Merih IŞIN
Editör'ün karikatürü, 1995 yılında Cenevre telekom fuarında uydu üzerinden gerçekleştirilen videokonferans ile Rusya'daki çizer Vladimir Mochalov tarafından çizilmiştir.

Editör

735 yıl önce Karamanoğulları

1 Mayıs 1995… Telepati'yle iş başı… Sonra 200 ay… 200 sayı… Ve geldik 2012'ye. Yine Mayıs, ama 17 yıl dolduktan sonraki bir Mayıs… Yorgunluk, ama mutlu bir yorgunluk… GSM'le birlikte başladığı kabul edilen Türk telekom sektöründeki bağımsız ve yansız, ilk aylık dergi ile birlikte, sektörün 17 yıllık sayısal arşivine sahip ülkedeki tek kuruluş olarak mutlu ve gururlu… Bizi, biz yarattık ama, sizler yaşattınız. Bu 200 sayılık maratonda, maddi manevi tüm destek olan dostlarımıza ve profesyonel kadrolara sonsuz teşekkürler… İnşallah, 1 Haziran günü birlikte kutlayacağız. Nostalji yapacağız.
17 yıl önce; ‘Bilişim' sektörü vardı… ‘İletişim' sektörü de vardı... ‘Telekom'; sektör değil, ‘Tekel'di… O, sektörden sayılmıyordu. ‘İletişim' sektörüne de, ‘Basın ve Halkla İlişkiler' sektörü deniliyordu o tarihlerde. Üniversitelerimizin ‘Basın Yayın ve Halkla İlişkiler' bölümünden mezun olan ya da alaylı yetişenlerin oluşturduğu bir sektördü. İlerleyen yıllarda, üniversitelerimizdeki bölüm isimleri değişerek, ‘İletişim' bölümü adlandırıldı ve bu sektör, buradan yetişenlerin oluşturduğu bir sektör haline geldi. Artık, her yıl medya ve hakla ilişkiler kuruluşlarının katıldığı ‘İletişim Şurası' yapılıyor ve RTÜK (Re-Tük okunur) tarafından düzenleme ve denetlemesi yapılıyordu. Basın Yayın Kanunu'na göre yönetiliyordu ve kendi STK'leri oluşmuştu.
‘Bilişim' sektörü de, yine üniversitelerimizin Bilgisayar Bölümü mezunlarının veya alaylılarının oluşturduğu bir sektör haline gelmiş, Bilişim Suç ve Ceza Yasası'na göre yönetilir olmuş, her yıl ‘Bilişim Şurası' düzenlenen sektörün çalışanları da kendi STK'lerini oluşturmuştu.
Derken; ‘Haberleşme' sektörü oluşumunu başlamış, üniversitelerimizin Elektronik ve Haberleşme bölümü mezunları ve PTT, Alcatel Teletaş, Netaş ve Siemens gibi dev kuruluşlarda yetişen alaylı kadro ile, GSM'in de ülkemize gelmesiyle birlikte hızlanarak, gereksinim duyulan düzenleme ve denetleme kurumu ‘Telekomünikasyon Kurumu' ve Elektronik Haberleşme Kanunu, özelleşme, serbestleşme ve emekçilerinin kurmuş olduğu STK'lerle, tam teşekküllü yeni bir sektör oluşuyordu. İki tarafın olması gerektiği ve cihaz kullanılmasının şart olduğu bir sektör: ‘Telekom'. Ya da, ‘Haberleşme-Muhabere-Telekomünikasyon'. Nasıl derseniz…
Birkaç yıl sonra ise, Dünya'da durdurulamaz süratle gelişen teknoloji, bir gün ‘Yakınsama' denilen bir kavramı tartışmaya başlıyor ve ‘Bilişim', ‘İletişim' ve ‘Telekom' sektörleri bir arada anılmaya başlıyordu.
Bunda, yadırganacak bir durum yoktu. Ancak, ne zaman ki sektörlerin isimleriyle oynanmaya başlandı, işte o zaman yanılsamalar, yanlış yönlendirmeler ve kavram kargaşaları başladı. ‘Haberleşme' sektörüne, var olan ‘İletişim' sektörünün adı verildi ve buna ne ‘Haberleşme' sektörü ne de ‘İletişim' sektörü karşı çıktı. Yine ilginçtir, ‘İletişim' sektörünün düzenleme ve denetlemesinden sorumlu olan RTÜK'den de herhangi bir tepki gelmedi. Peşinden de; bilgi sözcüğünün bir kavram olması ve kavramların teknolojisinin de olamayacağı olmasına rağmen, ‘Bilişim Teknolojileri' sektörü yerine ‘Bilgi Teknolojileri' denilmeye başlandı. Bitmedi, ‘Haberleşme' sektörünün düzenleme ve denetleme kurumunun görevleri arasına ‘Bilişim' sektörü de ilave edildi ama adı, ‘Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu' olarak değiştirildi. Kurum'un adında, ne ‘Haberleşme' ne de ‘Bilişim' sözcükleri vardı. Yetmedi, kısaltmalara başlandı…
Sektörlere, kısaca ‘İT', ‘BİT' gibi isimler takıldı.
17 yıl önce; kurum, kuruluş ve şirketlerde ‘Genel Müdür'ler vardı… Sadece derneklerin Başkanları ve şirketlerin de Yönetim Kurulu Başkanları vardı. Şimdi öyle mi? Genel Müdürlerin isimleri değişti. Onlar da, ‘Başkan' oldular. Hatta Genel Müdür Yardımcıları da…
Yani anlayacağınız, herkes ‘Başkan'. Üst düzey bir toplantıya katıldığınızda; ‘Başkan'lardan başka, bakıyorsunuz ki sadece ‘ben' varım o toplantıda…
Bu durumda, artık ben de ‘Başkan' olmak istiyorum… Hem de sektörümüze ait ve günümüzün gelişmelerine uygun bir STK'nin kurucu Başkanı. Uygun ismi de buldum: ‘İT Muhabirleri Derneği' ya da ‘BİT Muhabirleri Derneği'...
Destekler misiniz beni?
Sizi bilmem ama, ben kesinlikle ‘İT'in, ‘BİT'in içerisinde değil, yanında bile olmam… Allah korusun! ‘İT'le, ‘BİT'le birlikte olmak isteyenlerin de yolu açık olsun. Karamanoğlu'nun 735 sene önce yaptığının, bugün de yapılabilmesini diliyorum. Çok yaşa Telepati!
Saygılarımla.