Mobil Dünya Kongresi’nden enstantaneler


 

Neden mi başlığımız sadece enstantaneler? Çünkü dünyanın bilgisi, 4 gün içinde Barselona’dan basıldı.
Tüm beyinlere ve bu bilgilerin tümünü size aktarmaya kalksak, değil bir sayıda, 12 sayıda anlatamayız.
Mobil dünyanın temel altyapı, orta katman, üst katman altyapıları ve uygulamaları ile uç cihaz ve cihaz üzerindeki uygulamalarını kapsayan bu dev organizasyonda yakınsamanın da uç noktalarını yaşadık diyebiliriz. 12 yıl önce Telepati Dergisi henüz 5 yaşındayken, Bilişim sektörü adı altındaki firmaların kapısını daha da çok çalmaya başlayıp, “yakınsama”dan söz ederken, o kadar da ciddiye alınmamaktaydık açıkçası. Ancak, artık damarlarımızda akan kan yakınsama teknolojilerinden ibaret denilebilir.
Fuar ve Kongre’nin 7.kez Barselona’da gerçekleştirileceğini duyduğumuzda, açıkçası birçok şehir ve ülke, hatta naçizane çok uzak da olsa İstanbul hayalleri kuran bizler, büyük bir hayal kırıklığına uğramıştık. Çünkü Barselona’ya yeniden karar verilmesinin altında yalnızca İspanya’nın dibine vurmakta olan ekonomisi yatmaktaydı. Kaldı ki, geçen yıldan bazı fotoğraflar şöyleydi: GSMA yöneticilerinden birinin diz üstü bilgisayarı ile birlikte çantasının çalınması, arkadaşlarımızdan birinin cüzdanının yürümesi, sadece kongre sırasında hizmet vermek üzere uluslararası firmalardan birinin kiraladığı araçlardan birinin şoförünün kafasına silah dayanarak tehdit edilmesi vb... Ancak ne ilginçtir ki, etkinliğe bir gün önceden varan 50 küsur bin kişinin Pazar günü açık dükkan bulmakta zorlanmışlardı. Halbuki böylesi bir organizasyon İstanbul’da yapılıyor olsa idi, sanırız o Pazar günü ziyaretçilerin iki katından fazla sokak satıcısı da yollarda olurdu. J
Mobil Dünya Kongresi’nin gittiği yöne ve sektörün temasına dönecek olur isek, geçen yıldan başlamak üzere bu yıl da gördüğümüz şey; operatörler ve hatta altyapı üreticileri dahil olmak üzere tamamen “müşteri deneyimi” üzerine odaklanılmış olması diyebiliriz. Artık yalnızca son kullanıcı ürünleri ve uygulamaları tarafından değil, direk ağ altyapısı üreticileri tarafında da müşteriye ve deneyimine direk odaklı bir yapı göze çarpıyor. Eskiden tümevarım yöntemleriyle geliştirilen teknolojilerin, artık tümdengelim yöntemiyle ortaya çıktığını buradaki “tüm”ün de “müşteri deneyimi” olduğunu rahatlıkla belirtebiliriz.
Başlıca başlıklar arasında, pek tabi mobil geniş bant başta olmak üzere; mobil geniş banttan operatörün para kazanabilmesi, bunu yapabilmek için hem maliyetleri aşağıya çekecek altyapı çözümleri seçerken hem de bu altyapı çözümleri ile bazı temel servislerin dışında son kullanıcı uygulamalarından direk operatörlerin nemalanabilmesi, karma ağ yapıları ile mobil şebekeler üzerindeki veri yükünün küçük hücre yapıları ile sabit ve Wi-Fi ağları üzerine kaydırılması ve bu sayede son kullanıcı tarafında da deneyimin en iyileştirilebilmesi, bulut çözümlerinin altyapı olarak operatörler tarafında konumlandırılması, üçüncü parti uygulama geliştiriciler tarafında ise, daha yaratıcı çözümler ile daha çok içerik odaklı çözümlerin öne çıkması ile mobil ödeme-finans-ticaret konuları sayılabilir.

Alcatel-Lucent lightRadio Ağ Çözümü “En İyi Altyapı Teknolojisi” seçildi
Alcatel-Lucent, geçen yıl lightRadio “buluşu” ile açtığı çığırın bu yıl meyvelerini fuar alanında hem canlı olarak sundu, hem de topladı. Sundu derken, Telefonica Kongre’de Alcatel-Lucent ile yaptığı anlaşma çerçevesinde Almanya’da başlayan, İspanya ve İngiltere ile sürecek olan lightRadio teknolojisi temelli 4.Nesil (4N) ağını duyurdu. Fuar alanında kapsama lightRadio teknolojisi ile sağlandı. lightRadio, GSM’deki bildiğimiz hücresel yapıyı çok daha küçük hücrelerde sunarak, radyo dalgalarını 3 boyutlu iletme yöntemiyle son kullanıcıya çok daha hızlı ve çok daha iyi bir erişim deneyimini, bit başına çok daha düşük bir bedelle sunmayı sağlıyor. lightRadio teknolojisi; operatörlere 9 kat daha yüksek kapasiteyi, dörtte bir maliyetle sunuyor. Operatörlerin şu andaki en büyük endişesi olan, ses hizmetlerinden kaybedilmekte olan gelirlerin veri haberleşmesi üzerinden geri kazanımı için ağın aşırı yüklenmesi engellenerek, mobil veriden maksimum geliri minimum harcama ile maksimum müşteri deneyimini sağlayacak şekilde gerçeklemek. İşte lightRadio çözümü tam da bu derde deva bir çözüm. Operatörler açısından bir başka önemli konu ise Wi-Fi üzerinden ağın yükünün hafifletilmesi olarak tanımlanabilir. Alcatel-Lucent bu yıl fuarda duyurduğu lightRadio Wi-Fi çözümüyle ise Wi- Fi üzerinden mobil ağdaki trafiği rahatlatma yerine olaya tersten bir bakış açısıyla müşteriye benzersiz bir kablosuz bağlantı deneyimi sunarken, operatörlere Wi-Fi erişim noktaları, mobil altyapı ve kablosuz paket tabanlı altyapıları nasıl birleştirecekleri konusunda direk çözüm sunuyor.

