Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı 2002 gerçekleşti

Yazılı basın sponsorluğu dergimiz tarafından yapılan büyük organizasyon tamamlandı. İstanbul Deklarasyonu telekomünikasyonun dünya çapında ortak vizyonu olacak.

ULAŞTIRMA Bakanı Oktay Vural, ITU tarafından İstanbul’da düzenlenen Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nın sonunda kabul edilen İstanbul Deklarasyonu’nun tüm dünya çapında telekomünikasyonun ortak vizyonu olarak kabul edileceğini bildirdi.
Vural, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal’la 16 Mart 2002’de Ankara’da düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkiye’nin bu konferansı başarıyla gerçekleştireceğine ve bu toplantının ülke tanıtımıyla ilgili önemli bir fırsat olacağına işaret etmişti.
Konferansın turizme 15 milyon Dolar’lık döviz girdisi sağlayacağını söyleyen Vural, konferansın Türkiye ile görüşmelere de zemin hazırlamış olacağını kaydetti.
Vural, konferansın dünyada telekomünikasyonun gelişme durumu, evrensel erişim, enformasyon ve iletişim teknolojileri altyapısının geliştirilmesi ve yeni teknolojiler ile yeni hizmetlerin uygulamaya konulması, az gelişmiş ülkeler için özel programlar, sayısal uçurumun giderilmesi için kısa vadeli eylem planı, Internet’in ülkelere ve bölgelere götürülmesi açılarından önemli olduğunu vurguladı.
Fatih Mehmet Yurdal da konferansa katılımcı sayısının 1250’nin üzerinde olduğuna işaret ederek bütün katılımcıların kendi masraflarını karşıladıklarını, böylece en az 20 trilyon liranın ülkeye gireceğini kaydetti. Kurum’un konferansın organizasyonunu yaptığına dikkat çeken Yurdal, konferansta gelişmiş ülkeler ile geri kalmış ülkeler arasındaki sayısal uçurumun gündeme geldiğini söyledi. Yurdal, konferans sonunda kabul edilen ‘İstanbul Eylem Planı’nın ITU’nun faaliyetleri olarak ortaya çıkacağını bildirdi.
Yurdal, sayısal uçurumu Internet’te demokrasi ve eşitliğin bozulması olarak algıladıklarını söyleyerek, “Öyle ülkeler var ki, telefon altyapısı bile yok. Özel sektörü bu işin içine nasıl çekeceğiz? Afrika’nın bir ülkesine telefon götürmek için nasıl uydu teknolojisi kurulacak? Tüm bunlar tartışıldı” diye konuştu.

Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Raporu açıklandı
ITU ve Telekomünikasyon Kurumu tarafından ortaklaşa düzenlenen Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı öncesinde yapılan basın toplantısında (17 Mart 2002), ‘Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Raporu ve 2002 yılında Telekomünikasyon Reformunda Eğilimler Raporu’ açıklandı. Toplantıda, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal, ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi, ITU Telekomünikasyon Kalkınma Bürosu Başkanı Hamadoun I. Toure, ITU Veri ve İstatistik Bölümü Başkanı Micheal Minges, Telekomünikasyonda Reform Eğilimleri çalışmasının yazarı Susan Schorr söz aldılar.
ITU Genel Sekreteri Utsumi, dört yıl önce Malta’da düzenlenen toplantıdan bu yana telekomünikasyon sektöründe büyük değişimler yaşandığına dikkat çekerek, bu süre içerisinde gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ya da gelişmemiş ülkeler arasındaki sayısal uçurumun büyüdüğünü açıkladı. Utsumi, günümüzde dünyada daha fazla insanın enformasyon ve telekomünikasyon teknolojilerinden yararlandığını ancak, bu sektördeki gelişmeler devam ettikçe gelişmiş ve az gelişmiş ya da gelişmemiş ülkeler arasındaki uçurumun arttığını kaydetti. Konferansın işleyişi hakkında bilgi veren Utsumi, İstanbul’un konferansın düzenlendiği on gün boyunca sayısal uçurumun tartışıldığı merkez olacağını belirtti.
Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Yurdal, önümüzdeki dört yıl içerisinde ITU Kalkınma Bürosu’nun yapacağı faaliyetler ile gelişmemiş ya da az gelişmiş ülkelere götürülecek altyapı ve Internet’le ilgili çalışmaların planının Türkiye’de yapılacağını anlattı. Bu planın dört yıl içerisinde ITU tarafından uygulanmasının isteneceğini dile getiren Yurdal, sayısal uçurumun giderilmesine ilişkin yapılacak faaliyetlerin konferans çerçevesinde belirleneceğini söyledi. Yurdal, Türkiye’nin sayısal uçurumun neresinde olduğuna ilişkin konumunu da değerlendirerek, Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekti. Yurdal, sadece gelişmiş ülkelerle gelişmemiş ülkeler arasında uçurum bulunmadığına işaret ederek, “Aynı ülkede gelişmiş bölgelerle gelişmemiş bölgeler arasında bile sayısal uçurum var” dedi. Yurdal, ITU bünyesinde faaliyet gösteren ülkelerin bağımsız düzenleyici kurumlarının sayısının 115’e ulaştığını dile getirerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin düzenleyici kurumu ilk lisanslarını verdi. Internet servis sağlayıcılara, uydu platform işletmecilerine, uydu operatörlerine ve diğer bazı operatörlere lisans verildi. Bu bir dönüm noktasıdır. Diğer ülkelerde de ITU’nun koordinatörlüğünde bağımsız regülasyon otoriteleri oluşuyor ve sektörlerin düzenlenmesi sağlanıyor.”

Türkiye sayısal uçurumun giderilmesinde üzerine düşen görevi yapacak
ITU Kakınma Bürosu Başkanı Toure, yeni hazırlanan Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Raporu ve 2002 Yılında Telekomünikasyon Reformunda Eğilimler Raporu’nda telekomünikasyon konusunda temel bilgilerin yer aldığını söyleyerek, bu raporların düzenleyici kurumların karşılaşacakları sorunların çözümünde kurumlara yardımcı olacağını kaydetti.
Toure, konferansın ITU’nun Türkiye’de gerçekleştirdiği ikinci toplantı olduğuna değinerek, birinci toplantıdan çok memnun kalmaları nedeniyle ikinci bir toplantıyı da Türkiye’de yapmaya karar verdiklerini ifade etti. Telekomünikasyon sektörünün çok güçlü tarafları olduğunu belirten Toure, telekomünikasyonun, kalkınmanın aracı ve lokomotifi olduğunu vurguladı. Toure, sayısal uçurumu kapatmak için konferans kapsamında bir taahhüt beklenildiğine işaret ederek, İstanbul Eylem Planı’nın ITU’nun stratejik planını ve çalışmasını ortaya koyacağını bildirdi. Hükümetlerin ve bireylerin sayısal uçurumu kapatmanın gerekliliğine inanmalarının zorunlu olduğunun altını çizen Toure, “Üye ülkeler sayısal uçurumu kapatmak için somut önerilerle ortaya çıkacaklar” dedi. Toure, konferansın
hazırlığı sırasında her ülkeden birer koordinatörün geldiğini ve bölgelerin önceliklerini ortaya koyduklarını söyleyerek, her ülkenin kendi planını incelediğini dile getirdi. ITU’nun telekomünikasyon sektöründe uzun yıllardır politik ve stratejik bir rolünün bulunduğunu kaydeden Toure, her ülkenin kazanır durumda olması gerektiğini vurgulayarak, Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Raporu ve 2002 Yılında Telekomünikasyon Reformunda Eğilimler Raporu hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
ITU Veri ve İstatistik Bölümü Başkanı Minges, telekomünikasyon sektöründe son yıllarda yaşanan önemli bir gelişme olarak; az gelişmiş ülkelerin 2001 yılı içerisinde yüz hane başına düşen telefon sayısında kayda değer artışlar sağlanmasını gösterdi. Minges, bu ülkelerin büyük çoğunlukla da mobil telefon pazarındaki rekabete bağlı olarak dünyanın en hızlı gelişme oranına sahip olduklarını söyledi. Artık yüz hane başına düşen telefon sayısı gibi geleneksel ölçütlerin dışına çıkıldığını, konferansın ülkelerin ekonomik gelişmişliğine bağlı olarak yeni hedefler önereceğini ifade eden Minges, gelişmiş ülkelerde Internet erişiminde yüzde 50’lik bir düzey yakaladıklarına işaret ederek, gelişmekte olan ülkelerde ise mobil haberleşmenin yüzde 90 kapsama oranına ulaştığını belirtti.
