Mobil Şebeke İyileştirme Avrasya Zirvesi 2010

Cenk Yapıcı

Etkinliğin tek Türk medya iş ortağı Telepati Dergisi, oturumları baştan sona siz değerli okuyucuları için izledi.
International Quality & Productivity Center (IQPC) tarafından 20-23 Eylül 2010 tarihlerinde İstanbul Elite Hotel’de düzenlenen Mobil Şebeke İyileştirme Avrasya Zirvesi’nde dünyanın dört bir yanından gelen telekom profesyonelleri operatörlerin şebeke yükünü azaltmanın, düşen gelir ve artan maliyetleri en verimli şekilde yönetmenin yollarını tartıştılar.

“Tüm proje ve operasyonların merkezinde müşteri ve kaliteli hizmet olmalı”
Vodafone Almanya Erişim, Tasarım ve İyileştirme Direktörü Matthias Sauder Almanya’daki hayata geçirdikleri başarılı projelerden, başarıya giden yolda izledikleri yoldan bahsetti: “Birçok teknoloji bir araya geliyor. Tüm yenilikleri ağa çok iyi uygulamak lazım. Tüm bağlantılar IP’ye geçtikten sonra tümleşik tek bir sistem oluşturacağız. Bu programda geçmişten aldığımız dersleri unutmamalıyız. Müşteri her yerde sorunsuz kapsama istiyor. Mobil ve sabit hatların birleşmesi lazım. Mobil şebeke sabitle mutlaka birleşmeli. Spektrum artık geçmişte olduğundan çok önemli. Almanya'da Vodafone olarak birçok başarılı projeyi hayata geçirdik, şanslıydık. Bizlere gereken spektrumu sundular.
Mobil geniş bandın ve haberleşmenin yeni nesli LTE, tüketiciye gelecek baharda sunulacak. Hız çok önemli olacak. Bununla ilişkili hizmetler düzenlenip çok iyi müşteri deneyimi. Şebeke uyumu şart. Yapamazsanız, Almanya'da ayakta kalamazsınız. Biz Vodafone olarak bunu yapıyoruz. 3N Swap projemiz 2 yıl önce hayata geçti. Mevcut olan Siemens ekipmanını değiştirdik. Uyumlaşma devam edecek ve kaliteyi izleyeceğiz dedik, bunu da yaptık. Modernlik seviyemizi yükselttik, enerji tüketimimizi azalttık. Kapsamayı geliştirdik ve ek bir kapasite kazandık. RRH Teknolojisi geçmişten aldığımız önemli bir ders sonucu başarıya ulaştık. Kapsama alanımızı çok geliştirdik. Acaba 3N evrimi 2N ve LTE ye yansıtılabilir mi? diye sorduk kendimize. LTE’yi Almanya’nın Ruhr bölgesinde başlatacağız; gelecek yılın sonuna kadar tüm Almanya'yı kapsayacağız. Kilit performans iyileştirmelerinde; ilgili sahalarda aslında anten değiştirmedik, kabloları değiştirdik. Fibere geçtik ve bundan kaynaklanan sorunlar giderildi. Güçlendiricili antenler kullanarak genel ağın kapasitesini ikiye katladık.
Geleceğin anten yapısı, daha çok verimlilik üzerine olacak. MIMO sistemleri devrede. Acaba tam istediğimiz sonuca ulaşabilecek miyiz? Hala ucu açık. Veri ve sesli görüşme trafiği önlenemez şekilde artıyor. Tüm müşterilerimiz mevcut kapasiteyi adil kullanmalı. Uygulamalarımızı bu kapasitede kullanıma uygun şekilde uyumlaştırmamız lazım. Genel ağ uyumlaştırması da unutulmamalı. Sınıfın en iyi hizmetini vermemiz lazım. Herkes 3N’ye girerken sözler veriyordu. Ancak birçok şirket halen vaat ettiği kaliteyi sağlayabilmiş değil.
Müşterilerin, her yaptığımız işin ortasında olması gerekiyor. OPEX'i azaltmamız gerekiyor. Vodafone Almanya olarak yeni ağımızı yeniden düzenliyoruz. İyileştirme şebeke üzerinde en önemli adım olacaktır.

