Türk Telekomünikasyon A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Akdemir:
“Yeniden yapılanma projesinden vazgeçmemiz mümkün değil”

Fatma Ağaç

Akdemir, Türk Telekom’un 2003 yılında ve uzun vadede başarı şansının büyük oranda özelleştirmeye bağlı olduğunu dile getirerek, “Bunu her fırsatta açıklıkla söylüyorum” dedi.

TÜRK Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Akdemir yeniden yapılanma projesinde geriye dönüş diye bir şeyin söz konusu olmadığını belirterek, projede şu anda üçüncü aşama; yani uygulama planı aşamasında bulunduklarını kaydetti. Yeniden yapılanma projesinin üç aşamalı bir plan niteliğinde olduğunun altını çizen Akdemir, “Bir takım çalışmalar kamuoyuna yanlış aksettirilmiş. Yanlış aksettirilen; sanki holding stratejisinin hemen bugünden olacağı yönünde. Halbuki danışman firmanın önerisi, 2007 yılına kadar yani beş yıllık bir geçiş dönemi gerçekleştirilmesi” şeklinde konuştu. Nihai olarak oluşturulacak yapının sekiz şirketli bir holding olduğunu belirten Akdemir, bu aşamada holding kurulmasına yönelik bir şey yapmalarının fiziksel olarak zor olduğunu ve bunun rasyonel olmadığını da kaydetti. Akdemir, “Şu aşamada böyle bir planı uygulamak zor. Zamanla uygulayacağımız bir plan” dedi. Erkan Akdemir, Türk Telekom’un 2003 yılında ve uzun vadede başarı şansının büyük oranda özelleştirmeye bağlı olduğunu dile getirerek, “Bunu her fırsatta açıklıkla söylüyorum” dedi. Akdemir özelleştirmeden vazgeçmelerinin kesinlikle mümkün olmadığını belirterek, “Eğer piyasalar, yurt içi ve dışı şartlar imkan verirse Türk Telekom’un 2003’de kısmi de olsa özelleştirilmesine şahit olabiliriz. Yönetim olarak biz özelleştirmenin hem olması yönünde çok ciddi görüş beyan ediyoruz hem de bu konudaki her türlü desteği veriyoruz” diye konuştu. Akdemir, Telepati’nin gündemdeki konulara ilişkin sorularını şu şekilde cevaplandırdı:

Holdingleşme hemen olmayacak ve bir geçiş süreci mi yaşanacak?
“Evet bir geçiş süreci yaşacağız. Bu süreçte; şirketin 2004 öncesi esnek bir yapıya kavuşturulması, bu gerçekleşirken de hızlı hareket edebilmesi ve özelleştirme stratejisine paralel bir yapının oluşması şeklinde iki ana nokta üzerinde duruyoruz. Çalışmalarımız bu doğrultuda devam ediyor.”

Holdingleşme olmayabilir mi?
“Danışman firmanın ve daha önceki yönetimin kabul ettiği holding modeli 2003 yılında hemen uygulanacak diye bir kayıt yok. 2007 yılının sonunda nihai olarak uygulanacak bir modelimiz var. Ama bir geçiş modeli oluşturulacak. Türk Telekom’un mevcut yapısıyla çok fazla oynamadan, içeride danışmanın önerdiği fonksiyonel bazlı bir yeniden yapılanmaya gideceğiz.”

