Hazar ve Karadeniz Telekom Bakanları, Telekom Devlet Yönetici ve Düzenleyici Kurum Yetkilileri, 3.Caspian Telecoms Fuar ve Konferansında buluştu

Hazar, Orta Asya ve Karadeniz İletişim Bakanları ile üst düzey devlet telekom yöneticileri, 3.Caspian Fuar ve Konferansı’nda biraraya gelerek, bilgi ve iletişim teknolojileri stratejilerini masaya yatırdı. Caspian Telekom 2004 Zirvesi, Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan ve Genel Müdür Yardımcısı Mehmet
Toros’un ev sahipliğinde 14-17 Nisan tarihleri arasında İstanbul Hilton Otel’de gerçekleştirildi.

ORGANİZAZYONA, ITU-Uluslararası Telekomünikasyon Birliği, ETSI-Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü, Karadeniz Ekonomi ve İş Konseyleri, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Dünya Bankası ve Çok Taraflı Yatırım Garanti Kurumu, TÜTED, TÜYAD ve TBMPD dahil olmak üzere uluslararası telekom organizasyonları ve uluslararası finans kurumlarının üst düzey yöneticileri de katıldı.

Gerçekleştirilen konferanslarda; Hazar ve Karadeniz Bölgesi Hükümet yetkilileri, bölgenin ekonomik ve sosyal istikrarının gelişmesi açısından bilgi teknolojilerinin önemini vurguladılar. Yetkililer ayrıca yeni telekom teknolojilerinin

uzun vade potansiyellerinin yanısıra, bölgesel sabit hat modernizasyonu, uydu ve hücresel altyapı, ağ tekelciliğinin önlenmesi, devam eden devlet telekom özelleştirme programlarının yatırımları hakkında bilgi alışverişinde bulundu.

Türkiye, Hazar ve Karadeniz Bölgesi çerçevesinde yapılan tek telekom etkinliği olma özelliğini taşıyan fuarın açılışını, Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Toros ve Telekomünikasyon KurumuYönetim Kurulu Üyesi Ayhan Beydoğan yaptı.

Böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk ve onur duyduğunu söyleyen Telekomünikasyon Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Beydoğan, bu tür etkinlikler sayesinde telekom sektöründeki gelişmelerin hız kazanacağını vurguladı.

Organizasyonun Fuar bölümüne katılımın da, geçen yıla oranla %65 arttığını kaydeden Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Toros da, kaydedilen bu gelişmenin telekom sektörü açısından umut verici olduğunu belirtti.

Bölgenin telekom yöneticileri hasret giderdi

Resmi basın sponsorluğu, bu yıl üçüncü kez Telepati aylık telekom dergisi tarafından üstlenilen ve artık bir gelenek haline gelen, bu yıl 14-16 Nisan tarihlerinde gerçekleşen ‘Caspian Telecoms’ organizasyonunun konferans bölümü, oldukça yoğun ve doyurucuydu. Üç gün süren konferans bölümünde çeşitli panellerde yer alan yöneticiler, görüş ve taleplerini bildirdiler. Konferans sayesinde geçen yıllarda başlayan dostluklar pekişti. Yeni yönetime gelen üst düzey bürokrat ve yöneticiler müstakbel iş ortaklarını tanıdılar.

Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Muammer Türker:

Caspian Telekom Fuar ve Konferansları dahilinde gerçekleştirilen oturumların ilkine katılan Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Muammer Türker, telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanındaki gelişmelerin insanların yaşamını değiştirdiğini söyledi. Bilgi teknolojilerinin hayatı kolaylaştırırken, bir yandan da yeni iş alanlarının oluşmasına katkı sağladığını belirten Türker, bu gelişim ve değişim sürecinin kamu kurumlarını, hizmetlerini daha ucuz ve etkin yapmaya yönlendirdiğini kaydetti. Tüm bu gelişmeler dolayısıyla Başbakanlık tarafından e-dönüşüm projesi oluşturulduğunu bildiren Türker, bu projede yer alan komitenin aynı zamanda e-stratejinin de hayata geçirilmesini hedeflediğini dile getirdi. Türker konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

“Bu dönüşüm sonucu ortaya çıkan sayısal uçurum insanlar arası haksızlığa yol açıyor. Telekomünikasyon sektöründeki ortak çalışmalar, işbirliği ve yeni projelerle toplumlar arasındaki sayısal uçurum ortadan kalkacaktır. Özelleştirme akımı dünyada önemli mesafe katetti. Sektör, küreselleşme adı altında büyük işletmeleri ülke dışına taşıyarak büyümeyi sağlayacaktır. Özelleştirme ile artan hizmet kalitesi ve büyüme ile piyasadaki arz ve talep dengesi yeniden oluştu. Özelleştirme ve serbestleşme sürecinin telekomünikasyon ile ilgili olan muhtelif kesimlere faysdası olacaktır. Bununla kaliteli hizmet ile kar marjlarının oluşacağı bir ortam sağlanacaktır. Ülke ekonomisi açısından sisteme yeni dahil olacak işletmeciler sayesinde kapasite fazlası değerler ekonomiye dahil edilecektir. Tüketici ise ucuz, kaliteli, hızlı, farklılaştırılmış ve güvenli bir hizmet sunulacaktır. Bilgi teknolojilerinin bu rekabetçi uygulamayla sürekli uygulamaya konması hayatın her yerine yayılacak ve kolay iletişim sağlanacaktır.”

Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan:

Bilgi teknolojileri alanında gerçekleşen büyük devrimin, sanayi devrimine benzer bir gelişim gösterdiğini söyleyen Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan, Türk Telekom’un Türkiye’deki en karlı müesseseler arasında yer aldığını söyledi. Üç denizin ortasında bulunan bir ülkenin işletmcisi olarak mümkün olduğunca denizaltı hatlarından faydalanmaya çalıştıklarını belirten Ekinalan, Türk Telekom’un dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olduğunu ifade etti. Sayısal iletişim teknolojilerinin geçen yüzyılda olduğu gibi bu yüzyılda da önemli gelişmeler gösterdiğini kaydeden Ekinalan, “Bu hızlı değişimin en önemli etkisi, gelişen bilgi toplumları ve İnternet’in yaşamımızda önemli bir yere gelmesidir. Türkiye ulusal İnternet ağının geliştirilmesi çalışmalarını sürdürüyor. Türk Telekom’un TT.Net’i hizmete açmasıyla İnternet
hizmet sağlayıcıları heryere ulusal hizmet sağlama imkanı buldular.

Telekom pazarı Türkiye’de bu yılın başından itibaren tamamen serbestleşti. Her ne kadar kazançların düşeceği beklense de Türk Telekom çok zarar etmeyecektir. Sadece uluslararası telefon bağlantılarında biraz kazanç kaybı yaşanabilir. Türk Telekom e-değişim politikası çerçevesinde Net kapısı yedekleme ve veri hizmetlerini devlet ve özel sektöre sunmaktadır. Ayrıca Türk Telekom, büyük şebekesi, bilgi birikimi, uluslararası hat ve bağlantılarıyla işbirliğine açık bir kuruluştur” dedi.

