İzmir teknoloji ve ARGE şehri oluyor

Cenk Yapıcı

Bölge, 200.000,00 TL sermayeli 20 ortaklı İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Anonim Şirketi tarafından yönetilmekte.
Ülke sanayinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı sağlamak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı oluşturmak temel amaçları ile 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasası kapsamında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Gülbahçe Yerleşkesi sınırları içinde kurulmuş olan İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi 218,4 hektarlık ana bölge ve 6,4 hektarlık ek bölgeden oluşmakta.
Derginiz ‘Telepati’yi geçtiğimiz ay yerleşkede misafir eden İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Genel Koordinatörü Sayın Savaş Ünsal ile, İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi hakkında ayrıntılı bir röportaj gerçekleştirme şansı bulduk. Savaş Ünsal bizlere projenin ayrıntılarından, amaç ve hedeflerinden, bölgenin avantajlarından, yasal avantajlardan ve teşviklerden bahsetti. Ünsal ayrıca, yeni bir devlet projesi olan Bilişim ve ARGE Şehri Projesi hakkında da bilgiler verdi.

İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi (İZTEKGEB) hakkında genel bir bilgi alabilir miyiz?
Bölgenin Teknoloji üretim ve geliştirme merkezi olarak, 4691 sayılı yasa kapsamında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) yerleşke sınırları içine kurulmuş olan İZTEKGEB 218,4 hektarlık ana bölge ve 6,4 hektarlık ek bölgeden oluşmaktadır. Bölge yönetim şirketi İZTEKGEB A.Ş.’nin kurucu ortakları Sanayi-Üniversite işbirliğini geliştirmeye yönelik olarak İzmir Ticaret Odası, Sanayi Odası, Genç İşadamları derneği, Ticaret Borsası yanı sıra; İYTE, Ege Üniversitesi, Ekonomi Üniversitesi ve teknoloji şirketlerinden oluşmaktadır. Bölge 200.000,00 TL sermayeli 20 ortaklı İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi Anonim Şirketi (İZTEKGEB A.Ş.) tarafından yönetilmektedir. Bölgenin mevcut toplam ofis alanı 3550 m² olup, 70 teknoloji firması ve 282 ARGE ve yazılım geliştirme personeli ile yüzde 90 doluluk oranına ulaşılmıştır. Bölgenin artan önemine paralel, İZTEKGEB mevcut bölgede herbiri 1500m2 olacak şekilde, 3 yeni bina daha yapılması yönünde girişimlerini başlatmıştır. 

Projenin amaç ve hedeflerinden bahseder misiniz?
Bölgenin temel amaçlarını; ülke sanayinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı sağlamak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı oluşturmak şeklinde özetleyebiliriz.

Bölgenin avantajları nelerdir?
Bölgenin yaklaşık 35 milyon m² büyüklüğündeki arazisi, öngörülen genişleme olanağına büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bölge, İzmir-Çeşme otoyolu ile İzmir il merkezine 45 km, Çeşme Limanı’na 30 km uzaklıktadır. Şehrin önemli merkezlerine otobandan ulaşım sorunsuz olarak sağlanabilmekte, Çeşme Limanı’ndan Ro-Ro taşımacılığı yapılabilmektedir. Yöre ile İzmir arasında belediye otobüsü ve dolmuş- minibüs seferleri mevcuttur. Ege bölgesindeki 9 üniversitenin mezunları, girişimlerini veya teknoloji geliştirme yapılarını bölgemizde kurulacak şirketlere dinamik, yabancı dili bilgisine sahip, hazır iş gücünü sağlayacaktır. Bölgenin deniz kenarında olması, Çeşme, Alaçatı gibi merkezlere yakınlığı genç çalışanlar için ayrı bir cazibe yaratmaktadır.

