Türkiye bilişim sektörünün ilk 500 şirketi açıklandı

 

İnterpro A.Ş., 'İlk 500 Bilişim Şirketi' araştırması sonuçlarını 3 Ekim 2001, Çarşamba günü düzenlediği törenle açıkladı.

Törende, sektörün zirvesinde yer alan ilk 10 şirket ile 12 kategori birincisine ödülleri verildi.
İnterpro Genel Müdürü Zafer Kurdakul'un Bilişim 500 sunumunun ardından Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Yönetim Kurulu Başkanı, Türk Henkel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Can Paker konuk konuşmacı olarak söz aldı. Paker, 'Bilişim, Devlet, Katılımcı Yönetim ve Gelecek' başlıklı bir konuşma yaptı.

Sektörün devleri ödüllerini aldı

Sıra 1999

Sıra 2000

Şirket Adı

1

1

Türk Telekom

2

2

Turkcell

3

3

Ericsson

4

4

Telsim

5

5

KVK

6

6

IBM Türk

7

7

Nortel Networks / Netaş

-

8

A-tel Pazarlama

13

9

Arena Bilgisayar

8

10

Başarı Ticaret


İnterpro tarafından bu yıl üçüncüsü yapılan İlk 500 Bilişim Şirketi araştırmasına göre Türkiye bilişim sektörünün zirvesinde yer alan ilk 7 şirket yerini korurken, ilk 10'da iki yeni şirket göze çarpıyor.
Bilgi ve iletişim olmak üzere iki ana kategoriye ayrılan Türk bilişim sektöründe, ana kategorilerde 2000 yılının birincileri zirvedeki yerlerini korudular. 10 alt kategoride yer alan kategori birincisi şirketlerden 5 şirket, 1999

yılındaki liderliklerini korurken, 5 şirket ise birinciliklerini diğer bilişim şirketlerine bıraktı. İnterpro İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2000 araştırması sonuçlarına göre, ilk 10 sıralaması ve kategori birincileri şöyle:
Geçen yıllarda da olduğu gibi; Bilgi Teknolojisi Ana Kategori Birincisi: IBM Türk, İletişim Teknolojisi Ana Kategori Birincisi: Türk Telekom oldu.
Bilişimin devlerini buluşturan gecede, ödül töreninin ardından Türk bilişim sektörünü ayrıntılı bir şekilde rakamlarla ele alan, alanında tek İlk 500 Bilişim Şirketi Türkiye 2000 araştırma katalogu verildi.

