İsveç-Türkiye İşbirliğinde Önemli Bir Adım: It Day


İsveç Büyükelçiliği, İsveç Konsolosluğu Ticaret Merkezi ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), ortak bir etkinliğe imza attı: IT Day. IDC tarafından yapılan bir araştırma sonucunda, "dünyanın önde gelen bilişim ülkesi" olarak açıklanan İsveç, "'IT Day"de, "Bilgi Toplumu" olma yolundaki Türkiye'yle deneyimlerini paylaştı.
Türkiye'nin "Bilgi Toplumu"na geçişini hızlandırma misyonu ile projeler üreten TBV, Yunanistan'la gerçekleştirdiği işbirliği çalışmalarının ardından bu kez de Türk-İsveç işbirliği için ortak bir projede yer aldı. İsveç Büyükelçiliği, İsveç Konsolosluğu Ticaret Merkezi ve Türkiye Bilişim Vakfı tarafından "IT Day" adı altında 13 Şubat 2001, Salı günü Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen etkinliğe, iki ülkeden uzman konuşmacılar ve önemli siyasi isimler katıldı.
Etkinlikte Türkiye'den Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, TBMM Bilgi ve Bilgi Teknolojileri Grubu Başkanı ve DSP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Ziya Aktaş, Türkiye Bilişim Vakfı Başkan Yardımcısı Bülent Gönç ve DEİK Türk İsveç İş Konseyi Başkanı İshak Alaton ile İsveç'den İsveç Ticaret ve AB İlişkilerinden Sorumlu Eski Devlet Bakanı ve İsveç Ticaret Konseyi Başkanı Ulf Dinkelspiel, İsveç Büyükelçisi H.E. Henrik Liljegren, İsveç Eski Başbakanı ve Birleşmiş Milletlerin Balkanlara Özel Elçisi Carl Bildt, başta olmak üzere birçok uzman "bilgi toplumu" kavramını ele aldı

Bilişim Ülkesi: İsveç
Şubat 2000 tarihinde, Amerika'da yerleşik IDC araştırma firması tarafından 23 kriterli enformasyon, Internet, bilgisayar kullanımı, sosyal altyapı ve eğitim odaklı 5 kategoriden oluşan bir araştırma yapılmıştı. 55 ülkenin yer aldığı bu araştırma sonucunda, "Bilgi Toplumu Endeksi" oluşturulmuş ve İsveç, dünyanın önde gelen bilişim ülkesi olarak açıklanmıştı.
"Her eve bilgisayar projesi"nin bugün büyük kısmını hayata geçiren İsveç'te evlerin yaklaşık %70'inde bir bilgisayar bulunuyor. Internet kullanımının Amerika'dan daha yaygın olduğu İsveç'te, halkın %58'i Internet'e bağlanabiliyor. Amerika'da halkın %34'ü mobil telefona sahipken İsveç'te bu oran %68 olarak belirtiliyor. Bilişim ülkesi olarak nitelendirilen İsveç'te bilişim teknolojilerinin gelişimi için kamu ve özel sektör güç birliğinde bulunuyor. Bilinçli kullanıcı ise bu gelişim sürecinde lokomotif görevi görüyor.
Tüm bu gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda dinamik ve planlı bir gelişim süreci İsveç'i günümüzün bilgi toplumu haline getirdi. 50 yıl süren bu çalışmadan olumlu ve olumsuz örneklerin verildiği "IT Day", Bilgi Toplumu yolundaki Türkiye için farklı bir önem taşıyor. Türkiye'nin hedefe ulaşması için "yol gösterici" bir etkinlik olarak değerlendirilen "IT Day"de enine boyuna "bilgi toplumu" kavramı ele alındı. Öğle oturumu sonrasında saat 16:00'da basın mensupları için düzenlenen toplantıda soru cevap bölümüyle hedeflenen etkileşimli bilgi paylaşımı gerçekleştirildi.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI SAYIN MESUT YILMAZ YAPTIĞI KONUŞMADA TÜRKİYE'NİN GERÇEKLERİNİ AÇIKLADI

Türkiye, coğrafi konumu, demografik yapısı, tarihsel birikimi ve diğer özellikleriyle dünyanın en önemli devletlerinden biridir.
Demokrasisine ve ekonomisine ilişkin yapısal sorunlarına rağmen büyük bir ülkedir.
1980'li yıllarda başlayan ve süratle ilerleme kaydedilen dışa açılma süreci, ülke ve toplum olarak ufkumuzu açmıştır.
Yaşanan köklü dönüşüm süreci, Türk insanına küresel ölçekte düşünme ve girişimde bulunma vasfı kazandırmıştır.
1990'ların ilk yarısında ise devletteki dönüşüm, toplumdaki değişimin gerisinde kalmıştır.
Yapısal sorunlar, ülkenin ve insanımızın önünde yeniden birer engel olarak çıkmaya başlamıştır.
Bunun için hükümet olarak, kapsamlı bir istikrar programını uygulamaya koyduk.
Programın hedeflerine tümüyle ulaşması, Türkiye'ye potansiyelini çok daha iyi kullanma imkanı verecektir.
Bu çerçevede fevkalade önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Türkiye, istikrar programı sonuçları ile kalkınma arasında pozitif ilişki kurmayı başaran bir ülkedir.
Kendine özgü modeliyle hedefine doğru kararlılıkla ilerlemektedir. Bu pozitif ilişkinin yansımalarından birini de, bilgi toplumunun alt yapısını oluşturan enformasyon teknolojileri konusunda da gözlemek mümkündür. Henüz Avrupa birliği ortalamasına ulaşamamış olsa da, Türkiye'nin bu alanda kaydettiği hızlı gelişme dikkat çekicidir. Bu gelişme, uzun vadede Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne bütünleşmesi sürecinde, kilit bir rol üstlenecektir. Esasen, nüfusu ve coğrafi büyüklüğü itibariyle Türkiye'nin bu bakımdan farklı bir konumda değerlendirilmesi gerekmektedir. Örneğin, halen 16 milyon civarında olan GSM kullanıcılarının sayısının kısa bir zamanda 25 milyona ulaşması beklenmektedir.
Türkiye'de Internet kullanıcılarının sayısı bir yılda yüzde 74 gibi önemli bir oranda artmıştır. Bu oran giderek de yükselmektedir.
Bu da, mevcut alt yapısının güçlendirilmesi ihtiyacını doğuracaktır. Geçtiğimiz yıl çıkarttığımız telekomünikasyon yasası, önümüzdeki iki yıl içinde bu sektörde uluslararası hizmet ve rekabet şartlarının oluşmasını sağlayacaktır. Ancak, bilgi toplumu denince, sadece gelişmiş bir iletişim alt yapısından ibaret bir olgu düşünmemeliyiz. Türkiye'de bilgi teknolojileri kullanımının yaygınlaşması süreciyle paralel, bilinçli kullanıma davalı bir teknoloji kültürü oluşturmalıyız. Bu teknoloji kültürünü oluşturamama durumunda, bilgi devrimini Türkiye'de hanelere Internet erişimi sağlamaktan öteye götüremeyiz ve bilginin nimetlerinden ülkemizi tam anlamıyla yararlandıramayız. İsveç şirketlerinin, bilim, Internet ve mobil kurumsal çözümler konusunda dünya çapında başarıları bulunduğunu biliyoruz. İsveç firmaları, küresel pazarda söz sahibi olmalarına rağmen, Türk pazarında yeterince etkin gözükmemektedirler. Bu toplantıyı İsveç'in bilişim teknolojileri konusundaki birikimi ile işbirliği imkanlarının ortaya konulması bakımından faydalı bir çalışma olarak görüyorum. Türkiye'nin enformasyon teknolojileri ve bilişim sektöründe gerçekleştireceği atılımlarda İsveç'in katkısını görmekten büyük memnuniyet duyacağımızı belirtmek isterim. Öte yandan, bu ülkede yaşayan çok sayıda Türk vatandaşı bulunmasına karşılık İsveç ile aramızdaki sosyal, kültürel ve siyasal ilişkiler, maalesef yeterli düzeyde değildir. Ekonomik işbirliğinin, diğer ilişkilerde de canlanmaya yol açacağına inanıyorum.

DSP İstanbul Milletvekili TBMM Bilgi ve Bilgi Teknolojileri Grubu Başkanı
Prof. Dr. Ziya Aktaş; Bilgi Toplumu ve Türkiye Konulu Basın Açıklaması Yaptı.

Bilgi teknolojileri araçları dediğimiz bilgisayar ve Internet gibi iletişim araçlarındaki çok hızlı gelişmeler sonucu insanoğlu bilgiyi (veri-haber-bilgi) insanlık tarihinde şimdiye kadar görülmemiş hızda ve boyutta erişir, kullanır ve paylaşır olmuştur. Bu oluşum tüm dünyada adına 'Endüstri-Ötesi Toplum' veya daha doğrusu 'Bilgi Toplumu' dediğimiz yeni bir toplumu yaratmaktadır. Böyle bir toplumda devlet yönetiminden ekonomiye, ticarete, iş hayatına, hatta günlük yaşantımıza kadar her şey çok yakından ve derinden etkilenmekte, yeniden yapılanıp yeni kurallara ve yöntemlere göre işler hale gelmektedir. İstese de istemese de bireylerin hatta ülkelerin bu oluşumun dışında kalabilmeleri olası görünmemektedir.
Avrupa Birliğine aday ülke konumundaki ve küreselleşen dünyada iş hayatında, ticarette, ekonomide, siyasette,bilimde ve teknolojide önemli bir yeri olan ve olması gereken Türkiye'nin böyle bir oluşumun dışında kalması hatta kalabilmesi söz konusu dahi olamaz. Bu alanda gerekenler daha fazla zaman yitirmeden gerçekleştirilmelidir.
Konuşmada, bilgi ve bilgi teknolojileri alanında dünyadaki gelişmelere kısaca göz atıldıktan sonra bilgi toplumunun özellikleri özetlenmiş, ardından ABD, Japonya ve Avrupa Birliğindeki gelişmeler özetlenmiştir. Türkiye'deki durum kısaca aktarıldıktan sonra Bilgi Toplumunun gerektirdiği kurumsal yapılanma üzerinde durulmuş, TBMM Bilgi ve Bilgi Teknolojileri Grubu üyesi milletvekilleri tarafından hazırlanıp Sayın Başbakan ve Sayın Başbakan yardımcılarına sunulan ve Türkiye'de Bilgi Toplumu Bakanlığının kurulmasını öngören bir yasa tasarısı taslağı hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Konuşmada ayrıca, eEurope adıyla Avrupa Birliğinde bir yıl önce başlatılan ve önümüzdeki yıllarda Avrupa'yı bilgi toplumuna dönüştürmeyi amaçlayan girişimde Türkiye'nin de katkıda ve katılımda bulunma isteğine de yer verilmiştir.

Kimler Neler Söyledi

"Hızla mobil bilgi toplumunu oluşturuyoruz. Kablosuz teknoloji ile Internet'in evliliği, hareket halindeki kullanıcılara sınırsız iletişim olanakları sunmaya başladı ve sunmaya devam edecek. Türkiye de bu gelişmelerin bir parçası. İsveç Ticaret Merkezi'nin önderliğinde düzenlenen
"IT-DAY"in, Türkiye'deki mobil bilgi toplumu yolculuğuna bir katma değer olacağına inanıyorum. Mobil Internet'in dünyada olduğu gibi Türkiye'de de gelişmesinde lider bir oyuncu olan Ericsson'un bu etkinlikte yer alması bizleri mutlu ediyor"
Ersin Pamuksüzer
Genel Müdür
Ericsson Türkiye

"Yapı Kredi teknoloji ve yeniliklerde öncü olmuş bir kurum olarak, yeni ekonominin sürücü güçleri Internet bankacılığı, mobil Internet, e-hizmetler gibi konulara verdiği önemi anlatmak, finans sektörüne bu alanda yön vermek ve bu konulardaki çalışmalarım paylaşmak amacıyla IT-DAY'e katılmıştır"
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.

"Bilgi Teknolojileri konusunda gelmiş olduğu nokta, yapmış olduğu yatırımlar ve sahip olduğu en yüksek Internet kullanım oranıyla dünya lideri olan İsveç ile "geleceğin bilgi toplumu" vizyonumuzu paylaşabilmek büyük bir fırsat. Bu olanağı sağladığı için İsveç Ticaret Merkezi 'ne teşekkür ederiz."
Savaş Ünsal
Genel Müdür
SuperOnline

"Günümüzde teknolojinin "yeni bir dünya" yaratmakta olduğuna şahit oluyoruz. Gelecekte, bilginin ve teknolojinin daha da ön plana çıkacağına inanıyoruz. Yüksek teknolojinin yaygınlaşmasını, daha kolay anlaşılabilir olmasını ve en önemlisi insancıl bir boyuta taşınmasını istiyoruz.
Teknoloji günlük yaşamda insanlara pratik çözümler sunmalı, yaşamı daha kolay ve eğlenceli bir hale getirmeli, insanların aileleriyle daha çok vakit geçirmelerine yardımcı olmalı. Ofisinizdeyken sizinle ve evde diğer ürünlerle iletişim kurabilen, markete sipariş verebilen, ekranından size nasıl yemek yapılacağını gösterebilen Electrolux "Screenfridge" adlı buzdolabımızın altında da bu felsefe yatıyor.
IT-DAY'in, "yeni dünya"ya dair bilginin, diğer firmalar ve tüketicilerle paylaşılmasına önemli katkılar sağlayacağına, İsveç ve Türkiye'de bilgi teknolojisine yatırım yapan firmalar arasında bilgi paylaşımına aracılık edeceğine inanıyoruz. Türkiye, büyüyen bir potansiyel pazar olarak önümüzdeki yıllarda sadece İsveç'li yatırımcıları değil, tüm Avrupa ülkelerinden yatırımcıları çekecek bir ticaret merkezi olacaktır. Türkiye, son 10 yıldır bilgi teknolojisine yaptığı yatırımlarla, yeni ekonomide de var olduğunu ve önümüzdeki yıllarda Avrupa ülkeleri arasındaki konumunu daha da sağlamlaştıracağını göstermektedir.
Electrolux olarak biz de bu süreci desteklemek ve bir parçası olmaktan mutluluk duymaktayız."
Nevio Pollesel
Genel Müdür
Electrolux A.Ş.

BİLİŞİM ÜLKESİ İSVEÇ

Yüzölçümü bakımından Avrupa'nın büyük ülkelerinden biri olan İsveç, nüfusunun azlığı ve ülke sathına dağılmış olması nedeniyle güvenilir ve verimli çalışan bir iletişim sistemi kurmaya zorunlu kalmıştır. Bu, İsveç'in hem sosyal hem de ekonomik gelişiminde büyük rol oynamıştır. 1940'lı senelerde İsveç Telekom İdaresi'nin (bugünkü ismi Telia) misyonu; "Her eve bir telefon - herkes için eşit koşullarda" olarak şekillenmişti. Bunun anlamı ülkenin her köşesindeki kullanıcılara, aynı fiyata ve aynı şartlarda, telefon hizmetinin ulaştırılması idi.

