Ankara'dan Kısa Kısa
RTÜK yönetmeliğinde değişiklik
“Radyo ve Televizyon Kuruluşlarına Kanal veya Frekans
Tahsisi Şartları ve Bunlara İlişkin İhale Usulleri ile Yayın ve
İzni Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yürürlüğe
girdi.
Yönetmelikle daha önce her coğrafi bölgede bir ile yayın yapma şartını
öngören “Ulusal yayın” tanımı ise genişletilerek “Bütün ülkeye yapılan
yayın” olarak değiştirilirken; “Bölgesel yayın”, “Birbirine komşu
3 il ve en çok bir coğrafi bölge alanının asgari yüzde 70’ine yapılan
yayın”, “Yerel yayın” ise “En az bir ilçe veya ilin alanının en
az yüzde 70’ine yapılan yayın” olarak tanımlandı. Değişikliğe göre,
uydu, kablo ve karasal yayın lisans tipleri için ayrı ayrı başvuru
yapılacak ve başvurular ayrı ayrı değerlendirilecek. Kuruluşlar;
ulusal, bölgesel ve yerel yayın lisans tiplerinden sadece birisi
için başvuruda bulunabilecekler.
Lisans tipini değiştirmek isteyen kuruluş, yeni lisans tipinden
yayına başlamasıyla birlikte, eski lisans tipinden feragat etmiş
sayılacak. Üst Kurul’dan izin alınmadan yeni istasyonun yayına geçmesine
izin verilmeyecek. Önceki düzenleme “Lisans alma” şartını öngörüyordu.
Yönetmeliğe eklenen hükümlere göre de, Üst Kurul’dan izin almadan
verici yayın yerini, verici gücünü, yayın frekansını, yayın tipini
değiştiren veya yeni bir kanaldan (frekans) yayın yapan kuruluşlar
uyarılacak. Verilen süre içinde durumunu düzeltmeyenler cezalandırılacak.
Yönetmeliğe eklenen hükümle, 1995 yılında başvuru yapan ancak çeşitli
sebeplerle yayını durdurmak zorunda olan istekliler, Üst Kurul’dan
yayın alanı, lisans tipi değişikliği ve yeniden yayına geçme talebinde
bulunabilecekler. İlk kez yayın yapmak üzere lisans başvurusu yapan
kuruluşlara “ihaleleri kazanmaları şartıyla” yayın izni verilecek.
Tüketiciyi üzen yandı
Tüketicinin korunması için uygulanan kurallara aykırı
davrananları yüklü miktarda para cezaları bekliyor. Bu konudaki
idari para cezaları yüzde 59 artırılarak 2003 yılı için yeniden
belirlendi. 231 milyon Lira’dan başlayan cezalar, 121 milyar Lira’ya
kadar çıkıyor.
Türkçe kullanma kılavuzu olmayan ürünleri satanlara, bu yıl 462
milyon Lira para cezası verilecek. Tüketiciyi aldatan ve genel ahlaka
uygun olmayan ulusal reklamlar için 24 milyar 336 milyon Lira ceza
uygulanabilecek.
Satışa sunulan özürlü ürünlerin üzerine “Özürlü” ibaresinin yazılmaması,
taksitli satışlarda istenilen bilgilerin tüketiciye yazılı olarak
bildirilmemesi ve imzalanan sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye
verilmemesi, kampanyalı satışlarda kampanyayla ilgili bilgilerin
verilmemesi durumunda 231 milyon 180 bin Lira ceza uygulanabilecek.
Yasalara aykırı promosyon yapılması halinde 121 milyar 680 milyon
Lira para cezasının uygulanmasını öngören yeni düzenlemeye göre,
genel ahlaka aykırı ve aldatıcı reklamlara da 9 milyar Lira ceza
verilecek. Tüketiciyi korumak için uygulanacak bu para cezaları,
aynı yıl içinde tekrarlanması halinde iki katına çıkacak.
Uzaktan “Türkçe Öğrenim Merkezi” yayında
Meteksan Grubu’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren
ve eğitim sektöründe ciddi yatırımları olan Mobilsoft - TÖMER işbirliği
ile gerçekleştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen Uzaktan Türkçe
Öğrenim Merkezi projesi, 22 Ocak 2003’te Ankara Üniversitesi (A.Ü.)
100. Yıl Salonu’nda gerçekleştirilen törenle hayata geçirildi.
Projede, ilk aşamada İngilizce bilgisine sahip yetişkin bireyler
kullanıcı grubu olarak seçilirken, bu çerçevede özellikle Türkiye’de
öğrenim görmek isteyen öğrenciler, Türkiye ile iş bağlantıları olan
çalışanlar ve Türkçe’yi kurallı bir şekilde öğrenmek isteyen Avrupa
ve özellikle Almanya’daki üçüncü kuşak Türkler de potansiyel kullanıcı
grubunu oluşturuyor.
Açılışta konuşan Kültür Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, Türkçe üzerine
detaylı bir konuşma yaparken, Tepe Grubu Murahhas Üyesi Ali Kantur,
uzaktan eğitim için ciddi bir çalışma ve yatırıma ihtiyaç duyulduğunu
söyledi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras projeye
başlamadan önce elektronik ortamda dil öğretimi yapan kaynakları
incelediklerini kaydederken, TÖMER Başkanı Aypar Altınel, bilgi
çağı olan 21’inci yüzyılda tüm dünyada teknolojik olanaklarla eğitim
ağlarını genişletmenin bilgiyi ulaşılabilir kıldığını söyledi.
OkulNet Projesi yurtdışına açılıyor
| Yüce Bilgi Sistemleri geliştirdiği
OkulNet Projesi’ni Orta Asya ve Kafkas ülkelerine de açmayı
planlıyor. Yüce Bilgi Sistemleri Başkanı Prof. Dr. Ziya Aktaş,
projenin Türkiye’de başlamasından sonra farklı dillerde de uygulamaya
konulacağını, mevcut olan yazılımın kullanımının ardından özellikle
Internet ortamında çalışabilir hale getirileceğini ifade etti.
Avrupa Birliği’ne (AB) uyum çerçevesinde bütün okulların Internet’e
bağlanmasının zorunlu olduğunu anımsatan Aktaş, “Internet’ten
yararlanan okullarda bu tür yazılımların kullanılması çok daha
ucuz ve kolay olacaktır. O zamana kadar biz de bu yazılımı daha
iyi konuma getirmiş oluruz. Orta Asya ve Kafkasya ülkeleri,
sadece okul yazılımı açısından değil, özellikle bilgi teknolojileri
eğitimi açısından da bizim öngördüğümüz bir alan” diye konuştu.
Aktaş, proje çerçevesinde Balkan ülkeleriyle de ortak çalışmalar
yapabileceklerini belirtti ve “OkulNet, ağ üzerinden her okuldaki
idari işlerden, ölçme değerlendirmeye kadar bütün işlemlerin
yapılmasına olanak sağlayan bir yazılım paketi. Bu paketin ilk
uygulamasına Yüce Okulları’nda başlandı. Yazılım paketi ile
ilgili çalışmalar devam ediyor. Bunlar belli bir noktaya geldiğinde
ticari olarak diğer okullara da açmayı düşünüyoruz. Bununla
ilgili olarak TÜBİTAK’tan da proje desteği alınmış durumda”
dedi. Aktaş, Yüce Bilgi Akademisi bünyesinde de “yeni bir çağ,
yeni bir meslek ve yeni bir gelecek” hedefi doğrultusunda Microsoft
Sertifika Programı’nı devreye soktuklarını, Hindistan’da teknik
eğitimin lideri |
|
durumunda olan Aptech firması ile eğitim yazılımları konusunda işbirliğine
gittiklerini anlattı.
