Konferans’ın ardından

Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Türk Hükümeti’nin daveti üzerine Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nın üçüncüsü (WTDC ’02), 18 - 27 Mart 2002 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilmişti.

TELEPATİ Dergisi’nin yazılı basın sponsorluğunu yaptığı, açılışı 18 Mart 2002 tarihinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Ulaştırma Bakanı Oktay Vural ve ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi’nin katılımıyla gerçekleştirilen konferansa, ITU üyesi 189 ülke arasından 152 ülkenin devlet, özel sektör, uluslararası ve bölgesel örgüt temsilcilerinden oluşan 1150 delege ve 47 ülkenin bakan, bakan yardımcısı ve müsteşar düzeyinde 60’a yakın yetkilisi katılmıştı.
Ana konusu ‘Sayısal Uçurumun Azaltılması’ olan konferansın kapanışı nedeniyle düzenlenen toplantıyla, konferansın başkanlığını yürüten Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal ve Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Akdemir, konferansın sonuçlarıyla ilgili basına bilgi verdiler.
Konferans süresince yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal, bakanların konuşmaları ve yapılan sunumlar sonucunda sayısal uçurumun daraltılması ile ilgili bir rapor çıkarıldığını ve Genel Kurul tarafından oluşturulan bir grup tarafından bu raporun ele alındığını bildirdi. Genel Kurul çalışmaları sonucunda az gelişmiş ülkeler ve bu ülkelerin kalkındırılması için yapılması gereken çalışmalar konusunda birçok önemli kararın çıktığını belirten Yurdal, ITU Stratejik Planı’nın kabul edildiğini söyledi. Sayısal uçurumun halen çok
önemli bir problem olduğunu belirten Yurdal, “ITU’nun Telekomünikasyon Kalkınma Sektörü, bu problemin, uygun ve geniş bir paketle üstesinden gelme çalışmaları yürüten bir ortamdır. Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı ile sayısal uçurum, sayısal olanaklara dönüştürülebilir” dedi. Komite 4 ve Komite 5 olmak üzere iki çalışma komitesinden söz eden Yurdal, bu komiteler hakkında şunları söyledi: “Komite 4, düzenlemelerle (regülasyonlarla) ilgili çalışmaları yürüttü. Bu komitede oldukça fazla sayıda sonuç ve tavsiye kararı çıktı. Bunların birçoğu, Telekomünikasyon Kurumu’nun Türkiye’de yapmaya çalıştığı, ara bağlantılara, tarifenamelere, UMTS’in uygulanması gibi düzenlemelere yönelik kararlar. İkinci komite olan Komite 5 ise, uygulamayla ilgili çalışmalar yaptı. Özellikle geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde yapılacak düzenlemeler bu komitede ele alındı. Bu ülkelerde yapılan çalışmaların nasıl uygulanacağı, hangi prosedürlerin söz konusu olacağı, hangi metodların kullanılacağı, ITU’nun buradaki rolünün ne olacağı ve ne kadar para vereceği gibi konular Komite 5’in çalışma alanıydı. Bu çalışmaların sonuçları bir rapor haline getirilip yayınlanacak.”
Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nın devletleri bağlayıcı kararlar almadığını belirten Yurdal, çıkan sonuç ya da tavsiye kararlarının ülkelerin yetkili makamları tarafından imzalanmadığını, dolayısıyla bağlayıcılıklarının olmadığını ifade etti ve ekledi: “Ancak, dünyada geniş bir anlayış ortamında bu sonuç ve tavsiye kararları uygulanıyor. Buradaki en önemli unsur, ITU’nun kararları bağlayıcı olmasa da, alınan kararlar sonucunda kalkınma sektörüne talimatlar vermesi”. Teknik açıdan bu konferansın Türkiye’de yapılmasıyla Cenevre’de yapılması arasında fark olmadığını belirten Yurdal, “ITU’nun usulü gereği katılımcılar harcamalarını kendileri karşıladılar. Bu harcamalar doğrultusunda Türkiye’ye döviz girişi sağlandı. Konferansın Türkiye’de yapılması sayesinde çok daha fazla Türk delegenin etkin katılımı sağlandı. Bu sayede, Türkiye’nin de etkin olduğu 10’un üzerinde karar tasarısı kabul edildi” şeklinde konuştu.
Türkiye konferansta oluşturulan düzenleyici reformlar, e-ticaret, Internet protokolü, katmadeğerli hizmetler, insan kaynakları, teknoloji, ekonomik ve finansal konularla ilgili alt komitelerde görev aldı ve desteklediği kararlardan sekizi kabul gördü. Türkiye’nin, gelişmekte olan ülkelerde sektörün gelişimi için büyük bir önem taşıyan arabağlantı konusunda bir proje grubunun oluşturulması ve bu çalışma grubunun hem sabit telefonlar hem de mobil telekomünikasyon işletmeleri arasında arabağlantı konusunun maliyetleri ve teknik yönleriyle ele alınması önerisi kabul edildi. Bu çalışma grubu 1-1,5 yıl içerisinde bir rapor hazırlayacak. Ayrıca, evrensel hizmetin en uygun çözümleri, lisans rejimine ve tarifelere ilişkin eğitici kurslar ve seminerler düzenlenmesi hususlarında önerilerimiz düzenleyici reform başlığı altında karara bağlandı. Türkiye’nin, 3. nesil mobil telefonlar konusunda ITU bünyesinde mevcut olan çalışma grubunun raporunun, 2004 ortasından aynı yılın başına çekilmesi ve bu çalışmanın lisans rejimiyle birlikte diğer ülke uygulamalarının irdelenerek ele alınması önerisi de kabul edildi. Türkiye gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda sayısal uçurum raporunu yayınladı. Türkiye’nin desteklediği diğer kararlar ise şöyle sıralanıyor:
. Mevcut geleneksel teknolojilerden sayısal yeni teknolojilere geçişin sağlanması ve bu konuda çalışmaların yoğunlaştırılması (yakınsama)
. Mobil telefonların ve teknolojilerin ekonomik ve sosyal boyutta incelenmesi
. Teknoloji transferine ilişkin bilgi paylaşımının sağlanması ve bu konuyla ilgili bir araştırma merkezinin kurulması
. Tabi afetlerde ITU kanallarının hızlı bir şekilde devreye sokulması ve telekomünikasyon hizmetlerinin bu gibi durumlardan etkilenmemesi için politikalar geliştirilmesi
. Regülasyon kurumlarının yasal durumlarının güçlendirilmesi
. ITU bünyesinde lisans rejimine ilişkin bir çalışma yapılması
 
Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı 2002 sonuç bildirgesi
 
On gün boyunca süren konferansta, çalışma gruplarında ve genel kurulda yapılan görüşmeler ve tartışmalar sonucunda, Sayısal Uçurumun Daraltılması (Bridging the Digital Divide) konusunun altı çizildi. 1998 yılında Valetta’da yapılan WTDC-98’de alınan kararlar ile ilgili olarak son dört yılda gerçekleştirilen çalışmaların değerlendirildiği WTDC-02’de; telekomünikasyonun tüm dünya çapında ortak vizyonu olarak kabul edilecek olan İstanbul Deklarasyonu; ITU’nun Genel Stratejik Planı’na dahil edilmek üzere 23 Eylül - 18 Ekim 2002 tarihleri arasında Fas’ın Marakeş kentinde yapılacak olan Tam Yetkili Temsilciler Konferansı için hedef ve önceliklerin belirlenmesi amacıyla, “Sayısal Uçurumun Daraltılması” için Stratejik Plan; 2003 - 2007 yılları arasında uygulanacak olan çalışma programları (Düzenlemeler, reformlar, ICT ağı konusunda yapılacaklar, e-strateji, tarife ve maliyetler) ile ilgili Eylem Planı kabul edildi.
Valetta’da 1998 yılında gerçekleştirilen konferansa oranla katılımcı sayısı çok daha fazla olan WTDC-02’ye gösterilen ilginin yalnızca gelişmekte olan ülkelerden değil, gelişmiş ülkelerden de olması; dünyanın telekomünikasyon sektöründe kalkınmaya verilen önemin ve kalkınma konusunun artık gelişmekte olan ülkelerin sorunu olmadığının ifadesi olarak gösteriliyor.
Konferansın açılış günü sayısal uçurumun daraltılması konusunda yapılan özel oturumda katılımcı ülkelerin bakanları, kendi ülkelerindeki durumu ve bu konudaki önerilerini dile getirdiler. Sayısal uçurumun yalnızca gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında olmadığı, ülkelerin kendi içlerinde de bölgeler arası ve kişiler arası eşitsizliğin bulunduğu ve yine sayısal uçurumun yalnızca teknolojik bir sorun olmadığı, sosyo-ekonomik boyutunun da önemli
olduğu konferanstaki görüşmelerde vurgulandı.
Sayısal uçurumun azaltılması konusunda birçok somut önerinin ortaya atıldığı konferansta, ulusal düzeyde toplumun bilincinin arttırılması, eğitimin güçlendirilmesi ve profesyonel yeteneklerin arttırılması da 2D’yi (sayısal uçurum – Digital Divide) 3A’ya (farkında olmak, erişim, satın alabilme - Awareness, Access and Affordability) dönüştürmenin yolları arasında sıralandı. WTDC-02’de yapılan çalışmalardan sonra, Sayısal Uçurum’un, Sayısal Fırsatlar’a dönüştürülmesinin gerektiği vurgulandı.
Kamu ve özel sektörün ortak amaçlar üstünde yoğunlaşmaları ve her iki sektörün güçlü yanlarını toplumun ortak çıkarını sağlamak için kullanmaları gerektiğinin vurgulandığı konferansta, ITU üyesi ülkeler arasında, insani yardım ve afetlerde telekomünikasyon hizmetlerinde ortak çalışma anlayışının kabul edilmesiyle ilgili “Tampere Sözleşmesi” üzerinde çalışıldı.
Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nda iki önemli rapor olan, ‘Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Raporu’ ve ‘2002 yılında Telekomünikasyon Reformunda Yönetimler’ açıklandı. Bu raporlara göre yeni telekomünikasyon dünyası, özelleştirilmiş, rekabete açık, mobil ve küresel kelimeleriyle özetleniyor. Rapora göre; 2002 başı itibariyle dünya ülkelerinin yarıdan fazlası yasal zorunlu operatörleri özelleştirmiş olup, bu ülkeler dünya telekomünikasyon pazarının % 85’ini ellerinde tutuyor. Uluslararası telefon hizmetlerinde rekabet “de facto-mecburi/olmazsa olmaz” olmasına rağmen, mobil haberleşme ve Internet haberleşmesinde rekabet mevcut ve bu dünyada ağ patlamasına yol açılmış durumda. 2002 yılında mobil telefon hattı sayısı, ilk defa sabit telefon hattı sayısını geçti. 97 ülkede mobil hat sayısı sabit hattan daha fazla. Dünyada her 6 insandan birisi mobil telefon kullanabilir hale gelmiş durumda.
Konferansın bir diğer hedefi de gelişmekte olan ülkelerde telekomünikasyon altyapısının kurulması ve kurumsallaşmanın sürdürülebilmesi ve güçlendirilmesi amacıyla uluslararası işbirliğinin ve ortaklığın geliştirilmesi idi.
 
İlklerin konferansı
 
Bu konferansın sonuçları, ITU öncülüğünde 2003 yılında Cenevre’de yapılacak olan Bilgi Toplumu Dünya Zirvesi (World Summit on the Information Society-WSIS ) için önemli katkılar sağlayacak.
Konferansın başkanlığı, 2000 yılında yine İstanbul’da yapılan ITU Dünya Radyokomünikasyon Konferansı’nın da başkanlığını yapmış bulunan Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Fatih Mehmet Yurdal tarafından yürütüldü. Böylece ITU’nun 137 yıllık tarihinde ilk defa aynı şahıs hem Dünya Radyokomünikasyon hem de Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferanslarına başkanlık yapmış oldu. ITU tarihinde ilk kez Fatih Mehmet Yurdal’a konferans başkanlığındaki başarısından dolayı ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi tarafından altın madalya verildi. Ayrıca, 2 yıldan daha az bir süre içerisinde iki büyük ITU Konferansı ilk defa aynı ülkede düzenlendi.
Yeni binyılın ilk Dünya Kalkınma Konferansı olan bu konferansta; ilk kez altı dilde doküman yayımlandı ve 8 dilde simultane çeviri yapıldı; sürdürülmekte olan kalkınma çabalarına özel sektörün katkısının hayati önem taşıdığı ilk kez bu konferansta kabul edildi.
ITU Kalkınma Bürosu Başkanı Hamadoun Toure kapanış oturumunda, İstanbul’da gerçekleştirilen bu konferansın yeni çağın başlangıcı olduğunu belirtti ve ekledi: “Zorluk yeni fikirler üretilmesinde değil, eskilerinden kaçmakta yatıyor. Artık zaman dolmuş durumda, sayısal uçurum değil sayısal olanaklar üzerinde yoğunlaşmalıyız”. Sayısal çağın insan başarısının yeni sınırlarını gösterdiğini ve bunun her ülke için geçerli olduğunu belirten Toure, “Eski ve yeni teknolojilerin yakınsaması ve kablosuz iletişimin gelişimi, sayısal bebeğin doğumunu işaret ediyor. Eğer hepimiz bu konferansın sonuçlarını üstlenirsek, bir sonraki Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’na kadar, geri kalmış ülkelerdeki telekom yoğunluğu üç ya da dört katına çıkar, dünya nüfusunun Internet erişim oranı % 25’e ulaşır ve dünyadaki bütün okullar, kablolu ya da kablosuz donanımla öğrencilerine bilgiye ulaşma olanağı verir duruma gelir” şeklinde konuştu.
ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi ise, konferans boyunca yapılan çalışmaların ve harcanan çabanın, sonuç getirmesini ve dünya ihtiyaçlarına cevap vermesini umut ettiğini belirtti ve ekledi: “Bilgi toplumu konulu dünya zirvesine kadar, bütün delegeler konferanstan, sayısal uçurumu giderme çalışmaları motivasyonu ve tele-erişimi yayma kararlığı ile ayrılıyorlar.”
 
