O2 Oksijen Teknoloji yarattığı ilk’ler ile, Avrupa ve Dünya’da ülkemizi başarıyla temsil ediyor

Oksijen Teknoloji, Avrupa ve Dünya’da sunduğu hizmetler ve sektöre hediye ettiği çözümlerle göğsümüzü kabartırken, ülkemizde telekom sektörünün serbestleşmesiyle faaliyetlerine başlamaya hazırlanan yeni nesil operatörler için de çok çeşitli çözümler sunuyor.

KURULUŞUN yöneticileriyle yaptığımız söyleşide, merak ettiklerimizi sorduk.

Oksijen Teknoloji’yi, telekomünikasyon ve mobil internet alanlarında teknoloji geliştiren bir şirket olarak tanıyoruz. Öncelikle Oksijen Teknoloji’nin faaliyet alanları konusunda biraz daha detaylı bilgi verebilir misiniz?

Oksijen Teknoloji, yurtiçi ve yurtdışındaki telekom operatörlerine ve servis sağlayıcılara yönelik olarak, hem mevcut telekomünikasyon şebekeleri hem de yeni nesil şebekeler için özgün altyapı çözümleri geliştiren bir teknoloji şirketi. Özellikle telekom alanında Türkiye’de bugüne kadar yapılanlardan farklı olarak teknoloji geliştiriyor ve yurtdışına satıyoruz. Çözümlerimiz dünyada öncü ve ilkler arasına girmiş ürünler.

Öncü olmakla neyi kastediyorsunuz?

OSA/PARLAY tabanlı Akıllı Şebeke (Intelligent Network – IN) çözümümüz Dünya’nın ilk OSA/PARLAY tabanlı ticari IN platformu olarak Nisan 2002’de canlı şebekede hizmete girdi. Bu platformumuz şu anda 2,5 milyon ön-ödemeli aboneye hizmet veriyor. Ön-ödemeli hat (Prepaid), Sanal Özel Ağ-VPN, Mobil PBX gibi uygulamalar hali hazırda GSM operatörlerinde hizmet veren IN uygulamalarımız.

Ayrıca, Çoğul ortam Mesaj Servis Merkezimiz (MMSC), Mayıs 2002’de servise verildiğinde dünyada konusunda ilk 3 arasında yer aldı. Bunların dışında, GSM telefonlarından GPRS, EDGE ya da 3K teknolojilerini kullanarak video ve canlı TV seyretme imkanı sağlayan “Mobile Video Streaming” (MVS) çözümümüz ve “Ses Tanımalı” Mobil Katma Değerli Servisler çözümümüz ise, Avrupa’da konularında birer ilk olma özelliğini taşıyor.

Çözümlerinizin yurtdışındaki telekom operatörlerinde de çalıştığını söylediniz, peki hangi ülkeler?

Türkiye’de Telsim ve bazı servis sağlayıcılar ile çalışıyoruz. Yurtdışında da ise hedef pazarımız olan Orta Asya, Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika. Kazakistan, Kuzey Kıbrıs, Gana, Benin ve Katar gibi ülkelerin öncü GSM operatörleri ve servis sağlayıcıları ile çalışıyoruz. Yakın bir zamanda iki yeni operatör ile işbirliğimiz gündemde, ayrıca önümüzdeki aylarda da çok önemli proje ve referanslarla ismimizi daha fazla duyurmayı hedefliyoruz.

Önümüzdeki yıllarda Oksijen Teknoloji’nin ismini yurtdışında daha çok duyacağız o zaman?

Bizim amacımız Oksijen Teknoloji olarak çevre pazarlarda tercih edilen altyapı ve çözüm tedarikçisi olabilmek. Bu anlamda ismimizin, telekom için çözümler üreten büyük firmalar arasında yer alması en önemli hedefimiz.

Telekom sektörü büyük oyuncuları ile gerçekten zor ve rekabetin yoğun olduğu bir sektör. Peki Oksijen Teknoloji olarak rakipleriniz arasından nasıl öne çıkmayı hedefliyorsunuz?

Biraz önce söylediğim gibi biz geliştirdiğimiz ürünler ile hep öncü olmaya ve ilklere imza atmaya çabalıyoruz ve birlikte çalıştığımız telekom operatörlerinin de bundan faydalanmalarını sağlıyoruz. Çözümlerimiz donanım, şebeke ve üreticiden bağımsız, uluslararası teknoloji standartlarına uygun, şebekedeki mevcut altyapı ile uyumlu (interoperable), diğer uygulamalara kolayca bütünleştirilebilen açık mimariye sahip, abone sayılarına göre kolay ölçeklenebilen ve modüler çözümler. Diğer bir deyişle çözümlerimiz operatörlerin üretici bağımlılığını en aza indirgemeyi hedefliyor ve bu da bizi öne çıkarıyor. Ürünlerimizi kapalı kutular yerine standart ve yüksek performanslı sunucular sağlıyor olmamız da operatörün gerektiğinde donanıma müdahalesi açısından önem taşıyor. Ayrıca, bakım ve destek anlamında son derece hızlıyız. Rakiplerimiz ile kıyasladığımızda kurulum, bakım ve destek hizmetlerinde son derece hızlı ve iddialıyız.

