Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

Yaparsan yerli üretim, yersin cezayı…

Üç yıl kadar önceydi…
GSM ithalatçısı ve Türkiye temsilcisi bir firmamız, ülkemizdeki ilk yerli GSM telefon üretimi işine başlayacağını açıkladı.
Çok kısa bir zaman geçmiş olmasına rağmen, Türkiye’deki %100 yerli ve Türk mühendisliğinin tasarım ve yazılımı ile üretilen ve yüzbin adede yakın da satılan ASELSAN 1919 ve 1920 model GSM telefonlar yok sayılmıştı. Bir milat sayılan ve ülkemizin telekom sektörünün GSM ile başladığı kabul edilen tarihten beri yayında olan Telepati derginiz, ilgili makamlara yollamış olduğu yazılarla ve sayfalarında yer verdiği bilgilendirmelerle bunun düzeltilmesi gerektiğini talep etmiş olsa da, bu olay tüm basında ve kamuoyunda ‘İlk Türk GSM telefon üretimi’ başlığıyla yer almıştı.
O zamanki göreviyle haberleşme sektörünün Düzenleme ve denetlemesinden sorumlu Kurum’umuz olsun ve yine o zamanki adıyla Ulaştırma Bakanlığı olsun bu konuya büyük önem gösterdi. Zaten yıllardır yerli üretim yapılmasının önemine değinen bu birimler, yerli üretim için özel destek paketi hazırlandığını ve üretim yapacak olan bu gibi kuruluşlara büyük destekler verileceğini açıkladı.   
150 bin civarı telefon üretildi ve satıldı… Ama kısa bir süre içinde de girişim sona erdi…
Vaadedilen destek gelmemiş ve evdeki hesap çarşıya uymamıştı.
Bir gün, üretim yapan fabrika elinde kalan birkaç yüz TRT bandrolünü fark etti. Tanesi 5 lira da olsa bir değerdi ve TRT’ye iade etmeye kalktı. İşte, ne olduysa o zaman oldu.
500 lira iade talebi için başlatılan işlem, müfettişler tarafından aylarca incelendi ve fabrika haklı bulundu. Ancak yapılan incelemede; üretim tesisinin yapmış olduğu üretim sonucunda mal sahibi firmaya ürünleri teslimi ile birlikte fatura ettiği tarihte TRT bandrollerini de teslim etmediği, bu işlemi ise birkaç gün sonra gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Fatura tarihinde bandrollerin teslim edilmemiş olması ise bir cezaya tabi idi. Dolaysıyla, yasaya göre zamanında teslim edilmeyen bandrol başına 2 misli ceza tahakkuk ettirildi. Böylece fabrika eldeki bandrollerin bedelini almayı düşünürken, ellerinde kalan miktar kadar bedeli de TRT’ye ödemek durumundaydı.
Başlangıçta itiraz ettilerse de sonunda buna da razı oldular ama, gelişen durum çok daha vahimdi. Bu gecikmenin bir de usulsüzlük cezası boyutu vardı: Fatura miktarına göre üretici fabrika 3 milyon üçyüz bin lira, mal sahibi firma da bunun yarısı kadar yani 1 milyon 650 bin lira TRT’ye usulsüzlük cezası ödemek zorundaydı. İşlem kimselere anlatılamadı ve olay mahkemeye intikal etti. Ve devam etmekte.
Yasa yasadır ama, o yasa uygulamaya konulduğunda varolmayan bir durum mevcuttu: Artık üretim ülkemizde yapılıyordu ve ithalat sisteminde olmayan çok yeni ve farklı bir durum ortaya çıkmıştı. Daha önceki düzene göre yani, ithalat yapılırken; üretilmiş ürün üretici fabrika tarafından ithalatçıya fatura ediliyor, ürün gümrük ve diğer vergiler ödendikten sonra genel dağıtıcının deposuna alınıyor, TRT bandrolü-Türkçe kullanım kılavuzu gibi mecburi eklemeler yapılıyor ve sonunda nihai tüketicinin alımına sunuluyordu. Bu uygulanmakta olan sistemde, fabrikadan faturasıyla birlikte yollanan ürünlerin TRT bandrolü olması gerekmiyordu.  
Ülkemizde üretilen sözkonusu telefonlar ise; fabrika tarafından faturası karşılığı mal sahibi ana dağıtıcı firmaya teslim ediliyor, mal sahibi ana dağıtıcı ise yine fabrikanın ürün faturası ile birlikte teslim etmekte zorunluğu olduğu TRT bandrolü dahil gerekli eklemeleri yapıyor ve bayilikler vasıtasıyla yine son kullanıcının alımına sunuyordu.
Burada önemli olan, ithal edilen veya üretilen malın son tüketiciye ulaştırılmadan TRT bandrolünün de kutuya konulmuş olması.
Ha ithalat, ha üretim. Sistem aynı değil mi?
Usulsüzlük bunun neresinde?
Nerede biliyor musunuz? Maalesef, üretimin yerli yapılıyor olmasında…
Yaparsan yerli üretim, yersin cezayı.
Neden yerli üretim yapılmıyor diyenlere…
Beceremeyeceklerinden değil, korkularından yapamıyorlar.
Saygılarımla.