Minges, bilgi ve haberleşme teknolojilerinin faydalarının arttırılması ve yatırımların yönlendirilmesinde düzenleyici otoritelerin önemli bir role sahip olduklarını vurgulayarak, “1990 yılında sadece 13 ülkede düzenleyici otorite bulunurken, 2001 yılı itibariyle 115 ülke düzenleyici otoritesini kurmuş bulunmaktadır. Bu rakam ITU üyelerinin yüzde 60’ına tekabül etmektedir” diye konuştu.
ITU’nun telekomünikasyon sektörünün durumuyla ilgili her yıl bir rapor yayınladığını dile getiren Minges, bu yılki raporda ‘Telekomünikasyonun Yeniden Keşfi’ temasını işlediklerini söyledi. Minges, hükümet ve mevzuat düzenleyicilerin sayısal uçurum konusunu yeniden gözden geçirmelerinin zorunlu olduğunun altını çizdi. Minges, ITU üyesi ülkelerin telekom operatörlerini özelleştirdiklerine
dikkat çekerek, Türkiye’de de Telekom’un henüz özelleştirilmemiş olmasına karşın, üç tane özel GSM şirketinin bulunduğunu kaydetti. Minges, sayısal uçurumu telekomünikasyonda kayıp halka olarak nitelendirirken, Internet’e erişimde de bu uçurumun ortaya çıktığını söyledi.
Telekomünikasyonda Reform Eğilimleri çalışmasının yazarı Schorr, sayısal uçurumu kapatmak için telekomünikasyon ve enformasyon teknolojilerine erişebilmek gerektiğine işaret ederek, erişimin altyapı ve ağ servisleriyle genişletilebileceğini kaydetti. Ulusal düzenleyici kurumları etraflarını aydınlatan fenere benzeten Schorr, düzenleyicilerin görevinin servis sağlayıcıların faaliyetlerini kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Schorr, 189 ülkenin ITU’ya üye olduğunu hatırlatarak, sayısal fırsatların bu ülkelerin kalkınmasını hızlandıracağını vurguladı. Schorr, 189 ülkenin sayısal uçurumu kapatmak için diğer sektörlerinde de reform yapmaları gerektiğini anlattı. Gelişmekte olan ülkelerin yüzde 80’inin telekomünikasyon sektörüne ilişkin mevzuatlarını hazırladıklarını belirten Schorr, “Hükümetlerin rekabet, lisanslama, fiyatlandırma için düzenleyici kuruma ihtiyaçları var. Ülkelerin piyasalarını liberalleştirmek için yasa hazırlamaları yeterli değil, önemli olan bu yasaların etkin olması” şeklinde konuştu. Schorr, ITU’nun düzenleyici kurumlara yardımcı olmaya çalıştığını belirtti.
Toplantının sonunda basın mensuplarının sayısal uçurum ve diğer çeşitli konulara ilişkin sorularını cevaplandıran konuşmacılar, sayısal uçurumun giderilmesi için gerekli finansman kaynağın nasıl sağlanacağını anlattılar. Yurdal, özel sektörün sayısal uçurumun giderilmesinde nasıl yer alacağının konferans kapsamında tartışılacağını belirterek; teknik, idari ve finans konularında henüz bir proje geliştirilmediğini ifade etti. Toure ise, ITU’nun dört yıl önce hazırladığı eylem raporundan söz ederek, raporun gelişmekte olan ülkelere nasıl yardımcı olunacağını, yeni teknolojilerin nasıl tanıtılacağını, kırsal kesimin ihtiyaçlarını, finansman konusunu, ITU’nun özel sektöre açık olduğunu ve 600’ün üzerinde özel sektör üyesi bulunduğunu, insan kaynaklarını geliştirme projesini içerdiğini söyledi.
SEZER, “Bilgi teknolojilerinden yararlanılmasında Türkiye üzerine düşeni yapmaya hazır”
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye’nin bilgi teknolojilerinin yararlarının herkese ve gelişmekte olan ülkelere ulaştırılması için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu bildirdi.