İBasis Orta ve Doğu Avrupa , Rusya BDT Direktörü Ted Franz:

İBasis olarak, gerek özel gerekse kamu sektöründe VoIP-İnternet üzerinden ses iletimi hizmeti sağladığını söyleyen İBasis Orta ve Doğu Avrupa, Rusya BDT Direktörü Ted Franz, 90’dan fazla ülkede şu anda kendi ağlarının yer aldığını belirtti. En iyi uluslararası toptancı taşıyıcı seçildiklerini bildiren Franz, geçen anneler gününde 19 milyon dakika taşıyıcılık yaparak en büyük iletişim trafiğini gerçekleştirdiklerini ifade etti. Rusya’nın hala VoIP için çok önemli bir pazar olduğunu kaydeden Franz, “Rusya’ya gelen trafiğin %15’ini biz taşıyoruz. VoIP’de en önemli konu yasal düzenlemelerdir. Dünyanın tüm bölgelerine ulaştığımızda daha büyük marjlar elde edebileceğiz. SS7 ve C7 bağlantılarında VoIP’in yazılım ve donanımının giderek arttığını görüyoruz. Normalde SS7 ve C7 ile çalışan şirketlerin VoIP’e geçmesiyle sabit masraf azalıyor” şeklinde konuştu.

CIS Unit adına Nenad Stankovich:

“Hazar Bölgesi büyük zenginliklere sahip bir bölge ve bu bölgenin kaynaklarının zenginliğe dönüşmesi için telekomünikasyon çok önemlidir. Ekonomik ve sosyal olarak ulusal ve bireysel ortamda büyük fırsatlar sağlamaktadır. Bilişim teknolojilerinin sorunları politika yapanları ve düzenleyicileri birtakım reformlar yapmaya çağırmaktadır. Rekabetçi teknolojiyi geliştiren ortamlarda ülkelerin ulusal gerçeklerine cevap veren hizmetler sağlanmalıdır. Bilgi ve haberleşme teknolojilerinin altyapısı açısından özel sektörü buraya dahil etmek için cazip ortamlar sağlanmalıdır. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri için bu alandaki reform yeni değil ancak burada uyumlaştırılmış. Telekomünikasyon politikalarında gelişmeyi sağlamak için her ülkede düzenleyici ortam çok önemlidir.”

Intracom Bölgesel Müdürü Costas Kondossis:

Elektrik sanayinde en büyük telekom şirketi olduklarını söyleyen Intracom Bölgesel Müdürü Costas Kondossis, yeni nesil erişim sistemleri ile hem sanayinin hem telekom operatörlerinin bu konuda yaklaşımlarının değiştiğini belirtti. Kullanıcının ihtiyacını yakından dinlemeleri ve buna göre çözüm uygulamaları gerektiğini kaydeden Kondossis, “Kullanıcılarımıza ödemekten zevk alacakları bir hizmet sunmalıyız. Biz sistem erişim platformuna IAS diyoruz. Bu sistem fiber aracılığı ile çok yönlü hizmet sunuyor. Tek noktadan çok noktalı radyo sistemlerine geniş bant erişim sunuyoruz. Merkez fonksiyonları kullanıcıya devretme sistemimiz var. Bunun için yeni nesil erişim optik hatları sistemi kuruldu. Bu da geniş bant ve DSL sistemi ile yapılıyor.” şeklinde konuştu.

ITXE adına Martin Talbot:

“Teknolojideki büyük gelişmeler sayesinde serbestleşmiş piyasalarda büyük atılımlar yapılabilecek. Pek çok kişinin beklentisinin aksine serbestleşmede kazançlar artıyor. İnternet, artık bir ana olgu haline geldi. Faturasız hizmetlerden faydalanılabiliyor, bu ön ödemeli hizmetlerin yanısıra esas olarak ana şebekelerde VoIP kullanılmaya başlandı. Serbestleşme öncelikle tarifeleri düşürüyor ama bunun yan etkisi de var çünkü gelecekteki şebeke piyasalarında giderek artışa ihtiyaç olacaktır. Serbestleşmenin sağladığı çok büyük imkanlar var. Kontörlü uygulamalar, DSL üzerinden geniş bant uygulamalarında da kullanılabiliyor.

VoIP serbestleşen piyasalara neler sağlıyor diye bakarsak; esas olarak bizim

sektörümüzde paradigma değişiminin telgraftan telefona geçiş olduğu söylenir. Ama asıl olan PSTN hatlardan VoIP’a geçiştir. PTT’ler artık VoIP cihazları kullanıyor. Şirketler gelecek kuşak şebekeleri içinde VoIP kullanıyorlar ve bu alanda şahıs kullanıcılarda artıyor. Kısacası PSTN yerine VoIP ile bağlantılanma ve uyumluluk sağlama giderek önem kazanıyor”

Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Toros:

Kongrenin ikinci oturumunda konuşan Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Toros, Türk Telekom’un uzun yıllardan beri sabit telefon, 1988’den bu yana da kablolu TV hizmeti sunduğunu söyledi. 2002 sonu itibariyle sabit telefon abone sayısının 18 milyon olduğunu bildiren Toros, ADSL abone sayısının ise, 79 bine ulaştığını kaydetti. PSTN sabit hat servislerinin 14 bin bireysel ve 4.5 milyon kurumsal müşteri tarafından kullanıldığını ifade eden Toros, “Türkiye’nin 22 ilinde kablolu TV hizmeti var. Kablolu TV’de 2.5 milyon kapasiteye sahip olmamıza rağmen 1 milyon abonemiz var. Bu rakamı yıl sonuna kadar 1.5 milyona çıkarmayı hedefliyoruz.

Bu yıl üzerinde önemle durduğumuz bir başka konuda ADSL. 2004 yılı itibariyle

burada 1 milyon müşteri hedefledik ve bu yıl sonu ile 2 milyon ADSL kapasitesine ulaşacağız. WLAN için 500 ayrı noktada merkez oluşturacağız. Yurtiçi ve yurtdışından gelecek talepleri karşılamak üzere Ankara’da da çok büyük kapasiteli bir İnternet Bilgi Merkezi oluşturduk. Denizaltı ve karasal kablolarda PSTN ve İnternet ulaşımını sağlıyoruz. İstanbul’dan Girit’e kadar fiber optik kablo sistemi projelendirdik ve bunu Türk Telekom Akdeniz Denizaltı Kablo Sistemi olarak adlandırdık” diye konuştu.

Gilat adına Oren Most:

“Gilat, bütün dünyada taşıyıcılar için uydu ağı teknolojileri sunan bir şirket. Gilat 1997 yılında İsrail’de kuruldu ve iki yönlü uydu iletişimi ile veri, ses ve görüntü üzerine çalışıyor ve 2003 yılında 190 milyon Dolar gelir elde ettik. VSAT teknolojisi üzerine çalışıyor ve tüm dünyaya hizmet sunuyoruz. 10 yılı aşkın bir süredir MTBF ile çalışıyoruz. 2 ay önce yeni ürün ailemiz olan Sky Edge’yi müşterilerimize sunduk. Bu geniş kapsamlı uydu platformu, veri, ses ve görüntüyü tek platformda sunabilen bir sistem. Sky Edge uydu ve VSAT teknolojisinde kaydedilen büyük bir gelişmedir. Gilat’ın Ar-Ge konusunda yaptığı çalışmaların büyük bölümü bu ürün ailesini geliştirmeye odaklanmıştır. Hazar Bölgesi’nde bulunuyoruz ve Gilat bu önemli ve yüksek potansiyele sahip bölgede yoğun olarak çalışıyor. Kapasitesi en yüksek pazarımız ise Rusya. Rusya’da pek çok şirketin iletişim ağı için hizmet sunuyoruz.
Hazar Bölgesi çözümlerimize değinecek olursak; Gilat Peru’da kırsal telefon hizmetinde büyük bir iletişim ağını yönetiyor. Kırsaldaki haberleşmede güvenilir olmayan iletişim kaynakları var ve normal hatlardan hizmet çok zor. Orada İnternet, uzaktan eğitim ve haber yayınları gibi hizmetler sunuyoruz. Bu sistemden, Tibet ve Kolombiya’da da var.”

