‘Strateji Raporu' hazır, sıra eyleme geldi...

Fatma Ağaç

Bilgi Toplumu Stratejisi, 7 temel stratejik öncelik ekseninde yürütülecek ve bu kapsamda ana temalar altında yer alan eylemler hayata geçirilecek Eylem planında yer alan projeler, stratejik öncelik ve hedefler göz önünde bulundurularak belirlendi.

Türkiye'nin 2006-2010 yıllarını kapsayan dönemde bilgi toplumuna geçişte izleyeceği Bilgi Toplumu Stratejisi ve Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı  28 Temmuz 2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bilgi Toplumu Stratejisi 111 eylemden oluşuyor.
Yüksek Planlama Kurulu'nca (YPK) onaylanan Bilgi Toplumu Stratejisi ve ekindeki Eylem Planı, eğitimden sosyal yaşama vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırmayı öngören projeleri içeriyor. Bilgi Toplumu Stratejisi ortaya koyduğu eylemlerin yürütülmesine ilişkin kamuda yeniden yapılanmayı öneriyor. Raporda, e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu'nun yeniden yapılanmasından sözedilirken, TÜRKSAT'ın ise, teknik altyapıdan sorumlu olacağının sinyalleri veriliyor. Kamudaki her kurumun e-dönüşümünü yönlendirmek üzere belirlenecek “dönüşüm liderleri”nden Dönüşüm Liderleri Kurulu oluşturulacak. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) - Bilgi Toplumu Genel Müdürlüğü; stratejinin genel koordinasyonu, politika belirlemede İcra Kurulu'na müşavirlik, gerekli kaynakların tahsisi, bütünleşik e-devlet yapısının oluşumu için standartların ve uyum mekanizmalarının belirlenmesi, uygulamaların strateji hedeflerine uyumunun takibi, uygulama projelerinin yürütülmesinde kurumlara rehberlik, haberleşme, ölçme, değerlendirme ve raporlama işlevlerini yerine getirecek.

Başbakanlık Kamu Yönetimini Geliştirme Genel Müdürlüğü, kamuda modernizasyon ve vatandaş odaklı hizmet dönüşümünde uyumu sağlarken İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, stratejinin yerel düzeyde hayata geçirilmesini koordine edecek. Sivil Toplum Örgütleri (STÖ), üniversite ve özel kesim temsilcilerinden oluşturulacak bir Danışma Kurulu (DK) göreve başlarken kişisel verilerin korunması ve ulusal bilgi güvenliği için TÜBHTAK bünyesinde Bilgi Sistemleri Acil Durum Müdahale Ekibi (Computer Emergency Response Team-CERT) kurulacak. Bu arada Bilgi İletişim Teknolojileri (BHT)sektörünü desteklemek ve özellikle uluslararası açılımını sağlamak üzere KOSGEB'in yetki alanı genişletilecek.

Bilgi Toplumu Stratejisi, 7 temel stratejik öncelik ekseninde yürütülecek ve bu kapsamda ana temalar altında yer alan eylemler hayata geçirilecek Eylem planında yer alan projeler, stratejik öncelik ve hedefler göz önünde bulundurularak belirlendi.
Temel stratejik konular, “sosyal dönüşüm”, “bilgi ve haberleşme teknolojilerinin iş dünyasına nüfuzu”, “vatandaş odaklı hizmet dönüşümü”, “kamu yönetiminde modernizasyon”, “küresel rekabetçi bilgi teknolojileri sektörü”, “rekabetçi, yaygın ve ucuz haberleşme altyapısı ve hizmetleri” ile “ARGE ve yenilikçiliğin geliştirilmesi” olarak sıralanıyor. Strateji Raporu'nun ekinde yer alan hedefler arasında ise; okullara bilgi teknolojileri altyapısının kurulması, evlerinde İnternet erişimi olmayan bireylere imkan sağlanması amacıyla ‘kamu İnternet erişim merkezleri' kurulması, bilgisayar ve İnternet kampanyaları düzenlenmesi sıralanıyor. Erişkinlere bilgi teknolojileri yeteneği kazandırılmasını, dış ticaret, turizm, sağlıkta kan bankaları veri paylaşım sisteminin kurulması, e-sınav uygulamaları ve öğrenme imkanları, yargı ağının geliştirilmesi, sosyal güvenlik, yerel yönetimlerde vatandaşlara kolaylık sağlanmasına yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi de hedefler arasında yer alıyor