Operatör temelli bulut çözümleri için...
Alcatel-Lucent başta da bahsettiğimiz üzere, müşteri deneyimini çözümlerinin merkezine alan bir altyapı üreticisi olarak öne çıkıyor. lightRadio başlığı ile erişim konusunda farklılık yaratan Alcatel-Lucent, bulut teknolojilerinde operatöre kendi öncü rolünü çizebilmesi adına yardımcı oluyor. CloudBand çözümleriyle, sanallaştırma kavramını operatör kaynaklarına uygulayan bir yaklaşımla, operatörlere, sanki tüm veri merkezi ve ağ kaynakları aynı yerdeymişcesine yönetmeye, eş zamanlamaya ve otomatikleştirmeye imkan sağlıyor. CloudBand, ayrıca self servis yönetebildiğiniz bir portal çözümünü de içinde barındırıyor.

Bambaşka bir mobil oyun ve video deneyimi
Yine son kullanıcı tarafında en önemli iki başlıktan biri olan oyun ve video deneyimi başlıklarında da Alcatel-Lucent çözümlerinin varlığını görmekteyiz. Oyunların herhangi belirli bir platforma bağlı kalmadan televizyon üzerinden yayınlanabilmesi ve kablosuz ev ağları ve Bluetooth aracılığıyla, tüm akıllı mobil cihazlar üzerinden de oynanabilmesini sağlayan altyapı önerilerinin yanında, mobil video deneyimini gerçekten mekandan bağımsız hale getiren ve tablet bilgisayarda seyretmekte olduğunuz videoyu kaldığınız yerden TV’nizde yahut mobil telefonunuzda izlemeye devam etme imkanı veren servislere kadar gitmekte.

Hayatın her alanında farklı öneri getiren bir operatör olmak
Alcatel-Lucent çözümleri ile yukarıdaki tüm çözümlerin yanında operatörlere, günümüzde parça parça son kullanıcı uygulamaları halinde sunulmaya çalışan bir takım hizmetleri de operatör temelli ve daha etkin sunmak üzere yola çıkıyor. Bunlar arasında; mobil cüzdan, mobil ve konum tabanlı pazarlama, konuşma-birleşik mesajlaşma-çoğul ortam haberleşme, milyonlara yüksek kalitede mobil video yayını, mobil güvenlik hizmetleri, altyapının müsait olduğu zaman dilimlerinde daha yüksek kalitede bağlantının daha düşük bedellerle sunulması ve son kullanıcı bağlantı deneyiminin sürekli kontrol altında tutulması ve müşteri memnuniyetinin en yüksekte tutulması gibi servisler yer almakta. Alcatel-Lucent’ın en çok altını çizdiği konu ise, Bell Laboratuvarları’nın yenilikçiliğin beşiği olması.

Gelişmiş kullanıcı deneyimi için 150 Mbps LTE bağlantısı
Ericsson, Renesas Mobile işbirliği ile 150Mbps’e kadar bağlantı hızı sağlayan 3GPP tarafından tanımlanmış LTE Kategori 4’ü Mobil Dünya Kongresi 2012’de tanıttı. LTE’nin dönüşümünde yeni bir adım olarak nitelendirilen Kategori 4, akıllı telefonlara, tablet bilgisayarlar ve yönlendiriciler gibi diğer LTE cihazlara çok daha iyi bir son kullanıcı deneyimi sağlıyor.
Söz konusu tanıtım, Ericsson altyapısının ve Renesas Mobile’ın SP2531 LTE üçlü konum modeminin kullanılması ile bir ilk. Ericsson Radyo ve İş Birimi Ağları Başkanı Ürün Birimi Başkanı Thomas Noren, “Ortaya koyduğumuz yüksek performans, Ericsson ve Renesas Mobile arasındaki başarılı işbirliğine iyi bir örnektir. Kategori 4, pazara girecek LTE akıllı telefonlara 150Mbps’ye kadar bağlantı hızı sağlayarak gelişmiş bir son kullanıcı deneyimi sunuyor” dedi. İleri teknolojilerin birlikte çalışılabilirliği testi (IODT) üzerinde işbirliği yapan Ericsson ve Renesas Mobile, on yıldan uzun süredir birlikte çalışmakta. Bu işbirliği, yeni teknolojilerin geniş bir alana yayılmasını sağlayan tescilsiz endüstri çözümlerinin gelişmesine yardımcı oluyor.
LTE Kategori 4 uyumlu ilk cihazların, 2012 yılı sonu itibarıyla pazara girmesi bekleniyor.