Uzun vadeli dönemde şebeke performans yönetimi
“Huawei NTS Çözüm Departmanı Direktör Yardımcısı Dee Alipanah zirvede yaptığı sunumda, katılımcılara uzun vadeli dönemde şebeke performans yönetimi kavramının ayrıntılarını ve maliyet azaltmanın önemine değindi: “Müşteriler, rekabet hızlanıyor diyor. Aboneler, daha fazla hizmet bekliyor. Hissedar, kar bekliyor. CAPEX ve OPEX’i azaltmayı bekliyorlar. Operatör de, şebekeden en verimli nasıl faydalanırız diye düşünüyor. Rabat Fas Telecom’la görüştüm. Uzun yıllardır tek başlarınaydı. Hükümet 2. ve 3. operatöre lisans verdi ve rekabet başladı. Onlar da nasıl en verimli olacaklarını düşünüyorlar. Muazzam bir rekabet yaratıyorlar. Abone sayısını artırmak açısından çok büyük girişimler yapıyorlar.
Günümüzde, aboneleri elde tutmaya ve gelir artırmaya çalışıyorlar operatörler. Nereye giderseniz gidin, operatörler acaba nasıl şebeke kalitemizi artırır ve aboneyi elde tutarız diyor. Huawei’de şebeke performansına odaklandık. Bu, şebeke iyileştirmesi ile paralel. Operatörler şimdiden LTE’ye geçeceklerini bildiriyorlar. Şebeke artık sadece erişimle kısıtlı değil. Burada asıl önemli olan iyileştirme. Temel yaklaşım şebeke yönetim algılamasına, kullanıcı algılamalarına bakmak önemli.”

Abonelerin memnuniyeti ve hizmet kalitesi
“Huawei’nin geliştirmiş olduğu yaklaşım tüm şebeke unsurlarını bir arada tutmak oldu. Şebekenin taşıma alanında da uyumlaşmaya odaklandılar. Kullanıcı algılama eğrileri de önemli. ‘Aboneler verilen hizmetlerden ne kadar memnun?’ Bu sorunun cevabını bilmek operatörün can yeleği haline geldi. Deneyimin kalitesi, uygulama çeşitliliği saptanmaya çalışılıyor. Faturalama ve sonradan yapılan ödemelerde bazı sıkıntılar olabiliyor.
Potansiyel olarak şebeke kalitesini etkileyecek faktörler sonucunda şebeke uyumlaştırılmasına gidilmesi kaçınılmaz.
Huawei olarak VIP hizmet garantisi dediğimiz bir hizmet kalitesi geliştiriyoruz. Sunduğumuz platform ile seçkin bir abone grubuna odaklanıyor ve müşterilerin mobil telefonlarını nasıl kullandıklarını inceliyoruz. Kullanım alışkanlıkları doğrultusunda günlük olarak neleri kullandıklarını inceliyoruz. VIP satışlar uyumlaştırma ile birlikte gözlemleniyor.
Bazı operatörler siyasi ve nüfuzlu kişiler vb. ara fiyat müşterilerini kendilerine bağladılar. VIP hizmet kalitesini kullanan müşterilerinin geri bildirimleri çok iyi. Şebeke için katma değer yaratıyoruz. Şebeke uyumlaştırılmasında müşterilere erişim konusunda çok etkin oluyoruz. Biz kilit performans gösterimini yakaladıktan sonra ciddi bir gelir artışı yakalandı.
Şebeke performans yönetim sistemi şebekenin istikrarı üzerine odaklanıyor. Bunu yaparken de şebekenin en iyi uyuma ulaşması bekleniyor. Önemli etkinlik bayram dönemlerinde şebeke ciddi sıkıntılar yaşayabilir. Örneğin Afrika’da Vodafone şebekesi, Dünya Kupası zamanında oldukça yoğun bir trafiğe ulaştı. Artık operatörler bu yoğun trafik dönemlerini önceden görür hale geliyor ve şebekeyi hazırlayıp, kaliteyi en üst seviyeye taşıyor. Ancak şebeke üzerindeki trafiğin dengelenmesi kolay olmuyor, kaliteyi muhafaza etmek gerekli.”

