Haberleşme dünyası Barselona’daki Dünya GSM kongresinde buluştu

Cenk Yapıcı

Dünya GSM Kongresi ve Fuarı İspanya’nın Barselona kentinde 16-19 Şubat tarihleri arasında gerçekleşti.
Dünya GSM Birliği tarafından ve geleneksel olarak düzenlenen etkinlikte Telekom sektörünün tüm evrensel oyuncuları yer aldı. İlgi çeken nokta ise, her ülkenin önde gelen operatörlerinin ve mobil haberleşme şirketlerinin bir araya geldiği kongreye katılımın bu yıl ciddi şekilde azalmasıydı. 2008’de 55 bin kişinin ziyaret ettiği ve bu yıl da 60 bine yakın kişinin gelmesi beklenen organizasyona, 47 bin kişinin katıldığı açıklandı, resmi sitede kongrenin 15-18 Şubat 2010 tarihlerinde yeniden Barselona’da yapılacağının belirtilmesine rağmen, söylentilere göre kongrenin 2010’dan itibaren başka bir Avrupa ülkesinde yapılması da olası. Telepati dergisi 3 gün boyunca Barselona’daki etkinliğin nabzını tuttu ve yeni gelişmeleri yerinden siz okuyucuları için derledi.

Liderlik Zirvesi’nden notlar
GSM Kongresi’nin ilk gününde düzenlenen Liderlik Zirvesi’ne konuşmacı olarak GSM Birliği Başkanı ve WimpelCom Başkanı Alexander Izosimov, Telecom Italia Başkanı Franco Bernabé, China Mobile Başkanı Wang Jianzhou, Telenor Group Başkanı Jon Fredrik Baksaas, Ercisson Başkanı Carl-Henric Svanberg, The Earth Institute Direktörü Jeffry Sachs ve 400’e yakın üst düzey yönetici katıldılar. Zirvede ele alınan en önemli konu geniş bant hizmetlerinin yaygınlaşması ve artması konusuydu.
GSM Başkanı Izosimov, geniş bant hizmetlerinin yaygınlaşmasının mobil haberleşmeyi daha kolay ve popüler hale getireceğini vurgularken, hizmet çeşitliliğinin de artacağını kaydetti. China Mobile Başkanı Wang Jianzhou ise; Çin’in mobil cihazlar üzerinde yapılan ARGE çalışmaları, geniş bant, güçlü mobil haberleşme altyapısı ve İnternet sayesinde gücüne güç katan öncü bir ülke haline geldiğini belirtti. Ancak geniş bandın yaygınlaştırılması konusunda yapılacak teşvikler ve düzenlemeler sayesinde Çin’de 300 bin kişilik istihdama daha yardımcı olabileceğinin altını çizdi.
Ercisson Başkanı Carl-Henric Svanberg, kendilerinin uzman hale geldiği kablosuz ve kablolu geniş bant altyapıları konusunda ise geleceğin mobil haberleşme ve kablosuz veri aktarımından geçtiğini, katma değerli servislerin hizmet altyapılarının gelişmesinde öncü rol oynadığına dikkat çekti. The Earth Institute Direktörü Jeffry Sachs, teknolojinin önlenemez gelişiminin hayatı kolaylaştırdığını ve artık bir yaşam biçimi haline geldiğini ifade etti. Sachs, mobil teknolojilerin hizmet, altyapı ve uygulama çeşitliği sayesinde istihdam yaratacak en önemli sektör haline geldiğini vurgulayarak, yoksullukla mücadelede önemli rol oynadığını kaydetti.
Telecom Italia Başkanı Franco Bernabé mobil cihazların artık tamamının küçük bilgisayarlar haline geldiğini söyleyerek, bu küçük cihazlara özel uygulamalar üretmenin ve gerekli mobil geniş bandın sağlanmasının önemine değindi. Zirvede tüm liderlerin birleştiği nokta ise geniş bant hizmetlerinin tüm ekonomilere lokomotif etkisi yapacağı yönündeydi.

Geniş bant, Alcatel-Lucent teknolojisiyle yön buluyor
Uçtan uca haberleşme, geniş bant, kablolu ve kablosuz haberleşme altyapılarında lider bir firma olan Alcatel-Lucent tarafından GMS Kongresi kapsamında düzenlenen konferansta; şirketin pazar stratejileri, yol haritaları, Uzun Vadeli Dönüşüm (LTE) teknolojileri ve servisleri katılımcılarla paylaşıldı. Konferansa Alcatel-Lucent EMEA Bölge Başkanı Adolfo Hernandez ve Alcatel-Lucent Pazarlama Direktörü Tim Krause konuşmacı olarak katıldılar.

Hernandez: “Odak noktamız çözüm. Geniş bantta her anlamda yeni altyapı ve Web teknolojilerini kullanacağız”
Alcatel-Lucent EMEA Başkanı Adolfo Hernandez, kendilerinin odaklandığı tek kavramın çözüm olduğunun altını çizdiği sunumunda, bugünün iş dünyasında teknolojinin yerinin artık ilk sırada olduğunu ve sürekli yeni iş modelleri geliştirmek zorunda olduklarını ve bunu da her zaman başardıklarını dile getirdi. Müşteri beklentini hem son kullanıcı ve hem de operatör bazında her an değerlendirdiklerini ve en etkin teknolojiyi hizmetlerine ekleyerek sunacaklarını söyleyen Hernandez, şöyle devam etti: “Günümüzde mobil, kablosuz, sabit, İnternet ve geniş bant gibi kavramlar artık tek noktada birleşiyor. Yakınsama kavramı iş hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor, ancak güçlü bir uyumlaşma ve birleşme öncelikle her ortamda sağlanacak, kararlı geniş bant altyapılarının temininden geçiyor. Yeni nesil kablosuz geniş bant hizmeti artık yeni iş modelleri ve servis altyapısına ihtiyaç duyuyor. Web uygulamalarının boyut değiştirerek daha işlevsel bir hale gelmesi, oyun, müzik ve video servislerinin çeşitlenmesi ve bunların mobil ortamlara taşınması bir uygulama patlamasına neden oluyor. Özellikle İnternet Protokolü üzerinden video aktarımı ve izlenimi çok yüksek geniş bant ağların var olmasını gerektiriyor. Mobil İnternet kullanımı son 1-2 yılda yüzde 70’lere varan değerlerle arttı, aynı şekilde Web’ten e-posta, oyun ve paylaşım ağlarını kullanım oranı ise neredeyse yüzde 40 arttı.
Kullanıcıların tek bir isteği var aslında; her an her yerden o an kullandıkları cihazdan kusursuz şekilde katılmak istedikleri ağa ya da İnternet’e hızlı ve kesintisiz şekilde bağlanmak ve bunu kullanırken de kişiselleştirip, yönetebilmek. Bu tür istekler gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, gelişmiş ülkelerden de geliyor. Şirket olarak Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika bölgelerde bu tür ihtiyaçların çok fazla olduğunu ve pazarın her geçen gün büyüdüğünün de farkındayız.
Her anlamda gelişme ve geliştirme stratejimize devam ediyoruz. Sağlam bir geniş bant altyapısının üzerine kat ve kat uygulamalar ve servisleri bütünleştiriyoruz, bunun için kullanıcı tecrübelerinden tutun da en yüksek içerik ve servis geliştiricileriyle yolumuzu çiziyoruz. Web dünyası zengin uygulamalarla kazanmaktan başka bir şey düşünmüyor, servis üreticileri ağa daha fazla değer katacak yeni fırsatları değerlendirme peşinde ve Alcatel-Lucent ise iş modellerinin yaratılmasında değerin en üst seviyeye çıkarılmasında liderlik yapıyor. Sunduğuz her çözüm birçok ülkede birçok kuruluş tarafından kullanılıyor, zaten küresel anlamda lider olmanın en büyük göstergesi de budur. Biz küresel düşünmek, küresel düşünmek zorundayız. Alcatel-Lucent her konuda çözüm için dünyanın kendi alanında en başarılı kuruluşlarıyla çalışıyor; mobil, kablosuz ve kablolu ağ geniş bant altyapılarında, yakınsama konusunda eşsiz ve modern çözümleri sunuyor.”