Geçtiğimiz hafta Ankara’da yapılan Telekom 2004 Serbest Telekomünikasyon Konferansı, hem telekomda serbestleşmenin tartışıldığı panellere hem de UMTH operatör adaylarının kendilerini tanıtmalarına imkan veren bir fuara ev sahipliği yaptı. Oksijen Teknoloji olarak bu fuara katılma hedefiniz neydi?

Biz telekom operatörleri için altyapı çözümleri üretiyoruz. Dolayısıyla, UMTH operatörleri’ne de uygulanabilir çözümlerimiz mevcut. Halen Softswitch-yazılım anahtarlaması çözümümüz, Türkiye’nin önde gelen GSM operatörlerinden birinin altyapısında hizmet vermekte. Bildiğiniz gibi softswitch; mobil ve sabit şebekeler gibi klasik devre anahtarlamalı şebekelerle, IP-İnternet Protokolü tabanlı yeni nesil paket anahtarlamalı şebekeler arasında çağrı kotarma ve bu şebekelere ortak servisler sağlama işlevini gerçekleştiren bir ana şebeke elemanıdır. Başka bir deyişle VoIP-İnternet üzerinden ses iletimi yapmayı ve binlerce aboneye hizmet vermeyi hedefleyen telekom operatörleri için olmazsa olmazlar arasındadır. Softswitch, üst seviyede yazılım tabanlı anahtarlamayı yaparken, alt seviyede fiziksel anlamda farklı medya formatları arasında geçişi sağlayan sıkıştırma yeteneği nedeniyle transmisyon anlamında da önemli maliyet avantajı sağlayan “Media Gateway” ürünümüz mevcut. Medya Gateway klasik şebekelerin SS7 tabanlı trafiğini sonlandırarak İnternet’e geçişi sağlayan veya tam tersi Net trafiğini SS7’a yönlendirebilen gelişmiş bir ürün. Oksijen’in çözüm ortağıyla beraber geliştirilmiş olduğu bu ürün alt katmanda şebekeler arasında fiziksel anlamda geçişe imkan vererek yazılım tabanlı santral olan Softswitch kavramını tamamlıyor.

UMTH Operatörlerine sunduğunuz diğer ürünler nelerdir?

Inteligent Network (IN) platformumuz ile birlikte ön-ödemeli hat (Prepaid) ve VPN gibi IN uygulamaları mevcut olanlar. IN patformumuz, yeni nesil şebekelerle ilgili açık mimarileri ve bunlara ait standardları belirlemek için lider telekom üreticileri ve operatörlerinin birlikteliğinde kurulan OSA/Parlay’in yayınladığı standartlara uygun olarak geliştirildi. Dolayısıyla mimarisi itibari ile GSM, PSTN ve IP şebekelere yepyeni servisler verebilmeyi hedefleyen bir ürün. IN Platformumuz standart OSA/Parlay API’ları ile geliyor ve operatörlere kendi servislerini geliştirme ve canlı şebeke üzerinde ama canlı trafiği etkilemeden deneme imkanı tanıyor.

Peki UMTH Operatörlerinin altyapıları çalışmalar için ne düşünüyorsunuz?

Genelde UMTH operatör adaylarının bakışı daha çok, BT-Bilgi Teknolojileri kavramları dahilinde. Oysaki telekom servisi vermek, kesintisiz haberleşme imkanı tanımak demektir. Kullanıcılar yeni operatörlerden de bunu bekleyecek. Dolayısıyla, altyapı sistemlerinin hata toleranslı-fault tolerant (yani %99.999 çalışır durumda olan), operatörlerin merkezi olarak kolaylıkla izleyerek yönetebileceği telekom çözümleri olması gerekiyor. Bunun yanında, operatörlerin büyük bir kısmı altyapı çalışmalarını tamamladı ve mevcut altyapı belli abone rakamlarını destekleyecek şekilde ölçeklendi. Bu noktada kurulan altyapıların, abone sayılarına göre nasıl ölçeklenebilir olacağı belirsiz görünüyor. Yine GSM’den örnek vermek gerekirse, Deutche Telekom’un danışmanlık firması GSM’in ilk yılları olan 1995’de, bir tahmin yapmış ve 2000 yılında Türkiye’deki toplam abone sayısını 400.000 olarak tahmin etmişti. Hatırlarsanız, 2000 yılında 12 milyon civarında abone vardı. Dolayısıyla, UMTH operatörleri de sistemlerini planlarken abone tahminlerini iyi yapmalı ve abone sayısı artarken kolay ölçeklenebilen sistemleri seçmeli.

Son olarak, sizce UMTH biz bireysel abonelere neler getirecek?

Bir kere haberleşme masraflarının düşeceği muhakkak. Rekabetin de artmasıyla, en iyi servisi en katma değerli şekilde verenler ayakta kalacak. Katma değerli servisler kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıracak ve günlük hayatın vazgeçilmez parçaları olacak.