Erişim ve kalite

“APEX, kullanıcılara değer yaratılması, şebekenin kalitesi çok önemli. Bu sayede verimlilik artarken, maliyet aşağı çekilebiliyor. Sorunun önceden belirlenmesi, ekipman satıcıları ile bilgi paylaşımı, operatöre eldeki kaynakların erişilebilir kılınması faydalı olacaktır. Şebeke uyumlaştırmalarda performans için ödeme seçeneği geliştirdik. Huawei bir risk alıyor. Biz buna, hizmet bedelimizin belli bir bölümünü şebekedeki iyileştirmelerin nasıl yapılacağına harcıyoruz. Şebeke daha fazla erişilebilir ve kalite yakalanmışsa ücretin bir kısmını müşterimizden alıyoruz. Amerika ve İskandinav ülkeleri abonelerinin mutluluğu için müthiş kalite kapsaması çalışmalarına imza atıyorlar. Biz IP şebekesine geçmek üzereyken bu şebeke çok daha karmaşık hale geliyor. Bu yüzden uyumlaştırma kaçınılmaz. Huawei’nin ticari faaliyeti 15 bin personel 95 bin çalışan 300 bin tedarikçiden ibaret, küçük bir teknoloji ordusu aslında. 300’den fazla patent ve iki de Küresel Şebeke Operasyon Merkezi’miz var.
Şebeke performans yönetiminde erişimin artırılması gerek.”

Trafiğin verimli kullanımı
Turkcell Radyo ve Transport İyileştirme Direktörü Ömer Göç yenil nesil haberleşme teknolojilerinin mobil şebeke üzerinde nasıl yönetildiğinin teknik detaylarını paylaştı.
“Eklenen her yeni teknolojiyle birlikte şebekenin işleyişini sağlamak gerek. 3N ve 2N’nin kalite kaybı olmadan paralel şekilde kullanıcıya ulaştırılması kritik bir konu. Operatörler için tarife meselesinin yakından dikkate alınması lazım. Ancak paranız varsa işinizin anlamı var ve ARPU gerçekten çok önemli. Kapasiteyle ve ARPU’yla şebekenin iyileştirme durumunu belirlersiniz. Örneğin YouTube’un herhangi bir 2 MB’lik video dosyası 200 ses çağrısına denk kapasite tüketiyor. ARPU, para demek. Demek ki operatör olarak, para için hizmet geliştirmeliyiz. Böyle bir hizmet oluşunca müşteri talep eder. Müşteriniz memnun olmazsa,
talep de olmaz. Talep ortaya çıkınca da, iyi tarifeler oluşturmalısınız. Pahalı olursa, kimse kullanmaz, ucuz yaparsan da kapasiteyi tüketir. İşte kapasiteyi iyi kullanmak için iyi ortalama tutturmak lazım. 3N başladıktan sonra gelirin artışı ile veri artışı paralel.”

Operatörler akıllı telefonlara dikkat etmeli
“Akıllı telefonlar bant genişliğini ve kapasiteyi yiyor. 2014'te talep kapasiteyi yakalayacak ve geçecek. Günümüz itibarıyla 40 milyon adet iPhone var dünyada. Bu kadar akıllı erişim cihazının ağırlığını kaldırabilmek için yeni spektrum lazım, trafiği hafifletmenin yollarını bulmak ve ağı değiştirmek.
Turkcell olarak biz 45 MHz’lik spektruma sahibiz. 3N’ye geçerken talebin 1 Mbit/s olacağını düşündük ve planımızı ona göre planladık. Şanslıydık. Kıbrıs'taki şebekemiz 9 ay önce devreye girdi ve Türkiye'deki operasyonlar için ciddi tecrübe sağladı. Paralel kod meselesi mevcut güç, radyo koşulları, transport şebeke, terminal kapasitesi.
İyileştirme için kule koyabilirsiniz, anten ya da parametre değişimi yapar bu ucuzdur. Trafiğinizi Wi-Fi ya da Femtocell gibi kanallara aktarabilirsiniz.
Terminal konusunda detaylı test çok önemli. Yeni bir özellik duyuruyorsunuz ama müşteri algılamıyor. Terminallerdeki testlerin düzenli olarak yapılması lazım. Müşteri hizmet düzeylerini bilmek adına müşteri şikayetlerini izliyoruz, takip ediyoruz.”