Sezer, Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nın 18 Mart 2002’de düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin konferansı hükümetler, sivil toplum örgütleri ve ekonominin diğer birimleri arasında sorunların çözümüne yönelik bir işbirliğinin başlatılması için fırsat olarak gördüğünü kaydetti. Türkiye’nin teknoloji uçurumunun giderilmesine yönelik çalışmalara özel bir önem verdiğinin üzerinde durarak, “Ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojileri alanındaki yarışın sürdürülmesi ve bu kesimde rekabet için uygun bir ortam sağlanması amacıyla hükümetin rolünün artırılması planlanmıştır” diye konuştu. Sezer, Türkiye’nin araştırma ve geliştirme çalışmalarının desteklenmesinin yanında kamu hizmetlerinde hükümet yapısının küçültülmesinde önemli adımlar attığını ifade etti. Telekomünikasyon hizmetlerinin daha verimli ve eşit biçimde sağlanması amacıyla birtakım düzenlemeler gerçekleştirildiğine işaret eden Sezer, yeni kuşak mobil telekomünikasyon hizmetlerinde lisans verilmesi için gerekli hazırlıkların başladığını kaydetti. Sezer, hükümetin tüketici haklarının korunması, tüketicilerin telekomünikasyon altyapısı ve hizmetlerinden uygun fiyatlarla yararlanmaları, Internet hizmetlerinin özel sektör ve tüketici ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi için ulusal bir planın oluşturulmasına yönelik tüm önlemleri alacağını bildirdi. Sezer, küresel telekomünikasyon piyasalarında son yıllarda yaşanan yapısal değişimlerin Türkiye’de de bazı yasal değişiklikler yapılmasını zorunlu kıldığını söyledi. Yasal değişiklikler sonucunda saptama, düzenleme ve işletme işlevlerinin birbirinden ayrıldığına dikkat çeken Sezer, yönetsel ve mali özelliğe sahip olan Telekomünikasyon Kurumunu’nun oluşturulduğunu kaydetti.
Sezer konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeni iletişim teknolojilerinin yarattığı belli başlı tehlikelerden biri; bu teknolojilere yalnızca belirli ülkelerin ve çevrelerin sahip olmaları; diğer ülkelerin bilgi toplumundan ve onun getirdiği olanaklardan yararlanamamalarıdır. Bu konferansın bir amacı da bilgi toplumu için ortak bir yönelim ve anlayış geliştirilmesi, özellikle telekomünikasyon kaynaklarına sahip olup, bunları rahatça kullanabilen ülkeler ile bunlara sahip olamayanlar arasında var olan uçurumun giderilmesine yönelik bir stratejik eylem planı hazırlanmasıdır.
Bu uçurum, zengin ile yoksul, eğitimli ile eğitimsiz, genç ile yaşlı, köy ile kent, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında giderek artan farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu farklılıkların zararlarının en aza indirilmesi için gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin telekomünikasyon hizmetlerine erişim olanaklarını artıran ve bu hizmetlerin maliyetlerini azaltan politikalar izlemeleri gerektiğini düşünüyoruz.”
 
Vural: “Türkiye telekomünikasyon altyapısına en fazla yatırım yapan ülkelerden biri.”
Ulaştırma Bakanı Oktay Vural, konferansın açılışında yaptığı konuşmada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ile kıyaslandığında Türkiye’nin, GSMH bakımından telekomünikasyon altyapısına en fazla yatırım yapan ülke konumunda olduğunu belirtti. Vural, Türkiye’nin 19 milyon sabit telefon hattı, yaklaşık 18 milyon da GSM abonesine sahip olduğunun altını çizerek, hane halkı başına 2,6 erişim hattı düşen ender ülkelerden birisi olduğunu vurguladı. Vural, ulusal telekomünikasyon altyapısının modernizasyonunun öncelikli bir devlet politikası olarak uygulandığına dikkat çekerek, Türkiye’nin 2000 yılına kadar düzenli olarak her yıl 1 milyonun üzerinde sabit telefon hattı yatırımı yaptığını ve telekomünikasyon cihaz sektörü için cazip bir pazar haline geldiğini söyledi. Telekomünikasyon sektörünün serbestleştirilmesi çalışmalarının sürdürüldüğünü dile getiren Vural, Türkiye’nin modern ve yüksek kapasiteli altyapısı; kablo TV, hücresel telefon ve Internet omurgalarıyla telekomünikasyon sektöründe dünyada önemli bir konuma geldiğine dikkat çekti. Vural, Internet abone sayısının önceki yıllara oranla yüzde 60’lık bir artış göstererek, yaklaşık 3 milyona ulaştığını söyledi.
Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nın ana temasının bilgiye erişimdeki adaletin sağlanmasına yönelik “Sayısal Uçurumun Azaltılması” olarak belirlenmesinin kalkınma politikaları açısından son derece önemli olduğunu belirten Vural, bölgelerarasında haberleşme ve bilgiye erişimdeki fırsatlar, kaynaklar ve erişimin dağılımındaki eşitsizliğin kaygı verici olduğunun altını çizerek, Birleşmiş Milletler (BM) ve ona bağlı ITU’nun sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkeler
arasındaki sayısal uçurumu ortadan kaldırmak yolunda somut adımlar attıklarını dile getirdi. BM tarafından Bilgi ve Haberleşme Görev Grubu kurulduğuna değinen Vural, ayrıca ITU’nun 2003’te Bilgi Toplumu ve Sayısal Uçurum konusunda Cenevre’de bir bildiri sunmayı planladığını açıkladı. Vural, konuşmasına şöyle devam etti: “Fakat, bütün bu adımlar, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki sayısal uçurumun ortadan kaldırılması için yeterli değildir. BM, ITU ve G-8 ülkeleri bu hususta daha hassas olmalı ve bütçelerinin bir kısmını sayısal uçurumu azaltmak adına bu ülkelere tahsis etmelidir.
Üzerinde durmak istediğim diğer önemli bir konu da Internet’in avantaj ve
dezavantajları arasında makul bir denge kurulmasıdır.”

Utsumi: “Dünya nüfusunun büyük çoğunluğu Internet’e ulaşamıyor”
ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi de konuşmasında dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunun Internet’e ulaşamadığına dikkat çekerek, ITU’ya üye 189 ülkeden 63’ünün Internet erişiminin yüzde 1’in altında olduğunu vurguladı. ITU’nun bugüne kadar katettiği yolun katetmesi gerekenden çok daha az olduğuna işaret eden Utsumi, telekomünikasyon sektörünün acil önlemler alarak hizmetin bütün ülkelere götürmesi gerektiğini söyledi. Utsumi, gelecek yıl gerçekleştirilecek olan Dünya Enformasyon Zirvesi öncesinde isteklerinin bütün dünyayı birbirine bağlamak olduğunu belirterek, “Küresel hedef olarak dünyadaki bütün köyleri birbirine bağlamamız gerekiyor. Bir eylem planı hazırlamamız ve bu amaca yönelik çalışmamız gerekiyor” şeklinde konuştu. 2001 yılında dünyada bir milyarın üzerinde telefon hattı bulunduğunu ve 570 milyar Dolar’lık gelir elde edildiğini söyleyen Utsumi, bu gelirin önümüzdeki yıllarda 1,5 trilyon Dolar’a ulaşacağını, mobil telefonlardan elde edilen gelirin de önümüzdeki yıllarda 1,2 trilyon Dolar’a ulaşacağını söyledi. Utsumi konuşmasına şöyle devam etti: “Hem kamu hem özel sektöre sesleniyorum. Dünyayı yeni bir çağa, telekomünikasyon teknolojilerinin olduğu bir dünyaya kavuşturmak için fiyatları tüketicilerin ödeyebilecekleri şekle dönüştürelim.”

İstanbul: Batıya Açılan Kapı

DÜNYA Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nın ilk gününde Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal başkanlığında gerçekleştirilen özel oturumda ‘sayısal uçurum’ tartışıldı. Katılımcılar, sayısal uçurumun üstesinden gelinebilmesi için bir eylem planı hazırlanmasını önerdiler. Eylem planının içeriğinde yer alacak konuların neler olacağına ilişkin önerilerin sunulmasının yanısıra uluslararası işbirliği, finans kaynaklarının birleştirilmesi, eğitimin geliştirilmesi ve özel sektörün katkısının özellikle sağlanması önerildi. Oturum kapsamında oluşturulan
çalışma grubunun konuya ilişkin bir rapor hazırlaması istendi.
