Numan AYDINOĞLU

@ktör

Teknolojik bir yazı

Sevgili okurlar, bu sayfadaki ilk yazımı 2002 yılının Mart ayında göndermişim. Aradan geçen bunca zaman içerisinde her ne kadar içinde yaşasam da, bilgisayar programcısı olsam da teknoloji konusunda yazmayı pek beceremedim. Elimden geldiğince, dilimin döndüğünce, kelime hazinemin yettiğince sizlerle hasbıhal etmeye çalıştım. Yaşam içerisinde gözlemlediklerimi bu sayfaya not düşme gayreti içinde oldum. Aslına bakarsanız editörümüzün de dediği gibi, bu dergi bir teknoloji dergisi ve benim de ucundan da olsa biraz teknolojiye dokunmam gerekiyordu.
Ben de bu gün yani on yıldan sonra azıcık teknoloji konuşacağım. Yaşamımı veya yaşamımızı nasıl etkilediğini yazmaya çalışacağım.
Bu sayfadaki ilk yazıma, Malatyalı bir hemşerimin bir yandan telefonla konuşurken, bir yandan da yüzmesini konu alan bir fıkra ile son vermiştim. Bakın o günden beri telefonlar hayatımızı nasıl etkiledi.
Eğer o telefonlar her geçen gün bu kadar akıllı olmasalardı…

  1. Kimse bizim kimle ve ne konuştuğumuzu bilmiyor olacak ve dinlenme korkusu yaşamayacaktık.
  2. Her tarafımız baz istasyonları ile donatılmayacak ve bu sayede GSM telefonun verdiği sinyal nedeni ile nerde olduğumuz (yaklaşık 100m yarıçaplı bir dairelik alan) anlaşılmayacaktı.
  3. IP tabanlı telefonlarımıza uzaktan yüklenen programlar nedeni ile yapılan ortam dinlemeleri olmayacaktı.
  4. Her tarafımızda radyasyon dalgası ve şimdiden uyarılarını aldığımız ama ilerde ciddi sağlık sorunları yaratacak riskler yaşamayacaktık…

Şimdi diyeceksiniz ki neden hep kötü şeyler yazıyorsunuz o kadar da çok işimize yarıyorken.
Peki size bir soru sorayım:
C7H5N3O6 Nedir? Hayır, hayır bir seri numarası değil.
Orijinal yazılımı: C7H5N3O6
Sanırım şimdi tanıdınız. O bir boyar maddenin kimyasal formülü. Ama kaçımız onun aslında bir boyar madde olduğunu biliyoruz? Sayılı bir kesim değil mi? Ama hepimiz onun Tri Nitro Tolien denilen patlayıcı madde olduğunu, ikinci dünya savaşında milyonlarca kişinin ölümüne sebep olduğunu çok iyi hatırlıyoruz. Bu gün dahi herkes, onun boyama özelliğini kullanmayıp patlayıcı olma özelliğini kullanıyor.
İşte biz insanlar bu yapıdayız. Mobil telefon ve onunla birlikte kullanılan teknoloji artık elimizde bir patlayıcı haline dönüştü. Gücün sahipleri bu bombayı birer birer patlatıyorlar.

Sonuç?
Belki şimdilik ölmüyoruz ama, bu sayede kimimiz duvarlar arasında kimimiz korkular içinde birer mahkum hayatı yaşıyoruz.
Bu şartlar altında kim bana ‘Özgürlük’ten bahsedebilir.
Yoksa birilerinin dediği gibi, “Öyle sınırsız özgürlük yok”tanımı altına gizlenmiş bir yaşamı mı kabulleneceğiz?