SinerjiTürk harekatı başlıyor

 

Ülkemizde belirlenen sektörlerde yerli katkıyı artıracak her türlü girişimin desteklenmesi, Türk şirketlerinin güçlenmesi, küresel pazarda etkin rol oynayabilecek hâle gelmesi, satın alınan konumdan satın alan konuma geçmesi ve bu şirketlerin kabiliyet ve kapasiteleri konusunda bir farkındalık yaratılması amacı ile oluşturulan SinerjiTürk Etkin İş ve Güç Birliği Platformu düzenlenen bir toplantı ile basına tanıtıldı.
SinerjiTürk adına konuşan Abdullah Raşit Gülhan, Türkiye'nin önümüzdeki on yıl içinde dünyanın gelişmiş ülkeler ligi olarak anılan G-X içinde yer almasını hedeflediklerini söyledi.
SinerjiTürk Etkin İş ve Güç Birliği Platformu'nda öncelikle telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri alanında dünyadaki tüm üst düzey Türk yöneticilerin bir araya getirileceğini belirten Gülhan, “Ancak, 21. yüzyılın yıkıcı rekabet ortamında güçlü bir şekilde var olmak için, sadece telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanında değil seçilmiş diğer alanlarda da bazı çabaların gösterilmesi, ellerin taşın altına sokulması, ortak aklı ortaya çıkarıp, yurt içinde ve dışındaki meslektaşlarımızın yararını da maksimize edecek işbirliğini, sinerjiyi oluşturmalıyız. Zaman içinde ülkemizin kabiliyet ve kapasitesi konusunda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yapılacak müşterek çalışmalara bağlı olarak belirlediğimiz dört konuya ek olarak iki veya üç konu daha ilave edilerek ülkemizin daha güçlü bir şekilde “muasır medeniyetlerin üstündeki hedefe” ulaşmasına katkı sağlamayı hedeflemekteyiz” dedi. Abdullah Raşit Gülhan'ın SinerjiTürk'e dair verdiği ayrıntılı bilgileri yorum katmadan ve kesmeden sizinle paylaşıyoruz…