Oturumun açılış konuşmasını yapan Ulaştırma Bakanı Oktay Vural, ülkelerin kamu politikalarında; Internet erişimi ve uygulamalarının geliştirilmesi konularına önem verilmesi ve ilgi gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Vural, sayısal uçurumun enformasyonun bir numaralı konusu olduğuna işaret ederek, sivil toplum örgütlerinin, çok uluslu şirketlerin ve vatandaşların bunu kapatmak için çalışmaları gerektiğini ve kaynakların birleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Oturumda; Rusya Komünikasyon ve Enformasyon Bakanı Leonid Reiman, Kameron Posta ve Telekomünikasyon Bakanı Maximin Paul Nkoue Nkongo, FCC Komiseri Kevin Martin, Suriye Haberleşme Bakanı Basheer Mohammed Al-Munajed, Tunus Haberleşme Bakanı Ahmed Friaa, Çin Bilgi Endüstrisi Bakan Yardımcısı Zhang Chun Jiang, Fransa Endüstri ve Ticaret Bakanı Christian Pierret ve Mısır Telekomünikasyon ve Enformasyon Teknolojileri Bakanlığı sözcüsü, bakanlıklar düzeyinde söz alan konuşmacılar arasında bulunuyorlardı. Fransa’da çeşitli düzenlemelerden sorumlu olan Jean Michel Humosh, Hindistan Komünikasyon Dairesi’nden Shyamal Ghosh, Pakistan Telekomünikasyon Yetkilisi Shehzada Alam Malik ve Malezya’dan Suriah Abd Rahman da konu üzerine çeşitli görüşler belirttiler.
Afrika Telekomünikasyon Genel Sekreteri Jan Mutai, Com-Citel’in başkanı Jose Pileggi-Veliz, Hindistan Telekomünikasyon Düzenleme Yetkili Dairesi Başkanı Maya Shenkar Verma, Worldspace üst düzey yöneticilerinden Noah Samara ve Cisco Kıdemli Müdürü Arthur Reilly çeşitli sunumlar yaptılar.
Sayısal uçurumu kapatma üzerine düzenlenen özel oturumda Uluslararası Telekomünikasyon Birliği üyesi devletler ve sektörel üyeler tarafından önerilen stratejik yaklaşımlar konferansın bütün üyelerinin hazır bulunduğu ayrı bir oturumda sunuldu ve Eylem Planı, Stratejik Plan ve İstanbul Bildirisi’ni de içermek üzere sonuçlar Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nın nihai raporunda ortaya konuldu.
SIEMENS Enformasyon ve Telekomünikasyon Şebekeleri Bölümü, konferansın açılış gecesi sponsoru oldu. ‘İstanbul: Batıya Açılan Kapı’ adını taşıyan konser ile gerçekleşen açılış, 18 Mart Pazartesi akşamı gerçekleşti. Üç bölümden oluşan konserde, klasik pop müzik orkestrası, etnik çalgılar ve Türk perküsyonları anonim Türk bestelerini seslendirdi.
Sanat yönetmenliğini Adnan Ergil’in yaptığı, 26 müzisyenin yer aldığı konser üç bölümden oluşuyordu. ‘Ses ve Renk’ adını taşıyan ilk bölümde, Türk müziğinden çeşitli besteler, jazz, blues ve pop jazz uyarlamaları ile Laço Tayfa Grubu tarafından sunuldu. ‘Ezgiler’ adlı ikinci bölümde anonim eserler klasik pop müzik orkestrası eşliğinde yer alırken, ayrıca bu bölümde bir de sema gösterisi sunuldu. ‘Ritm ve Dans’ adlı son bölümde ise ritm enstrümanları ve modern dans topluluğu eşliğinde Harem Grubu sahne aldı.