Akdemir özelleştirmeden vazgeçmelerinin kesinlikle mümkün olmadığını belirterek, “Eğer piyasalar, yurt içi ve dışı şartlar imkan verirse, Türk Telekom’un 2003’de kısmi de olsa özelleştirilmesine şahit olabiliriz. Yönetim olarak biz özelleştirmenin hem olması yönünde çok ciddi görüş beyan ediyoruz hem de bu konudaki her türlü desteği veriyoruz” diye konuştu.
Serbestleşme öncesinde Türk Telekom’un ne gibi hazırlıkları var?
“Serbestleşme öncesi biz de hazırlığımızı yapıyoruz. Yeniden yapılanma; bir taraftan özelleştirme, bir taraftan da Kurum’un rekabet ortamında etkin bir şekilde hizmet verebilmesi için yapılmakta olan bir çalışma. Bu bağlamda bizim yaptığımız çalışmalar yeniden yapılanmayla paralel gidiyor. İkincisi, bizim yine danışman firma ile belirlediğimiz bazı öncelikli alanlarımız var. O öncelikli alanlara rekabet öncesi yatırım yapmayı düşünüyoruz. Bunları yakında kamuoyuna açıklayacağız. Rekabet sonrası duruma şirketi hazır hale getirmek istiyoruz. Tabii önümüzde kamusal mevzuattan kaynaklanan çok ciddi bir takım engeller var, öncelikle onları kaldırmaya çalışıyoruz. Kurum’un şu anda bağlı olmaması gereken bir takım genelgeler ve kararnameler, hem Türk Telekom’un hem de Aycell’in hareket kabiliyetini kısıtlıyor. Bu kısıtlamaların kaldırılması için hükümete taleplerde bulunuyoruz ki, şirket gerçekten özel sektör gibi hareket edebilsin.”


Hükümet’ten ne tip taleplerde bulunuyorsunuz?
“Tasarruf tedbirlerinden muaf tutulmak gibi mesela. Bunun yanında yatırımlarımız için izin alma prosedürleri, kamu ihale kanununa tabi olmak gibi konularda da taleplerimiz var. Türk Telekom, kanunda da belirtildiği gibi özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket ve ‘kamuya uygulanan mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz’ deniliyor. Ticari gereklilik açısından da bunun böyle olması gerekiyor.”

Yatırımlarla ilgili herhangi bir açıklama olmadı. Faaliyet raporu yayınlandı mı?
“2002’nin faaliyet raporu henüz çıkmadı. Yayınlanması Mart veya Nisan ayını bulur. Türk Telekom’un klasik olarak yapageldiği santral ve ilgili altyapı yatırımlarının dışında, yeni sahalar ve özellikle BT tabanlı sistemlere doğru yatırımlar 2003 yılında önceliği alacak. Ama rakam

söylemek zor. 2003 rakamlarının, 2002 yılının yatırım değerlerinin oldukça üzerinde olması bekleniyor. Geçen yılki yatırım yaklaşık 150 milyon Dolar civarındaydı.”

VoIP’yle ilgili Türk Telekom ne yapmayý düþünüyor?

“Sorunun muhatabý ben deðilim, Telekomünikasyon Kurumu. Yani Türk Telekom operasyon yapan bir þirket. 2000 yýlýnda çýkan 4502 Sayýlý Kanun, politika belirlemeleri, iþletmecilik ve düzenleme görevlerini çok net bir þekilde ayýrmýþ durumda. Pazarýn düzenlenmesine yönelik bir konudaki sorunun muhatabý Türk Telekom deðil.”

Özelleştirme çalışmalarına Türk Telekom’un herhangi bir katkısı var mı?
“Tabii ki var. Değer tespiti ve satış için ayrı komisyonlar mevcut. Komisyon üyeleri Ulaştırma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan. Türk Telekom resmen bu çalışmaların içerisinde yok, ama bu çalışmaları yakından takip ediyor ve destekliyoruz. Uzun vadede bu şirketin başarısı, büyük oranda özelleştirmenin sağlanmasına bağlı. Bunu her fırsatta açıklıkla söylüyorum.”

Özelleştirmeden vazgeçilmesi söz konusu olabilir mi?
“Kesinlikle olamaz. Eğer piyasalar, yurt içi ve dışı şartlar imkan verirse; 2003 yılında Türk Telekom’un kısmi de olsa özelleştirilmesine şahit olunabilinir. Yönetim olarak biz özelleştirmenin hem olması yönünde çok ciddi görüş beyan ediyoruz hem de bu konudaki her türlü desteği veriyoruz.”

