GÜNLERCE, kar İstanbul'u esir aldı. Bayram öncesi başlayan beyazlık,
bu gün hala İstanbul'u süslemeye devam ediyor ve önümüzdeki günlerde
bir o kadar daha kar beklentisi var. Eskilerin bir deyişi vardır
“Kar yılı, var yılı”. Umarım bu yıl gerçekten bolluklar içersinde
geçer bizde ülke olarak biraz daha rahatlarız.
Bu sene kar yağışlarından tatmin olmamış olacağım ki bayram
tatilinde ülkenin en unutulmuş ama gelecekte en çok bilinmeye
aday bir bölgesine, Kars Sarıkamış'a gittim. İyiki de gitmişim.
Yazılarımı okuyanlar; gerek iş gerekse merak nedeni ile oldukça
fazla seyahat ettiğimi bilirler. Macera ve en önemlisi yatacak
yer riskini de göze alarak, kayak yapmak üzere Bayram'ın ilk
günü yola koyuldum, muhteşem bir doğanın beni beklediğinden haberim
olmadan.
Sarıkamış, Kars iline 59 Km mesafede bir kasaba kendi halinde
ve kendi kendine yetmeye çalışan bir başka deyişle, en azından
şimdilik kendi yağı ile kavrulan kendi karı ile yaşam savaşı
veren bir kasaba. İnsanı, hala o güzelim misafirperver Anadolu
insanından seçkin örnekler veriyor. Hani reklamlarda gördüğünüz,
kahve ikram eden taksi şöförünün canlı versiyonunu orada görebilirsiniz.
Yukarda da dediğim gibi, geçtiğimiz yıllarda yaptığım yurt dışı
kayak gezilerim de oldu. Avrupa'nın (Avusturya ve Fransa) önemli
kayak merkezlerinde kayak yapma şansını da yaşadım. Bir dönem
ki hala öyle, Uludağ ve Kartalkaya'dan daha ucuz diye Romanya
ve Bulgaristan'da da kayak yaptım. Ancak çoğunlukla kel hiç bir
ağacın olmadığı, çıplak tepelerde kaydım.
Sarıkamış, doğası ve kar kalitesi nedeni ile bu yerlerden çok
ama çok farklı ve güzel. Pistler, 2.5 Km uzunluktan başlıyor
ve her seviyedeki kayak severe hitap ediyor. ‘Lift'ler, son derece
güzel ve insandan aldığı ısıyı koruyan bir maddeden yapılmış
olduğu için oturduğunuz zaman üşümüyor ve son derece rahat ediyorsunuz.
Uzun mesafeli pistlerde kayarken, çam ağaçlarından oluşan muhteşem
manzarayı seyrediyor, yine aynı ağaçların sebep olduğu bol oksijeni
ciğerlerinize çekiyorsunuz. Olmayan rutubet nedeni ile de, soğuk
sizi pek rahatsız etmiyor.
Yeni projeler ve yeni yatırımlar planlanıyor şimdi doğa harikası
kasabaya. Geleceğin ZellamSee'si olmaya aday. Kristal kar yapısı
buza dönüşmüyor Kayarken, kayakların altından gelen kar sesi
bir müzik oluyor sanki.
Sevgili dostum ve kayak hocası Kadir Çiçeksiz Erzurum'lu olmasına
rağmen, gönül vermiş bu kasabaya. Heyecanla yeni yatırımları
anlattı. Sarıkamış'ın içerisinden zirveye bir gondol projesi
henüz yeni onaylanmış. Yaklaşık iki yıl içerisinde biteceği söyleniyor.
Umarım daha da erken biter veya birileri çıkıp bunu iptal etmez.
Bu sayede kasabada pansiyonculuk gelişecek, gelen ziyaretciler
halkla kaynaşacak, kültür alışverişi yaşanacak, ekonomi canlacak.
Aynı projede yer alan yeni pistler ile de, kasabaya kayarak inilebilecek.
Bitmekte olan yeni otelde, yaklaşık 400 kişi/günlük bir yatak
kapasitesine sahip olacak Sarıkamış önümüzdeki yıl.
Kayakta yeni bir cennet doğuyor. Hemde, Avrupa'daki kayak merkezleri
ile rekabet edecek bir cennet. Umarım yatırımlar gecikmez.
Teşekkürler Sarıkamış'lı dostlar, sevgiyle kalın. Geleceğinizi,
şimdiden kutluyorum.