Türkiye geniş-bantta sınıfta kaldı

Fatma AĞAÇ

TELKODER tarafından hazırlanan “Geniş-bant Raporu”nda Türkiye'de geniş-bantın Türk Telekom'un ADSL konusundaki politikasına bağımlı olduğu vurgulanırken, OECD İktisadi Kalkınma ve İşbirliği Örgütü Raporu'na göre de sıralamada 27'inci olan Türkiye geniş-bantta sınıfta kaldı. Hızlı İnternet hizmetlerini tanımlayan genel bir terim olan ‘geniş-bant'ta Türkiye'nin sınıfta kaldığı bildiriliyor. Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) bünyesinde oluşturulan bir ekip tarafından hazırlanan “Geniş-bant Raporu”nda Türkiye'de geniş-bantın Türk Telekom'un ADSL konusundaki politikasına bağımlı olduğu vurgulandı. OECD İktisadi Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün raporuna göre de geniş-bant kullanım oranı sıralamasında 28 OECD ülkesi arasında 27'inci sırada yer alan Türkiye sınıfta kaldı. TELKODER de Osman Yılmaz Gözüm'ün başkanlığında ve Rifat Bayatlıoğlu'nun eş başkanlığında; Hasan Ç. Işık, Levent Toros, A. Suat Güzeloğlu, Alper Aydınalp, Tanju Erkoç, Dicle Eroğul, Gökhan Ayaydın, Dilek Salman, Biltor Uluçay, Cüneyt Morten ve Cem Doğrusöz'den oluşan ekibin, hazırladığı “Geniş-bant Raporu”nda çarpıcı açıklamalara yer verildi. Raporda, geniş-bant teknolojilerinden, bugün için yaygın olarak yurdumuzda sadece ADSL'in kullanılabildiğinin üzerinde durulurken, ancak bunun da hakkıyla olmadığının altı çizildi. Geniş-bant alanında hala serbestleşmenin sağlanamadığına dikkat çekilerek, “Telefon alt yapısı (telefon yeraltı kablo şebekesi) bu hizmete tam uygun olacak şekilde, ülke genelinde, Türk Telekom tarafından iyileştirilememiştir” denildi. Raporda, Türkiye'nin geniş-bantının Türk Telekom'un ADSL konusundaki politikasına bağımlı olduğuna işaret edilerek, Türkiye'nin bilgi toplumuna giden yolunun Türk Telekom'un kontrolünde olduğu vurgulandı. TELKODER Raporu'nda geniş-bant kapsamına giren Sayısal Abone Hattı-Digital Subscriber Line (DSL), Kablo TV-Kablo Platformu, Fiber Optik Kablo Temelli Hizmetler ve Geniş-bant Uydu Hizmetleri hakkında bilgi verildi. Geniş-bant kapsamında olan diğer hizmetler Telsiz, IMT 2000/3N-3. Nesil ve Elektrik Hatları Bağlantı (BPL) hizmeti ele alınmadı.

Türkiye'de geniş-bant kullanımı yüzde 3.1
Raporda, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde (AB) geniş-bant kullanım oranı ortalaması olan yüzde14'ün çok çok altında kaldığı belirtilerek, Türkiye'de geniş-bant kullanım oranının yüzde 3.1 olduğu kaydedildi. Raporda konuya ilişkin şu açıklamaya yer verildi: “Türkiye, bu yıl ilk kez, TELKODER'in girişimiyle üyesi bulunduğu Avrupa Rekabetçi Telekom Operatörleri Derneği “ECTA (European Competitive Telecommunications Association)” tarafından her üç ayda bir yayımlanmakta olan “Broadband Scorecard”a girmiştir, ancak istatistik değerler Türkiye'nin, AB ortalaması olan yüzde 14'ün çok çok altında yüzde 3.1'lik bir geniş-bant kullanım oranına sahip olduğunu göstermiştir. Türkiye'den daha az geniş-bant kullanım oranına sahip ülkeler ise; Yunanistan, Slovakya ve Polonya'dır. ADSL dışında diğer geniş-bant teknolojileri açından, Kablo Modem (Kablo TV) dahil, bu üç ülke ile beraber en alt sırada bulunmaktayız. Türkiye'nin potansiyeli bu değildir, yani doğal olan bu oranlar değildir. Sektörün dinamikleri çalıştırılabilseydi, çok daha yüksek oranlara çıkmış olabilirdik. Olması gereken oranlara ulaşamamamızın nedenleri, bu konuda geride kalmış ülkelerle aynıdır ve bunun baş nedeni ise pazarı hala yerleşik operatörün, Türk Telekom'un idare etmesidir. Telekomünikasyon Kurumu'nun (TK) ve tabii ki siyasi iradenin pazardaki geniş-bant seçeneklerinin çeşitliliğini artıracak uygulamaları başlatması için daha fazla beklenmemelidir. Bugün yurdumuzda eldeki tüm olanaklara rağmen, ne yazık ki hala kullanıcı için “ya al, ya vazgeç” şeklinde tek bir seçenek sunulmaktadır. Seçeneğin bol olduğu ve serbestleşmenin sağlandığı piyasalardaki istatistikler bu alandaki başarıları göstermektedir. Geniş-bandın yolunu hep birlikte açalım ki, o yoldan bilgi toplumuna doğru adım atabilelim.

