Atos, müşterilerine rekabet üstünlüğü sağlıyor

Baykan Çallı

Yenilikçi teknolojileri ile müşterilerine etkin çözümler sunan Atos, gerçekleştirmekte olduğu yatırımlar ile ekosistemini geliştiriyor.
Müşterilerinin kendi alanlarında fark yaratmalarını sağlayan Atos, kendini ‘İş Teknolojisti' olarak konumlandırıyor. Telepati Dergisi olarak, Atos Türkiye Genel Müdürü Orhan Akbulut ile gerçekleştirmiş olduğumuz söyleşide, Atos'un müşterileri için yaratmış olduğu değerler ve gelecek planları hakkında bilgiler aldık.

Müşterilerinizi geleceğe taşımak adına ne tür çalışmalarınız söz konusu?
Dünyada gelinen noktada, BT'nin ekonominin önemli bir bileşeni olduğunu görüyoruz. Dünyada küreselleştiğini söylemekte olduğumuz bir ekonomi söz konusu. Dünyada gözlemlenen eğilimlerin hemen hemen hepsinin odak noktasında BT-Bilişim Teknolojileri bulunuyor. Dolayısıyla, BT'yi iş süreçleri içerisinde doğru olarak konumlandırabilen, teknolojiyle işi bir araya getirebilen şirketler daha başarılı olacak. Atos olarak bizimde bu noktadaki öngörümüz; işi, teknolojiyi ve insanı doğru noktada bir araya getirmek ve yenilikçi yaklaşımlarla müşterilerimize kendi rekabet dünyalarında rekabet üstünlüğü sunmak. BT'nin gitgide daha çok etkin olduğu bir dünyayı her alanda görüyoruz. Örneğin sosyal medyanın şirketlerin yapılanmalarına ve iş süreçlerine çok fazla etki ettiğini görebiliyoruz. Günümüzde artık, BT ile iş süreçlerini bir bütün olarak yönetebilmek çok önemli. Biz firmalara, iş süreçlerini, teknolojiyi ve insanı doğru zamanda doğru konumlandırmalarını sağlayarak geleceğe taşınmalarında çok önemli bir rol oynuyoruz.

Atos'u rakip firmalar arasında farklılaştıran nokta nedir?
Atos olarak, firmalara geleneksel BT hizmetlerinden başlayarak, kritik iş süreçlerini yönetebilecek birçok çözüm sunuyoruz. Örneğin, Atos'un ‘Smart Grid' olarak adlandırdığımız çözümü; enerji ve dağıtım şirketlerine yönelik, onların bütün kritik iş süreçlerini yönetebilecekleri bir çözüm. İşte Atos'un farklılaştığı nokta, kritik iş süreçleri dediğimiz çözümleri en iyi şekilde sunuyor olması. Yani bildiğimiz anlamda teknolojiye dayalı ürün ve çözümleri sunmak değil aksine; iş dünyasının kendi kritik iş süreçlerini hem BT ile birlikte daha verimli kılmak hem de müşteri adına bu operasyonların sorumluluğunu üstlenmenin fark yaratığımız alan olduğunu söylemem mümkün. Biz müşterilerimize; kritik iş süreçlerinin sorumluluğunu alarak ve müşterilerimize yenilikçi yaklaşımların, esnekliğin, risk paylaşım modellerinin sunulduğu değerler alanı oluşturarak fark yaratıyoruz.

2012 yılı dâhilinde gerçekleştirmeyi düşündüğünüz yatırımlarınızdan bahseder misiniz?
Atos stratejik alanlara yatırımlarını gerçekleştiren bir kuruluş. Atos için şirket satın almaları her zaman için söz konusu. 2011 yılının içerisinde Siemens BT'nin satın alınması ile birlikte, Avrupa'nın lider BT şirketi konumuna gelindi. Stratejik satın almalar birçok alanda devam ediyor. Yatırımlarımız küresel ölçekte sürüyor ve değer yaratmamızı sağlıyor. Son zamanlarda gerçekleştirdiğimiz Canopy yatırımı ile bulut bilişim çözümlerinde, müşterilerimizin ihtiyaç duyabileceği danışmanlıktan, platform ve uygulama gibi hizmetleri tek bir yerden sunabiliyoruz. Bu noktada EMC ve VMware ile bir ortak çalışmamız söz konusu. Elbette ki, gerçekleştirmeye devam ettiğimiz yatırımlarımız Türkiye için de sürüyor. Biz genellikle yapmış olduğumuz yatırımlarımızda; altyapı ve donanımdan çok insana ve bilgi birikimine yönelik olarak gerçekleştiriyoruz. Genellikle yıllık ciromuzun yaklaşık olarak yüzde 5 ila 10'unu altyapı ve donanıma ayırırken; bu rakamının birkaç katını insan kaynaklarına ve yeni yetkinlikler oluşturmak için harcıyoruz.
Doğru alanlara yapmış olduğumuz yatırımlar sonucunda da başarılarımız giderek artıyor. Avrupa'da yönetilebilir servisler alanında en büyük ikinci şirket konumundayız. Ödeme sistemleriyle ilgili sunulan hizmetler konusunda Avrupa'nın önde gelen şirketiyiz. Veri merkezi alanında Avrupa'nın en büyük kuruluşuyuz; yani Atos olarak bulunmuş olduğumuz alanların hemen hemen hepsinde büyük başarılara imza atıyoruz. Yapmakta olduğumuz yenilikçi çalışmalar ile başarılarımızı taçlandırmayı ve Türkiye'de de 2015 yılına gelindiğinde sektörün lider şirketi olmayı hedeflemekteyiz.

