçekleştirilen panelde geniş bant ve e-eğitimin İnternet’teki geleceğine yönelik olarak bilgiler aktarıldı. Oturumun ilk konuşmasını gerçekleştiren Turkcell Akademi Yöneticisi Emre Güleçoğlu, eğitim alanında toplamda 60 bin kişiye ulaştıklarını ve bu rakamın 40 bininin çevirim içi olarak yönetildiğini belirtti. Güleçoğlu, “Özellikle odaklandığımız konular içerisinde müşteriler, teknoloji ve liderlik konuları bulunmaktadır.
Toplamda 40 kişilik bir ekibe sahibiz. Turkcell olarak uzaktan eğitime AB firması ile başladık. Turkcell bu anlamda kurumsal uzaktan eğitimi başlatan firmalardan biridir. Eskiden İnternet hızlarına bağlı olarak çalışmalarımızın yavaş olduğunu söyleyebilirim. Ama artık günümüzde İnternet hızlarının artması ile çalışma şekillerimizde daha çeşitlenmeye ve gelişmeye başladı. Bu çeşitlenme sayesinde son 5 yılda mobil eğitimler hayatımızın içerisindeki yerlerini aldı. Değişen iş gücü, yeni kuşak ve gelişen teknoloji ile öğrenme metotlarını değiştirmeye başladık. Hızların artması ile video eğitimine ve üç boyutlu eğitimler vermekteyiz. Geniş bandın bize sunmuş olduğu avantaj ile daha iyi içerikler üretebiliyoruz” dedi.
2002 yılında e-eğitim çalışmalarına başladıklarını söyleyen Oyak Yöneticisi Hande Mistili Çelik, “Eğitimlere başladığımız yıllarda bağlantı hızlarının el verdiği ölçüde içerik sağlayabiliyorduk. Ama bugün teknolojinin gelmiş olduğu noktada daha renkli içerikler ve daha eğlenceli içerikler sunabiliyoruz. Hayatımızın içerisine giren uygulamalar ile gelen değişiklikler sayesinde insanlara daha rahat ulaşmaya başladık. Gelişen teknoloji sayesinde organizasyonumuzu bir eğitim ve yönetim sistemi haline dönüştürdük” diyerek sözlerini noktaladı.
Çelik’in konuşmasını müteakiben söz alan Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Göksel Aşan, 2001 yılında başlayan e-eğitim yolculuğundan günümüze birçok değişiklikten geçtiklerini belirtti. Yüz yüze eğitimin uzun yıllar varlığını sürdüreceğini söyleyen Aşan, konuşmasında: “Gelişen teknolojileri Üniversitelere adapte etmemiz artık daha da zor olmaktadır. Hızlı gelişen süreçleri yakalayabilmek artık bir hayli zor durumdadır” ifadelerine yer verdi.
Eğitimin bireysel, kurumsal ve ulusal düzeyde ihtiyaçların karşılanması şeklinde tanımlayan Milli Eğitim Bakanlığı Fatih Projesi Ağ Altyapısı ve Geniş Bant İnternet Erişimi Koordinatörü Ali Barles, “Biz teknoloji kullanım boyutunu değerlendirirken eğitim eşittir teknoloji olarak bakmamız mümkün değildir. Fakat teknolojinin sunmuş olduğu avantajlara da sırtımızı dönmek mantıklı değil. Bizim bakış açımıza göre önemli olan teknolojileri eğitimde etkin olarak kullanıp kullanamayacağımız. Çünkü bu teknolojiler para anlamına gelmektedir. Bu sistemlerin ulusal eğitim açısından oldukça verimli olarak kullanımı çok önemlidir. Sağlam, kalıcı ve işe yarar bir altyapı üzerinden uzaktan öğretim teknolojilerini kullanmak durumundayız. Gerçekleştirmekte olduğumuz Fatih projesi ile de bu çalışmalarımızı yürütmekteyiz” dedi.
Türkiye’deki e-eğitim çalışmalarının Avrupa’dan geri olmadığını ifade eden E Nokta Genel Müdürü Ahmet Hançer, uzaktan eğitim sistemlerinin gerek bilgi birikimi, bilimsellik ve gerekse de uygulama çalışmaları açsından çok güzel bir noktada olduğunu belirtti.