Alcatel- Lucent’ten Uçtan Uca Uzun Vadeli Dönüşüm (LTE) teknolojileri ve ng Connect
Alcatel-Lucent Pazarlama Direktörü Tim Krause; kablosuz geniş bandın yeni nesli olan Uzun Vadeli Dönüşüm (LTE) teknolojileri konusundaki sunumunda, Alcatel’in sunduğu bir diğer adıyla 4.Nesil olarak da tabir edebileceğimiz çözümlerini bizlerle paylaştı. LTE radyo teknolojisinin geleceğin eğilimi olarak karşımıza çıkacağını söyleyen Krause; Alcatel-Lucent liderliğinde çoğul endüstri eğiliminde HP, Samsung, 4DK, Buzznet, chumby, Connect2Media, dimedis, FISHLABS, QNX, SIGNEXX, Total Immersion, TuneWiki ve Words&Numbers gibi lider kuruluşlarla çalıştıklarını belirtti ve ng Bağlantı Programı’nı duyurdu. Krause yeni bağlantı dünyası hakkında şunları belirtti: “Alcatel-Lucent küresel inisiyatifini ortak cihaz, uygulama ve Uçtan Uca Uzun Vadeli Dönüşüm (LTE) geniş bant teknolojilerinde birleştiriyor. ‘Ng Connect’, yani yeni nesil bağlantı programı sabit ya da mobil için 4.Nesil geniş bant bağlantıları temel alıyor ve mobil el cihazları, bilgisayarlar, oyun cihazları, arabalar ve ağa bağlı olabilen her ortama belli bir standart getirirken, farklı teknolojilerin daha hızlı gelişmesi için ortak platformlarda ARGE olanakları sağlanıyor. Önümüzdeki devir 4.Nesil yani 100 Mb/s hızlı kablosuz bağlantıların yapılabildiği bir dönem olacak, şu an içinde bulunduğumuz bu ortaklık ve yeni nesil bağlantı programı en önemli stratejimizdir ve ekosisteme verdiğimiz değerle, servis sağlayıcılarla Web’in önlenemez yükselişine katkı sağlamaya da devam edeceğiz.”
LTE teknolojisi sayesinde son kullanıcılar, yeterli bant genişliği üzerinde aynı anda çeşitli uygulamaları gerçekleştirebiliyor. LTE aboneleri örneğin bu teknoloji sayesinde e-postalarını indirirken, yüksek netliğe sahip görüntüleri izleyebiliyor ve sosyal çevrelerine kendi çektikleri görüntüleri gönderebiliyor. Birçok farklı görüntüyü izlerken, aynı anda VoIP çağrısı yapabiliyor. Alcatel-Lucent LTE sistemlerini 2009 yılının ortalarında piyasaya sunacak.

‘Tikitag’ın yeni adı ‘Touchatag’
Alcatel-Lucent’in geliştirdiği Tikitag, Dünya GSM Kongresi’nde görücüye Touchatag ismiyle çıktı. İki boyutlu barkod okuma sistemi ile kartvizitler, gazete reklamları, film afişleri ya da ürün içeriklerine yapıştırılan garip simgeler tamamen çevrimdışı olan veriler gerekli donanım ve yazılım ile çevrimiçinde bilgi haline dönüşüyor. Son kullanıcılar için çok kullanışlı olan uygulama sayesinde mobil telefonunuzun kamerası ve yüklü yazılım ile birçok bilgiye, aktif İnternet sitelerine ulaşabilirsiniz. Örneğin; Touchatag destekli barkodu bir film afişinin yanında gördünüz, telefonunuzun kamerasını yanına yaklaştırıp görüntüsünü aldığınızda telefonunuzdaki uyumlu yazılım sizi film hakkındaki tüm bilgilere ulaştırıyor, hatta çevrimiçi sinema bileti bile satın aldırabiliyor.

AVS Technologies Barselona’da gövde gösterisi yaptı
Dünyada 20’yi aşkın ülkede, telekom sektörüne sunduğu alt yapı hizmetleri ile sektörün önde gelen oyuncuları arasında yer alan AVS Technologies, her yıl katıldığı GSMA Mobile World Congress’de bu yıl da yeni ürünü MWD ile iddiasını ortaya koydu. Telekomünikasyon sektörüne alt yapı hizmeti sunan AVS Technologies, sayılı Türk firmasının katıldığı, Barselona’da gerçekleşen, GSM Kongresi’nde birçok ürününün yanı sıra, yeni ürünü MWD (Mega Wide Band DAS)’in dünya tanıtımını gerçekleştirdi. Kapalı alan sinyal dağıtım uygulamalarında tek Türk firması olan, 2003 yılından bu yana cihaz, montaj ve taahhüt alanlarında telekom sektörüne hizmet sunan AVS Technologies bu yıl toplam 8 ürün başlığı altında 25’i aşkın ürün sergileyerek dikkatleri üzerine çekti.

(4N) 4.Nesil’de ilk altyapı çalışmaları
Telekom sektörüne yönelik bugünün ihtiyaçlarının yanı sıra, gelecek için projeler ve ürünler sunan AVS Technologies, sunduğu 3. Nesil uygulamalarının ardından, geleceğin teknolojisi 4. Nesil için alt yapı çalışmalarını ilk kez Barselona’da tüm dünyaya tanıttı. Türkiye’de ilk olan bu ürün ile tüm dünyaya MWD’nin tanıtımını yapan AVS Technologies’nin bu ürünü ile kablosuz erişim yeni bir boyuta taşınacak. Operatörlerin kullandığı mevcut 900-1800 MHz frekans bandının, 3N ile 2100 MHz’e, yakın geleceğin teknolojisi 4N ile daha yüksek bantlara taşınacağı telekomünikasyon sektörü, AVS tarafından sunulan MWD’nin, 3N ve 4N’ye yeni ürünü ile hazır. MWD (Mega wide Band DAS)’nin 136 MHz ile 2,7 GHz aralığındaki tüm frekansları destekleyen (GSM, DCS, UMTS, Wi-Fi, WiMAX, LTE etc) 18 dBm yüksek çıkış gücüne sahip olması ve kolay monte edilebilir bir sistem olması en dikkat çeken özelliklerinin başında geliyor. Alışveriş merkezi, havaalanı, üniversite yerleşkesi gibi geniş alanlarda, bütün kablosuz erişim sinyallerini birden iletebilen MWD sayesinde, kullanıcılar, istedikleri zaman mevcut bütün kablosuz erişim alanlarına anında güçlü sinyaller ile ulaşabilecekler.
Kapalı alan sinyal dağıtım uygulamalarında tek Türk firması olan AVS Technologies’in MWD ürünün 136 MHz ile 2,7 GHz arasında çalışabiliyor olması ile operatörler, gelecekte ihtiyaç duyacakları teknolojiye, örneğin 4N alt yapısına şimdiden sahip olacaklar, böylece her gelişme de tekrar bir yatırım yapmaları gerekmeyecek. MWD ile operatörler, teknolojinin gelişmesi ile ihtiyaç duyacakları daha geniş bantlara bu sistemle şimdiden bir kez yatırım yaparak sahip olmuş olacaklar. MWD, akıllı anahtarlama özelliği sayesinde de birden fazla operatörün frekanslarını aynı anda dağıtabilecek.

Yılmazer: “Tekbir çivi çakmadan kapsama alanı çözümleri sunuyoruz”
AVS Direktörü Volkan Yılmazer, Türkiye ve dünyanın sahip olduğu ileri teknolojiye dikkat çekti: “Haberleşmenin bu kadar önemli olduğu günümüzde artık hiç bir kullanıcı, sinyal alamama, kapsama dışında olma gibi durumları kabul etmiyor. Kapsama, operatörler için rekabetin birincil belirleyeni. Kullanıcıyı memnun edebilmek için her noktada ulaşılabilir olmak artık en önemli kıstas. Eskiden bu sorunlar için operatörlerin baz istasyonlarının sayısını artırması gerekirdi. Artık buna gerek kalmadan, nerdeyse tek bir çivi çakmadan, aktif sistem çözümlerimiz ile kapsama dışında olan alanlara sinyalleri güçlendirerek ulaştırabiliyoruz. Ayrıca kablosuz erişim artık herkesin kullanıldığı bir teknoloji. Özellikle geniş alanlarda yaşanan erişememe durumu ya da yavaşlık artık günümüz sorunu olmamalı. Böyle teknolojiler varken artık kullanıcılar alışveriş merkezlerinde de metroda da rahatlıkla konuşmak, İnternet’e bağlanmak istiyor.”