Yasal avantajlar sağlanıyor mu? Teşvik ve desteklerden de söz eder misiniz?
Bölgede; 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, yabancı uyruklu yönetici ve vasıflı ARGE personeli çalıştırılabiliyor.
Kamu kurum ve kuruluşları ile üniversite/yüksek teknoloji enstitüsü personelinden bölgede yer alan faaliyetlerde araştırmacı personel olarak hizmetine ihtiyaç duyulanlar, çalıştıkları kuruluşların izni ile sürekli veya yarı-zamanlı olarak çalıştırılabilirler.
Öğretim elemanları Üniversite / Yüksek Teknoloji Enstitüsü Yönetim Kurulunun izni ile yaptıkları araştırmaların sonuçlarını ticarileştirmek amacı ile bu bölgelerde şirket kurabilir, kurulu bir şirkete ortak olabilir ve/veya bu şirketlerin yönetiminde görev alabilirler.
Bölgede yer alan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve ARGE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31.12.2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. Bölgede çalışan araştırmacı, yazılımcı ve ARGE personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri 31.12.2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesnadır.
4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir ve kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri sistem ve veri yönetimi iş uygulamaları, sektörel, İnternet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesnadır.
4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun sağladığı bu avantajların yanı sıra, 12.03.2008 tarih ve 26814 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi hakkındaki kanun ile ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin, bu kapsamdaki çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren payının yarısı 5 yıl süreyle Maliye Bakanlığı Bütçesine konulan ödenekten karşılanacaktır.

İYTE yerleşkesi içinde 218 hektarlık arazide kurulacak olan İzmir "Bilişim ve ARGE Şehri" projesi hakkında bilgi verir misiniz? Gerçekleşecek projenin maliyeti, tahmini getirisi ve sağlayacağı istihdam konusunda neler söylemek istersiniz?
İYTE’nin 34 milyon m2 yerleşkesi içine yer alacak ve 218 hektarlık arazide planlanan "Bilişim ve ARGE Şehri" sadece İzmir-Urla yöresi için değil, tüm Ege Bölgesi için önemli bir teknoloji geliştirme, gelir ve istihdam olanağı sağlayacaktır. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın öngörüsü çerçevesinde başlatılacak bu projeyle, İzmir ili ve bölgenin turizm, sağlık ve lojistik sanayi ve ticareti yanı sıra, teknoloji konusunda atılım yapmasını sağlayacaktır. Bölge üniversitelerinde yetişen genç ve dinamik beyinlerin İstanbul’a göç etmesini durduracak, proje tamamlandıktan sonra İzmir Teknoloji Kenti’nde yer alacak ulusal ve çok uluslu şirketler de yaklaşık 35.000 gencimize iş olanağı yaratacaktır. 250 milyon TL yatırım öngörülen projeyle, yapım aşamasında altyapı, inşaat, teknoloji ve telekomünikasyon taahhüt işleri bölgedeki şirketlere ve iş gücüne ek katkı yaratacaktır. Bölgenin İYTE gibi uluslararası bir araştırma enstitüsünde yer alması, kiracılar için uluslararası bir ARGE ortamı yaratmaktadır. Diğer teknoloji bölgelerine kıyasla; kentsel gelişim için geniş arazisi ve çevredeki düşük yoğunluktaki yapılaşmaya uyum sağlanarak doğal yapının korunmuş olması doğa ile iç içe huzurlu bir çalışma ortamı sağlamaktadır. Projenin yürütülmesi İZTEKGEB A.Ş. tarafından yürütülecek olup, 36 ay içinde tamamlanması beklenmektedir.

ARGE’yi yerinde inceledik…
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Gülbahçe Yerleşkesi sınırları içinde kurulmuş olan İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi ziyaretimiz esnasında ARGE faaliyetinde bulunan birkaç firmayı da İZTEKGEB Yöneticisi Dr. Muzaffer Sipahioğlu ile ziyaret etme fırsatı yakaladık.
Temelinde hep teknolojinin ve bilişimin yattığı yerleşkede sessiz sedasız işlerini yapmaya devam eden ve geliştirdiği ürün ve hizmetlerle ülkemizin geleceği olmaya devam edecek firmaların yetkilileriyle çalışmaları üzerine konuştuk.