Türk Telekom, Bulgaristan Telekomu’nun özelleştirilmesi ihalesine katılmıştı. Ancak Bulgar Anayasa Mahkemesi’nin itirazı üzerine özelleştirme süreci durdurulmuştu ve ihaleyi aldığı yönünde bir başka firmanın adı açıklanmasına rağmen, Türk Telekom’un şansının hala devam ettiği söyleniyor. Bu konuda bir gelişme var mı?
“Var. Özelleştirme sürecine savcının bir itirazı olmuştu. Bu nedenle süreç bir müddet durdu. Tercih edilen yatırımcı bir Avusturyalı. Onunla görüşmeler durmuştu, tekrar başladı. 50 gün uzatma verildi. Müzakereler devam ediyor. Yakından takip ediyoruz. Onlarla görüşmelerin olumsuz neticelenmesi durumunda, Türk Telekom-Koç ortaklığına tekrar dönülme şansı var.”

Avusturya firmasının telekomünikasyon alanında deneyimli olmadığı söyleniyor.
“Evet doğru. Onlar bir finans kurumu. Bulgar Telekom’u satın alıp, 2-3 yıl içerisinde değerlendirip, stratejik bir ortaklığa satma yönünde niyetleri var. Ama bizim telekom operatörlüğü tecrübemiz var. Her ne kadar bizim teklifimiz sosyal yönden ve istihdam yönünden daha avantajlı da olsa, yapılan puanlama sonucunda onlar ilk sırayı aldı. Ama müzakere süreci devam ediyor, bize dönme ihtimalleri var.”

Bir yandan Türk Telekom’un özelleştirme süreci devam ediyor, bir yandan da diğer ülkelerdeki özelleştirme ihalelerine katılıyorsunuz. Bu zincir devam edecek mi?
“Bu daha önceki yönetimin aldığı karar neticesinde şekillenmiş bir konu. Önümüze fırsatlar geldiğinde değerlendirebiliriz. Türk Telekom olarak baktığımız ilk nokta, çalışacağımız alanlarda işin verimli olması. ‘Türk Telekom açısından verimli, karlı bir konu ise değerlendiririz’ diyoruz. Hükümetin de bu konudaki yaklaşımları bizim için önemli.”

Özelleştirmeye ilişkin süreçte bir gelişme var mı? Değer Tespit Komisyonu’nun çalışmaları sonuçlandı mı?
“O konuda da bir danışman tutuldu biliyorsunuz. Türk Telekom’un hem değer tespitini hem de özelleştirme sürecini belirliyor. Özelleştirme süreciyle ilgili raporlarını 31 Ocak 2003 itibariyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na sundular. Bununla ilgili strateji, tahmin ediyorum, Mart ayında Bakanlar Kurulu’nda onaylanır.”

Son dönemlerde Türk Telekom’a ceza yağıyor. Rekabet Kurumu’nun verdiği ceza var, sizin Danıştay’a yaptığınız itiraz var. Aynı zamanda Telekomünikasyon Kurumu’nun vermiş olduğu ayrı bir ceza ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı var. Telekomünikasyon Kurumu bu cezanın geçerliliği konusunda ısrarlı. Rekabet Kurumu’nun vermiş olduğu cezayla ilgili Danıştay’dan herhangi bir sonuç alabildiniz mi? Bu sorunları nasıl çözümlemeyi düşünüyorsunuz?
“Sorunların bir kısmı iletişimsizlikten kaynaklanıyor. Biz yeni yönetim olarak bu sorunların bir kısmını, iletişim sorunları başta olmak üzere, rahatlıkla aşabileceğimizi düşünüyoruz. Rekabet Kurumu ve Telekomünikasyon Kurumu ile iletişimin iyi bir noktaya geleceği kanaatindeyim. Daha sonra, her iki kurumun da talep ettiği değişiklik ve düzenlemeleri zaman içerisinde Türk Telekom yapacaktır. Hukuki duruma gelince; biz tüm davalarda hakkımızı aramaya devam ediyoruz. Rekabet Kurumu ile ilgili olan süreç devam ediyor. Telekomünikasyon Kurumu ile ilgili olarak da tahmin ediyorum Kurum’un mahkeme kararına bir itirazı olacak. Ama orada bizim haklı olduğumuza inanıyorum.”