TBV ve TBD "Bilişim"in tanımını yeniden yapsın

Merih Işın

İnterpro araştırmasına göre, Türkiye'nin "İlk 500 Bilişim Şirketi" açıklandı. Yıllardır eleştiriyor, bazen dergimizin sayfalarından kamuoyuna da duyuruyorum. Bu işi de, sırf "iş olsun" diye yapmıyorum.
Zaman harcıyorum, araştırıyorum. İnterpro A.Ş. Genel Müdürü Sayın Zafer Kurdakul'un da araştırma katalogundaki giriş yazısında söylediği gibi; "Gelecek yıllarda yapılacak çalışmalara destek olsun diye yapıyorum."
Eleştirilerime başlamadan önce, böyle yapılmasına karşı da olsam; çalışmayı gerçekleştirenleri kutluyor, zaman ayıranları tebrik ediyorum. Hatalarla dolu olsa bile. Konuyla ilgili başka bir çalışma yok ki!
Açıklanan bilgiler üzerinde gerektiği kadar çalışmadım. Ancak yine de önemli bulduğum aksaklıklara değineceğim. Öncelikle, sizlere çok önemli birşeyi tekrar edeceğim. Bu araştırma; EITO (European Information Technology Observatory - Avrupa Bilgi Teknolojileri Gözlemcisi) modeli esas alınarak hazırlanmakta, sonuçlar İngilizce'ye de çevrilerek ülkemizin sektör bilgileri olarak Avrupa ve tüm dünyaya iletilmektedir. Beni en çok rahatsız eden konu da zaten budur. Eksik, yanlış ve kendi içerisinde tutarsız bilgilerle dolu Türkiye raporu, ülkemi yanlış tanıtmaktadır. Türkiye'ye yapılması düşünülen yabancı sermaye ve kaynak aktarımı yanlış yönlendirilmektedir.
Araştırma katalogunun giriş bölümünde araştırma metodolojisi açıklanmıştır. Detaylı olarak; "Açıklanan rakamların ve toplamlarının, kesinlikle kuruluşların ve alt sektörlerin pazar payınları ifade etmediği" anlatılmıştır.
Ancak nedense; her listenin son sütunu, şirketlerin ve toplam pazar paylarının açıklamasına ayrılmış. Ayrıca, listelerin yanındaki açıklamalarda ve birçoğunun başlığında sadece sıralamalar ve şirketlerin ne kadar pazar payı elde ettikleri detayları ile tekrar edilmiş, başkaca bilgi verilmemiştir. Metodolojideki açıklamanın tam tersinin ısrarla uygulanmasındaki amaç nedir?
2000 yılında satılan GSM telefon sayısı rekor düzeyde olmuş, GSM'in ülkemize geldiği andan 2000'e kadar satılan telefon toplamı kadar telefon satılmıştır. Araştırmaya göre, 2000 yılında GSM telefon satışındaki bu muhteşem artışa rağmen, 1999'daki Bilişim 500 araştırmasında belirtilen 717 trilyonluk toplam GSM telefon satışına erişilememiş, toplam satışlar 702 trilyon olarak gerçekleşmiştir. Buna; ortalama ABD dolar kurunun 1999'da 409.000 TL, 2000'de ise 622.000 TL kabul edildiği de ilave edilirse, 1999 yılına göre yaklaşık %50 geri gidildiği anlaşılır. Yani, ya geçen yılki rapor ya da bu yılki rapor çok yanlıştır.
Ericsson'un ülkemizde pazarlanan son kullanıcı ürünleri, yıllardır K.V.K ve Gen-Pa tarafından dağıtılmakta ve bu ürünlerin ithalatı da dağıtıcı firmalarca yapılmaktadır. Geçen yıl "Mobil Telefon" kategorisinde %57 pazar payı ile birinci sırada olan Ericsson, kategoriden tamamen çıkmış ve geçen yılki sıralama otomatik olarak birer basamak yukarı kaymıştır.
Araştırmaya göre; "Mobil İletişim Altyapı Donanımı" grubunda 1999'da iki kuruluş listede yer alabilmiş ve toplam 4 trilyon satış yapılmış, 2000 yılında bu grupta 4 firma yer almış ve rakam 640 trilyon olmuştur. Acaba ülkemiz, 2000 yılında gerçekten bu kadar gelişmiş olabilir mi? Ben buradan iddia ediyorum: Değil 1999 çalışması, 2000 çalışması bile çok eksiktir. 2000 yılı için açıklanan rakamı önce iki ile çarpıp sonra da %10 daha arttırırsanız doğru rakama çok yaklaşırsınız.
Geçen yıl ile karşılaştırdığımızda, böyle bir acaip sonuca "Telefon Gelirleri" kategorisinde de ulaşıyoruz. 1999'da toplamı 2 trilyon lira olan grup, 2000'de 17 trilyonu geçmiş. Acaba diğerleri ne durumda?

Araştırma raporundan diğer bazı ilginç enstantaneler
"Taşıyıcı Hizmetler" grubunda "Mobil telefon satış" lideri K.V.K; Türk Telekom, Turkcell, Telsim ve A-Tel gibi operatör firmalar ile rekabet ediyor.
"Diğer Terminal Donanımı Geliri" grubunda "Mobil telefon hizmetleri" birincisi Turkcell, Gen-Pa'ya rakip olmuş.
"Mobil İletişim Altyapı Donanım Gelirleri" grubunda ise yine Turkcell; Netaş, Ericsson ve Setkom gibi altyapı donanım kuruluşları ile aynı sınıfta.