“Hedef Kuzey Amerika ve İngiltere”
AVS Technologies’in direktörü Volkan Yılmazer, kongreye ilişkin, “AVS Technologies, kısa sürede dünyanın önde gelen telekom operatörleri tarafından tercih edilen bir marka haline geldi. Bugün dünyanın en büyük yapılarında haberleşme AVS sayesinde mümkün oluyor. Telekomünikasyon sektörünün en büyük platformlarından biri olan GSMA Mobile World Congress’e ilk yılından itibaren katılıyoruz. Her yıl fuarda yaptığımız görüşmelerin ardından birçok küresel projeyi hayata geçiriyoruz. Bu yıl hedefimiz Kuzey Amerika ve İngiltere. Bu ülkeler bizim için de ilk olacak. Bir Türk markası olarak bütün dünyaya sunduğumuz teknolojimizin bu ülkelerde yeni açılımlara yol açacağına inanıyoruz” dedi.
Yurtdışı projeleri ve fuarlar nedeniyle birçok yabancı kurumdan, ortaklık teklifi aldıklarını belirten Volkan Yılmazer, “AVS geleceğin ihtiyaçlarına çözüm üreten bir firma. Fuarda ilk kez sergilediğimiz MWD ürünümüz ile 4N’ye hazırız. Bunun dışında pek çok yeni projenin de hazırlığı içerisindeyiz. Mesela, yakın dönemde kendi üretim tesislerimizde, üretime başlamayı hedefliyoruz” dedi.
AVS Technologies’in teknoloji ihraç ettiği ülkeler arasında; Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna, Azerbeycan, Moldovya, Kazakistan, Özbekistan, Suriye, İran, Kuzey Kıbrıs, Fas, Mısır, Suudi Arabistan, Arnavutluk, Surinam, Costa Rica ve Katar yer alıyor. AVS, Burj Al Arab, Dubai Havaalanı, Ibn Batuta Shopping Mall, Medinat Jumeriah, Abu Dhabi Havaalanı gibi dünyanın en büyük yapılarında aktif olarak kullanılan AVS imzalı sayısal aktarıcılar ve fiber optik ve CAT5 altyapısını kullanan DAS sistemleri, kablosuz operatörlerin kapsama performansını hemen her noktada mümkün kılıyor. Özellikle GSM operatörleri tarafından kullanılan bu uygulama sayesinde havaalanları, alışveriş merkezleri, oteller gibi büyük yapılarda kapsama sorunu tamamen ortadan kalkıyor.

Defne Bilgi İşlem geleceği görüyor
Dünyada 15’i aşkın ülkeye mobil yazılım çözümleri sunan Defne, Barcelona’da gerçekleşen GSMA Mobile World Congress’de salon 2 stand 2H42’de dünya telekomünikasyon iş ve girişim çevresine yeni projelerini sundu. Telekomünikasyon alanında ileri teknolojili, ölçeklenebilir kaliteli yazılım ve çözümler üreten, Defne Bilgi İşlem, kongreye bu yıl üçüncü kez katıldı. Geçen yıl GSMA Mobile World Congress’de yaptığı görüşmelerin ardından uluslararası projelere imza atan Defne, bu yıl da dünya telekomünikasyon sektörüne çözümlerini sundu ve etkinlik boyunca toplam 13 ürünü sektör temsilcileri ile tanıştırdı.

‘3N Video IVR’
Fuarda Defne tarafından sergilenen ürünlerin başında yer alan, ‘3N-3G Video IVR-Etkileşimli Ses Sistemi’, türünün ilk örneklerinden biri olma özelliği taşıyor. 3.Nesil şebekelerde çalışan etkileşimli görüntü bilgi sistemi olan ‘3G Video IVR’da bilgiler, klasik IVR sistemlerinin aksine sadece sesli olarak değil, sesli ve hareketli görüntü (video klip) veya ses ve statik görüntü (resim, yazı, menü vb.) şeklinde veriliyor. Ayrıca bu işlemi doğrudan 3.Nesil şebekeyi sonlandırarak yapması ve arada ayrı bir 3.Nesil-IP video geçidine ihtiyaç duymaması ile ürün dikkatleri üzerine çekiyor.

‘Background Music’
Mobil eğlence sektörüne ayrı bir boyut katan bir ürün olan ‘Background Music-Arka plan müzik’ ise; yapılan özel görüşmelerde fona istenilen bir şarkı eklenmesini, fona otoban, konser veya çığlık sesi koyma imkânı sunarak GSMA Mobile World Congress’in en eğlenceli ürünlerinden biri oldu. Operatörler açısından ortalama konuşma süresini uzatan, abone memnuniyetini ve abone bağımlılığını arttıran bir servis olan ‘Background Music’in telekomünikasyon sektöründen büyük ilgi gördü.

Diğer yeni hizmetler
Mobil operatörlerin altyapılarında kullandıkları ve abone bilgilerine erişme, kısa mesaj gönderme, mesajlaşma gibi işlemlerin yapıldığı MAP protokolüne XML tabanlı erişim sağlayan bir ara katman olan MAP Gateway, operatörler açısından hizmet çeşitliliğinin kolay, hızlı ve ekonomik bir şekilde arttırılmasını sağlaması nedeniyle, fuarın en önemli ürünleri arasında yer aldı.
Görüntülü mesaj bırakma platformu olan Video Posta ürününü de sergileyen Defne, bu ürün ile erişilemeyen numaralara görüntülü mesaj bırakma ve bırakılan mesajların çeşitli yöntemler ile aboneye iletilmesi imkânı sunacak.
Bir kişiyi aradığınızda klasik çalma sesi yerine 3.Nesil şebekelerde aradığınız kişinin görüntüsünü veya onun seçtiği bir görüntülü klip’ini izlemenizi sağlayan Video RBT ve sesli ve/veya görüntülü sohbet platformu olan, İnternet’teki forumlara benzeyen bir sosyal ağ ve buluşma noktası olarak konumlandırılan Voice-Video Chat ürünü, diğer dikkat çeken ürünler arasında yer aldı.

Haliloğlu: “Dünyanın ihtiyacını belirleyeceğiz”
Tüm dünyada mobil operatörler tarafından, belirli çözümlerde öncelikli olarak tercih edilen bir çözüm sağlayıcı olmayı hedeflediklerini belirten Defne Bilgi İşlem Genel Müdürü Oğuz Haliloğlu, sayılı Türk firmasının yer aldığı GSMA Mobile World Congress’e katılmalarındaki ilk amacın, öncelikle yurtdışı operatör ve servis sağlayıcıları arasında Defne adının bilinirliğini arttırarak, katma değerli servisler alanında tercih edilir ve çözüm sağlayıcı konumuna gelmesini sağlamak olduğunu belirtti. Daha önceki fuarlardan elde edilen bağlantılar sayesinde Norveç’te Ses Değiştirme ve Kuveyt’te Katma Değerli Servis Platformu işlerini projelendirip, tamamlayan Defne, ayrıca GSMA Mobile World Congress’de geçen yıl kurduğu ilşkilerle çeşitli projeleri de sürdürmeye devam ediyor. Bu fuar ile, özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde konumuzu güçlendirmeyi amaçladıklarını belirlen Haliloğlu, hedeflerinin özellikle gelir paylaşımlı projeler ile operatörlerin yatırım maliyetlerini azaltarak uzun vadeli ve sürekli gelire yönelmek olduğunu dile getirdi.
Defne Bilgi İşlem Genel Müdürü Oğuz Haliloğlu ayrıca, “Mobil dünyanın gelecekte gideceği yönü tahmin etmek için dünyanın farklı bölgelerinden gelen kişilerle temasa geçip fikir alışverişinde bulunmak bizim için çok önemli. Norveç’de kullanılmaya başlayan ‘Voice Changer’ isimli ürünümüz, 2 yıl önce gerçekleşen 3GSM World Congress’de gelen bir talep üzerine geliştirildi ve şimdi bir ilk olma özelliğine sahip. Dolayısıyla, bu yıl da GSMA’da Defne’nin ağırlık vermesi gereken ürünlerini belirlemeye yardımcı olacak verilere ulaşmayı hedefliyoruz. dedi.