Türkiye ITU Konseyi’nde yer almak istiyor
ULAŞTIRMA Bakanı Oktay Vural, Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nın dördüncü gününde (21 Mart), yapılan çalışmaları değerlendirmek amacıyla Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal’la düzenlediği ortak basın toplantısında, Türkiye’nin ITU Konsey üyeliğine seçilmek istediğini açıkladı. Vural, Türkiye’nin ITU’yu kuran ilk 20 ülke arasında yer aldığını işaret ederek, Türkiye’nin ITU içerisinde uzmanlar düzeyinde yer alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin ITU toplantılarına aktif olarak katılmasının zorunluluğuna dikkat çeken Vural, ilk adımın konsey üyeliği için atılacağını kaydetti. Vural, bu isteklerini önümüzdeki Eylül ayında Fas’ta düzenlenecek bakanlar toplantısında dile getireceklerini ifade etti. Vural, ITU üyesi ülkelerin de Türkiye’nin konsey üyeliğine sıcak baktıklarını belirtti. Türkiye’nin, Batı
Avrupa ülkeleri içerisinde sayıldığına işaret eden Vural, İstanbul’da önümüzdeki dört yılın eylem planının hazırlandığını anımsattı. Vural, konferansa ilişkin değerlendirmesinde toplantıya 1250’nin üzerinde delege katıldığını, 40’a yakın bakanın oturumlarda yer aldığını, konferans kapsamında beş komite ve dört tane de çalışma grubu oluşturulduğunu söyledi. Konferansta 21 bakan ve iki bakan yardımcısının genel kurul çalışmalarında söz aldıklarını belirten Vural, çok sayıda ülke bakanıyla ikili temaslarda bulunduğunu söyledi. Vural ikili temaslara ilişkin şu bilgileri verdi: “Rusya Komünikasyon ve Enformasyon Bakanı Leonid Reiman ile Türkiye ve Rusya’nın işbirliği içerisinde olmaları gerektiğinin üzerinde durduk. Reiman, sayısal uçuruma ilişkin hazırladıkları plan ve telekomünikasyon sektörüne yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Tunus Haberleşme Bakanı Ahmed Friaa, Mayıs ayında Tunus’ta gerçekleştirilecek iki ülke heyetleri toplantısında ortak bir çalışma grubu oluşturulacağını, özel sektörün de telekomünikasyon işine çekilmesini ve Kuzey Afrika ülkeleriyle yaptıkları çalışmalarda Türkiye’nin imkanlarını değerlendirmesini istediklerini belirtti.
Fransa Endüstri ve Ticaret Bakanı Christian Pierret ile Türkiye ve Fransa arasındaki genel ilişkileri değerlendirdik. Fransız şirketlerinin Türkiye’de yatırım yapmalarıyla ilgili olarak konuştuk. Türksat 2A uydusunun kapasitesinin arttırılması, yeni uydu atılması ve Türk Telekom’un özelleştirme safhalarına ilişkin bilgi verdim. Kendileri beni Fransa’ya davet ettiler.
İspanya Haberleşme Bakanı ile de İspanyol şirketlerinin Türkiye’de yatırım yapmalarına ilişkin bir görüşme yaptık. İspanya’nın AB dönem başkanı olması nedeniyle, İspanya firması Telefonica’nın GSM konusu ve Türk Telekom’un özelleştirilmesine olan ilgisi ve Türk telekomünikasyon sektörü hakkında geniş bilgi verdim.
İsrail Haberleşme Bakanı Reuven Rivlin ile İsrail’in telekomünikasyon sektöründe katettiği gelişmeleri konuştuk. İsrail’de yapılacak telekomünikasyonla ilgili toplantıya beni davet ettiler.
Güney Afrika Cumhuriyeti Haberleşme Bakanı Dr. Matsepe Casaburri ise, GSM’le ilgili yapacakları özelleştirmeye ilişkin bilgi verdi. Bu teknolojilerin uygulanabilir standardizasyon ve harmonizasyon çalışmaları içerisinde olduklarını belirtti.
Afganistan Haberleşme Bakanı Abdul Rahim Saidjan’la da Afganistan’ın barış ve huzura kavuşmasına ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Telekomünikasyon sektöründe yapılacak yatırımlara ilişkin bilgi verdiler. Sektörün yeniden yapılanması sürecinde Türkiye’nin etkin rol oynamasını istediler. İki ülke arasında ne gibi bir çalışma yapılacağını belirlemek üzere bir çalışma grubunun oluşturularak Afganistan’a gönderilmesini kararlaştırdık.”
Toplantının sorular kısmında söz alan Yurdal, konferansın finansmanına ilişkin bilgi vererek, konferans bütçesinin 2 milyon Frank’ın üzerinde olduğunu ve bunun 700-800 bin Frank’ının Türkiye tarafından karşılandığını, konferansın Türkiye’ye getirisinin 20-25 milyon Dolar civarında olacağını ifade etti.