Geniş bant altyapı donanımlarında yeni teknolojiler
Refik Arkut’un başkanlığında gerçekleştirilen son oturumda, hızlı gelişim göstermekte olan teknolojilerin altyapı donanımları ve yeni teknoloji eğilimlerinin izleyeceği yol haritası konuları ele alındı.
Oturumda ilk sunumu gerçekleştiren Ericsson Mobil Geniş Bant Direktörü Turgut Erkul, 2016 yılında dünya çapında akıllı telefon oranının 4 milyara ulaşacağını beklediklerini belirtti. Akıllı telefon oranının 2011 yılının sonunda 400 milyonluk bir rakama ulaşılacağını söyleyen Erkul, “2011 yılında akıllı telefon ve tablet satışları dizüstü bilgisayar satışlarını geçmiş bulunmaktadır. 2011 yılının akıllı telefonlar için bir dönüm noktası olduğunu söylememiz mümkün. Operatörlerin aylık gelirlerine bakacak olursak; akıllı telefonların normal telefonlara oranla yüzde 80 daha fazla gelir sağladığını görüyoruz. Geniş bant kullanımda en önemli noktanın şebekenin iyileştirilmesi olduğunu söylemek gerekiyor. Çünkü akıllı telefon kullanıcılarının şebeke kalitesinin düşüklüğünden dolayı başka şebekelere doğru yöneldiğini söyleyebiliriz. Akıllı telefon kullanımının yaygınlaşması ile şebekelerin ve başka özelliklerin iyileştirilmesinin önümüzdeki günlerde daha sık karşılaşacağımız durumlar olarak görebiliriz” dedi.
Teknoloji geliştikçe kullanıcıların da taleplerinin arttığını ve artık her firmanın bu taleplere cevap vermek durumunda olduğunun altını çizen Huawei Türkiye Orta Asya ve Kafkasya Ürün Pazarlama ve Portföy Yönetimi Müdürü Bilgin Demir, gerçekleştirdiği konuşmasında: “Artık şirketler hızlı bir şekilde değişiklik göstermekte olan taleplere kendilerini en hızlı şekilde adapte etmelidirler. Mobil geniş bandın gelişmesi ile birlikte kullanıcılar daha önce gerçekleştiremediklerini gerçekleştirmeye başladılar. Mobil İnternet’in kullanımı ile veri kullanımı arttı ve kullanıcılar daha fazla geniş bant ihtiyacı duydular. Baktığımız zaman kısa mesajlar ile başlayan dünyamız yavaş yavaş yapay zekaya doğru ilerliyor. Bu gelişimle beraber daha fazla mobil geniş bant kullanımına ihtiyaç duyulacak. Yeni eğilimlere baktığımız zaman orada akıllı telefonları görüyoruz. Özellikle açık kaynaklı Android’in çıkması ile beraber üreticiler ciddi anlamda daha geniş kitlelere ulaşmaya başladılar. Ufak ufak başlayan bu çalışmalar şimdi büyük bir ekosistem yaratmış durumda. Kullanıcı alışkanlıklarına baktığımızda ise, eskiden donanım olan tercihlerin artık yazılıma döndüğünü söyleyebiliriz” diyerek sözlerine son verdi.

TeliaSonera ile yeni nesil e-Devlet
TeliaSonera Eurasia Teknoloji Başkan Yardımcısı Tõnu Grünberg mobil veri, 4N uygulamalarının yanı sıra, mobil telefon üzerinden elektronik oy kullanımına yönelik somut örneklerle anlattı. Grünberg, “teknolojide kullanıcılar önemlidir, kullanıcıların hazır olmadığı hiçbir uygulamayı hayata geçirmezsiniz” dedi.
Dünyanın ilk mobil oylama uygulamasından bahseden Grünberg, “2005 yılında Estonya’da genel seçimler, yerel seçimler ve Avrupa parlamentosu seçimleri bu şekilde yapıldı. Genel seçimlerde ise halkın yüzde 24’ü bu sistem üzerinden oy verdi, kimlik kartına ihtiyaç yok, sadece İnternet erişimi yeterli. Mobil telefon ya da bilgisayar üzerinden yapabiliyorsunuz. Özellikle engelliler ve yaşlılar için çok yararlı bir uygulama oldu. Diğer seçimlerden farklı olarak isterseniz fikrinizi değiştirip, başka bir partiye oy verebiliyorsunuz. 4-5 günlük süre içinde isterseniz oyunuzu değiştirebilirsiniz. Son oyunuz geçerli oluyor. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarca da kullanılabiliyor.” Estonya’daki e-devlet uygulamalarından örnekler veren Tonu Grünberg, “E-devlet hizmetleri sayesinde 15 dakika İnternet üzerinden şirket kurabiliyor. Yine vergi beyanları e-devlet uygulamaları üzerinden gerçekleştiriliyor, örneğin 2010 yılında şirketlerin yüzde 95’i İnternet üzerinden kurulmuş. Diğer ilginç bir uygulama da mobil kimlik kartı. Kısaca kablosuz kamu kimlik kartı olarak adlandırdığımız bu sistemde tüm bilgileriniz bir SIM kart üzerinde toplanıyor. Bu kart, kimlik, sağlık sigorta kartı ya da toplu taşımada kullanılabiliyor. Örneğin eczaneye gösterip ilaçlarınızı alabiliyorsunuz” dedi.
TeliaSonera Eurasia Teknoloji Başkan Yardımcısı Tõnu Grünberg sunumundan sonra gerçekleştirdiğimiz söyleşide sorularımızı yanıtladı.