Bilgi Toplumu Stratejisi, 2006-2010 dönemini kapsayan strateji, toplumun temel öğelerini oluşturan vatandaşlar, kamu sektörü ve işletmeler ile Bilgi ve Haberleşme Teknolojileri (BHT) sektörünün mevcut durumunu ve stratejik öncelikler çerçevesinde 2010 hedeflerini içeriyor. Temel olarak vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıracak eylemlerin gerçekleştirileceği süreçte, E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu, stratejinin uygulanmasında en üst düzeyde politika belirleme, karar alma, değerlendirme ve yönlendirme organı olarak revize edilecek.

Eylemler ana tema olarak vatandaş odaklı yaklaşım, hizmet dönüşümü, haberleşme yönetimi, iş dünyası, sağlık, eğitim, adalet ve emniyet, sosyal güvenlik ve yardım, tarım, ulaşım, maliye ve yerel yönetim hizmetlerini içeriyor.

Stratejinin uygulanmasında; ilk yıllar (2006-2007), “altyapı hazırlığı ve hızlı kazanım projelerinin tetiklenmesi dönemi” olarak tanımlanıyor. İkinci aşamada (2007-2008), dönüşümü sağlayacak temel ve kapsamlı eylemler uygulamaya alınacak. Son aşama (2009-2010) ise, uygulaması bitmiş ve/veya devam etmekte olan eylemlerin somut sonuçlarının alınmaya başladığı, talep tarafında yaratılan faydanın tanımlanabilmesi hedefleniyor. 2010'da stratejinin hedeflenen başarıyı yakalaması, Türkiye'nin uluslararası rekabet stratejisini bütüncül bir yaklaşımla belirlemesi açısından da bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Stratejide yer alan eylemlerin bazısı mali kaynak gerektirmiyor. Mali kaynak isteyen eylemlerin 2007 bütçesi ile ilişkilendirme çalışmalarına ise başlandı.

Türkiye'nin BHT alanında marjinal ilerlemeler yapmasının yeterli olmadığı, ciddi bir atılım yapması gerektiği vurgulanan stratejide öngörülen eylemlerin uygulanması ve ağ etkisinin ortaya çıkmasıyla BHT'in ekonomiye katkısının, önümüzdeki otuz yılda, yıllık ortalama yüzde 0.6 istihdam, yüzde 1.4 işgücü verimliliği artışı ile yüzde 2 seviyelerinde ek GSMH büyümeyi getireceği tahmin ediliyor. Bilgi Toplumu Strateji Raporu'nda bazı başlıklar ve alt başlıklar ise şöyle yer alıyor.

Türkiye'nin potansiyeli

Bilgi toplumuna dönüşümde hazırlık aşamasında olduğu belirtilen strateji raporunda, mobil telefon abone yoğunluğu yüzde 60'lar seviyesine ulaşmasına karşın bilgisayar sahipliği ve İnternet kullanım oranları düşük seviyede olduğuna dikkat çekiliyor. Türkiye'nin demografik yapısının orta vadede bilgi toplumuna dönüşebilmesi için ciddi fırsatlar sunduğu vurgulanırken “Genç nüfusa yatırım yapmak ve bilgi toplumunun birer ferdi olmalarını sağlamak, gelecek için önemli bir kazanım olacaktır” deniliyor. İşletmelerde BHT kullanımının yaygınlaşmamasının nedenleri olarak yetkinliğin yetersiz, maliyetlerin yüksek olması, BHT'nin sağladığı olanakların farkında olunmaması ve güvenlik kaygısı sıralanırken bu alanda oluşturulacak farkındalık ve modern iş uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla işletmelerin rekabet güçlerinin artırılacağı bildiriliyor. BHT'nin bilgi toplumuna dönüşüm için “kritik” bir role sahip olduğuna işaret edilirken, sektörde atılacak atılımların Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşümünü temelden etkileyeceğinin altı çiziliyor.

Türkiye'nin stratejik öncelikleri

Stratejide, ”sosyal dönüşüm”, “BHT'nin iş dünyasına nüfuzu”, “vatandaş odaklı hizmet dönüşümü”,”kamu yönetiminde modernizasyon”, “küresel rekabetçi bilgi teknolojileri sektörü”, “rekabetçi, yaygın ve ucuz haberleşme altyapısı ve hizmetleri” ile ”ARGE ve yenilikçiliğin geliştirilmesi” olmak üzere 7 temel stratejik öncelik ve hedefler belirlendi. Sosyal dönüşümde; “Herkes için bilgi ve haberleşme teknolojileri fırsatı”, BHT'nin iş dünyasına nüfuzunda; “İşletmelere bilgi ve haberleşme teknolojileri yoluyla rekabet avantajı”, v atandaş odaklı hizmet dönüşümünde; “Yüksek standartlarda kamu hizmeti sunumu”, k amu yönetiminde modernizasyonda; “BHT ile desteklenen kamu yönetimi reformu”, k üresel rekabetçi BT sektöründe; “Uluslararası oyuncu”, r ekabetçi, yaygın ve ucuz haberleşme altyapı ve hizmetlerinde; “Toplumun her kesimine yüksek kalitede ve ucuz geniş bant erişim imkanı” ile ARGE ve yenilikçiliğin geliştirilmesinde ise; “Küresel pazarın taleplerine uygun yeni ürün ve hizmetler” üretilmesi öngörülüyor.

Stratejik önceliklerden ilk dördü; ekonomik ve sosyal dönüşümde pay sahibi olan vatandaşlar, kamu sektörü ve iş dünyasında değişimi, diğerleri ise bu dönüşümün gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan BHT altyapısı ve bu altyapıyı sağlayacak sektörün güçlendirilmesi ve ülkemizin rekabet gücünü artıracak, pazar taleplerine uygun yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesini sağlayacak.

Sosyal dönüşümde 2010'da İnternet kullanım oranının yüzde 50'nin üzerine çıkarılması, öncelikli kesim seçilen öğrenci, çalışan ve işsizlerin BHT'i kullanım yetkinliklerinin geliştirilmesi, okullara BT-Bilgi Teknolojileri altyapısı ve İnternet erişimi olmayanlar için “kamu İnternet erişim merkezleri KİEM” kurulması, bilgisayar ve İnternet kampanyaları düzenlenmesi, bilgisayar sahipliği ve geniş bant İnternet erişim maliyetinin makul seviyelere çekilmesi, ortaöğretim müfredatının İnternet ortamında erişilebilir hale getirilip zenginleştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca dış ticaret, turizm, sağlıkta veri paylaşım sistemleri ve yargı ağı geliştirilecek, sosyal güvenlik, yerel yönetimlerde vatandaşlara kolaylık sağlanmasına yönelik uygulamalar hayata geçirilecek.

Öte yandan mikro ölçekliler hariç tüm işletmelerin yüzde 95'inin bilgisayar sahibi olması ve geniş bant erişime sahip işletmelerin oranı yüzde 70'e ulaştırılacak. Bu işletmelerin yüzde 60-90'ının e-kanallardan sunulan kamu hizmetlerinden yararlanması, yüzde 30'unun ise işlemlerini çevrimiçi tamamlaması öngörülüyor. Dönem sonunda işletmelerin e-ticaret aracılığıyla yaptıkları satışların toplam satışlara oranının yüzde 15'e ulaşması planlanıyor. Ayrıca, Türkiye Kültür Net kapısı kurulacak ve İnternet ortamında yaygın olarak bulunan İngilizce içerik Türkçe'ye çevrilip İnternet tabanlı bir arayüz geliştirilecek.

2010 Yılı Hedefleri-Vatandaş Odaklı Hizmet Dönüşümü

Temel Göstergeler

Mevcut Durum

(%)

Hedef

(%)

Hizmet Seviyesi 

Elektronik kanallar üzerinden sunulan hizmet yüzdesi

Ölçülmemektedir

70

AB 20 temel hizmetinde ulaşılan seviye

53

100

Hizmet Kullanımı

Elektronik kanallardan gerçekleşen işlemlerin yüzdesi

Ölçülmemektedir

33

Kullanıcı Memnuniyeti 

e-Hizmetler kullanıcı memnuniyeti endeksi

Ölçülmemektedir

80

Kamu yönetiminde modernizasyon kapsamında 2010'da kamu cari giderlerinden yıllık yüzde 9 tasarruf sağlanması, tasarrufun e-ihale sisteminin uygulamaya konmasıyla yüzde 90'a ulaşması, e-ortamlarda yürütülen arka-ofis süreçleriyle desteklenen etkin hizmet sunumunun sağlanması, 2010'da çevrimiçi sunulabilecek kamu hizmetlerinin tamamının ofis arkası süreçleri gerekli iyileştirmeler yapılarak e-ortamlara taşınması hedefleniyor.

Küresel rekabetçi BT sektöründe 2010'da, Türkiye'nin uluslararası BT firmaları için üretim ve operasyon merkezi olmasının sağlanması amacıyla “Bilişim Vadisi” kurulacak. Rekabetçi, yaygın ve ucuz haberleşme altyapı ve hizmetlerinde Türkiye'nin 170 civarında olduğu tahmin edilen düzenleme karnesi puanının 2010'da 335'e çıkarılması, geniş bant altyapılarına nüfusun yüzde 95'inin erişilebilmesi, aylık geniş bant erişim maliyetlerinin, OECD ülkeleri ortalaması olan kişi başı milli gelirin yüzde 2'sine düşürülmesi öngörülüyor.

2010 Yılı Hedefleri-Rekabetçi, Yaygın ve Ucuz İletişim Altyapı ve Hizmetleri

Temel Göstergeler

Mevcut Durum

Hedef

Sektörün rekabetçiliğinin AB ülkeleri arasındaki yeri

10+*

1-5

Geniş bant erişim altyapıları tarafından kapsanan nüfusun toplam nüfusa oranı (%)

? 75

95

Geniş bant erişimin son kullanıcıya maliyetinin kişi başı gelire oranı (%)

5,4

2

* 2004 yılında ECTA'nın yaptığı çalışmada 10 AB ülkesine yer verilmiştir.

 

Strateji kapsamında ARGE harcamalarının, GSYİH içindeki payının yüzde 1'i kamu, yüzde 1'i özel kesim tarafından gerçekleştirilmek üzere 2010 sonuna kadar yüzde 2'ye çıkarılması, toplam ARGE harcamalarının yüzde 20'sinin BHT ile tasarım teknolojileri alanlarında gerçekleştirilmesi ve toplam araştırmacı kapasitesinin 40 bine ulaşması hedefleniyor.

(BT) Bilgi Toplumu Stratejisi Eksenlerinin Uygulama Süreci

(BHT) Bilgi ve Haberleşme Teknolojileri sektörü

Ülkemizde telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesine ilişkin faaliyetler 2000 yılında Telekomünikasyon Kurumu'nun kurulması ile hızlanmış ve 2004 yılı başı itibarıyla sektör rekabete açılmıştır. Diğer taraftan, Türk Telekom A.Ş.'nin yüzde 55 oranındaki hissesi 2005 yılı içerisinde blok satış yoluyla özelleştirilmiştir.

Mobil haberleşme alanında, gelir ortaklığı modeliyle yürütülen faaliyetler, 1998 yılından itibaren lisans altında yürütülmeye başlanmıştır. Halen üç işletmecinin faaliyet gösterdiği bu alanda, özellikle lisansların verilmesi sonrasında hızlı bir gelişme görülmüştür.

2005 yılında, telekomünikasyon sektörü pazarının 10 milyar ABD Dolar'ı, bilgi teknolojileri pazarının ise 3 milyar ABD Dolar'ı seviyesine ulaştığı tahmin edilmektedir. 2005 yılı itibarıyla sabit ve mobil telefon kullanıcı yoğunluğu, sırasıyla yüzde 26 ve yüzde 59,7'dir. Ülkemizde geniş bant abone sayısı 1,5 milyon civarında iken, İnternet kullanıcı yoğunluğu yüzde 13,9'dur.

Bilgi ve haberleşme teknolojileri sektörü bilgi teknolojileri ve telekomünikasyon olmak üzere iki alt sektörden oluşmaktadır. Ülkemizde telekomünikasyon sektörü büyüklüğünün GSYİH'ya oranı (yüzde 3.3), OECD ortalamasına (yüzde 3.2) yakın iken, bilgi teknolojileri sektöründe aynı oranın (yüzde 0.8) OECD ortalamasının (yüzde 2.9) oldukça gerisinde olduğu görülmektedir. Bu yapı, 2010 yılına doğru iki alt sektöre ilişkin önceliklerin farklı olması gerektiğine işaret etmektedir.

Haberleşme ve erişimde kalite, güvenlik, çeşitlilik, hız ve maliyet gibi konular bilgi toplumuna geçiş sürecinde başarıyı etkileyen önemli faktörlerdir. Ülkemizde, telekomünikasyon sektöründeki birçok hizmet alanında ve altyapılarda etkin rekabetin sağlanamamış olması alternatif işletmecilerin ortaya çıkmasını ve faaliyetlerini güçleştirmekte, hizmet kalitesi ve maliyet arasındaki dengenin kullanıcı aleyhine bozulmasına neden olmaktadır.

Diğer yandan, telekomünikasyon hizmetleri üzerindeki ağır vergi yükü ve geniş bant erişim altyapılarının yeteri kadar yaygın olmaması da telekomünikasyon hizmetlerinin kullanımını etkileyen diğer faktörlerdir.

Bilgi toplumuna geçiş sürecinde telekomünikasyon sektörü için öncelikli konular; hizmet ve altyapılarda etkin rekabetin tesis edilerek alternatif hizmet ve altyapıların ortaya çıkmasının sağlanması ve çeşitliliğin artırılması, diğer ülkelere kıyasla oldukça yüksek olan vergilerin makul seviyelere çekilmesi ve geniş bant haberleşme altyapısının yaygınlaştırılmasıdır. Rekabet ortamının iyileştirilmesi ve vergilerle ilgili düzenlemelerin tamamlanması halinde sektördeki yatırımların önemli oranda artma potansiyeli bulunmaktadır.

Ülkemizde bilgi teknolojileri sektöründe öne çıkan sorunlar ise finansal güç, yetkinlik, deneyim ve ölçek boyutundadır. Bu sektördeki en büyük 20 firmanın yaş ortalaması 13'tür. Pazarın darlığı ve dikey pazarlardaki sınırlı gelişim nedeniyle firmalar deneyim ve teknik uzmanlık geliştirmekte zorlanmakta, dış pazarlara açılma konusunda yeterli olamamakta, yenilikçi çözümlerden ziyade fiyata dayalı rekabet büyümeyi güçleştirmektedir.

Bilgi teknolojileri şirketlerinin üretkenliğinin artırılarak, sektörün yurtiçinde gelişimi ve akabinde yurt dışı pazarlara açılımı büyümenin temel taşlarını oluşturacaktır. e-Devlet uygulamaları başta olmak üzere, planlanan çok sayıdaki bilgi toplumu uygulaması sektöre doğrudan talep yaratacaktır. Bilgisayar okuryazarlığı ve sahipliğindeki artış da talep boyutundaki büyümeyi destekleyecek diğer bir unsurdur. İç pazardaki bu talep artışı firmaların finansal güçlerini artıracak, deneyim kazanmalarına ve referans oluşturmalarına katkı sağlayacak önemli bir fırsattır.

Türkiye'nin bölge pazarları, bilgi teknolojileri ihracatı için önemli potansiyel göstermektedir. Türkiye, 2010 yılına kadar yıllık yüzde 13,5 (Bileşik Yıllık Büyüme Oranı-BYBO) düzeyinde büyümesi beklenen Orta Doğu, Orta ve Doğu Avrupa yazılım ve hizmetler pazarının ancak yüzde 4'ünü oluşturmaktadır. Bu pazarlara açılma sektörün büyümesini ve Türkiye için katma değer yaratılmasını sağlayacak, ihracatı ve buna paralel olarak pazar büyüklüğünü önemli ölçüde artırabilecektir.

Bilgi ve haberleşme teknolojileri sektörü, bilgi toplumuna dönüşüm için kritik olan “sağlayıcı altyapıyı oluşturma” rolüne sahiptir. 2010 yılına kadar bu sektörde yapılacak atılımların sonuçları, Türkiye'nin bilgi toplumuna dönüşümünü temelden etkileyecektir. Hem telekomünikasyon alanında, hem de bilgi teknolojileri sektöründe Türkiye'nin sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi için doğru seçimlerin yapılması ve gerekli adımların atılması, Bilgi Toplumu Stratejisinden beklenen faydalara ulaşılmasını hızlandıracaktır.

ARGE ve yenilikçilik

Ülkemizin ARGE ve yenilikçilik düzeyi, OECD ve AB ülkeleriyle kıyaslandığında istenen konumda olmamasına karşın, son yıllarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Ülkemizin dünya bilimsel yayınlar endeksinde 2005 yılında 19'uncu sıraya yükselmesi, akademik bilgi üretiminde önemli bir kapasite oluştuğunu göstermektedir. Ancak, araştırma kapasitesindeki artış, araştırma kurumları ile reel kesim-piyasa arasındaki işbirliğinin istenen düzeyde olmaması nedeniyle gerektiği ölçüde teknoloji ve ticari ürünlere dönüşememektedir. Araştırma sonuçlarının yeterli oranda ürün ve hizmete dönüşümünü engelleyen diğer nedenler ise akademik kariyerin uluslararası yayınlardaki başarıya ağırlık vermesi ve reel kesimde, rekabet gücünün ARGE ve yenilikçilikle artırılmasına yönelik bilinç ve deneyim eksikliği nedeniyle yeterli talebin oluşmamasıdır.

ARGE ve yenilikçilik kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik olarak, bir çok kuruluş tarafından sağlanan çeşitli destekler bulunmaktadır. 2003 yılında kamunun bütçeden ARGE'ye aktardığı kaynak 2006 yılı fiyatlarıyla 162,2 milyon YTL iken, 2006 yılında 743 milyon YTL'ye ulaşmıştır. Toplam ARGE harcamalarının GSMH'nin yüzde 0.8'i düzeyine ulaştığı tahmin edilmektedir.

ARGE ve yenilikçilik kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla katılım sağlanan AB 6'ncı Çerçeve Programı önemli bir fırsat olarak ortaya çıkmıştır. Ancak, araştırma kapasitesinin yetersizliği nedeniyle Türkiye, sağladığı katkı oranında bir geri dönüş elde edememiştir.

TÜBHTAK koordinasyonunda hazırlanan “Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları: Vizyon 2003-2023” belgesinde ARGE ve yenilikçilik alanlarına ilişkin vizyon, misyon, hedef ve politikalar belirlenmiş olup, Bilgi Toplumu Stratejisinin ARGE ve yenilikçilik hedeflerinin belirlenmesinde bu belge esas alınmıştır.

Vizyon 2023 belgesinde, bilgi ve haberleşme teknolojilerine ilişkin vizyon “GSMH'sinin sürdürülebilir şekilde büyümesine, yarattığı markalar ve teknolojiler ile doğrudan, sağladığı haberleşme olanakları ve bilgi kaynakları üzerinden diğer sektörlere verdiği destek ile dolaylı olarak giderek artan oranda katkıda bulunan; ve en az üç alanda, dünyada ilk akla gelen ya da tercih edilen ülke konumuna gelmek” şeklinde ifade edilmiştir.

Bu vizyon doğrultusunda belirlenen stratejik teknoloji alanları ise bilgi ve haberleşme teknolojileri ile tasarım teknolojileridir. Bilgi ve haberleşme teknolojilerinde belirlenen öncelikli alanlar;

-Tümleşik-devre üretimi ve tümleşik-devre tasarımı teknolojileri,
-Görüntü birimleri üretimi teknolojileri,
-Geniş bant teknolojileri,
-Görüntü algılayıcılar üretimi teknolojileridir.

Tasarım teknolojilerinde ise bu alanda kazanılacak yetkinliğin; otomotivden elektroniğe, tıptan havacılık ve savunmaya kadar ülkemiz için önemli tüm sektörleri etkileyeceği öngörülerek aşağıdaki öncelikli alanlar belirlenmiştir.

-Bilgisayar destekli tasarım ve bilgisayar destekli imalat
-Sanal gerçeklik yazılımları ve sanal prototipleme
-Simülasyon ve modelleme yazılımları
-Karmaşık teknolojiler ve paralel ve dağıtık hesaplama yazılımları

Vizyon 2023'te ortaya konan ARGE ve yenilikçilik politikalarının Bilgi Toplumu Stratejisiyle ilişkisi aşağıdaki dört başlık altında değerlendirilmektedir:

-ARGE'ye sağlanan desteklerin etkinleştirilmesi,
-ARGE'ye dayalı, yenilikçi ve yüksek katma değerli bilgi ve haberleşme teknolojileri üretimine yönelik destekler,
-Uluslararası işbirliği,
-ARGE ve yenilikçilik faaliyetlerinde bilgi ve haberleşme teknolojilerinin kullanımı.
-Rekabetçi, Yaygın ve Ucuz Haberleşme Altyapı ve Hizmetleri

Bilgi toplumuna geçişte devlet, vatandaş ve işletmeler arasındaki ilişkilerin etkin şekilde yürütülmesine imkan veren haberleşme altyapı ve hizmetlerinin geliştirilebilmesi ve yaygın kullanımının sağlanması için telekomünikasyon sektöründe hizmet ve altyapılarda etkin rekabet ortamı tesis edilecektir. Bu yolla hızlı, güvenli, sürekli ve kaliteli haberleşme hizmetlerinin uygun maliyetlerle sunulmasının yanı sıra yeni teknolojilere dayalı telekomünikasyon altyapılarının kurulması için uygun ortam yaratılacaktır.

Ayrıca, kaynakların etkin kullanımını sağlamak ve yeni altyapıların kurulum maliyetlerini azaltmak üzere, işletmecilerin ortak altyapılar kurmaları özendirilecektir. Frekans kaynağının daha etkin kullanımını sağlamak ve bilgi toplumu hizmetlerinin yaygınlaşmasını desteklemek üzere karasal sayısal televizyon yayıncılığına geçilecektir.

Toplumun tüm kesimlerinin bilgiye hızlı erişim sağlayan geniş bant haberleşme hizmetlerinden faydalanabilmesi, bilgi toplumuna dönüşüm açısından önemli bir önceliktir. Telekomünikasyon sektöründe sağlanacak etkin rekabet ortamı, geniş bant altyapılarının geliştirilmesi ve bu altyapılar üzerinden sunulacak hizmetlerin kullanımını artıracak en önemli unsurdur. Bununla birlikte, bu süreci hızlandırmak ve geniş bant altyapılarının toplumun geniş kesimlerini kapsayacak şekilde yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla kamunun geniş bant hizmet alımları toplulaştırılacaktır.

Makroekonomik dengeler ve bilgi toplumuna dönüşümün sağlayacağı faydalar dikkate alınarak, haberleşme hizmetlerinin yaygınlaşmasını olumsuz etkileyen maliyetlerin azaltılması için veri ve İnternet hizmetleri üzerindeki yüksek vergi yükü azaltılacaktır. Maliyetlerin düşürülmesi, haberleşme hizmetlerinin yaygınlaşmasına ve oluşacak ağ etkisiyle ekonomide verimlilik artışına imkan sağlayacaktır. Bu yolla sağlanacak verimlilik artışının, 2010 yılı itibarıyla GSYİH büyüme hızında yıllık yüzde 0,38'lik artış sağlaması beklenmektedir. Ayrıca, haberleşme hizmetlerinin yaygınlaşması sonucu vergi tabanının genişlemesiyle toplam vergi gelirlerinin de artması öngörülmektedir.
Telekomünikasyon sektöründe rekabetin sağlanması için güncel ekonomik ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda gerekli düzenlemelerin yapılarak etkin şekilde uygulanması ve geniş bant erişim ağının yaygınlaştırılması temel hedeftir. Bu hedeflere ulaşmadaki başarı seviyesi üç ana kritere göre değerlendirilecektir:

-Sektörün rekabetçiliğinin düzenleme karnesi puanı bazında Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslaması
-Karasal geniş bant erişim altyapılarıyla kapsanan nüfusun toplam nüfusa oranı

Ülkemizin, halihazırda 170 civarında olduğu tahmin edilen düzenleme karnesi puanının, 2010 yılı itibarıyla 335'e çıkarılarak, rekabetçi ortamın oluşturulmasında AB'nin lider ülkelerini yakalaması hedeflenmektedir. 2010 yılında, geniş bant altyapılarının nüfusun yüzde 95'i için erişilebilir olacak şekilde yaygınlaştırılması öngörülmektedir. Geniş bant erişim yaygınlığının artırılması yanında, bir yandan vergi oranlarının düşürülmesi, diğer yandan artan rekabet sonucu geniş bant erişim maliyetlerinde önemli bir düşüş gerçekleşmesi beklenmektedir. Sonuç olarak, 2010 yılında aylık geniş bant erişim maliyetlerinin, OECD ülkeleri ortalaması olan kişi başı milli gelirin yüzde 2'sine düşürülmesi hedeflenmektedir.

-Telekomünikasyon Sektöründe Rekabetçi Ortamın Oluşturulması

Telekomünikasyon sektöründe rekabet ortamı, sektördeki oyuncuların etkinliklerinin yanı sıra, Telekomünikasyon Kurumu tarafından bu oyuncuların beklenti ve şikayetleri de göz önünde bulundurularak yapılan düzenlemeler ve yetkilendirmeler ile şekillendirilmektedir. Mevcut rekabet ortamının iyileştirilmesi için atılacak öncelikli adımlar, halen üzerinde çalışılan; yeni nesil mobil sistemler ve geniş bant telsiz erişim sistemleri yetkilendirmeleri gibi düzenlemelerin hayata geçirilmesidir. Yapılacak düzenleme ve yetkilendirmeler, büyük oranda kamuya ek bir maliyet gerektirmeyen ve hızlı sonuç alınabilecek çalışmalardır. Ayrıca, güncel ekonomik ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda gerekli düzenlemelerin yapılarak etkin şekilde uygulanması rekabet ortamının sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir.

Diğer taraftan, yerleşik işletmecinin hem diğer işletmeciler için altyapı sağlayıcısı olması hem de bu işletmecilerle aynı hizmet pazarlarında rekabet ediyor olması nedeniyle tarifelendirmelerde yaşanan sorunları azaltmak ve maliyet esaslı fiyatlandırmanın uygulanabilirliğini artırmak amacıyla, yerleşik operatörün toptan ve perakende hizmet birimlerinin ayrıştırılmasına yönelik bir fizibilite çalışması yapılacaktır.

Haberleşme hizmetlerinde vergi düzenlemesi
Haberleşme hizmetleri üzerindeki vergiler, hizmet sunum maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Katma Değer Vergisine ek olarak alınan Özel Haberleşme Vergisi (ÖİV), vergi yükünü artırdığı gibi mobil ve sabit haberleşme hizmetlerine uygulanan farklı ÖİV oranları, benzer hizmetler arasında adil olmayan bir vergi yükü yaratmaktadır. Bu nedenle, ÖİV, hizmetler arası farklılıkları ve hizmet sunum maliyetlerini azaltacak şekilde yeniden düzenlenecektir. Böylece, haberleşme hizmetlerine olan talep ve kullanım artırılacak, benzer mobil ve sabit hizmetler arasında eşit rekabet ortamı oluşturulacaktır.

Haberleşme altyapılarının yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi
Haberleşme altyapılarının yaygınlaştırılmasını sağlayacak yatırımlarda kaynakların etkin kullanımını sağlamak üzere işletmecilerin ortak altyapılar kurmaları özendirilecektir. Ayrıca, kamu talebinin toplulaştırılması suretiyle geniş bant altyapı yatırımlarının cazip hale getirilmesi ve yaygınlaştırılması sağlanacaktır.