Servis kalitesinin daim olabilmesi için yeni teknoloji hizmetlerine ihtiyaç var
Bu yıl 400 milyon olarak tahmin edilen ve 2016 yılının sonuna kadar 4 milyara ulaşması beklenen akıllı telefon satış rakamları gösteriyor ki şebeke servis kalitesinin devamlılığının sağlanması için sürekli modernleşen yeni teknoloji ve hizmetlere ihtiyaç olacak.
Mobil Dünya Kongresi 2012’de Ericsson üç yeni hizmet sundu; operatörlerin şebekelerinin servis kalitesini güvence altına alan ve verilerine anında ulaşmalarına yarayan Akıllı Telefon ağ iyileştirme, son kullanıcı servis kalitesini izlemeye yarayan yönetilen son kullanıcı servis güvencesi ve son olarak da operatörlere bulut bilişimde yardımcı olan veri merkezi yapı ve iyileştirmesi.
Ericsson, telekom operatörlerine tüketicileri için hizmet kalitesini sağlarken yeni teknolojileri modernize edecek, dönüştürecek ve görücüye çıkarmalarına yardımcı olacak hizmetler de sunmakta. Deneyimini farklı sektörlere de aktaran Ericsson, Volvo ile işbirliğine giderek elektrikli arabaların her yerden şarj edilmesini ve kullanıcının hesabına faturalandırılmasını sağlayacak. Fuardaki ‘stand’dan Ericsson Küresel Ağ Operasyon Merkezlerinden biri ile gerçekleştirilen canlı yayın, Ericsson’un hizmet sunumu operasyonlarındaki küresel beceri ve uzmanlığını gösterdi. Yönetilebilir servisler alanında dünya lideri olduklarının altını çizen, fuar alanında görüşme imkanı bulduğumuz Ericsson Küresel Servisler Bölümü Pazarlama İletişimi Direktörü Cenk Kırbaş, konuşmasında; “Yönetilebilir servisler alanında küresel olarak 900 milyon aboneyi yönetmekteyiz. Bu abone sayısı bizim müşterilerimizin ağlarında yer alan aboneler. Şu anda bu hizmetlerimizi 56 bin servis görevlisi ile gerçekleştirmekteyiz. Dünya üzerinde 4 tane ana ağ operasyon merkezimiz var. Bu merkezlerimizin haricinde de 100 ülkede bölgesel operasyon merkezlerimiz mevcut. Biz bu merkezlerimizi küresel dağıtım makinesi olarak adlandırıyoruz. Bu makine bizim için çok önemli çünkü sunduğumuz servisleri tüm dünyada üzerinden yönetebilmemizi sağlıyor. Bu sayede, radyo ağ yönetiminden temel şebeke hizmetlerine, transmisyondan BT alanına kadar operatörlerin bütün alanlarını yönetebiliyoruz. Yönetilebilir servisler olarak sadece Telekom alanında değil; aynı zamanda yayıncılık alanında da hizmetlerimizi sunuyoruz. Bu müşterilerimizden bir tanesi İsveç’teki TV4 firması. Bu alanda iki yönetim şeklimiz mevcut; bunlardan biri iş süreçleri diğeri ise personel yönetimi. Bizim burada gerçekleştirdiğimiz uygulama; gerçekleştirdiğimiz bütün iş süreçlerini üzerimize alıp, müşterilerimize kendi değişken maliyetleri tarafında yüzde 20’ye kadar kazanç sağlamak. Tabi ki buna sadece bir maliyet unsuru olarak bakmamak lazım. Bu noktada işin içerisine inovasyon giriyor. Yönetilebilir servisler başlı başına bir inovasyon yaratıyor. Müşterilerimize sadece maliyet avantajı yaratmıyoruz; aynı zamanda müşterilerimiz operasyonlarını devredip karşılığında sadece Önemli Performans Göstergeleri (KPI) devraldığından dolayı geleceğe dönük çalışabiliyorlar. Kendi alanlarına kendi müşterilerine daha fazla odaklanabiliyorlar. Biz onlar adına operasyonlarını yöneterek büyük bir avantaj yaratmış oluyoruz” ifadelerine yer verdi.