4.Nesil bağlantılarda ulaşılan nokta nedir? LTE’de TeliaSonera’nın rolü nedir?
Aralık 2009 tarihinde TeliaSonera Stokholm’da (İsveç) ve Oslo’da (Norveç) ticari dördüncü nesil 4N/LTE hizmetlerini başlatan dünyanın ilk operatörü oldu. Şu anda, İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, Estonya, Litvanya ve Letonya dahil olmak üzere tüm İskandinav ve Baltık ülkelerde 4N/LTE hizmetlerimiz mevcut. Yine bu ülkelerde 4N hizmetini başlatan ilk operatör TeliaSonera’dır. 4N/LTE, 3N teknolojisi ile kıyaslandığında veri transferinde 10 kat daha fazla hıza imkan vermekte. Özellikle Avrupa’da çok hızlı büyüyen talep nedeniyle 4N öncellikle veri transfer hizmetlerinde kullanılmak için konumlandırılmıştır. Örnek olarak, İsveç’te 2011 yılın ikinci çeyreğinde ses hizmetlerinde satışlar sadece %2 artarken, veri hizmetlerde satışlarımız Q2/2010 göre %33 artış göstermiştir.

“Tercih edileniz…”
İnanıyoruz ki, operatörün başarılı ve rekabetçi olmasında üç önemli faktör bulunmaktadır. Bunlar; şebekelerde en iyi haberleşme kalitesi, üstün müşteri deneyimi ve rakiplere göre düşük operasyon maliyetleri. Üçüncü faktör operatörün kendi mutfağında yer alırken, ikinci ve birinci faktörler müşterinin tercih sebebini oluşturuyor. Ayrıca hızlı değişen sektörümüzde, kullanıcılar, hayatlarını kolaylaştıran ve tüm yenilikleri onlara daha hızlı ulaştıran haberleşme hizmetleri tercih ediyorlar. TeliaSonera,1950’li yıllarda mobil haberleşmenin icadından, 4.Nesil (4N)’ye kadar her zaman telekom sektörünün öncüsü olmuştur. Örneğin Estonya’da 4N lisansını aldıktan 6 dakika sonra, 4N ağımızı ticari kullanıma açmayı başardık.

Avrupa’da ve Türkiye’deki stratejiniz ve hedeflerinizden söz eder misiniz?
Biz bulunduğumuz her pazarda lider ve öncü olmak için çalışıyoruz. Bu da şebekelerimizi ve hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğimiz anlamına geliyor. Örneğin, İsveç’te 2011 yılın sonuna kadar toplam 237 şehir ve köye 4N ağını dağıtmayı planlıyoruz.
Mobil veri hizmetlerinde talebin katlanarak büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Beklentilerimiz, Avrupa dahilindeki gelirimize şu an %30 katkı payı sağlayan mobil veri hizmetlerinin bu payının 2015 yılına kadar %50 ‘e kadar artması doğrultusunda. Teknoloji yerinde durmaz.
TeliaSonera olarak halen Kazakistan, Azerbaycan, Moldova ve Özbekistan gibi çalıştığımız ülkelerde 4N testleri yapmaktayız. Bu pazarlarda talep henüz oluşmasa da biz öncülerden olmak istiyoruz. Türkiye iki yıl önce 3N ile tanıştı ve talep hızla büyüyor. Dolayısıyla, 4N hakkında düşünmenin zamanı geldiğine inanıyoruz.  
Telekom sektöründe 100 yılı aşkın tecrübemiz, tüketici odaklı çözümlerimiz, yenilikçi yapımız, uluslararası deneyimi yerel mükemmellikle birleştirmemiz. Biz – küresel stratejisi olan uluslararası bir şirketiz, fakat her pazarda yerel operatör olarak hareket etmekteyiz.
Müşterilerimize en iyi hizmeti sunabilmek için faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde tüm nesil şebekelerimize yönelik yatırımlarımıza ve katma değer yaratan hizmetler sunmaya devam edeceğiz. Ve elbette, Kuzey Avrupa’da mevcut olan ve Avrasya bölgesinde de kurmayı planladığımız 4N şebekelerimizi daha da genişletmeyi planlıyoruz.