Ulaştırma Bakanlığı ve TK'den beklentiler
Raporda, geniş-bant konusundaki sorunlar için Ulaştırma Bakanlığı ile Telekomünikasyon Kurumu'ndan beklentiler ise şöyle sıralandı: “DSL pazarında rekabetin tesis edilmesi 2007 yılında mutlaka sağlanmalıdır. DSL alanında alternatif operatörleri yatırıma teşvik edecek bir tarife yapısına geçilmelidir. Rekabetin ve gelişmenin anahtarı olan Yerel Ağın Paylaşıma Açılması en kısa zamanda sağlanmalıdır. TÜRKSAT ve Kablo TV şebekelerine yatırım yapmış, Kablo Platform İşletmesi Hizmetleri Lisansı'nı almış özel sektör şirketleri arasındaki yargı sürecinin tamamlanması beklenilmeden ruhsat almış Kablo TV firmalarının hizmet vermeye başlaması sağlanmalıdır. TÜRKSAT'ın fiili tekeline son verilmeli Kablo Platform Hizmeti İşletmecisi Lisansı almış olan (eski Gelir Ortağı) firmaların yaptığı Kablo TV yatırımları dışında az da olsa, TÜRKSAT tarafından yatırımı yapılmış Kablo TV şebekeleri de özelleştirilmeli ve Devletin işletmecilikten çekilerek pazarın düzenlenmesi ve denetiminde Telekomünikasyon Kurumu etkili hale getirilmelidir. WiMAX Lisansları vakit geçirilmeden verilmelidir. Geniş-bant Telsiz (GTE) yetkilendirmesi en kısa zamanda yapılmalı ve lisans bedelleri makul seviyelerde tutulmalıdır. Uydu Haberleşmesinin kullanım ücretlerinin ucuzlatılmasının ve kalitenin artırılarak uydu haberleşme hizmetlerinin yurt sathına yaygınlaştırılmasının önündeki en büyük engel olan, Kamu Kuruluşlarına verilecek hizmetteki TÜRKSAT A.Ş. tekeli yapılacak hukuki düzenleme ile kaldırılmalıdır 3N lisansları en kısa zamanda verilmeli ve lisans bedelleri makul seviyelerde tutulmalıdır. MVNO düzenlemesi ivedilikle çıkarılmalıdır.