Kullanıcı deneyimini iyileştirmenin yolu
Ericsson yalın süreçler ile etkin bir OSS ve BSS mimarisi için bir modernizasyon ve pekiştirme yolunu tanımlarken insan, süreç ve teknoloji yönleriyle bütünsel bir yaklaşımı ele alarak öncelikle müşterilerinin iş faydalarını ön planda tutuyor.
GSMA’deki dört günlük süre zarfında yeni fikirleri, yeni ürünleri ve pek çok projeyi katılımcılar ile buluşturduklarını söyleyen Ericsson Küresel Pazarlama Direktörü Yiğit Kulabaş, “ En iddialı olduğumuz konular yönetilebilir servisler, operasyon destek sistemleri- iş destek sistemleri (OSS-BSS) ve mobil geniş bant. Her üç alanda da pazar birincisiyiz ve pazarı yönlendirmekteyiz. Dünyada 100’den fazla ülkede operatörler ile birlikte çalışmaktayız. Bu alanda 900 milyondan fazla abonemizin bulunduğu bir ağı yönetiyoruz. Özellikle Telcordia firmasının bünyemize katılmasından sonra pazarda tamamen lider konuma gelmiş bulunuyoruz” dedi.
Ericsson kongrede ayrıca, küresel bir m-ticaret ekosistemi üzerinde m-cüzdanları oluşturmak için gerekli olan altyapı ve çözümlerini ile dünyanın önde gelen markalarının tüketicilerine sunmak üzere tasarlanmış olan m-ticaret yelpazesini de sergiledi.
Ericsson Birleşmiş Cüzdan, Ericsson’nun faturalandırma ve ücretlendirmelerindeki hali hazırda mevcut bulunan bir milyar üzerinde tüketici hesaplarını m-cüzdana dönüştürerek, operatörler ve finans kurumları için m-cüzdan potansiyelini arttırabilir. Bir tür “birinci kuşak” m-cüzdan sesli hesabı kullanan yaklaşık 1,6 milyar insan, Ericsson Birleşmiş Cüzdan ile artık dünya çapında hesabını kolayca “yeni nesil” m-cüzdana dönüştürebilir.
Ericsson Ticari Cüzdan servisi, sanal döviz gönderimi ve sadakat puanlarını kapsayan ödemeler konusunda büyük İnternet markalarına ve ticaretle uğraşanlara çözüm bulmak konusunda yardımcı olacak. Ericsson Cüzdan Platformu, bireyler arası para transferi, fatura ödeme, ticari ödemeler ve mikro krediler gibi güvenli ve kullanışlı bir mobil finansal hizmet sağlamak için, yazılım çözümleri ve hizmetleri sağlamakta. Ericsson, M-ticaret Bağlantısı, para transferi, ödeme işlemleri ve mobil ağ operatörleri aboneleri ile diğer servis sağlayıcıları (bankalar, para transferi yapan kuruluşlar, ödeme hizmeti sağlayıcıları, İnternet servis sağlayıcıları vb.) arasında hizmetler konusunda bir ekosistem merkezi olarak hareket ediyor.

Huawei mobil geniş bant çözümleri ve “dünyanın en hızlı akıllı telefonu” ile gövde gösterisi yaptı
Huawei “Bağlantılı Olanaklar” (Connected Possibilites) teması ile yer aldığı MWC 2012’de bir dizi ürün ve çözümünün duyurusunu ve fuar kapsamında bir de geniş bant forumu gerçekleştirdi. Huawei yeni dönemin bilişim ve haberleşme teknolojileri sektörüne getirdiği değişimi “Bağlantılı Olanaklar” kavramı ile karşılıyor. Huawei çok yüksek geniş bant, ‘sıfır bekleme süresi’ ve 'yaygın bağlılık' bileşenlerini tüketicilerin içerik paylaşımındaki öncelikli beklentileri olan hız, kalite, basitlik ve özgürlüğü sunmak için temel unsurlar olarak nitelendiriyor.
Mobil teknolojilerin hızlı gelişimi mobil veri trafiği kat be kat artarak, bir zamanlar kişi başına tüketim miktarı kilobyte'larla ölçülen bu trafik artık gigabyte'larla ölçülür hale geldi. Politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik açıdan mobil dünya, bağlantılı imkânlar ile çok boyutlu bir hale geldi. MWC 2012'de Huawei operatörlerin, şirketlerin ve tüketicilerin bilgi çağının getirdiği fırsatları yakalamasını sağlamak için geliştirdiği uçtan uca ürün ve çözümler portföyünü tanıttı. Bu çözümler genel olarak şu başlıklar altında sıralanıyor:

  • Huawei SingleRAN GigaSite Huawei'nin çoklu-konum, çoklu-sektör ve çoklu-bant desteği veren Giga-bit bağlantı çözümü.
  • Huawei'nin operatörlerin kârlılığını artırmak üzere geliştirdiği Monetize QoE.
  • Ağ kapasitesini geliştiren Beyond LTE mobil teknolojisi.
  • Bir ünite üzerinde endüstrinin en geniş veri aktarım kapasitesini sunan ve Gigabit desteği veren Huawei ARU çözümü.
  • Endüstrinin en hafif, kompakt, ve en yüksek entegrasyona sahip mikro baz istasyonu, Huawei AtomCell.
  • Dünyanın en hızlı akıllı telefonu Ascend D quad ve 10 inç ebadındaki MediaPad tablet gibi dört çekirdekli mobil ürünlerle çok daha gelişmiş bir mobil kullanıcı deneyimi. 