Türk Telekom’un Internet’e çok pahalı tarife uyguladığı söyleniyor. Altyapı hizmetlerinde aksaklıklar olduğu belirtiliyor. Bu sorunlar Türk Telekom’a iletildiğinde de, “Biz altyapıyı hızlandırıyoruz, bant genişliğini artırıyoruz” yanıtı geliyor. Internet’le ilgili yapılan çalışmalar ne aşamada?
“Internet konusunda sıkıntılardan bir tanesi kiralık hat fiyatlarının yüksek olması. Kurum 2003 yılında maliyet esaslı bir modele geçeceğini beyan etti. Bu konuda her iki kurumda da çalışmalar devam ediyor. Fakat şunu söyleyebilirim, en son çıkan AB raporunda Türkiye aday ülkeler ve AB ülkeleri içerisinde yurtdışı kiralık hat fiyatlarında ortalamanın altında, fakat yurtiçi kiralık hat fiyatlarında ortalamanın üzerinde. O konuda bir çalışma yapıyoruz. Hem yurtiçi hem yurtdışı kapasiteyi artırma yönünde çalışmalar devam ediyor. Genel Müdür Mehmet Ekinalan’ın Internet Kurulu’nda yaptığı bir konuşma var. Orada, ‘ISS’leri piyasadan silmek gibi bir niyetimiz olamaz’ dedi. Tam tersi, onlar bizden hizmet alan ve en büyük müşteri kesimimiz. Yaklaşımımız bu şekilde. Internet şirketlerine karşı kompleksimiz yok. Bir diğer nokta da ADSL. ADSL konusunda bir takım kararsızlıklar yaşanmış. Ama biz hızlı bir şekilde yeni ADSL alımına çıkıyoruz. İlk başta bir 50 binlik port. İkinci aşamada daha da büyük bir rakamla ADSL hizmet noktamızı artıracağız 2003 yılında. Buradaki en büyük engelimiz kamu ihale kanunu. Bu kanun uluslararası standartlara göre hazırlanmış bir kanun olmasına rağmen, Türk Telekom gibi ticari şirketlerin veya özel hükümlere tabi anonim şirketlerin bu kapsam içerisine alınması talihsizlik olmuştur. Eğer bu engeller kalkarsa, Türk Telekom piyasanın ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verecektir. Bu kanunun değiştirilmesi lazım.”

Sektörle ilgili bir değerlendirme yapabilir misiniz?
“Bildiğiniz gibi Türkiye’de 2004 yılı önemli bir yıl olacak. 2000 yılı gibi. 2004 yılında başlayacak serbest rekabet ortamı için politikaların 2003 yılı içerisinde net bir şekilde ortaya koyulmasını istiyoruz. Bu konuda hem politika hem de strateji, Ulaştırma Bakanlığı’nın ve hükümetin uhdesinde olan görevler. Bunların ortaya koyulması ve bu politika ve stratejilere uygun geliştirilmiş düzenlemelerin de bu sene içerisinde yapılması lazım.”

Eklemek istedikleriniz
“Biz tekel hakkının ilelebet devam etmeyeceği ve 2004 yılında sonlanacağının bilinci içerisindeyiz. Daha önce çıkan spekülasyonlar, tekelin uzatılması konusu gibi arayışlara kesinlikle girmeyeceğimizin ve pazarda da olabildiğince rekabet kurallarına ve yerleşik düzenlemelere uygun hareket edeceğimizin taahhüdünü vermek istiyorum. Türk Telekom’u müşteri odaklı, pazarlama ve satış sonrası hizmetlere önem veren bir şirket haline getirmeye çalışıyoruz. Bir takım engellerin ortadan kaldırılması gerektiğine inanıyoruz. Bunun hem şirketin daha verimli çalışması hem de özelleştirme için bir ön koşul olduğunu her platforma söylüyoruz. Bunlar gerçekleşmediği takdirde, başarılı bir özelleştirme olmayacağını da çok rahatlıkla söylüyorum. Kamusal bir takım engeller devam ettiği sürece, Türk Telekom’un özelleştirilmesinde sıkıntılar çıkabileceğini belirttik. Hükümete de ilettik. Onlardan da bu konuda çok ciddi destekler aldığımızı söylemek istiyorum. Umarım kısa zamanda bunları çözer ve yeniden yapılanmayı da tamamlarsak, önümüzdeki iki yılda çok değişik bir telekom kuruluşu olacağımıza garanti verebilirim.”