Yazılımı ve tasarımı tamamen Türk olan “Divephone” dalış dünyasına bir ilki sunuyor


 

Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi’nin Innovasub markası tarafından piyasaya sürülen “Divephone” dünyada ilk kez mobil telefonların dalış bilgisayarı olarak da kullanılabilmesini sağlıyor.
Doçent Dr. Murat Egi önderliğindeki Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi’nin 3 senelik yoğun araştırma geliştirme çalışmalarının sonucunda geliştirilen divephone sistemi, Mete Mordağ imzalı gövde tasarımı ile birleşerek dalış dünyasına bir ilki sunuyor.
Divephone, iTunes veya Google Play üzerinden indirilen basit bir aplikasyon sayesinde mobil telefonları piyasadaki en gelişmiş dalış bilgisayarlarının çok daha ötesinde bir dalış bilgisayarına dönüştürüyor. Divephone’un 120m’ye kadar dayanıklı gövdesi, piyasadaki birçok Android, Windows ve iOS cihazları ile uyum sağlıyor. Divephone’un arka kısmında bulunan elektronik modül suyla temas ettiğinde devreye girerek dalış sırasında dalgıcın bulunduğu derinliği Wi-Fi vericisi üzerinden gövde içerisindeki cihaza kablosuz olarak aktarıyor. Dalış yapılacak yerin haritası Divephone’a indirilerek dalıştan önce görüntülenebiliyor ve dalışların kaydı sınırsız şekilde tutulabiliyor. Dalış profilleri, dalış sonrasında kablosuz olarak istenilen ortama aktarılabiliyor. Tüm bunların yanı sıra; yazılım Twitter, Facebook gibi sosyal medya araçlarıyla ile de uyum gösteriyor. Örneğin yüzeye çıkıldığında, “Bodrum Büyük Reef’de 18 metreye 24 dakikalık dalış” gibi tweetler atılabiliyor ya da yer bildiriminde bulunulabiliyor. KOSGEB desteğiyle seri imalata geçilen divephone 420 avro fiyatıyla satışa sunuluyor.
“Divephone gövdesinin tasarım çalışmaları sırasında her iki tarafın da sualtını yakından tanıyor olması en önemli avantajımız oldu” diyen Mete Mordağ da Murat Egi gibi BÜSAS’ın (Boğaziçi Üniversitesi Sualtı Sporları Kulubü) eski eğitmen dalgıçlarındandır. “Divephone projesinde bir dalgıcın sualtında ne şekilde davrandığını, üzerindeki teçhizat ve çevresi ile arasındaki ilişkiyi bilmek son derece önemliydi. Divephone’un tasarımı, sualtının akışkan estetiğine bir tasarımcının; yüksek basınç, sızdırmazlık gibi ölçütlere bir mühendisin; dalış ergonomisine ise bir dalgıcın verdiği etkili bir cevap olarak düşünülebilir. Gövdenin üst kısmında yüksek basınca karşı direncin arttırmak için dış bükey bir yüzeye, alt kısmında ise dalgıcın kol ergonomisine uyumluluğun sağlanması için iç bükey bir yüzeye ihtiyacınız var. Bu ölçütlere arka kısımda kullanılması gereken silindirik elektronik modülü ve ön taraftaki emniyet sistemli kilidi eklediğinde ulaştığınız tasarımın bundan farklı olması çok mümkün değil.”

Mete Mordağ
1977 İstanbul doğumlu Mete Mordağ, 1996’da İstanbul Alman Lisesi, ardından Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü tamamladı. Yaratıcı sanatlara ve pozitif bilimlere olan tutkusu onu Endüstriyel Tasarım dünyasına yönlendirdi. Sydney New South Wales Üniversitesi’nde Endüstriyel Tasarım yüksek lisans eğitimini tamamlayarak 2005’te İstanbul’a döndü. Mordag Design’ı kurmadan önce Eczacıbaşı Vitra ve T-Design firmalarında ürün tasarımcısı olarak çalıştı. 2007’den bu yana mutfak eşyaları, aksesuarlar, mobilyalar, dalış ekipmanları, kentsel mobilyalar, mimari donatılar, yapı sektörlerinde faaliyet gösteren müşterileri için güzelliğin ve mantığın ortak bir dilde konuştuğu kalıcı ürünler tasarlamakta. Stüdyosu, kavramın oluşumundan tasarıma, ürün geliştirmeden telekom tasarımına olmak üzere endüstriyel tasarım alanında 360 derece destek vermektedir. Sunduğu hizmetin yenilikçi ve derin mühendislik alt yapısı sayesinde bugüne kadar müşterilerine çok sayıda patentli ürün ve fikir kazandırmış bulunmakta.
Mordag Design, bugüne kadar Adyton, AntonMüller, Alurad, Arzum, Asteknik, Brightwell, Eclipse, Figensoft, Innovasub, Lugano, Palmiye, Primonava, Rayka, Scrikss, Silver, TR90, TVS müşterilerine hizmet vermiş durumda.
mordagdesign - Rasyonel Sanat Stüdyosu tasarıma yaklaşımını şöyle özetliyor: Evren estetikteki büyük uzmanlığını kanıtlamıştır, çünkü yaradılışa olan mantıksal yaklaşımı kusursuzdur. Ortaya koyduğu “istisnasız güzelliğin” ardındaki her bir kıvrımın, bağlantının, ölçünün çok net sebepleri vardır.
Tasarım, ortamın görselliğine ve işleyişine dokunarak, onun bu inanılmaz çeşitliliğini arttırma, onu ileri götürme sanatı durumunda. Bunu uygularken, doğanın milyonlarca yıldır tasarlamak için geliştirdiği yöntemi kullanmak doğru olur. Bu anlamda o, rasyonel sanat olarak tanımladığı bu yaklaşım üzerinden “istisnasız güzelliği” hedeflemekte.

.