Dünya GSM Birliği, Visa’yı mobil para transferinde çözüm ortağı seçti
Dünyanın en büyük perakende elektronik ödeme sistemi Visa Europe ve Visa Inc., Barselona’da düzenlenen Dünya GSM Kongresi’nde, mobil finansal hizmetlerin dünya çapındaki dağıtımı için Dünya GSM Birliği (GSMA) ile yapacağı işbirliğini duyurdu.
GSMA tarafından mobil para transfer uygulamalarının dünya tedarikçisi olarak belirlenen Visa’nın, bugün Avrupa, Ortadoğu ve Asya’ya yayılmış 14 ülkede, para transferi hizmeti sağlayan birçok aktif programı bulunuyor. Visa ve GSMA arasındaki bu işbirliği, mobil para transferleri, mobil ödemeler ve diğer ilgili hizmetlerin uygulamasında bir standart oluşmasını sağlayacak. Taşıyıcı ve finansal kurumlar mobil ödemelerini daha hızlı yapabilecek. Ayrıca bu işbirliğiyle pazarın parçalanmasının önüne geçilebilecek. Standardizasyonun oluşması ise, taşıyıcılar ve kurumlar arasındaki işbirliğinin gelişmesini, teknolojik yeniliklere uyumun daha hızlı gerçekleşmesini ve tüketicilere tutarlı ve güvenilir hizmetlerin sunulmasını sağlayacak.
Visa Europe, ödeme teknolojilerindeki son yeniliklerini 16–19 Şubat 2009 tarihleri arasında İspanya’da gerçekleştirilen Dünya GSM Kongresi’nde (GSMA Mobile World Congress) sergiledi. Visa, kongre kapsamında mobil ödeme teknolojilerindeki yeniliklerin günlük hayatta sağladığı hızı, kolaylığı, değeri ve seçenekleri tüketicileriyle gerçek örneklerle paylaştı ve finansal hizmetlerinin mobil teknolojiye adaptasyonu konusunda bir tartışma ortamı sağladı.

Kongrede sergilenen Visa mobil uygulamaları:
Mobil Visa payWave: Mobil cihazlarda bulunan Visa payWave uygulaması ile güvenli mobil ödeme. Visa, NFC ve SIM tabanlı temassız ödemeler.
Mobil para transferi: Mobil telefondan, mobile ve Web’ten mobile para transferi uygulamaları.
Mobil işlem uyarıları: Kartla yapılan alışverişlerin mobil cihazlarla anında bildirilmesi.
Mobil kampanyalar: Kampanya ve kuponların mobil cihazlara aktarılması ve ödemelerin perakendeciler tarafından anında yapılması.
Mobil iş yeri: Nakit kullanmadan gerçekleştirilen mobil ödemelerin rahatlığı. Pizzacıların Visa ile ödeme kabul etmesi gibi.
Akıllı posterler: Ortak markalı mobil posterler, kafelerde mobil ödemelere mahsus ‘bir alana bir bedava’ kampanya posterleri.
Visa Mobil ve Android: Visa, Aralık 2008 tarihinde, mobil kampanyalar, mobil işlem uyarıları ve tespit hizmetlerini birleştiren ticari hizmetinin duyurusunu ABD’de gerçekleştirdi.

Nokia’dan kişiye özel İnternet
Nokia, Mobile World Congress’de İnternet ve yönleme odaklı yeni çözümlerini tanıttı. Tanıtılan ürünler arasında Nokia E55, E75, 6710 Navigator ve 6720 Classic mobil telefonları yer alırken, yeni Ovi Store servisi de İnternet’te içerik geliştirme olanaklarıyla dikkat çekti.
Dünyanın ilk içerik ve uygulama mağazası olarak tanımlanan yeni Nokia Ovi Store servisi, kişinin sosyal bağlantılarına ve fiziksel merkezine göre içeriği kişiselleştirmek üzere geliştirildi.

Yeni Nokia’lar e-posta ve İnternet konusunda daha hamarat
Nokia, yeni cihazları Nokia E75 ve E55 ile mobil telefonundan e-posta almayı her zamankinden daha kolay hale getiriyor. Yeni modeller, dünya genelinde e-posta kutularına erişim sağlarken, Nokia’nın bugüne kadarki en gelişmiş e-posta çözümlerini de içeriyor. Öte yandan Nokia, Navigator serisinin en yeni üyesi Nokia 6710 Navigator’ı ve ileri düzey özellikler sunan orta seviye mobil telefonları geleneğinin bir ürünü olan Nokia 6720 Classic’i de tanıttı.
Nokia Başkanı Olli-Pekka Kallasvuo, konu hakkında şunları söyledi: “Bu çözümler, yeni uygulamalar, gelişmiş mobil yönleme ve tek tuşla e-posta erişimi gibi işlevlerle, insanların özel ve profesyonel yaşamlarında gerçekten neyin önemli olduğunu bulmalarını ve bunlara öncelik vermelerini kolaylaştıracak. Mevcut ekonomik ortamda herkes teknolojinin maliyet ve avantajlarını daha yakından inceliyor. Yeni duyurduğumuz cihaz ve servisler, Nokia’nın uygun fiyata güçlü çözümler sunma yaklaşımını yansıtıyor. Hem küresel ölçeğimizin, hem de sosyal yerleşim gibi servislerle İnternet’i kişiselleştirme çabamızın, gerek yenilikçi çözümler, gerekse herkesin faydalanabileceği gelişmiş İnternet servisleri konusunda yeni standartlar belirlememizi sağlayacağına inanıyoruz.”

Yeni içerikler için Ovi Store
Ticari olarak Mayıs ayında açılacak olan Ovi Store, insanlara, sosyal bağlantılarına ve fiziksel mekânlara dayanan hedeflenmiş içerik sunacak. Nokia, bu bağlantı ve mekânları sosyal merkez (Social Location) diye adlandırıyor. Ovi Store, geliştirme uzmanlarına, Nokia’nın küresel müşteri tabanı için yeni, yararlı ve heyecan verici uygulamalar sunmak üzere, dinamik ve potansiyel olarak kazançlı bir fırsat sağlıyor. İçerik sağlayıcılar, çalışmalarını mağazaya tek bir kanal, Publish.Ovi.com, üzerinden aktarabilecekler. Publish.Ovi.com, 16 Şubat itibariyle içerik yerleştirmeye açık hale geldi. Geliştirme uzmanlarını ve tüketicileri içeren açık bir ekosistem kurmak, Nokia’nın İnternet’i son derece kişisel bir deneyime dönüştürme vizyonunun temelini oluşturuyor. Forum Nokia’nın binlerce uygulamanın yaratıcısı olan ve birbirinden tutkulu geliştirme uzmanlarını kapsayan 3,5 milyonluk üye topluluğu sayesinde, Ovi Store’un yaza kadar heyecan verici yeni içeriklerle dolup taşması bekleniyor.

Nokia’nın yeni iş telefonları E75 ve Nokia E55
Nokia E75, kayar QWERTY klavyesi ve üç adımda kolay e-posta kurulumu ile tam masa üstü e-posta işlevselliği sunuyor. Ayrıca, Nokia Messaging servisini içeren ilk cihaz olarak dikkat çekiyor. Nokia Messaging, Yahoo, Gmail ve Hotmail dâhil dünyanın lider tüketici e-posta hesaplarını kullanma imkânı veriyor. Mail for Exchange ve IBM Lotus Notes Traveler sayesinde, kurumsal e-posta kutularının yüzde 90’ından fazlasına doğrudan erişilebiliyor. Mesajlaşmayı mümkün olduğunca kompakt hale getiren Nokia E55, yeni tümleşik bir QWERTY klavyeyle birlikte sunuluyor ve yaklaşık bir aylık bekleme süresi sağlıyor. Bunun yanında, üst uç bir akıllı telefondan beklenecek bütün özellikleri içeriyor.
Nokia ‘stand’ında sergilenen E75 ve E55’i yakından inceleme fırsatı bulduk. Ürünler hem işlevsellik, hem içerik hem de tasarım olarak oldukça başarılı görünüyordu.