Eutelsat S.A Bölgesel Satış Direktörü Ali Korur:

“Eutelsat bir uydu şirketi. Gelecekte varolan uydu sayılarımızı 3’e düşüreceğiz ancak kapasitemizi arttıracağız. Eutelsat; video uygulamaları, profesyonel veri iletişimi ve geniş bant uygulamaları olarak 3 pazarlama bölümüne ayrılmıştır. Avrupa’nın önemli yayın birliği EBU’nun uydu şebekesini biz kapsıyoruz. Ayrıca özel ve kamu televizyon yayıncılarının kendi şebekelerini başka yayıncılarla bağlantılandırıyoruz. Gelirlerimizin %25’ini profesyonel veri iletişimi oluşturuyor. Mesajla yer tespiti ile, kurumsal sektöre hitap ediyoruz. Geniş bant ile İnternet servis sağlayıcılarına hizmet sunuyoruz. Çok çeşitli müşteri ve kullanıcı profilimiz var. Video uygulamaları ana faaliyet alanımız ve kazancımızın %70’ini buradan sağlıyoruz. Biz analog uydu hizmetlerini 1980’li yıllarda Avrupa’da ilk başlatan şirketlerden biriyiz. Sayısal yayın
ise, 1990’larda Eutelsat ile gerçekleşti.

Bugüne dek 800 radyo ve TV istasyonu bizim uydularımızı kullanarak yayın yaptı. 2003 yılında Eutelsat tarafından ulaştırılan TV kanalı ile 110 milyon konuta ulaşmayı hedefliyoruz. Katma değerli hizmetlere de yatırım yaptık. Böylece, yeni telekom şirketlerini cesaretlendirdik. Çünkü onlar, yeni teknolojiye yatırım yapmaktan korkuyorlardı”.

İntelsat Avrupa Bölgesel Başkan Yardımcısı Yuli Wexler:

“İntelsat olarak temelde ses hizmeti sunarak başladık, ancak şimdi çok çeşitli ürünler sunuyoruz. Topraktan uyduya bağlantılar ve geniş bant ile çalışıyoruz. Hazar Bölgesi, uydular için çok uygun bir yer. Sabit hatların kullanım oranı çok düşük ve tele yoğunluk 2002’de %21 olarak görünüyor. Rusya bizim için büyük bir pazar. Burada 2 büyük şirketin iletişim ağını tüm bağlantılarıyla birlikte biz yapıyoruz. Hint, Atlantik ve Pasifik Okyanusu Bölgesi’nde 3 büyük uydu kapasitesi sunuyoruz.”

Acecomm Stratejik Müşteriler Direktörü Dr. Aydın Ülkücü:

“1983 yılından beri 65 ülkede uygulamalarımız var. ‘Mediasyon’, birbiriyle uyumsuz iki taraf arasındaki bağlantıyı kolaylaştırıcı uzlaştırma sistemidir. Karlılık açısından uzlaştırmanın önemi aynı İstanbul’un iki kıta arasında hakim konumda oluşu gibidir. İnternet santralı gibi tüm sistemleri birbiriyle bağdaştırabiliyorsunuz, böylece karlılık artabiliyor. Yayınlanan bilgiler ışığında bakılınca kazanç kaybının pek çoğu, müşteri bilgisi eksikliği ve merkezi dosya kaybı nedeniyle oluşuyor. Uzlaştırma uygulamalarında her türlü veri uzlaştırılabiliyor. Burada soyutlaştırma yapılıyor, yani veriler tek bir dile çevriliyor. ‘Doğrulama’ ile kayıtları en hızlı şekilde teminat altına alabiliyorsunuz. Bu pek çok yerde yapılabiliyor. Genellikle faturalama sisteminin en uç noktasında uygulanıyor, dolayısıyla sistem zorlanıyor. Oysa bunun her aşamada

uygulanması tıkanmaların önünü kesecektir. ‘Korelasyon-Bağdaştırma’ ise, farklı bir uygulama sistemidir. Verinin bütünleştirilmesi ile 5-6 kullanım kaydı tek bir telefon görüşmesinde ortaya çıkabiliyor. Bizim amacımız şebekenin pürüzsüz akışını sağlamak”

Hughes Network Sistemleri adına Dr. Arunas Slekys:

“Biz %82’sine News Corporation’un sahip olduğu ve VSAT’ları ilk defa icat eden şirketiz. Ayrıca, video ve geniş bant hizmetlerinin dünyadaki en büyük hizmet sağlayıcısıyız. Yapılan en son pazar analizine göre en büyük hizmet sağlayıcı seçildik. 85 ülkede 600 binden fazla hizmet birimimiz var. Kitle pazarına yayılmanın başındayız. 300 bin direkt yol geniş bant noktamız var. ABD’de 200 bin bireysel kullanıcımız var. Uzaktan öğrenim video konferansında ayda 34 milyon bantlık bir taşıma gerçekleştiriyoruz. Geniş bantın ticari işlemlerdekiki değeri tüm dünyada tanınıyor ve sınırlar ötesine geçiyor. Aynı hücresel olguda olduğu gibi ekonomi ile büyüme arttıkça işletmeler geniş banta ihtiyaç duyuyor. Avrupa ve Amerika İnternet kullanıcı sayısında eşitlenmiş durumda. Bu bilgi çağına geçip geçmeme değil, ne
zaman geçilecek durumudur. Bu durum, önce İnternet’te başladı ve geniş bant uygulaması sayesinde İnternet çıtası giderek yükseliyor. Uydu, İnternet video ve işletme sanal şebekelerine kadar ulaşabiliyor ve tüm bunlarda medya zenginliği ses taşıyıcılarından çok daha iyi”

Iskratel adına Mitja Jelnikar:

“Biz Slovenya kökenli bir şirketiz. Iskratel’de 1000 kişi çalışıyor ve biz sürekli büyüyoruz. Amacımız; mevcudun üzerinde ilerleme kaydetmek. Şirketimizin tüm dünyada 41 operatörle yaptığı çalışmalar var. Uluslararası ve uzun mesafeli hizmetlerde ortaya çok cazip bir teknoloji çıktı. Biz yerel sistemleri kurduk ve zamanla sayısal ve analog sistemlerin NGN’e dönüştüğünü göreceğiz. 5-6 yıl içerisinde mevcut iletişim ağları NGN’e dönüşecektir. NGN’e geçişle birlikte İnternet trafiği de artacaktır. Bu geçiş 3 dönemde gerçekleşecektir; paket iletişim ağı kurulması, çeşitli şirket ve iş abonelerinin NGN’ye geçişi ve son olarak diğer abonelerin NGN’ye geçişi gerçekleşecektir. Geleneksel üretici olarak bizim rolümüz ne olacak? Bu hizmetlerin gelişmesi 2 yönde olacaktır. Birincisi iş sektöründe,
ikincisi ise yerleşim alanlarında. Dolayısıyla, hizmetlerimizin birinci ya da ikinci paketini kullanmak mümkün olacaktır. NGN’in yönetimi de her iki alanda çalışabiliyor olmasıdır. Çok hizmetli erişim bizim en önemli ürünümüzdür”.