Broader Way Forum
MWC 2012 kapsamında Huawei'nin düzenlediği Broader Way Forum, endüstri liderleri ve uzmanların katılımıyla düzenlediği buluşturduğu bir platform oldu. Forumda geniş bant teknolojilerinin dünyada sosyal, ekonomik gelişime nasıl katkı sağlayabileceği ve bu alandaki fırsat ve avantajların nasıl değerlendirilebileceği konuşuldu. MWC 2012'de Huawei'nin bulut bilişim alanındaki ürün ve çözümleri de sergilendi.

Oksijen ARGE, 360 projeden en yenilikçi olanlarını GSMA 2012’de tanıttı
Vodafone Türkiye’nin dünyaya teknoloji ihraç eden yenilikçilik üssü Oksijen ARGE, Dünya Mobil Haberleşme Kongresi (GSMA)’ne kendi kurumsal kimliği ve dünya pazarları için ürettiği yenilikçi mobil haberleşme çözümleriyle ilk kez Vodafone Grubu bünyesinde katıldı.
Tamamı Türk mühendislerinden oluşan 257 kişilik ekibiyle bir yıl içinde 500 cilt kitabı dolduracak nicelikte 4 milyon satır kod yazan Oksijen ARGE, “Küresel İnovasyon Merkezi” olarak ilk yılında tamamladığı 360 projeden en yenilikçi olanlarını GSMA 2012’de küresel mobil haberleşme endüstrisine tanıttı. Çalışma tecrübelerinin toplamı, 786 yılı Oksijen’de geçirilen 2 bin 587 yıla tekabül eden Oksijen ARGE mühendisleri, Vodafone’un faaliyet gösterdiği tüm operasyonlar için yenilikçi teknoloji ve çözümler geliştirmek yolunda 1 yılda 405 bin saatlik ARGE faaliyetleri gerçekleştirdi.
Oksijen ARGE, sadece Nisan-Aralık 2011 tarihleri arasında 272 proje tamamladı. 1 yıl boyunca tamamlanan proje sayısı ise 360’a ulaştı. Oksijen ARGE mühendisleri yılda 4 milyon satır kod yazarken, niceliksel olarak bu rakam 200 sayfalık 500 cilt kitap içeriğine denk geliyor.

Sony Mobile Communications’dan, Xperia serisine iki yeni üye
Sony Mobile Communications, Xperia ürün ailesine kattığı Xperia P ve Xperia U ürünleri ile eğlence kavramını yeniden şekillendiriyor. Bu gerçekten çok doğru bir tanımlama. Gittik, gördük ve gerçekten Sony markalı mobil telefonlara bir iPhone kullanıcısı olmamıza karşın bayıldık.
Sony Xperia serisinin yeni modelleri Xperia P ve Xperia U’yu tanıttı. Sony Xperia serisinin HD akıllı telefonu Xperia S de ilk kez Barselona’daki Sony Store’da satışa sunuldu. Yeni Xperia P ve Xperia U dünya genelinde 2012’nin ikinci çeyreğinde kullanıcılarla buluşacak.

Sony Xperia NXT Serisi bağlantı deneyiminde dönüm noktası
Üstün Sony teknolojisini ve yüksek eğlence anlayışını bir araya getiren Xperia NXT serisi, Sony'nin bağlantılı deneyiminde bir dönüm noktasını temsil ediyor. Kullanıcılar, Xperia NXT serisi ile TV, diz üstü ve tablet bilgisayar ekranlarını kolayca birbirine bağlayarak bağlantılı eğlenceye kolayca ve hızlı bir şekilde geçebiliyor. Gelecek nesil akıllı telefon anlayışını yansıtan Xperia XNT serisi, tasarımıyla fark yaratıyor. Telefonun alt bölümünü çevreleyen "saydam şerit" serinin sıra dışı stilini ortaya koyarken çağrı geldiğinde, mesaj ve uyarılarda aydınlanıyor.
Xperia NXT serisinin yeni kullanıcı ara yüzü de yenilikçi tasarım prensiplerini taşıyor. Android deneyimini zenginleştiren yeni ara yüz, uygulamaları ve içerikleri kristal berraklığında bir bir görüntü ile sunuyor. Yeni UI tasarımı ayrıca kullanıcılara en sevdikleri uygulamalara doğrudan kilit ekranı üzerinden erişim imkanı tanıyor. Yeni Xperia P ve Xperia U modellerinin gücünün arkasında ‘Mobile BRAVIA Engine’ teknolojisi yer alıyor. Mükemmel netlikte görüntü sağlayan Reality Display ve tek bir tuşa basılarak kamerayı uyku durumundan fotoğraf çekme durumuna bir saniyenin biraz üzerinde bir sürede geçmesini sağlayan hızlı çekim özellikleri, Xperia P ve Xperia U’yu benzersiz kılıyor. Yeni Xperia P ve Xperia U’nun üstün performansını 1 GHz'lik çift çekirdekli güçlü bir işlemci sağlıyor. Xperia S'de olduğu gibi Xperia P ve Xperia U’da da, tüketiciler Sony Entertainment Network erişimi üzerinden yüksek eğlence deneyimlerine ulaşabiliyor. Kullanıcılar Hollywood'un hasılat rekorları kıran en yeni filmlerini ‘Video Unlimited’ üzerinden izleyebiliyor veya milyonlarca şarkıyı ‘Music Unlimited’ ile dinleyebiliyor. Türkiye’de henüz bu servisler açık değil maalesef.