En iyi yönleme için Nokia 6710 Navigator
Nokia 6710 Navigator, bağımsız bir GPS-Küresel Konum Belirleme cihazından beklenen her şeyi tümleşik bir mobil cihazın avantajlarıyla birlikte sağlıyor. Yeni “Navigator” tarafından sunulan cihaz, gerçek zamanlı “sür ve yürü” yönlemesinin ve tam bölge haritalarının yanı sıra; özel yönleme tuşu, yakınlaştırma için dokunmatik alan ve geniş ekran gibi donanımsal unsurlar da içeriyor. Bir başka yeni ürün de Nokia 6720 Classic. Bu model, aktif gürültü giderme özelliğiyle benzersiz bir ses deneyimi ve yüze tam oturan özel bir tasarım sunuyor.

Nokia N86 duyuruldu
Kamera performansını zirveye taşıyan yeni Nokia N86 8MP, fotoğraf ve video çekmeyi ciddiye alan ve yakaladıkları görüntüleri anında paylaşmak isteyen kullanıcılar için tasarlandı. Aldığımız bilgiye göre yeni ürün, bu yılın ikinci yarısında piyasaya çıkacak.
Nokia, yüksek performanslı Nseries mobil telefonları serisine bir yenisini ekledi. En iyi kamera performansına ve pek çok özelliğe sahip olan Nokia N86 8MP pazara tanıtıldı. Yeni cihaz, geniş açılı Carl Zeiss Tessar mercekli ve 8 milyon piksel çözünürlüğü birleştiriyor. Parlak ve loş ışık koşullarında üstün performans gösteren bu model, video ve hareketsiz görüntüleme için optimize edildi. Yüksek hızlı bağlantısı ise, kolay ve uygun paylaşımı mümkün kılıyor. Nokia N86, 8 milyon piksel modelinin bu yılın ikinci çeyreğinde piyasaya çıkması bekleniyor.
Nokia Nseries Direktörü Juha-Pekka Sipponen, yeni ürün hakkında şunları söyledi: “İnsanlar, bütün ışık koşullarında harika fotoğraflar çeken mobil fotoğraf makineleri istiyorlar. Bu yüzden, Nokia N86 8MP’nin bağımsız bir fotoğraf makinesiyle kıyaslanacak derecede güçlü bir diyafram açıklığı var. İster İspanya’da boğalarla koşuyor, isterse Sidney’de güneşin doğuşunu seyrediyor olun, Nokia N86 8MP ile coğrafi etiketleri olan mükemmel netlikte geniş açılı görüntüler yakalayabilir ve bunları Ovi Share ya da Flickr gibi sitelere anında yükleyebilirsiniz.”
Carl Zeiss Uzmanı Helmut Heier ise: “En iyi sayısal fotoğrafları çekmek söz konusu olduğunda, önemli olan, yalnızca piksel sayısı değil, objektifin kalitesi ve algılayıcıdır. Nokia N86, 8 Megapiksel değişken diyafram aralığına sahip ilk mobil cihaz. Carl Zeiss Tessar merceğiyle de mükemmel sonuçlar üretiyor. Daha önce, özel anları böylesine kaliteli bir şekilde görüntülemek bu kadar kolay olmamıştı” şeklinde konuştu.


Nokia ile Skype N97’de birleşiyor
Skype ve Nokia, tüm Nokia mobil bilgisayarlar için dünyanın en ileri İnternet ile haberleşme deneyimini sunacak bir işbirliğine imza attı. Anlaşma koşullarına göre, Nokia cihazlarına Skype bütünleştirilecek. Başlangıç serisi olarak Nokia Nseries cihazlar seçildi. Nokia N97, 2009’un üçüncü çeyreğinde Skype deneyimini içeren ilk cihaz olacak.
Skype deneyimi, Nokia N97’nin adres defterinin bir parçasını oluşturacak. Böylece, Skype kişileri (contacts) çevrimiçi durumdayken görülebilecek ve anında mesajlaşma mümkün olacak. Dünya genelinde Nokia N97 sahipleri, Skype’tan Skype’a ücretsiz sesli görüşmeler yapmak için 3N ve WLAN-Geniş Alan Ağları teknolojilerinden de faydalanabilecekler. Ayrıca, sabit hatlara ve mobil cihazlara düşük maliyetli Skype aramaları yapılabilecek.
Skype Operasyon Direktörü Scott Durchslag, konu hakkında şunları söyledi: “Skype’ı mobil cihazlar vasıtasıyla her yerde kullanılabilir kılmak, dünyanın en geniş diyalog olanağını sunma vizyonumuzu yaşama geçirmek açısından çok önemli. Yazılımımızı Nokia cihazlarına önden yüklemek ve birleştirme etmek için Nokia ile yakın bir işbirliği içinde olmak, halihazırda Skype kullanan pek çok Nokia müşterisine avantaj sağlayacak; çünkü Skype, hareket halindeyken kolayca erişilebilir ve kullanılabilir hale gelecek. Aynı zamanda Skype’a, Nokia’nın Symbian Series 60 deneyimini seven yeni kullanıcılar kazandıracak.”
Nokia Nseries Başkan Yardımcısı Jose-Luis Martinez ise şunları ifade etti: “Dünya çapında 400 milyonu aşkın Skype kullanıcısı var. Skype’ın Nokia Nseries mobil bilgisayarlara bütünleştirilmesi, tümleşik İnternet deneyimlerini, masa üstünden dünyanın en ileri mobil bilgisayarına getirmek açısından önemli bir adım.”

Samsung yeni mobil telefonlarıyla heyecan uyandırdı
Dünyanın lider mobil telefon üreticilerinden Samsung Electronics mobil endüstride en hızlı büyüyen şirket olmaya yönelik güçlü iş stratejisini destekleyen vizyonunu GSM kongresinde açıkladı. Bu vizyonun merkezinde ise çeşitli yaşam stillerinin farklı ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlanan etkileyici bir tam dokunmatik teknolojili mobil telefonları ve teknoloji çözümleri yer alıyor.
Samsung’un yeni tamamen dokunmatik mobil telefon serisinin yıldızları arasında tasarımıyla öne çıkan, tam dokunmatik, kayar kapaklı ULTRA TOUCH, HD parlaklığını mobil dünyaya kazandıran Samsung’un ilk Symbian tam dokunmatik mobil telefonu olan OMNIAHD ve müzik severler için tasarlanan BEAT Serisi’nin amiral gemileri BEATDJ ve BEATDISC yer alıyor. Tam dokunmatik teknolojili AMOLED ekranları ile stilde, kullanışlılıkta, canlılık ve berraklıkta öncülük edecek olan bu yeni modeller Samsung’un tamamen dokunmatik teknolojili GSM telefon alanındaki gücünü ve önemini pekiştirecekler.

Tarzda gelinen en son nokta UltraTOUCH (S8300)
Ultra serisinin yeni amiral gemisi UltraTOUCH, estetiğin doruklarında, devrim yaratan tamamen dokunmatik ekran teknolojisi ve çoğul ortam özelliklerine sahip, başarılı bir mobil telefon. Telefonun 2,8 inçlik AMOLED çizilmeye dayanıklı tam dokunmatik ekranı, göz alıcı parlaklık ve canlılıkta renkler sunuyor.
Zarif kıvrımları ve ince silueti, onu estetiğin doruklarına taşırken, arka bölümdeki yenilikçi parlak kayar kapak mekanizma tasarımı telefonun her açıdan mükemmel görünmesini sağlıyor. Çizilmeye ve lekelere karşı dayanıklı ekran ve onu saran dayanıklı metal çerçeve telefonun fiziksel direncini arttırarak görünümün sürekli kusursuz kalmasına yardımcı oluyor.