Rohde&Schwarz adına Leon Silvert:

“Rohde-&Schwarz olarak altyapı hizmetleri sağlıyoruz ve Almanya’da pazar lideriyiz. Müşterilerine sisteme erişim sağlayabilen tek kuruluşuz. Çok satıcılı bir altyapı sağlıyoruz. Müşteri ya da operatör bu altyapıyı gerçekleştiriyor. Tek tesisli sistemler, küçük ve orta boyda sistemler, ulus çapında sistemler ve taşınabilir sistemlerimiz var.

Cboss adına Timofey Kuzmenko:

“Telekomünikasyon şirketleri için yazılım geliştiriyoruz. Ayrıca, BSS, OSS, MIS, IN gibi çözümlerin üstünde çalışıyoruz. 2004’ün başında Fujitsu şirketinden OBS bölümünü aldık. Bu, dünyadaki birçok taşıyıcı tarafından kullanılan bir ürün. 18 ülkede 130 binden fazla taşıyıcı çalışıyor. Rusya, Hazar, Batı Avrupa ve Pasifik Bölgesi’nde çok etkiniz. Tüm dünyada 40 milyon aboneye sahibiz. Piyasa büyüdükçe taşıyıcılar farklı hizmetleri kullanıcıya sunmaya çalışıyorlar. Ücretlendirme merkezi abone veri tabanlıdır. Burada, tek bir faturalama sistemi söz konusudur. Bizim tüm hizmetleri kapsayan faturalama sistemlerimiz var, tüm dünyadaki taşıyıcılarımız da bunu kullanıyorlar.”

Bercut adına Valentin Orekhov:

“Operatöre gelir sağlayan sistemler hizmet sağlama sistemlerinin altyapısıdır. Bu yaklaşım teknolojisi ile de alakalıdır, çünkü bilgi teknolojilerinin ortaya çıkmasında etkisi vardır. Firmamızın kullandığı bilim ve üretim merkezimiz var. Yeni nesil teknolojinin kullanılmasında birtakım standartlar mevcut. Yeni yapılar ve yeni mimariler bu sürece yeni analizler ekledi. Ayrıca bu sürece şebekeler arası protokollerde dahil edildi. 3 ana yaklaşım tipi kullandık. Bugün, yeni altyapıların oluşum aşamasında hızlı ve etkili olarak para getirebilmesi için, sadece ekipman geliştiricilerin değil, operatör ve içerik sağlayıcılarında bu sürece dahil edilmeleri gerekmektedir. Genel olarak tipik operatörlerin içinde bulunduğu durum görülüyor. Servis sağlayıcılar, merkezde çok farklı imkanlar sunuyor. Bugün abone sadece sesli kanallarda değil, video görüntüler ve polifonik kanallarda da etkileşime hazır.
Eş zamanlı olarak tüm bu teknolojilerin bakımını da üstlenmek gerekir. Sonuç itibariyle, altyapı, tüm bileşenleri, tüm iş mantığı ve anlayışıyla beraber, bir sinerji içinde hizmetlerine etki yapmalı ve abonenin hizmetleri kolay kullanması sağlanmalıdır. Hizmet altyapısının şu işlevsel bileşenlere ihtiyacı var; yaklaşım ve diyalog erişimini sağlamalı, ayrıca genel erişimi ve sistemin faturalandırılabilmesini sağlamalıdır”

Netcracker adına Julie Wingerter:

“OSS bir tutkal gibi, müşteri ağları ve iş takımlarını birarada tutan bir sistemdir. Tele yönetim Forum’unun çıkardığı haritalandırma modeli içinde işletim ve altyapı modelleri önerilmiştir. İşletimde OSS büyük önem taşır. Rekabet her gün biraz daha artıyor ve şirketler artık yatırımlar için gelir sağlayamıyor. Müşterilerden gelen, daha hızlı, daha iyi hizmet talebi karşısında şirketler zorlanabiliyor. OSS bu durumlarda tercih ediliyor.

Faturalandırmaya hızlı başlamak gerekiyor ki, daha iyi hizmet verilebilsin. SBC gibi şirketler günde 2000 Dolar’lık sipariş alıyorlar, eğer teslimatı daha hızlı yaparlarsa bu kazanç daha da artacaktır. Danimarka’da bulunan hizmet sağlayıcı büyük bir

şirket OSS kullandıkça üretkenliğini %25 arttırdı. Mühendislik ve teknik personeli de birlikte çalıştırabildi. OSS bir optik taşıyıcıda faturalandırma süresini 9 aydan 15 güne indirdi. OSS’in esası envarterdir. Yani müşteri siparişini alıp, bunu envanter merkezinde bağdaştırıp yine müşteriye sunuyorsunuz”

Pirelli adına Gert Hoefman:

“Fiber optik kablolar genellikle Telekom sektöründe kullanılıyor. Bu kablolar, koruyucu bir tabaka içerisinde tüplerin içerisine yerleştiriliyor. Bizler müşterilerimize yaklaştıkça aramızdaki kablolar küçülüyor. Müşteriye yakın yerlerde esnek bir yapı kurmayı hedefliyoruz. Bugün kabloların büyük kısmı tüplerin içinde bulunuyor. Bu kabloların şişirilme teknolojisi ise genellikle kabul görmüş bir yöntemdir. Şişirilmiş fiberler 5-7 mm’lik kanalların içinde bulunurlar. Fiberlerin şişirme işleminde kullanılması, bize sadece bunları istediğimiz yerde kullanma imkanı sağlıyor. Yani, fiber seçimi tamamen firmaların parametrelerine bağlıdır. Daha geleneksel fiberler ve çoklu işlevli fiberler de mevcut. Önümüzdeki 2-5 yıl içerisinde tek işlevli fiberlere geçilecektir”

Logica CMG adına Harun Şengül:

“Logica ve CMG 2002’de birleşerek bu şirketi kurdular. Uluslararası bir şirketiz ve dünyanın pek çok yerinde ofisimiz var. Telekom çözümleri satıyoruz ve bundan büyük kazanç sağlıyoruz. 1993 yılında kısa mesaj servisini ilk geliştiren şirketiz. WAP uygulaması da 1997 yılında bizim tarafımızdan başlatıldı. Tüm dünyada gönderilen kısa mesajların yaklaşık %70’i bizden geçiyor. Yerel durumlara göre yerel çözümler geliştiriyoruz. Kısa mesaj servislerinin kontörlü telefonlarda da uygulanması büyük çığır açtı. Mobil veri olarak adlandırılan kısa mesaj servisleri operatörlerinin kazancının %15’ini sağlıyor. Operatörlerin kazancına bakınca, Filipinler’de %35’inin mobil veri alışverişinden kaynaklandığını görüyoruz. Bu oran, Hazar Bölgesi’nde ise hala %5 civarında. Dolayısıyla, hala büyük bir kazanç imkanı var. Yani operatörler, bu bölgede küçük yatırımlarla büyük kazançlar elde edebilirler”

Dulat Orazalinov:

“Şu anda Kazakistan’da 7684 kırsal yerleşim birimi var. Bu birimlerin 519 tanesinde ise, birey sayısı 50’nin altında. Sayısal telekomünikasyon şebekesi oranı ise, %53 oranında. Bir yıl önce, 2003-2005 Telekom Geliştirme Programı hükümet tarafından onaylandı. Böylelikle sektörün gelişmesi amaçlandı. Serbestleşmenin ana amaçlarından biri, telekom genel hizmetlerinin tarifelerinin yeniden gözden geçirilmesidir. Bu serbestleşme, dünya piyasasının talep ve gereklerini gözardı etmiyor. Şehirlerdeki abonman ücretlerinin yükseltilmesi konusunda da çeşitli tedbirler alınmalıdır. Abonman sayısının artması için mali açıdan cezbedici tedbirlerde düşünülüyor. Serbestleşme sürecinde, operatörlere, uluslararası ve şehirlerarası hizmet veriminde eşit şartlar uygulanacaktır”

Kazakistan Başbaşkan 1.Yardımcısı Askar Bishigaev:

“Kazak Telekom ulusal bir telekomünikasyon operatörüdür. Şirket olarak borsaya kayıtlıyız. İyi bir kredi değerimiz var ve her yıl yaklaşık 150-180 bin yeni abone kazanıyoruz. Bunun yanı sıra, mobil haberleşme anlamında da en büyük GSM operatörünün %49’una sahibiz. Kazak Telekom aynı zamanda, tüm telekomünikasyon faaliyetlerinin %56’sına sahip. Bu yıl 10.kuruluş yıldönümümüzü kutlayacağız. 1998 yılında optik kabloları döşemeye başladık, 1999’da ise; tüm şehiriçi, şehirlerarası ve uluslararası görüşmeleri %100 oranında sayısallaştırdık. Abone sayımız ise 2 milyon civarında. Serbestleşme sonucu daha çok ticari amaç güden bir şirket olacağız ve kaliteyi arttırırken gelirlerimizi büyütüp, şirketin pazar değerini arttıracağız”

Afganistan İletişim Bakanı Yardımcısı Mohammad Asem:

Organizasyon kapsamında düzenlenen konferansların 2.gününde konuşan Afganistan İletişim Bakanı Yardımcısı Mohammad Asem, Afganistan’da telekom sektörünün büyük ilerleme kaydettiğini söyledi. Çok sayıda operatörün çok uygun fiyatlarla kaliteli hizmetler sunduğunu belirten Asem, özel sektör yatırımlarının teşvik edilmesinin en önemli yaklaşım olduğunu kaydetti. Afgan telekomunun devlet teşekkülü olmasına karşın her türlü özel yatırıma açık olduğunu ifade edin Asem, “Afgan İletişim Bakanlığı ülke çapında 2 tane mobil hücresel telefon lisansına izin verdi. Şimdiye kadar GSM şirketleri 180 milyon Dolar yatırım yaptılar. Bu iki GSM şirketi, servislerini yıl sonuna kadar Afganistan’daki ilave şehre götürecek ve gelirlerini 100 milyon Dolar arttıracaklardır. Ayrıca bakanlığımız 65 milyon Dolar’lık

bir başka proje ile Afganistan’ın 33 ilinde 115 bin haberleşme ağı kuracaktır. Böylelikle sesli konferans ve sesli İnternet hizmeti mümkün olacaktır. 3300 km’lik optik fiber omurgası kurma projesi uygulanmaktadır. 15 tane enformasyon teknoloji eğitim merkezi kuruldu ve bakanlığımız bu merkezleri bütün illere yaymaya çalışıyor. Şimdiye kadar kaydedilen ilerleme çok olumlu ama mükemmellikten uzaktır. Çünkü Afganistan nüfusunun çok küçük bir kısmı bu hizmetlerden yararlanabiliyor. Bunun nedeni ise, telekom operatörlerinin yeterli ağ şebekelerini oluşturamamış olmalarıdır. Ayrıca, piyasada gerçek bir rekabet yok ve dolayısıyla fiyatlar çok yüksek”

Mongolya İletişim Bakanı Byamba Jıgjıd:

“Bugün tüm dünyada telekomünikasyon olmaksızın yaşamamız, çalışmamız ve gelişmemiz mümkün değil. Dünyanın 3/2’si Asya’da yaşıyor. Enformasyon teknolojilerinin gelişmesi açısından Asya’dan beklenecek çok şey var. Çünkü, bu bölgedeki ülkeler düşük bilgi teknolojileri gelişimine sahipler. Bence tüm dünyada BT-bilgi teknolojileri gelişmeli ve herkes bu konuda katkı sağlamalıdır. Son dönemde BT’de Mongolya’da önemli gelişmeler yaşandı ve bilgi teknolojisi hizmetleri 15 katına çıktı. Hizmetin, %50’si özel sektör tarafından gerçekleştiriliyor”

Intelsat adına David Geiling:

“Intelsat 1970 yılında faaliyetlerine devlet kuruluşu olarak başladı. Ancak. 1990 yılında özelleşti. Orta Asya’da telekom sektörünün gelişiminde bazı zorluklar yaşandı. Çünkü burada nüfus yoğunluğu çok düşük. Ölçek ekonomisi pek çok ülkede oluşmadığından mobil teknolojileri bile sağlıklı büyüyemedi. Kazakistan dünyanın 8. büyük ülkesi ama 18 milyon nüfusa sahip. Bu nüfusun çoğunluğu da ülkenin aç noktalarına yayılmış durumda. Dolayısıyla, bölgeler arasında bağlantı sağlamakta zorluklar yaşanıyor. Varolan dağlık bölgeler altyapı açısından engel teşkil ediyor. Gelişmede yaşanan zorlukların bir nedeni de borçlanma veya devlet desteği ile projelerine başlayan şirketlerin iflas etmeleri. Ayrıca, yatırım yapanların kazançlarını kendi ülkelerine götürmelerinin kısıtlanması, bölgeye yapılan yatırımı engelledi. Biz sektör olarak artık belli bir noktaya geçtik, yani kendimizi fiberle rakip
görmüyoruz. Biz daha çok tamamlayıcı teknolojiyiz. Çok gelişmiş karasal altyapı olmadığı zamanlarda biz devreye giriyoruz ve bu bağlantıyı uyduyla yapıyoruz. Intelsat olarak Orta Asya gibi pazarlarda yatırım yaparken kendi şebekemizi iyi bir yerel ağ ile yapılandırdık”

Gürcistan İletişim Bakanı Tamar Suluhia:

“Telekomünikasyon sektörünün 2003 geliri 189 bin Dolar oldu, yani %36 arttı. Bu sektörün ülke gelirindeki oranı ise çok az arttı. Gürcistan’da 30’dan fazla uluslararası İnternet servisi operatörü var. Bu sektördeki hükümet kontrolü aslında çok yoğun değil. 30 İnternet sağlayıcıdan sadece biri devlete ait. Varolan 4 mobil operatörde ise, devletin hiç payı yok. Politika olarak serbestleşmeye bakacak olursak;

Bilgi teknolojileri sektörünü serbestleştirdik ve bunun için yasal taban hazırlandı. Uluslararası standartlarda kararlar alındı ve şeffaflık standardını da tam anlamıyla uyguluyoruz. Gürcistan pazarına daha çok operatörün katılmasını istiyoruz.