Bilgi Toplumu Çağında e-Devlet ’2003 Semineri
Bilgi toplumuna dönüşüm süreci, “Bilgi Toplumu Çağında
e-Devlet ’2003 Semineri”nde tartışıldı. Gartner analistleri ve danışmanları
Bruch Girdim ile Andrea Di Maio’nun 28 Ocak’ta Ankara Sheraton Oteli’nde
verdiği seminerde, bilgi toplumu çağında Avrupa Birliği’ne ve Avrupa’daki
birçok ülkeye e-devlet ve bilgi toplumu konusunda danışmanlık veren
Gartner analistlerinin tecrübeleri, dünyadaki uygulamalar ve 2010
yılına kadar olan vizyon ile öngörüler paylaşıldı. Seminerde Siemens
Business Services Türkiye’den (SBS) Çağlayan Arkan, “Devlet Kapısında
Dönüşüm” konusunu katılımcılara aktarırken, Microsoft Genel Müdür
Yardımcısı Ekrem Yener, “E-Devlet ve İngiltere Örneği”ni anlattı.
Cisco Systems’den Ali Korkmaz ise, “Internet Çağında Yönetim ve
Bir Devletin e-Dönüşümü” konusunu ele aldı ve elektronik ortama
taşınan iş süreçlerinin iş yapma tarzını kökten değiştirdiğini belirtti.
Kamuda bilgi yönetimi
“Kamuda Bilgiye Dayalı Yönetimin Önemi” seminerinde
e-devlet, yolsuzlukların tespiti ve engellenmesi ile kriz yönetiminde
bilgiye dayalı karar almanın önemi ve yöntemleri masaya yatırıldı.
SPSS Türkiye’nin, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) 27 Ocak’ta gerçekleştirdiği
seminerde, planlama, maliye, sağlık, askeriye, finans ve emniyet
alanında “iş zekası” çözümlerinin kamuda uygulamaları ve dünyadaki
başarılı örneklerine yer verildi. Kamu yöneticilerinin bilgi konusundaki
gereksinim ve birikimlerinin paylaşıldığı seminere SPSS EMEA Bölge
Müdürü Michael Mayr, SPSS Türkiye Genel Müdürü Dr. Tülin Güzel Özdemir,
SBS E-devlet Yöneticisi Dr. Cemal Akyel, Eximbank Bilgi Sistemleri
Daire Başkanı Abdullah Körnes, Başbakanlık e-Türkiye Projesi Yürütücüsü
Adnan Mete, TBD’den Önder Özdemir ve Plenexis Genel Müdürü Kerem
Resuloğlu konuşmacı olarak katıldılar.
Seminerin açılışında konuşan ATO Başkanı Sinan Aygün, bilginin iktisadi
hayat üzerindeki ağırlığının arttığını, ülkelerin gelişmişlik düzeyinin
artık işlenen, iletilen ve saklanan bilgi ile ölçüldüğünü anımsattı.
Aygün, günümüzde ar-ge harcamalarının önemli bir kriter olduğunun
altını çizerken, Türkiye’de GSMH’nin sadece binde 46’sı oranında
araştırma-geliştirmeye harcama yapıldığını vurguladı. Aygün, “21.
yüzyıla girerken bir dünya ülkesi olma iddiasını sürdürmek istiyorsak
bilgi toplumu olmanın gereklerine doğru, hızlı ve somut adımlar
atmak zorundayız” dedi. SPSS Türkiye Genel Müdürü Tülin Güzel Özdemir
ise, Türkiye’de yanlış karar alma maliyetlerini en aza indirmenin
bir zorunluluk olduğuna dikkat çekerken yatırımın geri dönüşünün
gerçek anlamda iş zekası çözümleriyle mümkün olduğunu vurguladı.