Mobil telefonda HD kalitesi OMNIAHD ile geldi
OMNIAHD’nin HD video kayıt özelliği sizin için değerli olan anları HD-Yüksek Çözünürlüklü kalitesinde (720p) yakalamanızı, HD içeriklerini DLNA teknolojisi aracılığıyla keyifle izlemenizi sağlıyor. 16 milyon renkli, 16:9 QHD ekran ve çift stereo hoparlör, hareket halindeyken mobil çoğul ortam deneyimine yepyeni bir boyut kazandırıyor ve kullanıcıların SD (Standard Definition) / HD (High Definition) videoları sinema kalitesinde altyazıyla seyretmelerini sağlıyor. Telefonun 8 milyon piksel kamerası ile Samsung OMNIAHD kullanıcıların mobil telefon ile fotoğraf makinesi kalitesinde resim çekmesini mümkün kılıyor. Kullanıcılar HSUPA 5,776Mb/s ve HSDPA 7,2 Mb/s HSDPA İnternet erişimi ile MP3 biçiminde 4 MB’lık bir şarkıyı 10 saniyeden ve 40 MB’lık bir filmi 1 dakikadan kısa sürede indirebiliyor ya da yükleyebiliyor. 3,7 inç otomatik yön değiştiren ekran ile kullanıcılar mobil telefonlarında İnternet’te gezerken bilgisayarlarındakine benzer bir deneyim yaşamanın keyfine varıyorlar. Tümleşik pusulalı GPS sistemi OMNIAHD’yi hem yayalar hem de sürücüler için ideal kılıyor. Dokunmatik kontrollü yönleme ve çift stereo hoparlör aracılığıyla çalışan sesli kılavuz ise sürücülere kolay ve güvenilir yönleme sunuyor.


Çevre dostu Samsung
Samsung, Mobile World Congress’te çevre dostu ürünler sunarak doğaya duyarlı davranmak ve korunmasına katkıda bulunmak isteyen kullanıcılara bağlılığını yeniden gösterdi. “The Blue Earth Dream” sloganı ile Samsung, güneş enerjisiyle çalışan tamamen dokunmatik telefonu Blue Earth’ü tanıttı. Geri dönüştürülmüş plastikten üretilen Blue Earth, doğayı korumaya dikkat çeken çok özel bir kullanıcı arayüzü ile beraber geliyor.
Samsung Electronics Mobil Haberleşmeden Sorumlu, Yetkili Başkan Yardımcısı JK Shin, “Bu sene farklı yaşam stillerine hitap eden çeşitli dokunmatik telefonlar ile teknolojik çözümler önererek kusursuz mobil deneyimler sunmaktan gurur duyuyoruz” dedi. JK Shin, “Ürün alanındaki liderliğimizle sayesinde, 2008 yılında büyük bir başarı elde ettik ve mobil endüstrideki güçlü konumumuzu pekiştirdik. Mevcut ekonomik koşullara rağmen, 2009’da da yüksek hedeflerimize bağlı kalmaya devam edeceğiz ve bir dizi yenilikçi ürün ve teknolojiyle sektöre öncülük edeceğiz. Küresel pazarda her farklı yaşam tarzına, farklı yaklaşıma ve yerel kavramlara hitap eden benzersiz ürünler sunma stratejimize odaklanmaya devam ediyoruz” diyerek sözlerine son verdi.
Samsung, mobil deneyimi zenginleştirmeye yönelik en son çözümlerini ve gelişmiş sistemlerini Mobile World Congress’te sergiledi. ‘Samsung Music’, ‘Samsung Live’, ‘New PC Studio’ ve ‘Share Pix’ özellikleri çoğul ortam dosyalarının paylaşımını ve dosyaların indirilmesini kolaylaştırıyor. Diğer yeni özellikler arasında ‘LBS’, ‘Mobil Widget’ ve ‘Samsung Application Store’ yer alıyor.

iPhone’u Toshiba da yapmaya çalışmış; adını TG01 koymuş
Uzun zamandır merakla beklenen ve iPhone katili olarak adlandırılan Toshiba TG01, GSM kongresinde görücüye çıktı. (800x480) piksel çözünürlükteki 4,1 inçlik ekran ve ince bir yapıdan ibaret telefon Windows Mobile 6.1 işletim sistemi ile birlikte geliyor. Telefonu Toshiba ‘stand’ında yakından inceleme fırsatı bulduk. 129 gramlık ağırlığı ve 9,9 mm inceliği ile insanı ilk etapta kendine hayran bırakıyor. Yüksek çözünürlüklü ve parlak dokunmatik ekran ve Toshiba’nın özel arayüzlü menüsüne dokunmatik bir yolculuğu çıktığımızda iPhone seriliğini ve pratikliğini fazla göremediğimizi belirtmeliyim, ancak cihaza uygun bir arayüz ve belki gelişmiş Windows Mobil 6,5 özellikleri bu yaz çıkacak telefona eklenirse iPhone ile başa baş yarışabilecek bir tasarıma sahip. Cihazın üzerinde 3,2 milyon piksellik kamera, her türlü kablosuz ağ bağlantı desteği, 3.Nesil uyumluluğu, Qualcomm QSD8250 (1GHz) Snapdragon işlemci, 512MB ROM, 256MB RAM bulunuyor ve hafıza desteği miniSD ile 16 GB’a kadar yapılabiliyor.

LG’den yeni teknolojiler
LG Electronics, İspanya’da gerçekleşen 2009 GSMA Kongresi’nde bu yıl için geliştirdiği en son yenilikleri ve en yeni telefonlarını görücüye çıkardı.
ARENA (LG-KM900) telefonunda ilk defa kullanılan direkt, sezgisel çalışma özellikli ve dinamik 3 boyutlu S-Sınıfı kullanıcı arayüzü, LG’nin kaydettiği en büyük başarılardan biri. Öne çıkan diğer ürünler arasında, heyecan verici 3.Nesil dokunmatik kol saati telefonu (LG-GD910) ve LTE-tabanlı bir telefon modem yongası gibi dünyaya ilk defa sunulan çeşitli ürünler yer aldı.

LG ARENA’ya çıkıyor
Şirket’in üst düzey telefonlarında standart hale gelecek olan LG’nin yeni S-Sınıfı kullanıcı arayüzü, dokunmatik ekranların avantajlarından yararlanmak amacıyla özel olarak tasarlanan yepyeni bir arayüz. Dört adet kişiselleştirilebilen ekranıyla 3 boyutlu kübik yerleşimi temel alan S-Sınıfı kullanıcı arayüzü, mümkün oldukça birbirinin içine yerleştirilmiş menüleri kaldırarak, uygulamalar ile özelliklere doğrudan erişim sağlıyor. Zengin grafik özellikleriyle bu dinamik arayüz anında değişerek o an yapılacak göreve kendini uyarlıyor. Diğer taraftan güçlü bir AMD işlemcisi bu arayüzün her zaman en yüksek hızda çalışmasını garantiliyor.
S-Sınıfı kullanıcı arayüzünden faydalanacak ilk telefon, LG’nin 2009 yılı için öncü modeli olan ARENA. Bu eksiksiz içerikli çoğul ortam telefonunun, son derece iyi bir WVGA çözünürlüğüne sahip 3 inç ebadında geniş ve tam dokunmatik bir ekranı var. Dolby Mobile ses sistemi sayesinde tüm çoğul ortam özellikleriyle yüksek bir ses kalitesini sunuyor. 5 milyon piksel kamerası ile üstün kalitede resim çekiyor ve aynı zamanda geniş ekranlı bir TV’de gösterildiğinde DVD kalitesinde mükemmel görüntülü video kaydı yapabiliyor. DivX ve Xvid video gösterim desteğiyle ARENA mükemmel düzeyde kullanışlı bir çoğul ortam aracı olarak göz dolduruyor.