Bakanlık politikayı yapan taraftır, ancak Gürcistan’da Ulusal İletişim Kurulu var ve tüm düzenlemeyi bu kurul yapıyor. Serbestleşme ve adil rekabet bizim için çok önemli. Özellikle iç ve dış piyasadan gelecek yatırımcıları çekmek için de bu büyük önem taşıyor. Bu sektörde ayrımcı olmayan bir politika güdüyoruz. Tarife ve fiyatlar yatırımcıları cezbedecek şekilde belirleniyor. Ayrıca, yolsuzlukla mücadele için yapısal reformlara çok önem veriyoruz ve Ulusal Bilgi Teknolojileri Kalkınma Projesi hazırlıyoruz. Gürcistan için herhangi bir yatırım düşünüldüğünde, fiziki güvenlikte engel teşkil ediyordu. Dolayısıyla, dışarıdan gelecek yatırımcılar için fiziki güvenlikte sağlıyoruz”

AO ElectroSvyaz adına Merab Kankava:

“Biz omurga ve bölgesel hatlarla tüm Gürcistan’ı kaplayan bir şebeke halinde çalışıyoruz. Elektronik bağlantılarla 60 ayrı bölgeyi birleştiriyoruz. 1999 yılından beri burada özelleştirme kapsamında muhtemel bir yatırımcı bekleniyor. Fakat teknik yenilenme konusunda her türlü insiyatifin önüne geçildi. Ekonomik durum değişiyor. Çünkü operatörlerin devreye girmesi ile, kaçınılmaz bir teknik yenilenme sözkonusu. Modernizasyon açısından 2 sene öncesine kadar çok ümitsizdik. 30-40 yıl öncesinin teknolojilerine sahiptik ve bunlar günümüz ihtiyaçlarına cevap vermiyordu. Çeşitli yabancı firmaların çekilmesi ile bize bu yenilemeleri gerçekleştirdik. Artık 100 binin üzerinde çağdaş telefon hizmetleri ve uydu telefon bağlantıları sağlanıyor. Şirketimizi, bölgesel operatörden uluslararası operatör haline getirdik. Tabi teknik
başarılarımız, ekonomik başarıları da beraberinde getirdi. Zararda olan bir şirketken kısa sürede kara geçtik ve tüm bu yenilemeleri kendi iç kaynaklarımızla gerçekleştirdik”

Fuar, bu yıl ikinci kez düzenlendi

15-17 Nisan tarihlerinde ise, Hilton Convention Center’da konferanslara paralel fuar bölümü gerçekleştirildi. Bölge ülkelerine ürün ve hizmet sunmak isteyen kuruluşlar ve yerel telekom şirketlerinin katıldığı bölüm geçen yıla nazaran daha hareketliydi.

Spintek, telekom çözümlerinde iddialı

Spintek Ceo’su Kaya Bağ, Türkiye’de 1997’den beri ‘Bilgi Teknolojileri’ sektörüne profesyonel yaklaşım ve kaliteli servis anlayışını yerleştirmek amacıyla organize olduklarını söyledi. Telekom operatörleri ve İnternet servis sağlayıcılarının hizmet sunabilmeleri için çeşitli sistemler kurduklarını belirten Bağ, bu konuda uzmanlaştıklarını ifade etti. Geçen zaman içerisinde pazarın kendilerini yönlendirdiğini kaydeden Bağ, vizyonlarını geliştirerek uzmanlık alanlarını çeşitlendirdiklerini bildirdi. Bağ, “Uzmanlaştığımız alanlardan en önemlisi, kurulduğumuz günden beri, gelirlerimizin önemli bir kısmını oluşturan kurumsal şirketlere yerel alan ve geniş alan ağları kurmak. Tekstilden kimyaya kadar her sektörden müşteri potansiyelimiz var” dedi.

Bir buçuk sene önce kendi bünyelerinde bir telekom çözümleri bölümü oluşturduklarını dile getiren Bağ, Türkiye’de 2004’ün Ocak ayından itibaren Türk Telekom tekelinin kalkmasının ardından ortaya çıkacak olan alternatif operatörlere, çözüm geliştirmek amacıyla hazırlandıklarını söyledi. Geçen yıl İstanbul Cebit Fuarı’ndaki katılımcılar arasında, telekom çözümleri sunan tek firmanın Spintek olduğunu belirten Bağ, şunları söyledi:

“ Bunun Türkiye’nin gündemindeki en önemli konu olmasına karşın hiç ilgi görmemesi ve şirketlerin orda örnek çözümler sunmaması sektörümüz açısından üzücü bir olaydı. Kurduğumuz telekom çözümleri departmanında alternatif operatörlerin ihtiyaç duyabilecekleri her türlü ürün bulunuyor. Ayrıca, bu şirketlerin ihtiyaç duyabilecekleri altyapıda ödeme sistemleri, sesli yanıt sistemleri, ön ödemeli kart servisleri verebilmek üzere yazılım ve donanımlar da sunmaktayız. Bunun yanında, müşterilerimize Sanal Özel Ağ hizmetleri de veriyoruz.”

“Veri arşivlemede iş ortağımız HP”

Müşterilerinin depolama ve arşivleme konusuna büyük önem göstermeleri nedeniyle depolama, arşivleme ve merkezi sunucu sistemleri departmanı kurduklarını kaydeden Bağ, “Bu konuda HP ile yaklaşık 1 yıldır yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Yani HP’nin sertifika, sunucu ve arşivleme iş ortağıyız. Bütün bu servisleri telekom operatörlerine, İnternet sağlayıcılarına,Türkiye’de bulunan sanayi ve serbest bölgelere yönelik çözümler üretmeleri açısından oluşturduk” şeklinde konuştu.

Servis hizmetlerinde ‘Spinser’

“Ürünlerin satışının gerçekleşmesinin ardından servis hizmetleride büyük önem taşıyor. Spintek servis departmanını, satışın cazibesinden etkilenmemesi ve elemanların hoyratça kullanılmaması için ayrı bir anonim şirket olarak oluşturdu. Spinser’de Spintek’in teknik elemanları bulunmasına karşın yönetimi tamamen ayrıdır. Ayrıca, Spinser’in zaman paylaşımı, finans kaynaklarının kullanımı ve Türkiye’de yayılması tamamen bağımsız olarak geliştirilmiştir. Türkiye’nin her ilinde servis verebiliyoruz”

“Müşterilerimizi gereksiz yatırımlardan sakınıyoruz”

Spintek’in en önemli amaçlarından biri, müşterilerinin çıkarlarını gözeten doğru konfigürasyonları yapmak ve onları gereksiz büyüklükteki yatırımlardan sakınmaktır. Türkiye’de yapılan en büyük hata; müşterinin ihtiyaç duyduğu değil, bütçesine sığan ürünleri satmak. Ancak, biz bu yanlış bütçelendirmeyi önlemeyi ve müşterilere doğru bir iletişim ağı tasarımı yapmayı hedef edindik. Müşterilerimize istedikleri ürünü değil, ihtiyaç duydukları ürünü veriyoruz. Spintek, yeni bir departman hazırlığına girdi. İnternet üzerinden ses iletimi (VoIP) ve şirket için santral çözümleri sunacağız. Şirket içi haberleşme verimliliğinin artması gerekiyor, bu da veri haberleşme ve ses sistemlerinin birleşmesi ile olur. Biz de buna uygun ürünler seçtik ve orta ve büyük ölçekli şirketlere uygulayabileceğimiz Müşteri İlişkileri Yönetimi-CRM’de içeren VoIP santral sistemleri tasarladık. Dünyada bu konuda lider olan şirket ürünlerini birleştirerek, bu yıl içinde müşterilerimize sunacağız.” diye konuştu.

Thuraya, ürün ve hizmetlerini tanıttı

Türkiye, Rusya, Ermenistan, Afganistan, Azerbaycan, İran, Gürcistan, Kazakistan, Türkmenistan, Ukrayna, Bulgaristan, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan’dan devlet telekom delegeleri, BT ve telekomünikasyon profesyonelleri ile işadamlarının ziyaretçi olarak katıldığı fuarda, Thuraya da bir stand ile yer aldı.