İstanbul Deklarasyonu
 
İstanbul Deklarasyonu’nun vurguladığı “sayısal uçurumun azaltılması” kavramı, ülkelere sadece yeni imkanlar tanımakla kalmayacak, yeni servis ve uygulama çalışmalarından yarar sağlamayı da mümkün kılacak. Bu deklarasyon, servisleri üreten ve uygun maliyetli (cost-effective) teknolojileri bütünleştiren imkanları sağlayan çevre ve girişimlerin, kırsal bölgelerdeki telekomünikasyon servislerinin hızlı yayılımı için yeni olanaklar sağlayabileceğini vurguluyor. Deklarasyon, enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinin faydalarını insanlara yaymak için sermaye sahiplerini teşvik ediyor. Özelde, temel telekomünikasyon servislerine makul ve uygun koşullarda erişimi geliştirecek bir çevre oluşturmak üzere, hükümetleri teşvik ediyor.
 
İstanbul Eylem Planı
 
İstanbul Eylem Planı; altı program, iki destekleyici çalışma, özel sektör, çalışma ortamlarında cinsiyet ayrımı, gençlik ve kırsal bölgelerdeki insanlar konularının ele alındığı inisiyatif kararlarının yanı sıra dünyada ve bölgelerde gerçekleşen kalkınma konferansları, bölgesel değişim oturumları ve çalışma gruplarının gerçekleştirdiği çalışmalardan oluşuyor. Eylem Planı dahilinde üç değişik kriter ele alınacak: Programlar, eylemler ve inisiyatifler.
Program 1, düzenleyicilerle ilgili reformları ele alıyor. Telekomünikasyon ve enformasyon teknolojilerine erişimi ve bu teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan yasalar ve düzenlemeler konusunda düzenleyici ve kanun oluşturucu kurumlara destek vermeyi amaçlıyor.
Program 2, teknoloji ve telekomünikasyon ağlarının geliştirilmesini ele alıyor. Bu programa göre eylemler; gelişmekte olan ülkelere, telekomünikasyon ağlarını yapılandırmada ve işletmede gerekli olan bilgi birikiminin aktarılması konusuna odaklanılıyor.
Program 3, e-stratejileri ve e-servis ve uygulamaları içeriyor. Bu program gelişmekte olan ülkelerde, enformasyon ve komünikasyon teknolojilerinin ve telekomünikasyon ağlarının gelişmiş kullanımını da destekliyor.
Program 4, fiyatlandırma ve tarifenameleri de içine alan ekonomi ve finans konularını ele alıyor. Bu program dahilinde ITU, gelişmekte olan ülkelere, finansal politikalar ve stratejiler geliştirme ve uygulama konusunda destek olacak.
Program 5, insan kaynaklarını yapılandırma konusunu içeriyor. Bu program, gelişmekte olan ülkelerde insan kaynaklarını yönetme ve geliştirme etkinliklerinin insan, kuruluş ve organizasyon bazında kapasitesini güçlendirmek amacıyla çalışmalar sürdürecek.
Program 6’nın hedefi ise, gelişmekte olan ülkelerde, bu ülkelerin kentsel telekomünikasyon ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve kırsal kesimde erişimi sağlayabilmek amacıyla ITU’nun bütün kalkındırma çalışmalarında, odaklanmış ve farklılaştırılmış destek sağlamak.
Çalışma Grupları Programına göre Eylem Planı, önümüzdeki dört sene içerisinde gelişmekte olan ülkelerin yararı için en iyi uygulamaların, tavsiye kararlarının ve politikaların ana noktalarını önermek üzere üyeler tarafından ele alınması gereken birçok çalışmayı kapsıyor.
Eylem Planı aynı zamanda, altı programı ve çalışma gruplarını desteklemek amacıyla; enformasyon ve telekomünikasyon sektöründe istatistikler ve bilgiler ile ortaklıklar ve promosyonlar başlıklı iki çalışmayı da içeriyor.
Özel inisiyatif çalışmaları; özel sektörün enformasyon ve komünikasyon teknolojileri (ICT) sektöründeki önemi, çalışma ortamlarında cinsiyet ayrımı ve çözümleri, sektörde gençlik ve konuya dair Kalkınma Ofisi’nin gerçekleştireceği çalışmalar, gelişmekte olan bölgelerin yerel halklarını ele alan kararları ve çalışmaları kapsıyor.
 