SPSS’nin ham veriyi karar destek amaçlı bilgiye dönüştüren çözümler
sunduğunu anlatan Özdemir, şirketin “geçmişi anla, bugünü gör ve
geleceği yönet” anlayışıyla çözüm ürettiğini söyledi.
Internet ortamında bildirim başlıyor
Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü, Internet
ortamında beyanname verme konusundaki ilk adımı Özel Tüketim Vergisi’nde
attı. Özel Tüketim Vergisi mükelleflerine elektronik bildirim uygulaması
20 Şubat’ta devreye girdi. Bu uygulama Internet ortamında bildirim,
vergi beyannamelerinin Internet ortamında verilmesinin de ilk adımını
teşkil etti.
ANAP, e-ANAP oluyor
ANAP Genel Başkanı Ali Talip Özdemir, partilerinin
bilgi ve iletişim teknolojilerini en iyi şekilde kullanacağını belirterek,
“Video konferans sistemiyle her gün il başkanlarıyla görüşeceğiz”
dedi. Özdemir, Türkiye’de yolsuzlukların önüne ancak “elektronik
devlet” ile geçilebileceğini söyledi. ANAP’ın teknolojiyi en iyi
şekilde kullanacağını anlatan Özdemir, “E-partiyi kurmaya başladık.
Küçük etkileşimli bir kamera sistemi ile tüm il başkanlarıyla her
gün görüşeceğiz. Partinin tüm hesaplarını şeffaf bir şekilde göstereceğiz.
E-ANAP olacağız” diye konuştu.
Bir yıl sonra Internet üzerinden dava açılabilecek
Adalet Bakanlığı vatandaşlara Internet üzerinden dava
açma olanağını sağlayacak yasal düzenleme üzerinde çalışıyor. Adalet
Bakanlığı, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) çerçevesinde kurulacak
elektronik mahkemeleri, 2004’te uygulamaya geçirmeyi planlıyor.
UYAP’ın, MERNİS Projesi’yle uyumlu bir şekilde çalışacağı belirtilirken,
projenin bu yıl 58 trilyon Lira’lık bir kaynağa ihtiyaç duyduğu
bildirildi. Proje ile mahkemelerin hızlanacağı kaydedilirken, bu
aşamada devlet daireleri içerisinde elektronik imkanlardan en az
pay alan kuruluşların yargı kuruluşları olduğu, sadece adli sicil
işlemlerinde elektronik olanaklardan yararlanıldığı belirtildi.
Elektronik mahkemelerin uygulamaya girmesiyle birlikte, mevcut mevzuatta
köklü değişikliklere ihtiyaç duyulacağı ifade edildi.
Sağlıkta e-dönüşüm tartışılıyor
Bütün sağlık sisteminin ve sağlık kuruluşlarının aynı
çatı altında toplanmasını öngören Sağlıkta e-Dönüşüm Projesi, ilgili
tarafların katkılarıyla şekillendirilecek. Sağlıkta e-Dönüşüm Projesi’nin
tartışıldığı toplantıda, ilgili taraflardan oluşan çalışma grupları
oluşturuldu.
Sağlıkta e-Dönüşüm Projesi; Sağlık Bakanlığı temsilcileri, sağlık,
bilişim ve iletişim teknolojileri sektörleri temsilcileri ile sivil
toplum örgütleri temsilcilerinin katılımıyla geniş bir platformda
tartışıldı.
30 Ocak’ta Hekimevi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Sağlık Bakanı
Recep Akdağ, aylardır sivil toplum örgütleri, bilişim ve iletişim
teknolojileri sektörleri ve sağlık sektörü temsilcileriyle bir araya
geldiklerini ve bu konuda bir yol haritalarının bulunduğunu söyledi.