Thuraya Genel Müdürü Hakan Çelikoğlu, Thuraya’nın Orta Asya ve Hazar Bölgesi’nde yüksek satış potansiyeli bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Thuraya 2003 yılında genişleyen servis ağıyla daha geniş bir coğrafyaya kesintisiz haberleşme imkanı sunmaya başladı. Orta Asya ve Hazar bölgesi de kapsama alanımız içinde yer alıyor. Caspian Telecoms Fuarı’nda bu bölgelerden kurum ve kuruluşlarla görüşerek ürünlerimizi ve hizmetlerimizi yakından tanıtma fırsatı bulduk.

Bu çerçevede fuarın önemli bir platform olacağını düşünüyorum.”

Avrupa, Hindistan, Ortadoğu, Orta Asya, Kuzey ve Orta Afrika bölgelerindeki 99 ülkeyi kapsayan Thuraya mobil uydu telekomünikasyon sistemleri, 10 Haziran 2003 tarihinde fırlatılarak yörüngesine yerleştirilen Thuraya 2 uydusuyla kapsama alanlarına Çin, Malezya, Endonezya, Singapur, Tayland, Filipinler, Kamboçya, Vietnam, Japonya, Burma, Kore, Papua Yeni Gine, Lao Demokratik Halk Cumhuriyeti ve Moğolistan’ı da kapsama alanına dahil ederek servis ağını daha da genişletti.

Küresel taşıyıcılar ve evrensel uygulamalar için, ethernet üzerinden sağlanabilen Dünya’daki tek çözüm

RAD Data Communications, düşük ve yüksek hızlardaki SDH ve PDH devreler için taşıyıcı kuruluşlara yönelik ve Dünya’da tek olan ethernet uygulamalarını sergiledi. Sunulan yeni ürünler, SDH ve PDH dönüştürücüleri üzerinden Gigabit ethernet, ethernet çoğaltıcısı ve ‘ethernet-over-SDH customer located equipment (CLE)’ birimlerini içeriyor. Bant genişliği yönetimi, bağlantı kapasite düzenleme (LCAS) ve
genel çerçeve protokolünü (GFP) destekleme önemli fonksiyonlardan.

RAD Data Communications’da ürün yönetimi direktörü olan Amir Karo, “ RAD olarak; PDH ve SDH altyapısı üzerinden anahtar teslimi ethernet çözümleri, SDH çevirici birimleri ve Gigabit ethernet çeviricilerini pazara sunuyoruz. RAD, SDH üzerinden ethernet ve PDH altyapı sistemi cihazlarının ürün takımına sahip olmakla gurur duymaktadır” Dedi. Karo, “Bu ürünler hem servis sağlayıcılar hem de son kullanıcılar için düşük E1’den, tüm E1’e ve hatta n x E1 ve STM-1 hızlarına kadar çok çeşitli ethernet servisleri sunuyor. Sonuç olarak, artık pazarda her türlü taşıyıcı gereksinimi ve yerleşke uygulamaları için tek bir kaynak sağlayıcısı var” Diyerek sözlerini tamamladı.

SDH dönüştürücüler üzerinden yeni Gigabit ethernet

RAD, organizasyonun Fuar bölümünde 2 yeni yüksek hızlı ethernet dönüştürücüsünü de sergiledi. RIC-155 GE hızlı ve verimli bir şekilde SDH ve PDH ağları üzerinden GbE trafiğini taşımak için tasarlanmış, maliyet düşürücü bir STM-1 üzerinden Gigabit ethernet geçiş yolu. Diğer bir dönüştürücü RIC-155A ise; bir tek STM-1 bağlantısı üzerinden, dinamik olarak, iki farklı hızlı ethernet trafiğini yönetebilme özelliğine sahip. Her iki ürün de, tüm SDH adaptörleriyle ile tam uyumlu olarak çalışabilmekte. Bu da ürünleri, özellikle İSS’ler veya müşterilerine geniş bant ethernet servisi sunmak isteyen taşıyıcılar için çok cazip bir seçenek haline getiriyor. Ayrıca RIC-155 GE, büyük dosya transferleri ve video akışlarındaki yüksek ağ verimliliği için 9000 bite kadar olan ‘Jumbo Frames’i de destekliyor.

Düşük hızlı ağlar üzerinden ethernet

Amir Karo, SDH/SONET ağ bağlantılarının bir çoğunun düşük hızlı PDH kanallarının üzerinden yapıldığını açıkladı ve satıcılardan çok azının küçük E1, E1 veya n x E1 üzerinden ethernet taşımacılığı için taşıyıcı sınıfı çözümleri önerdiğini söyledi. RAD’ın yeni RICi-E1 ve RICi-E3 PDH’dan ethernete uyarlanmış dönüştürücülerini tanıtan Karo, bu bir dönüm noktasıdır çünkü böylece E1 ve E3 hatları taşıyıcı yatırım LAN trafiğinde PDH arabirimleriyle birlikte tamamen kullanılacaktır.

Ethernet servislerinin taşımacılığı veya farklı hızlardaki PDH üzerinden farklı konumlardaki yatırım yerel alan ağlarının bağlantıları genellikle pahalı WAN-geniş alan ağları yönlendiricilerin konuçlandırılmasını gerektiriyor. Yüksek sermaye harcamalarından ziyade bu çözüm, ayrıca hazırlama ve bakım için devam etmekte olan işletme giderlerini de zorunlu kılıyor. Bunun tersine, RAD’ın yeni RICi cihazları çok ucuz ve kurulumu da çok basit. Bu cihazlar, trafiği şeffaf olarak taşımaları ve protokol bağımsız olmaları nedeniyle, LAN ayarlarında değişikliğe gerek de kalmıyor. Bu da, ağ planlamasını sadeleştiriyor ve ana ağa bağlı olan farklı LAN’ların tek bir LAN gibi çalışmasını sağlıyor. Buna ek olarak, SNMP yönetim desteği, bütün ağın sabitlenmesine ve izlenmesine olanak sağlıyor.

Yeni cihazlar E1 ve E3 arasında köprü kuruyorlar

Fuarda RAD’ın akıllı çoğaltıcısı IMXi-4 de tanıtıldı. IMXi-4 çoklu ve düşük maliyetli TDM E1 ve SHDSL hatları üzerinden LAN ve yüksek hızlı veri trafiği taşıyor. Trafiği 4 E1 veya SHDSL bağları üzerine ayırarak, şeffaf LAN servislerinin veya başka bir yüksek hızlı veri akışının WAN’lar üzerinden geçişini sağlıyor. IMXi-4 ethernet paketlerini şeffaf olarak taşırken, servis sağlayıcıların yeni nesil cihazlarını TDM ortamında kullanabilmesini sağlıyor. Kablosuz erişim sağlayıcılar, İnternet protokolü tabanlı cihazlar ethernet arabirimine bağlantısını kullanarak, TDM ağı üzerinden ethernet tabanlı ana sayfaya ulaşabilmekteler.