Tarihçe
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'ne (ITU) 1994 yılına kadar sadece devlet kuruluşları ve genel olarak haberleşme politikasından sorumlu bakanlıklar üye olabilmekteydi. 1994 yılında ITU tüzüğünde yapılan bir değişiklikle farklı kategorilerde üyelikler oluşturdu ve küçük harfle gösterilen “m” harfi ile belirtilen kategori için devlet kuruluşlarının dışında da, ITU'ya üye kabul etmeye başlandı. Aynı sene, Ankara'da DLH toplantı salonunda bu değişiklikler, genel olarak uluslararası kuruluşlarda yapılmakta olan standardizasyon ve doğal olarak ARGE çalışmaları hakkında bir bilgilendirme toplantısı yapıldı. Telsiz Genel Müdürlüğü'nün birkaç personeli, bu değişimin önemi ve uluslararası kuruluşlarda özellikle Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü'nde (ETSI) yapılan çalışmalar konusunda çeşitli üniversitelerden ve sektörden gelen 100'den fazla katılımcıya bilgi sundu. Katılımcılar tarafından oldukça sıcak karşılanan bu çaba sonucunda ancak kısıtlı sayıda firmanın çalışmalara katılması sağlanabildi. Bilgilendirme çalışmaları çeşitli üniversiteler ve davet alınan sektör şirketlerinde konferans ve sunumlar olarak sürdürüldü. Belki konjonktürel belki kültürel nedenlerle yeteri kadar işbirliği zemininin oluşturulması bir türlü mümkün olamadı. Yukarıdaki girişimden sonra, Sayın Ali Akurgal (dönemin Netaş ARGE Direktörü), Sayın Abdurrahman Altıneşik (dönemin Türk Telekom ARGE Müdürü) ve Karel, Aselsan gibi Türkiye'den ETSI'ye üye diğer şirketlerin temsilcileri ile birlikte Türkiye'de kamu ve özel sektörün işbirliğinin belki de ilk örneği olacak “Türkiye ETSI İşbirliği ve Danışma Kurulu”nu oluşturma çalışmasını başlattık. Ancak zaman içinde kimi devlet kuruluşlarında yönetici değişiklikleri sonucunda göreve gelen yöneticilerin bu çalışmaların sürdürülmesine ikna edilememesi, motivasyon eksikliği yarattı ve çalışmaların kesilmesine yol açtı. 2000 yılında, Telekomünikasyon Kurulu'nun kuruluşunu takiben, yukarıda sayılan bir dizi başarısızlıklardan yola çıkarak ve o dönem tüm Kurul Üyelerinin büyük desteği ile kamu, üniversite ve özel şirketlerimiz arasında işbirliği zemini oluşturacak, yurtdışındaki JICA, TEMIC ve USTTI başta olmak üzere, benzerlerinde olduğu gibi ülkemizde katma değer artışı sağlayacak Telekomünikasyon Politika ve Stratejileri Vakfı'nı kurma çalışması başlatıldı. Ve bu girişim vakıfların kuruluşuna dair yasada yapılan değişiklik sonrasında Kamu Kurum ve Kuruluşları'nın vakıf kurmasının engellenmesi ile yine sonuçsuz kaldı. Çin, İrlanda, Hindistan, İsrail ve benzeri birkaç ülkede; o ülkelerin kalkınmasında yurtdışında yaşayan vatandaşlarının anavatanlarına yapmış oldukları yatırımların ve anavatanlarındaki şirketlerle iş birlikteliğinin çok önemli bir paya sahip olduğuna dair birçok makale ve tespit bulunmaktadır. Her yatırımcı için cazip, son derece büyük bir pazar olmasına rağmen, Çin'e yapılan 50 Milyar Dolar'lık yatırımın 45 Milyar Dolar'lık kısmının Çin dışında yaşayan Çinlilerce yapıldığı, İrlanda'ya verilen işlerin çoğunun, dünyanın her yerindeki İrlandalılar tarafından yönlendirildiği, İsrail'deki iş hacminin neredeyse hepsinin, İsrail dışında yaşayan Musevilerce yaratıldığı dikkate alınmalıdır. Bu gerçek, gözlem ve tespitlerden yola çıkarak 2004 yılında 4502 sayılı Kanun gereği Telekomünikasyon Kurulu'ndaki görev süremin sona ermesinden sonra, sektördeki arkadaşlarıma yazdığım ilk e-maillerden birisi, yine bu işbirliğinin yaratılmasının önemine yönelik oldu. Sonuç olarak, bu fikrî olgunluk süreci sonucunda, yurtiçinde ve dışında çalışan vatandaşlarımızı bir araya getirecek, onların daha önceden var ise dostluk ve arkadaşlarını pekiştirecek, yok ise tanışmalarını sağlayarak, birbirlerinin iş potansiyelleri ve kabiliyetleri hakkında fikir sahibi olabilecekleri bir zemin oluşturmanın gerekli olduğuna karar vererek SINERJİTÜRK fikrini ortaya çıkarmış olduk. Ve nihayet, 23 Haziran 2006'da SINERJİTÜRK'ün oluşturulmasının ilk adımları atılarak Danışma Kurulu'nun kurulması için sanal ortamda bir forum oluşturuldu.

SINERJİTÜRK Nedir?
Ülkemizde belirlenen sektörlerde yerli katkıyı artıracak her türlü girişimin desteklenmesi, Türk şirketlerinin güçlenmesini, küresel pazarda etkin rol oynayabilecek hâle gelmesi, Türk şirketlerinin satın alınan konumdan satın alan konuma geçmesi, SINERJİTÜRK ile Türk şirketlerinin kabiliyet ve kapasiteleri konusunda bir farkındalık yaratılması ile Ülkemizin önümüzdeki on yıl içinde dünyanın gelişmiş ülkeler ligi olarak anılan G-X içinde yer alması hedeflenmektedir. SİNERJİTÜRK Etkin İş ve Güç Birliği Platformunda öncelikle Telekomünikasyon ve Bilişim Teknolojileri alanında dünyadaki tüm üst düzey Türk Yöneticiler bir araya getirilecektir. Ancak, 21inci yüzyılın yıkıcı rekabet ortamında güçlü bir şekilde var olmak için, sadece telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanında değil seçilmiş diğer alanlarda da bazı çabaların gösterilmesi, ellerin taşın altına sokulması, ortak aklı ortaya çıkarıp, yurt içinde ve dışındaki meslektaşlarımızın yararını da maksimize edecek işbirliğini, sinerjiyi oluşturmalıyız. Zaman içinde ülkemizin kabiliyet ve kapasitesi konusunda ilgili Kamu Kurum ve Kuruluşları ile yapılacak müşterek çalışmalara bağlı olarak belirlediğimiz dört konuya ek olarak iki veya üç konu daha ilave edilerek ülkemizin daha güçlü bir şekilde “muasır medeniyetlerin üstündeki hedefe” ulaşmasına katkı sağlamayı hedeflemekteyiz. Yukarıdaki paragrafta ülke içindeki kabiliyet ve kapasitemiz üzerine genel olarak bir farkındalık olmadığını ifade etmiştim. Hepimizin, sadece yurt dışında yasayan dostlarımızın değil yurt içinde yasayanların da bu farkındalığa sahip olması gerekiyor. Hz. İsa'dan önce yasamış olan savaş ve strateji uzmanı Çinli Sun Tzu'nun ifadesi ile: “Rakiplerinizi tanımıyor ve kendi kabiliyet ve kapasitenizi bilmiyorsanız, kaybetmeniz kaçınılmazdır”. Rakiplerimizin çalışmalarının, kabiliyet ve kapasitelerinin farkında olarak, SINERJİTÜRK07 etkinliğinde vücut bulan bilgilerin belgeleştirilmesi, bu belgelerle ilgili taraflara ödevler ve görevler atfedilmesi ve tüm bu sürecin bir sorumlunun gözetiminde izlenmesi sağlanacaktır.