Tedarikçi, müşteri ve operatör üçgeni
“Orange Ermenistan Teknoloji Bölümü Şefi Jean-Marie Garcia; bir ülkeye yatırım yapan yeni hizmete başlayan bir operatörün yaşadığı sıkıntıları, izlemesi gereken yolu tedarikçi ve müşterileri ilişkilerini katılımcılara anlattı. “Ermenistan operasyonu Orange’ın en küçük parçası. 2008’de işletme lisansını aldık. Sıfırdan başladık ve ilk HSDPA altyapısını kurduk.
Ekonomik kriz Ermenistan’ı derinden etkiledi. GSMH 1 yılda yüzde 15 düştü.
Yıl sonunda, ülkenin yüzde 95’ini kapsayacağımızı düşünüyoruz. 14,4 Mbit/s ye kadar şebeke desteği sunuyoruz. Yepyeni bir teknoloji olan HD Voice’u getireceğiz. Uygulayan operatörler içinde de ilklerdeniz. Rekabete açık ve iç kriz olan pazarda en düşük maliyetlerde başarı yakalamaya çalışıyoruz. Şebeke tasarımı konusunda bir Türk şirketi ile birlikte çalıştık ve maliyeti düşürerek yeni teknolojileri yakalamaya çalıştık. Alcatel-Lucent ise, kablosuz altyapı için kullandığımız şirketti. Sıfırdan düşük maliyetli çözümler geliştirmeye çalışıyoruz. Türkiye teknoloji bizden çok ilerde, onlarla çalışarak öğreniyoruz.
Geniş bant müşteri sayısında, haftada yüzde 4 büyüyoruz. Taleplere cevap veren sıfırdan bir sistem oluşturduk. Coğrafi kapsama alanında yüzde 98-99 kapsama sağlamaya çalışıyoruz. Kırsal alanlara büyük kentlerde sunduğumuz tüm hizmetin aynısını aynı kalitede taşıyoruz. Yüksek kapasiteleri kullanıyoruz. Sıfırdan bir yerli ekip de kurmak zorlu bir süreç. Tedarikçilerimizi de bu sürece katmak istiyoruz.
Biz sıfır bilgisi olan yeni mezun gençlerle bu işe girdik, çok güzel eğiterek başarılı olduk.
Ermenistan’da bilgi dolu bir ekibi oluşturduk bu engeli aştık. Daima yüksek kabiliyetli insanlara ihtiyacımız var. Sadece ekipmanı son teknoloji seçmek yeterli olmaz. Bunu her gün daha iyi anlıyorum. Biz dünyanın yalıtılmış bir bölgesindeyiz, Kafkas Dağları’ndan durduk yere fiber gelmiyor. Bunun için çok sağlam bir altyapıya ihtiyacımız var.
Daima itici güç olmaya çalıştık, her türlü zor durumu kendimiz hallettik, dış kaynak kullanmadık.
Gelecekte de çalışmalarımızı başarılı kılmak için; temel deneyimi bulmak ve buna dayanmak zorundayız. Orange’da bunlar fazlasıyla var. Temel uzmanları bir araya getirmek çok önemlidir. Bir şebekeyi tasarlayıp, devreye sokabilirler. Tedarikçilere lütfen
artık satıcım değil ortağım olun diyorum.
Tedarikçilerin düşük ücret vermesi lazım. Dış kaynağa başvurmadan ekibinizle en iyi yeri bulmak için çalışıyorsanız kolay değil, ancak bu sayede kira giderleri ve maliyette avantaj sağlayabildik. Teknolojinin iyileştirilmesi için fiber optik teknolojisinin her iki alanda kullanılmasını sağlamalıyız. Hava koşullarına ve buzlanmaya karşı önlemler de almak lazım gelir. Müşterilerimizi dinlemek ve hizmet kalitesini birlikte artırmak durumundayız. Servis yönetimini gerçekleştirebilmek için Slovak arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Ekipmanı tedarikçiler ve dost kullanıcılar ile etkin şekilde test etmeliyiz. Bu şekilde tedarikçinin ve pazarlamanın önüne set çekmiş oluruz. Bant genişliği bizim en değerli varlığımız o yüzden bandı çok iyi uyumlaştırma durumundayız. En başından olayı doğru tasarlamamız gerekiyor. Teknoloji Şefi’nin bir görevi de satıcıyı dinlemektir. Yeni teknolojiyi birlikte tespit etmeliyiz.
Biz büyük bir grubun parçasıyız. Herkesi bir araya gelmeye davet ediyorum. Elimizdeki en değerli varlık elimizdeki insan ağı.
Biz genç bir şirket olmamızın zorluğunu çekiyoruz, müşteri her zaman efendimizdir haklı olmasalar bile haklıdırlar. Bizim gelirimizi onlar sağlıyor.”