WhiteMagic ekran teknolojisi
Tek parçalı alüminyum gövdeye sahip Xperia P, Sony'nin akıllı telefonda ilk kez sunduğu WhiteMagic ekran teknolojisini barındırıyor. WhiteMagic teknolojisi ister plajda olun, ister kayak pistinde size en parlak görüntü deneyimini sunuyor. Ekranın parlaklığını çevreye göre otomatik olarak ayarlayan Akıllı Güç Yönetimi özelliği pil ömrünü de korumaya yardımcı oluyor. Özel olarak Xperia P için geliştirilen yeni SmartDock, çeşitli ekranlara kolay bir şekilde bağlanabilme olanağı sunuyor ve Xperia P’yi bir eğlence merkezine dönüştürüyor. Sony Bravia TV’lere bağlanabilen Xperia P ile kullanıcılar, televizyonun uzaktan kumandasını kullanarak akıllı telefonlarının medya içeriği arasında gezebiliyor, HD videoları, en yeni filmleri veya en sevilen TV gösterilerini büyük ekranda izlemenin keyfini çıkarabiliyor. Xperia P’nin SmartDock'taki USB desteği sayesinde de TV'den e-posta yazmak, Facebook'ta gezinerek içerik göndermek veya YouTube'da video izlemek için kablosuz klavye ve fare eklenebiliyor. HD kayıt yapabilen, 2 Boyutlu (2B) ve 3B panoramik fotoğraflar için 8 Milyon Piksel P Exmor R kamerasını kullanan Xperia P, tüm bu içerikleri herhangi bir ekranda paylaşabilmek için HDMI ve DLNA bağlantısı kullanıyor.

Android platform 2.3 tüm olanaklarını beraberinde getiriyor
Yeni Xperia P, NFC uygulamalarına erişim sağlayan Xperia SmartTags teknolojisi ile hayatı kolaylaştırırken Android platform 2.3 (Gingerbread)’ün tüm olanaklarını beraberinde getiriyor. Ayrıca kullanıcılar Android platform 4.0 (Ice Cream Sandwich) sürüm yükseltmesini de 2012’nin ikinci çeyreğinde yapabilecekler. Yeni Xperia P gümüş, siyah ve kırmızı renklerde kullanıcıların beğenisine sunuluyor.

Yeni eğlence noktası: Xperia U
Yeni Xperia U, Sony’nin mükemmel eğlence içeriğini şık ve tümleşik bir tasarımda birleştiriyor. Xperia U, müzik oynatıcının içindeki xLoud ve Sony 3B ses teknolojileri ile kullanıcılara canlı ve güçlü bir ses deneyimi yaşatırken, DLNA bağlantısı ile bir dokunuşla kablosuz hoparlörlere bağlanabiliyor. Xperia U'nun alt bölümünü çevreleyen "saydam şerit" galeride izlenen fotoğrafların ya da çalınan müziğin albüm kapağına uyacak şekilde renk alıyor. Xperia U, kullanıcının kişiliğini ve duygularını yansıtmak üzere değiştirilebilir kapaklar ve temalarla kişiselleştirilebiliyor. Kullanıcılar, ayrıca ‘Smart Headset’ ile gelişmiş ses kalitesinin keyfini çıkarabiliyor. ‘Smart Headset’in içinde bir dokunuşla en sevilen uygulamayı çalıştıran SmartKey çalıştırma tuşu yer alıyor. Yeni Xperia U da gücünü ve üstün performansını Mobile BRAVIA Engine teknolojisi ve 1 GHz'lik çift çekirdekli güçlü işlemcisinden alıyor. HD kayıt yapabilen, 2B ve 3B panoramik fotoğraflar için 5 Milyon Piksellik kamerasını kullanan Xperia U, tüm bu içerikleri herhangi bir ekranda paylaşabilmek için HDMI ve DLNA bağlantısı kullanıyor. Xperia U Android platform 2.3 (Gingerbread)’ün tüm olanaklarını beraberinde getiriyor. Ayrıca kullanıcılar Android platform 4.0 (Ice Cream Sandwich) sürüm yükseltmesini de 2012’nin ikinci çeyreğinde yapabilecekler.        