İsveç'de Her Evde Bir Bilgisayar!
İsveç'in 1940'lardaki her eve bir telefon sağlayabilmeye yönelik düşünce tarzı, 1990'larda da bilgisayarlar için uygulandı. İsveç bugün, Microsoft'un kurucusu Bill Gates'in "Her eve bir bilgisayar" olarak yıllar önce telaffuz ettiği vizyonunu, hayata geçirmiş durumdadır. İsveç'te evlerin yaklaşık %70'inde bir bilgisayar bulunmaktadır. Bu bilgisayarların çoğu iki yaşın altındadır. Internet kullanımı İsveç'te Amerika'dan daha yaygındır; İsveç halkının %58'i Internet'e bağlanmaktadır, bu rakam Amerika'da %41 civarındadır. İsveç halkının %68'i mobil telefon sahibidir, Amerika'da bu oran %34'ler civarındadır.
Şubat 2000 tarihinde, Amerika'da yerleşik IDC araştırma firması tarafından yapılan bir araştırma sonucunda, İsveç dünyanın önde gelen bilişim ülkesi olarak açıklandı. Bu araştırma, 23 kriterden oluşan dört katagoriye göre yapılmış ve 55 ülkenin yer aldığı bir "Information Society Index" oluşturmuştur. Araştırmanın baz aldığı dört katergori; enformasyon, Internet, bilgisayar kullanımı ve sosyal altyapı (buna eğitim de dahil), olarak belirtilmiştir.
İsveç'in enformasyon teknolojileri konusundaki bu başarısının ana nedenlerinden biri, İsveç'in Avrupa'da telekomünikasyon pazarını ilk rekabete açan ülke olmasıdır. İsveç, aynı zamanda NMT, GSM, Bluetooth ve WAP teknolojilerden oluşan kablosuz komünikasyon sistemlerinin standartlarının oluşturulmasında aktif rol almıştır. İsveç'in bilişim teknolojilerindeki liderliğini koruyabilmek için, özel sektör öncülüğünde, ülke çapında "broadband" altyapısının yerleştirmesi çalışmaları devam etmektedir.
Bu girişim sonucunda İsveç halkının çoğunluğu üç sene içersinde "genişbant" ağına ulaşabilecektir. Her ne kadar "genişbant"ın ülke çapında yaygınlaştırılması çalışmaları özel girişimciler tarafından finanse edilse de, İsveç devleti, bilişim altyapısının ve hizmetlerin kullanıcısı olarak, "genişbant" ağının ülkenin tüm yerleşim bölgelerine ve özel gruplara ulaşacağına dair teminat vermiştir. İsveç devleti, yeni bilişim teknolojilerinin tüm yurt sathına yayılması konusunda kararlı olduğundan hiç bir kişinin, hanenin, okulun, şirketin veya kamu kuruluşunun bu yeniliklerden ve avantajlardan mahrum kalmaması için çalışmaktadır.

Özel Sektör ve Kamu İşbirliği
İsveç'te hem özel sektör hem de kamu sektörü bilişim teknolojilerinin geliştirilmesi doğrultusunda çalışmakta ve bu teknolojilerin yardımı ile verimliliklerini arttırabilecek uygulamaları hayata geçirmekte aktif rol almaktadır.
İsveç'in devlet birimleri ve yetkilileri de bilişim teknolojilerini ağırlıklı olarak kullanmaktadır. Vatandaşların ihtiyaç duyduğu bir çok bilgi, otomatik telefon sistemleri ve Internet ortamında bulunmaktadır. Akıllı kartlarla kullanıcıların kimlikleri korunmaktadır. İsveç'te Internet ortamında kayıt işlemleri yapan ilk birim Ulusal Vergi Dairesi olmuştur. Onu Ulusal Sigorta Kurumu takip etmiştir. Şu andaki hedef ise yıllık gelir ve vergi bildirim formlarının Internet ortamında doldurulması ve sunulmasıdır. Bu birimlerin dışında bir çok kamu kuruluşu Internet'ten faydalanmaktadır. Bu sayede, vatandaşların hem şirketlerle hem de devlet birimleri ile olan iletişiminde önemli ve olumlu değişiklikler orta çıkmıştır.
İsveç'in bilişim toplumuna geçişindeki başarının bir başka nedeni de, bölgesel geliştirme programlarının oluşturulması olmuştur. Bu bölgesel geliştirme programlarının arasında Kista araştırma ve geliştirme merkezi, Karslkrona TelecomCity, Linköping Universitesi Sicence Park'ı ve farklı şehirlerde oluşturulan bu tür merkezler sayılabilir.

Gelişimin Lokomotifi: Kullanıcı
Aslında, İsveç'te bilişim teknolojilerinin bu denli gelişmesinde en büyük payı, kullanıcılara vermek gerekir. Çünkü İsveç'te kullanıcılar yeni teknolojiye hemen uyum sağladığından ve günlük hayatlarında verimli bir şekilde kullandıklarından dolayı, üreticilerden ve hizmet sunanlardan sürekli daha iyi, daha etkin çözümler istemişlerdir. Bu da üreticileri her zaman, araştırma ve geliştirmeye büyük zaman ve kaynak ayırmaya itmiş ve yeni çözümlerin oluşmasında büyük rol oynamıştır.
İsveç halkının yeni teknolojilere kolay uyumu, Machintosh, Microsoft, IBM, Oracle gibi uluslararası firmaların da İsveç toplumunu, yeni ürünlerini ve hizmetlerini denemede bir test pazarı olarak kullanmalarına yol açmıştır.