Telekomünikasyon nedir?
Kısaca; belirli bir zamanda, bir ya da birden fazla uçtan, bir veya daha çok uçla yapılan haberleşmedir. Haberleşme; ses haberleşmesi olabilir, veri haberleşmesi olabilir veya görüntülü olabilir. Veya, hepsi bir arada olabilir. Peki bu haberleşme ne ile yapılır? Son kullanıcıdaki uç terminal ile yapılır. En uçta kullanılan terminal için altyapı gerekir mi? Altyapı gerektirmeyen uç terminallerin mevcut olmasının yanısıra, genellikle gerektirir.
Yine EITO'nun uyguladığı araştırma metodolojisine göre, araştırma 6 kategoriye ayrılmıştır. Ancak kategoriler İnterpro tarafından bir alt alana daha ayrılmıştır. 1. kategori "BT donanımı"; bilgisayar donanımı, ofis donanımı ve veri iletişim donanımı alt alanlarına ayrılmıştır. "Ofis donanımı" içerisinde faks cihazları da mevcuttur ki, bunlar telekom donanımıdır. İnterpro, "doğru" yapmış diyenler, ofislerindeki mevcut kişisel bilgisayar veya el bilgisayarlarını da "ofis donanımı" içinde sayılıp sayılmayacağını düşünsünler. Faks, bir telekom donanımıdır. 1. kategorideki bir başka alt alan da, "Veri İletişim Donanımı"dır ki, bu da telekom donanımıdır. Veri iletişimi, bir komünikasyon biçimidir ve telekom donanımları ile ilgili grupta yer almalıdır. Araştırmada bu grubun lideri Cisco Systems olmuştur. Cisco'nun dünyadaki en büyük rakiplerine bakacak olursak; dünya telekom devleri Nortel Networks, Alcatel, Lucent, Siemens ve Avaya gibi kuruluşlardır. Zaten araştırmanın "Telekom ağ donanımı" grubunda, "Ses ve veri ağı hizmetleri sunmak için kullanılan gerekli donanım ürünlerini içerir" açıklaması vardır.
İki yıl öncesine kadar, IT - Enformasyon Teknolojileri ve CT - Komünikasyon Teknolojileri ayrı iki sektör olarak ele alınıyordu. Küreselleşen dünya ve iki sektörün birbirleri ile bütünleşen çözümleri yeni bir sektör yarattı: ICT - Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri. "Bilişim" ise, "Bilgi" ve "İletişim" kelimelerinden üretilmiş bir kavram. "Bilgi", "Enformasyon" ile eş anlamlı değildir. "Enformasyon"un kapsamı, kelime anlamı olarak daha geniştir. EITO araştırmasının konusu, ICT sektörüdür. Bu yüzden araştırmanın orijinal kapsamında; elektronik danışmanlık, radyo ve televizyon kuruşları, kablolu servisler, uydu sistemleri, kablolu ve mobil iletişim sistemleri, bilgisayar donanım ve yazılım üreticileri, faks, modem, yönlendirici, dağıtıcı ve altyapı sistemleri, aksesuar ve diğer hizmet firmaları dikkate alınmaktadır. Yani araştırmanın kapsamı, bilgi ve iletişim teknolojilerinden daha geniştir. Eğer "Bilişim" kavramı, "Enformasyon ve Komünikasyon" anlamında yaratılmış ise; neden komünikasyon sektörü 1998 yılına kadar araştırma kapsamına dahil edilmemiştir?
Sektörümüzdeki kuruluşlar, "Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojisi" şirketleridir, "Bilişim" değil. Bilişim biraz daha dar kapsamlı, biraz daha teorik, biraz daha akademik bir içeriği ifade etmektedir. Bizler pratik, günlük hayatımızda kullanılabilir çözümlerle uğraşan, bunları da ticari amaçla yapan kuruluşlar ve düşünce firmalarıyız.
Bana göre, TV üreticileri ve kuruluşları da birer ICT (Information and Communication Technology - Enformasyon ve Komünikasyon Teknolojileri) şirketidir.
İnterpro'ya göre "Bilişim", üç sene öncesine kadar sadece ofis makinaları ve bilgisayar kuruluşlarını ifade ediyordu. O zamanlar "Bilişim 100" araştırması yapılırdı. Üç senedir, "Bilişim 100" yerini "Bilişim 500"e bıraktı ve telekom sektörü şirketleri de "Bilişim" kavramına dahil edildi. Bu sene "Bilişim" biraz daha zenginleşti, başına bir takı takılarak mobil bilişim anlamında, "Mobilişim" haline geldi ve "Bilişim" bu kavramı da içermeye başladı.
Aslında pek farkında değiliz ama, iki yıldır televizyon hizmet ve üreticileri de ICT sektörüne dahil edilmiş durumda. Yine EITO'nun metodolojisine bakarsak 5. grup içerisinde; "Kablo TV Hizmetleri" alt başlığını kolayca görebiliriz. Bu ne demek? Bu maddeye göre; kablo TV hizmeti şirketlerinin de yapılmış olan "Bilişim 500" araştırmasına dahil edilmiş olması gerekiyordu. Eğer "Bilişim" ICT anlamına geliyor olsaydı. Diğer ICT şirketleri ile ilgili Bilişim 500 araştırmasında; yazılım, hizmet ve altyapının yanısıra nasıl uç terminaller de araştırmaya dahil edilmişse, bu konuda da uç terminaller de mutlaka araştırma kapsamında olmalıydı. Uç terminalin TV olduğu bu durumda listede; Arçelik, Beko, Philips, Panasonic, Sony, JVC, Telefunken, Vestel gibi TV üreticileri, Türk Telekom, Kablonet, Ultra Kablolu TV ile Siemens, Digiturk, Stardigital, Cine5 gibi hizmet ve altyapı firmaları da bulunmalıydı. Hele ki bugünlerde Internet'e artık TV'ler aracılığıyla da ulaşabiliyoruz. Yani, "Bilişim"in yeni misafirleri TV'ciler geliyor, söylemedi demeyin. Hep olmalıydı diyorum çünkü, metodolojide yer almasına rağmen böyle bir çalışma ve liste, Bilişim 500 araştırma kataloğunda mevcut değil.
Biraz daha ileri gitmek istiyorum. Böyle giderse, seneye "Beyaz Eşya" da "Bilişim"e katılacak. Electrolux'ün İsveç'te, Arçelik'in Türkiye'de başlatmak üzere olduğu bilgisayarlı buzdolapları, uzaktan erişimli fırın, kombi ve diğer beyaz eşyalar "Bilişim" kavramı içinde yer alacaklar. Ancak, "Bilişim 500" 2001 araştırmasına dahil edilecekler mi? Bilemiyorum. Ayrıca, otomotiv sektöründeki gelişmeyi de yabana atmayın.
Yazımın başlarında da belirttiğim gibi beni en çok rahatsız eden; yanlış, eksik ve kendi içerisinde tutarsız istatistiklerle dolu bu Türkiye raporunun bizleri Avrupa ve tüm dünyada temsil edecek olmasıdır.
2000 yılında 10 milyon adet civarında GSM telefon satıldığını ve ülkemizde 5.000 civarı GSM satış dükkanı olduğunu düşünürsek ve hatta orta ölçekli bir dükkanın ayda 300-500 telefon sattığını biliyorsak, buna bir telefonun ortalama fiyatının 150 milyon olduğu verisini ilave edersek; bir dükkanın yıllık cirosunun 1 trilyon lira olacağını rahatlıkla hesap edebiliriz.
2000 yılı araştırmasındaki 500. şirketin cirosunun 145 milyar olduğu biliniyorsa, sizce yapılan sıralama ve "Bilişim" yani, ICT sektörünün toplam hacmi nasıl bir değişiklik gösterir?