3.Nesil destekli ilk kol saati telefon LG’den
Yakın zamana kadar bilim kurgu olmaktan öteye gidemeyen takılabilir mobil cihazlar fuarın bir başka öne çıkan özelliği. Yılın ilk günlerinde Tüketici Elektronik Sistemleri Fuarı’nda büyük başarı elde eden LG’nin 3N dokunmatik kol saati telefonu tüketiciyle buluşuyor. Bu, pazara sunmaya hazır ilk takılabilir 3N telefon ve Bluetooth kulaklığı, dokunmatik ekran arayüzü ve video görüşmeleri için yerleşik kamerayla birlikte sunuluyor. LG’nin PRADA Link saati de LG PRADA Telefon (LG-KF900) için yapılan şık bir aksesuar. Bluetooth aracılığıyla LG PRADA telefona bağlanan PRADA Link, metin mesajlarına ve pek çok özelliğe telefonu cebinizden veya çantanızdan çıkarmaya gerek kalmadan anında erişmenizi sağlıyor.

LTE’de LG de var
LG, Uzun Vadeli Gelişim (Long Term Evolution /LTE) teknolojisine dayanan dünyanın ilk telefon modem yongasını da sergiledi. Bu yonga, daha önceleri hayal bile edilemeyen 60 Mb/s’lik son derece yüksek indirme ve 20 Mb/s’lik yükleme hızıyla pazara sunulmaya hazır 4.Nesil telefonu meydana getirmek için gerekli temel parçası durumunda. Kısa süre önce sadece bir fikir olan bu ürün, günümüzde mevcut olan en hızlı 3N HSDPA telefonlarından da hızlı ve LG bu yonganın dört adet HD-kalitesinde videoları aynı anda indirmek ve gerçek zamanlı olarak oynatmak için nasıl kullanılabildiğini gösterdi.

Şarj için adaptör yerine Güneş
LG, Mobil Dünya Kongresi’nde yüksek teknolojinin, LG’nin güneş enerjili telefonu çıkarmasıyla birlikte çevreyle dost olabileceğini ispat etti. Telefonun pil kapağının üzerine yerleştirilen solar panel güneş enerjisini toplayarak prize takmaya gerek kalmadan pilin şarj edilmesini sağlıyor. Bunlara ek olarak LG, geri kazanılmış materyaller ve soya tabanlı mürekkepler kullanarak çevre dostu ambalajlar da sunuyor. Bu girişimler LG’nin herkes için daha sağlıklı ve daha temiz bir çevre yaratma konusuna özen gösterdiğinin bir kanıtı.

En yüksek 3.Nesil geniş bant hızını Vodafone sağladı
Vodafone, 20 Mb/s veri indirme hızını aşarak en yüksek indirme hızını sağlayan 3G HSPA+ (3.Nesil mobil geniş bant bağlantı) teknolojisini test ortamında başarıyla denediğini duyurdu.
Vodafone, İspanya’nın Barselona kentinde yapılan GSMA Kongresi’nde, Madrid’teki şebekesinde HSPA+ (High Speed Packet Access-Yüksek Hızlı Paket Erişimi) MIMO (Multiple Input Multiple Output-Çoklu Girdi-Çoklu Çıktı) saha denemelerinde en yüksek 3N veri bağlantılarından birini sağladığını açıkladı. Denemelerde Vodafone’un iş ortakları Ericsson, Huawei and Qualcomm Inc. şirketlerinin sağladığı teknoloji kullanıldı.
Alınan ilk test sonuçları, iş merkezleri ve havaalanları gibi yoğun bölgelerde HSPA+ MIMO teknolojisinin daha iyi mobil geniş bant deneyimi sağlamaya iyi bir aday olduğunu doğruladı.
Vodafone daha önce özellikle şehir dışı ve kırsal bölgelerde uygun olan 16 Mb/s’ye kadar azami sürat sağlayan “HSPA+ 64QAM” teknolojisini başarılı bir biçimde denediğini açıklamıştı. Vodafone, yapılan bu son denemede şebeke performansını MIMO teknolojisini kullanarak daha da artırdı.
MIMO teknolojisinde hem telefon cihazında hem de baz istasyonda olmak üzere iki anten kullanılıyor. Böylece telsiz sinyali iki ayrı kanala ayrılarak şebeke kapasitesi artıyor ve yoğun şehir merkezlerinde bile müşteri deneyimi iyileştiriliyor.

“20Mb/s hız yeni bir kilometre taşıdır”
Vodafone Küresel Şebekeler Direktörü Andy MacLeod, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, HSPA+ MIMO teknolojisi sayesinde 20 Mb/s hız eşiğine ulaşılmasının, 3N mobil geniş bant teknolojisinin gelişmesinde yepyeni ve çok önemli bir kilometre taşı olduğunu ve daha yoğun alanlarda müşteriler için şebeke performansını daha da artırma imkânının sunulacağını belirtti. MacLeod: “Bu test çalışmaları sayesinde bir yandan mevcut 3.Nesil altyapımızdan daha da büyük bir değer elde ederken, diğer yandan da müşterilerimize verdiğimiz hizmet kalitesini de artırmış olacağız” dedi.

Sony Ericsson’un yeni amiral gemisi Idou
Xperia’dan sonra üst seviye mobil telefon konusundaki sessizliğini koruyan Sony Ericsson GSMA Kongresi’nde bizleri yeni Cyber-Shot telefonu Idou’yla bir hayli şaşırttı. 12 milyon piksellik bir kamerayla gelen cihaz tam 16:9 dokunmatik ekranda Symbian işletim sistemi kullanıyor. Hem tasarım hem de içerik yönünden oldukça sağlam olan cihaz müzik, görüntüleme, video ve İnternet’i kusursuz şekilde bir araya getiriyor. Idou’nun 2009’un 3.çeyreğinde piyasada olacağı söyleniyor.

Push postada Emoze’un üzerine yok
GSMA Fuarı’nda yazılım kanadında da birçok uygulama üreticisiyle karşılaştık. Hem son kullanıcı, hem de kurumsal tarafta tüm sosyal ağları ve elektronik posta servisleri tek bir platformda toplayan Emoze’un standını ziyaret ettik. Emoze GMail, Yahoo, Hotmail, Facebook, Flickr gibi dünyada en çok kullanılan Web servislerini tek bir uygulama ile Java, Microsoft Windows Mobile ve Symbian işletim sistemli cihazlarda birleşiyor. Kullanıcı tüm hesaplara aynı yazılım üzerinden bakıyor ve herhangi şekilde bir ağa bağlı kaldığı sürece telefonuna kullandığı birden çok servisten gelen iletiler aynı kısa mesajda olduğu gibi anında ulaşıyor. Yetkililerle yaptığımız sohbette hizmetlerini beğendiğimizi ve çok kullanışlı olduğunu düşündüğümüzü kendilerine belirttiğimizin ertesi günü, Emoze’u Dünya GSM Birliği Push posta konusunda ödüllendirdi.

GSMA Ödül Töreni’nde Turkcell, Türkiye’yi onurlandırdı
GSM dünyasının Oscar’ı olarak kabul edilen Dünya GSMA Birliği Ödülleri organizasyonunda, “En İyi Mobil Reklam Servisi” seçilen “TonlaKazan” ile Turkcell, dünyada bir ilke imza attı ve reklamcılık dünyasına yeni bir kavram kazandırdı.
Turkcell, “TonlaKazan” uygulamasıyla birinciliğe layık bulundu. Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, 17 Şubat’ta, Barcelona Palau Nacional’da düzenlenen gala yemeğinde ödülü aldı. Haberleşme sektörünün en saygın organizasyonları arasında yer alan GSMA Birliği Ödülleri bu yıl 14’üncü kez verildi. Turkcell, “TonlaKazan” ve “Mobiwar” ile “Mobil Eğlence Ödülleri” kategorisinde finale kaldı ve birinciliğe layık görüldüğü “TonlaKazan” uygulamasıyla dünyada bir ilke imza atarak reklamcılık dünyasına yeni bir kavram kazandırdı.
Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, ödülle ilgili olarak GSMA Birliği Ödülünü almanın gururunu yaşadıklarını belirterek, “Turkcell olarak Tonla Kazan’la dünyada bir ilke imza attık ve reklamcılığa yeni bir kavram kazandırmıştık. Bu durum GSMA Birliği tarafından da ödüllendirilmiş oldu” dedi. GSM Birliği CEO’su Rob Conway, Turkcell’i TonlaKazan’la aldığı ödül için tebrik etti ve küresel ölçekte konunun uzmanı olan bir jüri tarafından verilen ödüllerin, inovasyonun büyük önem taşıdığı sektörde dikkat çekici bir başarı olarak kabul edildiğini söyledi. Turkcell, 2007 yılında ’En iyi Televizyon ve Radyo Reklam Yayını’ kategorisinde ‘Turkcell-im geldi sıkıntı gitti’ reklamıyla, 2005 yılında ‘En İyi Faturalama veya Müşteri Hizmetleri Çözümü’ kategorisinde Turkcell KampusCell ile, 2003 yılında, ‘Mobil Haberleşmenin Acil Durumda En İyi Kullanımı’ dalında İran’da meydana gelen depremden sonra Ericsson ile birlikte kurduğu ‘Acil Haberleşme Sistemi’ ile ödül almıştı.