Arkas Holding’in teknoloji şirketi: Bimar
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Gülbahçe Yerleşkesi ziyaretimiz sırasında Arkas Holding’in bir şirketi olan Bimar Bilgi İşlem Hizmetleri A.Ş.’nin de ofisine uğradık. Bizleri misafir eden Yazılım Geliştirme Müdürü Murat Özemre Bimar’ın faaliyetlerini ve ARGE çalışmalarını anlattı.

Bimar çözüm odaklı uygulamalar sunuyor
Bildiğiniz üzere BT-Bilişim Teknolojileri yatırım ihtiyacını önceden görebilmek ve bu ihtiyaçlara zamanında cevap verebilmek, şirketlerin genel öngörülerine ulaşmalarında önemli basamaklardan birisi. 41 şirket ve 5 bine yakın çalışanı ile Türkiye'nin en büyük taşımacılık ve liman işletmeciliği şirketlerinden birisi olan Arkas Holding, bu noktadan hareketle holding şirketlerinin Bilişim Teknolojileri ihtiyaçlarını sağlayıcı şirket olarak Bimar Bilgi İşlem Hizmetleri A.Ş.’yi bünyesinde oluşturdu. İlk olarak 1984 yılında Arkas Holding'in Bilgi İşlem Servisi olarak faaliyete başlayan Bimar, 1997 yılından bu yana Bilişim Teknolojileri ihtiyaçlarının kurumsallaşmış bir yapı altında karşılanması amacıyla Bimar Bilgi İşlem Hizmetleri A.Ş. olarak hizmet vermektedir. Bimar, Lojistik, Gemi Acenteliği ve İşletmeciliği, Liman İşletmeciliği, Deniz- Hava- Kara ve Demiryolu Taşımacılığı alanlarında yazılım geliştirme ve sistem bütünleşmesi faaliyetlerini gerçekleştiriyor.

Türkiye’nin önde gelen yazılım evi olacağız
2005 yılında İzmir’deki Teknopark bölgesine taşındık. 2008 yılından beri de özellikle yazılım geliştirme konusunda faaliyet gösteriyoruz. Bimar olarak dört alana odaklanmış durumdayız. Web tabanlı yazılım geliştirme, kurumsal bütünleşme, iş zekası ve Net kapısı hizmetleri bu dört alan. Örneğin Web tabanlı yazılım geliştirme kısmında ARKAS Holding içinde kullanılan farklı ERP uygulamalarımız var. Bunlardan en büyüğü, yeni nesil Acentelik Paketi ve yaklaşık 1.000 tane kullanıcısı var. ARKAS uluslararası hizmet anlayışıyla dünyanın önde gelen armatörlerinin acenteliğini yapıyor. Bu armatörlere acentelik hizmetlerini vermek amacıyla BİMAR tarafından geliştirilen paket programlar kullanılıyor. Bu paket programlar; yükün müşteriden teslim alınması, takibi, uygun ‘konteyner’in ve geminin planlaması/takibi ve ilgili liman/müşteriye teslim edilinceye kadar geçen süreçteki hizmetleri sağlıyor. Örneğin, bir adet de depo paketimiz var; 21 depoda kullanılıyor.
Amacımız, müşteri ve çözüm odaklı çalışma ilkesi doğrultusunda, yazılım geliştirme alanında iş süreçlerimizi, işlemlerimizi ve organizasyon yapımızı yenileyerek, Deniz Taşımacılığı ve Acentelik Hizmetleri, Lojistik ve Liman/Depo İşletmeciliği alanında Türkiye’nin önde gelen yazılım evlerinden biri olmaktır.

Üniversite ile işbirliği içindeyiz
Bu bölgede olmanın en büyük avantajlarından biri üniversite ile işbirliği içinde olmak. İzmir İleri teknoloji Enstitüsü’nde bulunmamız nedeniyle bilgisayar mühendisliği danışmanlığı alıyoruz, yüksek lisans öğrencileri ile SANTEZ (Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tez Programı) uyguluyoruz. Aynı zamanda dördüncü sınıf öğrencilerine bitirme projeleri veriyoruz. Ancak yine de nitelikli eleman konusunda bazı zamanlarda sıkıntı çekmiyor değiliz. Şu anda 2 stajyer, 2 yüksek lisans öğrencisi bizle birlikte çalışıyor.