Akdağ, projenin en önemli aktörlerinin sigortacılık kuruluşları
(kamu-özel), birinci basamak sağlık hizmeti sunan hekimler, hastaneler,
Sağlık Bakanlığı ve hastalar olacağını, proje için çağın en modern
teknolojisiyle Web tabanlı sistemlerle elektronik bilgi iletişim
sistemi kuracaklarını söyledi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Sabahattin Aydın,
gelişmiş ülkelerdeki sistemi kurmaya çalıştıklarını, ‘Yeşil Kart
Uygulaması’nı sigorta benzeri bir kuruma dönüştürmek için yasal
zeminin tartışmaya açıldığını söyledi. Sağlık Bakanlığı Bilgi İşlem
Daire Başkanı Orhan Altunel ise, Sağlık Bilgi Sistemi’nin oluşturulması
için 10 ana hedef belirlediklerini dile getirerek bu hedefleri;
eylem planı çıkarılması (Mart 2003 sonuna kadar rapor hazırlanacak),
veri sözlüğü hazırlanması, tek numaraya dayanan kişisel sağlık tanımlayıcısının
oluşturulması, minimum sağlık veri setinin oluşturulması, kayıtların
gizliliğinin ve güvenirliliğinin sağlanması, bilgi teknolojileri
uygulamalarında eş güdümün sağlanması, erken uyarı sistemi kurulması,
eğitim yapılması, sağlık özel ağı kurulması ve tele-tıp uygulamalarına
geçilmesi olarak sıraladı.
İhracatçılara yeni
Internet sitesi
İhracata yeni başlayan ve ihracat yapan firmaların
ihtiyaç duydukları tüm bilgileri bulabilecekleri Internet
sitesi www.ihracatdunyasi.com,
yayın hayatına başladı. Söz konusu sitede ihracatla ilgili
haberler, gerekli tüm resmi ve özel bilgiler ve yetkin makalelere
ulaşabilmek mümkün. Sitede, KOBİ köşesi ile KOBİ’lere ihracat
alanında pratik çözümler getirilirken, ihracatın uluslararası
pazarlama, eğitim, gümrük, lojistik, finans, sigorta, hukuk
gibi tüm operasyonel bölümleriyle ilgili her tür bilgi ile
ihracatçıların çalışabileceği firmalar bulunuyor. Sitede,
firmalardan teklif isteyebilme olanağı da sağlanıyor.
ECDL için TBD’den onay yönetmeliği
|
|
ECDL Programı’nın yaygınlaşması için sürdürülen
çalışmalarda yeni bir aşamaya daha gelindi ve ECDL Eğitim Malzemesi
için Türkiye Bilişim Derneği’nin (TBD) “Onaylama Yönetmenliği” yayınlandı.
Tüm üye ülkelerde geçerli olan ECDL müfredatına uygun eğitim malzemesinin
hazırlanmasının özendirilmesi ve onaylanması amacıyla TBD bünyesinde
Hakem Kurulu oluşturuldu. Kurulun görevi, başvuru yapan tüm yayıncıların
hazırladıkları basılı ya da elektronik malzemenin ECDL müfredatına
uygunluğunun saptanması ve bunun belgelendirilmesi olarak belirlendi.
Etkinlik ve tarafsızlık ortamının sağlanması ile TBD tarafından
onaylanacak çalışmaların, ECDL programının gelişmesine katkı sağlayacağı
bildirildi. TBD; ECDL Vakfı tarafından yetkilendirilerek, Türkiye’de
ECDL’nin tüm haklarına sahip olan kuruluş olarak belirlenmişti.
Bu konuda çalışma yapacak kuruluşların, bilimsel içeriğin yanı sıra,
isim hakkı konusunda da TBD’den onay almaları zorunlu kılındı.
Oracle, e-İş Yönetimi Çözümleri’ni tanıttı
Oracle, kurumların geleceğine yön verecek e-iş çözümlerini,
‘Oracle e-İş Yönetimi Çözümleri’ seminerinde tanıttı. 31 Ocak’ta
Ankara Hilton Oteli’inde gerçekleştirilen etkinlikte, Oracle, e-Business
Suite ürünlerini ve günümüz Internet teknolojilerinin getirdiği
fırsatları katılımcılara aktardı. İş süreçlerini geliştirmek, entegre
etmek, kurumsallaştırmak, verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek
ve doğru bilgiyi, doğru kişiye doğru zamanda ulaştırmak fonksiyonlarını
sağlayan “Oracle e-İş Yönetimi Çözümleri”, şirketlerin operasyonlarını
daha verimli bir şekilde yönetmelerini sağlıyor. Oracle e-İş Yönetimi
Çözümleri Müdürü Kansu Atikler, e-İş Yönetimi Çözümleri’nin hammaddeden
tüketiciye giden karmaşık değer zincirindeki tüm oyuncuların birbirleriyle
en hızlı şekilde haberleşmelerini hedefleyen anlayış ve teknolojileri
desteklediğini söyledi. Oracle Türkiye CRM Çözümleri Danışmanı Fezya
Narlı’da, Oracle müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) çözümlerinin
fark yaratan avantajlarına dikkat çekti. Seminerde ayrıca ERP -
Kurumsal Kaynak Planlama Uygulamaları, SCM - Tedarik Zincri Yönetimi
Uygulamaları, CRM - Müşteri İlişkileri Yönetimi Uygulamaları, e-İş
Yönetim Uygulamalarının İşletmelere Kazandırdıkları ve e-İş Projelerinin
Hayata Geçirilmesi ve öneriler anlatıldı.
İşsizler site kurdu
İşsiz gençler, Internet sitesi kurdu. http://isistiyoruz.sitemynet.com
adresinden ulaşılan ve “İş istiyoruz” başlığını taşıyan sitede,
açlık sınırında yaşayan, işsizlikten kıvranan, üniversiteyi dereceyle
bitiren ve ruh sağlığını yitirme sınırında olan milyonlarca gencin
görmezlikten gelindiği belirtiliyor ve “Anayasal eşitliğin sağlanamadığı
Türkiye’de, tüm bu gerçeklere rağmen kamu çalışanları arasında torpilli,
imtiyazlı, yüksek derecede ücret alan, verimsiz, çalışmadan, işe
gitmeden maaş alan bankamatik memurları bulunmaktadır” deniliyor.
Başbakanlık, TBMM başkanlığı, AKP ve CHP’ye dilekçe gönderen işsizler,
55 yaşını dolduran 30-35 bin kişinin emekli edilerek yerlerine gençlerin
alınmasını istiyorlar.
Yatağan’da Internet kursları sürüyor
Denizli’nin bıçaklarıyla ünlü beldesi Yatağan’da herkes
Internet’i öğreniyor. KOSGEB, TBD ve Yatağan Belediyesi işbirliği
ile başlatılan e-Belde Projesi kapsamında üç yıl önce başlatılan
Internet kurslarına, hayvan üreticisinden esnafa, öğrencilerden
mahalle muhtarına kadar 7’den 77’ye herkes katılıyor. Internet’i
benimseyen ve öğrenen Yatağan halkı, ürettikleri bıçakları Internet
üzerinden dünya ülkelerine satıyorlar.
BTYK kararları Irak krizine takıldı
Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun (BTYK) 6 Şubat
2003 tarihinde ODTÜ Yerleşkesi içinde bulunan TÜBİTAK - Bilgi Teknolojileri
ve Elektronik Araştırma Enstitüsü’nde (BİLTEN) gerçekleştirdiği
9’uncu toplantısı Irak krizine takıldı. Daha önce Başbakan Abdullah
Gül’ün başkanlığında gerçekleştirileceği açıklanan toplantıya Başbakan
Gül katılamazken, toplantının açılışını yapan Devlet Bakanı ve Başkan
Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır ile Kurul Üyesi bakanlar da Meclis’te
ABD’nin üs ve limanlarda modernizasyon talebini görüşmek üzere toplantıyı
erken olarak terk etmek durumunda kaldılar. Ağırlıklı olarak ar-ge
oranlarının artırılması ile Türkiye’deki bor madenlerinin değerlendirilmesi
konularının ele alındığı toplantıda, herhangi bir karar alınamazken,
kararların açıklanması için TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Namık Kemal
Pak tarafından düzenleneceği belirtilen basın toplantısı da iptal
edildi. BTYK kararlarının açıklanması 10’uncu toplantıya bırakılırken,
ancak 10’uncu toplantının ne zaman gerçekleştirileceğine ilişkin
de bir tarih verilmedi.
Başbakan Yardımcısı Yalçınbayır, konuşmasında Türkiye’nin küresel
rekabet koşullarında daha etkin bir konuma yükselebilmesi için “Ulusal
İnovasyon Sistemi“nin kurulması gerektiğine işaret etti. Avrupa
Birliği 6’ıncı Çerçeve Programı’nın önemini vurgulayan Yalçınbayır,
bu konuda, programla ilgili her türlü koordinasyonu yürütmek üzere
Ulusal İrtibat Organizasyonu olarak görevlendirilen TÜBİTAK ile
sanayi kuruluşları ve üniversitelere, ilgili bütün kamu kurumlarına
ve sivil toplum örgütlerine büyük sorumluluk düştüğünü belirtti.
“Türkiye’nin bilim ve teknoloji politikalarının önemli bir boyutunu,
e-Türkiye projesi ile de bağlantılı olarak, e-Avrupa+ girişimi ile
ilgili düzenlemelerin bir an önce gerçekleştirilmesi oluşturmalıdır”
diyerek, ar-ge konusu üzerinde de önemle duran Yalçınbayır, Türkiye’nin
bilimsel yayınlarda dokuz yıl içinde dünyada 37’inci sıradan 22’inci
sıraya çıkmasının, milli gelirden araştırma-geliştirmeye ayrılan
payın yüzde 0,3’lerden yüzde 0,6’lara, sanayi kuruluşlarının ar-ge
harcamalarındaki payının yüzde 20’lerden yüzde 40’lara yükselmesinin
önemli, ancak yetersiz gelişmeler olduğunu söyledi.
BTYK’nın dokuzuncu toplantısında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Ertuğrul Yalçınbayır’ın açılış konuşmasından sonra TÜBİTAK Başkanı
Prof. Dr. Namık Kemal Pak, gündemle ilgili bir sunuş yaptı. Hükümet
üyelerinin TBMM’deki toplantılar nedeniyle ayrılmasından sonra,
toplantıya Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır’ın
talimatı doğrultusunda, TÜBİTAK Başkanı Prof.Dr. Namık Kemal Pak’ın
başkanlığında devam edildi.
Bu bölümde, Avrupa Birliği 6’ıncı Çerçeve Programı’ndan etkin biçimde
yararlanabilmek için bir “Altıncı Çerçeve Programı Eşgüdüm Kurulu”
oluşturulması konusunun görüşülmesi tamamlandı. Toplantıda ayrıca,
ulusal gelirden ayrılan ar-ge payının artırılması ve bu kaynakların
etkin olarak kullanılması konuları görüşüldü.
Hes Cabling Systems’in eğitim seminerleri bilinçlendiriyor
Yapısal kablolama ve iletişim ağı altyapısıyla ilgili
kablo ve bileşen sistemlerini üreten ilk Türk firması HCS (Hes Cabling
Systems) Kablolama Sistemleri Ticaret ve Danışmanlık A.Ş., her yıl
düzenli olarak gerçekleştirdiği ‘Sertifikalı Kurucu Eğitimi Semineri’
ile altyapı kurucu firmaların yanı sıra son kullanıcı firmaları
da bilinçlendiriyor.
Üretimlerinin tamamını dünya standartlarıyla uyumlu bir biçimde
gerçekleştirdiklerini dile getiren HSC Satış Müdürü Ufuk Yılmaz,
düzenledikleri ‘Sertifikalı Kurucu Eğitimi Semineri’ni her yıl düzenli
olarak yaptıklarını belirtti. Yılmaz bu eğitimin amacının ürünlerin
doğru kullanımını anlatmak olduğuna işaret ederek, iki gün boyunca
verilen fiber optik ve bakır kablo eğitiminde; ürünleriyle yapısal
kablolama sisteminin nasıl kurulacağını doğru bir biçimde katılımcılara
anlattıklarını kaydetti. Yılmaz, sonlandırma tekniklerini ve yeni
teknolojileri de katılımcılara öğreterek, iki gün sonunda da katılımcıları
sınava tabi tuttuklarını belirtti.
Eğitimlere katılımın oldukça büyük boyutlarda olduğunu anlatan Yılmaz,
eğitim toplantılarını İstanbul, Ankara ve İzmir’de Hilton Otelleri’nde
yaptıklarını belirtti. İstanbul’da 28-29 Ocak, Ankara’da 31 Ocak-1
Şubat ve İzmir’de de 3-4 Şubat’ta gerçekleştirilen toplantılara
ayrı ayrı 60’şar firma katılımı olduğunu belirten Yılmaz, sadece
kurucu firmaların değil, son kullanıcı firmaların da toplantılara
iştirak ettiklerini ifade etti. Silahlı Kuvvetler, Emniyet Genel
Müdürlüğü ve diğer kamu kuruluşlarından toplantılara ciddi boyutlarda
talepler olduğunu dile getiren Yılmaz, toplantıların son kullanıcıların
bilinçlendirilmesi açısından faydalı olacağını düşündüklerini kaydetti.
Yerli firma olmalarına karşın diğer Batı Avrupa ülkelerine (İngiltere,
Danimarka) bilgi birikimi sattıklarını belirten Yılmaz; son kullanıcıların
bilinçlendirilmesiyle, satın alacakları ürünlerle ilgili karşılarındaki
insanlara daha doğru sorular sorarak, sistemlerini en iyi şekilde
kurmalarını sağladıklarına işaret etti.
Seminerlerin her yıl kurucu firmalar için düzenlendiğini anlatan
Yılmaz, bu seminerlerin diğer seminerlerden oldukça farklı olduğuna
dikkat çekti. İletişim ağı kablolama sistemleri ve iletim hatlarıyla
ilgili çok detaylı bir teknik eğitim verdiklerini söyleyen Yılmaz,
seminerlerin oldukça geniş kapsamlı olduğunu, sadece pratik uygulamaları
içermediğini, iletişim ağı tasarımı yapan kişi ve kuruluşlara çok
detaylı olarak “ürün seçimi yaparken nelere dikkat etmeleri gerektiğini”
anlattıklarını belirtti. Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“6 ay önce Kategori 6 standardı yayınlandı. Uluslararası anlamda
onaylandı ve kabul gördü. Kategori 6, bakır kablolamayla ilgili
yeni bir standart. HCS, Kategori 6 standardında ürün üretme yetkisine
sahip ve en iyi kalitede üretim yapan dünyadaki en iyi üreticilerden
bir tanesi. Bu yılki seminerde özellikle Kategori 6’yı vurguladık.
Bahsettiğimiz gibi Kategori 6 yeni bir standart olarak yayınlandı.
Bu standarda uygun olarak üretim yapılması; en hızlı şekilde en
son teknolojiye uyumu gerektiriyor. Kategori 6 uygulamalarına eğitimimizde
detaylı olarak yer verdik. Seminerlerimize 3 şehirde 200’e yakın
firmadan, 500’e yakın katılımcı iştirak etti. İki günlük seminer
sonunda 64 sorudan oluşan bir sınav yapıyoruz. Sınavda başarılı
olan katılımcılara sertifika veriyoruz. Eğitim seminerlerimiz, Türkçe
olarak Türk uzmanlar tarafından veriliyor.”
|