Şebekenin bölge seçimi ve uygulanması
Vodafone Türkiye Radyo Planlama ve İyileştirme Müdürü Someshwaran Krishnamurthy Türkiye’deki şebeke operasyonları ve projeleri hakkındaki çalışmalarını anlattığı sunumunda şunları söyledi: “Bir projede önce trafik tahminleri, transmisyon planlamaları, temel unsurlar planlanır ve maliyetler hesaplanır. Fakat bugünlerde olay maliyetler üzerine odaklanmış durumda. Vodafone'da her yıl bir planımız var, tarafları nereye kuracağız. Arazi test sonuçları, planlamacıların belirlediği yerler, müşteriden gelen yerler; hepsini ince eleyip, sık dokuyoruz. Biz, abonelerin nerede yoğunlaştığına bakarak karar veriyoruz. Türkiye’de mevsimsel etkiler var. Özellikle yaz aylarında kıyı bölgelerinde nüfus yoğunluğu artıyor. Biz tipik bir süreçte yerleşimi nasıl yaparız diye bakarız. Kapsama ve kapasiteye ihtiyaç var. İlave kapasite oluşturuyoruz, aday bölgeleri de belirliyoruz. Bölgelerden hangileri yatırım getirisi sağlayacak önemli soru bu. Bölge seçimi çok detaylı bir analiz gerektirir. Bazı bölgelerde 3 boyut haritalarından faydalanıyoruz. Problemlerin nerede olduğu hemen ortaya çıkıyor ve yatırım yapılacak muhtemel bölgeler de hemen ortaya çıkıveriyor.
Teknik olarak Atoll Capesso ve Radio Plan’dan faydalanıyoruz. Bunun yanı sıra, yüksek kazanımlı antenlerden CAPEX’lerin azaltılmasında faydalanıyoruz. Bu sayede ciddi verimlilik sağlanıyor. Bir Repeater-kuvvetlendirici kullanılabiliyor ya da elektrik ve iletim hatları da dikkate alınabiliyor. Marmara Denizi’nde karşılıklı olarak konulan yüksek kazanımlı antenlerin beraberinde kuvvetlendiriciler kullanılarak verim ve güç sağlanıyor. Kuvvetlendirici kullanımı planlamacılar için oldukça önemli. Gelecek ve maliyet planlaması yaparken bir afete göre planlama yapmak çok önemli. Türkiye potansiyel bir deprem bölgesi. Ayrıca 2009’daki sel afetinde Vodafone ciddi şekilde etkilendi. Şebekeyi dayanıklı bir noktaya getirmeye çalıştık ve başardık da.”