Netsis dünya devleri ile rekabet ediyor
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ziyaretimizde diğer bir durağımız Netsis oldu. Netsis’in Kurucusu ve Genel Müdürü Murat Ihlamur bizlere Netsis’in çalışmalarını, ARGE faaliyetlerini ve bölgenin gelişiminin önemini anlattı. Ihlamur şunları kaydetti:
“1991 yılında kurulan Netsis, farklı sektör ve ölçekteki firmalara çağdaş ve uluslararası kıstaslara uygun kurumsal iş yazılımları geliştirmektedir. Sektördeki yılların deneyimi ile 33 bine yakın kuruluşa uçtan uca iş otomasyonları sağlamaktadır. Yüzde yüz müşteri memnuniyetine odaklı uzman proje ekibi, çağrı merkezi, geleceğin teknolojilerini bugünden ürünlerine bütünleştirilip müşterilerinin işlerinde farklı ve rekabetçi olabilmelerini sağlayan öngörüsü, sektörüne ve ölçeğine göre her işletmenin yapısına kolayca uyarlanabilen ürünleri ile Netsis, başarı grafiğini her gün yükseltmektedir. Netsis, kendi kulvarında sektörde ilkleri yaratan özgün ürünleriyle farklılaşmaktadır.
Yüzde yüz Türk sermayeli bir kuruluş olan Netsis bugün İstanbul, Ankara, İzmir'deki Türkiye bölge ofisleri, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Teknoparkı'ndaki ana yazılım üssü ve Türkiye'ye dağılmış, sayısı 400'ü bulan iş ortağı kanalı ile tüm ülke geneline hizmet sunmakta. En önemli görevi Türkiye'den dünyaya yazılım ihraç etmek olan Netsis, son yıllardaki cesur atılımları ile güvenilir ortaklıklarla tesis ettiği Mısır, İran, Ukrayna ve Azerbaycan ofislerinde dünyaya açılmanın ilk adımlarını atmıştır.”

Netsis'in iş çözümleri ve hizmet kalitesi
Netsis, kullanıcılarına müşteri ilişkileri yönetiminden, tedarik zincirine, planlamadan satın almaya, malzeme yönetiminden üretime, finans yönetiminden insan kaynaklarına uzanan uçtan uca bütünleşik çözümler sunmakta. 140’a yakın çalışanımız var. Urla’da, Alsancak’ta, İstanbul ve Ankara’da ofislerimiz var. Ayrıca Mısır ve İran’da ortaklıklarımız var. Onun dışında da Ukrayna, Azerbaycan, Sudan ve Özbekistan gibi ülkelerde de bayilik çalışmalarımız var. Osmanlı coğrafyasında büyüme stratejisindeyiz. Bizim üst kategorideki müşteri grubunda dünya devleri ile rekabet ediyoruz ama İstanbul Sanayi Odası’nda ilk 500 firmanın 55 tanesi bizim müşterimiz. Bir Türk firması olarak pazar payımız yüzde 11 gibi gözüküyor ve Türk firmaları içinde o kategoride en fazla müşterisi olan firma biziz. KOBİ’de de çok yaygınız; kusursuz yazılımlar sağlıyoruz. Bu yaptığımız yazılımlar da satın alma, üretim, muhasebe, lojistik, CRM, insan kaynakları, e-ticaret gibi tüm iş süreçlerini kapsayan uygulamalar.
Netsis'in öngörüsü kullanıcıları için dünyayı küçültürken işini büyütebilecek çözümleri üretmek. Bu kapsamda Netsis, alıcı ve tedarikçiler için B2B (işten işe) Net kapıları ve e-iş uygulamaları ile gerçek zamanlı bilgi alışverişi sağlayan çözümler, geliştirmiştir. Ayrıca ses teknolojileri, konum bazlı teknolojiler, e-imza gibi farklılık yaratacak teknolojileri ürünlerinde destekleyerek kendi kulvarında ilklerin yaratıcısı olmuştur. Netsis'in sektöre ya da kuruma özel hazırlanmış dış yazılımlarla kolaylıkla bütünleşme sağlayabilen araçları sayesinde, birçok iş ortağının geliştirdiği niş çözümleri bulunmakta ve özel yazılım ihtiyacı olan kurumlara kolaylık sağlamakta.

