BüdüTÖR
 


Boş konuşmaya değil, çok çalışmaya ihtiyacımız var

İnsanların çenesi yoruluyor. Fısıltı gazetesinin tek konusu, 'maksat birileri servetine servet katsın' diye oluşturulmuş bir kriz. Ne gündem ama. Önümüz de 10 günlük bayram tatili. Herkes herşeyi bırakmış, telefon ve bilgisayar başında, boş yorumlar yapmakla meşgul. 'Laf olsun, torba dolsun' diye yapılan milyonlarca işe yaramaz diyalog. Geçenlerde, düzenledikleri bir toplantıda Siemens A.Ş. Genel Müdürü Zafer İncecik'in ses kirlenmesi hakkında söylediği sözler aklıma geliyor. Bana göre, krizin yarattığı bir başka sonuç da bol miktarda ses kirliliği. Ayrıca boşa harcanan zaman ve enerji.

Satışlar durduruldu. Fiyatların ne olacağı belli değil. Alıcı almış gardını beklemekte, satıcı fiyatlar ne olacak diye beklemekte, pazarlamacı 'şimdi iletişime geçsem, olumsuz cevap alırım' korkusu içinde beklemekte. Türkiye bir 'bekleme salonuna' dönmüş durumda.
IMF afallamış, hükümet kendi kazdığı kuyuya düşmüş, Cumhurbaşkanı birkaç cümlesinin bile nelere kadir olduğunun farkına varmış durumda.
İyi, güzel, hoş da; bütün bu 'göz göre göre saçma hatalar' dizisinin sonu biran önce gelmek zorunda. İnsan nefesini belli bir süreyle tutabiliyor, kendi kendimizi boğmamız mümkün olmadığına göre, bu belli süreyi aşamadan yaşam belirtileri göstermeye mecburuz. Bu benzetmeyi yapmamın nedeni, insanoğlunun kurduğu sistemlerin kendi anatomik sistemi ile paralel olduğuna inancım. O halde bu yaşanan kriz, beceriksiz(?) ya da kötü niyetli bir doktorun gerçekleştirdiği apandisit ameliyatına benzetilebilir. Hasta anlamsız ve gereksizce çok kan kaybedebilir ama öldürmek o kadar da kolay değil.
Tüm bu kriz ortamının ortadan biran önce kalkabilmesi için çözümün yine 'iletişim'de olduğuna inanıyorum. Ama her anlamda 'iletişim'den bahsediyorum. Hem gerçek anlamında, hem de sektörümüzün adı olarak.
Öncelikle, eğer gerçek anlamda, her düzeyde ve düzeyler arası iletişebilir, bilgiyi paylaşabilirsek, Türkiye kalkınma anlamında çok büyük adımlar atacaktır.
Eğer insanın temel bir ihtiyacı üzerine kurulu olan son yılların parlayan yıldızı ve Türkiye'mizin lokomotifi 'iletişim sektörü' işlemeye devam ederse, hep birlikte ışıldarız.
Haydi iş başına!

Saygılarımla,

Demet ZÜBEYİROĞLU