Geniş-bantta Türk Telekom fiili tekel
Raporda geniş-bant konusunda Türkiye'de Türk Telekom'un fiili tekelinin devam ettiğine dikkat çekilerek, geniş-bantta rekabetin önünün açılması gerektiği önemle vurgulandı. Raporda konuya ilişkin şu bilgiler yer aldı: “Günümüzde ülkemizde geniş-bant denilince akla (tek) gelen ADSL'dir. Kullanımı en yoğun olan ADSL Türk Telekom üzerinden alınabilen bir hizmet olmaya devam etmektedir. Bu durum rakamlarla sabittir; 2.300.000 ADSL aboneliğinin sadece yüzde 1'i “Al-Sat Yöntemi” ile rekabetçi telekom işletmecileri tarafından satılabilmiştir. Bunun sebebi işletmecilerin beceriksizliği veya iş bilmezliği değildir; Kendilerine dayatılan al-sat sözleşme şartları rekabeti engelleyen ağır şartlar içermektedir. Ülkemizde 2003'de çıkarılan yönetmelik ile öngörülen “Yerel Ağın Paylaşıma Açılması” 2007'de halen hayata geçirilememiştir. Dünyada Yerel Ağın Paylaşıma Açılması ile rekabetin sağlanacağı konusunda tam bir görüş birliği oluşmuş olmasına rağmen ülkemizde rekabet engellenmektedir. Rekabetçi telekom işletmecilerinin sunacakları ürün, hizmet ve fiyatlandırmalarını piyasada varolan Türk Telekom ve TTNet ADSL ürünlerinden farklılaştırabilecekleri, “Veri Akış Erişimi” hizmetleri de hayata geçirilememektedir. Bunun sebebi yukarıda ifade edildiği üzere işletmecilerin beceriksizliği veya iş bilmezliği değildir; Yine kendilerine dayatılan sözleşme şartları ve tarifeleri rekabeti engelleyen ağır şartlar içermektedir. Kablo TV'de (Kablo Modemde) TÜRKSAT'ın sebep olduğu uyuşmaz tutum, ve buna bağlı hukuki çekişmeler ile aidiyet tartışmaları ülkemizin kurulu haldeki tek alternatif altyapısının da geniş-bant erişim amaçlı kullanımını engellemektedir. Dünyada Kablo TV'de kabul görmüş olan, “açık erişim” halen yürürlüğe sokulamamaktadır. Kablo TV İşletmecileri kablo üzerinden halkımıza hizmet verememektedir. Bu nedenle, geniş-bant konusunda da Türkiye'de Türk Telekom'un fiili tekeli devam etmektedir. Ülkemizde abonelere erişim amaçlı kullanılabilecek olan “ WiMAX” benzeri uygulamalar, dünyada yapılanın tersine, ruhsatlanmadığından maalesef alternatif erişim gelişememekte ve halkımız geniş-bant hizmetini tek bir tedarikçiden almaya mahkum edilmektedir. Yine dünyada kabul görmüş olan hakim konumdaki GSM/UMTS işletmecilerinin hücresel GSM telefonu alt yapı hizmetlerinin ayrıştırılarak rekabetçi telekom işletmecileri tarafından satılabilmesi imkanları hali hazırda ülkemizde yaratılamamıştır. Tüm bu yukarıda sayılanlar nedeniyle ülkemizde geniş-bant üzerinde tekelleşmeler devam etmekte ve halkımıza demokrasinin gereği olan seçim hakkı verilmemektedir. Ülkemizde rekabetin, yatırımın, verimliliğin, refahın, içeriğin, eğitimin ve iletişimin gelişebilmesini teminen tüm dünyada faydaları kanıtlanmış olan Geniş-bant erişiminin önündeki engeller kaldırılarak alternatif işletmecilere imkan tanınmalıdır. Alternatif işletmeciler hazırdır, yeter ki geniş-bantta rekabet sağlansın

Geniş-bant nedir?
TELKODER Raporu'nda “geniş-bant”, hızlı İnternet hizmetlerini tanımlayan genel bir terim olarak nitelendirilirken, geniş-bant hızlı İnternet erişimine sahip kullanıcıların bilgi kaynaklarına çok hızlı olarak bağlanabildikleri, istedikleri bilgiye ucuza ve kısa zamanda ulaşarak işlerini görebildikleri; ayrıca kendilerine ait bilgileri içeren yazılı, sesli ve görsel dokümanları, iş yaptıkları kişi ve kuruluşlara kısa zamanda iletebildikleri belirtiliyor. Raporda, geniş-banda ilişkin ayrıca şu bilgilere yer veriliyor: “Geniş-bant İnternet aboneleri günlük hayatlarının her safhasında bilgiyi kullanarak çalışabildikleri için iş verimleri artar, diğer bir değişle birim zamanda çok iş yaparlar, çok değer üretirler. Geniş-bantlı hizmetlerin İnternet'e bağlantı hızı için dünya çapında kabul gören belli bir değer yoktur. Ülkemizde, Telekomünikasyon Kurumu tarafından, 128 Kbps'e kadar erişim sağlanan hizmetler dar-bant, 128 Kbps üzerinde erişim sağlayan hizmetler ise geniş-bant olarak tanımlanmıştır. Avrupa, Kuzey Amerika ve Uzakdoğu'nun Kore ve Japonya'yı içine alan bölgelerinde bugün, 20Mbps üzeri hızlar standart hale gelmektedir. Geniş-bant, aşağıda sıralanan yüksek hızlı iletim teknolojilerini içerir:
Sayısal Abone Hattı-Digital Subscriber Line (DSL)
Kablo TV-Kablo Platformu
Telsiz
IMT 2000 - 3N
Uydu
Fiber Optik
Elektrik Hatları Bağlantı (BPL)