Farkımız
Belirlenen her sektörün yurt içinde ve yurtdışında çalışmakta olan üst düzey yöneticilerini bir araya getiren ve ülkemizde daha fazla katma değer yaratılmasını hedefleyen misyonu ile Türkiye'de bir ilk olması, Çeşitli ülkelerde çalışan yönetici konumundaki tüm Türk meslektaşlarımızın bir veri tabanı oluşacak, böylece birbirimiz destekleyecek ortak çalışmalar yapma fırsatının oluşması, Konferansta alınan kararların bir sonuç bildirgesine yazılmasının ötesinde; eylem plânı çerçevesinde bir sonraki konferansa kadar tespit edilen eksiklik ve hataların düzeltilmesi ve tamamlanması için çalışmak üzere “Çalışma Grupları” oluşturulması, Konferansta belirlenen çalışma grupları ile bir eylem plânı hazırlanacak olması, Sektördeki STK'lerin da desteğini alınarak, eksiklik ve hataların giderilmesi yönünde ilgili tüm mercilerde çalışmalara sürekli katkı sağlanacak olması, SINERJİTÜRK'e tüm katkı sağlayanlara her üç ayda bir ilerleme raporu sunulacak olması, Ülkemizde yurtdışında çalışmalarını sürdüren vatandaşlarımızın detaylı bir envanterinin, veri tabanın oluşturulacak olması gibi tüm bu yeniliklerle, SINERJİTÜRK'ün gözlemci değil, kararların hayata geçmesi için çaba gösterecek ve elini taşın altına sokacak olması, SİNERJİTÜRK'ü diğer tüm konferans ve etkinliklerden farkını oluşturmaktadır.

Misyon
Ülkemizin kalkınmasında ARGE ve inovasyona dayalı yerli katkının artırılması için, yurt içindeki ve yurtdışındaki Türk Yöneticiler arasında güçlü dostlukların, işbirliğinin ve uygun bir çalışma zeminin yaratılmasına katkı sağlamak, Kurumdan, coğrafyadan bağımsız olarak tüm sektör mensuplarının birbirlerini tanımalarına, aralarında yakın işbirliği imkanı oluşmasına ortam sağlamak, işbirliği için temel gereklilik olan en önemli değer olan insan kaynağımızı oluşturmak, Ülkemizin 21inci yüzyılda daha gelişmiş, daha müreffeh bir ülke olmasını yavaşlatan, engelleyen tüm uygulama ve mevzuatların değiştirilmesine yönelik öneriler hazırlamak ve bu önerilerinin takipçisi olmak.

Vizyon
Yurtdışında ve yurtiçinde çalıştıkları kurumlarda etkin pozisyonlarda bulunan vatandaşlarımızın arasında güçlü köprüler oluşturarak ülkemizin 21inci yüzyılda gelişmiş ülkeler arasında yer almasını sağlayacak, ülkemizin sektörümüzde ARGE ve inovasyona dayalı tasarım ve üretimi ile teknoloji yaratan ülkeler arasında yer almasına katkı sağlamak.