Teknoparkta olmak avantajlı
Teknoparkta olmanın mali avantajlarını yaşıyoruz vergi anlamında, fakat yer olarak mesafenin şehir merkezinde uzak olması bizi yoruyor. Urla bölgesinin bir Silikon Vadisi olabileceğini düşünüyorum. Burada iyi, kaliteli ve ekonomik yerleşim siteleri yapmamız gerekiyor. Urla’ya yapılacak konut yatırımı İzmir’i Türkiye’nin bilişim merkezi haline getirebilir. Bu sayede ulaşım da kolaylaşacaktır, bunların hepsi birbirleriyle çok ilintili. Bölge olarak aslında Çeşme, Karaburun, Alaçatı gibi merkezlere çok yakınız, kısacası cennetin içindeyiz. Çalışanlarımızın tamamı İzmir merkezden geliyorlar, Karşıyaka’dan buraya gelmek dahi sıkıntılı. İzmirliler olarak burayı geliştirmek ve ekonomiyi daha da canlandırmak çok büyük hayalimiz. Hükümetin yeni eylem planında bu var ve bizi çok heyecanlandırdı. Yüksek Teknoloji Enstitüsü büyük paralar aktarılacak gibi gözüküyor. 3-5 yıl içinde çok olumlu bir değişim ve gelişim olacağına inanıyorum.

DÜAG: Zengin özütlerin profesyonel ve bilimsel üretimi
İYTE’DE sadece yazılım ve BT-Bilişim Teknolojileri üreten ve geliştiren firmalar bulunmuyor. Bitkisel kozmetik çözümleri sunan DÜAG’ın ofisini ve ARGE merkezini de gezme fırsatı bulduk. DÜAG yöneticisi Doç. Oğuz Bayraktar bizlere DÜAG’ı ve ARGE faaliyetlerini anlattı.

Hedefimiz endüstriyel çapta katma değeri artırmak
DÜAG Tarım Makina Bitkisel ve Mikrobiyolojik Ürünler Araştırma Geliştirme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Ağustos 2006’da İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Gülbahçe Yerleşkesi’nde kuruldu. Özellikle bitki fitokimyasallarının üretimi ve saflaştırma teknolojilerinin geliştirilmesi ve endüstriyel uygulamaları üzerinde ARGE çalışmaları yürütmektedir. Şirketimiz, yürütmüş ve yürütmekte olduğu laboratuvar çalışmalarının endüstriyel üretim boyutuna taşınabilmesi için gerekli pilot tesis çalışmalarını TÜBİTAK ve KOSGEB gibi kurumlardan aldığı proje destekleri ile sürdürmektedir. Bitki özütlerinin ve bitkisel uçucu yağların, tamamen organik kaynaklı hammadde ve yardımcı maddeler kullanımı ile elde edildiği, süreçlerin en yüksek ürün kalitesi (en yüksek biyoaktivite) ve işletme şartları açısından uyumlaştırılması ve endüstriyel çapta üretimler için en uygun tasarımların yapılması şirketimizin hedefleri arasında.
Öngörümüz, teknolojimize yatırım yaparak, katma değeri, kendimizde ve müşterimizde en yüksek düzeye taşımak. Bununla birlikte, zeytin yaprağı ve zeytin yaprağı özütü için karlı, yeni ve farklı kullanım alanları yaratmak.
Amacımız; Türkiye ve dünya doğal ve organik ürünler sektöründe, verimli ve çevre ile uyumlu çalışan, yenilikçi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla ilk tercih edilen üretici olmak. Aynı zamanda teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyette bulunmak, üniversite, yüksek teknoloji enstitüleri ve diğer araştırma kurum ve kuruluşlarından ve bunların personelinden danışmanlık hizmeti almak, ortak araştırma ve geliştirme projeleri oluşturmak. Ülkemizde bitkisel hammadde sanayinin kurulması ülke ekonomisine katkı sağlamak, yeni iş imkanları yaratmak için çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz.