Raporumuzda bu teknolojilerin ilk 6 tanesi incelenmiştir. Düşük ve orta gerilim elektrik hatları üzerinden yapılan geniş-bant bağlantılarının (BPL) hızı DSL ve Kablo Modem hızları mertebesindedir, ancak henüz bu teknoloji gelişme safhasında olup çok dar ve seçilmiş alanlarda kullanıldığı için rapora dahil edilmemiştir. Günümüzde, geniş-bant kullanımı ülkelerin gelişmişlik seviyelerini gösteren en önemli parametrelerden birisidir; nitekim bu husus AB'de “Geniş-bant, İnternet kullanımını değiştirecektir. Geniş-bant, ekonomik ve sosyal yararlarının çoğunu artan verimlilik ve inovasyon ile daha iyi ürün ve servisler olarak e-ticaret, eğitim, sağlık, e-devlet, iş hayatı, haberleşme ve eğlence uygulamaları aracılığıyla gösterecektir” ifadesi ile yer bulmaktadır.

OECD Raporu'nda Türkiye 27'inci
Öte yandan, 2006 yılının ikinci yarısı için, fiber dahil geniş-bant istatistiklerini yayınlayan OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development-İktisadi Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) Raporu'na göre Türkiye geniş-bantta sınıfta kaldı. Rapora göre Türkiye geniş-bant kullanım oranı sıralamasında 28 OECD ülkesi arasında 27'inci sırada yer aldı. Rapora göre OECD bünyesinde, nüfus bazında yüzde 29.3 geniş-bant kullanım oranı ile Danimarka lider konumdayken, Hollanda, Finlandiya ve İzlanda dahil diğer Kuzey Avrupa ülkelerinin de nüfus bazında en az yüzde 25'lik kullanım oranı değerleri ile dünya ortalamasının üzerinde performans gösterdiği bildirildi. Avrupa'da nüfus başına en yüksek abone artış oranlarına, Danimarka, Norveç, Hollanda, Finlandiya, Lüksemburg, İsveç ve İngiltere'nin ulaştığını belirten OECD Raporu'nda, geniş-bant kullanım oranında
İngiltere'nin, ABD'yi ve Fransa'yı geride bıraktığı vurgulandı.
Rapora göre; Almanya, göreceli olarak istikrarlı bir büyüme içinde iken, İtalya'daki durgunluk devam ediyor. Özellikle geniş-bant kullanım oranının yüksek olduğu ülkelerde eve kadar fiber bağlantıları, geniş-bant erişiminde giderek önemini artırırken, Haziran 2006'da, 6.3 milyon fiber abonesi ile Japonya, OECD ülkeleri arasında binaya kadar fiber bağlantılarında lider konumda. Danimarka'da elektrik şirketleri, fiber hatlarını gömmeye çalışırken son kullanıcıya kadar fiber döşemeye başlamış durumdalar. Kore ve Japonya'da, gittikçe artan oranlarda abone, fiber bağlantıya geçtiğinden, toplam ADSL abone sayısı düşmeye devam ediyor. Geniş-bant erişim tipleri içinde DSL bağlantılar, 28 OECD ülkesinde lider konumunu devam ettiriyor. Kanada ve ABD'de kablo modem aboneleri, DSL'i geçmiş durumda. OECD ülkeleri içerisinde 57 milyon abone ile ABD, en yüksek toplam geniş-bant abone sayısına sahip.