Kullanıcı eğilimi takibi
Alcatel-Lucent İş Geliştirme Direktörü Marc Omwal ağ performansının daha verimli hale getirilmesi ve akıllı telefonların şebekeye getirdiği yük ve bunun yönetimi konusunda değerli bilgiler verdi: “Veriler Tsunami gibi bizi boğuyorlar. 20 Ağustos’taki 3N veri trafiği büyüklüğü grafiğine bakıldığında olağan üstü diyebiliriz, oysa kazandırdığı para çok düşük. Dolayısıyla düşünmemiz gereken, bu yığını oluşturan sadece akıllı telefon mu yoksa uygulama mı? Aslında her ikisi de sorun. Kablosuz ağlar hiç bir zaman IP taşımak için tasarlanmadı. Geniş dosya indirme vakitleri vardır, kalp atışı zamanı vardır, uyku vakti vardır. Akıllı telefonların genel trafiğe olan etkisi çok yüksektir. CAPEX ve OPEX’i anlamak istiyorsanız; uygulayacağınız basit formül CAPEX harcamalarınız/gerçek kullanım/ dakika ve sinyaldir.
Bundan sonraki stratejileriniz büyük ihtimalle kullanıcı kapasitesine bağlı olmalı. Amaç, yeni müşteri kazanmak ve gelir elde edip parayı şebekeye yatırmaktır esasında. Ancak 3N için bu geçerli değil. Deneyim kalitesi ile veri akışı arasında ciddi bir bağlantı var. Hepiniz araçlara para yatırdınız, uygulama vs. ama işe yaramıyor. Bu yüzden Alcatel içinde, uçtan uca 3.Nesil veri akışını irdeleyen bir araç geliştirdik. Her bir kullanıcı için bekleme, indirme süreleri boyutları nedir? Sorusunun yanıtı alabileceğiniz bir davranış haritasını çıkartabildik.
Bunun arkasında hangi uygulamalar var? YouTube’un yükselişini anlarsanız yatırımınızı daha iyi yaparsınız. Müşteriler nereden ne kadar bağlanıyor? iyi bilmeniz lazım. Hangi kullanıcıların etkilendiğini bilirseniz yerinde davranırsınız.
Eğer biri Facebook kullanıyorsa, şebekeye etkisi ne? Bunu anladığınız zaman güç sizde.
Performans için anahtarlardan biri yük analizi. Değersiz, istisnasız yükün belirlenmesi demektir. Ağın yüzde 30’u aslında şebekeden temizlenebilir.
Bir diğeri ağ performansını anlamak. Buradaki iyi unsurları ve gerçek kötüleri bilmek lazım.
Diğer bir anahtar dinamik bir trafik yönetimi. Eş zamanlı tıkanıklığa hemen cevap veren sistem hazırda tutmak kritiktir.
En önemli anahtarlardan biri ise müşteri hizmetleri biriminin her şeyi anında alması. Cihazı kapat aç, hallolur diyorsa bu benim için yeterli bir cevap değildir. Sorun ne zaman çözülecek? benim için bu önemli.
3N kullanıcılarının yüzde 1’i virüs taşıyor. Bu virüs, sinyal yükünün yüzde 24’ünün sömürülmesine neden oluyor. Operatör 15 milyon dolar yatırım yapıyor. Dörtte birini virüs sömürüyor. Siz de mecburen iş gücü, para ve zaman harcayıp ‘Conflicter Virüsü’nü bulup, temizliyorsunuz.

Sosyal ağ tehlikesi
Masun gibi görünen “0.facebook.com” uygulaması, nerdeyse tüm operatörlerde kullanılmaya başlandı. Bu yeni hizmet, bedava bir hizmet. Facebook mobil operatörlerle anlaşmış. Operatörlerdeki pazarlama elemanları da hayran kalmış. Bu uygulamayı yakından inceledik. Bir Asyalı operatörün işlemlerininin yüzde 65’ini oluşturdu Facebook 24 saat içinde. Hemen önlem alındı, ek maliyetler bindi.
Ağ Kalitesi ve uygulamaları iyice ilişkilendirmek lazım, inanın Blackberry şebekede Facebook’tan daha az sinyal kullanıyor.
iPhone’u olanlar İnternet’te yaşıyor. Hele JailBreak yapılmış iPhone’lar, şebeke için ayrıca bir tehlike. Korsan yazılımlarla her şeyi indirebilen iPhone’ların IP’sini bulmak bile, IP’ye 1500 saat kazandırıyor.
Sonuç olarak; Alcatel-Lucent çözümlerini kullanmıyorsanız bile, kullanıcı ile kullanım kontrolünü ilişkilendirmeli ve tüm uygulamaları takip etmelisiniz.