Peki listede başka kimler yok?
Araştırmayı yapan arkadaşlar bana "sorduk ama cevap alamadık" demesinler. Tahmin etselerdi. Nasıl çekinmeden Telsim'i, Ardabahçe Bilgisayar'ı, Lucent Technologies'i, Silicon Graphics'i, Bekdata'yı, Avery Dennison'u, Eretek'i, Tuncer Pazarlama'yı ve diğerlerini tahmin etmişler. Onları da tahmin etselerdi.
Düşünün bir kere: Finans sektöründe araştırma yapıyorsunuz ve hatta ülkemizi temsilen sonuçları dünyaya duyuracaksınız. İş Bankası, Akbank, Yapı Kredi ve Garanti Bankaları size cevap vermiyor. Siz de onları pazarda yok sayıp, araştırma yaptık diye ortaya çıkıyorsunuz. Bana, sen yap da görelim diyenlere cevap: Böyle iş yapacağıma hiç yapmam. Ama iki sene önce yazdığım gibi, birikimlerimi karşılıksız paylaşmaya hazırım. Bilgi paylaştıkça büyür.
Türkiye ICT sektörünün en büyük iki fuarı; İnterpro'nun düzenlediği Bilişim ve Rönesans'ın düzenlediği Compex fuarları katılımcılarından kimler bu listede yok bir araştırın lütfen.
Nerede Motorola, Nokia, Avaya, Globalstar, Time, Pargem, Beko, Arçelik, Iridium, Albim, Yıldız Bilgisayar, Sony, STS, Mep, Kablonet, Ultra Kablolu TV, e-sat ve sayamadığım yüzlerce ICT şirketi?
Ama bunun bile açıklaması var: Bilişim 500 araştırma katalogunun metodoloji bölümünde: "İlk 500 Bilişim Şirketi çalışmasında yer alması gerektiği düşünülen şirketler"den bilgi alınmış.
Beyler lütfen! Sizler bir "düşünce eseri" yaratmıyorsunuz, sadece varolan gerçekleri listeleyeceksiniz.
Top 500 "Bilişim" companies in Turkey has been announced