2013 yılına kadar şirket içi e-posta kullanımı sonlandırmaya yönelik görüşleriniz nelerdir?
Atos gibi yeni nesil ile birlikte ağırlıklı olarak çalışmakta olan şirketlerin önemli başarı ölçütü; yeni neslin en yetenekli en kabiliyetli olanlarını cezbedebilmek. Atos'un daha başarılı ve daha cazip bir şirket olabilmesi için yüksek potansiyele sahip gençler ile yapılan bir çalışmaya göre; üniversiteden mezun olan kişiler, aslında kendi özel hayatlarında e-posta kullanmıyorlar. E-postaların içeriklerinin ortalama olarak yüzde 85 seviyelerinde gerekli olmadığını görüyoruz. Yapmış olduğumuz araştırmalarda, yönetim kadrolarının hafta 20 saatlerini e-posta kullanımına harcadığını fakat çok fazla verim alınamadığını gördük. Atos olarak biz, çalışanların özel hayatı ve iş hayatlarına da önem veren bir kuruluşuz. Zamanın verimli kullanılması bizim için çok önemli. Yeni gelişen teknolojiler ile birlikte, e-posta kullanımından çok daha verimli haberleşme platformlarının oluşumu görüyoruz. Gerçek zamanlı haberleşmenin daha etkin olduğunu görmekteyiz. Şu anda Atos dahili bir sosyal ağ projesi için çalışmalar devam ediyor. 2013 sonu itibariyle Atos içerisinde dahili e-posta olmayacak, bunun yerine daha etkin daha verimli platformları kullanacağız.

Bulut bilişim çözümlerine yönelik çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Günümüz itibariyle dünya çapında gelinen noktada bulut bilişim çözümleri her alanda payını arttırmayı sürdürüyor. Bulut bilişim çözümlerinde öncelikli olarak güvenlik dikkatimizi çekiyor. Fakat güvenlik ile ilgili 2012 yılı için yapılan araştırmalara baktığımız zaman; BHT-Bilişim ve Haberleşme Teknolojileri yöneticilerinin endişeleri sıralamasında güvenlik sorunu 2011 yılına göre daha arka sıralara kaymakta. Buradaki asıl konu, bulut bilişim çözümleri ile şirketlerin ne kadar iyi ve verimli bütünleşebilecekleri. Bugün itibariyle bulut bilişim çözümlerinin nasıl yönetildiğine baktığımızda; çok parçalı bir yapının mevcut olduğunu görüyoruz. Bulut bilişim çözümleri içerisindeki çeşitli hizmetlerin getirmiş olduğu bir karmaşıklık söz konusu ve bu çözümlerin nasıl yönetilebileceği konusunda endişeler mevcut. Bu sebeple ‘Private Cloud-Özel Bulut' biraz daha yönetim kolaylığı sağladığından dolayı ön plana çıkıyor. Zaman içerisinde bu sistemlerin bütünleşik bir şekilde yönetileceği yapılara geçilmesi durumunda bulut bilişim çözümlerinin nimetlerinden faydalanmak mümkün olacak. Bu bütünleştirmenin sağlanabilmesi için zaman içerisinde görevi bu bütünleşmeyi sağlamak olan bir ara katman olacağını düşünüyorum. Yani görevi bulut platformlarında hizmetler sağlayan firmalar ile bu hizmetleri alacak olan şirketleri bir platformda birleştiren, bu aracılığı yapan ve hizmetleri alan kuruluşları da karmaşadan kurtarıp esneklik ve verimlilik sağlayacak olan aracılığın etkin olacağını düşünüyorum.

KOBİ'ler için geliştirilen çözüm ve avantajlarınız nelerdir?
KOBİ'ler bizim şimdiye kadar doğrudan ulaştığımız organizasyonlar olmadılar. Tabi ki bulut bilişim çözümleri ile KOBİ'lere daha fazla ulaşabilmemiz mümkün. Bu noktada gerçekleştirmekte olduğumuz stratejik ortaklıklarla ilerlememizi sürdüreceğiz. KOBİ'lere ulaşabilen ve onlarla iş yapabilen hali hazırda sektörler mevcut. Bunların başında operatörler geliyor. Atos olarak biz, KOBİ'lerle doğrudan iş yapmayı sürdüren firmalarla katma değer yaratacak olan çalışmaları sürdürmekteyiz.

Anadolu'ya yapılacak olan yatırımlarınızdan bahseder misiniz?
Yıllardır Türkiye'deki yatırımlarımızı kapsamlı olarak sürdürmeye devam ediyoruz. Yaklaşık olarak 2 sene önce Düzce'de bir operasyon merkezini hayata geçirdik. Çağrı merkezi hizmetleri ile başladık ve kısa sürede 900 kişiye ulaştık. Ayrıca çağrı merkezi hizmetlerinin yanına test ve yazılım hizmetlerini de ekledik. Bir diğer çağrı merkezimizde Ordu'da Mayıs ayı içerisinde faaliyete geçiriyor olacağız. Şu anda 600 kişilik bir kapasite planlanmakta fakat bu sayının daha yukarılara çıkacağını düşünüyoruz.