Dr.Azmi KOÇAK
telepati@telepati.com.tr

Medyasör

Trafik canavarı nasıl yetiştirilir?

"Ağaç yaşken eğilir?", "Olacak çocuk dışkısından bellidir", "İnsan 7'sinde ne ise, 70'inde de odur" benzeri eşanlamlı ne güzel özdeyişlerimiz vardır değil mi? Tabi bu özgün sözler, boşuna söylenmemiştir. İstanbul metropolü, "Trafik Canavarı" açısından bence dünyanın en zengin kentlerinden birisi. Belki de bu konuda birinci sırada...
Her sabah kalktığınızda gazetelere şöyle bir göz atarsanız, trafik kazalarında ne denli başarılı olduğumuzu hemen görürsünüz. Ya da sabah haberlerini televizyonlardan izlemek isterseniz, gezinin bakalım biraz kanallarda. O kanal senin, bu kanal benim. Akıl almayacak trafik kazaları. Trafik kazaları artık magazin haberlerine de girdi çok şükür. İçkili direksiyon başına geçen mi ararsınız, yoksa hız limitini çoktan aşanlar mı? Gecenin bir saatinde, aklı sıra görevli polisleri atlatmaya çabalayan gerzekler mi? Ne ararsanız, hepsi var. Hem de bol miktarda.
Korna sesleri ile kente renk katan minibüsler sürücüleri zaten trafiğin mal sahipleri. Taksicilerin uyanıklıkları tüm dünyaya örnek. İyi de bu kadar trafik canavarı nerede yetişiyor acaba? Meraklanmayın, hemen söyleyeceğim, okullarda... Tabii "Trafik Canavarı Okulu" ya da "Trafik Canavarı Eğitim Merkezi" gibi bir şey yok. Normal okullarda da böyle bir ders okutulmuyor. Ama o servisler yok mu, o servisler... Çocuklara bu işi küçük yaştan göstererek öğretiyorlar. Yani, görerek öğrenme modeli!
Ters yola nasıl girilir? Durulmayacak yerde nasıl bekleme yapılır? Arıza şeridinde nasıl sürat yapılır? İstediğin yerden nasıl girilir? Öğrenci uykudan yeni kalkmış, henüz mahmurluğunu atamamış. Ancak beyin dinlenmiş. Algılama yetisi en üst seviyede. Gördüğünü kapıyor. Hiç affı yok. Yalnızca bu kadar mı? Aynı dersleri, okul devam ettikçe her sabah görüyor. İster istemez ezberliyor tabi. Belli bir yaşa gelip de sürücü belgesi alınca da, kim tutar onu. O, yolların fatihidir artık. Yani iyi yetişmiş bir trafik canavarı...
Bunları bizzat görmenin tek koşulu, sabah erkenden kalkıp, belli güzergahlarda pusuya yatmaktır. Pusuya yatan dostlar bir de hatalı sürücüleri uyarırlarsa, eminim belli bir süre sonra toplum olarak trafik bilincine ulaşırız.

RTÜK ne diyor acaba?
Haberlerde yeteri kadar tabanca bıçak, yaralama ve cinayet görüyorsak da, herhalde yeterli olmuyor ki, televizyon dizileri ile "Vur, kır, öldür," ya da "Parçala Behçet" kültürümüzü geliştirip pekiştiriyoruz. Kanalın ya da dizinin adını vermek istemiyorum. Ama lütfen bir gün ve gece kanalları şöyle bir ziyaret edin. Bakalım neler göreceksiniz? Bir iki birşey kaçıracak olursanız, sıkmayın canınızı, tekrarı vardır nasıl olsa :)). ‘Reality Show’lar bir başka alem. Biri kayıpları buluyor. Bir başkası, gerçeklerin peşinden koşuyor. Hepsi çok ciddi. Ciddi de, milletçe kafayı çizdirirsek ne olacak? RTÜK (Re-Tük okunur) acaba bu konuda ne düşünüyor? "Halk böyle istiyor" masalını ağızlarına sakız etmiş yapımcı ve kanal yöneticileri bu duruma ne zaman bir son verecekler?
Tartışma programları konusunu bir başka zaman yazacağım. Yağlı saçlı çocuk, çığırtkan deli(kanlı), herşeyi bilen genç kıymet, arada bir cırtlak bir kadın. Ben bunları çok seviyorum. Bu da bir başka alem sanki...
Aman dikkat, 70 milyon bizi izliyor...:))