TBV and TBD have to describe "Bilişim" again


Merih Işın

The first "Bilişim 500" companies in for the year 2000 in Turkey has been announced by Interpro. I have criticized the results of the research for years and sometimes informed about it to the public in the pages of the Telepati Magazine. I am not doing this job "so as to seem busy". I am sparing a lot of time to analyse the research every year. Recently, I am trying to give some support to the next years' research, which is demanded by Zafer Kurdakul, the General Manager of Interpro - in the first page of the research catalogue.
Before beginning my criticism, I have to congratulate the team who have spent time on the research although it is not reflecting the real market values. Wrong or right, there is no alternative.
This year, I am going to mention about logical conflicts. First of all, I have to indicate a very important result of the research using the principles of EITO (European Information Technology Observatory). The results are going to be translated into English and will represent Turkish ICT market in Europe and all over the world. So, the report having lack of information and some faults will cause a misunderstanding for the companies in the related markets that are thinking of investing in Turkey.
There is a note in the methodology part of the research catalogue saying, "The announced results and percentages do not indicate the companies' market shares and the total size of the market". But every statistical list has a column showing the percentage of the market shares of the companies and the grand totals of the sub markets and also gives the total amounts including detailed information in the explanation part of the charts. You can easily realize the conflict in most of the 'headers' of the explanation of the statistical lists.
In the year 2000, parallel to the world trend, the number of the 'sold' GSM mobile phones broke a record in Turkey also. This number was nearly equal to the number of the phones sold in the past five years. In 1999, the average of 1 US Dollar was taken as 409,000 TL and 622,000 TL in 2000. The total amount of "Mobile Phone Market" was 717,000 billion TL in 1999, and it was 702,000 billion TL in 2000. Then it means; we are 50 % down compared to last year, although we broke a record. So, we can easily say that, the research done last year or the results of this year are very inaccurate. In "Bilişim 500" research done in 1999, Ericsson was the leader of the "Mobile Telephone" category. In the year 2000 research Ericsson is not in the list, with an explanation that Ericsson is no longer importing. However, we know that there is only two Ericsson GSM distributors in Turkey and they have been doing their own importing for six years since the beginning of their agreement with Ericsson.
In 1999, there were only two companies in, "Mobile Communication Infrastructure Hardware" sub-group having 4,000 billion TL of market revenue totally. In 2000, we see four companies in the same group with revenue of 640,000 billion TL in total. I claim that, both are wrong. If you want to get the truth; first, multiply the 2000 result by two and add 10 % to it. You will get more accurate revenue.
You can find another conflict in "Telephone Revenues" sub-group. The total revenue raised from 2.000 billion TL to 17.000 billion TL.
The leader of the "Mobile Telephone Seller" sub-group, KVK, is in hard competition with the operator companies such as Turk Telekom, A-tel, Turkcell and Telsim in the "Carrier Services" category.
Also, the report shows that "Mobile Telephone Services" leader, Turkcell, is competing with Gen-Pa, in the "Other Telephone Hardware" category.
Again Turkcell is in the same class with the communication infrastructure companies such as Nortel Networks, Ericsson and Setkom in the "Mobile Communication Infrastructure Hardware" sub-group.


What is Telecommunication?
It is the communication between one or more node at a time. The communication can be voice, data or video communication or it can be integrated. How do we communicate? We use various kinds of devices to communicate. These are called communication terminals. Do all of the terminals need an infrastructure? Yes, most of them do. End users mostly do not deal with the infrastructure. They pay attention to the terminals although 99% of the terminals need an infrastructure.
If we come back to the methodology of the research, we can see that the research has been separated into 6 main categories by EITO. However, if we look carefully at the research done by Interpro we can also see that, the main subjects have sub-areas, which are added by Interpro. The first category, "Information Technologies" is separated into three, such as Computer Hardware, Office Hardware and Data Communication Hardware.
Fax machines are included in the 'office hardware' section of the research. Fax machines are office equipment, but they are communication terminal. Then fax machines in your office are communication hardware. Also, 'Data Communication Hardware' is communication hardware and these two sub-areas must be analysed in "Telecommunication Network Hardware" group. In addition to this; in the research methodology, "Telecommunication Network Hardware" is explained as "Every kind of telecom hardware that is needed to supply services for data and voice communication".


This is also another main conflict.
Up until two years ago, IT - Information Technologies and CT - Communication Technologies were separate sectors. The converging solutions create the new sector: ICT - Information and Communication Technologies. The Turkish word "Bilişim" is the combination of two words: "Knowledge and Communication". But, "knowledge" does not mean "information". Information includes knowledge and means more then knowledge. So, knowledge based companies are different from information based companies. According to EITO, the name of this research is "ICT research" mainly because of these reasons. So it is clear that, why every company related to communication and information technologies are taking part in EITO researches. Consultancy, radio and TV services, cable services, satellite systems, fix and mobile telephone devices, infrastructure and cabling, accessories, system and application software, computer hardware, facsimile and wireless equipment are all parts of ICT sector. If the concept word "Bilişim" was created by the thought of the combination of the words "information and communication", why were the related companies not included in the research before 1998?
The companies in our market are, "ICT - Information and Communication Technology" companies. They are not "Bilişim" companies. In my opinion, the word "Bilişim" is a little bit too scientific and academic. TBD and TBV have to explain "Bilişim" again. Does "Bilişim" mean ICT? The ICT companies in Turkey produce solutions for daily life and needs, mostly for the end users and their aim is making trade. Although some of them have Research and Development centres, they don't do scientific research and development.
In my opinion, TV hardware and service suppliers are also ICT companies. According to Interpro, only computer and office machine companies were "Bilişim" companies up until three years ago. At that time, the name of the research was "Bilişim 100" and it was covering only office equipment and computer hardware, software, service and consultancy. Three years ago, by the unbelievable rise of the telecom sector, telecom companies were added to the concept of "Bilişim" and the name of the research was changed to "Bilişim 500". At the beginning of 2001, we met a new concept called "Mobilişim" by the increase of the usage of mobile terminals. They were also added to "Bilişim". We are not very aware of something also, if we look at the methodology of the research again; we can see another sub-group indicated by EITO, "Cable TV Services" which is not included in the "Bilişim 500" research. If you are taking the terminals of the ICT equipment into consideration, then you have to add the terminals of this sub sector, which are Televisions, to your research. At least, we do not have to forget that people began to use televisions for location-based services or as an Internet terminal in many parts of the world. If this is the case, where are the well-known companies such as Arçelik, Beko, Philips, Panasonic, Sony, JVC, Telefunken, Vestel, Türk Telekom, DigiTurk, Stardigital, Cine5, Siemens, Kablonet, Ultra Kablolu TV and other suppliers and cable/satellite TV companies?
I think next year, "Bilişim" is going to be expanded. But please, do not forget about the development in the 'white-good' market. Nowadays, they are producing refrigerators, which have computer devices on their doors, connecting to Internet and intranet's. Also, there are some other white-goods, which are controlled via remote mobile devices. Is Interpro going to add every kind of electronic equipment to "Bilişim" concept and resist not taking the related companies into consideration in "Bilişim 500" research?
As I mentioned at the beginning, the lack of enough information and the wrong results in the research disturbs me, by the thought of being misunderstood by Europeans and other countries. It is a fact that, about 10 million GSM phones were sold in the year 2000 in Turkey. Also we know that, there were about 5,000 GSM shops in the country and an average shop sold 300-500 pieces per month. If we think that an average mobile phone is about 150 Million TL, then it is easy to estimate that the yearly revenue of an average GSM shop is about 1,000 Billion TL. There were more than 1,000 shops that are not included in the list with having that much revenue. If we look at the "Bilişim 500" list, we can easily see that the 500th company has revenue of about 145 billion TL. Now please, just guess the possible changes in the list and who are not included in the research also?
Researchers may tell me that they have asked most of the companies in this market what their revenues are, but they refused to join in the research. If that is the fact; then they had to guess, I could presume that they guessed the results of many of the companies such as Telsim, Ardabahçe Bilgisayar, Eretek, Tuncer Pazarlama, Lucent Technologies, Avery Dennison, Bekdata and others.
Many participants of the well-known exhibitions like Bilişim and Compex were not included in the research also. Where are Nokia, Motorola, Avaya, Globalstar, Iridium, Time, Pargem, Beko, Arçelik, Albim, Yıldız Bilgisayar, Sony, STS, Mep, Interline, Kablonet, Ultra Kablolu TV, e-sat, Satko and hundreds of other ICT companies?
Interpro gives the answer in the methodology part of the research also. There is general information about the companies, which were included in the "Bilişim 500": They have chosen the companies b../nisan02/y thinking that they have to be part of the research. What about the companies that they do not think of as ICT companies, or don't they even know anything about them?

Ladies and gentlemen!
You do not have to think about the companies. Please, try to make a list of the facts.