DÜAG ürünleri
Doç. Oğuz Bayraktar DÜAG ürünleri hakkında da şu bilgileri verdi: “DÜAG Biocosmetic cilt sağlığımızın düzelmesine ve cilt tedavisine destek olabilmesi için saf zeytinyağının ozon gazına tabi tutulması ile hazırlanan ozonlu cilt bakım ürünlerimiz cildin doğal nemi ile krem içerisindeki ozonu aktif hale getirerek hücre metabolizmasının yenilenmesini sağlıyor. DÜAG Biocosmetic ürünler uzun yıllar süren ARGE çalışmaları ve bilimsel araştırmalar sonucu elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilmiştir. Ürünlerimiz bir gıda takviyesidir. Ürünlerimiz ilaç değildir ve ilaç olarak görülmemelidir. Firmamız, ürünleri ile ilgili herhangi bir hastalığı önleyici veya tedavi edici bir taahhütte bulunmamaktadır. Az önce verdiğim bilgiler ürün içinde kullanılan bitkiye ait geleneksel kullanım amaçlarını yazmakta olup, bu bitki ile ilgili bilimsel araştırmalar ve çalışmalar sonucu elde edilen verilerden alınmıştır.
Kozmetik, ilaç ve kimya sanayide hammadde ihtiyacınızı farklı formlar da kalite kontrolü yapılmış şekilde DÜAG Tarım Makine Bitkisel ve Mikrobiyolojik Ürünler ARGE şirketi tarafından analizli olarak temin edebilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey hangi bitkiyle çalışmak istediğinize karar vermek.”

Ocalı dünya devi olma yolunda
Ocalı Bilişim Teknolojileri, Yazılım, Donanım San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Ocalı ile ARGE çalışmaları ve dünya devi olmaya aday ürünleri Tgi3D üzerine konuştuk. Ocalı şunları kaydetti: “Şirketimiz 2006 yılında kuruldu ve 2007 yılında aktif olarak İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyete başladı. Yaptığımız iş aslında, ‘Laser Scanner Replacement’ olarak adlandırılıyor. Biz ürün olarak, emsallerinden daha ucuz ancak teknik açıdan daha güçlü bir alternatif sunuyoruz. Program olarak, rakiplerimiz Kanadalı PhotoModeler ve Autodesk’in ImageModeler’i olarak gözüküyor. Ama biz, göreceli olarak çok yeni çıktık; ilk ürünümüzü piyasaya süreli 7 ay kadar oldu. Programımıza eklenen yüksek özelikler de daha birkaç hafta önce güncellendi. Çok genciz; şirket olarak 4,5 yıldır yoğun olarak çalışıyoruz, ama müşteriyle temasımız son 6-7 aydır gerçekleşmeye başladı.
Satışlarımız tabi bu marka olma üzerine, satışlarımız tamamen İnternet üzerinden yapılıyor. Ürünlerimiz rakiplerle karşılaştırıldığında gerçekten çok ucuz. Kanadalı şirketin bizimle eşdeğer yazılımının fiyatı neredeyse 3.000 doların üzerinde; bir ürettiğimiz programı 1.000 dolara veriyoruz ki, bizim ürettiğimiz yazılım tartışmasız çok daha fazla özelliğe ve daha iyi teknolojiye sahip. Aslında bunu genelde biz değil, kullanan müşterilerimiz söylüyorlar. Biz yeniyiz, bu yüzden kendimizi tanıtmak ve yaymak durumundayız. Bu nedenle de biraz fiyat kırmış gibi gözükebiliriz, ancak sahip olduğumuz özelliklere henüz rakiplerimiz ulaşabilmiş değiller. Bizim ürünümüz bir Google Sketch Up eklentisi; aslında elimizdeki teknoloji ve bilgi birikim ile kendimize yeni bir ‘Sketch Up’ yazabilecek kapasitedeyiz. Ancak kendilerinin günümüz itibarıyla 8 milyon aktif kullanıcısı var, liderliği ele geçirmek için çok fazla bütçeye ve gayrete ihtiyaç var. Bunu yapmaktansa, ciddi teknolojiyle bu platformu zenginleştirmek daha mantıklı.”

Ülkemizin mali avantajlarından faydalanıyoruz
Firma olarak TÜBİTAK desteği aldık. Firmamızın 4,5 yıl içinde ARGE’ye harcadığı rakam 1 milyon TL’nin üzerinde. Çok ciddi bir rakam olarak görünüyor; ancak daha da önemlisi teknoloji bölgelerindeki vergi avantajından yararlanmamız. Temel harcamamız maaşlar oluyor. Örneğin böyle bir projeyi ABD’de yaparsanız, çok daha fazla ödenek ayırmak durumundasınız. Türkiye’de bilgisayar, otomobil, benzin çok daha pahalı olmasına rağmen, hayat genel olarak daha ucuz ve bu genel toplamda 1,5-2 kat maliyet avantajı sağlıyor.

İYTE
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), 1992 yılında kuruldu. Özellikle teknolojik alanda üst düzeyde eğitim, öğretim ve araştırma yapma temel amacı ile kurulmuş bir devlet üniversitesi konumunda. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde eğitim dili İngilizce. Bugün dünyada en gelişmiş teknik üniversite modeli olan yüksek teknoloji enstitülerinin ülkemizdeki iki örneğinden biri durumunda. Fakülte ve bölümler, 1994 yılında öncelikle lisansüstü programların açılması ile faaliyete geçmiş, 1998 yılında da lisans programlarına öğrenci alımına başlanmış. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, kurulduğu günden 1999'a kadar İzmir şehir merkezinde hizmet vermiş, 1999'dan itibaren de kademeli olarak, Urla-Gülbahçe'deki yerleşkesine taşınmış. Yaklaşık 3500 hektar alana sahip olan Enstitüde, 132.000 m²'ye yakın bir kapalı alanda eğitim-öğretim ile araştırma faaliyetleri sürdürülmekte olup yerleşke, sürekli gelişmekte.
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü; Mühendislik Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, Fen Fakültesi ve Mühendislik ve Fen Fakültesi Enstitüsü’nden oluşmakta.
Enstitüde 10 lisans, 25 yüksek lisans ve 12 doktora programında eğitim ve araştırma faaliyetleri sürdürülmektedir. 6 yüksek lisans ve 2 doktora programı disiplinler arası alandadır. Bütün programlarda, yaklaşık 1600'ü lisans olmak üzere, toplam 2200 öğrenci eğitim-öğretim görmekte.
Eğitim ve araştırmada, uluslararası normlar esas alınmış. Öğrenci merkezli, proje esaslı eğitim yöntemleri ile öğrencilerin araştırıcı, yaratıcı, girişimci, ekip çalışmasında başarılı, kendi teknoloji üretecek çağdaş bireyler olarak yetişmesi hedeflenmiş. Mezunlar gerek yurt içi gerekse yurt dışında itibar görmekte, lisans mezunları lisansüstü eğitim için yurt dışında en iyi üniversitelere burslu olarak kabul edilmekte. Ayrıca, çalıştıkları alanlarda daha ilk yıllardan başlayarak kendilerini geliştirmeleri için son teknolojilerle donatılmış laboratuvar çalışmalarında bulunmaları sağlanmaktadır.
Enstitüde, DPT ve TÜBİTAK tarafından desteklenen 100 civarında araştırma projesi ve 300'e yakın İYTE araştırma fonunca desteklenen araştırma projeleri yürütülmekte. Araştırma ve uygulama çalışmaları ile yeni bilginin üretilmesi ve bu yolla bilime uluslararası düzeyde katkı sağlamanın yanı sıra; katma değeri yüksek, üretime önderlik etme amacı taşıyan Enstitü ile özdeşleşen "Teknoloji Geliştirme Bölgesi" için yerleşke alanı içerisinde yaklaşık 70 kadar firma faaliyetlerini sürdürmekte. Öğrenciler bu firmaların araştırmalarına katılabilmekte ve firmalar bünyesinde staj yapabilmekte. Aynı zamanda, okul dönemi sonrası için iş bağlantısı sağlayabilmekte veya bu bölgede kendi şirketlerini kurarak iş yaşamlarına başlayabilmekte.