Av. Tolga İşmen, LL.M. (KCL)
tolga@telepati.com.tr



Kanun-e


Telsim’in lisansı

HANİ şu inek hikayesi vardır ya, Türkiye’nin GSM lisanslarına ilişkin tecrübesi de ona benzemeye başladı. Su nerde? İnek içti. İnek nerde? Dağa kaçtı. Dağ nerde? Yandı, bitti, kül oldu. Aria’nın lisansı nerde? Aycell ile birleşti. Aycell’in görev sözleşmesi nerede? Dağa kaçtı. Telsim’in lisansı nerde? Yandı bitti kül oldu.
Telsim’in lisans sözleşmesinin başına bir şeyler gelecek gibi gözüküyor. Gün geçmiyor ki, gazetelerde Telsim’in lisansına haciz konduğuna veya Telekomünikasyon Kurumu’nun Telsim’in lisansını askıya alacağına ilişkin haberler çıkmasın. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Gelin bu ay Telsim’in lisansının başına hangi şartlarda neler gelebileceğini salt hukuk perspektifinden ele alalım.
Telsim, abonelerine sunmakta olduğu telekomünikasyon hizmetlerini; 406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu (“Kanun”), Telekomünikasyon Hizmetleri Yönetmeliği (“Yönetmelik”) ve Telekomünikasyon Kurumu ile imzalamış olduğu imtiyaz sözleşmesi (“Sözleşme”) çerçevesinde yürütmektedir. Kanunun 2 (f) maddesi uyarınca “Telekomünikasyon Kurumu ... milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat karşılığında devralmaya ya da ağır kusur halinde imtiyaz sözleşmesini ... iptal etmeye yetkilidir.” Kanun milli güvenlik, kamu düzeni ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi gereksinimleri kavramları konusunda hiçbir açıklamada bulunmamaktadır. Bu kavramların içi Telekomünikasyon Kurumu tarafından doldurulacak ve gerekli olduğu takdirde İdare Mahkemeleri Telekomünikasyon Kurumu’nun bu kavramları kullanış biçimini denetleyeceklerdir. Dolayısıyla Telekomünikasyon Kurumu kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi gerekçeleri ile Telsim’in lisansını iptal etmeye veya yine kendi belirleyeceği tazminat karşılığında tesisleri devralmaya yetkilidir.
Aynı hüküm Yönetmeliğin 50’nci ve 56’ncı maddelerinde de yer almakta, ancak Yönetmeliğin 50’nci Maddesi’nde yetki belgesinin askıya alınmasından bahsedilmektedir. Ayrıca Yönetmeliğin 36’ncı Maddesi uyarınca Telekomünikasyon Kurumu ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış bir işletmecinin hisselerinin %49 ve fazlasının Kurumun izni olmaksızın devredilemeyeceği de belirtilmektedir.
Telsim’in lisansına ilişkin en önemli ancak kamuya açık olmadığından burada ele alamadığımız tek belge Sözleşme’dir. Ancak Sözleşme’nin hükümlerinin GSM 1800 ihalesi için hazırlanan ihale şartnamesinde yer alan imtiyaz sözleşmesi örneği ile benzerlikler taşıdığı varsayımından hareket edersek; yine bazı sonuçlara varmamız mümkün olacaktır. Örneğin bu tip imtiyaz sözleşmesinin bir maddesi Sözleşme’nin hangi şartlarda feshedilebileceğini belirtmektedir. Fesih nedenleri işletmecinin iflası, işletmecinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, işletmeciye tahsis edilen frekanslar dışında frekansların kullanıldığının tespit edilmesi ve işletmecinin lisans ücretini ödememesi bulunmaktadır. Bu maddede yer alan şartların hiçbirinin henüz gerçekleşmediğini varsaymak mümkündür. Bu durumda acaba Sözleşme ile Kanun ve Yönetmelik hükümleri arasında bir uyumsuzluk olduğu söylenebilir mi? Bu uyumsuzluk, imtiyaz sözleşmesini imzalayan devlet kurumu ile telekomünikasyon işletmecilerini denetleyen devlet kurumunun aynı kurum, Telekomünikasyon Kurumu olarak belirlenmesinden kaynaklanmaktadır.
Sonuç olarak belki Telekomünikasyon Kurumu’nun Sözleşme çerçevesinde Telsim’in lisansına ilişkin yapabileceği işlemler pek fazla değildir. Ancak hem Kanun hem de Yönetmelik Telekomünikasyon Kurumu’na son derece muğlak ve geniş yetkiler tanımaktadır. Telekomünikasyon Kurumu bu yetkileri kullanacak veya kullanabilecek midir? Kullanırsa Telsim’in bağlı olduğu grubun bankasına BDDK tarafından el konulmasından daha iyi (veya inandırıcı) bir gerekçe ileri sürebilecek midir? Böyle bir gerekçe ileri sürerse Pamukbank’a el konulduğunda Turkcell’in lisansı niye iptal edilmedi diye soranlar çıkacak mıdır? Ya da belki de en önemlisi, aslen teknik bir kurul olan Telekomünikasyon Kurulu’nun Aria’nın açtığı 2,5 milyar Dolar’lık tahkim davası ve Aria ile Aycell’in birleşmesinden sonra yine son derece politik bir oyun olan Telsim’in lisansı oyununda başrol oyuncusu olarak yer almasını beklemek adil midir? Değildir herhalde. Adil veya değil, eğer yanıp kül olacaksa, dağı yakacak olan Telekomünikasyon Kurumu olacak gibi gözüküyor.

25 Ağustos 2003