Huawei, dört çekirdekli Ascend D quad’ı tanıttı 
Huawei en hızlı dört çekirdekli işlemciye sahip akıllı telefonu Huawei Ascend D quad’ı tanıttı. Huawei'nin dört çekirdekli ve 1,2GHz/1,5GHz hızındaki K3V2 işlemcisine sahip olan Ascend D quad, 4,5 inç ebatlı telefonlar arasındaki en tümleşik forma sahip. Ascend D quad, Android 4.0 işletim sistemi ve Huawei’nin geliştirdiği, yüzde 30’a varan enerji tasarrufu sağlayan güç yönetimi ile tüketiciler için en iyi kombinasyonu bünyesinde topluyor.
Huawei Device Genel Müdürü Richard Yu; "İnsanların akıllı telefonlardan en büyük beklentilerinin neler olduğuna kulak verdik ve bunların hız, uzun batarya ömrü, yüksek kaliteli görüntü ve ses becerileri ile tümleşik ve hafif yapı olduğunu gördük. Huawei Ascend D quad tüm bu beklentileri aşacak nitelikte” dedi ve ekledi: “Ocak ayında Las Vegas’taki CES fuarında tanıttığımız Huawei Ascend P1 S ile akıllı telefon kategorisinde incelik rekorunu elde etmiştik. 2012 Mobile World Congress’te de ‘dünyanın en hızlı akıllı telefonu’ Ascend D quad ile bir rekora daha imza atmanın gururunu yaşıyoruz.”
Ascend D quad 4,5-inç’lik, 720P yüksek tanımlı çözünürlüğe sahip dokunmatik ekranı, endüstrideki en gelişmiş 32-bit true color özellikli grafik işlemcisi ile gerçek bir mobil eğlence cihazı. İnç başına 330 piksel (PPI) çözünürlük sunan ekranı, direkt güneş ışığı altında bile kristal netliğinde görüntü sağlıyor. Dolby 5.1 çevresel ses (Surround Sound) ve Audience earSmart ses teknolojisi eğlence deneyimini en iyi seviyeye çıkartıyor. 8-megapiksellik BSI kamerası ve ön yüzünde de 1,3 megapiksellik kamerası ve 1080p Tam HD video çekim ve oynatma becerisi en güzel anlarınızı çok daha net ve zengin detaylarla kaydetmenizi sağlıyor.
Ascend D quad normal kullanımda bir-iki gün süren 1800mAh’lik bir batarya ile birlikte geliyor. Ascend D quad’ın ileri seviye özellikleri Huawei Device'ın geliştirdiği, güç tüketimini kullanım gereksinimlerine göre ayarlayan ve batarya dayanım süresini yüzde 30’a kadar artıran güç yönetimi teknolojisiyle destekleniyor. Bu teknoloji, işlemci ısısını düşük seviyede tutarak aynı zamanda yüksek yonga seti performansını da garanti ediyor. 64mm genişliğinde ve 8,9mm inceliğindeki Axcend D quad’ın 4,5 inç’lik ekranı cihazın çok ince ebatları ve hafif, tümleşik yapısı sayesinde çerçeve içinde neredeyse kayboluyor ve bu çerçeve yapısı ile kullanıcıya ekstra genişlik hissi veriyor. Android 4.0 işletim sistemine ek olarak Ascend D quad, kullanıcı deneyimini iyileştiren bir özel arayüze de sahip.
Huawei Ascend D serisinin parçası olarak Ascend D quad XL ve Ascend D1 akıllı telefonlarını da sundu. Ascend D quad XL normal kullanımda iki ya da üç gün dayanabilen 2500mAh’lik batarya ile geliyor. Ascend D quad’la aynı özelliklere sahip olan Ascend D quad XL’ın inceliği ise sadece 10,9 mm. Ascend D1, 1,5 GHz’lik çift çekirdekli işlemciye ve 1670mAh’lik bataryaya sahip. Ascend D quad serisi Çin, Avustralya, Avrupa, Asya-Pasifik, Kuzey ve Güney Amerika ile Orta Doğu’da pazara sunulacak. Ascend D1 bu bölgelerde Nisan 2012’den itibaren ulaşılabilir olacak. Ürün, gerçekten kaliteli ve kullanılası bir ürün.

Nokia akıllı telefonda görüntüleme standartlarını yükseltti
Nokia’nın MWC’de tanıttığı yenilikler arasında Windows Phone için ideal bir başlangıç noktası olan Lumia serisinin en ekonomik üyesi yeni Nokia Lumia 610, ABD dışında bazı pazarlarda tanıtılan ödüllü Nokia Lumia 900, akıllı telefonda görüntü standartlarını yükselten Nokia PureView (41 Megapikselle sansasyon yaratan cihaz – aslen efektifte 8 Megapiksel) ve daha da ‘akıllı’ hale gelen yeni Asha telefon ve servisleri var. Nokia, Mobil Dünya Kongresi 2012’de yeni cihaz, servis ve ortaklıklarını duyurarak 2012’de yeni stratejisini uygulamaya hızlı bir şekilde devam edeceğini gösterdi. Yeni strateji dahilinde Nokia temel akıllı telefon platformu olarak Windows Phone’u benimsemiş, diğer telefonlarında önemli değişikliklere gitmiş ve bölgesel ve ticaret iş biriminin kurulmasıyla bölgesel servislerin önemini artırmıştı.
Nokia BaşkanıStephen Elop, konuşmasında: “Bir yıl önce Nokia’nın mükemmel mobil cihazlar yaratma yolculuğunda yeni bir strateji benimsediğini duyurduk. Bugün dördüncü Lumia cihazımız, daha akıllı mobil telefonlarımız ve yeni servislerimizle Nokia’nın iş süreçlerini nasıl hızlandırabileceğimizi gösterdik” dedi.