SDH altyapısistemi üzerinden enternet trafiğinin tam kullanımı

Müşterilerin, SDH ağları üzerinden yerel ağlara bağlanarak sadece bant genişliğini kullanması ve bunun için ödeme yapmasını sağlamak, servis sağlayıcıları için en büyük sorunlardan biridir diyen Karo, bunun nedeninin; SDH ağlarının veri değil, sayısal ses için düzenlenmiş olmasını gösterdi. SDH’da, alışıldık olunmayan hızlarda yerel ağ trafiğini taşımak için mevcut olan SDH ağlarına ihtiyaç duyulması önemli bir sorundur. Karo, “Düşük tanecikli 2 veya 1.5 Mbps’de istek üzerine ilave bant genişliği sağlamak isteyen SDH operatörleri, artık müşterilerine herhangi bir yükseltme yapmadan var olan ağları üzerinden, yeni nesil servislerini kullanma şansı sunuyor,” dedi. Yeni görsel birleştirme teknolojisinden, 2 Mbps’de (VC-12) veya 1.5 Mbps’de (VT1.5) yararlanmak, ethernet üzerindeki veri akışının çoğalmasıyla sonuçlanıyor. Bu da, ethernet trafiği için SDH hattının tam kullanımı anlamına gelmekte.

Bu nedenle RAD, fuarda FCD-155 SDH CLE üzerinden ethernet ürünlerini de sergiledi. Bu ürün, görsel birleştirmeyi kullanarak, ethernet trafiğini SDH görsel bellekleri içine, n x 2 Mbps’in (VC12) veya n x 1.5 Mbps’in (VT1.5) çoğul artışları halinde geçiriyor. Buna ek olarak, SDH ağı üzerinden ethernet trafiğini taşırken, FCD-155, ilave TDM kanallarını da, toplam 4 E1 hattına, tek bir E3’e veya sub-STM-1 hattına kadar taşıyor.

3.kuşak haberleşme ağları için maliyet düşürücü hücresel çözümler

RAD’ın yeni ATM ailesi serisi ACE-3x00 ürünleri, 2, 3 ve 4.nesil ağlarını kullanabilmek için gereken esnekliği ve yeteneği sağlıyor.

RAD’ın yeni ACE-3200 ve ACE-3400 cihazları 3.nesil servislerinin yaygınlaşması sonucunda ortaya çıkacak hızlı hücresel trafiğe olanak sağlamak için tasarlandı. RAD Data Communications’da hücresel ve kablosuz ağlar iş gelişimi yöneticisi olan Gabriel Junowicz’e göre yeni cihalar; (E1) hatlarının kullanılabilmesi, eldeki kaynaklarının en ekonomik şekilde değerlendirilmesi ve müşteriye güvenilir çoğul ortam 3.nesil servislerinin ulaştırılmasını sağlayan çok uygun bir çözüm.

Yeni çözüm, CapEx ve OpEx’i düşürüyor

UMTS servislerinin ilk fiyatlarının belirlenmeye başladığı bugünlerde, gezici mobil abonelerin çoğu 3.nesil sistemine hemen geçemeyecek veya geçmek istemeyecek. Junowicz’in öngörülerine göre; bu nedenle GSM hizmetleri bir anda 3.nesil ağlarıyla değişemeyecek ve bu iki sistem daha uzun süre beraber işleyecek. 2.nesil’den 3.nesil’e olan uzun süreli geçiş dönemi nedeniyle, 3.nesil uygulamaların 2.nesil sistemiyle beraber kullanılması gerekecek . İki nesil teknoloji için de kullanılabilen tek bir toplayıcı, CapEx ve OpEx için önemli tasarruflar sağlamakla kalmayacak, hücresel GSM servis sağlayıcılarını CES ve UNI/IMA arasında geçiş için gerekli esneklik ve yetenek ile de donatacak.

ACE-3200 ve ACE-3400 cihazları; ATM ile, hem GSM ekipmanına AAL1 üzerinden bağlanarak CES servisleri sağlamak hem de IMA üzerinden de UMTS’e bağlantı sağlamak amacıyla uygun şekilde tasarlanmış. Bu çözüm, servis sağlayıcıların Node Bs ve 2.nesil merkez istasyonlarını birlikte kurarak ve hücresel servisler için de aynı ağı kullanarak harcamalarını en aza indirecek. ACE-3x00 ürünleri, farklı noktalardaki trafiği toplayarak tek bir ATM bağlantısına yönlendirecek.

Esnek cihazlar

ACE-3200 ve ACE-3400’deki bağlantı yuvaları, TDM veya ATM (UNI veya IMA) şeklinde programlanabilir olacak. Böylece servis sağlayıcılar, tek tip cihaz alıp onu gerekli koşullara göre programlayabilecekler. Bu özellik; operatör ve taşıyıcıları, her servis için gereken bağlantı sayısının yükselmesi endişesinden kurtaracak. Ayrıca, servislerdeki talep değişiklikleri için gereken yedek bağlantı yuvası bulundurma zahmetinden de kurtaracak.

Geleceğe dönük garantili bir yatırım

ACE-3x00 ürünleri, ATM veya ethernet seçimli olarak sipariş verilebiliyor. Bu da, taşıyıcının yatırımını koruyarak, IP/MPLS ağları üzerinden 3.nesil’e yumuşak bir geçiş veya 4.nesil’e kolay uyum olanağı sağlayacak.

ACE-3200, BTS/Node B konumundaki E1’leri birleştiriyor ve operatöre ön şart olarak gereken E1 hat sayısını çok büyük ölçüde azaltıyor. ACE-3200 ayrıca, taşıyıcıların bulunma noktasında (POP-Point of Presence) da konuçlandırılabilir ve böylece taşıyıcılar GSM operatörlerine servis sağlarken tasarruf yapabilirler. Bu ürün, 8 veya 16 bağlantı yuvalı olarak sipariş edilebiliyor.

ACE-3400 bu yılın sonlarına doğru satışa sunulacak. Bu modüler cihaz 32, 63 E1, 42 veya 84 T1 girişleriyle çalışabilir ve özellikle taşıyıcının bulunma noktasında veya gezici RNC konumunda konuşlandırılmak için tasarlanmıştır. Bu ürünler servisin kesintisiz devamı için kolaylıkla değiştirilebilecek şekilde tasarlanmışlardır. RAD Data Communications’da ATM ürün hattı müdürü olan Ilan Tevet’e göre, ACE-3x00 ürünleri, piyasadaki en iyi ürünler olup, en uygun fiyata satılmaktadır. Tevet sözlerini, bu ürünler, operatörlerin 3.nesil karşılamalarına yardımcı olacak şeklinde tamamlıyor.

RAD

1981’de kurulmuş olan RAD Data Communications, ses ve veri haberleşmesi ve telekomünikasyon uygulamaları için yapmakta olduğu yüksek kalitede donanım üretimi ile, uluslararası pazarda yerini almıştır. RAD çözümleri servis sağlayıcılara, küresel taşıyıcılara, evrensel çözüm sunan kuruluşlara; veri ve ses haberleşmesi konusunda, alt yapıdan başlayarak tüm gereksinimleri için karlı çalışma ve rekabetçi olabilme imkanı sağlamaktadır. Şirketin yıllık üretimi 8 milyon birim ürün civarında olup, dünyada iyi bilinen 150 operatör ve taşıyıcı kuruluş ile çok çeşitli ortaklıklar tesis edilmiş durumdadır. Tüm dünyaya yayılmış müşterilerine 105 ülkedeki, 200’den fazla RAD dağıtıcısı ve çözüm ortağı ve 19 RAD ofisinden destek sağlanmaktadır.

RAD, dahili haberleşme ağı ve genel ağ çözümleri ile konusunda bir dünya lideridir.

BASIN SPONSORU