|
|
Büdütör
Nokta, nokta, nokta
... SONY
Ericsson geçen ay, yeni bütünleşik iletişim cihazı P800 Smartphone’dan
bir adet iletti bize. İçeriğimizde detaylı bir yazıyla anlatmaya
çalıştığımız bu ürünü kullandığımda, benim hep sizlerle paylaştığım
serzenişlerimi anlatan "geleceğin ürünlerini yaza yaza hayal
edip de kullanmak istediğim ürün kalmadı pazarda" sözlerimi
geri almaya karar verdim. "Anlatmaya çalıştığımız" dedim,
çünkü daha keşfedilecek çok yönü vardı ama baskıya girmek durumundaydık.
"Bu ürün" dedim, çünkü "telefon" kelimesi kendisini
tanımlamak için yeterli değil. Bir avuçiçi bilgisayar ile GPRS,
HSCSD, Bluetooth ve vs (lütfen içerideki yazıyı okuyunuz, yetmezse
Web sitesinden detaylı bilgi alabilirsiniz) uyumlu olan telefonu
birleştiren cihaz, iletişim asistanınız olarak sizinle birlikte
geziyor. İstediğinizde sizi eğlendiriyor. Henüz takla atıp gülücükler
dağıtmasa da, hayatınızı kolaylaştırdığı kesin. En önemlisi ise
sahip olduğu yeteneklerin bazılarının, operatörler ile gerçek dünya
pazarları arasında yapılacak anlaşmalar ve hukuki düzenlemelerle
acilen kullanıma geçirilmesi gerekliliği. Çünkü "o" yapabiliyor
ama yaptıracaklar bekleniyor. Maksimum düzeyde verim ve hayallerimizle
sınırlı olan uygulamalar için sektörümüze çağrı yapmak isterim buradan.
Mobil sektörün genişlemesi ve patlaması bu şekilde gerçekleşecek
çünkü…
… Bu gelişmede ortak platformlar ve açık kaynak kodlarının da çok
büyük önemi var pek tabii. Hızlı genişleme ve pastanın büyümesi
ancak birlikte hareket ederek gerçekleşecek. En basitinden "x"
marka telefondan veya iletişim cihazından gönderdiğim çoğul ortam
mesajını yahut geliştirilmiş resim ve ses içeren bir mesajı, "y"
marka diğer telefon veya iletişim cihazından aldığımda; "hübülübüpbüp"
karakterlerle karşılaşacaksam, sizce pazarın genişlemesi ve tabana
yayılması mümkün olabilir mi?...
… Olayın en can alıcı boyutlarından biri de sayısal hukuk düzeninin
geliştirilmesi ve hukuk camiasınca benimsenmesi. Tabii bu alan ihtisas
gerektirdiğinden, yüksek lisans hatta belki de lisans düzeyinde
özelleşmiş hukukçuların yetişmesi, iki alanda da bilgiyle donatılmış
bireylerin bu alanda çalışması gerekmekte. Bilirkişi kavramının
sayısal hukuk alanında yeterli olacağını sanmıyorum. Gerçek dünyadaki
süreçlerin bir simülasyonunu sanal ortamda gerçekleyip, ona göre
bir hukuk düzeni kurulmalı ki bir an önce mobil ve elektronik ortamdaki
uygulama ve servisler ile ticaret gelişsin…
… Son olarak da kullanıcı ayağını ele almak doğru olur sanırım.
Bizler kullanıcı olarak hayatımızı aşırı derecede kolaylaştıran
uygulamaların farkına varıp da arz edileni bile talep etmiyorsak,
örneğin hala bankaya gidip sıra beklemekte direniyorsak, elektronik
pazarların ve hizmetlerin gelişmesine imkan yok…
Bu etkileşim ve gelişme ile nasıl bugün "alo" dediğimiz
ürünlerin bedelleri giderek aşağıya indiyse, şu anda "çok pahalı"
diye nitelendirilen o üstün özellikli ürün ve hizmetlerin bedelleri
de aşağıya inecektir.
|
|