Bugüne kadar yapılanlar
Öncelikle 17-20 Ocak 2008 tarihinde yapacağımız ilk konferansın, “Tasarıma Dayalı Rekabet için Sinerji” başlıklı Konferans Temasını ve panel konularını belirleyen 99 kişiden oluşan başkanlığı Sayın Ali Akurgal tarafından yürütülen bir Danışma Kurulu oluşturuldu. Çalışmalarını sanal ortamda yürüten Danışma Kurulu bir kez de bir araya gelerek çalışmaları sonuçlandırıldı. SİNERJİTÜRK felsefesini, hedeflerini paylaşmak ve desteklerini almak üzere Ankara'da bir yemek daveti verildi. 25 Nisan 2007 tarihinde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un yanısıra; Ulaştırma Bakan Müsteşarı, Savunma Sanayi Müsteşarı, Dış Ticaret Müsteşarı, Telekomünikasyon Kurum Başkan ve Üyeleri, Türkiye'nin seçkin şirketlerinin yöneticileri ile tüm ilgili STK'lerin Başkanları bu yemeğe davet edildi. Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıldönümü ve Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi tarihine denk gelen söz konusu tanıtım toplantımıza Sayın eski Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM, Ulaştırma Bakanı Müsteşarı İbrahim ŞAHİN , Telekomünikasyon Kurum Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve Kurul Üyeleri, Türk Telekom CEO'su Paul Doany ve İcra Kurulu Üyesi Emin Başer, ERDEM Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Zeynel Abidin ERDEM, PTT Genel Müdürü Osman Tural ile Avea, Cisco, Ericsson, Genpa, Oksijen, Selex, Setkom, Stm, Türksat, Turktrust ve Vodafone'nin Genel Müdürleri ve/veya diğer üst düzey yöneticileri katıldılar. Sayın Devlet Bakanımız Doç.Dr. Abdüllatif ŞENER son günlerde yaşanan yoğun çalışmalar nedeni ile toplantıya çok istemelerine rağmen katılamayarak bir telgraf göndermişlerdir. Bu yemekte küreselleşme olgusuna dikkat çekerek, küreselleşmenin tehditlerini fırsat haline çevirmek ve ülkemizi 21inci yüzyılda arzu ettiğimiz noktaya getirmek için toplu olarak çalışılması gerektiğini belirterek; Sayın Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın 7 Mart 2007 tarihinde Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nda yaptığı konuşmadan “ Bugün ABD ve Avrupa'da yasayan binlerce bilim insanımız vardır. Türkiye'deki yetişmiş insan gücümüzü de düşündüğümüzde Türkiye bu alanda bölgesinin en güçlü ülkelerinin başında geliyor. Ama biz gücümüzün farkında değiliz.” ifadeleri ile SİNERJİTÜRK'ün yola çıkış hedefine uyumluluğu vurgulandı. Sayın eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, SINERJİTÜRK projesinin ideal ve iddialı bir proje olduğunu kaydetti. ''Bilişim denilen alan, kendi başına bir sektör olmanın dışına çıktığını tanıtım toplantımızda yapmış olduğu konuşmada ifade ettiler. Diğer tüm sektörlerin kaldıracı, lokomotifi konumuna geldi'' diyen Yıldırım, bugün tüm işlerde üretim ve verimin arttırılması için bu sektöre ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi. ARGE'yi destekleme konusunda hükümetin son 1-2 yılda çok önemli adımlar attığını anlatan Yıldırım, genç nüfus kaynağının harekete geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu alanda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi vererek, başta Telekomünikasyon Kurumu olmak üzere ilgili tüm aktörlerin ideali hedefleyen ve iddialı böylesine önemli bir projeyi güçlü bir şekilde madden ve manen desteklemeleri gerektiğini ifade etmiştir. Ulaştırma Bakan Müsteşarı Sayın İbrahim Şahin , ülkemizin gelişiminde bu tür projelere büyük önem verdiklerini bu nedenle ilk günden itibaren bu projenin arkasında olduklarını ifade etmişlerdir. Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Sayın Dr. Tayfun Acarer'de Kurul tarafından alınan bir kararla bu güzide projeyi desteklemeye karar verdiklerini ifade ederek, hizmet sağlayıcılardan üreticilere, yazılımcılarda donanımcılara kadar sektörümüzün tümünü olumlu yönde etkileyecek bu projenin desteklenmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Sayın Bakandan sonra söz alan ERDEM Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Amerikan İş Adamları Konsey Başkanı Dr. Zeynel Abidin Erdem'de konuşmasında özetle Zeynel Abidin Erdem olarak, ERDEM Holding olarak ve Genpa olarak bu projenin arkasında madden ve manen duracaklarını ifade ederek, diğer şirketlerimizin de bu yönde davranacaklarına olan güçlü inancını belirtmişlerdir. Toplantıya katılan Sivil Toplum Kuruluşlarımızın Başkanları ile diğer şirketlerimizin üst düzey yöneticileri de gerçekten yararlı olacağına inandıkları ve kavram itibari ile tüm etkinlik ve çabalardan farklı buldukları SİNERJİTÜRK'ün bir çok eksikliği tamamlayıcı bir etkinlik ve organizasyon olacağını ifade ederek bu nedenle SİNERJİTÜRK'ün desteklenmesi gerektiğini ve bunun mümkün olduğunca geniş bir katılımla destekleneceğini umduklarını ifade ettiler.