Lumia 610, Windows Phone deneyimine ekonomik geçiş sağlıyor
Nokia, Lumia serisi içindeki en ekonomik telefon olan Nokia Lumia 610 ile Nokia Windows Phone işletim sistemli ürün gamını genişletmenin yanı sıra, oldukça beğeni toplayan Lumia 900’ün ABD dışındaki pazarlarda da tanıtılmasını hedefledi.
Lumia ve Windows Phone deneyimine ekonomik bir geçiş yapmak isteyen gençleri hedefleyen Nokia Lumia 610, sosyal ağlar, İnternet, müzik, oyunlar ve yol bulun yanı sıra, Windows Phone Marketplace’te yer alan binlerce uygulamaya kolay erişim sağlıyor. Dört canlı renkte sunulan cihazın fiyatı vergiler hariç 189 avro olarak duyuruldu. Nokia Lumia 610’un 2012’nin ikinci çeyreğinde piyasaya çıkması bekleniyor.

Samsung Galaxy S II’ye ödül geldi
Samsung Galaxy S II’nin, Barselona'da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nin ev sahipliğini yapan GSMA tarafından "En İyi Akıllı Telefon" ilan edildiği açıklandı. Bu ödül, cihazın güçlü performansına işaret ediyor. Samsung'un amiral gemisi akıllı telefon GALAXY S II, Samsung'un geçmişindeki tüm cihazlardan daha hızlı bir şekilde, sadece 5 ay içinde 10 milyonu aşarak 10 aylık sürede 20 milyon adetlik bir satışa ulaşmıştı.
Samsung 2012 Mobil Dünya Kongresi'nde yeniliklerini tanıtmaya devam etti. Bunlar arasında tüm duyulara hitap eden 10,1 inçlik ekranı ve S Pen kolaylığı ile yeni bir cihaz kategorisi oluşturan GALAXY Note 10.1, sayısal içeriği anında paylaşma deneyimini sunan yansılı akıllı telefon GALAXY Beam ve başarılı GALAXY cihaz serisinde ve içerik ve hizmetleri üzerinde yapılan diğer eklemeler yer alıyor.

Polycom, Mobil Dünya Kongresi 2012’de mobil ve bulut teknolojisi video çözümlerini ziyaretçilerinin dikkatine sundu
Polycom, Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde, yeni nesil Polycom RealPresence Mobil ve Bulut Teknolojisi Video Çözümleri’ni ziyaretçilerin dikkatine sundu.
Günümüzde, dünya genelinde bir milyardan fazla kişinin birbirinden uzakta, farklı zaman diliminde birlikte çalışıyor ve haberleşiyor olması, bilim adamlarını insanları yakınlaştıracak yeni yollar bulmaya teşvik ediyor. Mobil, sosyal çalışmalar ve bulut sistemiyle sunulan hizmetler, video işbirliğine dayalı yeni haberleşme anlayışının itici güçleri arasında yer alıyor.
Polycom’un mobil çözümü Real Presence Mobile, Polycom RealPresence Platform tarafından desteklenen Apple ve Android tabletler yardımıyla, işletmelerin kurumsal video ağını klasik konferans salonlarının sınırları dışına taşıyarak geliştiriyor. Polycom’un, eşsiz açık standart yaklaşımı ve HD video işbirliğinin en geniş kapsamlı yazılım altyapısına sahip mobil çözümü RealPresence Platform, kullanıcıların ev, ofis, konferans salonu ya da istedikleri herhangi bir mekandan video görüşmesi yapabilmesine olanak sağlıyor.

Küçük ve orta ölçekli işletmeler de oradaydı
Kongre aynı zamanda Avrupa İşletmeler Ağı (AİA)  tarafından organize edilen ikili iş görüşmelerine de ev sahipliği yaptı.
Mobil Dünya Kongresi 182 ülkeden yaklaşık 70.000 katılımcı ve ziyaretçiyi ağırlarken, kongre süresince, firmaların yeni ortaklıklar kurmak için karşılıklı görüşebilmelerine olanak sağlayan ikili iş görüşmeleri Türkiye ayağında, AİA – İstanbul Koordinatörü olan KOSGEB Boğaziçi Hizmet Merkezi tarafından organize edildi. Eşleştirme etkinliğine 40 farklı ülkeden 600 firma kayıt oldu, yaklaşık 600 teknoloji profili sunuldu ve 2000 ikili görüşme gerçekleşti. KOSGEB destekli organize edilen Yurtdışı İş Gezisi ve Eşleştirme faaliyetine Türkiye’den 38 firma katıldı ve 300’e yakın iş görüşmesi gerçekleştirildi. İş görüşmesi katılımcı firmalar açısından çok başarılı olarak yorumlanıyor. Böylece birçok ortaklık ve teknoloji transferine olanak sağlandı. Bu sene Fuar kapsamında İstanbul Ticaret Odası tarafından organize edilen stand alanına 8 Türk firması da stand açarak katılmdı. Fuarda İMMİB – TET (Turkish Electro Technology) Merkezi de Türkiye haberleşme ve bilişim sektörünün tanıtımını gerçekleştirdi.
Etkinliğin ikinci akşamında Türk firmalar yemekte bir araya geldi.
MWC 2012’ye olan ilgi Türkiye’den katılımcı ve ziyaretçi firma sayısının daha da artarak devam edeceğini gösteriyor. Seneye daha büyük bir Türkiye stand alanı ile fuarda yer alınması için çalışmalara başlanmış durumda.