Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör


GSM telefonların IMEI numarası çok mu önemli?

BELKİ birçok kişi konuyu yeniden gündeme getirmiş olmama sinirlenecek ama, seçim arifesinde işbaşı yapacak yeni Hükümetimize bir hatırlatma olur düşüncesiyle tekrar kaleme almak istedim.

GSM sektörü, telekom sektörünün bir alt sektörü ve henüz çok genç. Sürekli ve hızlı bir büyümenin içindeki bu 2.5 kuşaklık sektörün en gözle görülür elle tutulur ürünü ise, telefonlar. IMEI, yani (International Mobile Equipment Identifier) denilen seri numarası ile takip edilen bu teknolojik oyuncaklar, ülkemizde ilk görüldüğü 1994 yılından bu yana, 9 milyon Lira ile 2.000 ABD Doları arası bedellerle son kullanıcıya teslim edildi.
GSM sisteminin ilk başlatıldığı günlerde, vatandaşın elinde daha önceden temin ettiği tek telefon veya tek hat olmadığı için, hatsız telefon ya da telefonsuz hat satılmıyordu. Ayrıca, yasalar gereği de sistem böyle pazarlanıyordu. Bu pazarlama tekniğinin altında çok önemli birkaç neden yatıyordu.
Birincisi; yasal yollardan ithal edilenler dışında, pazara telefon girişi engelleniyordu. İkincisi; ithal edilen telefon miktarı tam olarak takip edilebiliyor, istatistiki bilgilerde en ufak bir yanılma payı bile olmuyordu. Üçüncüsü; yasal yollardan ithal edilen telefonlar, GSM operatörü firmalar tarafından da kayıt altına alınıyor, bu bilgiler; diğer kayıtlar ve yer tespiti konularında da kullanılabiliyordu. Her telefon kayıtlı olduğu için, vergilendirme sorunu olmuyor, devlet ithalattan olsun KDV'den olsun vergilerini, daha kaynağında tahsil ediyor, herhangi bir kayba uğramıyordu.
Zaman geçtikçe ve sistem yaygınlaştıkça, çok ucuz satılan çalıntı, ikinci el ve kaçak telefonların pazarda yerini aldığını gördük. Türk'ün pratik zekasına dayanamayan sistem çökmüş, tek hat veya tek telefon satışları hızla artmıştı. Bu da istatistiki verileri güvenilmez hale getirdiği gibi, gerekli olması halinde bile telefonların takibini olanaksız kılıyordu. Fakat bunlardan çok daha önemli ama, açıkça görülemeyen başka bir sonuca kimse dikkat etmiyordu: Vergi kaçağı.
AB ve dünya standartlarının çok üzerinde bir vergi yükü ile çalışan ülkemiz sistemi, neredeyse %50'lere ulaşan bir vergi kaçağı yaratmıştı.

Şimdi aklımıza şu soru geliyor: Acaba yeni Hükümet yasalara göre olması gerektiği gibi, mobil telefonların IMEI numarası ile takip edilmesini sağlayıp, pazara kaçak telefon girişini engelleyebilir ve hatta buradan elde ettiği vergi kazancını GSM sistemine aktararak, sistem üzerindeki vergi yükünü dünya ülkeleri seviyesine indirebilir mi? Sistemin ucuzlaması ile, kullanımı yaygınlaştırarak hem telekom pazarına, hem makro ekonomiye, hem de toplanan vergiye olumlu bir katkı sağlayabilir mi?
Hükümet kim olacaksa, bu da telekom sektörünün kendilerine verdiği ilk "Ev ödevi" olsun.