Dünya Posta Birliği, e-posta ile mektup uygulamasını ilk kez Buhutan’da deneyecek
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği ile Dünya Posta Birliği arasında WTDC-02’de imzalanan üç yıllık ortak bir proje ile gelişmekte olan ülkelere posta ofisleri aracılığıyla e-posta hizmeti verilecek. Himalayaların eteğinde bulunan Buhutan Krallığı bu uygulamanın test edileceği ilk ülke olacak.
“ICT olanaklarını mümkün olan en fazla sayıda kişiye ve özellikle de dünyanın en çok ihtiyaç duyan kısmına ulaştırmak amacıyla, sosyal ve ekonomik gelişme için ICT’nin gücünün kullanılması, İstanbul’da gerçekleşen Dünya Telekomünikasyon Kalkınma Konferansı’nda verilen en açık ve anlamlı mesajlardan birisidir” şeklinde konuşan ITU Genel Sekreteri Yoshio Utsumi, “Gelişmekte olan ülkelere sosyal tele-merkezlerin kurulması, sayısal uçurumun giderilmesi ve özellikle de düşük gelirli bölgelerde yaşayan insanların hayat kalitesinin arttırılması yönünde ümit verici bir yol oluşturmaktadır” dedi. Buhutan Posta ve Buhutan Telekom idareleri, bu işlerin yürütülmesi için 38 posta işletmesinde telefon kabinleri oluşturacak ve her iki idare de bu yeni girişimde ortak ulusal yürütme ajansı olarak yer alacaklar.
Bu kabinlerin kurulacağı ofislerden 20 tanesi ülke çapında, uzak ve izole olmuş alanlarda kurulacak. Yerel telefon santralına bağlanabilme yeteneğine sahip bu posta ofisleri, ülkedeki posta ofislerinin üçte birini temsil etmekte. Bu alanlardan bir tanesi Jakar’da ITU tarafından kurulan, yerel çok amaçlı sosyal tele-merkez olacak. Sosyal posta ofisleri köylerin posta ihtiyaçlarını karşılayacak ve yerel bir öğretmen, hükümet görevlisi ya da köyde yaşayan okuma yazma bilen herhangi biri tarafından işletilecek.
E-posta için temel altyapı hazır olduğunda diğer sayısal hizmetler içerik ve ihtiyaca göre yerel veya bölgesel bazda bütünleştirilebilecekler. Proje diğer ülkelere taşınacak elektronik postalar için test yeri olarak hizmet edecek. Utsumi’den sonra söz alan BDT Direktörü Hamadoun Toure, “Paylaşımlı erişim (shared access) imkanları gibi yenilikçi çözümler, enformasyon ve komünikasyon teknolojilerini etkin bir şekilde toplumlara getirerek sayısal uçurumun giderilmesi için eşşiz bir fırsat sunmaktadır” dedi.
Proje aynı zamanda yerel dillere çeviriyi sağlayarak, okuma-yazma, bilgisayar eğitimi, dil ve maliyetler üzerindeki engellerin üstesinden gelmek amacıyla çoğul ortam araçları ve yazılım teknolojilerini tanıtmayı da amaçlıyor. Bu yüzden kurulacak tesisler sosyal erişim merkezleri ile yerel okullar, hastaneler ve yerel idareler için bir eğitim merkezi haline gelecek. Yerel gelişim ve evrensel erişim programı koordinatörü Vishnu-Mohan Calindi de bu projenin sadece yerel ve az gelişmiş bölgeler için enformasyon ve komünikasyon teknolojilerine düşük maliyetle erişimi sağlamak amacıyla değil aynı zamanda oraların kendi içeriklerini oluşturmalarına da yardımcı olacağını söyledi.
MEDYA SPONSORU: