| |
| Merih IŞIN |
| |
|
Editör'ün
karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden
gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir
Mochalov tarafından çizilmiştir. |
|
|
Editör
Kimler "köşe yazarı" olabilir?
HÜRRİYET
Gazetesi’ndeki 27 Şubat Perşembe günkü köşe yazısında, Fatih Altaylı
gördüğü lüzum üzerine; "Gazeteci ve gazeteci olmayan köşe yazarları"
konulu bir yazı yazmış.
Doğan Yayın Konseyi’nden son derece memnun olduğunu ve Konsey’den
"kamuoyuna açık" bir talebi olduğunu belirtmiş. Gazeteci
olmayan köşe yazarlarının, zaman zaman uzmanlık alanlarının dışında
yazı yazdığını ve bunun birtakım sakıncalar yarattığını dile getirmiş,
Konsey’den buna açıklık getirmesini talep etmiş.
Çevremdekilere göre ben "Gazeteci"ysem de,
bana göre henüz değilim. Her ne kadar, sekiz yıldır Telepati Dergisi’ni
yayınlıyor olsam da.
Çünkü ben, ODTÜ, Boğaziçi ve Anadolu Üniversiteleri’nde sırasıyla;
Yöneylem Araştırma ve İstatistik, Bilgisayar Programcılığı ve İş
İdaresi konularında oniki yıl akademik eğitim aldım.
Üniversite eğitimlerimi tamamladıktan sonra, yüzyıllık uluslararası
bir bilgisayar firmasında, bir yıl süreyle, denizcilik sektöründe
faaliyet gösteren müşterisi için bilgisayar program desteği verdim.
Peşinden, bugün hala yaşamakta olan bankalarımızdan birinin kuruluşunda
sistem analizi/programlama konularında görev aldım. Mecburen bankacılığı
da öğrendim. Yine üç yıl, sigorta sektöründe faaliyet gösteren köklü
bir kuruluşun bilgi işlem merkezinde programlama/satış/teknik destek
ve sistem destek bölümlerinde çalıştım. Eh artık az çok sigortacılık
konusunda da bilgi edinmiştim. Dergi yayıncılığından önce sekiz
sene de, dünyanın bir numaralı bilgisayar firması adına küçük ve
orta boy bilgisayar pazarlaması ile uğraştım. Bu arada bağlı olduğumuz
ana firma sayesinde çeşitli pazarlama ve sunum teknikleri eğitimleri
aldım.
T.E.D Ankara Koleji ve üniversite eğitimlerim sırasında, Türkiye’de
şu anda bile hala yapılamayan "on yıl garantili" çatı
izolasyon; 1970’li yılların sonlarına doğru uygulanan meşhur elektrik
kısıntıları sırasında, yine Türkiye’de ilk defa, "bitmeyen
mum" tabir edilen renkli, şekilli ve uzun ömürlü mum imalat
ve satışıyla uğraştım. Türkiye’deki bu tip mum sektörünün fabrikasyon
faaliyeti benden sonra olmuştur. Yine 1970’lerin son yıllarında,
o tarihlerde ülkemizde mevcut olmayan "çift cam" üretim
ve montajı benimle birlikte, birkaç arkadaşım tarafından gerçekleştirilmiştir.
Türkiye’deki ilk, üzerine "Snoopy" basılı ve üniversiteler
için özel hazırlanan kartpostal ve "t-shirt" üretim ve
satışı, 1980’lerin hemen başında tarafımdan yapılmıştır. Sahil kesimlerimizdeki
tatil sitelerinde, balkonlarda kullanılan ve bir yılda yıpranan
bez tente yerine, alüminyum jaluzi tente imalat ve montajı bir başka
deneyimim.
Eğitim yıllarımda lisanslı olarak; basketbol, voleybol, masa tenisi,
atletizm vakit buldukça da yüzme, tenis ve bisiklet sporları ile
sekiz yıl uğraştım. Yine eğitim yıllarımda lisanslı tur operatörlüğü
yaptım.
Eski bir deniz izcisi ve kılavuz izci lideriyim. Lise yıllarında
kol başkanı olarak başladığım kooperatifçilik çalışmalarımı, İstanbul
Avcılar’daki bir yapı kooperatifinde görev alarak pekiştirdim. Deniz
avcılığının yanı sıra, tezkereli bir kara avcısıyım.
Anne, baba ve rahmetli dayımın hukuk mezunu olması dolayısıyla,
45 yıldır "duya, göre" hukukumuzun işleyiş, düzen ve terimlerine
de bir hayli yatkınım. Bildiğiniz gibi, sekiz yıldır da Türkiye’nin
ilk telekom dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapıyorum. Neleri
yazmadım bilmiyorum ama bunlar bir çırpıda aklıma gelenler.
Buradan Sayın Fatih Altaylı’ya soruyorum: Gazeteci
olmamama rağmen, "asıl gelir kaynağımı" dergiden elde
ettiğime göre, hangi konuda köşe yazarlığı yaparsam sakıncalı olmayacaktır?
Gazeteci olan köşe yazarlarımızın uzmanlık alanları nelerdir? Hangi
konularda yazı yazabilirler? Kendisi, köşesinde yazdığı konularda
uzman mıdır? Herhangi bir sertifikası var mıdır? Yoksa gazeteci
olduğu için, diğerleri gibi her konuda yazı yazabilir mi?
Saygılarımla.
|
|