Kısaca TonlaKazan
Mobil reklamcılıkta dünyada bir ilke imza atan ve reklamcılık dünyasına yeni bir kavram kazandıran Turkcell’in “TonlaKazan” mobil reklam platformunda Turkcell müşterileri, TonlaKazan sistemi sayesinde kendilerini arayanlara seçtikleri reklamları dinletiyor ve dinlettikçe kontör ya da dakika kazanıyor. TonlaKazan’a Web, WAP ve KMS/SMS yoluyla üye olunabiliyor. Üyeler, TonlaKazan platformundaki farklı reklam müziklerinden beğendiklerini kendilerine ÇalarkenDinlet içeriği olarak seçip çevrelerine dinletecekleri reklamı belirliyor.
TonlaKazan, Turkcell’e fikir ve yenilikçi ürünler sağlayan iş ortağı “4play Digital Workshop” firmasıyla beraber geliştirildi.

BlackBerry Storm, SurePress teknolojisiyle “En Başarılı Mobil Teknoloji Yeniliği” ödülüne layık görüldü
Research In Motion (RIM), “En Başarılı Mobil Teknoloji Yeniliği” alanında Küresel Mobil Ödülü’nü almaya hak kazandı. Adaylar bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildi ve BlackBerry Storm’un özelliği olan SurePress teknolojisi pazara getirdiği yenilik ve etki için bu ödüle uygun bulundu. Devrim niteliğindeki eşsiz SurePress teknolojisi, BlackBerry Storm’daki dokunmatik ekranın hafifçe bastırılmasını sağlayarak, hem klavye kullanımını ve gezinmeyi kolaylaştırıyor hem de tüketicilerin ekranı kullanırken dokunarak hissedebilecekleri bir geri dönüş alabilmelerine olanak tanıyor.
14. kez düzenlenen Küresel Mobil Ödülleri’nin yeni kategorisi olan “En Başarılı Mobil Teknoloji Yeniliği” ödülü, mobil ekosistemin sağladığı inanılmaz çeşitliliği ve tüketici deneyimine yeni bir boyut kazandırmasını yansıtıyor. Ödül, endüstrideki en yenilikçi teknolojik gelişmeleri belirlemek için GSMA tarafından sunuldu. Ödül için yarışan diğer finalistler ise; DLP Pico ile Texas Instruments, GSM Onboard ile Chipset?AeroMobile, Cortex-A8 ile Aircraft?ARM ve mirasol Color Display ile Processor?Qualcomm’du.

Diğer en iyiler…
En iyi mobil oyun Gameloft’un Real Football 2009’u seçilirken, en iyi mobil video ve müzik servisi de BBC iPlayer on Mobile oldu. MobiTV mobil ortamda en başarılı mobil televizyon ödülüne layık görülürken, en iyi mobil İnternet servisi olarak da Nokia Sports Tracker ödülle taçlandırıldı. Nokia Siemens Networks, Flexi Multimode BTS Yazılım tanımlı HSPA/LTE ile en iyi ağ teknolojisi gelişimi ödülünü alırken, Smart Communications’ın Alternative Power for Cell Sites projesi yeşil mobil ödülünü aldı.

2009’un en iyi mobil telefonu 3’ün INQ1’i seçildi
Geçen yıl Sony Ericsson’un Walkman telefonunu birinciliğe layık gören heyet, bu yılın en iyi mobil telefonu olarak İngiliz 3’ün INQ1’ini tahta oturttu. BlackBerry Storm, T-Mobile G1 (Google Android), Nokia E71 ve LG KS360 finale kaldığı ödül de INQ1 rakiplerini geride bıraktı ve aldığı ödülle birçok katılımcı tarafından sürprizle karşılandı. Daha önce Facebook telefonu olarak duyurulan INQ1, 2,2 inçlik (240 x 320) piksel çözünürlüğünde TFT ekrana (262.144 renk desteği), 3,2 milyon piksel kameraya ve 110 gram ağırlığa sahip. Facebook ile çok organize çalışabilen ve direk resim yüklemeye olanak sağlayan arayüze sahip olan cihaz, Last.fm, Skype, Google, E-Bay, Yahoo ve Windows Messenger’a da direk bağlanabiliyor. Bu seçimi, Dünya GSM Birliği’nin sosyal ağ platformlarına, içeriğe ve geniş banda verdiği önemin bir göstergesi olarak açıklamak mümkün olabilir.

Microsoft Windows Mobile, 6. sürümün buçuğuyla yola devam ediyor
GSM kongrelerinde yeni ürün ve servis patlatmayı seven dev isimlerden Microsoft, bu kongrede 7. Nesil mobil işletim sistemini bekleyenleri üzdü ama eli boş da yollamadı. Microsoft yeni arayüzlü, simgeleri daha bir dokunulabilir, daha modern görüntüsüyle Windows Mobile 6.5’i duyurdu ama işletim sistemini Microsoft’tan önce HTC’nin yeni cihazıyla birlikte duyurulması da herhalde kongrenin en çok konuşulan gaflarındandı.
Windows Mobile 6.5, Microsoft’un taşınabilir ortam oynatıcısı Zune’un arayüzü ile hemen hemen aynı özellikleri taşıyor. Web taramasında ya da resim görüntülemesinde bir Machintosh standardı olan iki parmakla yakınlaştır/uzaklaştır seçeneği sağlanamıyor belki, ama ekranın sağ tarafında çıkan dokunmatik sanal çubuk ile kolaylıkla görmek istediğinizi daha yakından görebiliyorsunuz. Menülerde gezinme konusunda da ekran kalemlerine bağımlı kalmayacağız gibi görünüyor, zira menü simgeleri ve satırları parmakla seçilebilecek kadar büyük olarak düzenlenmiş. Ama Windows Mobile’de iPhone rahatlığı için sanırım 7. sürümü yani 2010 yılını beklemek zorundayız, çünkü 6.5 hala baskıyı algılayan dokunmatik ekranları destekliyor. Internet Explorer, bu sürümde daha bir görsel ve işlevsel hale gelmiş. Flash Lite desteği ve Javascript tanımlaması sayesinde Web siteleri neredeyse eksiksiz şekilde görüntülenebiliyor ve video izleme sorunları da en aza iniyor. Windows Mobile 6.5 işin erbabı HTC telefonlar ile 2. çeyrekte piyasaya sürülmeye başlayacak ve ilk güncellemeler de 3. çeyrekte gelmeye başlayacak.

Windows Mobile 6.5’li telefon çalındı
18 Şubat akşamı kongreye ilginç bir haber daha düştü. İsmi sır gibi saklı tutulan bir Telstra yöneticisinin modeli tam olarak belirtilmeyen, ama markasının HTC olduğu telefonunun çalınmasıydı. Ancak çalınan telefonu bu kadar ünlü yapan durum ise, cihazın işletim sisteminin Windows Mobile 6.5’in deneme sürümünün yüklü olmasıydı.
Microsoft herhalde olası teknoloji hırsızlığına karşı önlem almış olacak ki, telefonun çalındığı haberi duyulur duyulmaz, cihazın tüm işlevleri uzaktan kapatılabilmiş. Bu güvenlik önlemi için de diz üstü bilgisayarların kısa mesaj ile uzaktan kilitlenmesinde olduğu gibi bir işlemin yapıldığı belirtildi.